Futbolun fizyolojiSİ



Yüklə 90.83 Kb.
tarix01.08.2017
ölçüsü90.83 Kb.

FUTBOLUN FİZYOLOJİSİ


Futbolda elit sporcuların üst düzeyde müsabakaların gerektirdiği fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip olmaları gerekir.Bu özellikler maç ve antrenmanlar sırasında tamamen futbola özgü koşullarda yapılan ölçümlerle saptanabildiği gibi,saha ve egzersiz laboratuvarında yapılabilen testlerlede ortaya konulabilmektedir.

Futbolda fiziksel ve fizyolojik özellikleri orta derecede olan bazı futbolcular,teknik ve taktik özelliklerini üst düzeyde kullanarak başarılı olabilmektedirler.Teknik ve taktik becerileriyle fiziksel açıklarını kapatmaktadırlar.

Fakat başarılı olabilmede hem fiziksel hem teknik ve taktik becerilerin birlikte çok iyi seviyelerde olması en arzu edilen durumdur.

Takımdaki pozisyonlara göre de oyuncuların fiziksel ve fizyolojik olarak farklılaştıkları gözlenmektedir.Elit futbolculardaki fiziksel ve fizyolojik özelliklerin bilinmesi,kendi oyuncularımızda olması gereken düzey konusunda da bize önemli bilgiler sağlayacaktır.

Bir futbol maçında harcadığımız enerjinin çoğu aerobik yoldan sağlanır.Futboldaki aktivitelerin büyük bölümünü,topla oynayan oyuncuya boş alan yaratma veya rakibi aldatma veya rakibin koşarak izlenmesi gibi aerobik özelliği fazla olan topsuz hareketler oluşturmaktadır.Oyuncular topla birlikteyken ve sonuca gitmek için yapılan hareketlerde de anaerobik performans ön plana çıkar.Bir maçta bir oyuncu 90 saniyede bir sprint,her 30 saniyede bir de yüksek şiddette eforlar yaparak anaerobik enerji kaynaklarını kullanırlar.Futbolda gerekli olan enerjinin çoğu aerobik yoldan elde edilmekle birlikte,futbolda asıl sonucu belirleyen hareketlerdeki enerji daha çok anaerobik yoldan sağlanır.

Futbolda kas kuvveti topa vurmada,ikili mücadelelerde ve fiziksel teması karşılamada önemli rol oynar. Patlayıcı güç(Birim zamanda oluşan kuvvet) ise kısa sprintlerde, hızlanmada,topu kazanmak için yapılan hamlelerde ve hava toplarında performansı etkileyen önemli faktörlerden biridir.Vücudun üst tarafının kuvvetli olması(Göğüs,omuzlar,kollar) ikili mücadelelerde ve taç atışlarındaki etkinliği yükseltecektir.

Bu bölümde elit futbolculardaki fiziksel ve fizyolojik özellikleri geniş bir şekilde ele alarak,bu özelliklerin nasıl ölçüldükleri,seviyeleri,elit olan ve olmayan futbolcular arasındaki farkların neler olduğu,bu bilimsel olarak saptanan değerlerden nasıl yararlanabileceğimizi

açıklamaya çalışacağız.

FUTBOLCULARDA FİZİKSEL ÖZELLİKLER


Elit futbolcularda fiziksel özelliklerde çeşitlilik vardır.

Uzun boylu oyuncular genellikle kaleci,orta defans ve orta forvet oyuncuları olmaktadır.En fazla değişkenlik forvet oyuncularında görülmektedir.Çünkü uzun forvetler yüksek toplarda etkili olurken,kısa forvetler ise rakip defansın içine derinlemesine topla veya topsuz ataklarda daha başarılı olmaktadırlar.Futbolcular çoğunlukla teknik , taktik becerileri ve kondisyonel özellikleriyle fiziksel yetersizliklerini kompanse edebilmektedirler. Reilly 9 İngiliz birinci lig takımında

1990’da 1.77+0.15 m boy,74+1.6 kg vücut ağırlığı ;Calderon İtalya birinci liginde 1990’da 1.83 m ve 75.5 kg ; Coen 1998’de Almanya liginde 1.83 m ve 80 kg ortalama değerlerini saptadılarBu değerlere göre son yıllarda boy ve kilo değerlerinde bir artışın olduğunu

belirtebiliriz.

Elit futbolcularda yapılan ölçümler sonucunda vücudun yağ oranı genel olarak % 10 civarında bulunmaktadır.

Spor yapmayan kişilerde(Erkeklerde) % 15 vücut yağı değerleri normal kabul edilirken,bazı spor branşlarında(Sprinter,güreşci gibi) % 5-7’lere kadar düşebilmektedir.Aşırı yağ kitlesi vücut kitlesinin çok fazla hareketini gerektirmeyen sporlarda(Sumo güreşcileri,bisiklet ve kürek çekme) performansı olumsuz yönde daha az etkilemektedir.Bu tür branşlarda

kitlenin bileşimi,diğer değişkenler kadar performansı

önemli derecede etkilemezler.Güç ve kuvvetin birlikte kullanıldığı dönmeler,hamleler,hızlanma ve ani duruşlar,çevik ve çabuk hareketler gerektiren sporlarda (Takım sporları,jimnastik,güreş vs.) aşırı yağ kitlesi performansı büyük oranda olumsuz yönde etkilemektedir.

Aşırı yağ dokusu için de kan akımı gereklidir.Bu nedenle kanın hem egzersizde hem dinlenmede dağılımını aşırı yağ kitlesi bozar.Yağın izole edici özelliği vücudun ısı düzenleme sistemini olumsuz etkiler.Böylece aşırı yağ kitlesi kas kan akımını azaltarak,toparlanmayı bozarak,aşırı ısınma ve dehidratasyona(Terle aşırı sıvı kaybı) neden olarak

performansı olumsuz yönde etkiliyebilmektedir.

Futbolcularda geçiş sezonunda tatilde aktivite azaltılırken,aksine beslenme ayni şekilde devam ettirildiği için vücut yağ oranı %19-20’lere kadar çıkabilmektedir.Bu yağ oranı ile sezon başı çalışmalarına başlayan sporcuların antrenmanlardan yararlanma oranı düşmektedir.Sporcular bu konuda bilinçlendirilmeli, geçiş sezonunda beslenmelerine dikkat etmeli, kondisyonlarını ve vücut yağ oranlarını koruyucu değişik aktivitelerden uzak kalmamalıdırlar.

Yağ oranlarının ölçülmesinde direkt ve indirekt metodlar vardır.Kulüplerde kullanılabilecek en pratik metod deri altı yağ miktarını deri katlanması yoluyla gösteren Skinfold Kaliper(Deri katlanması ölçüm aleti)

aleti ile yapılacak ölçümlerle hem vücudun değişik bölgelerindeki yağ oranları saptanabilirken,diğer yandan

bazı prediksiyon formülleri yoluyla yüzde olarak da vücut yağ oranları hesaplanabilir.Sporcularda kas kitlesi artışına bağlı olarak boy-kilo arasındaki oran her zaman doğru fikir vermemektedir.Maradona 1.64 m boyuna karşın 80 kilo ile futbol oynamaktaydı.Fakat bir sporcuyla uzun süre çalışma olanağı bulduğunuzda onun en formda olduğu kilosunu da saptamak

kolaylaşmaktadır.Yaşla,antrenmanla ve beslenmeyle değişiklik gösterebilen yağ oranının ölçülerek takibi daha güvenilir bilgiler sağlıyacaktır.

Sporcuların vücut tiplerini genetik yapı,yaş,hastalıklar,

beslenme ve yaptıkları spor etkilemektedir.Sporcu tiplerinin saptanmasında en çok kullanılan metod olan Heat-Carter metodunda vücut yapısı ve kompozisyonundaki kişisel değişiklikleri belirtmede,fiziğin üç ögesinden her birindeki gelişmeyi gösteren(Nisbi yağlılık Endomorfi olarak,nisbi iskelet-kas gelişimi Mezomorfi olarak,nisbi vücut boyutları Ektomorfi olarak) oranlama 1-9 arasında üç sayı ile belirtilmektedir.Heat-Carter metodu ile o andaki Somatotip saptanır.Fakat devamlılığı hakkında tahmin yapılamaz.Çünkü somatotiple vücut boyutları değil şekil ve kompozisyon ölçülmektedir.Carter’in şampiyon sporcularda yaptığı ve Somatokart üzerinde dağılımlarını gösterdiği bir çok sporcunun ,yaptığı spora özgü belli alanlarda toplandığını ortaya koydu(Şekil).Bu açıdan elit futbolcularda yapılan somatotip ölçümlerine

göre futbolcular somatokart üzerinde 2-2.5,5-5.5,2 ile ifade edilen ,sırasıyla Endomorfi(2-2.5),Mesomorfi(5-5.5) ve Ektomorfi(2) özelliklerini gösteren alanda yer almaktadırlar.(Şekil)Ege Üniversitesi Spor Hekimliği Ana Bilim Dalında 1986 ve 1989 yıllarında A-Genç Milli Futbol takımlarında yaptığımız somatotip tayinlerinde sırasıyla 2.6-3.7-3.0 ve 2.5-3.4-2.6 değerlerini elde ettik.Görüldüğü gibi endomorfi ve ektomorfi değerleri nisbeten istenen ölçülere yakın bulunurken,genç milli futbolcuların mezomorfi değerleri yani iskelet-kas gelişimleri istenen düzeye çıkmamıştır.Bu verilere göre düzenlenecek ağırlık antrenmanları ile bu futbolcuların daha kısa sürede elit futbolcuların somatotiplerine erişmeleri sağlanabilir.

Tablo:1’de elit futbolculardaki fiziksel özelliklere iyi bir örnek oluşturan 1995’yılı Copa Amerika turnuvasına katılan oyuncuların değerleri gösterilmektedir.

Bu durumun tersi olarak aşırı kas kitlesine sahip olarak mezomorfi değerleri yüksek bulunan oyuncularda,farklı ve değişik hareketleri hızlı ve patlayıcı bir şekilde 90 dakika süreyle yapmak zorunda olmaları nedeniyle, aşırı kas kitlesinden biyomekanik olarak olumsuz yönde etkilenmektedirler.



Elit Futbolcularda Yapısal Özellikler

1995 “Copa Amerika Şampiyonasın” da oynayan Futbolcular (n=110)

Yaş(Yıl)

26.1  4.0

Kilo(Kg)

76.4  7.0

Boy(m)

1.77  0.06

Yağ kitlesi(%)

10.6  2.6

Kas kitlesi(%)

62.2  2.9

Endomorfi

2.0  0.5

Mezomorfi

5.3  0.8

Ektomorfi

2.2  0.6

Tablo 1:Elit futbolcularda ki anatomik özellikleri gösteren bir örnek.

FUTBOLDA MAÇTA ALINAN MESAFELER


1952 yılında İngiliz Milli Takım antrenörü Winterbottom bir maçta katedilen mesafeyi 3361 m.1962’de Wade 3657 m.1970-1990’larda araştırıcılar 9-11 km. buldular.Bu saptanan mesafeler 1952-1990

arasındaki futboldaki gelişmeyi de vurgulamaktadır.

Maçın rekabet düzeyine ve taktik nedenlere göre bir

futbolcunun maçta aldığı mesafede 0.9 km(0.1-1.8 km arası) farklılaşma olabilmektedir.

Maç analizlerinde saptanan yüksek şiddette efor mesafeleri arasında daha çok benzerlik görülmektedir.

Danimarka,İngiltere ve Avusturalya birinci liginde yapılan üç ayrı çalışmada sırasıyla 2.1,2.2 ve 2.8 km. koşu mesafeleri saptandı.Bu mesafelerin 650-950 m.

si futbolcular tarafından sprint hızında koşuldu.Bu analiz sonuçları antrenörlere antrenmanlarda kullanacakları koşu hızları ve mesafeleri hakkında da yararlı bilgiler sağlamaktadır.

Elit futbolcular maç süresince aldıkları ortalama mesafe olan 9-11 km’nin, çoğunlukla topla oynamadıkları bölümünün % 25’ini yürüme,%37’sini jog,% 20’sini orta ve yüksek şiddette koşu,%11’ini sprint , %7’sinide geriye doğru hareketler şeklinde katederler.Üst düzeyde bir maçta oyuncular her 30 saniyede bir topla koşu,her 90 saniyede bir 2-3 saniyelik sprint yaparlar ve istirahat süreleri 2-3 saniyeden fazla değildir.Maksimal hızlarda

ulaştıkları hız forvet ve defanslarda kaleci ve orta sahalardan daha yüksek olmak üzere 9 metre/saniye’ye kadar çıkabilmektedir.

Araştırmalarda maçın ikinci devresinde,birinci devrenin ilk 15 dakikası ile son 15 dakikasına göre düşük yoğunluktaki eforlarda azalma saptandı(%5 veya 300 m. kadar) .Bu nedenle devre arasında kas ve vücut ısısının korunmasına özen gösterilmelidir.Yüksek şiddette aktivitelerde iki devre arasında anlamlı fark bulunmadı.Bir araştırmada 20 m. ortalama sprint zamanının maçın başına göre maçın sonunda 8.3 m.s.’den 8.1 m.s’ye düştüğü saptandı.

Orta saha oyuncularının düşük hızda(Maksimalin %80’ni) aldıkları mesafe daha fazladır.Yüksek hızda pozisyonlar arasında anlamlı farklar bulunmamıştır.

Danimarka liginde yapılan bir çalışmada birinci lig ve ikinci lig arasında maç sırasında alınan bütün mesafe

açısından fark bulunmadı.Fakat orta(Maksimalin % 85’i), yüksek hızlarda(Maksimalin % 90’ı) ve sprint

koşularında birinci lig takımları daha yüksek değerler gösterdiler.Bu farklılık koşuların sürelerinden çok,daha

sık yapılmalarından kaynaklanıyordu.İki ligin oyuncularının dayanıklılık düzeyleri testlerle ölçüldüğünde(Maksimal oksijen kullanımı ve 10 dakikalık saha testi) iki lig arasında fark bulunmadı.Böylece birinci lig oyuncularının yüksek yoğunluktaki egzersizlerde gösterdikleri yüksek frekans daha büyük dayanıklılık düzeyinden değil ,fakat daha iyi taktik seçimlerle fizik kapasitelerini daha etkili kullanmalarındandı.Özellikle forvet oyuncularının kısa dinlenme aralıkları ile birbirini izleyen maksimal şiddetteki egzersizlerde üst düzeyde performans göstermeleri çok önemlidir.

Bir futbolcu futbolun gerektirdiği bütün fiziksel uygunlukla(Kondisyon) ilgili özelliklere iyi düzeyde sahip olsa bile ,topla ilgili becerilere(İyi top kontrolü,isabetli vuruşlar ve paslar gibi) ve hedefe ulaşmada (Gol atmak ve yememek gibi) bireysel,grup ve takım taktiklerinde de başarılı olmak zorundadır.Ancak hem kondisyon hem de teknik ve taktik özelliklerin birlikte başarıyla uygulanması futbolda sonucu belirleyecektir.


FUTBOLDA AEROBİK PERFORMANS
Futbolda en fazla enerjinin sağlandığı enerji kaynağını

oluşturan, glikoz ve yağların oksijenle reaksiyona girerek oluşmasını sağladıkları ATP(Adenozin Tri Fosfat) maddesinin parçalanmasıyla açığa çıkan enerjinin kullanıldığı aerobik performansın futboldaki önemini 2 kısımda inceleyeceğiz.

AEROBİK GÜÇ:Spor biliminde aerobik güç bir sporcunun maksimal bir efor yaparken kullanabildiği oksijen miktarının saptanmasıyla ölçülür.Spor fizyolojisi laboratuvarlarında yapılan direkt metodla ölçümlerde yürüyen koşu bandında giderek maksimale

çıkarılan yüklenmede ,sporcunun ağız ve burun bölgesini kaplayan ortam havasını alabilmesini sağlayan bir maske ve çıkarılan solunum havasını maskeye bağlı bir boru yoluyla oksijen ve karbondioksit analizörlerine

götüren bir düzenek yoluyla ölçülür.Sporcu maksimal efora çıktığında bir-iki dakika daha çalıştırılarak maksimal düzeydeki oksijen kullanma özelliği saptanır.

Bu maksimal VO2 şeklinde ifade edilir.Sporcuların ve takımların birbirleriyle kıyaslanmasında kilo başına değerler kullanılır.Kendi vücut ağırlığını taşımak zorunda olan sporlarda herkes ayni kiloda olmadığı için

ancak bu şekilde kıyaslamalar yapılabilmektedir.

Elit Futbolcularda ortalama olarak saptanan 56-69 cc/dk/kg değerleri ,uzun mesafe koşucularından (75-80 cc/dk/kg) düşük,sprinterlerden (50-55 cc/dk/kg) daha yüksek bulunmaktadır.Aerobik güç ölçümleri bütün dünyada aerobik performansın önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Elit takımlar arasında % 8’lik bir fark olabilmektedir.

Takımdaki pozisyonlara göre de farklılıklar olmaktadır.

Orta saha ve yan-orta saha oyuncuları daha yüksek aerobik güce sahipken kaleci ve orta defanslarda daha düşük değerler saptanabilmektedir.Tablo :1’de Danimarkanın elit futbolcularında yapılmış fizyolojik ve fiziksel testlerde ulaşılan sonuçlar,elit futbolcularda yapılmış çok fazla çalışmaya dayanarak belirttiğimiz genel sonuçları çok iyi bir şekilde desteklediği için bir örnek olarak buraya alındı.



Ölçüm

Kaleci

Defans

Yan oyu.

Orta sa.

Forvet

Boy(m)

1.90+0.1

1.89+0.1

1.79+0.1

1.77+0.1

1.78+0.1

Kilo(Kg)

87.8+8.0

87.5+2.5

72.1+10

74.0+8.0

73.9+3.1

MaxV02

(cc.kg.dk.)



51.0+2.0

56.0+3.5

61.5+10

62.6+4.0

60.0+3.7

3 mmol.la. V02

40.6+5.0

44.0+2.5

49.0+6.0

51.0+5.0

47.5+3.0

Aralı saha

Testi(m)


1790

1900

1950

1950

1820

3.14 rad.s.

de güç(N)



162+9

165+9

131+6

134+9

161+12

0.5 rad.s.

de güç(N)



260+23

275+20

268+18

225+9

277+22

Tablo:2 Elit futbolcularda fizyolojik ve fiziksel

özelliklerle ilgili bir örnek(Danimarka)




Yapısal Özellikler



Futbolcularda Yetenekle İlgili Değişkenlerin Kalıtımsal

Katsayıları


Boy


0.85  0.07

Bacak Kuvveti

0.80  0.10

Boy³/Kilo

0.53  0.19

Deri Katlanması(Yağ Oranı)

0.55  0.26

Ektomorfi

0.35 - 0.50

Mezomorfi

0.42

Endomorfi

0.50

Fizyolojik Özellikler




Maksimal VO2

0.30 - 0.93

Yavaş Kasılan Kas Fibrilleri

0.55 - 0.92

Anaerobik Güç

0.44 – 0.97

Kassal Dayanıklılık

0.22 – 0.8

Saha ve Performans Testleri




Sprint

0.45 – 0.91

Sıçrama

0.33 – 0.86

Esneklik

0.69 – 0.91

Denge

0.24 – 0.86

Statik Kuvvet

0.30 – 0.97

Tablo 3:Futbolcularda yetenekle ilişkili değişkenlerin genetik katsayılarının Bouchard ve Malina (1983) ve Maes (ve ark. 1993) tarafından saptanan ortalama ve değişim aralıkları.

Bazı çalışmalarda farklı liglerde oynayan takımlar arasında aerobik güç olarak anlamlı fark saptanırken,bazı çalışmalarda da

Lig farklılığı olsa da birbirine çok yakın değerler bulunabilmektedir.Elit futbolculardaki çalışmalar göz önüne alındığında futbolcularda performansı belirlemede ve yetenekleri ayırt etmede Aerobik Güç(Maksimal VO2) değerlerinin çok duyarlı bir gösterge olmadığı görülmektedir.

AEROBİK KAPASİTE:Futbolcu maç boyunca zaman zaman çok şiddetli(maksimal) eforlarda anareobik ve aerobik gücünü kullansa da, 90 dakika boyunca oyunun büyük bir bölümünde onun maç temposunu belirleyen orta şiddette(Submaksimal) hızlarda oynamak zorundadır.Futbolcunun bu temposu veya hızını

belirleyen onun aerobik kapasitesidir.Bir futbolcunun aerobik kapasitesi artan hızlarda kanda laktik asidin 4 mmol.L’ye çıktığı hız(Tempo),

kalp atımı veya kullandığı oksijen miktarı olarak olarak tanımlanır.Aerobik kapasite ayni zamanda anaerobik eşik olarak kabul edilir ve bu şekilde de tanımlanabilir.Bu hızda futbolcunun enerjisini sağlayan aerobik yolla(Genellikle yağ ve glikozun oksijenle kimyasal reaksiyona girerek oluşturduğu enerji) anaerobik yol(Glikozun oksijensiz olarak parçalanmasıyla oluşan enerji) arasında bir denge oluşur.Bu hızlarda glikozun oksijensiz olarak parçalanmasıyla oluşan ve miktarı yükseldiğinde futbolcunun tekniğini olumsuz etkileyen(Kas-sinir bağlantısını bozarak) kandaki laktik asit miktarı çok fazla yükselmemiş olur.

Başka bir ifadeyle aerobik kapasitedeki hızlarda kanda oluşan laktik asitle,kastan uzaklaştırılan ve giderilen laktik asit(Tekrar enerjiye dönüşür,terle, idrarla atılır,tekrar glikoza çevrilir) arasında bir denge oluştuğu için laktik asit kasta ve kanda fazla artmayacaktır.İşte bu dengenin kurulduğu hız ne kadar yüksekse futbolcu teknik ve taktik özelliklerini yüksek tempoda da uygun ve üst düzeyde koruyarak maç boyunca sürdürebilecektir.

Elit futbol takımlarında bulunan ‘Aerobik Kapasite’ değerlerinden tempoya örnek olarak Almanya milli takımının 14.4 Km/saat değerleri gösterilebilir. Üst düzeyde müsabakalarda yapılan kalp atımı ölçümlerinde saptanan maç ortalama kalp atım sayıları da aerobik kapasite hakkında bazı bilgiler sağlamaktadır.Değişik üç çalışmada 165/dk,170+9/ dk ,171+13/dk ortalama değerleri elde edildi.Statik kas kontraksiyonları,küçük kas gurupları ile egzersiz,emosyonel durumlar ve ısı stresi gibi nedenler kalp atımını etkilediği için tam olarak aerobik kapasiteyi yansıtmayabilir.Maç sırasında kullanılan oksijen miktarını ölçebilen portatif analizörlerle yapılan ölçümlerde elit futbolcuların genellikle oyunda kullandıkları ortalama oksijen kullanma miktarlarının, maksimal oksijen kullanımlarının % 70’i olduğu saptandı. Bu değerde futbolcuların maçtaki ortalama kullandıkları oksijen miktarı olarak aerobik kapasitelerini göstermektedir.

Aerobik güç değerlerinde olduğu gibi elit olan ve olmayan takımlarda yapılan ölçümlerde aerobik kapasite yönünden de anlamlı farklara rastlanmamaktadır.Bunun anlamı aerobik kapasite veya diğer bir ifadeyle anaerobik eşik değerleri de futbolcularda performansı belirlemede ve yetenekleri ayırt etmede önemli bir parametre değildir.

AEROBİK EŞİK


Kanda laktik asit miktarının 2 mMol olduğu hızlarda yapılan jog temposundaki koşulara aerobik

eşik koşuları denir.Futbolda bu tür koşular genellikle sezonun ilk haftalarında uygulanır ve vücudun yağ kullanma özelliğini arttırarak, depolanması yağlardan az olan glikojenin daha çok patlayıcı eforlarda kullanılmasını ve maçın son bölümünde de glikojen depolarındaki azalmanın daha düşük olmasını sağlarlar.Bu tür eforlar ayrıca ısınmalar,soğumalar sırasında ve rejenerasyon antrenmanlarında kullanılırlar.


ANAEROBİK PERFORMANS
Futbolda topla ve topsuz hareketlerde performansı belirleyen anaerobik aktiviteleri de 2 kısımda inceleyeceğiz.
ANAEROBİK GÜÇ:Çok şiddetli eforlarda ilk 8-10 saniyedeki enerji ihtiyacımızı karşılayan kas hücrelerinde depo edilmiş olarak bulunan ATP(Adenozin Tri Phosfat) ve CP(Creatin Phosfat) ‘dan elde ettiğimiz enerjiyle yapabildiğimiz iş miktarıdır.

İşin ortaya çıktığı süre bilindiğinde güç olarak tanımlanır. Futbolda da sonucu etkileyen kısa sprintler,sıçramalar,ani dönüşler,hamlelerde sağlanan enerji hep bu yoldan olmaktadır.

Elit futbolcuların maç sırasında en fazla koştukları sprint mesafelerindeki(0-30 m. arası) süratleri,dik ve öne doğru sıçramaları ,Margaria-Kalamen Merdiven Testi ve Wingate Bisiklet Ergometresi Testleriyle Anaerobik Güç değerleri ölçülebilmektedir.İngiltere l.liginde dik sıçrama ortalama 56 cm. ,durarak uzun atlama ortalama 2.2 metre bulundu.Alman Milli Futbol takımında 30 metre sürat ortalaması 4 saniyenin altında,10 metre sürat ortalaması ise1.65 saniye altında saptandı.Bu değerlere göre 100 m Dünya rekortmeni Carl Lewis en hızlı futbol oyuncusuna bile 30 metrede 3 metre fark yapmaktadır.

Anaerobik Güç futbolda performansı belirleyen en önemli fizyolojik özelliktir.Özellikle günümüz futbolunda sonuca gitmede teknik ve taktik beceriler kısa sürede, çok hızlı ve patlayıcı şekilde yapılamazlarsa başarılı olmakta o derecede zor olmaktadır.Bu nedenle Anaerobik Güç futbolda performansı belirlemede ve yetenekleri ayırt etmede en güvenilir göstergelerden biridir.

i

ANAEROBİK KAPASİTE:Futbolda ikili mücadelelerde ve 10 saniyeyi geçen çok şiddetli eforlada enerji glikozun oksijensiz parçalanmasından sağlanır.On saniyeden sonra yüksek şiddette egzersiz süresi uzadıkça bu enerji kaynağının kullanımı da artar.2 –2.5 dakikaya kadar olan şiddetli eforlarda enerjinin büyük bölümü bu kaynaktan sağlanır.Bu enerji kaynağının oluşturduğu



Anaerobik işe Anaerobik Kapasite diyoruz.Bu enerji oluşumu sırasında Laktik Asit meydana gelir.Maç sırasında oluşan laktik asit miktarı oyuncunun motivasyonu,oyun sitili,taktik ve stratejiye bağlı olarak maç sırasında koştuğu yüksek yoğunluktaki egzersizin şiddet ve süresine göre büyük farklılıklar gösterir.Bangsbo anaerobik enerji oluşumunda rol alan anaerobik enzimlerin(Fosforilaz,Kreatin Kinaz,Myokinaz) aktivitelerinin yükselebilmesi için en az 30 saniyelik maksimal hızda yüklenmelerin gerekli olduğunu ileri sürmektedir.

Ekblom maçta yaptığı laktat analizlerinde ilk devrede 9.5 m mol.L,ikinci devrede 7.2 mmol.L değerlerini saptadı.Bir çok diğer çalışmada 4-6 mmol.L değerleri bulunmuştur.Maç sırasında yapılan analizlerde belli aralıklarla, örneğin 10,15, 30,45 dakika gibi aralıklarla kan alındığı için oyun sırasındaki düşük şiddette eforlarda laktik asit kas ve kanda giderilmektedir.İyi futbolcularda laktatın giderilmesi özelliği de geliştiği için aralıklı alınan bu kanlarda daha düşük değerler saptanabilmektedir.

Son yıllarda futboldaki temponun artması ,özellikle iyi sonuç alabilmek ve rakibi kendi kalesinden uzakta tutabilmek için rakip alanda her bölgede çok adamla pres yapılmasının gerekliliği Anaerobik eforların önemini de arttırmıştır.

Bu kapasiteyi laboratuar da maksimal yapılacak 30 saniye,bir dakika, 2-2,5 dakika egzersizlerden sonra alınacak kanlardan bakılan laktik asit miktarlarından,Wingate Testinde 30 saniyede

yapılabilen maksimal iş miktarından ölçülebilmektedir.Saha testi olarak ta sporcunun 200,300,400m gibi mesafelerdeki süratleri ölçülerek te takip edilebilirler.

Özellikle futbolcunun çok kısa aralıklarla veya aralıksız olarak 20-30 saniye ve daha fazla süren şiddetli eforları yorulmadan yapabilme yeteneği olarak tanımlayabileceğimiz bu özellik gençlerde 15.5 yaşında büyükler düzeyine çıkmaktadır.Bu kapasiteyi geliştirici antrenmanların gençlere bu yaştan önce uygulanmasıyla sonuç almak mümkün değildir. Bu nedenle yeteneklerin ayırt edilmesinde bu fizyolojik özelliğin kullanılması

küçük yaşlarda olası değildir.

Bu kapasitenin yüksekliği futboldaki performansta aerobik performansın önünde gelmektedir.

ARALI EGZERSİZ PERFORMANSI
Buraya kadar elit futbolcuların fiziksel ve fizyolojik özelliklerini, yapılan araştırmalar ve ölçümler sonucu elde edilen değerleri de belirterek ortaya koyduk.Bu şekilde futbolcuların yapısal ve fizyolojik özelliklerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinin futboldaki performansı tam olarak yansıtması mümkün değildir.Çünkü futbol her türlü egzersiz şiddeti ve süresinin kullanıldığı, dayanıklılık, sürat,patlayıcı kuvvet,çeviklik ve çabukluk gerektiren eforların topla ve topsuz olarak düzensiz aralıklarla uygulandığı bir spor dalıdır.Diğer takım sporlarında olduğu gibi futbolun bu kendine özgü yapısı nedeniyle futboldaki performansı “Aralı egzersiz performansı” olarak ayrı bir şekilde sınıflandırıyoruz.Artık sürat,dayanıklılık ve kuvvet sporları yanında farklı bir performans çeşidi olarak kabul edilen futbolda,son yıllarda performans ölçümleri de kendi yapısına uygun olarak farklılaşmıştır.Örneğin Bangbo ve Linquist tarafından geliştirilen “Aralı saha testi “ gibi testler “Futbola özgü performans” düzeyi ile ilgili daha yakın değerler ortaya koymaktadırlar.Bu testte 15 saniyelik bölümlerde sporcunun hızlanması,yavaşlaması,durmalar,dönmeler,geriye ve yana doğru koşuları içeren yüksek şiddette hareketler yer alırken her 15 saniyede bir 10 saniyelik aktif dinlenmeyi içeren kısımlar vardır.

Test 16.5 dakika sürer.Test sonucunu yüksek şiddette aktivitelerin yer aldığı toplam 10 dakikada alınan mesafe belirler.Elit futbol oyuncularında bu testle saptanmış Tablo:1’deki sonuçlar incelendiğinde yan saha ve orta saha oyuncularının kaleciler ve ileri uç oyuncularından daha iyi performans gösterdikleri görülmektedir.Yürüyen koşu bandında yapılan Maksimal VO2 ve Aerobik kapasite testlerinde(3 mmol.L laktattaki VO2) forvet oyuncuları orta defanslardan daha iyi oldukları halde “Aralı Saha Testinde” orta defanslar ileri uç oyuncularından daha yüksek değerler gösterdiler.Bu tür futbolun yapısına daha uygun test uygulamaları,laboratuvar ve saha testi olarak futbolcularda ayrı ayrı saptadığımız fizyolojik özelliklerle birlikte göz önüne alındığında futbolcular hakkında yeni ve değerli bilgilere ulaşmamızı sağlıyacaktır.

Yeni olarak futbolda iki saha testi daha geliştirildi:”Yo-yo aralı dayanıklılık testi” ve”Yo-yo aralı toparlanma testi”.

Yo-yo aralı dayanıklılık testinde 20 m. mekik koşular arasında 5 saniyelik jogla yapılan dinlenmeler yer alır.Bir teypten verilen sinyallerle ayarlanan mekik koşulardaki hızın giderek sinyal aralıkları azaltılarak yükselmesi sağlanır.Test sonucu sporcunun tamamladığı mekik koşu sayısına göre değerlendirilerek yapılır.

Bu testle sporcunun şiddetli egzersizleri kısa aralıklarla tekrarlayabilme yeteneği değerlendirilir.

Yo-yo aralı toparlanma testinin amacı oyuncunun şiddetli bir egzersizden sonra toparlanma yeteneğini saptamaktır.Bu teste koşu hızları bundan önceki testten daha yüksektir ve mekik koşular arasındaki jogla dinlenmeler 10 saniyedir.44 elit futbolcuda yapılan bu testte orta saha oyuncularının diğer oyunculardan daha iyi performans verdiği saptandı.Bu sonuçlar orta saha oyuncularının en yüksek aerobik performasa sahip olduklarını ve iyi antrene edilmiş oksijen taşıma sisteminin şiddetli aralı egzersizler arasında toparlanmadaki etkisini de ortaya koymaktadır.

Bu bölümde anlatılan tüm testlerde, futbolda kullanılan aktivite çeşitlerini ve uygulanma özelliklerini de yansıtacak şekilde yapılan düzenlemelerle,futbola ve futboldaki pozisyonlara özgü fizyolojik performansı daha gerçekçi olarak elde edebiliriz.

Daha önce aerobik güç,aerobik kapasite,anaerobik güç ve anaerobik kapasite olarak ayrı ayrı incelediğimiz,elit futbolculardaki laboratuvar ve saha testleriyle saptanan düzeylerini de belirttiğimiz fizyolojik özelliklerin saptanması da bize daha farklı ve yararlı bilgiler sağlayacaktır.Aralı testlerde tüm enerji kaynaklarının durumu birlikte birlikte ölçülürken,diğer testlerde her enerji kaynağının durumu ayrı ayrı saptanıp yorumlanabilecektir.Örneğin Aralı testlerde oyuncuların farklı mesafelerdeki sprint özellikleri ölçülemezken,ayrı yapılan testlerde optik okuyucular yardımıyla sahada futbolcunun en çok kullandığı sprint mesafelerini (10,15,20,25,30 m.gibi) koşma süreleri, ölçülerek değerlendirilebilir.

FUTBOLDA KAS KUVVETİ
Futbolda bir çok aktivitede kuvvet ve patlayıcı kuvvet önemli rol oynamaktadır.İkili mücadelelerde,topa vurma,sıçramalar,yön değiştirme,kaygan sahalarda dengede kalma,süratin gelişiminde ve dönüşlerde gereken kas gücü o hareketi yaptıran kasların kuvveti ile yakından ilişkilidir.Futbolda en fazla kullanılan bu kas gruplarını;Quadriceps,Hamstring,Göğüs bükücü ve gericileri, Triceps surae,kalça fleksörleri ve bilek hareketleriyle ilgili olarak belirtebiliriz.

Sezon başında yüksek kilolarla yapılan temel kuvveti arttırmaya yönelik ağırlık çalışmalarının Saf hızlı Kasılan FTb liflerini,ara lifler olarak adlandırılan ve Yavaş kasılan ST lifleriyle,FTb lifleri arasında özellikler taşıyan Ara lifler Fta ‘ya dönüştürdüğünü gösteren bazı çalışmalar vardır.Bu durum ağır kilolarla çalışan oyuncuların çabukluğunda ve hızında azalmaya neden olabilecektir.Fakat bu çalışmalar bırakıldıktan sonra bu dönüşümün tekrar eski durumuna döndüğü de çalışmalarla ortaya konmuştur.

Futbolda kas kuvveti oyuncunun pozisyonuna göre de değişmektedir.Elit futbolculardaki fizyolojik özellikleri yansıtan bir örnek olarak Tablo:1’de futbolcularda ölçülen İsokinetik Qadriceps kuvveti sonuçlarına göre orta saha oyuncularının, kaleci,orta-defans ve forvet oyuncularından hem yüksek hızlarda hem de alçak hızlarda daha kuvvetsiz oldukları görülmektedir.

Orta-saha oyuncularının ,Yan-saha oyuncularından ise sadece düşük hızlardaki kuvvetleri daha düşüktü.

Pozisyonlar arasındaki kas kuvveti farklılıkları oyuncuların o pozisyonda oynamalarından kaynaklanan bir nedenle değil,o pozisyonlar için seçilmiş oyuncular olmalarından dolayıdır.
Sabit hızlarda kas kuvvetini ölçen ve son yıllarda kullanımı yaygınlaşan İsokinetik Kuvvet makinelerinin ölçebildiği son hız olan 5.2 rad. Sn., futbol oynanırken yapılan hareketlerin hızından çok düşük kalmaktadır.Örneğin topa vuruşlarda alt bacağın açısal hızı 17 rad.sn. civarındadır.Bu nedenle topa vuruş performansı ile bu makinelerde ölçülen dizin ekstansiyon kuvveti arasında her zaman ilişki bulunmamasının nedenlerinden biride budur.Diğer bir neden de topa vuruşlarda topun daha hızlı gitmesinde, topa vurma tekniğinin kuvvetten daha fazla etkili olmasıdır.Fakat teknik özellikleri birbirine yakın oyuncularda hem diz ekstansörleri ve fleksörleri,hem kalça fleksörlerinin kuvveti topa vuruşlarda avantaj sağlıyacaktır.

Futbolcularda kas kuvet ölçümleri değerlendirilirken,kasların yaygın bir şekilde sıçramalar, hamleler , ani hızlanma ve yavaşlamalar gibi vücut ağırlığının etkisini yükselten çok farklı hareketlerde kullanılması nedeniyle ,futbolcunun kilosu başına kuvvet değerleri önem kazanmaktadır.Sumo güreşi,Bisiklet gibi branşlarda vücut fazla hareket etmediği için total kuvvet daha önemlidir.


FUTBOLCULARDA KAS ÖZELLİKLERİ:Elit futbolcularda biyopsi yapılarak saptanan kas lif tipleri Quadricepsin Vastus Lateralisinde %40-61 Yavaş kasılan lifler(ST) ve alt bacakta bulunan Gastroknemius kasında %49-60 ST olarak bulundu. Apor elit futbolcularda topa vuruşlarda önemli olan Vastus Lateraliste %50-60 FT saptadı.Daha çok dayanıklılık gerektiren aktivitelerde kullanılan Gastroknemius kasında Bangsbo % 56 ST ,%40 Fta ,%4 FTb lif yüzdelerini saptadı.

Yavaş kasılan liflerin yüzdelerindeki kişisel faklılıklar büyüktür. Futbolcularda Hızlı kasılan liflerle(Fta ve FTb) Yavaş kasılan lifler(ST) arasındaki özel dağılımın ortaya konması şart değildir.

Diğer taraftan futbolcular nisbeten daha az FTb,daha çok Fta lifine sahiptirler.Böylece elit futbolcuların kasları dayanıklılk sporcularına göre biraz daha fazla FTb lifine sahiptirler.

Anderson futbolcuların antrenmansız kişilere göre daha büyük kas liflerine sahip olduklarını saptadı.FTb lifleri alanı ST lifleri alanından daha fazlaydı.Bununla birlikte elit futbolcularda hem ST hem FT fibril alanları,güç ve sürat gerektiren sporları (Sprinter,Halterci gibi) yapan sporculardan daha küçük bulundu.



ELİT FUTBOLCULARDA

SAPTANAN ÖZELLİK


YAPISAL-FİZYOLOJİK

DEĞERLER


Yaş(Yıl)

24-27

Boy(m)

1.83 (Orta sahalar daha kısa)

Kilo(Kg)

75-80

Yağ oranı(%)

<10

Kalp volümü(ml.kg.)

>13

Maksimal VO2(ml.kg.dk)

60-70(kalecilerde düşük)

Anaerobik Eşik(ml.kg.dk)

~45

Anaerobik Güç(W.kg)

~27(60 saniye sıçrama)

Kaslar

Göğüs ve diz ekstansör ve fleks.

Kas lif Tipi(%)

Vastus lateraliste % 50-60 FT

Gastroknemiusta %40 FT


Merkezi Sinir Sistemi

Geniş görme alanı


Hızlı reaksiyon zamanı

Tablo:4 Elit futbolcularda yapılan araştırma sonuçlarına göre saptanan fiziksel ve fizyolojik özellikler.



Prof.Dr.Çetin İşlegen

Teknik Direktör ve Spor Hekimi
Каталог: images -> dokuman
images -> Задачами модуля являются
images -> Сагітальні аномалії прикусу. Дистальний прикус. Етіологія, патогенез, клініка та діагностика дистального прикусу
images -> Мп г. Белгорода «Стоматологическая поликлиника №2» Информированное добровольное согласие на проведение ортодонтического лечения
images -> Мп г. Белгорода «Стоматологическая поликлиника №2» Информированное добровольное согласие на пародонтологическое лечение
images -> Yazılım Eleştirisi
dokuman -> The Role of Ethnic Minorities in the Domestic Politics of the South Caucuses
dokuman -> Kalp-damar hastaliklari (Cardiovascular diseases)


Поделитесь с Вашими друзьями:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə