31(2): 106-13 Müzeyyen Kayataş, 1 Rabia Figen Kaptan



Yüklə 154.07 Kb.
PDF просмотр
tarix25.11.2016
ölçüsü154.07 Kb.

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gazi Üniversitesi

Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

Müzeyyen Kayataş,

1

* Rabia Figen Kaptan,

2

Selmin Aşçı

3

1

Serbest Diş Hekimi,

2

Endodonti Anabilim Dalı, Yeditepe

Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi,

3

Endodonti Anabilim

Dalı, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, İstanbul,

Türkiye

Ö

ZET

Pulpa ve periapikal doku hastalıklarında bakterilerin rolü

olduğu gösterilmiştir. Kök kanal tedavisinin başarısında

kök kanal sisteminin bakterilerden arındırılması önemli rol

oynamaktadır. Bunun sağlanabilmesi için, kök kanallarının

biyomekanik şekillendirmesi, antimikrobiyal ajanlarla yı-

kanması ve kanal içi ilaçların uygulanması gibi aseptik te-

davi yöntemlerinin bir arada kullanılması gereklidir. Kök

kanal dezenfeksiyonun sağlanması için kanal içinde bir-

çok ilaç kullanılmıştır. Bu derlemede endodontide sıklıkla

kullanılan kanal içi ilaçlar anlatılmaktadır. Kök kanal enfek-

siyonlarının tedavisi için kanal içinde kullanılacak en iyi

ilacın belirlenebilmesi için daha fazla çalışma yapılması ge-

rekmektedir.

A

NAHTAR

K

ELİMELER

: Antibiyotikler; dezenfeksiyon;

endodonti; kalsiyum hidroksit; klorheksidin; kök kanal

tedavisi

K

AYNAK

G

ÖSTERMEK

İ

ÇİN

Kayataş M, Kaptan RF, Aşçı S.

Kök kanal ilaçları. Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13



[Abstract in English is at the end of the manuscript]

G

İRİŞ

Apikal periodontitis kök kanallarının içindeki bakteriler-

den kaynaklanmaktadır ve kanallar şekillendirildikten

sonra kök kanalı içerisinde kalan bakterilerin ortadan

kaldırılması için bir takım ilaçların kullanılması öneril-

miştir.


1

Kök kanalları içinde kullanılan ilaçlar endodontik te-

davinin önemli bir parçasıdır ve birçok yararlı etkilerinin

yanı sıra istenmeyen etkileri de vardır. Burada en önem-

li soru yararlarının yan etkilerinin oluşturduğu riski göze

almaya değip değmeyeceğidir. Bu nedenle kanal içinde

kullanılan ilaçlar hakkında yeterli bilgiye sahip olunma-

sı ve kullanılacak ilacın bu bilgilerin ışığında seçilmesi

önemlidir.

Kök kanal ilaçlarının endodontik

tedavide kullanılma nedenleri

Kök kanal ilaçları endodontik tedavide, kemomekanik iş-

lemlerle kök kanal sisteminden uzaklaştırılamayan can-

lı bakterileri elimine etmek, periradiküler enflamasyonu

ve ağrıyı azaltmak, enflamatuar kök rezorpsiyonunun

önüne geçmek ve geçici restorasyon kırıldığında ya da

düştüğünde bariyer olarak kök kanal sisteminin yeniden

enfekte olmasını önlemek amacıyla kullanılmakta-

dır.

2,3


Kanal içi ilaçlar ideal olarak kök kanal sistemini bak-

terilerden arındırabilmeli, enflamasyonun önüne geçe-

bilmeli, sert doku oluşumunu uyarabilmeli ve çevre

dokularda toksik etki göstermemelidir.

2

Günümüzde ka-



nal içinde kullanılmak üzere ideal bir kök kanal ilacı bu-

lunmamakla beraber kullanılan en popüler kanal içi ilaç

kalsiyum hidroksittir.

3,4


Bu derlemede endodontik teda-

vi sırasında kök kanallarında kullanılan ilaçlar anlatıl-

maktadır.

Fenoller

Fenoller (C6H5OH) ya da karbolik asit tıpta kullanılan en

eski antimikrobiyal ajanlardan biridir. Öjenol, kafurlu mo-

noparaklorofenol (CMCP), paraklorofenol (PCP), kafur-

lu paraklorofenol (CPC), metakresilasetat (Cresatin),

krezol ve timol endodontide kullanılan bazı fenol türev-

leridir. Fenol bileşiklerinin kafurlanması toksinlerin çevre

dokulara salımını yavaşlatır ve daha az toksik hale geti-

rir.

5

Bu tip kanal içi ilaçlar buharlaşarak etki göstermele-



ri nedeniyle ya pulpa odasına pamuk bir peletle ya da

kök kanalının içine kağıt konilere emdirilerek yerleştirilir.

1

Fenolik preparatların etkileri çok uzun süre devam et-



mez, dolayısıyla bazı bakteriler yaşamaya ve çoğalma-

ya devam ederler.

6

Fenoller kök kanalının içine



yerleştirildiğinde periapikal dokulara ve sistemik dolaşı-

ma katılırlar, çoğunlukla nonspesifik etki gösterirler ve

mikroorganizmaların yanı sıra sağlıklı dokular üzerine

de etkilidirler. In vitro çalışmalar fenol ve fenol türevleri-

nin çok toksik etkili olduğunu ve antibakteriyel etkinlik-

lerinin yeterli olmadığını göstermiştir.

6

Kalsiyum hidroksit



ve diğer kanal içi ilaçların kullanımının artması ile klasik

fenol ve türevlerinin kök kanallarında kullanımı azalmış-

tır.

Derleme


Kök kanal ilaçları

Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

Makale gönderiliş tarihi: 24 Ocak 2012; Yayına kabul tarihi: 22 Ağustos 2012

*İletişim: Müzeyyen Kayataş, İmam Ramiz sok. Ilgın apt. No:13/11

Sahrayıcedit, İstanbul, Türkiye;

e-posta: muzeyyengerek@yahoo.com


Aldehitler

Aldehitler toksiktirler ve fiksatif etkileri vardır. Formalde-

hit, formokrezol ve glutaraldehit aldehit türevi madde-

lerdir. Formaldehitler çok toksik, mutajenik ve

karsinojenik olmalarına karşın endodontik tedavide kul-

lanılmıştır.

7

Formaldehit pulpa odasına pamuk peletle uygulan-



dığında antimikrobiyal buhar salımı yapar. Kök kanalının

içine yerleştirildiğinde periapikal dokulara ve sistemik

dolaşıma katılırlar. Bütün formaldehit preparatları güçlü

toksinlerdir ve toksik özellikleri antimikrobiyal etkinlikle-

rinden daha fazladır.

7

Aldehitlere alternatif olarak daha



düşük toksisitede daha iyi antiseptikler bulunmaktadır.

Bu nedenle günümüzde kullanımları önerilmemektedir.



İyot bileşikleri

İyot, ‘iyodin potasyum iyodit’ (IKI) formunda çok etkili bir

antiseptik solüsyondur ve doku toksisitesi çok düşüktür.

Antibakteriyel etkisini buharlaşarak gösterir.

8

Solüsyon;



4 g potasyum iyoditin (KI), 2 g iyot (I) ile karıştırılması ile

elde edilir. Bu karışım daha sonra 94 ml distile su için-

de eritilir. Eriyik halindeki iyot aseptik bir ortam sağlan-

ması amacıyla lastik örtünün ve diş yüzeylerinin

dezenfeksiyonunda kullanılır. İyodun antimikrobiyal etki-

si düşük konsantrasyonda bile hızlıdır ve bakteri hücre-

sini proteinler, nükleotidler, yağ asitleri gibi önemli

gruplara etki ederek öldürdüğü düşünülmektedir. İyot;

bakteriler, mantarlar, viruslar ve sporları için öldürücü-

dür. İyodoforlar (iyodin taşıyıcıları) iyot bileşikleridir ve

aktif serbest iyot için bir rezervuar görevi görürler. İyot

bileşiklerinin en önemli dezavantajı alerji oluşturabilme

potansiyelidir.

9

Klorheksidin (CHX)

Klorheksidin iki simetrik 4-klorofenil halkası ve iki bigu-

anid grubunun bir merkezi hekzametilen zinciri ile bağ-

lanmasından oluşan sentetik katyonik bis-guaniddir.

Klorheksidinin etki alanı oldukça geniştir. Aerob ve ana-

erob mikroorganizmaların yanı sıra Candida türlerine

karşı da etkilidir. CHX, düşük konsantrasyonda bakteri-

ostatik, yüksek konsantrasyonda bakterisidal etki gös-

terir. Bakteri sporları üzerine sporostatik etki göstererek

büyümelerini ve çoğalmalarını engeller. CHX gram-po-

zitif mikroorganizmalara gram negatiflerden daha fazla

etki gösterir. En az duyarlı olan gram-negatif mikroor-

ganizma türleri ProteusPseudomonasEnterobacter,



Actinobacter ve Kleibsiella’dır. Alkalin ortamda asit or-

tamdan daha etkilidir ve etkisi sabun ve organik madde

varlığında azalır.

10

Klorheksidin yakın zamanda kanal içi ilaç olarak ka-



bul edilmiştir ve %2 jel formu önerilmiştir. Klorheksidinin

dezavantajı smear tabakasına etki edememesi ve ka-

nalda kalan dokuları sabitleştirici yani fiksatif etkisinin

olmasıdır. CHX’in avantajlı yanı ise antibakteriyel olma-

sı ve bazı bakterilerin tutunmasını engellemesidir.

11

Bu-



nun yanı sıra CHX’in pozitif yüklü molekülleri dentin

tarafından adsorbe edilir ve en az 12 hafta boyunca an-

timikrobiyal etkisi devam eder.

12

Bu süre içinde kök ka-



nalının yeniden enfekte olması engellenir.

CHX’in jel formu periapikal dokular üzerine düşük

toksisite gösterir. Sodyum hipokloritten farklı olarak or-

ganik dokuyu çözemez ve gram-negatif bakterilerin hüc-

re duvarında bulunan ve patojenitelerini sağlayan

lipopolisakkaritleri (LPS) inaktive edemez, bu nedenle

kök kanallarının mekanik şekillendirme ve temizlenme-

sinde birinci sırada tercih edilmemektedir.

13

CHX ve kalsiyum hidroksit

Kalsiyum hidroksitin [Ca(OH)2] CHX ile karıştırıldığında

alkalinitesi değişmez fakat CHX molekülleri çökelir ve

böylece etkinliği azalır. CHX ve Ca(OH)2 karıştırıldığın-

da oluşan antibakteriyel etki Ca(OH)2’nin tek başına

gösterdiği etkiden daha fazla değildir.

14

Haenni ve ark.



15

Ca(OH)2 tozu ile CHX karıştırıldı-

ğında ilave bir antibakteriyel etkinin oluşmadığını,

CHX’in antibakteriyel etkisi azalırken, Ca(OH)2’nin anti-

bakteriyel etkisinde azalma olmadığını göstermiştir.

CHX ve koronal mikrosızıntı

CHX’in etkisinin uzun süreli olması, koronal kısımdan

kanala bakteri girişini engelleyebileceğini düşündür-

mektedir. Gomes ve ark.

16

koronal restorasyon yapıl-



mayan ve kanal içi ilaç olarak %2 CHX jel uygulanan

dişlerde rekontaminasyonun, Ca(OH)2’nin tek başına ve

CHX ile kombine kullanılan gruplara kıyasla daha uzun

süre sonra olduğunu, buna karşın IRM simanı ile kapa-

tılan gruplarda rekontaminasyonun kanallara Ca(OH)2

uygulanan gruplarda daha geç olduğunu bildirmişlerdir.



CHX ve sodyum hipokloritin etkileşimi

Sodyum hipoklorit (NaOCl) ve CHX kombine kullanıldı-

ğında turuncu-kahverengi arası bir renk değişimine, nöt-

ral ve çözünmeyen çökeltilerin oluşmasına neden olur.

Bu çökeltinin asit yapıda olan klorheksidin ile alkalen ya-

pıdaki NaOCl solüsyonun birbirine teması sırasında olu-

şan asit-baz reaksiyonundan kaynaklandığı düşünül-

mektedir. Çökeltilerin kök kanal dolgusu sırasında ka-

nal patının kök dentinine tutunmasını engellediği bildi-

rilmiştir.

17

Bu çökeltilerin ve renkleşmenin engellenmesi



için, kanal iki solüsyon arasında distile su ile yıkanmalı-

dır. Alternatif olarak kanalların CHX ile yıkanmadan ön-

ce kağıt konilerle kurulanabileceği de bildirilmiştir.

10

CHX’in sitotoksisitesi

CHX’in belirgin bir yan etkisi yoktur ve %0.1-2 aralığın-

daki CHX solüsyonları toksikolojik olarak güvenli bulun-

muştur. Daha yüksek konsantrasyonlarda bile CHX’in

M Kayataş ve ark.

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gazi Üniversitesi



Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

107


toksisitesi çok düşüktür ve klinikte kullanılan konsatras-

yonlarda CHX’in biyouyumluluğu kabul edilebilir düzey-

dedir.

18

CHX ve allerjik reaksiyonlar



Klorheksidin duyarlılığına nadiren raslanmaktadır. En

sık rastlanan yan etki kontakt dermatittir. Bunların dışın-

da yine nadir olarak raslanan yan etkiler; deskuamatif

gingivitis, dişlerin ve dilin renk değiştirmesi ve tat alma-

daki bozukluklardır.

10

Kalsiyum Hidroksit [Ca(OH)



2

]

Ca(OH)


2

’nin endodontide kullanımı 1920 yılında Her-

mann tarafından tanıtılmıştır. Antibakteriyel olması, do-

ku çözücü özelliği, kök rezorpsiyonunu durdurması,

tamir işlemini hızlandırması ve sert doku oluşumunu

uyarması nedeniyle kullanımı önerilmektedir.

18,19

Ca(OH)2’nin fiziksel ve kimyasal özellikleri

Kalsiyum hidroksit, formülü Ca(OH)2 olan, beyaz ve ko-

kusuz bir tozdur. Molekül ağırlığı 74.08 g/mol’dür. Suda

çözünürlüğü azdır ve ısı yükseldikçe çözünürlüğü aza-

lır. pH değeri yüksektir (12.5-12.8) ve alkolde çözünmez.

Bu düşük çözünürlük özelliği klinik olarak iyi bir özellik-

tir, çünkü bu sayede canlı dokulara doğrudan temas et-

tiğinde ve doku sıvıları içinde çözünmesi uzun zaman

alır.

18

Ca(OH)2’nin biyolojik özellikleri



Suda çözünürlüğünün az olması ve difüzyonunun sınır-

lı olması nedeniyle biyolojik olarak uyumludur. Enfekte

kök kanallı dişlerin etrafında periapikal sert doku oluşu-

munu uyarır. Kök rezorpsiyonunu durdurur ve travma

sonrası periapikal iyileşmeyi uyarır.

4,20


Etki mekanizması

Ca(OH)2 etkisini Ca

2+

ve OH


-

iyonlarının ayrışması ve

yüksek pH değeri ile ortamı alkali hale getirerek göste-

rir. Bu iyonlar canlı dokular üzerine etki ederek ve nek-

rotik doku artıklarını, bakterileri ve onların yan ürünlerini

çözerek sert doku oluşumunu ve antibakteriyel etkiyi

uyarır. Endopatojenlerin birçoğu kalsiyum hidroksitin

sağladığı alkalin ortamda yaşayamaz.

21

Ca(OH)2 oldukça küçük bir moleküldür ve formülün-



deki hidroksil iyonları kök dentinine diffüze olabilir. Kal-

siyum hidroksitin dentin kanalları içindeki bakterilere etki

edebilmesi için dentinin içindeki hidroksil iyonunun ye-

terli yoğunluğa ulaşması gerekir. Dentinin tamponlama

kapasitesine bağlı olarak hidroksil iyonlarınının özellik-

le kökün apikal 1/3’üne ulaşması ve antibakteriyel etki

göstermesi zorlaşır. Ramifikasyonlar, darlıklar ve kanal

düzensizlikleri içindeki mikroorganizmalar alkalin pH’yi

nötralize ederek kalsiyum hidroksitin etkisinden koru-

nurlar. Ayrıca kök kanal duvarlarında bakterilerin oluş-

turduğu kolonilerin en dışında yerleşen hücreler daha

derinlerde yerleşen bakterileri korur ve kalsiyum hidrok-

sitin antibakteriyel etkisini azaltır.

18,21


Ca(OH)2’nin mikroorganizmalara etki etme yolları

Kalsiyum hidroksit mikroorganizmalara kimyasal olarak;

mikroorganizmaların sitoplazmik membranlarına hasar

vererek, enzim aktivitesini baskılayarak, hücre metabo-

lizmasını bozarak ve DNA replikasyonunu durdurarak

gösterir. Ayrıca fiziksel olarak bariyer rolü oynar ve bak-

terilerin kök kanallarının içine girmesini önler. Bakterile-

rin büyümesi için gereken maddelere bağlanarak kalan

mikroorganizmaları öldürür ve çoğalmaları için gereken

yeri sınırlar.

4,20

Ca(OH)2’nin kanala uygulanışı

Kök kanallarına Ca(OH)2 uygulamak için kanal aletleri-

nin döndürülerek kullanılması, patın kanal içine enjekte

edilmesi, lentülo ya da Pastinject (MicroMega, Besan-

con, Fransa) gibi aletlerin kullanılması gibi farklı teknik-

ler kullanılmaktadır. Bunlardan lentülo ya da Pastinject

gibi kök kanallarına pat ya da ilaç uygulamak için özel

olarak üretilmiş aletlerin kullanması daha etkili sonuçlar

vermiştir. Pastinject ve lentülo spiralin karşılaştırıldığı

çalışmalarda Pastinject’in daha iyi sonuç verdiği göste-

rilmiştir.

22,23


Kanal aletini döndürerek uygulamak ya da

kanal içine enjekte etmek bu yöntem kadar etkili değil-

dir. Maksimum etkinlik sağlayabilmek için pat kanal için-

de çalışma boyunda, sıkı ve homojen bir şekilde

uygulanmalıdır. Bunun için kanal ağızları yeterince şe-

killendirilmiş ve kanala düz bir giriş sağlanabiliyor olma-

lıdır. Kanalın apikal kısmı 25 numara ya da daha büyük

numara bir eğeye kadar şekillendirilmiş olmalıdır.

23

Ca(OH)2 patının hazırlanışı

Kalsiyum hidroksit kök kanalına kuru toz olarak ya da bir

taşıyıcı ile karıştırılarak pat halinde uygulanabilir. Kalsi-

yum hidroksiti pat haline getirme yöntemi bileşiğin hem

fiziksel ve kimyasal özelliklerini hem de kanala uygulan-

ma şeklini ve antibakteriyel özelliklerini etkiler. Karışımın

mümkün olduğunca fazla Ca(OH)2 partikülü içermesi için

olabildiğince katı kıvamda hazırlanmalıdır.

18

Esasında endodontide kullanılan kalsiyum hidroksit



patı; bir toz, bir taşıyıcı ve radyoopasite sağlayıcı bir

ajandan oluşur. Bu maddeler materyalin sertleşmeyen

pat halini sağlamak, akıcılığını artırmak, pH’sini yükselt-

mek, klinik kullanımını kolaylaştırmak ve antibakteriyel

etkisini artırmak için ilave edilmektedir.

18

Taşıyıcıların tipleri ve önemleri

Kalsiyum hidroksit, bakterileri hidroksil iyonlarının

(OH


-

) etkisiyle öldürmektedir. Dolayısıyla etkisi büyük

oranda bu iyonların salınabilmesine bağlıdır bu da

Ca(OH)2’nin karıştırıldığı taşıyıcıya göre değişmektedir.

Kullanılan taşıyıcının yoğunluğu azaldıkça, iyonik ayrış-

Kök kanal ilaçları

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gazi Üniversitesi



Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

108


ma daha fazla olur.

18

Bu nedenle Ca(OH)2 ile karıştırı-



lacak taşıyıcı büyük önem taşır ve patlar kullanılan taşı-

yıcının tipine göre sınıflandırılır.

Örneğin; replantasyon olgularında, hızlı bir iyon sa-

lınımı ile pH değişikliğinin sağlanması ve replasman re-

zorpsiyonunun önlenmesi açısından, başlangıçta sulu

bir taşıyıcı ile karıştırılmış kalsiyum hidroksit uygulan-

malıdır. Bundan sonraki periodlarda Ca(OH)2 patı kök

kanallarında daha uzun süre kalabilmesi için viskoz bir

taşıyıcı ile karıştırılmalıdır. Bu süre içinde pH seviyesi

yeterli düzeyde tutulur, yavaş bir iyon salımı sağlanır ve

alkalin özellikler ancak uzun bir süreçte biter.

18

Kalsiyum hidroksit patı kullanılacağı zaman kalıştırı-



lıp hazırlanacağı gibi, hazır preparatları da piyasada bu-

lunmaktadır. Genel olarak, üç tip taşıyıcı kullanılır: Sulu,

visköz ve yağlı.

4,18


Sulu taşıyıcılar

Suda çözünen maddelerden oluşur. Bunlar; su, serum

fizyolojik, vazokonstrüktörlü ya da vazokonstrüktörsüz

anestezik solüsyon, Ringer solüsyonu, metilselülözün

sulu süspansiyonu ya da karboksi metilselülöz ve ani-

yonik deterjan solüsyonudur.

4,18

Kalsiyum hidroksit bu maddelerden biriyle karıştırıl-



dığı zaman Ca

2+

ve OH



-

hızlı bir şekilde salınır. Bu tip

bir taşıyıcı doku ve doku sıvıları ile direkt temas ettiğin-

de çözünürlüğü çok yükselir ve bu da hızlıca çözünme-

sini ve makrofajlar tarafından rezorbe edilmesini sağlar.

Kök kanalı çok kısa bir sürede boşalabilir ve iyileşme

süreci ertelenir. Klinik açıdan bakıldığında istenen etki

sağlanıncaya kadar kök kanalları birkaç kez açılıp yeni-

den Ca(OH)2 uygulanması gerekebilir, bu da randevu

sayısını artıracaktır.

18

Visköz taşıyıcılar

Bazı visköz taşıyıcılar da suda çözünen maddelerdir. Bu

taşıcıların moleküler ağırlıkları arttıkça Ca

2+

ve OH



-

iyon-


ları daha yavaş ve daha uzun sürede çözünür ve

Ca(OH)2 dokulara daha az yayılır. Kalsiyum hidroksit is-

tenilen bölgede daha uzun süre kalır, bu durum patın et-

kinliğini artırır. Kanalda 2-4 ay gibi bir süre kalabildikleri

için randevu sayısı ve yeniden kalsiyum hidroksit uygu-

lama seansları belirgin oranda azalır. Visköz taşıyıcılar-

dan bazıları gliserin, polietilenglikol ve propilen glikoldür.

18

Yağlı taşıyıcılar

Yağlı taşıyıcılar suda çözünmeyen maddelerdir. Çözü-

nürlükleri ve dokulara yayılma miktarı azdır. Bu tip bir

taşıyıcı ile karıştırılan patlar kök kanalı içinde sulu ya da

visköz taşıyıcılarla karıştırılmış patlardan daha uzun sü-

re kalırlar. Yağlı taşıcılarından bazıları zeytin yağı, sili-

kon yağı, kafur (kafurlu paraklorofenol yağı),

metakresilasetat ve oleik, linoleik ve isostearik asit gibi

bazı yağ asitleridir.

19

Radyografik kontrast madde

Kalsiyum hidroksit bahsedilen taşıyıcılardan herhangi

biri ile karıştırıldığında radyoopasitesini kaybeder ve

radyografide kolaylıkla görülemez. Bu durum patın içine

radyoopak maddelerin katılmasının esas nedenidir.

Böylece lateral ve yan kanallar, rezorpsiyon defektleri,

kırıklar ve diğer yapılar görülebilir. Radyoopaklaştırıcı-

ların işlevlerini görebilmeleri için atom ağırlıklarının kal-

siyumdan daha fazla olması gerekir. Bu maddelerden

bazıları baryum sülfat, bizmut, iodine ve bromine içeren

diğer bileşiklerdir

18

.



Ca(OH)2 kombinasyonları

Endodontik enfeksiyonlar polimikrobiyaldir ve hiçbir ka-

nal içi ilaç kök kanallarındaki tüm mikroorganizmalara

etkili değildir. Kalsiyum hidroksitin dentin kanalları için-

deki etkinliğini artırmak için kanal içinde kullanılan diğer

ilaçlarla karıştırılması yoluna gidilmiştir. Bu maddeler su-

da değişik oranlarda çözünürler ve ideal olarak

Ca(OH)2’nin pH’sini değiştirmemelidirler

4

.

Bu



amaçla

hazırlanan

karışımlardan

biri


Ca(OH)2/iyodin potasyum iyodit (IKI) karışımıdır. Kalsi-

yum hidroksitten farklı olarak IKI, dentin tubulleri içine

diffuze olabilir ve in vivo şartlarda bakterileri öldürebilir.

Ancak antimikrobiyal etkinliği kısadır. IKI ve Ca(OH)2

kombinasyonu, kök kanallarını Ca(OH)2’nin tek başına

kullanıldığından daha etkili şekilde dezenfekte etmekte-

dir.

9

Fenol bileşiklerinin bazı özellikleri örneğin düşük yü-



zey gerilimi ve yağda çözünebilmesi, penetrasyon özel-

liğini etkiler ve kanal içine uygulanan ilacın daha kolay

yayılmasını sağlar. Bu nedenle Ca(OH)2/CMCP karışı-

mının etkinliği oldukça iyidir ve uygulandığı yerden da-

ha uzak alanlardaki bakteriler üzerine de etkisini

gösterir.

4

Kortikosteroidler endodontide enflamasyonun azal-



tılması, pulpanın canlılığının ve bütünlüğünün korun-

ması amacıyla kullanılmıştır.

24

Kök kanalı ilacı olarak



Ca(OH)2 ve kortikosteroid-antibiyotik kombinasyonu da

kullanılmıştır. Bu karışımların aktif maddelerin diffuzyo-

nunu yavaşlattığı ve böylece kanal içi konsantrasyonu

artırdığı bildirilmiştir. Buna ek olarak antibakteriyel etki

artmakta ve periradikular doku toksisitesi azalmakta-

dır.


25

Kalsiyum hidroksitin bir kortikosteroid-antibiyotik ka-

rışımı olan Ledermix ile karıştırılması oldukça popüler

bir kombinasyondur. Klinik olarak direkt pulpa kuafajı,

pulpotomi, rutin kanal dolgu maddesi ve apeksifikasyon

işlemlerinde ve geniş periapikal lezyonların tedavisinde

kullanılmaktadır.

26

Kalsiyum hidroksit seanslar arasında uygulandığın-



da periodontitisli dişlerde ağrının dindirilmesi üzerinde

bir etkisi olmadığı bildirilmiştir.

27

Kalsiyum hidroksit özel-



M Kayataş ve ark.

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gazi Üniversitesi



Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

109


likle periapikal lezyonlu dişlerin iyileşmesinde etkili ol-

maktadır. Periodontitisli dişlerde kalsiyum hidroksit kul-

lanılarak ve iki seansta yapılan kanal tedavileri tek

seansta yapılan ya da kanallar boş bırakılarak iki seans-

ta yapılan kanal tedavilerinden daha başarılı bulunmuş-

tur.


28

Ca(OH)2’nin kanaldan uzaklaştırılması

Kalsiyum hidroksitin kanaldan çıkarılması özellikle de

apikal bölgede tam bir temizliğin sağlanması güçtür. Kal-

siyum hidroksiti kanaldan çıkarmak için bir numara bü-

yük kanal aletiyle kanalların şekillendirilmesinin yeterli

olmadığı ve bu sırada kanaldan taşan Ca(OH)2’nin iyi-

leşme üzerine olumsuz etkisi olmadığı bildirilmiştir

29

.



Başka bir çalışmada ise Ca(OH)2’yi kanaldan çıkarmak

için şekillendirmenin etilendiamintetraasetik asit (EDTA)

ve NaOCl eşliğinde yapılması gerektiği, bu durumda da-

imi kanal dolgu patının dentin kanallarına daha iyi pe-

netre olduğu gösterilmiştir.

30

Kortikosteroidler

Kortikosteroidler antienflamatuar ajanlardır ve kanal için-

de enflamasyonu baskılayarak postoperatif ağrıyı azalt-

tığı iddia edilmektedir. Topikal kortikosteroidler

endodontide antienflematuar ajan olarak uzun yıllardır

kullanılmaktadır. Çalışmalar kortikosteroidlerin vital pul-

palı dişlerde ağrının azalmasında etkili iken nekrotik pul-

palı dişlerde etkisiz olduğunu göstermiştir. Bu nedenle

kortikosteroidlerin nekrotik pulpalı dişlerde kullanımı

önerilmemektedir.

6

Kortikosteroidler antienflamatuar ajanlardır ve kanal



içinde enflamasyonu baskılayarak postoperatif ağrıyı

azalttığı iddia edilmektedir. Bunun yanı sıra kortikoste-

roidler düşük seviyedeki ağrıyı azaltabilse de daha faz-

la ağrılı olgularda etki gösterememektedir. En etkili

olduğu klinik durumlar akut apikal periodontitis ve irre-

verzibl pulpitistir.

31

Antibiyotikler

Endodontide antibiyotikler lokal ya da sistemik olarak

kullanılırlar.

32

Sistemik kullanımda allerjik reaksiyonlar,



toksisite ve mikrooganizmaların dirençli türlerinin geliş-

mesi gibi bir takım etkiler ortaya çıkabilir. Buna ek ola-

rak antibiyotikler sistemik kullanıldığında, hastanın doz

ayarlamasına uyması önemlidir. Sistemik alınan antibi-

yotiğin etkili olabilmesi için etki etmesi istenen bölgede

normal kan dolaşımının olması gereklidir, bu durum nek-

roze pulpalı dişler ve pulpasız dişler için mümkün değil-

dir. Bu nedenle endodontide, antibiyotiklerin lokal

kullanımı daha etkili olmaktadır.

33

Endodontide antibiyotiklerin lokal kullanımı ilk kez



1951 yılında Grossman tarafından bildirilmiştir. Araştır-

macı PBSC olarak bilinen lokal bir poliantibiyotik patını

kullanmıştır.

34

PBSC, gram pozitif mikroorganizmalara



etki edebilmesi için Penisilin, penisiline dirençli mikroor-

ganizmalar için Basitrasin, gram-negatif mikroorganiz-

malara etki edebilmesi için Streptomisin ve mantarlar

için Caprylate sodyum içermektedir. Bütün bu bileşikler

silikon bir taşıyıcı içinde karıştırılmıştır. Daha sonra

caprylate sodyumun yerine antifungal ajan olarak Nis-

tatin konulmuştur ve PBSN olarak bilinen kanal içi ilaç

elde edilmiştir.

35

1975 yılında American Food and Drug



organizasyonu PBSC’nin kullanımını içeriğindeki peni-

siline karşı hassasiyet ve alerjik reaksiyon riski nede-

niyle yasaklamıştır.

Antibiyotiklerin ticari preparatları ya tek bir antibiyo-

tiği ya antibiyotik kombinasyonlarını ya da kortikostero-

idler gibi başka maddelerle yaptıkları bileşikleri içerir.

Antibiyotik ve kortikosteroid içeren patlar piyasada hazır

halde bulunur. Bunlardan en sık kullanılanları Septomi-

xine Forte (Septodont, Saint-Maur-des-Fossés, Fransa),

Pulpomixine (Septodont) ve Ledermix (Lederle Pharma-

ceutical, Wolfrathausen, Almanya) patıdır. Her üç prepa-

rat da antienflamatuar ajan olarak kortikosteroid içerir.

6

Septomixine Forte

Septomixine Forte iki antibiyotik içermektedir. Bunlar ne-

omisin ve polimiksin B sülfat’tır. Her iki antibiyotik de et-

ki spektrumlarının uygun olmaması nedeniyle

endodontide sıklıkla rastlanan mikroorganizmalar üze-

rine etkili değildir.

36

Tang ve ark.



20

Polimiksin B sülfatın

gram-pozitif bakterilere karşı etkili olmadığını göster-

miştir. Araştırıcı ayrıca Septomixine Forte’nin 1 haftalık

seanslarda rutin uygulamasının kanal içinde kalan bak-

terilerin eliminasyonunda etkili olmadığını bildirmiştir.



Tetrasiklinler

Bu grupta tetrasiklin HCl, minosiklin, demeklosiklin ve

doksisiklin bulunmaktadır. Büyük bir mikroorganizma

grubuna etki edebilen geniş spektrumlu antibiyotiklerdir.

Mantarların tetrasiklinlere karşı dirençli olduğu bilin-

mektedir. Tetrasiklinler bakteriostatik etkilidirler ve anti-

mikrobiyal özelliklerinin yanı sıra doku yıkımının

önlenmesi, rezorpsiyon önleyici aktiviteyi sağlamak gibi

özelliklere de sahiptirler.

2,37,38


Endodontide tetrasiklinler şekillendirilmiş kök kanal-

larından smear tabakasının uzaklaştırılmasında, peria-

pikal cerrahi işlemlerinde kök ucu kavitelerinin

irrigasyonu amacıyla ve kanal içi ilaç olarak kullanılmış-

tır.

39,40


Tetrasiklinlerin etkisinin sürekliliği

Tetrasiklinler bivalent ve trivalent katyonlarla bileşikler

oluşturur ve antimikrobiyal etkinin sürekliliğini sağlaya-

cak bir seviyeye ulaşırlar. Bu nedenle kalsifikasyon sü-

resince dişlerde ve kemiklerde depolanırlar. Sert

dokularla güçlü ve reverzibl bir bağ oluşturmaları ve



Kök kanal ilaçları

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gazi Üniversitesi



Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

110


dentine bağlanmaları sayesinde antibakteriyel etkilerini

kaybetmeden uzun bir süre yavaş salınmaya devam

ederler ve en az 12 hafta boyunca dentine diffüze olur-

lar.


41

Ledermix patı

Ledermix patı 1960 yılında Schroeder ve Triadan tara-

fından geliştirilmiş bir glukokortikosteroid-antibiyotik bi-

leşiğidir. Pat geliştirilirken esas üzerinde durulan konu

ağrı ve enflamasyon kontrolünü sağlayabilmek için kor-

tikosteroidler kullanılırken, antimikrobiyal özelliklerin

Asphalin denen formalin patı ile sağlanmasıdır.

3,38


Üre-

tici firma aktif madde olarak kortikosteroid kullanmış, an-

tibiyotiği dezenfeksiyon sağlaması için değil

kortikosteroid nedeniyle immün direnç geliştiğinde mik-

roorganizmaların büyümesini engellemek ve kortikoide

bağlı olarak konak savunma cevabı azaldığında bu du-

rumu kompanse etmek amacıyla kullanmıştır. Günü-

müzde Ledermix, polietilen glikol bir baz içerisinde

tetrasiklin antibiyotik, demeklosiklin HCl (%3.2 konsan-

trasyonda) ve bir kortikosteroid, triamsinolon asetonid-

den (%1 konsantrasyonda) oluşmaktadır.

3

Ledermix dentin kanalları ve semente diffüze olabi-



lir ve periodontal ve periapikal dokulara ulaşabilir. Peri-

odontal dokular üzerinde hasar oluşturmaması

nedeniyle travma geçirmiş dişlerde, replantasyondan

sonra ve enflamatuar kök rezorpsiyonunun tedavisinde

etkili bir kanal içi ilaçtır.

2,3


Her ne kadar bu fikre tüm oto-

riteler katılmasa da rezorpsiyonu azaltması konusunda-

ki yararlı etkileri Bryson ve ark.

37

tarafından köpek



dişlerinde gösterilmiştir.

Triamsinolon dentinin tamponlama kapasitesine

bağlı olarak periodontal dokulara yavaş salınır, bu da te-

rapotik etkisinin uzun sürmesini sağlar.

41

Ehrmann ve



ark.

27

Ledermix patının post-operatif ağrının tamponlan-



masında Ca(OH)2’den daha etkili olduğunu bulmuşlar-

dır ve bu bulgu başka birçok çalışmayla da

desteklenmiştir.

42

Kim ve ark.



43

güneş ışığının Ledermix uygulanan diş-

lerde koyu gri-kahverengi renkleşmeye neden olduğu-

nu bildirmişlerdir. Araştırmacılar Ledermix’in gingival

sınırın altında yerleştirilmesini böylece renkleşmenin en

aza indirilebileceğini bildirmişlerdir.



Klindamisin

Klindamisin; ActinomycesEubacteriumFusobacteri-



umPropionobacteriummicroaerophilic Streptococci,

PeptococcusPeptostreptococcusVeillonellaPrevo-

tella ve Porphyromonas gibi endodontide sıklıkla rasla-

nan patojenlerin birçoğuna etkili olmasına rağmen,

33

yeni yapılan bir çalışmada kök kanallarında klindamisin



kullanılmasının Ca(OH)2 gibi geleneksel kanal içi ilaçla-

ra oranla daha etkili olmadığı bildirilmiştir.

44

Bunun dı-



şında topikal kök kanalı ajanı olarak siprofiloksasin,

metronidazol ve minosiklin kullanılmasının daha başarı-

lı sonuçlar verdiğini bildiren çalışmalar da bulunmakta-

dır.


45

Metronidazol

Metronidazol bir nitroimidazol bileşiğidir ve protozoalar

ve anaerob bakteriler üzerine geniş spektrumlu bir etki

alanları vardır. Anaerob kokların yanı sıra gram-negatif

ve gram-pozitif basillere olan etkisi bilindiğinden perio-

dontal hastalıkların tedavisinde sistemik ve lokal olarak

kullanılmıştır. Roche ve Yoshimori

46

metronidazolün



anaeroblar üzerine etkilerinin mükemmel olduğunu fa-

kat aeroblar üzerine etki edemediklerini göstermiştir.



Üçlü antibiyotik patları

Kök kanal sistemi enfeksiyonları hem aerobik hem de

anaerobik bakteri türlerini içeren polimikrobiyal enfeksi-

yonlardır. Kök kanal enfeksiyonlarının kompleks yapısı

nedeniyle sadece tek bir antibiyotiğin kullanılması ka-

naldaki enfeksiyonun tedavisi için yeterli değildir. Bu ne-

denle bir antibiyotik kombinasyonunun kullanılması

gerekir.


32

Antibiyotiklerin kombine kullanılması aynı za-

manda bakterilerin direnç kazanması olasılığını da azal-

tır. En umut verici kombinasyon metronidazol,

siprofiloksasin ve minosiklinden oluşmaktadır.

Windley ve ark.

47

üçlü antibiyotik patının kök gelişi-



mi tamamlanmamış apikal periodontitisli köpek dişleri-

nin dezenfeksiyonunda etkili olduğu göstermişlerdir.

Sato ve ark.

48

bu karışımın kök kanalının derin tabaka-



larındaki bakterileri öldürme potansiyelini in situ olarak

araştırmış ve her bir antibiyotikten 50 µg/ml kullanılarak

hazırlanan kombinasyonun enfekte kök dentininin de-

zenfeksiyonunda yeterli olduğunu bildirmiştir. Takushige

ve ark.

49

aynı karışımı periapikal lezyonlu primer dişler-



de ‘lezyonun sterilizasyonu ve doku tamiri’ (LSTR) üze-

rine etkinliğini araştırmıştır Araştırmacılar (gingival şişlik,

fistül, indüklenen ve spontan ağrı, ısırdığında ağrı gibi)

klinik semptomların 4 olgu hariç tüm olgularda ortadan

kalktığını bildirmişlerdir. İlk tedaviden sonra iyileşmeyen

4 olguya aynı tedavi prosedürü tekrar uygulandığında

iyileşme sağlanmış ve tüm olgularda başarı sağlanmış-

tır.


Iwaya ve ark.

50

bir olgu raporunda kök ucu gelişimi



tamamlanmamış, enfekte pulpalı, periapikal tutulumu ve

fistülü olan mandibular ikinci premolar dişin tedavisinde

standart kök kanal tedavisi ve apeksifikasyon prosedür-

lerinin izlenmesi yerine iki antibiyotikten (metronidazol

ve siprofiloksasin) oluşan bir patı kök kanalına yerleştir-

miştir. Radyografik incelemede 5 ay sonra apikal kapan-

manın başladığı ve antimikrobiyal protokolün

tamamlandığı gözlenmiştir. Tedaviden 30 ay sonra kök

dentininde kalınlaşma ve apikalde tam olarak kapanma

gözlenmiştir. Bu durum genç daimi dişlerin pulpasının

kök kanal boşluğu bakteriden arındırıldığında revaskü-

larize olabildiğini ortaya koymuştur.



M Kayataş ve ark.

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gazi Üniversitesi



Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

111


Günümüzde poliantibiyotik patları kök kanallarında

enfeksiyonu ortadan kaldırması ve revaskülarizasyonu

sağlaması nedeniyle üzerinde durulan ve araştırmala-

rın yoğunlaştığı kanal içi ilaçlardır.



Kanal içi ilaçların etki gösteremediği durumlar

Bakteriler uygulanan kanal içi ilaçlara karşı direnç gös-

terebilir ve bakteri hücreleri kanal içi ilaçların ulaşama-

yacağı anatomik varyasyonlarda yerleşebilir, bunun yanı

sıra bu ilaçların etkisi dokular, bakteri hücreleri ya da on-

ların yan ürünleri tarafıdan nötralize edilebilir. Bu durum-

da kanal içi ilaçların etkinliği azalmaktadır. Ayrıca bu

ilaçlar kök kanal sisteminde bakterilere ulaşacak ve on-

ları öldürecek kadar yeterli süre kalmadığında ve bakte-

riler çevresel değişikliklerden sonra gen dizilimlerini

değiştirerek ve zor koşullarda yaşayabildiklerinde kanal

içine uygulanan ilaçlar yeterli etki gösterememektedir

2,32

.

S



ONUÇ

Bu makalede derlenen bilgiler şu sonuçları ortaya koy-

maktadır: Fenoller ve aldehitler kanal içi ilaç olarak öne-

mini artık yitirmiştir. Klorheksidinin jel formunun kanal içi

ilaç olarak kullanımı umut vericidir ancak üzerine daha

fazla çalışma yapılması gerekmektedir. Kalsiyum hidro-

ksit günümüzde en sık kullanılan kanal içi ilaç olmasına

karşın tüm enfekte kanallı dişlerde özellikle de eski ka-

nal tedavilerinin tekrarlandığı olgularda etkisiz kalabil-

mektedir. Antibiyotikli patların kök kanallarındaki etkinliği

yeterli değildir ve kortikosteroidlerle birlikte kullanıldık-

larında esas amaç enfeksiyonun kontrolü değil ağrının

dindirilmesi olmalıdır. Ledermix patının yararlılığı üze-

rinde daha fazla çalışma yapılmalıdır. Poliantibiyotik pat-

ları rejeneratif endodontide umut verici ajanlar olup

etkinliği hakkında daha fazla araştırma yapılması gerek-

mektedir.

Çıkar çatışması: Yazarlar bu çalışmayla ilgili herhangi bir çıkar çatış-

malarının bulunmadığını bildirmişlerdir.



K

AYNAKLAR

1. Spangberg LSW, Haapasalo M. Rationale and efficacy of root canal

medicaments and root filling materials with the emphasis on treatment

outcome. Endod Topics 2002;2: 35-58.

2. Abbott PV. Medicaments: aids to success in endodontics. Part 1. A re-

view of the literature. Aust Dent J 1990;35:438-48.



3. Athanassiadis B, Abbott PV, Walsh LJ. The use of calcium hydroxide,

antibiotics and biocides as antimicrobial medicaments in endodontics.

Aust Dent J 2007;52:S64-82.

4. Siqueira JF Jr, Lopes HP. Mechanisms of antimicrobial activity of cal-

cium hydroxide: a critical review. Int Endod J 1999;32:361-9.



5. Walton RE. Intracanal medicaments. Dent Clin North Am

1984;28:783-96.



6. Messer HH, Chen RS. The duration of effectiveness of root canal me-

dicaments. J Endod 1984;10:240-5.



7. Lewis BB, Chestner SB. Formaldehyde in dentistry: a review of mu-

tagenic and carcinogenic potential. J Am Dent Assoc 1981;103:429-34.



8. Haapasalo M, Endal U, Zandi H, Coil JM. Eradication of endodontic

infection by instrumentation and irrigation solutions. Endod Topics

2005;10:77-102.

9. Molander A, Reit C, Dahlén G. The antimicrobial effect of calcium

hydroxide in root canals pretreated with 5% iodine potassium iodide.

Endod Dent Traumatol 1999;15:205-9.

10. Mohammadi Z, Abbott PV. The properties and applications of chlor-

hexidine in endodontics. Int Endod J 2009;42:288-302.



11. Grenier D. Effect of chlorhexidine on the adherence properties of

Porphyromonas gingivalis. J Clin Periodontol 1996;23:140-2.



12. Rosenthal S, Spångberg L, Safavi K. Chlorhexidine substantivity in

root canal dentin. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod

2004;98:488-92.

13. Tanomaru JM, Leonardo MR, Tanomaru Filho M, Bonetti Filho I,

Silva LA. Effect of different irrigation solutions and calcium hydroxide on

bacterial LPS. Int Endod J 2003;36:733-9.

14. Zerella JA, Fouad AF, Spångberg LS. Effectiveness of a calcium

hydroxide and chlorhexidine digluconate mixture as disinfectant during

retreatment of failed endodontic cases. Oral Surg Oral Med Oral Pathol

Oral Radiol Endod 2005;100:756-61.



15. Haenni S, Schmidlin PR, Mueller B, Sener B, Zehnder M. Chemical

and antimicrobial properties of calcium hydroxide mixed with irrigating

solutions. Int Endod J 2003;36:100-5.

16. Gomes BP, Sato E, Ferraz CC, Teixeira FB, Zaia AA, Souza-Filho

FJ. Evaluation of time required for recontamination of coronally sealed

canals medicated with calcium hydroxide and chlorhexidine. Int Endod

J 2003;36:604-9.



17. Basrani BR, Manek S, Sodhi RN, Fillery E, Manzur A. Interaction

between sodium hypochlorite and chlorhexidine gluconate. J Endod

2007;33:966-9.

18. Fava LR, Saunders WP. Calcium hydroxide pastes: classification

and clinical indications. Int Endod J 1999;32:257-82.



19. Bystrom A, Claesson R, Sundqvist G. The antibacterial effect of

camphorated paramonochlorophenol, camphorated phenol and calcium

hydroxide in the treatment of infected root canals. Endod Dent Trau-

matol 1985;1:170-5.



20. Tang G, Samaranayake LP, Yip HK. Molecular evaluation of residual

endodontic microorganisms after instrumentation, irrigation and medi-

cation with either calcium hydroxide or Septomixine. Oral Dis

2004;10:389-97.



21. Heithersay GS. Calcium hydroxide in the treatment of pulpless teeth

with associated pathology. J Br Endod Soc 1975;8:74-93.



22. Deveaux E, Dufour D, Boniface B. Five methods of calcium hydro-

xide intracanal placement: an in vitro evaluation. Oral Surg Oral Med

Oral Pathol Oral Radiol Endod 2000;89:349-55.

23. Sigurdsson A, Stancill R, Madison S. Intracanal placement of

Ca(OH)2: a comparison of techniques. J Endod 1992;18:367-70.



24. Lawson BF, Mitchell DF. Pharmacologic treatment of painful Pulpi-

tis. A preliminary, controlled, double-blind study. Oral Surg Oral Med

Oral Pathol 1964;17:47-61.

25. Abbott PV, Hume WR, Heithersay GS. Effects of combining Leder-

mix and calcium hydroxide pastes on the diffusion of corticosteroid and

tetracycline through human tooth roots in vitro. Endod Dent Traumatol

1989;5:188-92.



26. Santini A. Long-term clinical assessment of pulpotomies with cal-

cium hydroxide containing Ledermix in human permanent premolars and

molars. Acta Odontol Pediatr 1986;7:45-50.

27. Ehrmann EH, Messer HH, Adams GG. The relationship of intraca-

nal medicaments to postoperative pain in endodontics. Int Endod J

2003;36:868-75.

28. Trope M, Delano EO, Orstavik D. Endodontic treatment of teeth with

apical periodontitis: single vs. multivisit treatment. J Endod 1999;25:345-

50.

29. Porkaew P, Retief DH, Barfield RD, Lacefield WR, Soong SJ. Ef-

fects of calcium hydroxide paste as an intracanal medicament on apical

seal. J Endod 1990;16:369-74.

30. Calt S, Serper A. Dentinal tubule penetration of root canal sealers

after root canal dressing with calcium hydroxide. J Endod 1999;25:431-

3.

Kök kanal ilaçları

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gazi Üniversitesi



Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

112


M Kayataş ve ark.

Tüm hakları saklıdır © 2014 Gazi Üniversitesi



Acta Odontol Turc 2014;31(2):106-13

113


31. Mohammadi Z. Systemic and local applications of steroids in endo-

dontics: an update review. Int Dent J 2009;59:297-304.



32. Mohammadi Z, Abbott PV. On the local applications of antibiotics

and antibiotic-based agents in endodontics and dental traumatology. Int

Endod J 2009;42:555-67.

33. Gilad JZ, Teles R, Goodson M, White RR, Stashenko P. Develop-

ment of a clindamycin-impregnated fiber as an intracanal medication in

endodontic therapy. J Endod 1999;25:722-7.

34. Grossman LI. Polyantibiotic treatment of pulpless teeth. J Am Dent

Assoc 1951;43:265-78.



35. Grieve AR, Friend LA, Plant CG. A clinical trial of three root canal

medicaments. Br Dent J 1973;134:188-93.



36. Abbott PV, Hume WR, Pearman JW. Antibiotics and endodontics.

Aust Dent J 1990;35:50-60.



37. Bryson EC, Levin L, Banchs F, Abbott PV, Trope M. Effect of im-

mediate intracanal placement of Ledermix Paste(R) on healing of rep-

lanted dog teeth after extended dry times. Dent Traumatol

2002;18:316-21.



38. Ehrmann EH. THE effect of triamcinolone with tetracycline on the

dental pulp and apical periodontium. J Prosthet Dent 1965;15:144-52.



39. Barkhordar RA, Watanabe LG, Marshall GW, Hussain MZ. Removal

of intracanal smear by doxycycline in vitro. Oral Surg Oral Med Oral Pat-

hol Oral Radiol Endod 1997;84:420-3.

40. Haznedaroğlu F, Ersev H. Tetracycline HCl solution as a root canal

irrigant. J Endod 2001;27:738-40.



41. Abbott PV, Heithersay GS, Hume WR. Release and diffusion thro-

ugh human tooth roots in vitro of corticosteroid and tetracycline trace

molecules from Ledermix paste. Endod Dent Traumatol 1988;4:55-62.

42. Matthews RW, Peak JD, Scully C. The efficacy of management of

acute dental pain. Br Dent J 1994;176:413-6.



43. Kim ST, Abbott PV, McGinley P. The effects of Ledermix paste on

discolouration of immature teeth. Int Endod J 2000;33:233-7.



44. Molander A, Reit C, Dahlén G. Microbiological evaluation of clin-

damycin as a root canal dressing in teeth with apical periodontitis. Int

Endod J 1990;23:113-8.

45. Hoshino E, Kurihara-Ando N, Sato I, Uematsu H, Sato M, Kota K, et

al. In-vitro antibacterial susceptibility of bacteria taken from infected root

dentine to a mixture of ciprofloxacin, metronidazole and minocycline. Int

Endod J 1996;29:125-30.

46. Roche Y, Yoshimori RN. In-vitro activity of spiramycin and metroni-

dazole alone or in combination against clinical isolates from odontoge-

nic abscesses. J Antimicrob Chemother 1997;40:353-7.

47. Windley W 3rd, Teixeira F, Levin L, Sigurdsson A, Trope M. Disin-

fection of immature teeth with a triple antibiotic paste. J Endod

2005;31:439-43.

48. Sato I, Ando-Kurihara N, Kota K, Iwaku M, Hoshino E. Sterilization

of infected root-canal dentine by topical application of a mixture of cip-

rofloxacin, metronidazole and minocycline in situ. Int Endod J

1996;29:118-24.



49. Takushige T, Cruz EV, Asgor Moral A, Hoshino E. Endodontic tre-

atment of primary teeth using a combination of antibacterial drugs. Int

Endod J 2004;37:132-8.

50. Iwaya SI, Ikawa M, Kubota M. Revascularization of an immature per-

manent tooth with apical periodontitis and sinus tract. Dent Traumatol



2001;17:185-7.

Root canal medicaments

A

BSTRACT

Bacteria have been implicated in the pathogenesis and

progression of pulpal and periapical diseases. The suc-

cess of root canal treatment largely depends on bacterial

elimination from the root canal system. This can be achi-

eved by using combination of aseptic treatment techniqu-

es, biomechanical preparation of the root canal, irrigation

with antimicrobial solutions and use of intracanal medica-

ments. Various medicaments have been used to achieve

disinfection of the root canal system. This review deals

with medicaments commonly used in endodontics. Furt-

her research is required to determine the best medicament

to be used in the treatment of root canal infections.

K

EYWORDS

: Antibiotics; calcium hydroxide; chlorhexidine;

disinfection; endodontics; root canal therapy


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə