T. C. Bakirköy dr. Sadđ konuk eğĐT


II.C.Solunum sistemine etkileri



Yüklə 1,1 Mb.
Pdf görüntüsü
səhifə3/10
tarix21.01.2017
ölçüsü1,1 Mb.
#6152
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10

2.II.C.Solunum sistemine etkileri: 

Desfluran, doza bağımlı tidal volümde azalma buna bağlı solunum frekansında artmaya 

neden  olur.  Solunum  frekansının  artışı,  alveoler  dakika  ventilasyonunu  azaltır.

33

  Ölü  boşluk 



ventilasyonunun tidal ventilasyona oranı artar. Alveoler ventilasyon azalmasına bağlı PaCO

2

 



artar. Desfluran, CO

2

 arter basıncının artmasına solunum merkezinin cevabını baskılar. Bunun 



sonucu,  ventilasyon  cevabında  azalma  olur,  intrapulmoner  şant  oranı  artar.  Erişkin 

indüksiyonunda  desfluranın  %6  konsatrasyonunun  irritan  olmadığı  daha  yüksek  volümde 

irritan olabileceği bazı çalışmalarda gösterilmiştir.

34

 



2.II.D.Merkezi sinir sistemine etkileri: 

Anestezi  başlangıcının  ve  derlenmenin  hızlı  olması  beyin  cerrahisi  vakalarında  erken 

nörolojik  değerlendirmeye  olanak  sağlar.

35

  Desfluranın  intrakraniyal  basınç,  serebral  kan 



akımı  (SKA)  ve 

CO

2



 

  reaktivitesi  üzerine  etkileri  izoflurana  benzemektedir.

36,37

  Desfluran, 



doza bağımlı olarak serebral vasküler rezistansı azaltır.

38 


Desfluran, izoflurana benzer olarak 

EEG’de burst supresyonuna neden olmaktadır.

39

 

Desfluran özellikle yüksek konsantrasyonlarda uygulandığında, kan basıncı ve kalp atım 



hızında artışa neden olmakta, serebral ve sistemik hemodinami etkilenmektedir.

40,41


 

 

 

16 


2.II.E.Nöromusküler etkileri: 

Nöromusküler  blokerlerin etkilerini potansiyalize eder. 



2.II.F.Hepatik etkileri: 

Splenik  ve  renal  kan  akımını  arttırır.  Derin  anestezide  portal  kan  akımının  azalmasına 

bağlı  hepatik  kan  akımı  azalır.  Diğer  ilaçların  karaciğer  klirensini  etkileyebilir.  Düşük 

düzeyde  metabolize  olması  nedeniyle  hepatotoksik  özelliği  en  az  olan  inhalasyon 

anesteziğidir. 

2.II.G.Renal etkileri: 

Düşük  düzeyde  metabolize  olduğundan  böbrekte  hasar  yapması  beklenmez.  Kreatinin 

klirensi  ve  idrar  konsantrasyon  yeteneği  üzerine  etkisi  yoktur.  Desfluran  anestezisi  sonrası 

idrar N-Asetil-β-D-Glukozaminidaz ve retinol bağlayıcı protein düzeyleri artmaz. Serum üre 

ve  kreatinin  değerlerinde  bir  değişiklik    gözlenmez.  Böbrek  nakli  uygulanan  hastalarda, 

desfluran anestezisi sırasında ve sonrasında takip edilen böbrek  fonksiyonlarında önemli bir 

değişiklik  saptanmamıştır.  Kronik  böbrek  yetmezliği  olan  hastalarda  desfluran  kullanımı 

sonrası  oluşan  biyokimyasal  değişiklikler  diğer  inhalasyon  anesteziklerinden  farklı 

değildir.

42,43 


2.II.H.Desfluran anestezisi ile karbonmonoksit oluşumu: 

CO

2



 

  absorbanları  geri  solutmalı  anestezi  sistemlerinde  inhalasyon  ajanının  tüketimini 

azaltmak  amacıyla  1925’den  beri  kullanılmaktadır.  Đnhalasyon  ajanlarının  bazıları 

CO

2



 

 

absorbanları ile etkileşerek karbonmonoksit (CO) oluşturmaktadır. 



CO  artışından  sorumlu  tutulan  ajanlar  sırası  ile  en  çok  desfluran>izofluran>  enfluran 

olarak  bildirilmektedir.  CO  oluşumundan  yapılarındaki  diflorometiletil  (-CF2)  grubu 

suçlanmıştır.

44

  Baryum  hidroksit    tercih  edilmesi,



45

  yüksek  taze  gaz  akımlı  anestezi 

uygulaması,  kanister  ısısının  yüksek  olması,  kuru  absorban  kullanılması,

46,47 


düşük 

hemoglobin seviyesi

48

  CO üretiminden sorumlu tutulmuştur. 



CO, iki mekanizma ile etki gösterir; 

*Hemoglobinin  oksijen  taşıyan  bölgelerine  oksijenden  230  kat  daha  fazla  duyarlıdır.      

Oksihemoglobin  disosiasyon eğrisini sola kaydırır. Dokulara oksijen sunumu azalır. 

*Sitokrom oksidazı engelleyerek serbest radikal üretiminin ve enerji metabolizmasının  

 bozulmasına yol açar. 

Fang  ve  ark.,

49 

absorbanın  kazayla  kurumasını  önlemek  için  taze  gaz  akımının  2-3 



lt/dk’dan  daha  yüksek  kullanılmaması  yönünde  görüş  bildirmişlerdir.  Absorban  içeriğindeki 

nemin  korunması,  düşük  akımlı  anestezi  tekniklerine  özgü  bir  üstünlüktür.  Absorbanın 

kısmen  nemlendirilmesi  CO  oluşumunu  önemli  düzeyde  azaltır.  Sodalaymın  su  içeriği  % 


 

17 


4,8’den  ve  baralaymın  %9,5’tan  fazla  olursa  karbonmonoksit  (CO)  oluşumu  tam  olarak 

durmaktadır. 

Murray  ve  ark.,

50 


ağırlıklı  kalsiyum  hidroksit,  küçük  miktarlarda  kalsiyum  klorid  ve 

kalsiyum  sülfat  içeren,  kuruduğunda  bile  CO’e  parçalanmayan  kalsiyumhidrositlaymı 

bulmuşlardır. 

CO zehirlenmesinde; çilek kırmızısı görünüm, şiddetli başağrısı, bulantı, kusma, senkop, 

koma  ve  konvülziyon  gözlenir.  Genel  anestezi  altında  oksijen  satürasyonunda  düşme, 

absorbandaki  ani renk değişikliği,  gaz analizatöründeki karışık ajan alarmı ile CO artışı akla 

gelerek  kan  karboksi  hemoglobin  düzeyi  tayini  ile  tanı  desteklenebilir.

51

  Karışık  ajan  alarmı 



CO oluşumu sonucunda meydana gelen  triflorometana bağlıdır. Đnfrared ışığı absorbe ederek 

yanlış alarm vermesine neden olacaktır. 

CO  zehirlenmesinin,  tek  tedavisi  basınçlı  oksijen  verilmesidir.  Hemoglobindeki  CO 

oksijen  ile  yer  değiştirecek,  eliminasyon  yarı  ömrü  320  dakikadan  %  100  oksijen  altında  80 

dakikaya düşecektir. 

2.II.I.TEC 6 Desfluran Vaporizatörü 

Desfluran,  kandaki  çözünürlüğünün  düşük  olması  sebebi  ile  düşük  taze  gaz  akımlı 

anestezide  kullanım  için  uygun  bir  ajandır.  Desfluranın  oda  ısısındaki  buhar  basıncının 

yüksek  olması  (buhar  basıncı  20˚C’de  669  mmHg  ve  kaynama  noktası  757  mmHg’da 

22.8˚C’dir),  bütünüyle  yeni  bir  vaporizatör  teknolojisi  gerektirmiştir.  TEC  6  vaporizatörü 

(Ohmeda,  Maddison,ABD)  11  cm  genişliğinde,  24.5  cm  yüksekliğinde  ve  25  cm 

derinliğindedir. 

Doldurulduğunda  ön  paneli  siyaha  dönüşerek  ajanın  seviyesini  gösterir.  Diğer 

konvansiyonel  yüksek  basınç  vaporizatörlerinden  farklı  olarak  elektronik  denetim  sistemine 

sahiptir. 9 voltluk pili ile elektrik kesintilerinde dahi 20 saat ısıtma sağlanabilir. Sıvı desfluran 

39˚C’ye kadar ısıtılır ve böylece 1460 mmHg’lık sabit bir buhar basıncı elde edilir. Elektronik 

olarak  yönetilen  regülatör,  desfluranı  vaporizatör  üzerinde  ayarlanmış  olan  konsantrasyonu 

tam olarak sağlayacak miktarda buharlaştırarak taşıyıcı gaz ile karıştırır.  Buharlaşma odacığı 

ile  regülatör  arasındaki  bağlantıyı  sağlayan  kapatıcı  valf,  yalnızca  cihazın  anestezi 

makinesindeki  yerine  doğru  yerleştirilmesi,  elektrik  gelmesi  ve  çalışmaya  hazır  olması 

durumunda  açılır.  Vaporizatör  dikey  düzleme  15˚’den  daha  fazla  hatalı  yerleştirildiğinde, 

eğim  anahtarı  kapatıcı  valfi  etkinleştirir,  böylece  sıvı  desfluranın  rezervuar  dışına  çıkmasını 

önlemiş  olur.  Desfluran  vaporizatörünün  çalışması  için  uygun  akım  aralıkları  0,2-10  lt/dk 

arasındadır. TEC 6 vaporizatörünün çalışma duyarlılığı, düşük ve minimal akımlı anestezinin 

güvenle uygulanabilmesine yönelik gereksinimleri karşılayıcı düzeydedir.

52

 


 

18 


 

3.SOLUTMA SĐSTEMLERĐ

 

Solutma  sistemleri,  anestezi  makinelerinin  hastaya  anestezik  gaz  verilmesini  sağlayan 



teknik ögesidir: 

*Farklı  oranlarda  taze  ve  ekspire  edilen  gaz  içeren  anestezik  gazların  bir  araya 

getirilmesi, 

*Anestezik gazların hastaya ulaştırılması, 

*Ekspire edilen karbondioksitin uzaklaştırılması, 

*Anestezik gazların ortam atmosferinden ayrı tutulması, 

*Anestezik gazların ısı ve nem yönünden uygun iklim koşullarına getirilmesini sağlar. 

I-Đşlevsel özelliklerine göre; 

*Açık solutma sistemleri 

*Yarı-açık solutma sistemleri 

*Yarı-kapalı solutma sistemleri 

*Kapalı solutma sistemleri 

II-Teknik ve işlevsel özelliklerine göre; 

A.Yeniden solutmalı sistemler 

*To and fro absorbsiyon sistemleri 

*Absorbsiyonlu halka sistemi (circle absorption) 

B.Yeniden solutmasız sistemler 

  



Akım denetimli yeniden solutmasız sistemler  

      *Mapleson A 

      *Mapleson B ve C 

      *Mapleson D 

      *Mapleson E 

      *Mapleson F 

      *Bain sistemi 

      *Lack sistemi 

      *Humphrey ADE sistemi  

  



Valf denetimli yeniden solutmasız sistemler 

C. Gaz rezervuarı olmayan solutma sistemleri 

 

 

 

19 


 

III-Taze gaz akımına göre solutma sistemleri 

*Yeniden solutmasız solutma sistemleri 

-Akım denetimli yeniden solutmasız sistemler;Yarı-açık, yarı-kapalı sistemler. 

-Valf denetimli yeniden solutmasız sistemler;Yarı-açık sistemler. 

*Yeniden solutmalı sistemler: Yarı-açık, yarı-kapalı, kapalı sistemler. 

Yeniden  Solutmalı  Solunum  Sistemleri:  Yeniden  solutma,  ekshale  edilen  havadaki 

kullanılmamış  anestezik  gazların  karbondioksitten  arındırıldıktan  ve  belli  bir  miktarda  taze 

gaz  ile  karıştırıldıktan  sonra  bir  sonraki  inspirasyonda  tamamen  yada  kısmen  hastaya  geri 

döndüğü bir tekniği tanımlar. 

Bu  sistemde  karbondioksiti  temizleyecek  bir  cihaz  zorunlu  ve  bütünleyici  bir  parçadır. 

Ekshale  edilen  havadaki    karbondioksitin  kimyasal  absorbsiyonu  için  alkali  metal  ya  da 

toprak  kaynaklı  metal  hidroksit  granülleri  ile  dolu  bir  kap,  yeniden  solutmalı  sistemin  en 

belirgin teknik özelliğidir. 

1727 yılında Stephen Hales (1677-1761), havanın elastisitesini bozan ve rahat solunumu 

olanaksız  hale  getiren  sülfürlü  buharların  absorbe  edilebildiği  yeniden  soolutmalı  bir  halka 

sistemi tanımlamıştır. 

John  Snow  (1813-1858),  1850  yılında  eter  ve  kloroformun  değişmeden  ekspire  edilen 

hava  ile  atıldığını  fark  etmiştir.  Đnspiryumda  atılan  gazı    yeniden  kullanarak,  narkotik  etkiyi 

uzatmak amacı ile eter inhaler cihazını yeniden solutmalı sisteme dönüştürmüştür. 

Th.Shcwann’ın (1809-1885) madenciler için geliştirdiği ve 1856’da kullanıma sunduğu 

kurtarma cihazı, yüksek basınçlı oksijen tüpü, basınç düşürücü ve akım denetleyici valfler ve 

karbondioksit absorbanlı bir halka sistemi içermekte idi. 

Karbondioksit absorbsiyonu yapılan to-and-fro sistemini ilk klinik uygulamada kullanan 

Alfred Coleman’dır (1822-1902). 

1869’da Carl Sauer (1835-1892) diş hekimliğinde to-and-fro yeniden solutma sistemi ile 

azotprotoksit uygulamasını tanımlamıştır. 

1906  yılında  Frank  Kuhn  (1866-1929),  benzer  teknikle  ekshale  edilen  gazların 

karbondioksitten  temizlenmesini  sağlayan  yeni  bir  solutma  sisteminin  yapımına  ilişkin 

ayrıntıları yayınlamıştır. 

Dennis  E.  Jackson  (1879-1980)  1915  yılında  karbondioksit  absorbanlı  kapalı  bir  halka 

sistemi  ile  volatil  anestezik,  azotprotoksit  ve  oksijen  karışımı  kullanarak  hayvanlarda  uzun 

süreli anestezi uygulaması yaptığını bildirmiştir. 


 

20 


Kapalı  bir  yeniden  solutmalı  sistem  ile  anestezi  tekniğini  tıp  uygulamasına  sokan  kişi 

1924’ de Ralph M. Waters (1883-1979) olmuştur. 

Freiburg  Üniversitesi’nde  anestezik  gaz  olarak  saflaştırılmış  asetilen  (Narcylen) 

kullanan kimyacı Hermann D. Wieland (1877-1957) ve jinekolog Carl J. Gauss (1875-1957), 

anestezide yeniden solutmalı tekniğin Alman öncüleridir. 

Alman  mühendis  Bernhard  Dräger  (1870-1928)  ile  işbirliği  yaparak,  yeniden-solutmalı 

halka  sistemi  içeren  ilk  anestezi  cihazı  geliştirilmiş  ve  1924  yılında  klinik  kullanıma 

sunulmuştur. 

Bernhard  Dräger  2  Ekim  1925  yılında  halka  sistemi  için  Alman  patenti  almak  üzere 

başvuruda bulunmuş, 26 Ocak 1926’da patenti onaylanmıştır. 

Anglo-Amerikan  literatüründe  absorbsiyonlu  halka  sisteminin  geliştirilmesi  Brain  C. 

Sword (1889-1956) ile anılmaktadır. 

Absorbsiyonlu  halka  sistemini  anestezide  ilk  kullanan  1924  yılında  Gauss,  Wieland  ve 

Dräger’dir. 

Yeniden  solutmalı  sistemin  üstünlükleri;  anestezik  gaz  tüketimi  ve  buna  bağlı  olarak 

maliyette  önemli  ölçüde  tasarruf  sağlanması,  anestezik  gaz  ve  buharlarından  yararlanmanın 

artması, çalışma ortamı  ve atmosfer kirlenmesinin azalması ve  anestezik  gazların ısı ve nem 

yönünden  daha  iyi  iklimlendirilmesidir.  Taze  gaz  akımı  ne  kadar  düşük  olursa,  yeniden 

solutulan oran o kadar yüksek olur ve yeniden solutmalı sistemin üstünlüklerinden daha fazla 

yararlanılır. 

Yeniden  solutmalı  sistemin  olumsuz  yanları  ise;  teknik  olarak  karbondioksit  absorbanı 

ve  tek  yönlü  valfler    içeren  sistemler  gereksinimi,  oksijen  yetersizliği  riskinin  artması, 

karbondioksit    absorbanının  tükenmiş  olması  durumunda  fark  edilmeyen  karbondioksit 

yeniden solutma olasılığında artıştır.

53

 

 



4.KARBONDĐOKSĐT (CO

2

) ABSORBANLARI: 

 

1915  yılında Dennis E. Jackson (1879-1980), karbondioksit absorbanlı kapalı bir halka 

sistemi  ile  volatil  anestezi,  azotprotoksit  ve  oksijen  karışımı  kullanarak  hayvanlarda  uzun 

süreli anestezi uygulaması yapmıştır. 

CO



absorbsiyonu  yapılan  to-and-fro  sistemini  ilk  klinik  uygulamada  kullanan  Alfred 



Coleman’dır  (1822-1902).

54

  1930  yılında  Brain  Sward  CO



2

  absorbsiyonlu  devreyi 

tanımlamıştır.

55

 



 

21 


Kapalı  ve  yarı-kapalı  devrelerde  CO

2

  absorbsiyonu  gerekir.  Absorban  granülleri,  bir 



tavan  ve  bir  taban  kısmından  oluşan  metal  parçalar  arasına  sıkıca  yerleşen  bir  veya  iki  adet 

kanisterin  içine  yerleştirilir.  Çift  kanisterin  kullanımı,  CO

2

  absorbsiyonunun  iyi  olmasını, 



absorbanın  daha  seyrek  değiştirilmesini  ve  gaz  direncinin  daha  az  olmasını  sağlar.  Klinik 

uygulamada  sodalaymdan  yararlanma  süresi  taze  gaz  akımına  bağımlı  olarak  değişmektedir. 

Kullanılan  absorbanın  her  iş  günü  bitiminde  atılması,  ekolojik  ve  ekonomik  nedenler  sebebi 

ile  terk  edilmelidir.  Đnspire  ve  ekspire  edilen  karbondioksit  konsantrasyonlarını  izlemek 

koşulu  ile,  1  litrelik    absorban  kanisteri  kullanıldığında  bile  hasta  güvenliği  etkilenmeden 

absorbsiyon  kapasitesinden  sonuna  kadar  yararlanılır.

 

CO

2



  izlemi  yapılamıyorsa  çift  kanister 

yada büyük kanister kullanımı şarttır. 

      

Tablo V: Karbondioksit absorbanlarının  içerikleri. 



 

 

 



 

         

   

 

      En sık kullanılan CO



2

 absorbanları sodalaym ve baralaymdır. Sodalayma silika eklenmesi 

ile  sertliği  artar,  sodyum  hidroksit  tuzlarının  inhalasyonu  azalır.  Baralaym,  yapısında 

kristalizasyon suyu içerdiğinden silika eklenmeden de serttir. Her iki absorbana karbonik asit 

oluşumunda  ideal şartları sağlamak için fazladan su eklenir. 

CO

2



,    kimyasal  olarak  su  ile  birleşerek  karbonik  asit  oluşturur.  CO

absorbanları  (örn: 



sodalaym  veya  baralaym)  karbonik  asidi  nötralize  edebilen  hidroksit  tuzları  içerir.  Hidroksit 

tuzları cildi ve mukozayı tahriş eder. Reaksiyonun son ürünleri su ve kalsiyum karbonattır.  

Sodalaym ile absorbsiyon ekzotermik kimyasal bir olaydır.  

 

                                CO

2

 + H

2

 H

2

CO



                     H

2

CO

3

 + 2 NaOH  Na

2

CO

3

+ H2O+ISI 

                                     (Hızlı bir reaksiyon) 

 

                                        Na



2

CO

3

+ Ca(OH)

2

  CaCO

3

 + 2 NaOH 

                                    (Yavaş bir reaksiyon)    

     


       SODA-LIME 

       


BARALYME 

% 80 Ca-(OH) 

%80  Ca-OH 

%4    Na-OH 

% 20 Ba-OH 

%1    K-OH 

 

% 15  H



2

 



 

22 


Baralaym ile absorbsiyon direkt reaksiyondur ve daha fazla su açığa çıkar. 

              

                     Ba(OH)+8H

2

O+CO

2

  

  

BaCO

3

+9H

2

O+ISI 

                                   9H

2

O+9CO

2

    

  

 9H

2

CO

3

 

                       9H

2

CO

3

++9Ca(OH)

2

 

 

CaCO

3

+18 H

2

O+ISI 

     


Granül  büyüklüğü,  küçük  granüllerin  absorbsiyon  için  daha  fazla  yüzey  alanına  sahip 

olması  ve  daha  büyük  granüllerin  ise  gaz  akımına  daha  az  direnç  göstermesi  arasında  denge 

etkenidir.

 56,57


   

Tablo VI: Soda-lime ile baralyme karşılaştırması. 

 

        Soda-lime 



          Baralyme 

Mesh çapı* 

          4-8 

             4-8 

Sertleşme Yöntemi 

    Silika eklenerek 

Kristalizasyon suyu 

 

 Đçerik  



    Kalsiyum Hidroksit 

    Sodyum Hidroksit 

    Potasyum Hidroksit 

Kalsiyum Hidroksit  

Baryum Hidroksit 

 

Olağan Đndikatör Boya    



    Etil Viyole 

Etil Viyole 

Absorbsiyon 

Kapasitesi 

(Litre CO

2

 /100 gr granül) 



  

        14-23 

 

     9-18 



*Partikülün büyüklüğünü derecelendirmek için kullanılan, bir tel elekteki doğrusal inç başına 

delik sayısı

56

 

Volatil  anesteziklerin  parçalanmasından  sodyum  hidroksit  (NaOH)  ve  özellikle 



potasyum  hidroksit  (KOH)  gibi  güçlü  bazlar  sorumlu  tutulmaktadır.  Anestezik  ajanların 

kimyasal  tepkimeye  girmesini  kolaylaştıran  temel  etken,  yapısındaki  diflorometoksi  parçası 

ve absorbandaki NaOH ve KOH içeriğidir. Sevofluran ile CO

2

 absorbanlarının etkileşmesiyle 



pek  çok  ürün  açığa  çıkar.  En  önemlisi  Compound  A’dır  (florametil-2-2  difloro-1-

(triflorometil)vinil  ether).  Ratlarda  yapılan  çalışmalarda  nefrotoksisitesi  gösterilmiştir. 

Đnhalasyon  ajanlarının  bazıları  CO

2

  absorbanları  ile  etkileşerek  karbonmonoksit  (CO) 



oluşturmaktadır. 

CO 


artışından 

sorumlu 


tutulan 

ajanlar 


sırası 

ile 


en 

çok 


desfluran>izofluran>enfluran  olarak  bildirilmektedir.  CO  oluşumundan  yapılarındaki 

diflorometiletil  (-CF2)  grubu  suçlanmıştır.  Sodalaym  en  çok  kullanılan  absorbandır  ve  her 

100 g absorban 26 lt’ye kadar CO

2

 absorbe etme yeteneğine sahiptir.



 56,57

 

 

23 


1999 yılında KOH ve NaOH içermeyen ve kuru ortamda bile sevofluran ve desfluranla 

etkileşmeyen yeni bir absorban Amsorb (Armstrong Medical Ltd., Coleraine, Kuzey Đrlanda) 

kullanıma sunulmuştur.

58,59 


Kalsiyum hidroksit, kalsiyum klorid, kalsiyum sülfat ve su içerir. 

Bu absorbana kalsiyum hidroksit-lime denilmektedir. Daha inerttir, volatil anesteziklerin daha 

az  indirgenerek  Compound  A  ve  CO  gibi  istenmeyen  ürünlerinin  ortaya  çıkışını  azaltır. 

Temizleme  kapasitesi  sodalaymdan  biraz  daha  azdır.  Günlük  rutin  kullanım  için  uygun 

olmakla birlikte, her gün değiştirilmesi gerektiğinden maliyeti yüksektir. 

Son  yıllarda,  potasyum  hidroksit  içermeyen  sodalaym  spherasorb  ile    çalışmalar 

yapılmıştır.  Spherasorb,  kalsiyum  ve  sodyum  hidroksit  içermektedir.  Sevofluran  ile 

etkileşiminde toz içermeyen zeolit karışımı olması nedeni ile Compound A oluşumunu önemli 

düzeyde azalttığı bulunmuştur.

60 


Çalışmamızda  kullanılan  Dräger  sorb  free  (Dräger,  Luebeck,  Germany),  %74-82 

Ca(OH)


2

, %0.5-3 NaOH, %3-5 CaCl

2

, %12-19 H



2

O, %0.1 Ethylviolet içermektedir. 

Dräger  sorb  800  plus  (  Dräger,  Luebeck,  Germany  ),  Ağustos  2000’de  piyasaya 

sürülmüştür.  Hemisferik,  beyaz    ve  kokusuzdur.  Ozon  tabakasına  zararsızdır.  %  75-83  Ca 

(OH)

2

,  %  1-3  NaOH,  %14-18  H



2

O,  %  2.9  KOH  içerir.  Đçerdiği  Ca  (OH)

2

  tozları  solunum 



yollarında  irritasyon  yaratabilir.  pH  2’nin  altında  sarı,  pH  3’ün  üzerinde  mavi  renkte  olur. 

Ortama  hafif  amin  kokusu  çıkar.  Alüminyum  gibi  zayıf  metallerle  temasında  H

+

  iyonu 


oluşabilir.

55 


H

konsantrasyonunun artması ile pH boya indikatörünün renginin değişmesi absorbanın 



etkisini  kaybettiğini  gösterir.  Boya  indikatörünün  rengi  kanisterlerin  şeffaf  çeperlerinden 

izlenebilir.  Absorbanın  %50-70’inin  rengi  değiştiğinde  yenisi  ile  değiştirilmelidir. 

Bekletildiklerinde  orjinal  renklerini  yeniden  kazansalar  da,  absorbsiyon  kapasitelerinde 

düzelme  olmaz.  Đndikatördeki  renk  değişikliği  sodalaym  tükeniminin  çok  güvenilir  ölçütü 

değildir. Đndikatör maddenin, yoğun ultraviyole ışığı ile etkinliğini kaybetme olasılığı vardır. 

Yeni  doldurulmuş  kanisterdeki  absorbanın,  doldurulduğu  tarih  bir  etikete  yazılıp  kanistere 

yapıştırılmalıdır. En geç haftada bir değiştirilmelidir.

 55-57


 

Etil  viyole,  trifenilmetan  boyasıdır.  Kritik  pH:10.3’tür.  Sodalaym  ve  Baralaym  ile 

etkileşince renksiz halden mor renge döner. Renk değişimi, CO

2

 emilimi ile pH’da azalmaya 



bağlıdır.

55

           



 

 

 



 
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə