Davraniş BİLİmleri ÜNİte 1 davraniş BİLİmleri ve diĞer sosyal biLİmlerle iLİŞKİSİ



Yüklə 0.51 Mb.
səhifə1/11
tarix16.06.2017
ölçüsü0.51 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11
DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜNİTE 1

DAVRANIŞ BİLİMLERİ VE DİĞER SOSYAL BİLİMLERLE İLİŞKİSİ

Davranış bilimlerini oluşturan diğer temel bir disiplin sosyolojidir. Sosyoloji, grupların veya toplumların oluşması, toplumsal değişim yasaları, toplumsal kurallar, grup davranışları, grup dinamiği, toplumsal davranış düzlemi, kültürlenme, kültürleşme, kültürel değişme gibi konuları inceleyen bilim dalıdır. Davranış bilimlerini oluşturan diğer bir bilim dalı ise sosyoloji ile psikolojinin ara kesitini oluşturan sosyal psikolojidir. Sosyal psikoloji, psikolojinin yaptığı gibi bireyi ele almaz, aksine sosyolojinin yaptığı gibi grubu veya toplumu da inceleme konusu yapmaz; sosyal psikolojinin konusu, herhangi bir grubun üyesi olan bireyin davranışını inceler. Davranış bilimlerini oluşturan diğer bir bilim dalı ise antropolojidir. Antropoloji toplumları tüm kurum ve kuruluşlarıyla ele alır. Toplumsal yapıyı oluşturan çeşitli kültürlerin kişi, grup ve kurumsal yapılar üzerindeki etkisini inceleme konusu yapar.



DAVRANIŞ ve DAVRANIŞ BİLİMLERİ

  • “Davranmak” ile ilişkilendiren “davranış kavramı”; tutum, tavır ve hareket tarzı gibi anlamlara gelmektedir Davranış kavramının konusunu, insan davranışlarının arkasındaki temel motivasyonu, güdüleri, inanç ve tutumları incelemek oluşturur.

  • Kısaca davranış “organizmanın belirli bir uyarıcıya karşı gösterdiği bilinçli tepki” olarak tanımlanabilir.

  • Örgütsel anlamda davranış da, örgütsel ortam içinde kişilerin görevleri, rolleri, statüleri ve yetkileri kapsamında ortaya koydukları eylemleridir.

Davranış Bilimleri

  • Bilimler farklı biçimlerde sınıflandırılmışlardır. En genel sınıflama “doğa bilimleri” ve “sosyal bilimler”dir. Doğa (fen) bilimleri başta fizik olmakla birlikte biyoloji, kimya gibi bilimlerdir. Doğa bilimleri doğada gerçekleşen biyolojik ve fiziksel olaylarla ilgilenir. Konusu daha çok doğaya egemen olan fizik kanunlarını saptamak ve varlığın biyolojik ve fiziksel temellerini sorgulamaktır.

  • İnsan davranışlarını farklı disiplinlerle açıklama ihtiyacının hissedilmesi bugün “davranış bilimleri” adını verdiğimiz bilimler setinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Berelson ve Steiner'e göre Sosyal Bilimler; antropoloji, ekonomi, tarih, siyaset bilimi, psikoloji ve sosyoloji gibi altı disiplini kapsayan bir bilimler grubudur.

  • Davranış kavramının konusunu oluşturan insan faaliyeti çeşitlilik gösterir.

  • Davranış kavramı, söz konusu çeşitlilik içerisinde insanın gözlenebilen ve ölçülebilen eylemlerini inceler. İnsan davranışlarının önemli özelliklerinden biri, çok nedenli ve karmaşık olmasıdır.

  • Temel amacı ise insanı anlamak, davranışlarının arkasındaki temel niyeti sorgulamak ve açıklamaya çalışmaktır. Burada şunu belirtmek gerekir ki davranış bilimleri sırf başkalarının davranışlarını açıklamayı amaç edinen bir bilim dalı değildir.




  • Davranış bilimleri şu sorulardan hareketle insan davranışlarını inceler:

 İnsan hangi durumda nasıl davranıyor?

 Neden o şekilde davranıyor, davranışının arkasındaki güdü ne?

 Davranışının amacı ve hedefi ne?

 İnsan davranışları arasında ortak yönler neler?

 Kültür ve davranış ilişkisi nedir?

 İnsan kendi davranışlarını değiştirebilir mi?


DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN ÖZELLİKLERİ

  • Davranış bilimlerinin temel amacı, örgütlerdeki insan davranışlarını açıklayarak örgütte çalışanlar ve çalışanlarla yöneticiler arasındaki insan ilişkilerini daha üst düzeylere çıkarma bilgi ve yeteneğini geliştirmektir.

  • Davranış bilimleri başta psikoloji, sosyoloji, sosyal psikoloji ve antropoloji olmak üzere birçok bilim dalıyla ilgili olmasına rağmen sosyal bilimlerin diğer bilim dallarıyla da dolaylı olarak ilgilidir.

  • Dolaylı ilgili olduğu sosyal bilimlerin içinde; ekonomi, tarih, siyasal bilimler, coğrafya, felsefe, hukuk gibi bilimler yer alır.

  • Sosyal bilimler, en kısa tanımıyla insanın tutum ve davranışlarını ve her tür eylemlerini sistematik olarak inceleyen bilim dalı olduğu için insan davranışlarının incelenmesini konu edinen davranış bilimleri de insanı birey, grup, örgüt, işletme sistemi, kültür ve evrensel düzey gibi çeşitli düzeylerde ele alarak inceler.

  • İnsanlar sürekli değişirken, onların davranışlarının ne olacağını önceden kestirmek kolay değildir. Bu nedenle davranış bilimcileri, belirli koşullarda insanların çoğunluğunun muhtemel davranışlarının ne olacağını tahmin etmeye çalışırlar. Bireylerin davranışlarının tahmin edilmesi ise ancak ortalama insan davranışlarının incelenmesiyle mümkün olabilir.




  • Davranış bilimlerinin özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

 Uygulamalı bir disiplindir,

 Değer yönelimlidir, insanların değerlerini anlamaya çalışır,

 İnsancıldır ve iyimserdir,

 Kurumun veya herhangi bir örgütün iklimiyle ilgilidir,

 Çalışma gruplarının önemini vurgular,

 Katılımı amaçlar,

 Kişiler arası ilişkilerin yeterli düzeye gelmesi için çaba harcar,

 Örgütü tüm bir sistem olarak görür.




  • Davranış bilimleri, öncelikle insanların davranışları hakkında varsayımlar geliştirir. Örgütsel hedeflere ulaşabilmek, amaçları gerçekleştirebilmek için insanın geniş bir potansiyele sahip olduğu ve bu potansiyelin örgüt lehine ortaya çıkarılması gerektiği düşüncesi egemendir.

  • İnsanın bu tür sosyal ihtiyaçları ancak davranış bilimlerinin verileriyle tespit edilebilir ve giderilebilir.

  • Davranış bilimleri örgütleri bir sistem yaklaşımı çerçevesinde ele alır.

DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN DİĞER DİSİPLİNLERLE İLİŞKİSİ

  • Davranış bilimleri, devamlı olarak bilim dallarının ayrılmasını durdurma ihtiyacından ortaya çıkmıştır.

  • Davranışları bir bütün olarak değerlendirme ihtiyacı, insanı konu alan sosyal bilimlerde disiplinler arası bir mutabakatın sağlanması zorunluluğunu doğurmuştur ki, bunun sonucu olarak davranış bilimleri, bir disiplin grubu olarak oluşmuştur.


DAVRANIŞ

BİLİMLERİ VE İLGİLİ

BİLİM DALLARI

SOSYOLOJİ

SOSYAL

PSİKOLOJİ


PSİKOLOJİ


ANTROPOLOJİ





  • Psikoloji insan davranışlarında “niçin?” sorusuna cevap arar. Sosyoloji “nasıl?” sorusuyla ilgilenir. Antropoloji çevre ile insan davranışı arasında “ne ilişki var” sorusunu araştırır.


Davranış Bilimleri ve Psikoloji İlişkisi

  • Psikoloji, davranış bilimleri içerisinde en hâkim konumda olan disiplindir.

  • Psikoloji kişilik sistemleri ile insan faaliyetleri arasındaki ilişkiyi bilimsel olarak ele alıp inceler. Psikolojinin amacı davranışı anlamak, tahmin etmek ve kontrol etmektir.

  • 18. yüzyıla kadar felsefenin kapsamı içinde incelenen psikoloji daha sonra bağımsız bir bilim olarak önem kazanmaya başladı. Özellikle Wundt'un çalışmaları psikolojinin ayrı bir bilim dalı haline gelmesinde önemli bir yere sahiptir. Wundt 1879'da ilk deneysel psikoloji laboratuarını kurmuş ve bazı psikolojik konuların bilimsel yöntemlerle incelenebileceğini göstermiştir. Bu döneme kadar evrendeki olaylar genellikle felsefe disiplini bağlamında iki temel kategoride ele alınmıştır. Bu kategoriler; maddi olaylar ve psikolojik-ruhsal olaylardır.

  • Psikoloji biliminin temel amaçları şunlardır:

 Betimleme: Bu amaç, birbiriyle ilişkili olan davranışların ve davranışları belirleyen koşulların saptanmasını içerir. Söz konusu ilişkiler araştırmalarla ortaya konur.

 Açıklama: Bu amaç, davranışları açıklayan genel ilkelerin ve kuramların oluşturulmasını kapsar. Bu gibi genel ifadelerin temelinde, betimleme amacına hizmet eden araştırmalar bulunur

 Yordama: Bu amaç, davranışların önceden tahmin edilmesiyle ilgilidir.

 Kontrol: Bu amaç ise, davranışların seçilen bir düzeyde veya istenen bir biçimde geliştirilmesini içerir.



  • Davranış bilimleri içerisinde en hâkim konumda olan psikolojinin diğer bir ilgi alanı kişilik yapıları ile insan faaliyetleri arasındaki ilişkiyi bilimsel olarak ele alıp incelemektir.

  • Psikoloji insan davranışlarını ve bu davranışlarla ilgili psikolojik, sosyal ve biyolojik süreçleri inceleme konusu yapar. Meslek olarak ise psikolojinin insanın psikolojik sorunlarına çözüm bulmak gibi önemli bir işlevi vardır. Bunun için psikologlar iki önemli ilişki üzerinde dururlar: Bunlardan ilki, beyin ve davranış ilişkisi; ikincisi ise, çevre ve davranış ilişkisidir.



  • Davranış bilimleri aşağıdaki gibi bazı varsayımları psikolojiden ödünç almıştır:

 İnsanlar farklı şekillerde güdülenir ve harekete geçerler.

 İnsanlar her zaman akılcı davranmazlar (sınırlı rasyonellik).

 İnsanlar birbirine bağlıdır. Bu bakımdan, bireysel davranışların genellikle sergilendikleri çevredeki sosyal şartlarla açıklanması gerekir.


  • Bugünkü anlamda psikoloji insan davranışlarını belirli çevresel koşullar içinde organizma-çevre etkileşimi bakımından ele almaktadır.



  • Psikoloji bugün davranışı uyarıcı- organizma ve tepki bağlamında ele almaktadır. Bunlar davranışın temel unsurlarıdır. Bunları kısaca aşağıdaki gibi açıklayabiliriz:

 Uyarıcı: Organizmaya etki eden her tür enerji değişikliğidir. Aynı uyarıcı karşısında farklı bireyler farklı davranışlar gösterirler. Uyarıcılar karşısında bireylerin davranışları aynı olsaydı psikoloji bilimine gerek kalmazdı. Uyarıcı bilindiği takdirde davranışın ne olacağının bilinmesi çok basit bir işlem olurdu.

 Organizma: Tek bir hücreden bile oluşsa bir canlıya organizma denir. Fakat psikoloji araştırmalarında en çok maymunlar, fareler ve benzeri organizmalar incelenir.

 Davranış: Bir organizmada yer alan ve bir organizma tarafından yapılan her türlü eylemdir. Diğer bir tanımla davranış belli bir etkiye karşı gösterilen bilinçli bir tepkidir. Davranışı refleksten veya bilinçsiz bir hareketten ayıran temel faktörler: bilinç, niyet, istek, davranışın sonucunu kestirme ve amaçtır.

Psikolojinin dalları

Psikoloji bilimi farklı alt disiplinlerden oluşan bir bilim dalıdır. Bu disiplinler farklı psikolojik uzmanlık alanlarını oluşturur. Psikolojinin alt disiplinlerini veya temel uğraş alanları şunlardır:



Deneysel Psikoloji: Duyum, algı, öğrenme, bellek, güdü ve davranışın fizyolojik temelleri gibi alanlarda incelemeler yaparak davranışın temel nedenlerine ilişkin bilgi edinmeyi amaçlayan psikolojinin bir alt dalıdır. Kısaca, ruhsal olayları deneysel yöntemlerle incele ruh bilim dalıdır.
Sosyal Psikoloji: Grup üyeliğinin bireyin davranışları, tutumları ve inançları üzerindeki etkileri ile ilgili bir uzmanlık dalıdır. Bireylerin, üyesi oldukları toplumsal grupların toplumsal-ekonomik koşulları içinde oluşturdukları ortak davranış, tutum, düşünce, tasarım, alışkanlık ve özelliklerini inceleyen bilim dalı.
Gelişim Psikolojisi: Büyüme ve gelişme sonucu davranış ve bilişsel sistemde ortaya çıkan değişiklikleri inceleyen psikoloji dalı. Organizmanın davranışında doğumdan ölüme kadar tüm yaşam boyunca gözlenen davranış değişikliklerini inceler.
Uygulamalı Psikoloji: Psikolojinin değişik alanlarında ortaya konan ilkelere geliştirilen uygulamalı bir psikoloji dalı. Başka bir ifade ile psikoloji biliminin bulunduğu prensiplerin günlük hayata uygulanması.
Klinik Psikolojisi: Davranış bozukluklarını tanıma, tedavi etme ve nedenlerini bilimsel olarak araştırmayı konu edinen psikoloji dalı. Kişiliğin gelişmesi ve bunu etkileyen etmenler, davranış bozuklukları, normal dışı davranışlar klinik psikolojinin inceleme konusuna girer. Bireyin davranış bozuklukları karşısında uyumlu bir yaşam sürmesi için neler yapılabileceği ile ilgili çeşitli yöntemler geliştirilir.
Davranış Bilimleri ve Sosyoloji İlişkisi

Sosyoloji bireysel davranışlar yerine aile, din grupları, sapkın grup davranışı, siyasal gruplar, endüstriyel organizasyonlar, ekonomi ve eğitim gibi konular üzerinde çalışır. Sosyologlar ise toplum, toplumsal kurumlar ve insan ilişkileri üzerinde çalışan kişilerdir. Sosyologlar için önemli olan ihtiyaç, güdü, kişilik gibi bireysel faktörler değil, toplum ve toplumla olan ilişkiler yani makro açıdan yaklaşım olmaktadır. Sosyoloji sosyal grup davranışı ve sosyal süreçlerle ilgilenir. Toplumlar, kurumlar, örgütler ve gruplar sosyolojinin başlıca inceleme alanlarıdır. Sosyoloji, grupların, ailelerin ve toplumların yaşam tarzlarını, sosyal tabakalaşma ve sosyal değişim kuramları gibi konuları inceler. Birey sosyolojinin doğrudan konuları arasında yer almaz. Sosyal gruplar ve sosyal süreçlerle ilgili kuramlar geliştirir.

Sosyolojinin temel konusu;

 Sosyal grupları,

 Sosyal örgütleri,

 Sosyal gruplarda ve sosyal örgütlerdeki değişimi incelemektir.

Sosyologlar birbirinden izole olarak yaşayan kişilerle değil, aksine birbirini etkileyen, iletişim kuran, diğer bir ifadeyle bir sosyal ortam içinde ilişki kurarak yaşayan gruplarla ilgilenir.
Sosyolojinin önemli bazı alt dalları

Sosyolojinin alt dalları toplumsal kuralların çoğalması, bilgilerin giderek farklılaşması ve çeşitlenmesi, üretim ilişkileriyle uzmanlık alanlarının artması gibi nedenlerden doğmaktadır.



Bilgi sosyolojisi: Bilginin toplumsal gelişme ve değişmedeki rolünü ortaya koymaya çalışan bir bilim dalıdır. Sosyolojinin en önemli dallarından biri, bilgi sosyolojisidir. Sosyal ve kültürel yapıları ve bu yapılara uygun düşen bilgi türlerini araştırır.

Sanayi sosyolojisi: İşyerinin güvenliği, yapısı, verimlilik, sendikalaşma hareketleri, sanayi ve toplum ilişkileri, işçi işveren ilişkileri gibi konuları inceler. Kısacası sanayi sosyolojisi iş ve endüstri sorunlarıyla uğraşmakta ve bunların örgütlenme biçimlerini incelemektedir.

Kent sosyolojisi: Kentlerin toplum bütünlüğü içindeki yerleri ve oluşum, işleyiş ve değişimini inceleyen sosyolojinin bir dalı. Kentlerin oluşumu, kent yaşamının insan ve toplum üzerindeki etkileri, konutları, kentsel yaşam ve kentsel yaşamın doğurduğu sorunlar, yeni kentlerin kuruluşu ve gelişmesi, kentlerin yerleşim düzeni gibi konuları inceler.

Hukuk sosyolojisi: Hukuk belirli bir toplumda, grupların toplumsal ilişkileri ve eylemleri üzerinde emredici, kuralcı ve yaptırımcı bir etki yapar.

Siyaset sosyolojisi: Toplumlarda, toplumsal gruplarda siyasal erkin toplum bütünü içindeki yeri ile oluşum, işleyiş ve değişimini düzenlilikleri içinde inceleyip açıklamayı amaçlayan toplum-bilim kesimidir.

Eğitim sosyolojisi: Eğitim düzeninin yapısını, kurumlarını ve işleyişini düzenlilikleriyle inceleyen toplumbilim dalı. Belirgin bir toplumsal yapı içindeki eğitim sorunlarına ilişkin araştırmalar yapan bir disiplindir.
Davranış Bilimleri ve Sosyal Psikoloji İlişkisi

  • Kişiler arası ilişkiler bireysel amaçları etkileyerek davranışları yönlendirmektedir. Kişi bazen diğer insanların etkisiyle gerçekçi davranmaktan ziyade, duygusal davranabilmektedir. Burada grubun birey üzerindeki sosyal psikolojik etkisinden söz ediliyor demektir.

  • Sosyal psikolojinin hedefi grup içerisinde insanın varlığını ve onun sosyalleşmesini sağlamaktır. İnsan kognitif, duygusal ve motivasyonel gelişimini, hayatta kazanacağı statü ve rollerini bir grupta sosyalleşme süreciyle öğrenmektedir.

  • Psikolojik sosyal psikoloji akımı, olayları içten dışa, bireyden çevreye doğru inceler. Temel amaç, bireyin davranışını ve bunun nedenlerini sosyal çevre içinde farklı birey düzeyinde anlamak ve açıklamaktır.

  • Sosyal psikoloji insanların davranışlarını sosyal ve kültürel ortam içinde inceleyen psikoloji dalıdır. Allporta’a göre, sosyal psikoloji bireylerin düşünce, duygu ve davranışlarının, başkalarının gerçek ya da hayal edilen varlığından etkileniş tarzını anlama ve açıklama çabasıdır.

  • Muzaffer Şerif’e göre sosyal psikoloji, sosyal uyaran durumlarıyla ilgili bireylerin deneyim ve davranışlarının bilimsel incelemesidir.

  • Günümüzde insan, yoğun bir etkileşim ortamı içerisindedir ve bulunduğu çevreye uygun davranışlar göstermek durumunda kalmaktadır. Güncel yaşamın temelinde sosyal etkileşim bulunmaktadır ve bireysel, sosyal veya grupsal tatmin bu etkileşimin sonucunda ortaya çıkmaktadır.

  • Psikolojinin yaptığı gibi gruptan veya toplumdan bağımsız birey tekiyle ilgilenmediği gibi, sosyolojinin yaptığı gibi bireyden bağımsız grup veya toplumla da ilgilenmez


Sosyal psikolojinin iki boyutu

  • Sosyal psikoloji tarihinde, bireysel yaklaşım taraftarları ile kültürel yaklaşım taraftarları arasında köklü bir tartışma yapıla gelmiştir. Bu yaklaşımlardan birisi, sosyal fenomenleri, kültürü ve sosyal sistemleri, bireysel değişimlerinin bir sonucu olarak görmüştür.

  • Sosyal psikolojinin bu iki özelliği, bu alanda psikolojik sosyal psikoloji ve sosyolojik sosyal psikoloji akımlarını doğurmuştur.

  • Psikolojik sosyal psikoloji: Üzerinde durduğu konuları içten-dışa (bireyden-çevreye) doğru inceler. Buradaki amaç, kişinin davranışlarını ve bunun nedenlerini sosyal çevre içinde fakat kişi düzeyinde (mikro) açıklamaktır. Burada birey sosyal çevresinde incelenir.

  • Sosyolojik sosyal psikoloji: Burada olaylar dıştan içe (çevreden- bireye) doğru incelenmektedir. Araştırma birimi, bireyi de içine alan sosyal çevre ya da gruptur. Yaklaşım, kişinin iç psikolojik olaylarına değil; kişiler arası olaylara, grup düzeyine yöneliktir

Davranış Bilimleri ve Antropoloji İlişkisi

  • Günümüzde antropoloji davranış bilimlerinin temel disiplinleri arasında yer almış bulunmaktadır. Konusu da insan, toplumlar ve kültürlerdir. Bugün antropoloji, genetik veya somatik, etnolojik veya kültürel, psikolojik insan ve eylemi gibi görünüşlerle uğraşan spesifik bir bilim dalıdır. Antropoloji bu geniş çerçeve içerisinde her konuyla değil, belirli sorunlarla uğraşır.

  • Davranış bilimleri arasında yer alan antropoloji geleneksel toplumları inceler.

  • Antropoloji insanın kökenini, biyolojik yapısını, somatik ve kültürel özelliklerini, toplumsal davranışlarını konu edinen ve bunları kendine özgü yöntemleriyle inceleyen bilim dalıdır.



  • Antropolojinin üzerinde durduğu ve halen günümüzde geçerliliğini koruyan bazı sorular bulunmaktadır:

 İnsanlar ve toplumlar neden birbirine benziyor?

 İnsanlar ve toplumlar neden birbirlerine benzemiyor?

 İnsanlar ve toplumlar neden ya da nasıl değişiyor?


  • Antropoloji, kültürel antropoloji ve fiziksel antropoloji olarak iki kısma ayrılmaktadır. Kültürel antropoloji; arkeoloji, etnoloji, linguistik ve sosyal antropolojiyi içerir; buna karşılık fiziksel antropoloji ise antropometri alt disiplinini içine alır.

Kültürel antropoloji ve alt alanları

  • Kültürel antropoloji insanın nesilden nesile aktarılan manevi yönü üzerinde durur. Bu açıdan bakıldığında kültürel antropoloji daha geniş bir alanı kapsamaktadır.




  • Kültürel antropolojinin alt alanlarını aşağıdaki gibi açıklayabiliriz:


Arkeoloji: Tarih öncesi uygarlıkları, özellikle kazılar yoluyla elde edilen maddî kalıntılarını yorumlayarak inceleyen bilim dalıdır. İnsanın maddî kültürünü ve bu kültürün yazılı belgelerden önce incelenmesi prehistorya'nın ya da prehistorik arkeolojinin konusudur.

Etnoloji: İnsanı konu edinen özellikle ilkel diye nitelenen insan topluluklarını ve onların kültürlerini inceleyen bir disiplin. Başka bir tanımla etnoloji, ırkların kaynağını, yeryüzündeki dağılışlarını ve özelliklerini inceleyen bilim dalıdır.

Lengüistik: Dillerin yapısal özelliklerini, konuşma biçimlerini inceler. Hem dillerin belirli gruplarının tarihini hem de bugün konuşulan dilleri inceler.

  • Lengüistik ikiye ayrılır: Bunlardan ilki tanımlayıcı lengüistik, diğeri de formel lengüistiktir. Formel Lengüistik ise işaretler bilimi olarak, dilin soyut özelliklerini yani sembollerin sınıflaması için geçerli olan kuralları araştırır. Formel Lengüistik kendi arasında üç alt alana ayrılır: Bunlardan ilki sentakstır (sözdizimi). Sentaks, mesajın iletimi açısından işaretlerin ilişkisini konu alır.


Fiziksel antropoloji ve alt alanları

İnsanın biyolojik gelişmesinin tarihiyle ilgilidir. İnsanın insan olabilmek için geçirdiği aşamaları ele alır. Çeşitli insanların fiziksel özelliklerini inceler. İnsan ırklarını, insanın doğuştan modern hele gelinceye kadar geçirdiği biyofizyolojik değişiklik ve aşamaları ve ırk karışımlarını ele alır. Irkların karşılaştırılması ve ırk ilişkileri belli başlı konularıdır. Antropoloji insan biyolojisinin araştırılmasıdır; fakat sadece bunu konu edinmez.



DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜNİTE 2

GÜDÜLENME VE GÜDÜLENME KURAMLARI

İHTİYAÇLAR VE GÜDÜLER

  • İhtiyaç, insanda eksiklik veya yoksunluk hissi uyandıran, içsel ve dışsal, psikolojik veya fizyolojik her tür faktördür. İhtiyaçlar kişinin fizyolojik ve psikolojik denge durumunu (homeostazi) bozan, karşılanmasıyla (tatmin) birlikte tekrar eski denge durumuna dönülmesini sağlayan psikolojik ve fizyolojik özellikleri olan durumlardır. Kişi yaşamını sürdürmek için ihtiyaçlarını tatmin etme gereği duyar.

  • Birinci derece temel ihtiyaçlar ve ikinci derece tamamlayıcı ihtiyaçlar olarak iki grupta incelenebilir. Başka bir sınıflandırmaya göre ise ihtiyaçlar; fizyolojik (yeme, içme vb.), güvenlik (sağlık sigortası, iş garantisi, soğuktan korunma), sosyal, (arkadaşlık, grubun üyesi olma vb.,) ve psikolojik (başarı, statü, sosyal kabul görme, kendini gerçekleştirme)’tir.


İhtiyaç Kavramı

  • Doğumdan itibaren en erken öğrenilen şey ihtiyaçların tatmin edildiğinde haz ve doyum, tatmin edilmediği zaman acı ve üzüntü kaynağı olduğudur. Giderilmediği zaman yokluk veya eksiklik duygusu oluşturan her şey ihtiyaçtır. İnsanların tutum ve davranışlarının arkasında çeşitli ihtiyaçlarının tatminine yönelme vardır. İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek ve mutlu bir yaşam sürebilmek için ihtiyaçlarını karşılamak durumundadırlar.

  • İhtiyaçlar şiddetlerine göre, zorunlu (temel) ihtiyaçlar ve zorunlu olmayan (ikincil) ihtiyaçlar olarak iki gruba ayrılır. Zorunlu ihtiyaçlar, insanın yaşamını devam ettirebilmesi için mutlaka gerekli olan hava, gıda ve su gibi fizyolojik ihtiyaçlardır.r. İhtiyaçların diğer bir özelliği tatmin edildikçe şiddetinin azalmasıdır. İhtiyaçların tatminine devam edildikçe, belirli bir aşamadan sonra bu ihtiyacı gideren şeylerin tüketimi insana haz vermek yerine ıstırap vermeye başlar.

  • İhtiyaçları; yaşamı sürdürmek için zorunlu olan ihtiyaçlar, yaşamı kolaylaştıran ihtiyaçlar ve yaşamı güzelleştiren ihtiyaçlar şeklinde de sınıflandırabiliriz. Bu kısa girişten sonra ihtiyaçları genel olarak aşağıdaki gibi iki kategoride ele almak mümkündür:

  • Birincil İhtiyaçlar; Bu tür ihtiyaçlar insanın yaşaması için temel olan ihtiyaçlardır. Karşılanmadığı zaman çeşitli rahatsızlıklar, hatta ölüme kadar varan sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu tür ihtiyaçlar; yeme, içme, barınma, cinsellik gibi insanın fizyolojik yapısının gerektirdiği ihtiyaçlardır.

  • İkincil ihtiyaçlar; İnsanların toplumsal ilişkilerinin, sosyal statülerinin, sorumluluk, görev ve rollerinin gereği olan ihtiyaçlardır. Bu yönüyle bunları sosyal ihtiyaçlar olarak nitelendirmek mümkündür. İkincil ihtiyaçlara; sevmek, sevilmek, ait olma hissi, beğenilme ve rekabet duygusunu örnek olarak verebiliriz.

  • İhtiyaçların özellikleri şunlardır:

  • İhtiyaçlar çok sayıdadır. İnsanın evreni algıladığı, olguları tanıdığı ölçüde

ihtiyaçları farklılaşır. Gözlemleri arttıkça, tecrübe ettikçe her geçen gün ihtiyaçlara

yenileri eklenir. Tatil yapma alışkanlığı olmayan birinin tatil yapması böyle bir ihtiyaçtır.



  • Tatmin edildikçe şiddetleri azalır. Özellikle fizyolojik ihtiyaçlar böyledir; ancak aynı şeyi psikolojik ihtiyaçlar için söylemek doğru değildir. Örneğin, susuz birinin su içtikten sonra, aç bir insanın doyduktan sonra ihtiyacı ortadan kalkar. Ancak sevgi gören bir çocuğun sevgi ihtiyacının azalması veya ortadan kalkması söz konusu değildir.

  • İkame özellikleri vardır. İhtiyaçları karşılarken, ikame özelliği olan çeşitli nesnelerle bunları ikame etmek mümkün olabilir. Su yerine maden suyu, ayran veya meyve suyu içmek, yemek yerine meyve yemek fizyolojik ihtiyaçları ikame edebilir. Burada psikolojik ihtiyaçları başka bir şeyle ikame etmenin kolay olmadığını belirtmek gerekir.

  • İhtiyaçların şiddeti farklıdır. Yukarıda da açıklandığı gibi hayat için zorunlu olan, hayatı kolaylaştıran ve hayatı güzelleştiren ihtiyaçlar vardır ve bunların şiddeti birbirinden farklıdır. Hayat için zorunlu olan ihtiyaçların şiddeti doğaldır ki hayatı güzelleştiren ihtiyaçlardan daha fazladır.

  • İhtiyaçların temel özelliği fayda sağlamalarıdır. Fayda, mal ve hizmetlerin ihtiyaçları karşılama (tatmin etme) özelliğidir.

  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə