T. C. Sb göztepe eğ t m hastanes anestez yoloj ve rean masyon kl n ğ a doç. Dr. Melek çel k


REJYONAL  NTRAVENÖZ ANESTEZ N N ETK  MEKAN ZMASI



Yüklə 378,71 Kb.
Pdf görüntüsü
səhifə7/40
tarix02.01.2022
ölçüsü378,71 Kb.
#1141
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   40
 

REJYONAL  NTRAVENÖZ ANESTEZ N N ETK  MEKAN ZMASI  

R VA  tekniğini  ilk  kullanan  anestezist  olan  Bier,  1908  yılında  uyguladığı  bu 

tekniğin mekanizmasını; ilk olarak enjeksiyonun yapıldığı bölgedeki sinir uçlarında 

direkt blok oluştuğu daha sonra da sinir gövdelerinde derin blok geliştiği şeklinde 

açıklamıştır(10,11). 

Daha  sonraki  çalışmalar  tamamen  bu  teoriyi  ispatlamak  üzerine  yapılmıştır  ve 

R VA  sonucu  gözlenen  cerrahi  anestezinin  çok  çeşitli  ve  tamamlayıcı 

mekanizmalar ile oluştuğu sonucuna varılmıştır(11).  Şöyle ki; 

i) Periferik küçük sinirlerin ve sinir uçlarının blokajı (ilk etki) 

ii) Proksimal bölgede sinir gövdelerinin blokajı (esas anestezik komponent) 

iii)  skemi (sinir iletimi ve motor son plak fonksiyonun blokajı) 

iv) Sinir gövdeleri üzerine kompresyon (yavaş komponent) 

Yapılan  çalışmalarda  üst  ekstremiteye  uygulanan  20  dakikalık  turnike  sonrasında 

ciltte "pinprick testi" ile komple analjezi ve anestezi oluştuğu da gösterilmiştir. Bu 

nedenle R VA’nın iskemik komponenti sinir blokajında esas belirleyici mekanizma 

olarak  kabul  edilebilir.  Turnikeye  bağlı  metabolik  değişikliklerle  birlikte  sinir 




 

11 


üzerine olan direkt kompresyon, R VA’nın sinir blokajındaki major komponentleri 

olmasa da, muhtemelen turnike ağrısının esas komponentidir(11). 

Enjekte  edilen  lokal  anesteziğin  dağılımı  ve  R VA’nın  sinir  blokajı  ile  olan 

ilişkisini  anlamak  için  ekstremitelerdeki  yüzeyel  venöz  anatomiyi,  bu  venlerin 

derin  venler  ve  sinir  gövdeleri  içindeki  venlerle  olan  bağlantısını  iyi  bilmek 

gerekir(11).  Her  ne  kadar  geniş  yüzeyel  venlerin  valvleri  bulunsa  da,  bu  venler 

rölatif  olarak  yavaş  periferal  lokal  anestezik  enjeksiyonu  ile  retrograd  olarak 

doldurulabilir. El sırtındaki bir venden 20 ml/dakika’lık enjeksiyon yapılırken geniş 

antekubital  venlerdeki  intraluminal  basınç  90  mmHg  seviyelerine  kadar  yükselir. 

Küçük  venlerde  valv  yoktur  ve  sinir  gövdelerinin  venülleri  ile  bağlantılı  olarak 

geniş bir ağ oluşturup sinirin periferinden çok merkezine ulaşırlar(11). 

Periferik sinirlerde afferent ve efferent lifler karışık olarak bulunurlar. Her bir sinir 

lifi  endonöriumla  çevrilidir  ve  intranöral  uzanan  vasa  nervorum  denen  kapiller 

pleksusu  sarar.  Kapillerler  doğrudan  küçük  venlere  direne  olur.  Birkaç  yüz  adet 

lifin  oluşturduğu  demet  ise  perinöriumla  kaplıdır.  Bunlar  da  kendi  aralarında 

kümeleşerek epinöriumla sarılı olarak yer alırlar. Ekstremitedeki sinir gövdesi pek 

çok sinir fasikülünün epinörium olarak adlandırılan bağ dokusu tarafından bir araya 

getirilmesi ile oluşur. Sinirleri besleyen kan damarları epinörium içindedir.  

Fasikülün  ortasındaki  sinir  lifleri  lipoproteinden  zengin  epinöriumdan  uzaktır  ve 

damarlar  ile  sinir  aksonu  arasındaki  difüzyon  bariyer  tarafından  engellenmezler. 

Lokal  anesteziğin  sinir  merkezinden  perifere  doğru  olan  bu  difüzyonu  R VA’da 

anestezinin sentripedal ilerlemesini açıklar.(11)  

 

R VA'nın etki mekanizmasına yönelik radyografik, radyoizotopik ve nörofizyolojik 



çalışmalar konuyu tam aydınlatmaya yetmemiş ve anestezinin başlangıç bölgesi ve 

etki yerinin küçük sinirlerde ve sonlanma uçlarında olduğu düşünülmüştür.(11) 



1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   40




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə