T. C. Sb göztepe eğ t m hastanes anestez yoloj ve rean masyon kl n ğ a doç. Dr. Melek çel k



Yüklə 378,71 Kb.
Pdf görüntüsü
səhifə5/6
tarix09.12.2016
ölçüsü378,71 Kb.
1   2   3   4   5   6

Postoperatif 60. dakika 

2 ± 0 


2 ± 0 

2 ± 0 


 

 

0,0001 

  

 

 



 

49 


 

 RSS Değerleri

1

1,2



1,4

1,6


1,8

2

2,2



2,4

2,6


2,8

3

O Bşlg



O 5.Dk.

O 10.Dk. O 30.Dk. O 45.Dk. O 60.Dk. PO Bşlg

PO 5.Dk.

PO

10.Dk.



PO

30.Dk.


PO

45.Dk.


PO

60.Dk.


Grup-K

Grup-D


Grup-N

 Şekil 5: Grupların Ortalama RSS Değerleri 

 

50 


TARTIŞMA 

R VA,  diğer  periferik  sinir  bloklarına  göre  kolay  uygulanabilmesi,  güvenilir  olması, 

cerrahi  sırasında  kan  kaybının  minimal  düzeyde  tutulabilmesi,  genel  anesteziye  oranla 

maaliyetinin düşük olması, ameliyat sonrası komplikasyonlarının az olması, derlenmenin 

hızlı  olması,  kolay  uygulanabilmesi  nedeniyle  bir  saat  ya  da  daha  kısa  süren  üst 

ekstremite  cerrahisinde  tercih  edilen  bir  yöntemdir(1,10,22).  Ancak  intraoperatif 

dönemde  olan  sızıntılar  ve  turnikenin  erken  açılması  halinde  lokal  anesteziklere  ait 

sistemik  toksik  etkilerin  izlenmesi,  turnike  ağrısı,  operasyon  sonrası  ihtiyaç  duyulan 

analjezi  gereksinimini  yeterli  ölçüde  sağlayamaması  bu  tekniğin  kullanımını  kısıtlayan 

nedenler arasında sayılabilir(10). 

R VA  ile  ilgili  mevcut  tartışmalardan  en  önemlisi,  tekniği  uygularken  kullanılacak  en 

uygun ilaç seçimini içermektedir.

 

Tüm lokal anestezikler uygun doz ve konsantrasyonda 



kullanıldığında  yeterli  analjezi  sağlayabilirse  de,  uygulama  sonrası  gelişen 

komplikasyonlar nedeniyle bazı lokal anestezik ajanların kullanımı sınırlandırılmıştır.  

R VA’da en çok kullanılan ajanlar prilokain ve lidokain’dir(1). Lidokainin % 0.25 ile % 

0.5’lik  solüsyonları  3  mg/kg  dozunda  tercih  edilmektedir  (10).  Bizim  çalışmamızda  da 

lokal anestezik ilaç olarak hem sistemik yan etkisinin en az olması hem de etki başlangıç 

süresinin kısa olmasından dolayı % 0.5’lik lidokain, 3 mg/kg dozunda kullanıldı.  

R VA’nın başarılı olmasında lokal anestezik ajanın, uygulanacak dozun ve adjuvan ajanın 

seçimi yanında kullanılan turnikenin de önemi büyüktür. 

Rosenberg  ve  ark.(11)  yeterli  basınçta  tutulamayan  turnikenin  lokal  anestezik  ajanın 

sistemik  dolaşıma  geçmesine  ve  toksik  reaksiyonların  gelişmesine  neden  olabileceği 

yorumunu yapmışlardır. 

 

Genellikle turnike kaçağının önlenmesi için turnike basıncının sistolik arter basıncından 



100-150  mmHg  yüksek  ya  da  250-300  mmHg  basınçta  olması,  extremite  distalinde  bir 

 

51 


venin seçilmesi ve turnike sırasında lokal anestezik solüsyonun ortalama 90 saniye içinde 

yavaş enjeksiyonu önerilmektedir(13,15,44).  

Biz de çalışmamızda turnike kaçağını önlemek için distal bir ven seçip turnike basıncını 

sistolik  arter  basıncından  100  mmHg  fazla  ya  da  250  mmHg  olacak  şekilde  şişirirken, 

enjeksiyonu yavaş bir şekilde 120 saniye içinde tamamladık.

 

Düşük konsantrasyon ve düşük dozda yeterli anestezi oluşmasını desteklemek amacıyla, 



lokal  anesteziklere  farklı  adjuvan  ilaçlar  ilave  edilmektedir.  Son  yıllarda  R VA’da 

duyusal  ve  motor  bloğun  oluşumunu  hızlandırmak,  anestezi  kalitesini  arttırmak  ve 

operasyon  sonrası  analjezik  gereksinimi  azaltmak  amacıyla  alfa-2  agonistler  (klonidin, 

deksmedetomidin),  opioidler  (morfin,  meperidin,  fentanil,  sufentanil,  tramadol),  kas 

gevşeticiler,  NSAID’lar  (ketorolak,  tenoksikam),  deksametazon,  magnezyum  sülfat, 

neostigmin eklenmesine yönelik çalışmalar yapılmıştır(6,7,8,9).  

Lidokaine meperidin ilave edilerek yapılan R VA çalışmalarında; lokal anestezik etkinin 

başlama  hızının  arttığı,  iyi  motor  blok  sağlandığı  ve  postoperatif  analjezik  etkinliğin 

uzadığı  tespit  edilmiş,  ancak  baş  dönmesi,  sedasyon,  bulantı-kusma  gibi  yan  etkilerin 

ortaya çıktığı görülmüştür(5,45) 

Bigat  ve  ark.(7)  ağrı  oluşumunun  fizyopatogenezinde  rol  olan  inflamatuar  basamakları 

göz  önünde  bulundurarak  yaptıkları  araştırmalarında;  lidokaine  ekledikleri 

deksametazonun anestezi kalitesini arttırdığını aynı zamanda da operasyon sonrası ilk gün 

anlamlı derecede analjezi sağladığını görmüşlerdir. 

R VA  uygulamalarında  lidokaine  nitrogliserin,  lornoksikam,  magnezyum  sülfat, 

sisatrakuryum  eklenerek  yapılan  çalışmalarda  sensoryal  ve  motor  blok  başlangıç 

zamanlarının  kısaldığı,  sensoryal  ve  motor  blok  geri  dönüş  sürelerinin  uzadığı,  anestezi 

kalitesinin 

arttığı 

ve 


postoperatif 

analjezik  gerkesinim 

süresinin  uzadığı 

gösterilmiştir(9,46,47,48). 



 

52 


Adjuvan  ajan  kullanımında  analjezik  özellik  taşıyan  ilaçların  seçilmesi  ve  bu  konuda 

çalışmaların  devam  etmesi  araştırmacıları  analjezik  özelliği  olan    α

2

-agonist  ilaçlara 



yöneltmiştir.  Alfa

2

-agonistlerin  opioid  benzeri  analjezik  etkisinin  olduğu(49,50), 



klonidinin  ise  α

adrenerjik  reseptör  stimülasyonundan  bağımsız  bir  mekanizma  ile 



özellikle myelinsiz C liflerinde sinir aksiyon potansiyellerini deprese ederek anestezik ve 

analjezik etkinlik sağladığı gösterilmiştir(51). Analjezik etkinliğin yanı sıra α

2

-agonistler 



sedatif etkiye de sahiptir. 

Yapılan  bazı  çalışmalarda  lidokaine  klonidin  eklenmesinin  turnike  ağrısını  azalttığı, 

turnike  ağrısının  başlangıcını  geciktirdiği  veya  turnike  ağrısını  kesmek  için  analjezik 

kullanımını azalttığı gösterilmiştir(52,53). 

Kleinschmidt ve  ark.(8) %  0.5 prilokain, % 0.5  prilokain  + 2 µgr/kg  klonidin ve % 0.5 

prilokainle  birlikte  R VA  manşonu  açılırken  sistemik  klonidin  uyguladıkları  gruplar 

arasında  motor  blok  başlama  ve  dönme  zamanlarında  anlamlı  bir  farklılık 

gözlemlememişleridir

 

Literatüre  bakıldığında,  R VA’da  lokal  anestezik  ajanlara  deksmedetomidin  eklenen  az 



sayıda  çalışma  mevcuttur.  Deksmedetomidin  klonidine  göre  alfa

2

-adrenoreseptörlere 



karşı 8 kat daha seçicidir(54). Doz bağımlı olarak plazma norepinefrin düzeyini düşürüp 

kan basıncı ve kalp hızında azalmaya yol açabilir. Literatür araştırmalarımızda 1 µgr/kg 

doz  aralığında  hipotansiyon  ve  bradikardi  gelişmediğini  izledik  ve  çalışmamızda 

deksmedetomidini 1 µgr/kg dozda kullanmayı tercih ettik.  

Son  yıllardaki  çalışmalarda  neostigminin  intratekal  ve  epidural  kullanımının  analjezik 

etkiyi  potansiyalize  ettiği  gösterilmiştir.  Bu  etkinin  mekanizması  beyin  omurilik 

sıvısındaki  asetilkolinesterazı  inhibe  ederek  asetilkolin  miktarının  artışına  bağlıdır. 

Periferik  sinirlerde  de  asetilkolin  reseptörlerinin  mevcudiyeti,  R VA’da  neostigmin 

kullanımı fikrinin benimsenmesini sağlamıştır.(55)  


 

53 


Bu alanda yapılan araştırma sayısı oldukça az olup, mevcut araştırmalar kesin bir sonuç 

vermemektedir. Turan ve ark.(6) lidokaine eklenen neostigminin sensoryal ve motor blok 

başlangıç  zamanları  ile  sensoryal  ve  motor  blok  geri  dönüş  zamanlarını  kısalttığını, 

anestezi kalitesini arttırdığını, ilk analjezik gereksinimini uzattığını saptarken; McCartney 

ve  ark.(50)  ise  neostigmin  ve  lidokain  kombinasyonunun  sensoryal  ve  motor  blok 

başlangıç  ve  geri  dönüş  zamanlarında,  ilk  analjezik  gereksinim  sürelerinde  ve  anestezi 

kalitelerinde herhangi bir farklılık saptamamışlardır.

 

Yaptığımız çalışmada adjuvan ajan olarak deksmedetomidin ve neostigmin tercih edildi. 



Yapılan çalışmalarda R VA’da lidokaine nitrogliserin, magnezyum sülfat, sisatrakuryum, 

lornoksikam,  tramadol  gibi  adjuvan  ajanların  eklenmesinin  sensoryal  blok  başlama 

zamanını anlamlı derecede kısalttığı gösterilmiştir(9,46,47,48). 

Kleinschmidt  ve  ark.(8)’nın  prilokaine  klonidin  ekleyerek  yaptıkları  çalışmada  ,  iki 

grubun sensoryal blok baslangıç zamanları arasında fark saptanmamıştır. 

Memiş  ve  ark.(50),  araştırmalarında  3mg/kg  lidokain  ile  3mg/kg  lidokain  +  0,5  µgr/kg

 

deksmedetomidin  uygulanan  grupları  karşılaştırdıklarında  sensoryal  blok  başlangıç 



zamanını  kontrol  grubu  için  7  ±  2  dk,  deksmedetomidin  eklenen  grup  içinse  5  ±  2  dk 

bulmuşlardır

 

ve  bu


 

süre


 

istatistiksel  olarak  anlamlı  derecede  kısadır.  Göğüş  ve 

ark.(57)’nın  çalışmasında  da  prilokaine  eklenen  deksmedetomidinin  sensoryal  blok 

başlangıç  zamanını  anlamlı  dercede  kısalttığı  gösterilmiştir.  Ancak  Esmaoğlu  ve 

ark.(49)’nın  lidokaine  1  µg/kg  deksmedetomidin  ekleyerek  yaptıkları  çalışmada  iki 

grubun sensoryal blok baslangıç zamanı arasında farklılık bulunmamıştır.  

Bizim  çalışmamızda  sensoryal blok  oluşma  süresi  kontrol grubunda 6,2 ± 1,51dk.  iken, 

deksmedetomidin  eklenen  grupta  3,2  ±  1,36  dk.  olarak  bulunmuştur.  Dolayısıyla 

deksmedetomidin eklenen grupta en kısa süre saptanmıştır.  

Turan ve ark. (6)’nın yaptıkları çalışmada, total dozu 40 ml olarak hazırlanan % 0.5’lik 3 

mg/kg  prilokain  ile  bu  solüsyona  0,5  mg  neostigmin  eklenen  grup  karşılaştırılmıştır. 


 

54 


Kontrol grubunda sensoryal blok başlangıç zamanı 10 ± 2 dk., neostigmin eklenen grupta 

ise 4 ± 2 dk. bulunmuştur, bu sonuç istatistiksel olarak anlamlıdır.  

McCartney  ve  ark.(58)’nın  çalışmasında  ise  3  mg/kg  lidokaine  eklenen  1  mg 

neostigminin  sensoryal  blok  başlangıç  zamanı  üzerine  herhangi  olumlu  bir  etkisinin 

bulunmadığı görülmüştür. 

Bizim  çalışmamızda  ise  0,5  mg  neostigmin  eklenen  grup  ile  kontrol  grubu  arasında 

sensoryal  blok  başlangıç  zamanı  açısından  herhangi  bir  farklılık  saptanmadı.  Ancak 

deksmedetomidin grubuna göre  sensoryal  blok başlangıç zamanı  anlamlı derecede uzun 

bulundu. 

Literatüre bakıldığında R VA’da lokal anesteziklere eklenen adjuvan ajanların sensoryal 

blok  başlangıç  zamanını  kısaltmasının  yanında  sensoryal  blok  süresini  de  uzattığı 

görülmüştür(7,9,47,48,49,56).   

Esmaoğlu  ve  ark.(49)’nın  lidokaine  1  µg/kg  deksmedetomidin  ekleyerek  yaptıkları 

çalışmada iki grubun sensoryal blok geri dönüş zamanları arasında herhangi bir farklılık 

saptanmamıştır.  

Oysa  ki  ;  Memiş  ve  ark.(50)  R VA’da  3mg/kg  lidokain  uygulanan  olgular  ile  3mg/kg 

lidokain  +  0,5  µgr/kg

 

dexmedetomidin  uygulanan  olguları  karşılaştırdıkları 



araştırmalarında,  deksmedetomidin  grubunda  sensoryal  blok geri  dönüş  zamanının  daha 

uzun (7 ± 3 dk.; 4 ± 1 dk) olduğunu görmüşlerdir.  

Turan  ve  ark.(6)’nın  yaptıkları  çalışmada  ise  %0.5’lik  prilokain  3  mg/kg  uygulanan 

kontrol  grubu  ile  bu  solüsyona  0,5  mg  neostigmin  eklenen  grubun  sensoryal  blok  geri 

dönüş  zamanları  arasında  anlamlı  bir  fark  bulunmuştur.  Neostigmin  eklenen  grupta 

sensoryal blok geri dönüş zamanı 7 ± 2 dk. olarak saptanırken, kontrol grubunda 3 ± 1 

dakika  olarak  saptanmıştır.  Ancak  McCartney  ve  ark.(58)’nın  yaptıkları  çalışmada  3 

mg/kg  lidokaine  eklenen  1  mg  neostigminin  duyusal  blok  geri  dönüş  zamanını 

değiştirmediği görülmüştür. 


 

55 


Çalışmamızda  sensoryal  blok  geri  dönüş  zamanları  karşılaştırıldığında;  lidokaine 

neostigmin  ilave  edilen  grup  ile  kontrol  grubu  arasında  fark  bulunmazken 

deksmedetomidin  ilave  edilen  grubun  sensoryal  blok  geri  dönüş  zamanı  her  iki  gruba 

göre istatistiksel olarak anlamlı derecede kısa bulundu.  

R VA’da  adjuvan  ajanların  etkilerinin  araştırıldığı  çalışmalarda  magnezyum  sülfat, 

nitrogliserin, sisatrakuryum, lornoksikam veya tramadolun lidokaine eklenmesi ile motor 

blok  başlama  zamanının  kısaldığı  ve  motor  blok  süresinin  anlamlı  olarak  uzadığı 

saptanmıştır(7,9,48,49,56). 

Esmaoğlu  ve  ark.(49)’nın  lidokaine  1  µg/kg  deksmedetomidin  ilave  ederek  yaptıkları 

çalışmada  iki  grubun  motor  blok  başlama  zamanı  ve  geri  dönüş  zamanları  arasında 

herhangi bir farklılık saptanmamıştır. 

Memiş  ve  ark.(50)’nın  çalışmasında  ise;  lidokaine  deksmedetomidin  eklenen  olgularda 

kontrol grubuna göre hem motor blok başlama zamanı daha kısa (10 ± 4 dk.;  15 ± 3 dk.), 

hem de motor blok geri dönüş zamanı daha uzun (8 ± 3 dk.; 5 ± 1 dk.) bulunmuştur.  

Turan  ve  ark.(6)’nın  yaptıkları  çalışmada  prilokain  ile  prilokaine  neostigmin  eklenen 

gruplar karşılaştırıldığında, neostigmin grubunda motor blok başlangıç zamanı daha kısa 

(7 ± 2 dk.; 14 ± 1 dk.), motor blok geri dönüş zamanı ise kontrol grubuna göre daha uzun 

bulunmuştur.        

McCartney  ve  ark.(58)’nın  yaptıkları  araştırmada  lidokaine  eklenen  1  mg  neostigminin 

motor  blok  başlama  zamanını  uzattığı,  ancak  motor  blok  geri  dönüş  zamanını  kontrol 

grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı bir şekilde etkilemediği görülmüştür.  

Çalışmamızda lidokaine ilave edilen neostigminin motor blok başlama zamanı ve motor 

blok  geri dönüş  zamanı  üzerinde  anlamlı  bir  etki  oluşturmadığı; deksmedetomidinin ise 

motor blok başlama zamanını kısalttığı, motor blok süresini ise uzattığı saptandı. 

RiVA  kolay  uygulanabilir,  güvenilir  ve  düşük  maaliyetli  bir  anestezi  tekniği  olmasına 

karşın önemli dezavantajlarından biri turnike açılmasını takiben analjezinin çabuk ortadan 



 

56 


kalkması  ve  postoperatif  analjezik  kullanımına  gereksinim  göstermesidir.  Yapılan 

çalışmalarda kullanılan adjuvan ilaçların analjezi üzerine etkileri de araştırılmıştır. 

Reuben  ve  ark.(59)’nın  çalışmasında  R VA’da  ketorolak  kullanımının  hem  turnike 

ağrısının kontrolünü kolaylaştırdığı, hem de postoperatif ağrıyı azalttığı görülmüştür. 

Ş

en  ve  ark.(46)’nın  3  mg/kg  lidokaine  200  µg  nitrogilserin  ekleyerek  yaptıkları 



çalışmalarında ilk analjezik gereksinimi 225 ± 74 dakika olarak tespit edilmiş ve kontrol 

grubuna  göre  daha  uzun  süre  analjezik  etkinliğin  devam  ettiği  saptanmıştır.  Ayrıca  bu 

çalışmada  ağrı  skorunun  postoperatif  ilk  4  saat  için  kontrol  grubuna  göre  daha  düşük 

olduğu bulunmuştur. 

Turan  ve  ark.(9)’nın  lidokaine  magnezyum  sülfat,  Şen  ve  ark.(46)’nın  lornoksikam, 

Esmaoğlu  ve  ark.(48)’nın  sisatrakuryum  ekledikleri  araştırmalarında  adjuvan  ajan 

eklenen  gruplarda  hem  ilk  analjezik  gereksinim  zamanının  uzun  olduğu,  hem  de 

postoperatif  VAS  değerlerinin  ilk  bir  saat  içinde  anlamlı  derecede  düşük  olduğu 

gösterilmiştir. 

Aynı  şekilde  Bigat  ve  ark.(7)’nın  lidokaine  deksametazon,  Öztürk  ve  ark.(61)’nın 

lidokaine  tenoksikam,  Tuncer  ve  ark.(60)’nın  prilokaine  meperidin  ekledikleri 

çalışmalarında  postoperatif  analjezi  süresinin  uzadığı  ve  ağrı  şiddetinin  daha  az  olduğu 

tespit edilmiştir. 

Gentili  ve  ark.(52)’nın  %  0.5  lidokaine  klonidin  ilavesinin  turnike  ağrısı  üzerindeki 

etkilerini araştırdıkları çalışmalarında, turnike ağrısı, VAS ve VPS değerleri daha düşük 

tespit  edilmiş;  ancak  turnike  açılmasını  takiben  oluşan  postoperatif  ağrı  üzerine  etkide 

istatistiksel anlamlı bir fark bulunmamıştır. 

Reuben  ve  ark.(62)  R VA’da  lokal  anesteziğe  klonidin  (1µg/kg)  ekleyerek  yaptıkları 

çalışmada; klonidin grubunda postoperatif analjezik ihtiyacını istatistiksel olarak anlamlı 

oranda düşük bulmuşlardır. 



 

57 


Memiş ve ark.(50)’nın 3 mg/kg lidokaine 0.5 µgr/kg

 

deksmedetomidin ekledikleri R VA 



uygulamasında kontrol grubuna göre ilk analjezi gereksinim süresinin daha uzun olduğu 

ve  turnike  açıldıktan  sonraki  ilk  saat  içinde  VAS  değerlerinin  daha  düşük  olduğu 

bulunmuştur.   

Esmaoğlu  ve  ark.(49)’nın  lidokaine  1  µg/kg  deksmedetomidin  ekleyerek  yaptıkları 

çalışmada anestezi kalitesinin arttığı, analjezik gereksiniminin azaldığı tespit edilmiştir. 

Turan ve ark.(6)’nın yaptıkları çalışmada 0.5 mg neostigmin eklenen grupta

 

ilk analjezik 



gereksinim zamanı kontrol grubuna göre daha uzun bulunurken, VAS değerleri açısından 

istatistiksel farklılık bulunmamıştır.  

McCartney  ve  ark.(58)’nın  çalışmasında  ise  neostigmin  eklenen  grup  ile  kontrol  grubu 

arasında ilk analjezik gereksinimi zamanı ve VAS değerleri açısından anlamlı bir farklılık 

bulunmamıştır. 

Çalışmamızda kontrol grubunda ilk analjezi gereksinimi 94,2 ± 8 dk., neostigmin eklenen 

grupta 106,1 ± 8,27 dk. ve deksmedetomidin eklenen grupta 191,55 ± 9,93 dk. bulundu. 

Bu  veriler  değerlendirildiğinde  neostigmin  ve  deksmedetomidin  eklenen  gruplarda  ilk 

analjezik  gereksinim  zamanı  kontrol  grubuna  göre  istatistiksel  olarak  anlamlı  derecede 

daha uzundu, deksmedetomidin grubunda ise neostigmin grubuna göre daha uzun olduğu 

görüldü.  VAS  değerleri  açısından  bakıldığında  kontrol  grubu  ile  neostigmin  eklenen 

gruplar  arasında  fark  bulunmazken,  deksmedetomidin  ilave  edilen  grubun  postoperatif 

VAS değerleri α

agonist ilaçların sedasyon yapıcı etkilerinden dolayı  her iki gruba göre 



istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktü. 

Reuben ve ark.(62)’nın lidokain ile yapılan R VA’da lidokaine ilave 1 µgr/kg klonidin, 1 

µ

gr/kg  iv  klonidin  ve  kontrol  gruplarını  karşılaştırdıkları  bir  çalışmada  turnike 



indirildikten  sonraki  1.  ve  2.  saatlerde  sedasyon  skorları  açısından  üç  grup  arasında 

anlamlı  bir  fark  bulmamıştır.  Hitanen  ve  ark.(63)’nın  çalışmasında  ise  intratekal 



 

58 


uygulanan  klonidinin  enjeksiyon  sonrası  3-6  saate  kadar  sedasyon  etkisinin  olduğu 

gösterilmiştir. 

Memiş  ve  ark.(50)’nın  R VA’da  adjuvan  ajan  olarak  deksmedetomidin  kullandıkları 

araştırmanın sonucunda sedasyon skorları her iki grupta benzer bulunurken; Esmaoğlu ve 

ark.(49)’nın 

yine 


lokal 

anesteziğe 

deksmedetomidin 

ekledikleri 

çalışmada 

deksmedetomidin  uygulanan  grubun  sedasyon  değerleri  kontrol  grubundan  anlamlı 

derecede yüksek bulunmuştur

.  


Bizim  çalışmamızda  turnike  açıldıktan  sonraki  ilk  30  dakika  içinde  deksmedetomidin 

grubunun  sedasyon  skorları,  kontrol  grubu  ve  neostigmin  grubuna  göre  anlamlı  olarak 

yüksek bulundu. Ortalama 3 civarında seyreden sedasyon skoru, herhangi bir solunumsal 

komplikasyona ya da tedavi gerektirecek hemodinamik değişikliğe neden olmazken aynı 

zamanda  postoperatif  dönemin  akut  safhasında  hastanın  ağrı  skorunun  düşük  olmasına 

katkısı olduğunu düşündük. 

R VA’da, kullanılan lokal anestezik ajanlar ile adjuvan ajanların kardiyovasküler sistem 

üzerine etkileri de araştırılmıştır. 

Brown  ve  ark.(64)  906  hastada  lidokain,  prilokain  veya  bupivakain  ile  uyguladıkları 

R VA’da  orta  derecede  bradikardi  dışında  kardiyovasküler  sisteme  ait  herhangi  bir 

değişiklik saptamadıklarını belirtmişlerdir. Simon ve ark.(107) R VA’da % 0.5 artikain, 

%  0.5  lidokain  ve  %  0.5  prilokainin  etkilerini  araştırmak  için  30  hasta  üzerinde 

çalışmışlar  ve  her  üç  grupta  da  kan  basıncı,  kalp  hızı  ve  oksijen  saturasyonunda  hem 

turnike işlemi sırasında hem de turnike açıldıktan sonra değişiklik gözlemlememişlerdir.  

Kleinschmidt ve  ark.(8)  ise  56  gönüllü  üzerinde R VA  uygulamışlar ve  1.  gruba  %  0.5 

prilokain, 2. gruba % 0.5 prilokain + 2 µgr/kg klonidin, 3. gruba % 0.5 prilokain + turnike 

açılırken  sistemik  klonidin  vermişlerdir.  1.  ve  2.  grupta  ortalama  arter  basıncı  ve  kalp 

hızında  değişiklik  saptanmamıştır.  Sistemik  klonidin  uygulanan  grupta  turnike 

çözüldükten  sonra  ortalama  arter  basıncında  yaklaşık  olarak  %  24-%  28  arasında  bir 


 

59 


düşüş  görülürken,  kalp  hızı  değişmeden  kalmıştır.  Bu  değişiklik  klonidinin  sistemik 

uygulanması ile ilişkili bulunmuştur.  

Esmaoğlu  ve  ark.(49)’nın  yaptıkları  bir  çalışmada  3mg/kg  %  0.5’lik  lidokain  grubu  ile 

3mg/kg % 0.5’lik lidokaine + 1 µgr/kg deksmedetomidin grubu ortalama arter basıncı ve 

kalp  hızı  açısından  karşılaştırılmıştır.  Deksmedetomidin  ilave  edilen  grupta  45.  ve  60. 

dakikalardaki  ortalama  arter  basıncı  kontrol  grubuna  göre  istatiktiksel  olarak  anlamlı 

derecede daha düşük saptanmıştır.  

Memiş  ve  ark.(50)’nın  lidokaine  deksmedetomidin  ekledikleri  çalışmada  sistolik  arter 

basıncı,  diyastolik  arter  basıncı,  ortalama  arter  basıncı  ve  oksijen  saturasyonu 

değerlerinde  gruplar  arasında  farklılık  saptanmamıştır

.

  Esmaoğlu  ve  ark.(49)’nın 



lidokaine  1  µg/kg  deksmedetomidin  ilave  ederek  yaptıkları  çalışmada  da  gruplar 

arasındaki  SAB,  DAB,  OAB  ve  SpO2  değerlerinde  anlamlı  bir  farklılık  bulunmadığı 

görülmüştür. 

Turan  ve  ark.(6)  ile  McCartney  ve  ark.(58)’nın  çalışmalarında  neostigmin  grubunda 

kontrol  grubuna  göre  SAB,  DAB,  OAB  ve  SpO2  değerlerinde  anlamlı  bir  farklılık 

bulunmamıştır. 

Bizim  çalışmamızda  ise;  kontrol  grubu  ve  neostigmin  grubunda  SAB  değerleri 

karşılaştırıldığında  anlamlı  bir  fark  bulunmazken,  deksmedetomidin  grubunda  turnike 

açıldıktan  sonraki  10.,  30.  ve  45.dk.larda  SAB  diğer  iki  gruba  göre  istatistiksel  olarak 

anlamlı derecede düşük bulundu. Diyastolik arter basıncı değerleri karşılaştırıldığında ise 

hem deksmedetomidin grubu hem de neostigmin grubunda turnike açıldıktan sonraki 45. 

ve  60.dk.larda  DAB  değerleri,  kontrol  grubuna  göre  anlamlı  derecede  düşük  bulundu. 

Ancak bu düşük değerler istatistiksel olarak anlamlı olsa da klinik olarak anlamsızdı ve 

herhangi bir medikal tedavi gerektirmedi.  



 

60 


Literatürdeki  benzer  araştırmalarda  R VA’da  lokal  anesteziğe  deksmedetomidin  ve 

neostigmin  eklenen  olguların  kalp  atım  hızlarının,  kontrol  gruplarına  benzer  olduğu 

görülmüştür(6,50,58). 

Çalışmamızda ise turnike açıldıktan sonraki 5., 10., 30., 60.dk. KAH ortalamaları kontrol 

grubundan  istatistiksel  olarak  anlamlı  derecede  düşük  bulundu.  Neostigmin  grubu  ile 

kontrol  grubu  arasında  anlamlı  bir  fark  yoktu.  Deksmedetomidin  grubunun  turnike 

açıldıktan sonraki 5. ve 10. dakika KAH neostigmin grubundan anlamlı derecede düşük 

bulundu.


 

Ancak kalp hızındaki bu azalma da hiçbir zaman medikal tedavi gerektirmedi. 

Memiş ve ark.(50), Esmaoğlu ve ark.(49), Turan ve ark.(6) ve McCartney ve ark(58)’nın 

çalışmalarında  deksmedetomidin  ve  neostigmin  ilave  edilen  gruplar  ile  kontrol  grupları 

arasında  perferik  oksijen  satürasyonları  karşılaştırıldığında  gruplar  arasında  anlamlı  bir 

fark bulunmamıştır. Bizim çalışmamızda da SpO2 değerleri benzerdi. 

 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

1   2   3   4   5   6




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə