Sted 2001 • cilt 10 • sayý 9 • 330 Biyolojik silahlar diðer canlýlar üzerinde



Yüklə 45,81 Kb.
Pdf görüntüsü
tarix02.03.2017
ölçüsü45,81 Kb.

sted 2001 • cilt 10 • sayý 9 • 330

Biyolojik silahlar diðer canlýlar üzerinde

zararlý etkiler yaratmak amacýyla kullanýlan

bakteri, virüs vb. bulaþýcý ajanlardýr. Bu taným

genellikle biyolojik olarak elde edilen toksinleri

ve zehirleri de kapsayacak biçimde geniþletilir.

Biyolojik savaþ araçlarý, yaþayan

mikroorganizmalarý (bakteri, protozoa,

riketsia, virüs ve mantar) içerdiði gibi bitkiler

ve hayvanlar tarafýndan üretilen toksinleri

(kimyasallar) de kapsar. Bazý yazarlar toksinleri

kimyasal olarak kabul ederken, çoðunluðu

1972 Biyolojik Silahlar Konvansiyonu’nda

(Convention on the Prohibition of the

Development, Production and Stockilling of

Bacteriological (Biological) and Toxin Weapons

on Their Destruction) da belirtildiði gibi

biyolojik ajan olarak kabul etmektedir.



Silah olarak kullanýlabilecek biyolojik

ajanlar þu biçimde sýralanabilir;

Bakteriler: Küçük-serbest yaþayan

organizmalar olup çoðunluðu katý ya da sývý

kültür ortamýnda üretilebilirler. Bu

organizmalar stoplazma, hücre zarý ve nükleer

materyaller içeren bir yapýya sahiptir. Basit

bölünme ile ürerler. Oluþturduklarý hastalýklar

genellikle özgün antibiyotik tedavilerine yanýt

verirler.



Virüsler: Ýçlerinde çoðalabilecekleri canlý

organizmalara gereksinim duyan

organizmalardýr. Bundan dolayý da

enfeksiyoz

etkileri büyük oranda konak hücrelere

baðýmlýdýr. Virüsler genellikle antibiyotik

tedavilere yanýt vermeyen fakat antiviral

bileþimlerin bir kýsmýna ve sýnýrlý kullanýma

uygun preparatlara yanýt veren hastalýklara

neden olurlar.



Riketsialar: Hem bakterilerin hem de

virüslerin genel karakterlerini taþýyan

mikroorganizmalardýr. Bakteriler gibi metabolik

enzimler ve hücre zarýndan oluþurlar ve

oksijen kullanýrlar ve geniþ çaplý antibiyotiklere

karþý duyarlýdýrlar. Yaþayan hücreler içinde

üremelerinden dolayý da virüsleri andýrýrlar.

Klamidya: Kendi enerji kaynaklarýný

üretemediklerinden zorunlu hücre içi

parazitlerdir. Bakteriler gibi geniþ spekturumlu

antibiyotiklere yanýt verirler. Çoðalmak için

virüsler gibi yaþayan hücrelere gereksinim

duyarlar.



Mantarlar: Fotosentez yapamayan,

anaerobik büyüme yeteneðine sahip ve

çürüyen bitkisel olgulardan besin

gereksinimlerini karþýlayan ilkel bitkilerdir.



Toksinler: Yaþayan bitkiler, hayvanlar ya da

mikroorganizmalardan elde edilen ya da

üretilen zehirli maddelerdir. Bazý toksinler kimi

kimyasallara da dönüþtürülebilirler.

Toksinlere özel antiserum ve seçilmiþ

farmakolojik ajanlarla karþý konulabilir. 

Literatürde çok sayýda biyolojik savaþ ajaný

belirtilmektedirler (Tablo 1). Bu ajanlarýn

bazýlarý ölümcüldürler, diðerleri genellikle

kapasite düþürücü olarak kullanýlýrlar.

Literatürde klasik tedavi yöntemlerinin etki

edemediði ya da belli etnik gruplar üzerinde

kullanýlabilen genetik mühendisliði ürünü

ajanlardan söz edilmektedir.

Biyolojik ajanlarýn silah olarak kullaným

potansiyelini de etkileyen bazý özellikleri;

enfektivite, virülans, toksisite, patojenite ve

stabilitedir. Biyolojik ajanlar, uygun çevre 

Biyolojik Silahlar: Etkileri, Korunma Yöntemleri 

Dr. Ý. Hamit Hancý*, Dr. Çaðlar Özdemir**,

Arif Bozbýyýk***, Ayþim Tuð****

* Prof.; Ankara Ü. Týp Fakültesi Adli Týp AD, Ankara 

** Asist.; Ankara Ü. Týp Fakültesi Adli Týp AD, Ankara 

*** Yüksek Lisans Öðrencisi; Ankara Ü. Týp Fakültesi Adli Týp AD, Ankara

**** Adli Biyolog; Ankara Ü. Týp Fakültesi Adli Týp AD, Ankara 

Bacillus Anthraksis (Þarbon Etkeni)

Botulinum Toksinleri (Konserve Zehiri)

Brucella Species (Brucelloz "Malta Hummasý" Etkeni)

Vibrio Cholera (Kolera Etkeni)

Clostridium Perfirenges (Gazlý Gangren Etkeni)

Salmonella Typhi (Tifo Etkeni)

Psoudomanas Psoudomallei (Melioidozis hastalýðý Etkeni)

Psoudomanas Mallei (Ruam hastalýðý Etkeni)

Yersinia Pestis (Veba Etkeni) 

Francisella tularensis (Tularemi Etkeni)

Coxiella Burnetti (Q Ateþi Etkeni)

Smallpox Virüs (Çiçek Hastalýðý Etkeni) 

Congo-Crimean Hemorajik Ateþi Virüsü

Ebola Virüsü

Stafilokoksik Enterotoksin B

Rift Valley Ateþi Virüsü

Trichothecene Mycotoxins 

Venezüella At Ensefaliti 

Kriptokokoz

Kokoidomikozlar

Plazmodium vivax (Sýtma Etkeni)

Risin (Keneotundan elde edilir)

Saxitoksin (predominant olarak doðada deniz dinoflajellilerince

üretilir)

Tablo 1. Literatürde yer alan biyolojik savaþ ajanlarý.

Biyolojik

ajanlar yakýn

dönemde ikinci

dünya

savaþýnda

sýnýrlý þekilde

kullanýlmýþlar-

dýr ancak

kullanýmlarý

antik çaðlara

dayanmakta-

dýr.


sted 2001 • cilt 10 • sayý 9 • 331

koþullarýnda ve vücutta etkilerini katlayarak

artýrýrlar ve ortamda uzun süre kalýrlar.

Kimyasal silahlarýn bütün korkunçluðuna

karþýn, biyolojik organizmanýn çok küçük

bir örneði bile çok daha ölümcül olabilir.

Örneðin; Bacillus antraksis basilinin yol açtýðý

þarbon hastalýðýnda solunum yoluyla havadan

alýnan dayanýklý sporlar akciðerler içerisinde

açýlarak çoðalmakta, baþlangýçta soðuk

algýnlýðý belirtiler ile kuluçka devresini

geçirerek kýsa sürede öldürücü tablolar ile

karþýmýza çýkmaktadýr. Ýnhalasyon sonucu

geliþen sistemik þarbonda mortalite %100' e

ulaþmaktadýr. Diðer taraftan Botulinum

toksinin bir kimyasal ajan olan sarin'den üç

milyon kez daha etkili olduðu belirtilmektedir.

Botulinum toksinine maruz kalan kiþilerde

farklý derecelerde kas felci geliþmekle birlikte,

olgularýn %60'ý ölümle sonuçlanýr. 

Tarih boyunca doðal olarak ortaya çýkan

bulaþýcý hastalýklar, hastalýk etkenlerinin askeri

operasyonlarda kullanýlabilecekleri düþüncesini

doðurmuþtur. Biyolojik ajanlar yakýn dönemde

ikinci dünya savaþýnda sýnýrlý þekilde

kullanýlmýþlardýr ancak kullanýmlarý antik

çaðlara dayanmaktadýr; M.Ö. 6. yy'da

Asyalýlar düþmanlarýnýn su kaynaklarýna

hastalýklý çavdar tanesi katmýþlardýr. Çeþitli

bitkilerden ve hayvanlardan elde edilen

biyolojik toksinlerin, mýzrak ve oklarýn uçlarýna

sürülerek insan öldürmek amacýyla

kullanýldýklarý da bilinmektedir. Ayný þekilde,

oklarýn dýþkýya ya da çürümüþ ete batýrýlarak

kullanýlmasý, cesetlerin ve dýþkýnýn düþmanýn

su kaynaklarýna atýlmasý çok eski tarihlerden

beri kullanýlan biyolojik savaþ yöntemleridir.

Tarih kayýtlarýnda insan vücudunun da bir

biyolojik savaþ aracý olarak kullanýldýðý

görülmektedir. Orta çað savaþlarýnda çiçek ve

veba hastalýðý nedeniyle ölmüþ kiþilerin

cesetlerinin kuþatýlmýþ düþman kuvvetlerinin

arasýna mancýnýkla atýlmasý sýk baþvurulan bir

yöntem olmuþtur. Avrupalýlarýn Amerikan

yerlilerine karþý kullandýklarý katliam

yöntemlerinden biri de, çiçek ya da kýzamýk

nedeniyle ölmüþ kiþilerin battaniyelerini onlara

satmak olmuþtur. 1797 yýlýnda, Napolyon

Ýtalya seferinde kuþattýðý Mantua þehrinde

yaþayanlara sýtma hastalýðý bulaþtýrmaya

çalýþmýþtýr. Biyoteknolojik geliþmeler ile 1.

Dünya Savaþý’ndan bu yana geliþtirilmeye

baþlanan biyolojik silahlarýn her iki dünya

savaþýnda da bölgesel kullanýldýðý (Japonya,

Mançurya vb.) belirlenmiþ, ancak kullanýldýðý

taraflarca kabul edilmemiþtir. 

Üretim: Biyolojik savaþ ajanlarýnýn üretimi,

organizmanýn seçimi, organizmanýn küçük

kültür ortamlarýnda geniþ spektrumlu

çoðaltýlmasý ve ajanlarýn korunmasý

evrelerinden oluþur. Biyolojik silahlarýn askeri

güçler ve sivil halk üzerindeki caydýrýcý etkileri,

son 25 yýlda biyoteknolojideki hýzlý

deðiþimlerin kaynaðý olmuþtur. Bu yeni

teknoloji potansiyel kullanýlabilirlik açýsýndan

þu geliþmelere yol açmýþtýr;

1- Hastalýk yapýcý etki ve kullaným sonrasý

etkinlik süresini artýran geliþmeler,

2- Organizmanýn topluluklar üzerine

yönlendirilmesi (hedefleme),

3- Biyolojik silahlara karþý korunma,

4- Non-patojen mikroorganizmalardan

patojen mikroorganizmalarýn genetik

modifikasyonla üretilerek belirlenmesinin

zorlaþtýrýlmasý,

5- Ýmmun yanýtýn modifikasyonuyla

patojene karþý duyarlýlýðýn deðiþtirilmesi,

6- Biyolojik ajanlarýn temel özelliklerini

algýlayan dedektörlerin üretilmesi.

Bunlarý gerçekleþtirmede; hücre kültürü ve

fermentasyon, organizmanýn seçimi, düz ya

da çapraz baðlý biyopolimer ile kaplanma,

genetik mühendisliði, aktif-pasif baðýþýklama

ve tedavi, monoklonal antikor üretimindeki

özgün geliþmeler rol oynamýþtýr.

Biyolojik Silahlardan Korunma: Biyolojik

silahlardan korunma birbiriyle baðlantýlý beþ

aþamadan oluþmaktadýr;

Önleme: Biyolojik silahlarýn kullanýlmasýný

engellemek için çeþitli çalýþmalar

yapýlmaktadýr. Uluslararasý silahsýzlanma ve

teftiþ rejimleri biyolojik ajanlarýn biyolojik

savaþ durumunda üretimini ve kullanýmýný

caydýrmaktadýr. Ýstihbarat çalýþmalarý

sonucunda potansiyel tehlikeler belirlenerek

gerekli önleyici tedbirler alýnabilir. Doðal

olarak ortaya çýkan ajanlara karþý aþýlama

önemli bir önlemdir, ancak genetik

mühendisliði ile bu aþýlarýn etkisini sýnýrlayan

ajanlar üretilmiþtir.



Belirleme: Körfez savaþý sýrasýnda Birleþik

Devletler ve müttefik güçler güvenilir bir

biyolojik ajan keþif sisteminin yokluðunun

endiþesini yaþamýþlardýr. Bununla birlikte

birkaç keþif sistemi geliþtirilmiþtir;

- SMART (Sensitive Membrane Antigen

Rapid Test) 

Dünya

klonlanma

etiðini

tartýþýrken asýl

sorun olan

genetik

mühendislik

yöntemi ile

geliþtirilmiþ

biyolojik

silahlar gözden

uzak kalmýþtýr.


sted 2001 • cilt 10 • sayý 9 • 332

- JBPDS (Joint Biological Point System)

- BIDS (Biological Integrated Detection

System)


- IBAD (Interim Biological Agent Detector)

Korunma: Biyolojik ajanlara karþý korunma

yöntemleri sýnýrlýdýr. Koruyucu elbiseler ,

maskeler kýsa süreli koruma saðlayabilirler.

Bununla beraber, þarbon gibi etkinliðini uzun

süre koruyabilen kimi ajanlar için bu tedbirler

sadece ilk aþamada faydalý olabilirler.Þarbon

aþýsýnýn solunum yolu ile bulaþan akciðer

þarbonuna etkili olduðuna dair bilimsel

çalýþmalar olmamakla beraber

laboratuvarlarda mikroorganizmalarla

çalýþanlar, stratejik yerlerde görev yapan askeri

birlikler, enfekte hayvanlarla temas eden kiþiler

gibi risk gruplarý mutlaka aþýlanmalýdýr.

Biyolojik ajanlarý saptamaya yönelik tarama

testleri de uygulanmaktadýr, mesela; þarbon

için PCR ile bakteri DNA' sýnýn tespiti, þarbon

basillerine maruz kalýndýðýný ortaya koyarken

DNA' nýn tespit edilememesi enfeksiyonu

ekarte ettirmemekte, profilaktik antibiyotik

tedavisi hayat kurtarýcý olmaktadýr.

Açýlmamýþ þüpheli mektup ya da "þarbon" gibi

tehdit mesajý taþýyan paketlere nasýl

yaklaþýlmasý gerektiði Amerikan Hastalýk

Kontrol ve Koruma Merkezleri (CDC)

tarafýndan þu þekilde açýklanmýþtýr;

a)Zarfý sallamayýn ve açmayýn,

b)Zarfý plastik bir torbanýn ya da akma ya da

sýzýntýyý engelleyecek bir kabýn içine koyun,

c)Eðer torba ya da kap bulamazsanýz, zarfý her

hangi bir þeyle (kaðýt, örtü vb) örtün, 

d)Bulunduðunuz odadan çýkýn, kapýyý sýkýca

kapatýn ve baþkalarýnýn girmesini engelleyin,

e. Ellerinizi su ve sabunla iyice yýkayýn,

f. Güvenlik birimlerini olaydan haberdar edin,

g. Eðer zarf içindeki toz yere dökülür ya da

üstünüze bulaþýrsa; derhal dökülen tozun

üstünü örtün ve odadan çýkýn, toza bulaþmýþ

giysilerinizi çýkartýn ve bir torbaya koyup

aðzýný sýkýca kapatýn..

Tedavi: Tedavi yöntemleri enfeksiyon geliþen

kiþilerde maruz kalýnan ajanýn

belirlenebilmesine baðlýdýr. Eðer

belirlenemiyorsa geniþ spektrumlu yüksek doz

antibiyotik tedavisi uygulanmalýdýr. Ajanýn

saptanmasý durumunda ise duyarlý

antibiyotikler seçilerek tedaviye baþlanmalýdýr.

Örneðin þarbon etkeni saptanmýþsa; her iki

saatte bir, iki milyon ünite penisilin tedavisi

uygulanabilir. Toksinlere karþý uygun antidotlar

varsa kullanýlmalý, yoksa destek tedavisi

uygulanmalýdýr.



Dekontaminasyon-Temizleme: Zamanla

daðýlarak etkilerini yitiren kimyasal silahlarýn

tersine biyolojik silahlar zaman geçtikçe

etkilerini artýrýp çoðalabilirler. Þarbon toprakta

en az kýrk yýl aktif olarak kalýr ve çevre

koþullarýna karþý dirençlidir. Bu nedenle

biyolojik savaþ ajanlarýnýn etkilerinin ortadan

kalkmasý yýllar alabilir.

Biyolojik Savaþ Ajanlarýnýn geliþmesi ile

birlikte dünyada bu silahlarýn kullaným ve

üretimini sýnýrlamak amacýyla 1925 yýlýnda

Cenova Protokolü, 1972 yýlýnda Biyolojik

Silahlar Konvansiyonu (BWC-Biological

Weapons Convention) imzalanmýþ, farklý

tarihlerde bu konvansiyonun gözden

geçirildiði toplantýlar yapýlmýþtýr. Ýnsanlarýn bu

tür silahlarýn yapýmýný düþünmeleri bile

ürkütücüdür. Ancak bunun artýk bir düþünce

olmanýn ötesine geçtiði, bazý ülkelerde bu

silahlarýn yüksek miktarlarda depolandýðý da

bir gerçektir.

Dünya klonlanma etiðini tartýþýrken asýl

sorun olan genetik mühendislik yöntemi ile

geliþtirilmiþ biyolojik silahlar gözden uzak

kalmýþtýr. Olasý bir biyolojik silah saldýrýsýna

karþý, yüksek teknik eðitim almýþ ekiplerin

kurularak uluslararasý iþbirliði ile potansiyel

biyolojik silah üretici ve kullanýcýlarýnýn

yakýndan izlenilmesi, hastanelerde bu tip

saldýrýlar için özel donanýmlý servisler

oluþturulmasý, yapýlacak olan ulusal felaket

planlarýnýn bir parçasý olmalýdýr.

Dünya Tabipler Birliði 1990 yýlýnda, 42.

Oturumu’nda Kimyasal ve Biyolojik Silahlar

Konulu Bildirgeyi kabul etmiþ, Tokyo Bildirgesi

ile de saðlýk hizmeti vermesi beklenen

hekimlerin, kimyasal ve biyolojik silahlarýn

araþtýrýlmasýna katýlmasýný, kiþisel ve bilimsel

bilgilerini bu silahlarýn keþfi ve üretiminde

kullanmalarýnýn etik olmadýðýný bildirmiþtir.



Kaynaklar

1- www.ocean.ic.net/

ftp/doc/disaster/bio/bi

owfaq.html

(20.10.2001)



2- www.tufts.edu/

departments/fletcher/

multi/texts/BH596.txt

(20.10.2001)



3- www.fas.org/

nuke/intro/bw/

(20.10.2001)

4- Saðlýkla Ýlgili

Uluslararasý Belgeler,

Türk Tabipleri Birliði

Yayýný, 1998:42



Resim: Gaz maskeleri a) Yetiþkin tipi, b) Çocuk tipi.

a

b


Yüklə 45,81 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə