Sistematik Duyarsızlaşma



Yüklə 48 Kb.
tarix16.06.2017
ölçüsü48 Kb.
DAVRANIŞÇI TERAPİ
Son 25 yılda davranışçı kuramlar, yöntem ve teknikler psikopatolojide ve klinik uygulamalarda önemle yerini almıştır. Birçok ruhsal bozukluğun sağaltımında davranış terapilerinin etkisi kanıtlanmıştır.

Başlangıçta daha çok fobilerle ilgilenen davranışçı okul, giderek araştırma ve uygulama alanını başka davranış bozukluklarına, hatta psikozlara kadar genişletti ve birçok yöntem ve teknikler geliştirdi. Bunlar arasında,



  • Sistematik duyarsızlaşma.

  • Olumlu pekiştirme ve söndürme.

  • Alıştırma

  • Girişkenlik eğitimi.

  • Sosyal hünerler geliştirme gibi yöntemler sayılabilir.

Her tür sağaltımda olduğu gibi davranışçı yöntemlerde de bozukluğun iyi tanınması ve rahatsızlığa uygun yöntemin uygulanması gerekir. Çok önemi olan bir başka nokta da davranışçı yöntemlerde de olumlu hasta- terapist ilişkisinin gerekliliğidir. Sağaltım tümüyle mekanik bir işlem değildir.


Sistematik Duyarsızlaşma:
İlk olarak J. Wolpe tarafından tanımlanmıştır. Uygulama ilkeleri şöyle özetlenebilir.

  1. Hastaya önce gevşeme ve rahatlama yöntemi öğretilir. Bu yöntem hastanın dikkatini belli noktaya yoğunlaştırma, gevşeme ve rahat soluma egzersizlerini içerir.

  2. Hastadan, bunaltı duyduğu, korktuğu ve nesne ve durumları imgesinde yaşatması istenir. Bu imgeleme sonunda ortaya çıkan bunaltı, gevşeme yöntemiyle söndürülür. Bu uygulama, bunaltı uyaranları açısından hafiften şiddetliye, kolaydan zora doğru sıralamalı bir düzen izler.

  3. Sürekli yinelemelerle bunaltı azalır ve söner; erini rahatlama ve gevşeme alır.

  4. Hasta bu uygulamaları yapabildikçe terapist tarafından sözel olarak desteklenir, ödüllendirilir. Sağaltım odasında imgesel uygulamaların yanı sıra, ev ödevleri şeklinde her bir bunaltı basamağı, gene hiyerarşik düzen içinde gerçek ortamda da yaşanır.


Alıştırma:
Bunaltıyı hayalde yada gerçek yaşam durumunda bütün yoğunluğu ile yaşamak yada aşamalı olarak azar azar arttırarak korku veren nesne yada durumun üstüne gitmek biçiminde uygulanır.

Kimi hastalarda başlangıçta terapist hastaya eşlik edebilir. Fobik ve obsesif hastalarda en etkili sağaltım yöntemi sayılabilir.



Davranışçı psikologlara göre insan; doğuştan bir takım davranış eğilimlerine sahiptir. Bunlar aslında ne iyidir ne de kötüdür. İnsan doğuştan boş bir levha gibidir, refleksler dışında davranış yoktur. Kazanılan bütün davranışlar pekiştirme sonucu meydana gelir. O halde, uygun pekiştirme yöntemleri kullanarak istenilen davranışı geliştirmek mümkündür.

Genel İlkeler:

  • Bütün davranışlar öğrenilmiştir.

  • İnsan davranışları kalıtım ile çevrenin etkileşiminin ürünüdür.

  • İnsanı anlamak için, onun gözlenebilir davranışlarını belirleyen yasaları bulmakla mümkündür.

Davranışların amacı, organizmadaki gerilimi azaltmaktır. İnsan zamanla öğrenme yoluyla kazanılan başarma, üstün olma gibi toplumsal güdülerle de davranışta bulunabilir.

Davranışçı terapistler içgörü kazanmanın yada kendini tanımanın değerli bir amaç olmasına karşın her zaman davranış değişikliği sağlamadığını ileri sürerler.

Davranışçı yaklaşımda başlangıçta klasik ve edimsel koşullanma ilkeleri üzerinde durulmuştur. Yakın zamanda ise bilişsel değişkenlerin davranış üzerindeki etkisini kabul etmişlerdir.


Terapinin Özellikleri:


  • Davranış terapistleri açıkça gözlenebilir davranışlarla ilgilenir. Terapist danışanın değiştirmek istediği davranışı somut ve açık olarak belirlemeye çalışır. Bunun için danışanı uzun süre gözlemleyerek istenmedik davranışı ortaya çıkaran ve pekiştiren koşulları belirler. Danışan kendini ifade edebilecek durumda ise kurtulmak istediği davranışı bizzat kendisinin belirlemesi istenir.

  • Tedavi, istenmedik davranışı pekiştiren koşulları değiştirerek davranışı sürdürme işlemidir. Bunu arada istenmedik davranış yerine kişinin ihtiyacını gidermede daha fonksiyonel ve toplumca daha kabul edilebilir yeni davranışın geliştirilmesi için de gerekli çevre düzenlemesi yapar.

  • Terapist danışanın geçmiş yaşamı ile değil, belli bir davranışı hali hazırda destekleyen uyarıcılarla ilgilenir. Bunun için danışanın hayatının her yönünü, başka insanlarla ilişkilerini, günlük hayatta yapıp ettiklerini dikkatle inceler. Terapist, çalışmalarını çalışma odasının dışında çeşitli ortamlarda yürütmek durumundadır.

  • Tedavi boyunca terapist, yetkili bir uzman bir öğretmen gibi davranır. Somut olarak saptanan hedefe ulaşmak için danışana uygulanacak pekiştirme yöntemlerinin planlanması, durumların adım adım belirlenmesi danışanın yetkisi ve sorumluluğundadır. Her basamak geliştirilmesi istenen davranışa bir adımdır.

  • Terapist ile danışan arasında sıcak bir ilişki kurulmaya çalışılır.

  • İnsan davranışlarını uyarıcı- tepki indirgediği, insanın çevreyi etkileme gücünü küçümsediği ve çevre ayarlamaları ile davranışları biçimlendirmekle insan özgürlüğünü zedelediği iddia edilerek eleştirilmektedir.


Davranış Terapisi Nasıl Yapılır?


  • Tedavinin her basamağı, hastanın beklentilerini de içerecek şekilde hastaya açıklanır.

  • Terapiste karşı davranışı, yalnız uyuma yaramayan tepkiler çıkardığı zaman incelenir.

  • Tedavinin başlangıcında temel görev; tanı koyma, terapötik ilişkinin kurulması, amaçların tanımlanmasıdır.

  • Geçmişten daha çok bugünkü durum üzerinde durulur.

  • Yeterli biçimde pekiştirme yapabilmesi için terapistin ödül kaynağı olması gerekir.

  • Terapide temel ilke; kaybolan uyum sağlayan davranışa çok az benzeyen davranışlarla başlamak ve hedefe yaklaştıkça yeni tepkileri pekiştirerek yeni davranışları şekillendirmektir.

İlk önce, kişinin davranışı altında yatan yanlış düşünüş kendisine gösterilir. Eğer gerekliyse o konuda olumlu tartışma yapılabilir.


Daha sonra tehdit edici durumla karşı karşıya geldiği zaman, ters düşünceler üretmesi için eğitilir.

Uyuma yaramayan davranışlar için hafif cezalandırma bir amaç olarak kullanılabilir.


Davranışın Değiştirilmesi:
Davranışçı psikologlar danışanda var olan anormal davranış örüntülerini ilk önce ölçmeye, daha sonra da değiştirmeye yönelen tedaviler geliştirmişleridir.

Amaç, bireyin anormal davranışını sürdüren şimdiki çevredeki koşulları bulmaktır. Koşullar bulunduktan sonra rahatsız edici davranışları değiştirmeyi amaçlar.

Kişi tek başına değil çevreyle birlikte incelenir. Görevleri uygun davranışların ödüllendirilmesi ve anormal davranışların söndürülmesi olduğundan, danışanı pekiştirmekle sorumlu kişilerle de çalışılır. Bu sorumlu kişilerin her birine, danışanın davranışlarını gözlemlemesi ve yalnızca uygun zamanlarda pekiştireç verilmesi öğretilmelidir.
KULLANILAN TEKNİKLER


  1. Sistematik Duyarsızlaşma: Amaç, herhangi bir uyarıcı ile korku veya kaygı tepkisi arasındaki çağrışım bağını çözerek korku tepkisini söndürmektir. Bunun için danışan güven verici rahat bir ortama yerleştirilir. Kendini huzurlu ve gevşemiş olarak hissettiği sırada korku uyandıran uyarıcı en az korku uyandıran dozda verilir. Korku tepkisinin görülmemesi halinde uyarıcının dozu yavaş yavaş arttırılır. Bir basamakta korku tepkisi görülürse bir önceki basamağa geri dönülür.

Tedavinin ilkesi, uyum sağlamayan bir davranışı, bu davranışla uyumsuz yada ona karşıt bir davranışı kuvvetlendirerek zayıflatmaktır.

Önce birey gevşemesi için eğitilir, sonra ya imgelemde yada gerçek hayatta korkulan durumla karşı karşıya bırakılır.

Birey gevşemeyi öğrenirken, anksiyete hiyerarşisi oluşturulur.

anksiyete hiyerarşisi, kişiye anksiyete hissettiren durum uyarıcıların bir listesidir. Durumlar en az anksiyete uyandıran en çok anksiyete hissettiren duruma doğru sıralanır.

Gözleri kapalı rahat bir koltukta otururken terapist en az anksiyete hissettiren durumu betimler. Eğer kişi kendini o durumda, kas geriliminde bir artış olmadan hayal edebilirse, terapist listedeki bir sonraki maddeye geçer. Eğer kişi sahneyi gözünde canlandırırken anksiyete hissederse gevşeme üzerinde durulur. Anksiyete sıfıra inene kadar sahne gözde canlandırılır. Başlangıçta en çok anksiyete uyandıran durum en sonunda yalnız gevşemeye yol açana kadar bu işlemem devam edilir.

Sahnelerin gözde canlandırılması yoluyla duyarsızlaştırma, korkuları yada fobileri azaltmada etkili olmasına karşın korkulan uyaranla doğrudan karşı karşıya gelme yoluyla duyarsızlaşmaya nazaran daha az etkilidir.



Davranışçı yaklaşımda, mümkün olduğu her durumda simgesel duyarsızlaştırma gerçek hayatla birleştirilmeye çalışılır.


  1. Olumlu Pekiştirme( Biçimlendirme): Bu tekniğin özü, öğrenilmesi istenen davranışı adım adım pekiştirerek öğretmektir. Öğrenilecek davranış basit tepki basamaklarına ayrılır. En basit tepkinin verilmesi halinde kişi hemen ödüllendirilir ve tepkinin tekrarlanma olasılığı arttırılmaya çalışılır. Bir basamakta başarı elde edilince bir sonraki basamağa geçilir ve davranış tam olarak yerleşinceye kadar bu işleme devam edilir. Arzu edilen davranışın pekiştirilmesine, arzu edilmeyen davranışın söndürülmesi eşlik edebilir.

  2. Söndürme: bireyde anksiyete uyandıran uyaranlara yavaş yavaş maruz bırakma, bir kısım sakınma reaksiyonlarını ortadan kaldırma bunlara tahammül edebilme yönünde bireye gittikçe artan bir yeti kazandırma söndürme tekniğinin en önemlilerindendir.

  3. Model Gösterme: İstenilen davranışı geliştirmek için davranışın uygun bir modelini göstermek ve kişinin bu davranışı taklit etmesi halinde aşama aşama pekiştirmek gereklidir.

  4. Atılganlık (Girişkenlik): bu tekniğin dayandığı sayıtlı, insanların duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edemedikleri ve birbirine sahte davrandıklarıdır. Danışan duygularını açıklamaya ve isteklerini ifade etmesine teşvik edilir ve istenilen davranışları gösterdiği zaman pekiştirilir. Danışma sürecinde kişinin pasif olduğu durumlar belirlenir ve sonra kişinin bu durumlarda etkili olabilecek bazı girişken davranışları düşünmesi ve alıştırma yapması sağlanır.

  5. Taşırma: danışanı korktuğu uyarıcı ile yoğun bir biçimde karşı karşıya bırakmaktır.

  6. Kaçırma: istenmeyen davranışın ortaya çıkartma olasılığını azaltmak için davranışın her ortaya çıkışında nahoş bir uyarıcı vererek kişiyi cezalandırmak olarak adlandırılır.

  7. Bilişsel Süreçler: bir durum hakkında düşündüklerimiz, bu durum karşısındaki duygularımızı etkiler. Düşünceler eylemleri, eylemlerde düşüncelerimizi etkiler.

Yüklə 48 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə