klp) (psikiyatrik tıp)



Yüklə 446 b.
tarix07.03.2017
ölçüsü446 b.
#10610



(KLP)

  • (KLP)

  • (psikiyatrik tıp)

  • (genel hastane psikiyatrisi)

  • klinik tıpta, genel hastane içinde psikiyatri hizmetlerinin sunulmasıdır.

  • Tıbbi tedavi ve bakım ile psikiyatrik tedavi bakımı bütünler.



Sağlık, fiziksel ve ruhsal yönleri ile bir bütündür.

  • Sağlık, fiziksel ve ruhsal yönleri ile bir bütündür.

  • Bedendeki değişiklikler beyni ve ruhu etkiler.

  • Ruhsal durumdaki çatışmalar ve sarsılmalar da bedeni etkiler.

  • Sağlık hizmeti vermek, sağlığa, hastalığa, tanı ve tedaviye, bedensel, ruhsal, sosyal etkileşim ve bütünlük içerisinde yaklaşmak demektir.



Ülkemizde temel sağlık hizmetleri ile ruh sağlığı hizmetlerinin entegre olmamış olması,

  • Ülkemizde temel sağlık hizmetleri ile ruh sağlığı hizmetlerinin entegre olmamış olması,

  • Genel tıpta psikiyatrik sorunların tanınmaması ve

  • Hastanelerimizde tedavi gören on binlerce insanımıza ruhsal tedavi ve bakımın verilmemesi en önemli sağlık sorunlarımızdandır.

  • Psikiyatrik Tıp alanında eğitilmiş uzmanımız yoktur. Hekimlerimiz Psikiyatrik Tıp alanında eğitim almamaktadır.



Primer sağlık hizmetlerine başvuranların %15’inde esas sorunun psikiyatrik olduğu belirtilmektedir.

  • Primer sağlık hizmetlerine başvuranların %15’inde esas sorunun psikiyatrik olduğu belirtilmektedir.

  • Birincil ruhsal bozukluğu olan insanlarımızın (somatoform bozukluklar) büyük çoğunluğu psikiyatri dışı kliniklere başvurmakta ve bu hastaların erken tanı ve psikiyatriye sevklerinde sorunlar yaşanmaktadır.

  • Bu hastalar sağlık sisteminde gereksiz ekonomik maliyetlere neden olmaktadırlar.



Tıbbi servislerde çalışan uzmanlar (eğer varsa) psikiyatri uzmanı ile işbirliğinin değerini bilmemektedirler.

  • Tıbbi servislerde çalışan uzmanlar (eğer varsa) psikiyatri uzmanı ile işbirliğinin değerini bilmemektedirler.

  • Psikiyatrik yardım ve tedaviye ihtiyacı olan kişilerin büyük çoğunluğu genel tıptadır.

  • Psikiyatrik morbidite onkoloji, cerrahi, koroner yoğun bakım,organ nakli gibi ünitelerde özellikle çok yoğundur.



Hekimlik, teşhisleri tedavi etmenin çok ötesinde ve öncesinde hastalığı olan kişiyi bütüncül olarak anlamak ve yardımcı olmaktır.

  • Hekimlik, teşhisleri tedavi etmenin çok ötesinde ve öncesinde hastalığı olan kişiyi bütüncül olarak anlamak ve yardımcı olmaktır.

  • Hekimlik uygulaması, tıp ile psikiyatriyi, davranış bilimleri ile biyolojik bilimleri bütünleyen bir anlayışı kavramayı ve klinik açıdan insan varlığını, sağlığı ve hastalıkları (biyopsikososyal) holistik bütünlüğü içinde ele almayı ve çözümlemeyi gerekli kılar.





  • Tıp ile psikiyatrinin çakıştığı ve bütünleştiği alanda,

  • insan varlığına, sağlığa ve hastalıklara (biyopsikososyal model)

  • holistik bütünlüğü içinde yaklaşma felsefesi, ele alma ve çözümleme çabası, klinik uygulaması esastır.





Tıp ile psikiyatrinin kavramsal, klinik ve araştırma alanında bütünleşmesinin bir ürünü olarak konsültasyon liyezon psikiyatrisi, 20. yüzyıl dünya psikiyatrisindeki en önemli gelişmelerden biridir.

  • Tıp ile psikiyatrinin kavramsal, klinik ve araştırma alanında bütünleşmesinin bir ürünü olarak konsültasyon liyezon psikiyatrisi, 20. yüzyıl dünya psikiyatrisindeki en önemli gelişmelerden biridir.









  • Psikiyatri dışı kliniklerdeki hastalara ruh sağlığı hizmetlerinin sağlanması (klinik)

  • Psikiyatrik-psikososyal tıp alanında eğitim (eğitim)

  • Tıbbi hastalarda psikiyatrik-psikososyal araştırmalar yapılması (araştırma)



Hasta populasyonu farklı

  • Hasta populasyonu farklı

  • Ortam farklı

  • Tedavi ve bakım yöntemleri farklı

  • Profesyonel ilişki biçimi özgü

  • Eğitim psikiyatri dışı elemanlara yöneliktir



Antik çağlarda hastalıklar tanrıyla ya da şeytani ruhla ilişkili

  • Antik çağlarda hastalıklar tanrıyla ya da şeytani ruhla ilişkili

  • Hipokrat (MÖ 460-370) bedensel-ruhsal-çevresel durum arasındaki dengesizliklerin hastalıklara yol açar

  • 16. yüzyıl bilimsel tıp başlamış

  • 19. yüzyıl medikal model

  • 20. yüzyıl biyopsikososyal model



Psikoanalitik yaklaşımlar (tıbbi hastalıklaırn kökeninde psikodinamik çatışmaların rolü)

  • Psikoanalitik yaklaşımlar (tıbbi hastalıklaırn kökeninde psikodinamik çatışmaların rolü)

  • 1920’de Cannon ve Wolf, psikofizyoloji araştırmaları, homeostazis kavramı

  • Genel hastanelerde psikiyatri servislerinin açılması

  • Psikosomatik tıbbın gelişimi

  • Dunbar, psikosomatik hastalıklarda kişilik profilleri

  • Alexander, özgül çatışmalar kuramı

  • Selye, genel adaptasyon sendromu kuramı



1930, sistematik klinik çalışmalar

  • 1930, sistematik klinik çalışmalar

  • 1935-1960 organizasyon dönemi

  • KLP hizmetlerinin formasyonu, işlevsel modellerin

  • geliştirilmesi, aktivitelerin değerlendirilmesi, eğitim

  • faaliyetleri.

  • Bu gelişmeler II. Dünya Savaşı sonrası hızlanmıştır.

  • Psikofarmakolojide ve psikoterapide ileri gelişmeler olmuştur.

  • Edward G. Billings, Denver’da Colorada

  • Hastanesinde Liyezon Psikiyatrisi Departmanı’nı

  • kurmuştur.



1960-1975 kavramsal gelişim dönemi

  • 1960-1975 kavramsal gelişim dönemi

  • KLP servislerinin sayısı hızla artmış, konsültasyon,

  • liyezon modelleri geliştirilmiş, kriz kuramı, tedavi

  • modellerinin tıbbi hastalıklara dönük adaptasyonu,

  • psikonefroloji gibi özelleşmiş alanlarda çalışmalar

  • artmıştır.

  • 1970, editör DR Lipsitt, dergi “Psychiatry in Medicine”



1975-1980 hızlı gelişme ve kuramsallaşma

  • 1975-1980 hızlı gelişme ve kuramsallaşma

  • KLP ekonomik destek görmüş, sağlık bakım hizmeti

  • I. Basamağa odaklanmış, buradaki hekimlerin

  • eğitiminde KLP hizmet etmiş.

  • 1979, dergi General Hospital Psychiatry

  • 1991, Amerikan Psikiyatri Birliği KLP ve

  • Psikosomatik Tıbbı ayrı bir uzmanlık olarak onayladı.

  • 2003, Konsültayson Liyezon Psikiyatrisi Psikosomatik Tıp

  • resmi olarak üst uzmanlık kabul edildi.



ÜLKEMİZDE

  • ÜLKEMİZDE

  • 1970-1990, psikosomatik üniteler

  • 1989, İÜ İTF Psikiyatri AD, KLP Birimi

  • İÜ Onkoloji Enstütüsü bünyesinde Psikoonkoloji BD

  • 1994, İstanbul, Ankara, izmir, Trabzon, Adana

  • 1997, İÜ İTF KLP Bilim Dalı

  • 2000, Ankara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuzeylül Üniversitesi Tıp Fakülteleri



Klinik Hizmetler

  • Klinik Hizmetler

  • Konsültasyon,Liyezon,Poliklinik,Ayaktan

  • tedavi Ünitesi

  • Eğitim Hizmeti

  • Hasta ve hasta aileleri, tedavi ekibine

  • yönelik, asistan eğitimi, diğer hastane

  • çalışanlarına

  • Araştırma



Genel hastanede yatarak tedavi gören hastaların hastalığının tanısı, hastanın ruhsal uyumu, davranış biçimi, tedavi ile ilgili yaşadığı güçlüklerde hastanın değerlendirilmesi ve hastaya yatağı başında psikiyatrik yardım sunulmasıdır.

  • Genel hastanede yatarak tedavi gören hastaların hastalığının tanısı, hastanın ruhsal uyumu, davranış biçimi, tedavi ile ilgili yaşadığı güçlüklerde hastanın değerlendirilmesi ve hastaya yatağı başında psikiyatrik yardım sunulmasıdır.





Bir klinik ile sürekli ve düzenli işbirliğini içerir.

  • Bir klinik ile sürekli ve düzenli işbirliğini içerir.

  • Rutin konsültasyon ve görüş bildirmenin ötesinde, somatopsişik, psikosomatik, psikososyal boyutları ile fiziksel hastalığı olan kişilerin tedavisinde, bakımında ortak hasta izlenmesine olanak sağlayan liyezon işbirliğinin, psikopatolojinin erken tanınmasında, engellenmesinde potansiyel değeri vardır.

  • Fiziksel tedavi ve bakım ile ruhsal tedavi ve bakımın eş zamanlı, eş güdümlü sunumunu sağlar.













Her fiziksel hastalık bir krizdir

  • Her fiziksel hastalık bir krizdir

  • Tıbbi açıdan

  • fizyopatolojik-organik süreçleri içerir

  • Hasta için

  • biyopsikososyal, psikoseksüel, bir yaşam, kimlik ve varoluş krizidir.





Narsisistik bütünlüğe tehdit

  • Narsisistik bütünlüğe tehdit

  • Temel işlevlerini, otonomisini, yeterliliğini

  • Vücudu üzerindeki denetimini, işlevlerini, bağımsızlığını kaybedeceği korkusu

  • Ağrı-acı çekme, ölüm korkusu

  • Sevgi, ilgi, onay, destek kaybetme korkusu

  • Ayrılık kaygısı, aileden uzak olma, sosyal kayıplar

  • Yabancı ortam ve kişiler korkusu

  • Eski çatışma ve çözümlenmemiş sorunlar





Kişinin ailesi de hasta kadar bir çok problem yaşar.

  • Kişinin ailesi de hasta kadar bir çok problem yaşar.

  • Aile üyelerinden birinin yaşadığı olumsuz durumlardan bütün fertler etkilenir.

  • Aile üyeleri problemi yaşayan kişinin sahip olduğu duygulara benzer duygular içerisindedir.

  • Eğer duygularını anlamak için çaba sarf edilmezse ve önemsenmezlerse daha da sinirli ve endişeli olacaklardır.



  • Gelecek hakkında şüphe, belirsizlik

  • Hastalığını anlamlandırma (neden ben?)

  • Kontrol kaybı

  • Yetersizlik duygusu

  • Stigma

  • Hastalığı izleme

  • İzolasyon duygusu

  • Çevreye bağımlılık

  • Beden imajı endişeleri





Çeşitli kliniklere başvuran hastaların %20-50’sinde fiziksel hastalık yanında, tedavi gerektirecek düzeyde psikiyatrik ve psikososyal rahatsızlıklarlar saptanmıştır (Özkan 1993).

  • Çeşitli kliniklere başvuran hastaların %20-50’sinde fiziksel hastalık yanında, tedavi gerektirecek düzeyde psikiyatrik ve psikososyal rahatsızlıklarlar saptanmıştır (Özkan 1993).

  • Genel hastanedeki hastaların %30-50’sinde her hangi bir psikiyatrik bozukluk olduğu (Mayou1986),

  • Tüm ayaktan hastaların %50’sinde, yatan hastaların en az %30’unda fiziksel durumlarıyla birlikte giden psikolojik reaksiyonların önemli olduğu saptanmıştır (Luna-Rainez 1989).

  • Genel populasyonun %15’inde ruhsal bozukluk gösterilmişken, genel hastanedeki hastaların %30-60’ının önemli psikolojik fonksiyon bozukluğu olduğu ve bu bozuklukların tıbbi hastalığa ikincil olarak geliştiği bilinmektedir (Srain 1982).







Fiziksel ve ruhsal bozuklukların rastlantısal birlikteliği olabilir.

  • Fiziksel ve ruhsal bozuklukların rastlantısal birlikteliği olabilir.

  • Ortak bir sebebe bağlı fiziksel ve ruhsal bozukluğun gelişmesi.

  • Fiziksel hastalığın veya tedavinin psikiyatrik komplikasyonları.

  • Psikiyatrik hastalığın fiziksel komplikasyonları.

  • Fiziksel hastalığın psikolojik sebepleri (psikosomatik bozukluklar)

  • Primer psikiyatrik bir tablo olabilir (somatoform bozukluklar)



Fiziksel hastalığın kendisi beyin işlevlerini bozarak, ciddi ruhsal bozukluklara yol açabilir.

  • Fiziksel hastalığın kendisi beyin işlevlerini bozarak, ciddi ruhsal bozukluklara yol açabilir.

  • hastalığın algılanması ve hastanın yaşam alanlarına etkisine bağlı olarak da ciddi ruhsal bozukluklar (depresyon, anksiyete bozukluğu ...) gelişebilir.

  • Tedavide kullanılan ilaçlar,

  • İleri tanı ve tedavi yöntemlerinin (açık kalp ameliyatı, organ nakli, hemodiyaliz, katater uygulamaları, yoğun bakım vb....) psikiyatrik yan etkileri ve komplikasyonları söz konusudur.



Sıkıntı

  • Sıkıntı

  • Çökkünlük

  • Zihinsel karışıklık

  • Uykusuzluk

  • Kabus görme

  • Gece sık uyanma

  • Riskli davranışların devam etmesi



Hastalık ve tedavi süreciyle baş etme güçlükleri

  • Hastalık ve tedavi süreciyle baş etme güçlükleri

  • Hevessizlik

  • Bellek bozukluğu

  • İlgi alanı daralması

  • Kişilik değişiklikleri



Hastalığa psikososyal tepkiler, hastanın psikolojik bütünlüğünü korumak için açığa çıkan tüm bilişsel, emosyonel ve davranışsal cevapları içerir.

  • Hastalığa psikososyal tepkiler, hastanın psikolojik bütünlüğünü korumak için açığa çıkan tüm bilişsel, emosyonel ve davranışsal cevapları içerir.

  • Hastalık, basit (doğal) sıkıntıdan, kayıp-yas, narsistik bütünlüğün tehdit edildiği duygulanımına dek tepkiler uyandırır.

  • KAYIP tepkisi ile

  • GERÇEKÇİ KABULLENİŞ

  • arasında çeşitli evreler vardır.



Anksiyete

  • Anksiyete

  • Öfke

  • Umutsuzluk

  • Suçluluk

  • Güçsüzlük

  • Yetersizlik

  • Başarısızlık

  • Çaresizlik



Tedaviyi reddetme

  • Tedaviyi reddetme

  • Sosyal geri çekilme adaptif

  • İzolasyon

  • Hostilite

  • Destek arama

  • Altruism maladaptif

  • Yaşam öncelikleri belirleme

  • Hastalığında uzman olma









Mücadele olarak hastalık

  • Mücadele olarak hastalık

  • Tehdit olarak hastalık

  • Düşman olarak hastalık

  • Ceza olarak hastalık

  • Zayıflık olarak hastalık

  • Kayıp olarak hastalık

  • Zarar olarak hastalık

  • Değer olarak hastalık

  • Rahatlama olarak hastalık

  • Strateji olarak hastalık



İnkar

  • İnkar

  • Regresyon

  • Yansıtma

  • Patolojik bağımlılık

  • Pasif agresyon

  • Rasyonalizasyon

  • Represyon

  • Entellektüalizasyon

  • Affekt izolasyonu







Ayaktan tedavi görenlerde depresif bozukluk %12-36

  • Ayaktan tedavi görenlerde depresif bozukluk %12-36

  • Yatarak tedavi görenlerde depresif bozukluk %30-58

  • Major depresyon oranı %10-14





Duygusal ya da bilişsel şikayetlerden çok bedensel şikayetlerin ön plana alınması

  • Duygusal ya da bilişsel şikayetlerden çok bedensel şikayetlerin ön plana alınması

  • Kişiyi psikiyatrik tanı ile stigmatize etmekten kaçınma eğilimi

  • Hafif ya da belirsiz semptomatoloji

  • Antidepresanların yan etkilerinden kaçınma

  • Reaktif depresyonun patolojik olmadığını düşünme

  • Doktorların psikiyatri konusunda yetersiz eğitim almaları



hastalığa, hastalığın niteliğine, şiddetine

  • hastalığa, hastalığın niteliğine, şiddetine

  • tedaviden kullanılan ilaçlara

  • hastalığın ve etkilerinin hasta tarafından algılanışına

  • hastanın baş etme biçimine

  • çevre destek sistemlerine bağlıdır.

  • Yani, hastalığın komplikasyonu, sebebi olabilir,etkileşimsel ya da rastlantısal olabilir.





















Hastalığın ileri evrede olması

  • Hastalığın ileri evrede olması

  • Hastalığın kötü seyretmesi

  • Kontrol edilemeyen ağrı

  • Umutsuzluk

  • Engellenmişlik hissi

  • Kontrol kaybı

  • Organik beyin sendromu

  • Daha önceden var olan psikolojik sorunlar

  • Ailede ve kişide intihar öyküsü





















ONKOLOJİ (PSİKOONKOLOJİ)

  • ONKOLOJİ (PSİKOONKOLOJİ)

  • KARDİYOLOJİ (PSİKOKARDİYOLOJİ)

  • ENDOKRİNOLOJİ (PSİKOENDOKRİNOLOJİ)

  • CERRAHİ (PSİKOCERRAHİ)

  • KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

  • AĞRI









  • Ölüm,

  • Bağımlılık, kendi işini kendi yapamama, bir tür sakatlanma,

  • Vücut bozukluğu,

  • Yaşamına engeller konması,

  • Yaşamın sağaltıma odaklanmış olması.

























































































  • En önemli psikiyatrik konsültasyon nedenlerinden biridir

  • Tedavi reddi durumunda önem kazanır

  • Yeterliliğin unsurları  Tercihini dile getirebilme yeteneği, kendisine verilen tıbbi bilgileri anlama yeteneği, mevcut durumu ve sonuçlarını anlama yeteneği, rasyonel biçimde akıl yürütebilme yeteneği

  • Öncelikle hastanın bilişsel ya da psikotik bir bozukluğunun olup olmadığına karar verilir

  • Hastanın muayeneye izin vermediği durumlarda tıbbi durumun aciliyeti göz önüne alınır









Deliryum  Görülme oranı: % 7-15

  • Deliryum  Görülme oranı: % 7-15

  • Alkol ve diğer madde yoksunlukları sık görülür

  • Postoperatif anksiyete

  • Akut stres bozukluğu

  • Depresif uyum bozukluğu, mani

  • Beden dismorfik bozukluk

  • Kısa psikozlar görülebilir





Menarj, gebelik, doğum ve menapoz kadının yaşantısındaki en önemli dönemlerdir

  • Menarj, gebelik, doğum ve menapoz kadının yaşantısındaki en önemli dönemlerdir

  • Cinsel organlar üretim işlevinin yanında, cinsel kimlikle de doğrudan ilgilidir

  • Kadın hastalıkları ve doğum, hormon, davranış, psikopatoloji ilişkilerinden, toplumda cinselliğe ve üretkenliğe ilişkin görüşlere dek, geniş bir yelpazede psikiyatrik boyutu vardır



Kadınlarda ve erkeklerde psikiyatrik bozuklukların prevelansında belirgin cinsiyet farklılıkları vardır

  • Kadınlarda ve erkeklerde psikiyatrik bozuklukların prevelansında belirgin cinsiyet farklılıkları vardır

  • Birçok bozukluk kadınlarda daha yüksek orandadır. Ör: depresyon prevelansı kadında 21.3, erkekte 12.7, distimi kadında 8.0, erkekte 4.8, anksiyete bozukluğu kadında 6.6, erkekte 3.6 …

  • Birçok hastalığın ifadesinde, süresinde ve komorbidite açısından cinsiyetle ilgili farklılıklar vardır

  • Farklılıklar biyolojik, hormonal, psikososyal, kültürel etkenlerle açıklanmaktadır



  • Endokrin hormonal değişiklikler,

  • Vücut biçimi değişiklikleri ve algılanması,

  • Gebelikle ilgili düşünce, duygu, tutum, beklenti ve çatışmalar,

  • Ebeveynliğe hazıroluşluk.



Kişiyi ve ailesini etkileyen gelişimsel kriz

  • Kişiyi ve ailesini etkileyen gelişimsel kriz

  • Yeni yapılanmalar

  • Yetişkin ebeveyn rolüne uyum

  • Fizyolojik, psikofizyolojik, psikososyal süreç

  • I., II., III. Trimesterde psikolojik değişiklikler

  • Yüksek riskli gebelikler ayrıca ciddi zorlanmalara neden olur



İTF Kadın Doğum AD tarafından KLP Bilim Dalı’ndan istenen konsültasyonların %59.5’i yüksek riskli gebelik servisinden

  • İTF Kadın Doğum AD tarafından KLP Bilim Dalı’ndan istenen konsültasyonların %59.5’i yüksek riskli gebelik servisinden

  • Yüksek riskli gebeler ile sağlıklı gebelerin ruhsal durumlarını karşılaştırdığımız bir çalışmada; deney grubundaki gebelerin %59.4’ü, kontrol grubundaki gebelerin %30.6’sı psikiyatrik bir tanı aldı

  • Depresif uyum bozukluğu (%31.3) birinci sıradadır

  • Deney grubunda depresyon ve anksiyete skorları çalışan kadınlarda ve eğitim düzeyi yüksek olan kadınlarda anlamlı yüksekti

  • Literatürde, hastanede yatan gebelerin 1/3’ünde anksiyete düzeyi yüksek bulunduğu bildirilmiştir



Yetersiz kendine bakım

  • Yetersiz kendine bakım

  • Yetersiz beslenme

  • İntihar

  • Tedbirsiz davranışlar

  • Alkol-madde kullanımı

  • Düşük doğum ağırlığı

  • Erken doğum



Post-partum blues (hüzün): Postpartum ilk 10 günde meyd. gelir. İnsidansı %50-%70. İrritablite, emosyonel labilite, ağlamalar, anksiyete, uyku boz., iştah azlığı gibi semptomlar

  • Post-partum blues (hüzün): Postpartum ilk 10 günde meyd. gelir. İnsidansı %50-%70. İrritablite, emosyonel labilite, ağlamalar, anksiyete, uyku boz., iştah azlığı gibi semptomlar

  • Post-partum depresyon: Doğumdan sonra ilk ay içinde başlar. İnsidans %4-%16 arasında

  • Post-partum psikoz: Başlangıcı; doğumdan sonraki ilk 4 hafta içindedir. Post-partum her 1000 kadından 1-2’sinde görülmektedir.



Risk faktörleri;

  • Risk faktörleri;

  • Gebelik sırasında depresif semptomlar,

  • Depresyon öyküsü,

  • Premenstrual disforik bozukluk öyküsü

  • 2 hafta ya da birkaç gün içinde kendiliğinden geçer.

  • Emosyonel destek ve bilgilendirme faydalıdır.



İTF Kadın Doğum AD’da yaptığımız çalışmada;

  • İTF Kadın Doğum AD’da yaptığımız çalışmada;

  • Olguların

  • %30’una psikiyatrik tanı konulmuş,

  • %32.5’inin depresyon puanı 8-14 arası, %37.5’inin anksiyete puanı 11-16 arasında

  • Doğum sonrası erken dönemde ruhsal durumu etkileyen değişkenler arasında;

  • özgeçmişte psikiyatrik bozukluk,

  • tıbbi hastalık olması,

  • gelir düzeyinin düşük olması,

  • gebeliğin plansız olması,

  • sosyal desteğin yetersizliği



Anlamlı yaşam üzerinde tehdit

  • Anlamlı yaşam üzerinde tehdit

  • Cinsel üretkenlik ve kimlik gelişimi

  • Varoluşa ilişkin narsistik zedelenme

  • Vücut imajına ilişkin endişeler

  • Kendine güvende azalma

  • Emosyonel tepkiler: Şaşkınık, şok, inkar, öfke, suçluluk, yas, depresyon, kabul



Anksiyete düzeyi ile prolaktin düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmış

  • Anksiyete düzeyi ile prolaktin düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmış

  • Çiftlerin, özellikle erkeğin stres düzeyinin yüksek olması gebe kalma başarısını azalttığı bildirilmiş

  • Çalışmamızda, infertil kadınlarda, olmayanlara göre depresyon, kaygı, psikolojik belirtier daha yüksek olduğu saptandı

  • Ve infertilite süresi uzadıkça depresyon ve diğer psikiyatrik boz. arttığı bulundu



İk aşamada pozitif etki, rahatlama

  • İk aşamada pozitif etki, rahatlama

  • Çok sayıda IVF döngüsü yaşayanlar, ilk döngüdeki kadınlara göre depresyon daha fazla

  • Gebelik gerçekleşse de, anksiyete düzeyi yüksek



  • Kadınlar rahimlerini çocuk yapım organı, cinsel organ, salgı organı, vücut işlev düzenleyicisi, gençlik ve çekicilik organı şeklinde görmektedirler.

  • Psikiyatrik öyküsü olanlarda, boşanmışlarda, ciddi pelvik patolojisi olmayanlarda depresyon risinin attığı bildirilmektedir.



şok, inanmama, çaresizlik, kızgınlık

  • şok, inanmama, çaresizlik, kızgınlık

  • narsistik yaralanma ve kayıp duygusu

  • kendini hasarlı, bozuk, yetersiz hisset.

  • suçluluk duyguları

  • depresyon

  • seksüel disfonks. ve libido azlması

  • regresyon



  • Yaş, doğurganlık, ameliyatı algılama biçimi, ameliyattan beklentiler, destek sistemleri, eşin ve yakınların tutumu emosyonel tepkileri etkiler

  • TUTUMLAR

  • -Üretkenlik işlevlerin kaybı

  • -Menstruasyonun kaybı

  • -Cinsel işleve tehdit



Hister. sonrası gelişen psik. tepkiler, kadının bu organ ve müdahaleyi nasıl algıladığına bağlıdır:

  • Hister. sonrası gelişen psik. tepkiler, kadının bu organ ve müdahaleyi nasıl algıladığına bağlıdır:

  • -Rahatlama (kanser riskinin azalması, menslerden kurtarıcı, istenmeyen gebeliklerin engellenmesi....)

  • -Kayıp duygusu (feminitenin, üretkenliğin kaybı)

















































































Bir hastalıktır

  • Bir hastalıktır

  • Hastalık

  • Ağrıyı azaltmada uzman

  • Pasif

  • Ağrıyı azaltmak



Farmakolojik, teknik

  • Farmakolojik, teknik

  • Somatik şikayetler, organik bir nedenin olması, hastanın ağrıyla ilgili inançlarına kayıtsızlık, ağrının nedenine odaklanma























Kişinin ailesi de hasta kadar bir çok problem yaşar.

  • Kişinin ailesi de hasta kadar bir çok problem yaşar.

  • Aile üyelerinden birinin yaşadığı olumsuz durumlardan bütün fertler

  • etkilenir.

  • Aile üyeleri problemi yaşayan kişinin sahip olduğu duygulara benzer duygular içerisindedir.

  • Eğer duygularını anlamak için çaba sarf edilmezse ve önemsenmezlerse daha da sinirli ve endişeli olacaklardır.



Bu durumlarda ailenin etkili baş etme yöntemlerini etkileyen faktörler,

  • Bu durumlarda ailenin etkili baş etme yöntemlerini etkileyen faktörler,

  • Kültür, ekonomik durum, dini inançlar,

  • Ailenin hastalığı nasıl algıladığı, bunun aile ilişkilerine nasıl yansıdığı,

  • Destek sistemleri, önceki baş etme yöntemleri,

  • Hastalığın aile yaşamı üzerindeki tüm olası etkileri olarak sayılabilir.

  • Ailenin etkisiz yöntemleri kullanması hastanın uyumunu engellemektedir.









      • Hastanın fiziksel hastalığı
      • Laboratuvar bulguları
      • Tüm klinik verileri
      • Kullandığı ilaçlar
      • Tedavi planı hakkında bilgi sahibi olunmalıdır.


  • Fiziksel durum ile ruhsal durum arasındaki etkileşim şekli bilinmeli.

  • Fiziksel hastalığın özellikleri ele alınmalı.

  • Hastanın bireysel özellikleri dikkate alınmalı.

  • Psikotrop ilaçların genel etki ve yan etkileri, ilaç etkileşimleri bilinmeli.



  • Psikotrop ilaçların bozuk organa ya da organ bozukluğuna etkisi bilinmeli.

  • Minimum dozla başlanmalı.

  • Doz arttırımı yavaş yapılmalı.

  • Aynı gruptan tek ilaç kullanılmalı.



  • Çoğul ilaçtan kaçınılmalı.

  • Aynı anda sadece bir ilaçta değişiklik yapılmalı.

  • Geçmişte hangi psikotrop ilaca yanıt verdiyse ona öncelik verilmeli.

  • Fiziksel hastalığa ilişkin metabolik değişikliklerin ilacın farmakokinetiğini değiştireceği bilinmeli.



  • Tıbbi ilaçlarla potansiyel negatif etkileşimler değerlendirilmeli.

  • Psikotrop ilaçların genel tıpta kullanımının risklerinin de, terapötik potansiyelinin de daha yüksek olduğu bilinmeli.




























Yüklə 446 b.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə