İnfantil Kolik



Yüklə 110,13 Kb.
Pdf görüntüsü
tarix18.04.2017
ölçüsü110,13 Kb.
#14425

İnfantil Kolik

Nalan KARABAYIR *, Fatma OĞUZ **

İnfantil Kolik

Wessel ve ark. tarafından üç haftadan fazla, haftada en az 

üç gün, günde üç saati aşan huzursuzluk ve ağlama nöbet-

leri olarak tanımlanan kolikum infantum doğumu izleyen, 

ilk  üç  ayda  çok  sık  rastlanan  bir  yakınmadır.  Kolikum 

infantumu  açıklamaya  yönelik  çeşitli  teoriler  öne  sürül-

müştür, ancak, etiyoloji kesin aydınlatılamamıştır. Ayırıcı 

tanıda  infeksiyonlar,  gastrointestinal  sorunlar,  travma, 

beslenme, ilaç reaksiyonu, nörolojik nedenler ve kardiyo-

vasküler  nedenler  düşünülmelidir.  Kolikum  infantumun 

etkili bir tedavisi yoktur. Ağlamaya erken yanıt, aşırı uya-

rıdan kaçınma, hafif yatıştırıcı hareketler, emzik kullanımı, 

kanguru kullanımı ve bebeğin yanında elektrik süpürgesi 

çalıştırma gibi uygulamalar infantil koliği azaltmada yara-

rı olabilir. 

Anahtar kelimeler: İnfantil kolik, aşırı ağlama, sütçocuğu

Çocuk Dergisi 2009; 9(1):16-21

Infantile Colic

Colicum infantum which is described by Wessel et al, is a 

frequently  encountered  complaint  which  can  be  seen  in 

infants within the first three months after delivery and is 

characterized by excessive uneasiness and crying episodes 

which may continue more than 3 weeks and at least 3 days 

in a week. There are several theories related with the exp-

lanation of colicum infantum, but the etiology of the condi-

tion is not definitely clarified. Infections, gastrointestinal 

problems, trauma, nutritional deficits, drug reaction, neu-

rological problems and cardiovascular disorders should be 

considered in the differential diagnosis. There is no effecti-

ve treatment for colicum infantum. However, early respon-

se  to  crying  episodes,  avoiding  excessive  stimuli,  slight 

caressing  movements,  sucking  a  pacifier,  using  a  baby 

kangaroo and running a vacuum cleaner nearby the infant 

may help to decrease colicum infantum.

Key words: Colicum infantum, excessive crying, infant

J Child 2009; 9(1):16-21

Doğumu  izleyen  ilk  üç  ayda  aşırı  ağlama  çok  sık 

rastlanan bir yakınmadır. Kolikum infantum ilk kez 

1954 yılında Wessel ve ark. 

(1)

 tarafından üç haftadan 



fazla,  haftada  en  az  üç  gün,  günde  üç  saati  aşan 

huzursuzluk ve ağlama nöbetleri olarak tanımlanmış-

tır. Bu krizlere “ilk üç ay koliği” adı verilmektedir. 

Bu  durum  bebeklerin  %  5-25’inde  görülür 

(2,3)



Genellikle doğumdan sonra ikinci-üçüncü haftalarda 



başlar,  altıncı-sekizinci  haftalarda  artar  ve  üçüncü-

dördüncü aylarda kendiliğinden düzelir. Kolik ağla-

ması, normal ağlamadan farklıdır; bebek sakinleştiri-

lemeden saatlerce ağlayabilir. Pek az çocukta ağla-

ma, 24 saat boyunca sürer. Nöbetler genelde öğleden 

sonra  veya  akşam  saatlerinde  gözlenir.  Genellikle 

kolik  ağlaması  her  gün  yineler,  bazen  bir  gece  ara 

verdiği görülür. Nöbetler sırasında bebeğin yüzünde 

bir ağrı ifadesi oluşur, yumruklarının sıkar, ayakları-

nı karnına çeker. Karakteristik nöbet ani başlar, yük-

sek sesle ve sürekli ağlama gözlenir. Bebeğin yüzün-

de kızarma veya ağız çevresinde solukluk gözlenebi-

lir. Nöbet bebeğin dışkı veya gaz çıkarması ile sonla-

nabileceği  gibi  tamamen  yorulması  ile  de  bitebilir 

(4,5)

.  Beslenme  ve  uyku  düzeni  ağlamayla  bozulur; 



bebek huysuzlaşır. Meme aranan bir bebek emmeye 

başladıktan  kısa  bir  süre  sonra  ağlayarak  emmeyi 

bırakabilir  ya  da  tam  uykuya  dalmışken  birkaç  dk. 

sonra uyanarak ağlamaya devam edebilir 

(6)

.

ETİYOLOJİ



Kolikum infantumu açıklamaya yönelik çeşitli teori-

ler öne sürülmüştür, ancak etiyoloji kesin aydınlatıla-

mamıştır 

(7)


. Kolik, normal ağlamanın üst ucu olarak 

tanımlanmaktadır. Genellikle ağlamanın toplam süre-

si  ve  sıklığından  daha  çok,  bir  nöbetteki  ağlama 

süresindeki artma sorun oluşturmaktadır 

(4)

. Bu ağla-



ma biçimini normal ağlama ve başka nedenlere bağlı 

olarak  oluşan  ağlamalardan  ayırt  etmek  gerekir. 

Kolik etiyolojisini açıklamak üzere yapılan çalışma-

larda iki faktör ön plana çıkmaktadır. 

1. Gastrointestinal sistem dışı faktörler

2. Gastrointestinal faktörler



Alındığı tarih: 12.03.07

Kabul tarihi: 24.03.08

*  SB  Bakırköy  Doğumevi  Çocuk  ve  Kadın  Hastalıkları  Eğitim 

Hastanesi, Uz. Dr.

** İ.Ü. Çocuk Sağlığı Enstitüsü, Sosyal Pediatri Anabilim Dalı



Çocuk Dergisi 9(1):16-21, 2009

16

Gastrointestinal sistem dışı faktörler

•  Nörogelişimsel: Çalışmalar koliğin bebeklerdeki 

normal ağlamanın en üst noktası olduğunu göster-

mektedir. Kolikli bebeklerde ağlama paterni nor-

mal  bebeklerle  aynıdır.  Ancak,  kolikli  bebekler 

daha uzun süre ağlar, kolaylıkla susturulamazlar. 

Pek çok bebekte dördüncü ayda koliğin ortadan 

kalkması bu teoriyi desteklemektedir 

(9)

.

•  Psikolojik: Kolik bebek ve çevre arasında yeter-



siz bağdan kaynaklanan davranış sorunlarının en 

erken örneği olarak tanımlanmıştır 

(10)

. Ancak, bu 



bebeklerin zor bebekler olduğu teorisi prospektif 

longitudinal  çalışmalarla  desteklenmemiştir 

(11)



Gebelikte  stres  ve  fiziksel  yakınmalar,  aile  içi 



sorunlar ve doğumda olumsuz tecrübeler de kolik 

gelişimiyle  ilişkili  bulunmuştur 

(12)

.  Maternal 



endişe  ve  maternal  alkol  tüketimi  infantil  kolik 

riskini artırmaktadır 

(13,14)

. Ayrıca genç anne, anne-



nin  eğitim  düzeyi,  baba  ile  birlikte  yaşamama, 

sosyal desteğin yetersiz olması da diğer faktörler-

dir

 (15)


. Ülkemizde yapılan bir çalışmada postpar-

tum depresyonun infantil kolik nedeni olabileceği 

bildirilmiştir 

(16)


.

•  Normal  ya  da  anormal  fizyoloji:  Bazı  yazarlar 

pek çok infantil kolik vakasının patolojikten çok 

davranış ve biyolojik faktörlerden kaynaklandığı-

na inanmaktadır. Bu bakış açısı otonom sinir sis-

teminin  dengesinin  normal  olduğunu  gösteren 

Kirjavainen 

(17)


  tarafından  desteklenmektedir. 

Bununla birlikte Lehtonen ve ark. 

(18)  

bu bebekler-



de biliyer sistem fizyolojisinin anormal olduğunu 

bildirmektedir.

•  Diğer nedenler: Kolik için en fazla kabul gören 

açıklamalardan biri de erken yenidoğan dönemin-

de, bebekte dışarıdan gelen uyarıları engelleyici 

bir mekanizmanın var olması, birinci ay içinde bu 

engelleyici  mekanizmanın  ortadan  kalkması  ve 

bebeğin  dış  uyaranlara  karşı  daha  uyanık,  daha 

duyarlı hale gelmesi şeklindedir. Çok sayıda uya-

ranla  karşılaşan  bebek,  akşam  saatlerinde  iyice 

gergin ve uyarılmış olur. Sonuçta, nedensiz ağla-

malar  görülür.  Beşinci  ayın  sonunda,  bebek,  bu 

uyaranlarla baş edebilmeye başlar ve kolik sona 

erer 


(6)

.  Kurtoğlu  ve  ark. 

(19)

  ise  infantil  kolikli 



bebeklerde  serotinerjik  sistemin  aktivitesininin 

arttığını bildirmektedir. Nedeni tam olarak bilin-

memekle beraber, koliği artırıcı çevresel bir fak-

tör  olarak,  sigara  dumanı  gösterilmiştir.  Evde 

sigara içen birey sayısı ne kadar fazla ise, bebekte 

kolik görülme olasılığı ve şiddeti o kadar fazladır 

(20)

.  Baba  günde  15’den  fazla,  anne  gebelikte 



günde  ondan  fazla  sigara  içmişse  ve  doğumdan 

sonra da içmeye devam ediyorsa, infantil kolik 

% 69 daha sık görülmektedir

 (21)


. Başka bir çalış-

mada ise anne gebelikte ve doğumdan sonra siga-

ra  içiyorsa  riskin  1.5  kat  arttığı  bildirilmektedir 

(22)


. Düşük doğum ağırlığının kolik riskini artırdı-

ğını gösteren çalışmalar da bulunmaktadır 

(23)



Gastrointestinal Faktörler



•  Beslenme: Biberonla besleme, yatay pozisyonda 

besleme  ve  beslenme  sonrası  gaz  çıkarmama 

infantil kolik nedeni olarak bildirilmiştir 

(8)


. Anne 

sütü ile beslenme ilk altı ayda tek koruyucu faktör 

olarak kabul edilmektedir. Anne sütü alan bebek-

lerde almayanlara göre risk 1.8 kat artmıştır 

(14)



Ancak, başka bir makalede anne sütünün kolikten 



koruyucu olmadığı bildirilmektedir 

(13)


•  Alerji: Lothe ve ark. 

(24) 

koliğin inek sütü proteini-



ne  karşı  alerji  nedeniyle  ortaya  çıktığını  bildir-

mektedir.  Buna  karşın  Buchanan 

(25)

  tarafından 



yapılan  çalışmada  infantil  kolikte  hipoalerjen 

mama  kullanımının  yeterli  kanıta  dayanmadığı 

ileri  sürülmektedir.  Besin  alerjisi  bu  bebeklerin 

çok az kısmında neden olabilir 

(26)



•  Gastrointestinal  hormonlar:  Kolikli  bebeklerde 



vazoaktif intestinal peptit ve motilin düzeylerinin 

yükseldiği bilinmektedir. Daha sonra kolik geli-

şen  bebeklerde  yaşamın  ilk  günlerinde  bu  nor-

monların yükselmesi infantil kolikte anormal gast-

rointestinal sistem fizyolojisini işaret eder 

(27)


•  Laktoz  malabsorbsiyonu:  Bazı  yazarlar  infantil 

kolikte laktoz malabsorbsiyonunun sorumlu oldu-

ğunu bildirilmiştir 

(28)



•  Gastroözefageal  reflü  (GER):  İnfantil  koliğin 



GER’in tek bulgusu olabileceği ileri sürülmekte-

dir 


(29)

Ailelere verilmesi gereken en önemli mesaj, koliğin 



anne babanın tutumları sonucunda ortaya çıkmadığı-

dır. Anne ve baba her şeyi doğru yapsa bile durum 

tamamen  aynı  olabilir. Yapılabilecek  en  doğru  şey, 

bebeğin  ağlaması  konusunda  akılcı  davranmaktır. 

Ancak,  her  anne-babanın  bildiği  gibi,  bu  yaklaşım 

kolay olmayabilir 

(6)



 



N. Karabayır ve ark., İnfantil Kolik

17

AYIRICI TANI 

•  İnfeksiyonlar: Otitis media, idrar yolu infeksiyo-

nu, stomatit, menenjit

•  Gastrointestinal sorunlar: Peristaltizm sorunları, 

gastroözofageal reflü, invajinasyon, herni

•  Travma: Korneal abrazyon, gözde yabancı cisim, 

parmağa saç turnikesi, çocuk istismarı

•  Beslenme: Anne sütünden geçen ilaçlar, inek sütü 

alerjisi

•  İlaç reaksiyonu: Aşı reaksiyonu, yenidoğanlarda 

ilaç yoksunluğu

•  Nörolojik: West sendromu, olgunlaşma gecikmesi

•  Kardiyovasküler:  Aritmi  (supraventriküler  taşi-

kardi), konjestif kalp yetersizliği 

(5,6)

.

TEDAVİ 



Kolikum infantumun etkili bir tedavisi yoktur. 2001 

yılı başında yayınlanan bir çalışmada davranış teda-

visinin biraz daha etkili olduğu belirtilmiştir 

(30)


.

Danışmanlık

1.  Bebeğin  sağlıklı  büyüdüğü  konusunda  aileyi 

bilgilendirmek 

2.  Bebeğin  ağlaması  konusunda  eğitim:  Yorgunluk 

bebeklerde ağlamaya yol açan en önemli nedendir. 



3.  Aşırı  ağlamayı  azaltmaya  yönelik  girişimler: 

Bazı davranış değişiklikleri ile nöbetlerin sıklığı 

değil ama süresi azaltılabilir. Ebeveynler ağlayan 

bebeği ne zaman kucaklarına almaları gerektiğini 

bilmelidir. Her bebek için ayrı bir yaklaşım gerek-

mektedir.  Örneğin,  kendi  kendini  sakinleştirme 

yeteneği olmayan bebekler ağlamaya başlamadan 

önce hafif ağlamaları başlarken ele alınmalıdırlar. 

Bu bebeklerde vertikal sallama yararlı olabilir. Bu 

bebekler aşırı gürültü ve parlak ışıktan korunma-

lıdır. Anne kucağına almadan önce sakin bir sesle 

yanıt  vermeli,  bebeği  yatıştırmaya  çalışmalıdır. 

Bebeğin ağlamalarına sözlü yanıtlar vermek, göz 

teması  ve  vokalizasyon  yararlı  olabilir.  Düzenli 

olarak sallanma bazı çocuklarda vestibüler uyarı 

için yararlı olabilir. 



4.  Bu  durumun  geçici  olduğu  konusunda  aileyi 

bilgilendirmek: Araştırmalar  bu  çocukların  ileri 

yaşlarda biraz iştahsız olduğunu ve daha sık karın 

ağrısı çektiklerıni göstermektedir 

(4,6)


.

Diyet Değişikliği

Tek  başına  anne  sütü  ile  beslenen  bebeklerde  diyet 

değişikliği yapmaya gerek yoktur. Anne sütü başlıca 

koruyucu faktördür 

(14)

. Her öğünde iki memeyi bir-



den  emzirmeye  çalışmak  bebeğin  laktozdan  zengin 

önsütü aşırı almasına neden olduğu için gaz sancıla-

rına yol açabilir. Bu nedenle bebek bir memeyi tama-

men bırakana dek o memeden emzirilmelidir. Anne 

ağlamaların  belirgin  biçimde  kendi  yediklerinden 

etkilendiğini  belirtiyorsa  bu  besinleri  diyetinden 

çıkarabilir 

(4)


. Bir derlemede süt ve süt ürünleri, buğ-

day,  yumurta  ve  fındığın  diyetten  çıkarılmasının 

yararı olacağı bildirilmiştir 

(31)


.

Aileler mama ile beslenen bebeklerde sıklıkla ne ile 

beslemeleri  gerektiğini  merak  eder.  Bir  randomize 

kontrollü  çalışmada  kolikli  bebeklerde  soya  bazlı 

formülalar ile iyi yanıt alındığı bildirilirken, diğer bir 

çalışmada  tam  tersi  sonuç  alınmıştır.  Ayrıca,  soya 

proteinene karşı da alerji gelişebilir. AAP soya bazlı 

mamaların kullanımını önermemektedir 

(32)

. Yapılan 



çalışmalarda  laktaz  enzimli  ya  da  liften  zengin 

mamaların plasebo göre etkin olmadığı gösterilmiş-

tir 

(31)


. Ailede atopi öyküsü bulunan bebeklerde hipo-

alerjen  mama  kullanımı  konusunda  da  karışıklık 

bulunmaktadır. Tek başına anne sütü ile beslenmeyen 

bebeklerde kazein hidrozilat mamalar kullanıldığında 

ağlama nöbetlerinde azalma oduğunu gösteren çalış-

malar  az  sayıda  bebekte  yapılmıştır.  Hipoalerjen 

mamalar bir hafta denenebilir. Ayrıca, inek sütü pro-

teinine intolerans sonucu gelişen GER ve kanlı dışkı-

lama vakalarında kullanılabilir 

(5)


. Hipoalerjen mama-

ların besin alerjisinin infantil kolikli bebeklerin ufak 

bir yüzdesinde semptomlardan sorumlu olduğu çoğu 

kolikli bebekte ağlamayı azaltmayacağı üstelik diye-

te  umut  bağlamış  ailelerin  endişesini  artırabileceği 

unutulmamalıdır 

(4)

.  Kısmen  hidrolize,  fruktoz  ve 



oligosakkarid içeren yeni bir mamanın standart for-

müla  ve  simetikon  ile  karşılaştırıldığında  ağlama 

epizodlarını azalttığı bildirilmektedir 

(33)


.

Bitkisel Çaylar

Bitkisel  çayların  kolik  tedavisinde  etkili  olduğunu 

gösteren  kontrollü  çalışma  az  sayıdadır.  Rezene, 

meyan kökü, papatya kolik tedavisinde en sık kulla-

nılan bitkilerdir. Melisa, rezene ve matricariae recuti-

ta  karışımıyla  plasebo  kontrollü  yapılan  çalışmada 



Çocuk Dergisi 9(1):16-21, 2009

18

bir haftadan sonra ağlama zamanı azalmış, yan etki 

saptanmamıştır 

(34)

. Weizman ve ark. 



(35) 

çift kör plase-

bo kontrollu çalışmada kolikli bebeklerde beş değişik 

bitkinin karışımından yapılan bir bitkisel çay kullan-

mışlar  ve  anlamlı  etkili  bulmuşlardır.  Ancak,  bu 

çalışma teknik olarak eleştiri almıştır. Rezene çekir-

deği yağı ile masaj da koliği azaltmada plasebodan 

etkin  bulunmuştur 

(36)

.  “Gripe  water”  pek  çok  bitki 



karışımından  oluşan  gaz  nedeniyle  oluşan  sıkıntısı 

gidermek  için  kullanılan  bir  üründür.  Yurtdışında 

online bulunabilen bu ürünün şeker ve alkol içerme-

yenleri tercih edilmelidir 

(5)

. Bitkisel çayların tedavi 



amaçlı kullanımında çekinceler doz ve içeriklerinin 

standardize  olmaması,  normal  beslemeyi  bozmaları 

ve  içerdikleri  toksik  maddelere  bağlı  ciddi  hatta 

ölümcül yan etkilerin görülmesidir 

(5)

.

Farmakolojik Tedavi



1.  Antispazmodikler:  Sık  kullanılmakla  birlikte 

kontrollü  çalışma  yoktur.  Sütçocuklarında  apne 

ve solunum problemlerine yol açabilir 

(4)


.

2.  Antikolinerjikler: Sistematik derlemelerde plase-

bodan daha etkili olduğu bildirilmektedir 

(37)

. En 


sık  kullanılan  ajan  dicylomine,  apneye  neden 

olduğundan altı aydan küçük bebeklerde kullanıl-

mamaktadır. Cimetropium, İtalya’da infantil kolik 

tedavisinde sık kullanılan bir ajan olup plaseboya 

göre ağlama krizlerinin süresini azalttığı gösteril-

miştir.  En  önemli  yan  etkisi  uyku  halidir.  Ciddi 

yan etki bildirilmemiştir 

(38)


.

3.  Sedatifler ve analjezikler: Ampirik olarak kulla-

nılan bu ilaçların kolik ataklarını azalttığına yöne-

lik  kesin  çalışmalar  yoktur.  Çok  aşırı  ağlaması 

olan bebeklerde geçici sedasyon sağlamak ama-

cıyla kullanılabileceği savunuluyor. Ancak, bu tür 

ilaçların  bebeği  aşırı  uyutarak  beslenmesinin 

aksamasına yol açabileceği akılda tutulmalıdır 

(5)


.

4.  Simetikon: Metcalf ve ark. 

(39) 


tarafından yapılan 

çalışmada  %  48  oranında  etkili  olduğu  belirtil-

miştir. Ancak, simetikona yanıt vermeyen bebek-

lerin  %  37’si  plaseboya  yanıt  vermiş,  ayrıca 

simetikona yanıt verenlerin % 20’si aynı zamanda 

plaseboya da yanıt vermiştir. Bu durumda simeti-

konun  etkinliğinin  plasebodan  farklı  olmadığı 

ortaya çıkmaktadır 

(4)

.

 



Davranışsal Tedavi

Ağlayan bebeği yatıştırmak için birçok yöntem var-

dır. Ancak, bir bebeğin yatıştırılmasını sağlayan bir 

yöntem bir diğerinin daha çok ağlamasına yol açabi-

lir. Bir yöntemden diğerine geçiş yapmak ya da aynı 

anda birden fazla yöntemi kullanmak uyarıcı olabilir 

ve koliği artırabilir. Yavaş tonda bir şeyler mırıldanır-

ken bebeği hafifçe sallamak, genellikle yararlı olmak-

tadır. Aşağıdaki yöntemler, ağlayan bebeği rahatlat-

mak için denenebilir:

 

•  Bebeğin  kucakta,  pusette,  yatağında,  hamakta, 



bebek  altı  haftalıktan  büyükse  otomatik  bebek 

salıncağında  ritmik  şekilde  sallanması.  Çok  sert 

sallama  boyunda  yaralanmaya  yol  açabileceğin-

den dikkatli olmak gerekir. 

•  Arabasıyla  gezdirmek.  Hatta,  bebeği  arabasında 

gezdirirken saatte 80-90 km hızla giden bir araba 

hissi veren sakinleştirme amaçlı araçlar da yapıl-

mıştır. 


•  Bebeğin kanguru içinde ya da annenin/bakıcının 

kucağında tutulması. Bazı bebekleri sıkıca, kun-

daklar gibi sarmak işe yarayabilir.

•  Bebeğin kucağa alınıp annenin/bakıcının göğsüne 

yaslanmış  şekilde  tutulması.  Sarılmak,  bebekte 

güven hissi uyandırır. Bu arada, sırtına, hafifçe, 

aralıklı  olarak  minik  vuruşlar  uygulamanın  da 

yararı olur. 

•  Karına sıcak havlu uygulaması 

•  Bebeğe ılık banyoya yaptırma

•  Şarkı  söylemek.  Bebeğin  hangi  müzik  türünden 

hoşlandığını  keşfetmeye  çalışmalıdır.  Beğendiği 

bir melodi tekrar tekrar söylenebilir. 

•  Ritmik seslerden yararlanma. Birçok bebek vanti-

latör  ya  da  elektrik  süpürgesinin  sesiyle,  rahim 

içinde  duyduğu  guruldamaların  teyp  kaydıyla, 

doğadaki  seslerle  ya  da  babalarının  sesleriyle 

sakinleşebilmektedir. 

•  Bebeğe masaj yapılması. Okşanmaktan ve doku-

nulmaktan  hoşlanan  bebekler  için  masaj,  sakin-

leştirici olabilir. 

•  Kısa bir süre, annenin/bakıcının sırt üstü yatarak 

bebeği, üzerine yüzü koyun yatırması. 

•  Basınç  uygulama  tekniği:  Bebek  kucağa  alınır, 

annenin/bakıcının karnı üzerine yatırılır ve hafif-

çe sırtına vurulur ya da sırtı sıvazlanır. Bu, birçok 

bebeğin çok sevdiği bir yöntemdir. 

N. Karabayır ve ark., İnfantil Kolik

19


Bu  tedavi  yöntemlerinin  hiçbirinin  etkinliği  iyi 

düzenlenmiş  çalışmalar  ile  gösterilmemiştir.  Bu 

uygulamalar plasebo ile bile çözüm bulunabilen bir 

sorun için seçilecek en ucuz yöntem olması, farma-

kolojik  tedavilere  ve  diyet  değişimıne  göre  daha 

güvenli ve daha az dramatik olması nedeni ile öneri-

lebilir. Ancak, bu yöntemleri önerirken bebeği aşırı 

uyarmaktan  kaçınmalarını  ve  olası  kazalara  karşı 

uyanık olmalarını anımsatmak uygun olur 

(6)




Manevralar

Bir çalışmada spinal manipulasyonun infantil koliği 

azaltmada etkin olduğu gösterilirken, başka bir çalış-

mada  plaseboya  üstünlüğü  olmadığı  bildirilmiştir 

(40,41)

.

Diğer Yöntemler



Bebeği kurutma makinesi ya da saç kurutma makine-

si  yanına  koymak  ya  da  karnına  basınç  uygulamak 

koliği  azaltmak  için  uygulanan  diğer  yöntemlerdir. 

Aileler  ve  arkadaşlar  tarafından  önerilen  bazı  yön-

temler işe yarayabilir, ancak bilimsel olarak araştırıl-

mamıştır 

(5)

.

Sonuç  olarak,  ağlamaya  erken  yanıt,  aşırı  uyarıdan 



kaçınma, hafif yatıştırıcı hareketler, emzik kullanımı, 

kanguru  kullanımı  ve  elektrik  süpürgesi  kullanımı 

infantil  koliği  azaltabilir 

(5)


. Ancak,  infantil  koliğin 

kanıtlanmış tek tedavisi zamandır 

(42)



PROGNOZ



İnfantil  kolik  selim  bir  durumdur.  Pek  çok  bebekte 

semptomlar  üçüncü-dördüncü  ayda  kaybolur,  daha 

sonraki gelişimleri de çok iyidir. Sloman ve ark. 

(43) 


yaşamın ilk yılında anne-bebek bağının iyi olmama-

sına bağlı olarak geçici bir gelişme geriliği bildirmiş-

tir. İnfantil kolikli vakalar iki-yedi ayda normal uyku 

düzenine sahip olur 

(44)

. Kolikli çocuklarda yineleyen 



karın ağrıları ve alerjik hastalıkların daha sık görül-

düğü bildirilmekle beraber, 2001 yılında yayınlanan 

prospektif  çalışmada  astım  ve  alerjik  hastalıklarla 

bağlantı  saptanmamıştır 

(45)

.  Bu  çocukların  ilerde 



titiz, agresif, uyku bozuklukları olan çocuklar oldu-

ğu, ayrıca ailede gastrointestinal ve atopik hastalıkla-

rın daha fazla görüldüğü bildirilmektedir 

(46)


. Başka 

bir çalışmada ise, üç aydan uzun süren ağlamalarda 

ileri yaşta bilişsel fonksiyonların bozulabileceği bil-

dirilmektedir 

(47)



KAYNAKLAR



1.  Wessel MA, Cobb JC, Jackson EB, Harris GS Jr, Detwiller 

AC. Paroxysmal fussing in infancy, sometimes called colic. 

Pediatrics 1954; 14:421-35.



2.  Clifford TJ, Campbell MK, Speechley KN, Gorodzinsky F. 

Sequelae of infant colic: evidence of transient infant distress 

and absence of lasting effects on maternal mental health. Arch 

Pediatr Adolesc Med 2002; 156:1183-8.



3.  Lucassen  PL, Assendelft WJ,  van  Eijk  JT,  Gubbels  JW, 

Douwes  AC,  van  Geldrop  WJ.  Systematic  review  of  the 

occurence of infantil colic in the community. Arch Dis Child 

2001; 84:398-403.

4.  Gökçay  G.  Çok  ağlayan  bebeğe  yaklaşım.  Çocuk  Dergisi 

2001; 1:128-30.



5.  Roberts DM, Ostapchuk M, O’Brien JG. Infantil colic. Am 

Fam Physician 2004; 70:735-40.



6.  Eisenberg A, Murkoff HE, Hathaway SE. Çeviri: Tunalı D. 

Bebeğinizin ilk yılında sizi neler bekler? Epsilon Yayıncılık. 

İstanbul, 2. baskı 1998. 113-20.

7.  Pankaj  G.  Infantil  colic-Unfolded.  Ind  J  Pediatr  2004; 

71:903-6.



8.  Gupta  SK.  Is  colic  a  gastrointestinal  disorder?  Curr  Opin 

Pediatr 2002; 14:588-92.



9.  Barr RG. Colic and crying syndromes in infants. Pediatrics 

1998; 102(5 suppl E):1282-6.



10.  Carey  WB.  Colic-primary  excessive  crying  as  an  infant-

environment  interaction.  Pediatr  Clin  North  Am  1984; 

31:993.

11.  White BP, Gunnar MR, Larson MC, Donzella B, Barr RG. 

Behovioral and physiological responsivity, sleep and patterns 

of daiy cortisol production in infants with and without colic. 

Child Dev 2000; 71:862-77.



12.  Rautava P, Helenius H, Lehtonen L. Psychosocial predispo-

sing factors for infantil colic.BMJ 1993; 307:600-4.



13.  Clifford TJ, Campbell MK, Speechley KN, Gorodzinsky F. 

Infant colic: empirical evidence of the absence of an associa-

tion with source of early infant nutrition. Arch Pediatr Adolesc 

Med 2002; 156:1123-8.



14.  Saavedra MA, Dacosta JS, Garcias G, Horta BL, Tomasi 

E,  Mendoca  R.  Infantil  colic  incidence  and  associated  risk 

factors: a cohort study. J Pediatr (Rio J) 2003; 79:115-22.



15.  Canivet  CA,  Ostergren  PO,  Rosen  AS,  Jakobsson  IL, 

Hagender  BM.  Infantile  colic  and  the  role  of  trait  anxiety 

during pregnancy in relation to psychosocial and socioecono-

mic factors. Scand J Public Health 2005; 33:26-34. 

16.  Akman I, Kuscu K, Ozdemir N, et al. Mother’s postpartum 

psychological adjustment and infantile colic. Arch Dis Child 

2006; 91:417-9.

17.  Kirjavainen J, Jahnukainen T, Huktala V, et al. The balan-

ce of autonomic nervous system is normal in colicy infants. 

Acta Pediatr 2001; 90:250-4.

18.  Lehtonen  L,  Svedstrom  E,  Korvenranta  H.  Gallbladder 

hypocontractility  in  infantil  colic.  Acta  Pediatr  1994; 

83:1174-7.

19.  Kurtoglu S, Uzum K, Hallac IK, Coskum A. 5- hydroxy-3- 

indole  acetic  acid  levels  in  infantie  colic:  Is  serotoninergic 

tonus responsible for the problem? Acta Pediatr 1997; 86:764-

73.


20.  Reijneweld SA, Brugman E, Hirasing RA. Infantile colic: 

Maternal smoking as a potential factor. Arch Dis Child 2000; 

83:302-3.

21.  Reijneveld  SA,  Lanting  CI,  Crone  MR,  Van  Wouwe  JP. 

Exposure to obacco smoke and infant crying. Acta Paediatr  

2005; 94:217-21.

22.  Sondergaard  C,  Henriksen  TB,  Obel  C,  Wisborg  K. 

Smoking  during  pregnancy  and  infantile  colic.  Pediatrics 

2001; 108:342-6.

23.  Sondergaard C, Skajaa E, Henriksen TB. Fetal growth and 

infantile  colic.  Arch  Dis  hild  Fetal  Neonatal  Ed.  2000; 

83:F44-7.

24.  Lothe  L,  Lindberg  T.  Cow’s  milk  whey  protein  elicits 

symptoms of infantile colic in colicy formula-fed infants: A 

double-blind cross over study. Pediatrics 1989; 83:262.

Çocuk Dergisi 9(1):16-21, 2009

20


25.  Buchanan  P.  Effectiveness  of  treatment  for  infantile  colic. 

Trial of hypo allergenic milk is not supported by strong eno-

ugh evidence. BMJ 1998; 317:1451-2.

26.  Hill DJ, Hosking CS. Infantile colic and food hypersensiti-

vity. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2000; 30(suppl):S67-76.



27.  Lothe L, Ivasson SA, Ekman R, Lindberg T. Motilin and 

infantile colic: A prospective study. Acta Pediatr Scand 1990; 

79:410-6.

28.  Hyams  J,  Geerstama  M,  Etienne  N,  Treem  W.  Colonic 

hydrogen  production  in  infants  with  colic.  J  Pediatr  1989; 

115:592.

29.  Infantile  colic:  sole  manifestation  of  GER.  J  Pediatr 

Gastroenterol Nutr 1997; 24:213-3.



30.  Morris S, James-Roberts IS, Sleep J, Gillham P. Economic 

evaluation  of  strategies  for  managing  crying  and  sleeping 

problems. Arch Dis Child 2001; 84:15-19.

31.  Garrison MM, Christakis DA. A systematic review of treat-

ments for infant colic. Pediatrics 2000; 106:184-90.



32.  American Academy of Pediatrics. Committee on nutrition. 

Soy  protein-  based  formulas:  recommendations  for  use  in 

infant feeding. Pediatrics 2000; 106(1pt1):149-53.

33.  Savino  F,  Palumeri  E,  Castagno  E,  et  al.  Reduction  of 

crying episodes owing to infantile colic: a randomized cont-

rolled study on the efficacy of a new infant formula. Eur J Clin 

Nutr 2006; 60:1304-10. Epub 2006 May 31.



34.  Savino F, Cresi F, Castagno E, Silvestro L, Oggero R. A 

randomized double-blind placebo-controlled trial of a standar-

dized extract of Matricariae recutita, Foeniculum vulgare and 

Melissa  officinalis  (Coli  Mil)  in  the  treatment  of  breastfed 

colicy infants. Phytother Res 2005; 19:335-40.

35.  Weizman Z, Allkrinawi S, Goldfarb D, Bitran C. Effiacy of 

herbal tea prepation in infantil colic. J Pediatr 1993; 122:650-

52. 

36.  Alexandrovich I, Rakovitskaya O, Kolmo E, Sidorova T, 

Shushunov  S.  The  effect  of  Fennel  (Foeniculum  vulgare) 

seed emulsion in infantie colic; a randomized, placebo – cont-

roled study. Altern Ther Health Med 2003; 9:58-61.

37.  Lucassen  PL, Assendelft WJ,  Gubbels  JW,  van  Eijk  JT, 

van Geldrop WJ, Neven AK. Effetiveness of treatment for 

infantile colic: systematic review (published erratum appears 

in BMJ 1998; 317:171) BMJ 1998; 316:1563-9.

38.  Savino  F,  Brondello  C,  Cresi  F,  Oggero  R,  Silvestro  L. 

Cimetropium  bromide  in  the  treatment  of  crisis  in  infantile 

colic. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2002; 34:417-9.

39.  Metcalf TJ, Irons TG, Sher LD, Young PC. Simethicone in 

the treatment of infant colic: A randomized placebo control-

led, multicenter trial. Pediatrics 1994; 94:29-34. 

40.  Olafsdoltir E, Forshei S, Fluge G, Markestad T. Randomised 

controlled trial of infantle colic treated with chiropractic spi-

nal manipulation. Arch Dis Child 2001; 84:138-41. 

41.  Hughes S, Bolton J. Is chiropractic an effective treatment in 

infantile colic? Arch Dis Child 2002; 86:32-4.



42.  Croteau CA, Wright ST, Eglash A. Clinical inquiries. What 

is the best treatment for infants with colic? J Fam Pract 2006; 

55:634-6.

43.  Sloman  J,  Bellinger  DC,  Krentzel  CP.  Infantie  colic  and 

transient  developmental  lag  in  the  first  year  of  life.  Child 

Psychiatry Hum Dev 1990; 21:25-36. 

44.  Kirjavainen  J,  Kirjavainen  T,  Huktala  V,  Lehtonen  L. 

Infants with colic have a normal sleep pattern a 2& 7 months 

of age. J Pediatr 2001; 138:218-23. 

45.  Castro-Rodriguez JA, Stern DA, Halonen M, et al. Relation 

between infantle colic ans asthma/atopy: a prospective study 

in an selected population. Pediatrics 2001; 108:878-82. 

46.  Savino F, Castagno E, Bretto R, Brondello C, Palumeri E, 

Oggero R. A prospective 10-year study on children who had 

severe infantile colic. Acta Ped 2005; 94:129-32.



47.  Rao MR, Brenner RA, Schisterman EF, Vik T, Mills JL. 

Long term cognitive development in children with prolonged 



crying. Arch Dis Child 2004; 89:989-92.

N. Karabayır ve ark., İnfantil Kolik

21


Yüklə 110,13 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə