Anahtar sözcükler: Priapizm, antipsikotik, ketiapin Kli nik Psi ko far ma ko lo ji Bül te ni 2010;20: 327-328 abs tract



Yüklə 30.9 Kb.
Pdf просмотр
tarix01.05.2017
ölçüsü30.9 Kb.

327

Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, Cilt: 20, Sayı: 4, 2010 / Bulletin of Clinical Psychopharmacology, Vol: 20, N.: 4, 2010 - www.psikofarmakoloji.org

Ketiapin Tedavisi Sırasında Tekrarlayan Priapizm

Şükrü Kartalcı

1

, Işıl Göğceğöz Gül



2

, Rıfat Karlıdağ

3

, Birgül Elbozan Cumurcu



3

ÖZET:

Ketiapin tedavisi sırasında tekrarlayan priapizm

Priapizm cinsel istek ve uyarı olmaksızın meydana gelen, 

uzamış penil ereksiyon olarak tanımlanmaktadır. Ürolojik 

acil bir durum olduğundan müdahale edilmezse ciddi 

sonuçlar doğurabilmektedir. Hemopoetik sistem hastalık-

ları, malingniteler, çeşitli ilaçlar, perineal travma gibi birçok 

etyolojik faktörün priapizme yol açabileceği bildirilmekte-

dir. İlaçlara bağlı priapizm çeşitli antipsikotiklerin kullanı-

mı sırasında da oluşabilmektedir. Bu yazıda, kullanmakta 

olduğu ketiyapinin dozu arttırıldığında priapizm gelişen bir 

olguyu tartışmayı amaçladık. 



Anahtar sözcükler: Priapizm, antipsikotik, ketiapin

 

Kli nik  Psi ko far ma ko lo ji  Bül te ni  2010;20:327-328



ABS TRACT:

Recurrent priapism during quetiapine treatment

Priapism is defined as prolonged penile erection without 

sexual desire or stimulation. Since it is a urological emergency, 

serious consequences can occur if neglected. Different 

etiological factors including hemotopoetic disorders, 

malignancies, various drugs, perineal trauma, etc. can cause 

priapism. Drug induced priapism can occur during treatment 

with antispychotic medications. This report discusses a case 

of priapism, which occurred when the dose of quetiapine was 

increased.

Key words: Priapism, antipsychotic, quetiapine

Bulletin of Clinical Psychopharmacology 2010;20:327-328

1

Yardımcı Doçent Doktor, 



2

Araştırma Görevlisi, 

3

Doçent Doktor, Psikiyatri, İnönü Üniversitesi 



Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı,

Malatya-Türkiye

Ya zış ma  Ad re si  /  Add ress  rep rint  re qu ests  to:

Şükrü Kartalcı, İnönü Üniversitesi Turgut Özal 

Tıp Merkezi Psikiyatri AD Elazığ Yolu 44280 

Malatya-Türkiye

Telefon / Phone: +90-422-341-0660/5410

Faks / Fax: +90-422-341-0787

Elekt ro nik  pos ta  ad re si  /  E-ma il  add ress:

skartalci@inonu.edu.tr 

Ka bul  ta ri hi  /  Da te  of  ac cep tan ce:

13 Ağustos 2010 / August 13, 2010



Bağıntı beyanı:

Ş.K., I.G.G., R.K., B.E.C.: Yazarlar bu makale 

ile ilgili olarak herhangi bir çıkar çatışması 

bildirmemişlerdir. 



Declaration of interest:

Ş.K., I.G.G., R.K., B.E.C.: The authors reported 

no conflict of interest related to this article. 

Olgu Sunumları / Case Reports



 GİRİŞ

 Priapizm cinsel istek ya da uyarı olmaksızın meydana

gelen,  uzamış  penil  ereksiyon  olarak  tanımlanmaktadır.

Priapizm ürolojik acil bir durum olduğundan erken müda-

hale  edilmezse  ciddi  sonuçlar  doğurabilmektedir.

Etyolojik faktöre bağlı olarak ve klinik seyri açısından 2

farklı  tipte  priapizm  görülebilir:  Yüksek  akımlı  (high-

flow);  genellikle  genital  bölgedeki  bir  travma  sonrası

penil kavernöz dokudaki arteryel akımın artmış olmasın-

dan kaynaklanır. Düşük akımlı (low-flow); venöz tıkan-

maya  bağlı,  detümesansın  olamamasından  kaynaklanır.

Penis aşırı derecede sert ve ağrılıdır. İlaçlara bağlı pria-

pizm genelde bu tipte görülür (1).

 Hemopoetik sistem hastalıkları, malingniteler, ilaçlar,

perineal travma gibi birçok etyolojik faktörün priapizme

yol açabileceği bildirilmektedir. İlaçlara bağlı priapizm en

sık trazodonun bir yan etkisi olarak görülmekle birlikte,

çeşitli  antipsikotiklerin  kullanımı  sırasında  da  oluşabil-

mektedir. Bu ilaçların, kavernöz dokudaki alfa-adrenerjik

reseptörleri bloke ederek, priapizme neden oldukları ileri

sürülmektedir. Literatürde klozapin, olanzapin ve risperi-

don  gibi  atipik  antipsikotik  kullanımı  sonrası  bildirilen

priapizim vakaları mevcuttur. Ketiapin kullanımına bağlı

priapizm olguları ise nispeten daha az bildirilmiştir (1-5).

 Bu yazıda, kullanmakta olduğu Ketiapin dozu arttırıl-

dığında priapizm  gelişen bir  olguyu  ele alarak priapizm

gelişiminde ki mekanizmayı tartışmayı amaçladık.

 OLGU 

 Bay H, 27 yaşında, erkek, bekar, memur olarak çalışı-

yordu. Evde 1 saat süren, ağrılı penil ereksiyon şikâyeti

sonrası acil servise başvurmuştu. Üroloji bölümünde pria-

pizme  neden  olabilecek  diğer  bütün  etiyolojik  faktörler

dışlanarak,  gerekli  acil  ürolojik  müdahalesi  yapılmıştı.

Psikiyatri konsültasyonu istemi sonrası hasta değerlendi-

rildi.  Alınan  anamnezinde;  hastaya  7  yıl  önce  Obsesif

Kompulsif  Bozukluk  (OKB)  tanısı  konmuştu.  İki  yıl

kadar bu tanıyla takip edilmiş ve çeşitli farmakoterapiler

uygulanmıştı.  Anafranil  300mg\gün  ile  takip  edilirken

manik  epizot  gelişmesi  üzerine  tanı  Bipolar  Affektif

Bozukluk (BAB) olarak değiştirilmişti. Hasta yaklaşık 5

yıldır BAB tanısıyla farklı merkezlerde takip edilmişti. En



328

Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, Cilt: 20, Sayı: 4, 2010 / Bulletin of Clinical Psychopharmacology, Vol: 20, N.: 4, 2010 - www.psikofarmakoloji.org

Ketiapin tedavisi sırasında tekrarlayan priapizm

son  ketiapin  100mg\gün,  risperidon  2  mg\g  ve  valproik

asit 1000mg\g kullanırken 5 ay önce iyileştiğini düşüne-

rek, kendi isteğiyle ilaçlarını kesmişti. Gece uyuyamadığı

için tekrar 300mg ketiapin aldığını ve o gece ağrılı penil

ereksiyonla  uyandığını  bildirdi.  Hasta  bekârdı  ve  penil

ereksiyon  öncesi  herhangi  bir  cinsel  uyarılma  tariflemi-

yordu. Başka bir ilaç veya madde kötüye kullanımı yoktu.

Üç ay önce yine uykusuzluk nedeniyle ketiapin 300mg’ı

aldıktan sonra gece 4 saat süren priapizm geliştiği ve acil

ürolojik müdahelesinin yapıldığı öğrenildi. Ruhsal durum

muayenesinde; konuşma ve düşünce içeriği fakirdi, kendi-

ne bakımı azalmıştı, duygulanımı depresifti, yargılaması

gerçeğe  uygundu  ve  hastalığına  içgörüsü  vardı.  Hasta

BAB depresif atak tanısıyla kliniğimize yatırıldı. Ketiapin

100mg\gün,  valproik  asit  1000mg\gün,  sertralin  75mg\

gün başlandı. Klinikte 2 ay takip sonrası kısmi remisyon-

daydı ve başka priapizm atağı gelişmemişti.



 TARTIŞMA

 İlaçlara bağlı gelişen priapizmin patofizyolojisi halen

tam  olarak  açıklanamamıştır.  Atipikler  de  dâhil  birçok

antipsikotiğin  piriapizm  yapabildiği  bildirilmiştir.  Atipik

antipsikotiklerden  Ketiapinle  bildirilen  vaka  sayısı  ise

oldukça azdır (1-4). Bizim vakamızda da Ketiapinin kulla-

nımıyla priapizm gelişimi arasındaki yakın zamansal ilişki

olması ve hastada priapizme yol açabilecek başka bir pato-

lojinin bulunamamış olması, bu bulguyu desteklemektedir.

 İlaçlara  bağlı  gelişen  düşük  akımlı  (low-flow,  veno-

occlusive) priapizmin penil kavernöz dokudaki α adrener-

jik blokajla ilişkili olduğu ileri sürülmüştür. Penil detume-

sans  olarak  bilinen  kavernoz  dokunun  venöz  direnejı  α 

adrenerjik aktivite sonucu gerçekleşmektedir. Bu dokudaki

α

-1 adrenerjik blokaj ise, lokal adrenerjik aktivitenin lokal



parasempatik  aktiviteye  oranla  azalmasıyla  sonuçlanır  ve

venöz  drenajı  kesintiye  uğratır.  α-2  antagonistik  etki  de

kavernöz doku ve arteriollerdeki düz kasları gevşeten nitrik

oksit yapımını artırır. Antipsikotiklerin adrenerjik α-1, α-2

blokaj etkileri sonucu düşük akımlı priapizme yol açtıkları

ileri sürülmüştür. Ayrıca antipsikotiklerin histaminerjik ve

β

-adrenerjik sistemlere olan etkilerinin de priapizm etyolo-



jisinde  rollerinin  olabileceği  bildirilmiştir  (1).  Ketiapinin

yüksek derecede α-1 adrenerjik blokaj (1,6) ve α-2 antago-

nistik (1) etkilerinin olması, bizim vakamızdaki priapizm

gelişimini  açıklar  niteliktedir.  Bazı  hastaların  bilinmeyen

bir nedenle antipsikotiklerin α-1 adrenerjik blokaj etkisine

daha  duyarlı  oldukları  ve  sonuçta  priapizm  geliştirdikleri

düşünülmektedir. Psödoefedrin ve fenilefrin gibi α-1 adre-

nerjik stimulatör ilaçlarla bu tip priapizm vakalarının tedavi

ediliyor olması da α adrenerjik blokaj etkinin priapizmdeki

rolünü kuvvetle desteklemektedir (7).

 Bu vaka priapizm gelişiminde doza bağlı etkiyi göster-

mesi açısından önemlidir. Antipsikotik kullanımının her-

hangi  bir  döneminde  ve  ilaç  dozundan  bağımsız  olarak

priapizm gelişebilmesinden dolayı, antipsikotiklere bağlı

priapizmin idiosenkratik bir reaksiyon olduğu ileri sürül-

müştür (1,8). Ancak bizim vakamızdaki her iki priapizm

atağının  da  doz  arttırımından  sonra  gelişmiş  olması  bu

etkinin idiyosenkratik etkiden çok, doza bağlı olabileceği-

ni  düşündürmektedir.  Ayrıca  hastanın  günlük  100  mg

ketiapinle 2 aylık takipleri sırasında priapizm gelişmemiş

olması da doza bağlı ilişkiyi desteklemektedir.

 Priapizm  gelişen  vakalarda  tedavi  edilmezse  peniste

iskemi ve fibroz gibi kalıcı hasara yol açabilmektedir. Sonuç

olarak  klinisyenlerin  nadir  görülen  ancak  ciddi  sonuçlar

doğurabilen bu tür yan etkileri iyi bilmesi ve acil tedavileri

konusunda hazırlıklı olması gerekir. Bu vaka da olduğu gibi

doza bağlı bir etki varsa, ilk seçenek olarak ilaç değiştirmek-

ten  ziyade,  hastanın  devam  eden  tedavisini  de  düşünerek

ilaç dozunu azaltmakta bir seçenek olarak düşünülebilir.

Kaynaklar:

1.  Sood S, James W and Bailon MJ. Priapism associated with atypical

antipsychotic  medications.  a  review.  Int  Clin  Psychopharmacol

2008; 23: 9-17

2.  Davol  P,  Rulkstalis  D.  Priapism  associated  with  routine  use  of

quetiapine: case report and review of the literature. Urology 2005;

66: 880

3.  Andres  Prado  MJ,  Vidal  Formoso  M.  Priapism  associated  with



quetiapine in an elderly patient. Actas Esp Psiquiatr 2006; 34: 209-210.

4.  Harrison G, Dilley JW, Loeb L, Nelson K. Priapism and quetiapine:

a case report. Psychopharmacol Bull 2006; 39: 117–119.

5.  Kuloglu  M,  Ekinci  O.  Yeni  Nesil  Antipsikotikler  ve  Cinsel  İşlev

Bozukluğu. Klinik Psikiyatri. 2008;11:191-199

6.  Richelson  E.  Receptor  pharmacology  of  neuroleptics:  relation  to

clinical effects. J Clin Psychiatry 1999; 60: S5-S14.

7.  Sadeghi-Nejad H, Dogra V, Seftel AD, Mohamed MA. Priapism.

Radiol Clin North Am 2004; 42: 427-443.

8.  Thompson  JL,  Ware  EA,  Blashfield  R.  Psychotropic  medication

and priapism: a comprehensive review. J Clin Psychiatry 1990; 51:

430-433.





Поделитесь с Вашими друзьями:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə