9. sedat f ve h pnot k laçlar prof. Dr. Ünsal Çal



Yüklə 191.41 Kb.
Pdf просмотр
səhifə1/4
tarix11.05.2017
ölçüsü191.41 Kb.
  1   2   3   4

Sinir Sistemi  laçlar

234


9. SEDAT F ve H PNOT K  LAÇLAR

Prof. Dr. Ünsal Çal

Merkezi sinir sistemi genel depresan  olarak bilinen sedatif (yat

) ve hipnotik (uyku verici) bile iklerin sedatif

etkileri ile hipnotik etkileri aras nda keskin bir s

r yoktur. Ayn  bile ik, her iki etkiyi de gösterebildi i gibi, dü ük

dozda sedasyon yaparken daha yüksek dozda hipnotik etki olu turabilir. Sedatif ve hipnotik bile ikler, gösterdikleri

sedasyon  ve hipnoz  etki dereceleri yönünden birbirinden ayr labilir. Bile ikler, hastaya verili  dozuna ba

 olarak


sedatif, hipnotik ve anestezik etki gösterebilirler. Merkezi sinir sistemi yat

 olarak bilinen di er bir grup da

trankilizan bile iklerdir. Trankilizan bile ikler, merkezi sinir sistemini yat

 etki göstermelerine ra men sonuçta

uyku hali olu turmazlar.

Fizyolojik uyku, vücudun bir rejenerasyon olay  olarak tan mlanabilir. Beyin aktivitesinin sabit olmad

 fakat birbirini

takip eden iki z t fizyolojik durumu içeren aktif iki süreçtir. Kaydedilen  elektroensefalogram ve göz hareketlerine göre,

uyku iki faza ayr r.



REM uyku (Rapid Eye Movement)

D uyku veya  paradoks uyku olarak da bilinir. Genellikle toplam uykunun % 20-25’ini olu turur. Ço unlukla rüya

görme bu fazda meydana gelir. H zl  göz hareketleriyle tan mlan r.



NREM uyku (Nonrapid Eye Movement)

S uyku  veya  ortodoks uyku olarak da bilinir. Toplam uykunun % 75-80’ini kapsar. Bu fazda kardiovasküler ve

solunum aktiviteleri durgundur,  kas tonusu biraz azalm

r. Göz hareketleri olmayan uyku  eklidir.  NREM uyku kendi

içinde, uyu ukluktan çok derin uykuya kadar dört safhaya bölünebilir.

Uyku zinciri 90 dakikal k NREM uykusuyla ba lar. Yakla k 20 dakikal k REM uykusuyla devam eder. Gece boyunca

4-5 kez 90 dakika aral klarla REM evreleri devirsel olarak görülür.

deal bir hipnotik ilaç, fizyolojik uykuya mümkün oldu u kadar benzer bir uyku durumu yaratmal

r. K sa etkili

hipnotik bile ikler, hafif uyku bozukluklar nda, uzun etkili bile ikler ise genel uyku düzeni bozuklu unda önemlidir. Bu

grup ilaçlar n ço u do al uykuya sebep olamaz, ancak REM uykusunun süreklili ini ve s kl

 azalt r. Sedatif-

hipnotik bile ikler uyu ukluk, letarji ve ba  a

 gibi ortak yan etkilere sahip olup yüksek dozda beynin hayati

merkezlerinin depresyonu sonucunda koma ve solunum durmas na ba

 ölüm görülebilir. Terapötik dozlarda dahi uzun

süre kullan m, tolerans ve fiziksel ba ml

a neden olabilir. Ani olarak ilac n b rak lmas , bazen konvülsiyonlar ve

deliryumla karakterize edilen  iddetli yoksunluk sendromlar yla sonuçlanabilir. Koma ve ölüm meydana gelebilir. Bu

grup bile iklerle zehirlenmeye çok s k rastlan r. Böyle durumlarda ilac n mideden uzakla

lmas , uygun solunum ve

dola


n sa lanmas yla tedavi edilir.

Sedatif-hipnotikler, farkl  kimyasal yap da olmalar na ra men belli ortak fiziko-kimyasal ve yap sal özellik gösterirler.

Hepsi yap lar nda nonpolar (lipofilik) gruplar n yan

ra polar (hidrofilik) gruplar da içerirler. Bunlar lipofilik karakteri

bask n olan bile iklerdir. Maksimum etki ve farmakolojik optimizasyonlar  oktanol/su partisyon  katsay lar

n P=100


(logP=2) civar nda olmas  ile sa lan r. Bile iklerin bu özelli i, kan-beyin engelini geçmede ve reabsorbsiyonlar nda

önemli bir kriterdir.  lac n aktivitesi ve log P de eri aras nda bir korelasyon vard r.



Liebig taraf ndan 1832 y nda haz rlanm  olan kloralhidrat, Liebreich taraf ndan 1869 y nda hipnotik olarak

de erlendirilmi tir. Kloralhidrat n hipnotik etkisi in vivo olarak haloform reaksiyonu sonucu kloroform salmas na

dayand lm

r. Daha sonra kloralhidrat n kanda trikloroetanol’e redüklendi i anla lm  ve hipnotik aktivitenin

bundan dolay  oldu u ifade edilmi tir. Kloralhidrat n istenmeyen tat ve kokusu maskelenmeye çal

lm  ve gastrik

irritasyonunu azaltmak için kloralbetain, klorhekzadol, petrikloral, triklofos sodyum gibi pek çok türevi haz rlanm  ve

klinik kullan ma sokulmu tur.

Bromürler, ilk olarak 1857’de Locock taraf ndan sedatif olarak kullan lm

r. 1829 y nda Wildenbusch taraf ndan

haz rlanan paraldehit, 1882 y nda Cervello taraf ndan piyasaya sokulmu tur. Sülfonalin hipnotik aktivitesi, 1888

nda Baumann ve Kast taraf ndan tesadüfen bulunmu  ve bugün terapötik dozlarda bile toksisiteleri nedeniyle

sülfonal ve trional kullan lmamaktad r.

lk hipnotik barbitürat olan barbital, 1882 y nda Conrad ve Guthzeit  taraf ndan sentezlenmi  olup 1903 y nda



Fischer ve von Mehring taraf ndan hipnotik aktivitesi tan mlanm

r. Bu gruptan olan fenobarbital 1912 y nda Bayer

firmas  taraf ndan piyasaya sürülmü tür.


Sedatif ve Hipnotik  laçlar

235


Glutetimit ve metipirilonun 1954’de ortaya ç

 takiben 1955 y nda Gujral ve arkada lar  metakualonun hipnotik

aktivitesini aç klam lard r.  Benzodiazepinler Sternbach ve Reeder taraf ndan 1960 y nda sentezlenip Randall

taraf ndan de erlendirilmesini takiben  1965 y nda  sedatif olarak piyasaya ç km

r.

Sedatif-hipnotikler kimyasal yap da geni  ölçüde çe itlilik gösterirler. Bunlar  dört ana grup alt nda incelemek



mümkündür.

Bitkisel droglar



norganik bile ikler

Organik bile ikler



Endojen uyku maddeleri ve benzerleri



9.1. Bitkisel droglar

Günümüzde bitkisel kaynakl  drog, Valeriana ofisinalis (kedi otu kökü) ekstresi olan Baldrion sedatif olarak oldukça

k kullan r. Eterik ya lar yan nda borneolun isovalerik, formik, asetik ve butirik asit esterleri ile de

ik terpenler

içerir.  erbetçiotu olarak bilinen Humulus lupulus’un di i çiçeklerinin olu turdu u drog (Strobili lupuli) ve salg

tüylerinin olu turdu u esmer toz (Glandula lupuli) da sedatif olarak kullan r.

Analjezikler bahsinde ayr nt  olarak incelenecek olan opium alkaloitleri, sedatif-hipnotik etkili olmalar na ra men

uyu turucu, al kanl k yapma  v.b. özelliklerinden dolay  hiçbir zaman sedatif-hipnotik amaçla kullan lmazlar.



9.2.  norganik  bile ikler

Potasyum bromür, amonyum bromür v.b. inorganik bromürlerin al nd ktan sonra bromür iyonlar

n beyin korteksine

depresan etki gösterdi i, hem duyu hem de motor sinirlerin uyar lmalar

 inhibe etti i saptanm

r. Küçük dozlarda

psi ik rahatlamay  sa larken, normal dozlarda uyku yaratabilmektedirler. H zl  resorbe olan bromür tuzlar  oldukça

yava  at ld klar  için vücutta birikerek toksisite gösterirler. Bromürizm ad  verilen bu durum,  bir olaya konsantre

olamama, uykusuzluk ve cilt reaksiyonlar

eklinde kendini gösterir. Bu toksik belirtiler görülmeye ba land

 an tedavi

derhal kesilmelidir.

kinci önemli inorganik iyon magnezyum iyonudur. Vücutta magnezyum iyonu belirli bir konsantrasyona eri ti inde

felç türü, kürar tipi narkoz olu ur. Bunun sebebi merkezi sinir sisteminde efektör bölgede magnezyum iyonlar

n art

sonucu magnezyum iyonunun depresan etkisinden ileri gelmemekte ve kalsiyum iyonunun eksikli inden



kaynaklanmaktad r.  Magnezyum narkozu hastaya kalsiyum iyonu verilerek ortadan kald labilir. Günümüzde

magnezyum tuzlar

n sedatif-hipnotik kullan

 yoktur.


9.3.  Organik bile ikler

Günümüzde sedatif-hipnotik olarak kullan lan organik bile ikler, de

ik kimyasal yap da olmalar na ra men, bunlar

hidrofilik polar k

m ve  yüksek oktanol-su partisyon katsay

 gibi ortak fizikokimyasal ve yap sal özelliklere

sahiptirler.  Organik sedatif-hipnotik bile ikleri a

da verilen kimyasal s

flamaya göre incelemek mümkündür.

Alkoller



Aldehitler

Amit ve üreitler



Karbamik asit esterleri

Barbitüratlar



Piperidindionlar

4-Kinazolinon türevleri



Benzodiazepinler

Di er bile ikler



9.3.1. Alkoller

Birçok alkol hipnotik aktiviteye sahiptir. Bu grubun ilk üyesi olan metanol, körlü e neden olmas ndan dolay  terapötik

amaçla kullan lmaz. Etanol ve bunun düz zincirli homologlar  hipnotik ve doza ba

 olarak narkotik  özellik gösterir.

Sedatif-hipnotik olarak kullan lan baz  alkol türevi bile ikler, Tablo 9.1’de verilmi tir.


Sinir Sistemi  laçlar

236


CH

3

C



O

CH

3



CH

2

CH



3

H

CH



3

C

CH



3

OH

CH



2

CH

CH



3

O

CH



O

C

Cl



Cl

Cl

H



CH

C

CH



3

O

OH



C CH

H

Tablo 9.1.  Alkol türevi baz  sedatif-hipnotik bile ikler



Bile ik

Formül

Etanol

Etil alkol



Amilen hidrat

2-Metil-2-butanol



Klorbutanol

1,1,1-Trikloro-2-metilpropan-2-ol



Klorhekzadol

2-Metil-4-(2,2,2-trikloro-1-hidroksietoksi)-2-pentanol



Etklorvinol

1-Kloro-3-etilpenten-4-in-3-ol



Meparfinol

3-Metilpentin-3-ol



Santalun

3-Metil-4-fenilbutin-3,4-diol

Alkol türevi sedatif-hipnotiklerden amilen hidrat, amil alkolünün dehidratasyonu ile kazan lan amilene seyreltik sülfürik

asitli ortamda tekrar su kat lmas  ile kazan r.  Klorbutanol ise tersiyer butanolün halojenlenmesi sonucu  elde edilir.

Doymam  yap  içeren etklorvinol, propiyonil klorürün bir Lewis asidi varl

nda vinil klorüre sübstitüsyonu ile elde

edilen  2-klorovinil etil ketonun lityum asetilenür ile s

 amonyak içinde  reaksiyonu sonucu kazan r.

CH

3

CH



2

COCl


CH

2

CHCl



AlCl

3

CH



3

CH

2



CO

CH

CH



Cl

Li

C CH / NH



3

C

C



CH

ClCH


C

2

H



5

OH

CH



OH

CH

3



C

CH

3



CH

3

Cl



2

C

Cl



Cl

CH

3



CH

3

C



OH

Cl

CH



2

OH

CH



3

CH

3



CH

3

OH



Cl

Cl

Cl



C

C

OH



C

2

H



5

CH

C



C

CH

Cl CH



C

C

CH



C

2

H



5

OH

CH



3

HO

CH



2

CH

CH



2

CH

3



CH

3

ZnCl



2

H

2



O

CH

2



CH

3

CH



3

CH

2



C

CH

2



CH

3

CH



3

H

2



O

H

2



SO

4

CH



3

C

OH



Sedatif ve Hipnotik  laçlar

237


Meparfinol, metil etil ketonun lityum asetilenür ile s

 amonyak içinde reaksiyonu sonucu kazan r. Santalun ise

α

-

hidroksibenzil metil ketonun sodyum asetilenür ile reaksiyonu sonucu elde edilir.



Etanolün kullan lmas yla kronik alkolizm h zla geli ti inden ve yüksek dozda etkili oldu undan etanol, hipnotik olarak

önerilmemektedir. Keskin bir kokuya sahip olan etklorvinolün fazla miktarda al nmas , fiziksel ba ml

a neden

olabilir.



Alkollerin sedatif-hipnotik etkilerine ili kin  yap -aktivite sonuçlar

öyle s ralanabilir.

n-Oktanole kadar zincir uzamas yla hipnotik aktivite artar.



Doymam


k aktiviteyi artt r. Fakat buna ba

 olarak toksisite de artar.

Tersiyer alkollerden primer alkollere do ru gidildikçe aktivite azal r.



Yap da dallanma depresan etkinin artmas na neden olur.

Alkol yap



na ikinci bir hidroksil grubunun girmesi aktivitenin dü mesine neden olurken toksisitenin de

     dü mesine neden olur.

Yap da halojenin bulunmas  aktiviteyi artt r.



Yukarda bahsedilen yap -aktivite ili kileri göz önüne al

rsa, n-oktanolde  etki maksimuma eri ir. Ancak bu bile ik

hiçbir zaman sedatif-hipnotik amaçla kullan lmaz. Çünkü vücutta primer ve sekonder alkoller okside olarak kolayca

inaktive olurlar. Ancak tersiyer alkol yap

ndaki bile iklerin kullan

 bazen mümkün olabilmektedir.

Sonuç olarak alkoller, halojenlenirse veya molekülde doymam  yap  bulunursa sedatif-hipnotik etkileri hem

yükselmekte,  hem de terapötik amaçla kullan lan türevlere eri ilebilmektedir.



9.3.2. Aldehitler

Aldehitlerin sedatif-hipnotik etkileri, 1882 y nda Cervello'nun paraldehidi hipnotik olarak kullanmas  ile ortaya

konulmu tur. Aldehitler çok kötü kokular  ve mukozay  tahri  edici etkilerinden dolay  s kl kla ba vurulan bile ik grubu

de ildir. Kullan lan baz  örnekleri Tablo 9.2’de verilmi tir.

Bu bile iklerden paraldehit, asetaldehitin trimeri olup 1,3,5-trioksan yap

ndad r ve asetaldehitin deri ik sülfirik asit

kar

nda polimerizasyonuyla olu ur.



CH

3

CHO



O

O

O



CH

3

CH



3

CH

3



3

H

2



SO

4

Kloral hidrat, etanolün halojenlenmesi ve ard ndan oksidasyonu sonucu kazan lan kloralin hidrat  olarak izole edilebilir.



Kötü koku ve mukozay  irrite edici özellikleri halojenlenmek suretiyle giderilmeye çal

lm sa da solunum depresyonu

ve karaci ere olan hepatotoksik etkilerinden dolay  günümüzde fazlaca tercih edilmemektedirler.

CH

3



CH

3

CH



2

C

OH



CH

C

C



CH

Li

/ NH



3

O

CH



3

CH

3



C

CH

2



CH

3

C



OH

C

CH



CH

OH

NH



3

/

Na



C

CH

CH



3

O

C



CH

OH

Cl



3

C

CH



2

CH

3



CH

2

OH



Cl

2

OH



Oks.

Cl

3



C

CHO


H

2

O



OH

Cl

3



C

CH

OH



Sinir Sistemi  laçlar

238


Cl

3

C CH O CH



2

C

CH



2

CH

2



O CH CCl

3

OH



CH

2

O CH CCl



3

OH

O



CH

Cl

3



C

OH

OH



Tablo 9.2. Aldehit grubu sedatif-hipnotikler

Bile ik

Formül

Paraldehit

2,4,6-Trimetil-1,3,5-trioksan



Kloral hidrat

Trikloroasetaldehit hidrat



Petrikloral (Pentaeritritol kloral)

1,1'-


[

2,2-Bis


[

(2,2,2-trikloro-1-hidroksietoksi)metil

]

-1,3-


propandiilbis(oksi)

]

bis-



[

2,2,2-trikloroetanol

]

Triklofos sodyum

2,2,2-Trikloroetanol dihidrojen fosfat monosodyum

Kloralin  pentaeritrol ile reaksiyonu  sonucu kazan lan petrikloral, aldehit grubu bir ba ka sedatif-hipnotik bile iktir.

Kloralhidrat karaci erde metabolize edilir. A

da gösterildi i gibi biyotransformasyonunun  iki esas yola  vard r.

Bunlar  redüksiyon ve oksidasyondur. Kloralhidrat, karaci er ve böbrekte trikloroasetik aside oksitlenir ve karaci erde

alkol dehidrojenaz ile trikloroetanole redüklenirken, alyuvarlar da  kloralhidrat  redükleme yetene ine sahiptir.

Trikloroetanol, trikloroasetik aside oksitlendi i gibi glükuronat konjügat na da dönü ür. Kloralhidrat n idrardaki esas

metaboliti  trikloroasetik asittir.

Aldehitlerin sedatif etkilerinden çok hipnotik etkileri söz konusudur. Aktiviteleri h zl  ba lar ve yar  ömürleri k sad r.

O

O

O



CH

3

CH



3

CH

3



Cl

3

C



CH

OH

OH



Cl

3

C



CH

2

O



P O

-

  Na



+

O

OH



Cl

3

C



CH

O

OH



OH

CCl


3

OH

OH



CH

CH CCl


3

O

O



C

CH

2



CH

2

CH



2

Cl

3



C

CH

O



CH

2

Cl



3

C

CHO



+

HO

HO



OH

OH

CH



2

C

CH



2

CH

2



CH

2

Cl



3

C

CH



OH

OH

Cl



3

C

CHO



OH

Cl

3



C

CH

2



Redüksiyon

Oksidasyon

Cl

3

C



COOH

Trikloroetanol

Trikloroasetik asit

Konjügasyon

O

OH

O



Cl

3

C



CH

2

COOH



OH

HO


Sedatif ve Hipnotik  laçlar

239


9.3.3.  Amit ve üreitler

Bugüne kadar bu gruptan çok fazla bile ik ortaya konulamam

r. Bunlar n ço u ayn  zamanda kas gev etici ve

trankilizan özelliklere de sahiptirler. Tedavide kullan lan amit ve üreit yap

ndaki baz  bile ikler Tablo 9.3'de

gösterilmi tir.

Bunlar yap sal olarak barbitüratlara  benzerlik gösterirler. Barbitüratlarda, siklik açil üre grubu  söz konusu olup bölüm

9.3.5'de ayr nt  olarak incelenecektir.

           

Bromoüreit       

Barbitürat

Bromoüreitlerden bromizoval ve karbromal uzun süre sedatif olarak uyku bozukluklar nda kullan lm lard r. Bile ikler,

öncelikle enzimatik olarak bromür iyonu kaybederler. Bromür iyonunun yar lanma ömrü, ana bile iklere göre oldukça

uzundur (12 gün). Bu nedenle devaml  kullan mlar nda bromun birikmesi sonucu yan etkiler görülür. Bu akne ve

nörotoksik belirtilerle kendini gösteren bir tablodur (bromürizm).

Üreitlerin kazan lmas  için klasik  yol, ürenin uygun asit halojenürlerle açilasyonudur. Asit halojenürler uygun asitlerin

tiyonil klorür ile halojenlenmesiyle elde edilirler.

Karbromal, 2-etilbutirik asidin bromlanmas  sonucu kazan lan üründen  hareketle elde edilir. Asetilkarbromal ise

karbromalin asetik anhidrit ile asetillenmesi sonucu kazan r. Karbromalin potasyum hidroksit ile hidrojen bromür

eliminasyonu sonucu ektil üre sentez edilir.

                                                                            Karbromal

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

Ektil



 

üre


                    Asetilkarbromal

Bromisoval, izovaleryanik asidin bromlanmas  sonucu kazan lan

-bromoizovaleryanil bromürden hareketle elde edilir.



NH

NH

2



Br

R

R



O

O

NH



NH

R

R



1

O

O



O

NH

NH



2

Br

R



R

O

O



CONH

2

NH



NH

2

H



R

R

O



O

NH

2



Br

R

R



O

Br

-



CH

COOH


C

2

H



5

C

2



H

5

Br



2

C

Br



COBr

C

2



H

5

C



2

H

5



C

Br

CONH



2

CONH


C

2

H



5

C

2



H

5

Üre



Üre

CONH


CONH

2

Br



2

CH

3



CH

3

CH



CH

2

COOH



COBr

CH

CH



CH

3

CH



3

Br

Br



CH

3

CH



3

CH

CH



C

2

H



5

C

C



2

H

5



Br

CONH


CONH

2

C



2

H

5



C

C

2



H

5

Br



CONH

CONH


COCH

3

C



2

H

5



C

CH

Br



CONH

CONH


2

CH

3



KOH

HBr


-

(CH


3

CO)


2

O


Sinir Sistemi  laçlar

240


Trimeglamin, 3,4,5-trimetoksi benzoik asidin halojenlenmesi sonucu kazan lan  3,4,5-trimetoksibenzoil klorürün

dietilglisilamit ile kondenzasyonu sonucu elde edilir. Dietilglisilamit ise kloroasetil klorürün dietilamin ile

reaksiyonundan kazan r.

HN

C



2

H

5



C

2

H



5

Cl CH


2

COCl


CON

C

2



H

5

C



2

H

5



CH

2

Cl



+

NH

3



CON

C

2



H

5

C



2

H

5



CH

2

NH



2

Apronalit,

-allilizovaleryanil klorürün üre ile reaksiyonundan elde edilir.



-Allilizovaleryanil klorürün sentezi ise,

izovaleryanat n önce allil bromür daha sonra da tiyonil klorür ile reaksiyonu sonucu  olur.

Valnoktamit, 2-etil-3-metilvaleraldehidin oksidasyonu sonucu kazan lan  2-etil-3-metilvaleryanik asitten elde edilir. Bu

valeryanik asit türevi, önce tiyonil klorür ile 2-etil-3-metilvaleryanil klorüre daha sonra amonyak ile reaksiyona

sokularak valnoktamite dönü ür.

Oksanamit sentezinde, önce 2-etil-2-hekzenalin oksidasyonu sonucu 2-etil-2-heksenoik asit kazan r. Bu asit, tiyonil

klorür ile asit klorüre sonra amonyak ile 2-etil-2-hekzenamite dönü türülür.  Son a amada ise perftalik asit etkisiyle

epokside çevrilerek oksanamit elde edilmi  olur.

CH

3



O

CH

3



O

CH

3



O

COOH


CH

3

O



CH

3

O



CH

3

O



COCl

SOCl


2

CH

3



O

CH

3



O

CH

3



O

CONH


CH

2

CON



C

2

H



5

C

2



H

5

CON



C

2

H



5

C

2



H

5

NH



2

CH

2



C

2

H



5

CH

CH



C

CH

3



C

2

H



5

O

H



Oksidasy on

OH

O



C

2

H



5

CH

3



C

CH

C



2

H

5



CH

SOCl


2

Cl

O



C

2

H



5

CH

3



C

CH

C



2

H

5



CH

NH

3



C

2

H



5

CH

CH



CONH

2

CH



3

C

2



H

5

O



2

H

O



C

2

H



5

H

C



C

C

3



H

7

C



C

3

H



7

C

C



C

H

C



2

H

5



O

OH

SOCl



2

C

3



H

7

C



C

C

H



C

2

H



5

O

Cl



C

2

H



5

H

CONH



2

C

3



H

7

O



C

C

NH



3

NH

2



O

C

2



H

5

H



C

C

C



3

H

7



C

Perftalik asit

CONH

2

CH



2

CH

CH



2

CONH


CH

CH

CH



3

CH

3



Üre

CH

3



CH

3

CH



CH

COCl


CH

CH

2



CH

2

SOCl



2

COOR


CH

CH

2



CH

3

CH



3

+ CH


2

CH

CH



2

Br

NaNH



2

CH

3



CH

3

CH



CH

COOH


CH

CH

2



CH

2


Sedatif ve Hipnotik  laçlar

241




Поделитесь с Вашими друзьями:
  1   2   3   4


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə