Tibbi ve aromatik biTKİler



Yüklə 445 b.
tarix26.05.2017
ölçüsü445 b.


TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER

  • TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER

  • -II kısım


Bitkisel ilaç hammaddeleri;

  • Bitkisel ilaç hammaddeleri;

  • 1. Taze bitki veya taze bitki organlarından,

  • 2. Drogların (kurutulmuş bitki kısımları)

  • 3. Bitkilerden elde edilen saf maddelerin işlenmesi sonucu elde edilir.



Sekonder metabolitler genetik yapı, gelişme fizyolojisi, bitkide bulunduğu yer ve numunenin alınma saatine göre değişir. Bunlardan sadece genetik yapı değişmez.

  • Sekonder metabolitler genetik yapı, gelişme fizyolojisi, bitkide bulunduğu yer ve numunenin alınma saatine göre değişir. Bunlardan sadece genetik yapı değişmez.

  • Bitkilerde sekonder metabolitlerdeki değişim=varyabilite şu şekilde gruplandırılır.

  • A-Bireysel varyabilite

  • 1. Morfogenetik varyabilite

  • 2. Ontogenetik varyabilite

  • 3. Diurnal varyabilite

  • 4. Ekolojik faktörlerin varyabilitesi

  • B-Genetik varyabilite



A-Bireysel varyabilite

  • A-Bireysel varyabilite

  • 1. Morfogenetik varyabilite: Tıbbi bitkilerde etkili maddelerin aynı gelişme döneminde bitkinin organlarına göre farklılık göstermesidir. Özellikle bitkinin toprak altı ve üstü organlarında, çiçeklerde ve meyvelerde ve vejetatif organlarda etkili maddeler kimyasal bileşim ve kalite yönünden farklılık gösterirler. Bu durumda bitkinin uygun olan organı drog olarak kullanılır.

  • Tıbbi bitkilerde etken maddelerin morfogenetik varyabilitesinin araştırılması sonucunda; bitkinin hangi organın kullanılacağı ortaya çıkmıştır.



2. Ontogenetik varyabilite: Tıbbi bitkilerde etken maddelerin bitkinin gelişme dönemlerine göre gösterdikleri varyasyondur.

  • 2. Ontogenetik varyabilite: Tıbbi bitkilerde etken maddelerin bitkinin gelişme dönemlerine göre gösterdikleri varyasyondur.

  • Ontogenetik varyabilitenin bilinmesi tıbbi bitkilerde drog elde edilmesi için uygun hasat zamanın saptanmasında önemlidir.

  • Genel bir kural olarak bütün bitkilerde etkili madde miktarı belirli bir devreye kadar artmakta, maksimuma ulaştıktan sonra azalmaktadır.

  • Papatya çiçeklerinde 8 farklı gelişme döneminde yapılan hasatlarda en yüksek uçucu yağ ve azulen miktarı çiçeklerin açılma zamanı olduğu saptanmıştır.

  • Digitalis purpurea da yapılan araştırmada genç yapraklardaki aglikon (glikozit) miktarı temmuz ve ekim aylarında yüksek olmuş ve ikinci yıl yaşlı yapraklarda bu oran elde edilememiştir.



3. Diurnal varyabilite: Günlük 24 saat içerisinde etkili maddelerde meydana gelen değişime diurnal varyabilite denir.

  • 3. Diurnal varyabilite: Günlük 24 saat içerisinde etkili maddelerde meydana gelen değişime diurnal varyabilite denir.

  • Günlük aydınlık ve karanlık ile hava sıcaklığındaki değişimler etkili madde miktarının da değişmesine neden olmaktadır.

  • Digitalis purpurea bitkisinde yapraklardaki glikozit oranının en yüksek saat 11 de en düşük ise saat 23 de olduğunu tesbit etmişlerdir.



4. Ekolojik faktörlerin varyabilitesi: Bitkideki sekonder maddelerde meydana gelen morfogenetik, ontogenetik ve diurnal varyabilite üzerine dış şartların etkisi vardır.

  • 4. Ekolojik faktörlerin varyabilitesi: Bitkideki sekonder maddelerde meydana gelen morfogenetik, ontogenetik ve diurnal varyabilite üzerine dış şartların etkisi vardır.

  • Toprak faktörünün etkisi sınırlı olmuştur. İklim faktörlerinin etkisi ise indirektir. Burada ışık ve sıcaklık önemli rol oynamaktadır. Işık ve kuraklık uçucu yağ üretimini teşvik etmektedir. Gün uzunluğuda önemli etkide bulunmaktadır.



B-Genetik varyabilite: Bitkide meydana gelen sekonder metabolitlerin cinsi ve miktarı genetik yapıya bağlıdır. Çok defa genlerin meydana getirdiği varyabilite; morfagenetik, ontogenetik ve dış şartların varyabilitesi içinde kaybolur.

  • B-Genetik varyabilite: Bitkide meydana gelen sekonder metabolitlerin cinsi ve miktarı genetik yapıya bağlıdır. Çok defa genlerin meydana getirdiği varyabilite; morfagenetik, ontogenetik ve dış şartların varyabilitesi içinde kaybolur.

  • Islah çalışmalarında etkili maddeler ile morfolojik özellikler arasında bir korelasyon var ise seleksiyon başarılı olur.



Tıbbi ve Aromatik bitkilerin toprak ve iklim istekleri

  • Tıbbi ve Aromatik bitkilerin toprak ve iklim istekleri

  • Toprağı karekterize eden özellikler bilindiği gibi strüktür, tekstur, organik madde miktarı, PH değeri ve besin maddeleri miktarıdır. İklimi karakterize eden özellikler ise ışık (gün uzunluğu ve ışık yoğunluğu), Nisbi nem, yağış ve sıcaklıktır. Sayılan bu faktörlerin hepsi verim ve etken madde miktarını etkileyebilir.

  • Uçucu yağ içeren bitkilerde uçucu yağ miktarı genelde sıcak ve kuru iklim bölgelerinde yüksektir. Buna karşın alkaloit bitkileri yağışlı bölgelerde daha yüksek miktarda alkaloit üretmektedirler. Bunun nedeni topraktan daha fazla N alabilmeleri ile açıklanabilir.



Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin başlıca Üretim (çoğaltma) Yöntemleri

  • Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin başlıca Üretim (çoğaltma) Yöntemleri

  • Genaratif üretim

  • Tohumları doğrudan tarlaya ekimi: adaçayı, anason, çemen, çörekotu, ekinezya, haşhaş, ısırgan otu, kenevir, keten, kimyon, kişniş, rezene.

  • Tohumlardan elde edilen fide ile üretim: fesleğen, kapari, nane (çelikleri), oğulotu, papatya, tütün, yayla çayı,



Vejetatif üretim:

  • Vejetatif üretim:

  • Sap, sürgün ve yaprak çeliklerinden köklü fidan üretimi ve elde edilen fidanların tarlaya dikimi -Örnek: adaçayı, biberiye, çay, defne, yağ gülü, kapari, lavanta, nane, sardunya, şerbetçi otu

  • Kök taç bölgesinden köklü olarak sürgünlerin alınması ve bu sürgünlerin tarlaya dikimi- örnek: adaçayı, biberiye, kekik, lavanta, nane, oğulotu, yağ gülü, zufa otu

  • Rizom ve stolon gibi toprak altı ve üstü sürünücü organların üretim materyali olarak toprağa dikilmesi-Örnek: çöven, kökboya, meyankökü, nane, zencefil, zerdeçal.

  • Soğan ve yumru gibi organların dikimi-Örnek: adasoğanı, anemon, göl soğanı, kardelen, lale, salep, nergis, sümbül, süsen.



Doku kültürü (in vitro) üretim

  • Doku kültürü (in vitro) üretim

  • Steril koşullarda yapay bir besin ortamında bir bitkinin hücre, doku ve organ gibi bitki kısımlarından yeni bitkilerin üretilmesidir.

  • Salepte olguğu gibi endospermi çok zayıf olan tohumların yapay besi ortamlarında çimlendirilmesi



Bazı tıbbi ve aromatık bitkiler aşağıdaki nedenlerden dolayı generatif yolla üretilmezler

  • Bazı tıbbi ve aromatık bitkiler aşağıdaki nedenlerden dolayı generatif yolla üretilmezler

  • Çoğunlukla açık tozlaşma nedeniyle heterozigottur, genetik açılma gösterirler.

  • Bazıları hiç yada az tohum oluştururlar, bazılarının çimlenme oranı düşüktür.

  • Bazı türlerde generatif üretimde çıkıştan çimlenmeye ve olgunlaşmaya kadar geçen süreleri uzundur.

  • Birçoğunun henüz yüksek verim ve kalitede ıslah edilmiş çeşitleri yoktur.

  • Tek veya iki yıllık bitkiler generatif olarak, çok yıllık bitkiler ise daha çok vejetatif olarak çoğaltılırlar (çay bitkisi istisnadır, çok yıllık çalı formunda olmasına karşın tohumla üretilir.





Taze meyve %85-95,

  • Taze meyve %85-95,

  • Herba ve kökte % 70-85,

  • Gövde ve odun kısmında %40-60,

  • Tohum ve kuru meyvede %10-15 oranında su bulunur.

  • Kurutma ile bitkinin içerdiği su oranı dokulardan uzaklaştırılarak % 8-12 oranına düşürülürler.

  • Kurutma işlemi olanaklara göre Doğal (güneşte) ve Yapay (suni) olmak üzere iki şekildedir.

  • Doğal kurutma hava şartlarına bağlıdır. Rezene, kişniş ve kimyon gibi tohum drogları hasattan sonra tahıllarda olduğu gibi işlem görürler. Herba droglarda (kekik ve adaçayları) doğal kurutma uygundur.

  • Biçilen/toplanan yaş veya taze ürünlerin kendine has koku ve rengini korumasu için uzun süre direk güneş altında kalması istenmez.



Yapay kurutmada; kurutma sehpaları veya rafları üzerine serilen materyale sıcak hava gönderilerek yapılır. Uçucu yağ bitkilerinde yaprak ve çiçek gibi kısımlarda kayıplar olmaması için en fazla 35-40o C de kurutulmalıdır.

    • Yapay kurutmada; kurutma sehpaları veya rafları üzerine serilen materyale sıcak hava gönderilerek yapılır. Uçucu yağ bitkilerinde yaprak ve çiçek gibi kısımlarda kayıplar olmaması için en fazla 35-40o C de kurutulmalıdır.
    • Tıbbi ve aromatik bitkiler tekniğe uygun kurutulmalıdır. Adaçayı, biberiye, defne, kekik, lavanta, nane, oğulotu ve papatya gibi uçucu yağ içeren bir çok bitki için kurutma sıcaklığı ve süresi çok önemlidir.


Depolama

  • Depolama

  • Kurutma işleminden sonra belli neme sahip drogların uygun ambalajlarda ve rutubette saklanması kalite açısından çok önemlidir.

  • Herba drogları: kekik, nane, oğulotu

  • Yaprak drogları: defne, biberiye, funda

  • Kök drogları: meyan, çöven

  • Meyve drogları: anason, rezene, kimyon, kişniş

  • Tohum drogları: çörekotu, haşhaş, çemen

  • Çiçek drogları: lavanta, karkade, papatya

  • Bu drogların saklama nemi %10 ve aşağısı olmalıdır.



  • Biberiye tüm Akdeniz ülkelerinde doğal olarak yetişmektedir. Doğal ortamında güneşli ve kurak yamaçlarda geniş alanlarda çok miktarda yetiştiği bilinmekte olup buralarda 180 cm kadar boylanabilmektedir. Bitki Mısırlılar, Romalılar, Yunanlılar ve Yahudiler gibi eski kültürlerde kutsal sayılmakta idi. Romalılar Biberiyeyi Alp dağları üzerinden Orta Avrupa' ya götürmüşlerdir. Ortaçağda çok önemli bir bitki olan Biberiyenin bugün Güney Fransa, Dalmaçya (Eski Yugoslavya' da), Kuzey Afrika gibi Akdeniz ülkeleri yanı sıra Amerika, İngiltere, Kırım, Kafkasya ve Meksika' da geniş alanlarda kültürü yapılmaktadır.































Bilimsel Adı : Alkanna tinctoria L. (Boraginaceae)

  • Bilimsel Adı : Alkanna tinctoria L. (Boraginaceae)

  • Türkçe Adı : Havaciva

  • 20-40 cm. boyunda, çok yıllık, sık tüylü bir bitkidir. Yapraklar dar eliptik, tüylü, kenarları dişsiz, yaprak sapı yok yapraklar gövdeye bitişik çıkar. Çiçekleri gövdenin tepesinde mavi renktedir.

  • Kullanılan Kısımları :Kökleri kullanılır.

  • Tıbbi Etkisi :Kabız ve yara iyileştirici etkisi vardır.

  • Etken maddesi :Tanen, mum ve kırmızı renkli boyar madde Naftokinon (alkannin) bulunur.Köklerinden elde edilen boyar maddede eczalıkta ve parfümeri sanayinde kullanılır.



Bilimsel Adı : Achillea millefolium (Asteraceae)

  • Bilimsel Adı : Achillea millefolium (Asteraceae)

  • Türkçe Adı : Civanperçemi

  • 30-100 cm. boyunda, tüylü, otsu bir bitkidir. Yapraklar parçalı karşılıklı dizilmiş, kenarları dişsizdir. Çiçekleri sapın ucunda tepede, beyaz renktedir.

  • Kullanılan Kısımları : Yaprak ve çiçekleri

  • Tıbbi Etkisi : İştah açıcı, gaz ve adet söktürücü ve yara iyileştirici (özellikle basurda) etkiye sahiptir.

  • Etken maddesi : Bileşiminde bir glikozid olan Achillein bulunur.



Bilimsel Adı : Centaurea montana

  • Bilimsel Adı : Centaurea montana

  • Türkçe Adı : Peygamber çiçeği

  • 20-60 cm. boyunda, tek yıllık, otsu bir bitkidir. Yapraklar dar oval uzun, uç kısmı sivri, kenarları dişsizdir. Gövdesi ve yaprakları tüylüdür. Çiçek bir sapın ucunda tek olarak mavi renktedir.

  • Kullanılan Kısımları : Çiçekleri kullanılır.

  • Tıbbi Etkisi: Kuvvet verici, iştah açıcı, ishal edici (müshil), ateş düşürücü, göğüs yumuşatıcı, göz hastalıklarına karşı ve saç kepeklenmesine karşı kullanılır.




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə