TC. sağlik bakanliğI >DR. LÜTFİ kirdar kartal



Yüklə 2 Mb.
Pdf görüntüsü
səhifə3/6
tarix11.12.2016
ölçüsü2 Mb.
1   2   3   4   5   6

 

Metabolizması 

Amid yapılı olduğu için primer olarak karaciğerde metabolize edilir. N-

dealkalizasyona uğrar, ilacın çok küçük bir miktarı ise değişmeden idrarla atılır. Plasenta 


 

22

bariyerini pasif diffüzyonla geçer. Umbilikal ven/maternal ven oranı 0.31 ile 0.44’tür. 



Proteinlere yüksek oranda bağlanması nedeni ile plasental diffüzyonu da düşüktür. Fetus 

üzerindeki etkilerine ait kesin sonuçlar bildirilmemiştir (31). 



 

Etki mekanizması 

Uyarılabilir hücre membranlarında Na

+

 kanallarının açılmasını engelleyerek hücre 



içine yönelik hızlı Na

+

 akımını doza bağlı bir şekilde azaltır. Doza bağlı olarak kalpte Na



+

 

kanallarını bloke ederek aksiyon potansiyelini uzatır ve miyokardın kontraksiyonunu 



deprese eder. Bu etki, bupivakainde diğerlerine göre daha belirgindir (32,34). 

 

Sistemik toksisite 

Bupivakainin akut toksisitesi (LD50) yaklaşık olarak tetrakainle aynı fakat 

mepivakainden 3-4 kat yüksektir. Maksimum plazma konsantrasyonları nadiren toksik 

seviyeye ulaşır ve toksik doz konsantrasyonu 4-5 µg/ml ’dir. Total dozu 2-2.5 mg/kg’dır. 

Eğer epinefrin kullanılırsa 250 mg’ı geçmemelidir. Tekrarlanan dozlar ilk dozun yarısı 

veya ¼ ‘ü kadar tekrarlanabilir fakat 24 saatte maksimum 400 mg’ı geçmemelidir 

(31,34,37). Sistemik toksik etkisi, KVS ve SSS üzerine olmaktadır (31).  

 

Santral sinir sistemine etkileri 

Bupivakain ile oluşan SSS toksisitesinde, diğer lokal anesteziklerdeki gibi 

başlangıçta serebral korteksteki inhibitör yollar ve sonra tüm sistemler deprese olduğundan 

belirtiler önce stimülasyon daha sonra depresyonla karakterizedir. Kortikal uyarılma ile 

heyecan, huzursuzluk, baş  ağrısı, baş dönmesi, kulaklarda uğultu, nistagmus, ağız 

çevresinde ve dilde uyuşma, titreme ve kas seyirmeleri daha sonra da konvülsiyon gelişir. 

Medüller merkezin uyarılmasıyla arter kan basıncı ve kalp atım hızında artma, solunum 

sayısında artma ve ritminde değişiklik, bulantı kusma görülür. Depresyon belirtileri olarak 

da oryantasyon bozukluğu, sedasyon, bilinç kaybı, arteriyel kan basıncında düşme, kalp 

atım hızında azalma veya durma ve apne gelişir (31,32). 



 

 

 

 

 

23

Kardiyovasküler sisteme etkileri 

Lokal anestezikler sinir hücre membranlarındaki iyon kanallarını bloke ettikleri gibi 

diğer uyarılabilir dokulardaki kanalları da bloke ettiklerinden potansiyel kardiyovasküler 

toksisiteleri vardır. Toksisite riski uzun etkili lokal anesteziklerde daha yüksektir. 

Kardiyotoksisite muhtemelen hem doğrudan hem dolaylı kardiyak etkilerinin sonucudur. 

Doğrudan etkileriyle kardiyak debide azalma, hipotansiyon, kardiyak arreste yol 

açabilecek ventriküler taşikardi ve kalp bloğu göstergesi olan EKG değişikliklerini de 

içeren kardiyotoksisite oluşur. Dolaylı etkiler sempatik kardiyak innervasyonun blokajını 

veya diğer SSS ile ilgili mekanizmaları içerebilir. Miyokardiyal Na

+

 kanallarının blokajı, 



iletim gecikmesine ve QRS uzamasına yol açar. K

+

 ve Ca



++

 kanallarının blokajı da 

kardiyotoksisiteye neden olabilir. Bupivakain, Na

kanalına hızlı bağlandığı halde yavaş 



terk eder ve miyokardın izometrik kontraksiyonunu % 33 oranında düşürür. Yüksek dozda 

hızlı verildiğinde veya ven içine yanlışlıkla enjeksiyon yapıldığında; önce atriyoventrikuler 

ileti yavaşlar. EKG’de QRS kompleksinde genişleme, hipotansiyon, bradikardi gelişebilir 

ve oldukça sık olarak ventriküler taşikardi, ventriküler fibrilasyon sonrası asistoli 

görülebilir. Bupivakain ile oluşan kardiyotoksisite resüsitasyona kolay cevap 

vermemektedir. Asidoz, hipoksemi ve hiperkapni bupivakainin kardiyotoksisitesini 

potansiyelize etmektedir (31,32). 

 

2.11.2. Levobupivakain (CHIROCAINE) 

Levobupivakain, bupivakain hidroklorid’in saf S (-) enantiomeri olan uzun etkili 

aminoamid yapıda bir lokal anesteziktir. Levobupivakain duyu-motor blok ayırımını iyi 

gösterir ve epinefrinle etkinin uzaltılmasına ihtiyaç göstermez (36-38).  



 

Kimyasal adı 

S-1-butil-N-(2-6 dimetilfenil) piperidin-2-karboksamid. Molekül formülü; 

C

18

H



28

N

2



O. Kimyasal yapı formülü Şekil 7’de görülmektedir (38). 

 

24

 



 

Şekil 7. Levobupivakainin açık formülü

 

Farmakokinetik özellikler 

Solüsyonun pH’sı 4.0-6.5, molekül ağırlığı 324.9’dur. Terapötik uygulamayı 

takiben, levobupivakainin plazma konsantrasyonu, doza ve uygulama yoluna bağlı olup, 

uygulama yerindeki emilim, dokunun vaskülaritesiyle ilgilidir. Levobupivakainin % 0.5 

veya % 0.75’lik konsantrasyonlarından 15 ml epidural enjeksiyonu sonrası pik plazma 

konsantrasyonları  sırasıyla 0.582 ve 0.8-1 mg/L olmakta, bu konsantrasyonlara 0.37 ve 

0.29 saatte ulaşıldığı bildirilmiştir (36-38). 

Levobupivakain yüksek oranda plazma proteinlerine bağlanır (% 97). Dağılım ve 

volümü 66.9 L, ortalama yarılanma ömrü 1.423 saattir. Total plazma klirensi intravenöz 

infüzyondan 8 dk sonra 39 L/saattir. İnfüzyondan 15 dk sonra eliminasyon yarı ömrü 2.06 

saattir (36,38-40). 

 

Farmakodinamik özellikleri 

Levobupivakain rasemik bupivakainin S (-) izomeri olan amid tipte uzun etkili bir 

lokal anestezik olup bupivakaine benzer farmakodinamik özellikler gösterir. Toksik 

dozlarda erişilen kan konsantrasyonlarında kalpte iletim, eksitabilite, kontraktilite ve 

periferik vasküler dirençte değişimler yaptığı bildirilmiştir. Genelde invitro, invivo ve 

gönüllülerdeki sinir blok çalışmalarında levobupivakainin bupivakain kadar potent olduğu, 

benzer duyusal ve motor blok oluşturduğu gösterilmiştir. Levobupivakainin bupivakainden 

daha uzun süreli duyusal blok oluşturduğuna dair çalışmalarda mevcuttur (41,36-38).  

 

*www.drugs.com/pdr/images/16/57001001.jpg, 2006



 

 

25

Doğum sırasında epidural analjezi gerektiren kadınlarda % 0.25’lik 



konsantrasyonda levobupivakainin % 0.25’lik bupivakain kadar etkili olduğu rapor 

edilmiştir. Hayvan çalışmalarında, levobupivakainin bupivakainden daha az toksik etkiye 

sahip olduğu gösterilmiştir. 

 

Anestezik etki 

Levobupivakainin etkisi bupivakaine benzerdir. Hayvan çalışmalarında 

levobupivakain ve bupivakain için duyusal ve motor blok sürelerinin benzer olduğu 

gösterilmişse de (36,39,42), klinik çalışmalarda epidural ve levobupivakainin bupivakaine 

kıyasla daha uzun süreli bir duyusal blok yaptığı ve levobupivakainin düşük dozlarda da 

daha fazla vazokonstriktör etki yaptığı ileri sürülmüştür (38).  

Klinik çalışmalarda levobupivakainin bupivakaine benzer anestezi etkisinde olduğu 

doğrulanmıştır. Bununla beraber levobupivakain hayvanlarda bupivakainden daha az 

toksik olup levobupivakainin, letal dozu bupivakainden 1.3-1.6 kat daha yüksektir (39,42-

45).  

 

Metabolizması 

Levobupivakainin ana metoboliti olan 3-hidroksi levobupivakain, glukuronik asid 

ve sülfat ester konjugatlara çevrilir ve idrarla atılır. Böbrek yetmezliğinde levobupivakain 

plazmada birikmediği halde idrarla atılan metobolitleri birikebilir. Gönüllülerde yapılan 

çalışmalarda levobupivakainin iv uygulamadan sonra 48 saat içinde % 71’inin idrarla, % 

24’ünün feçesle atıldığı gösterilmiştir (28,29). Hepatik disfonksiyonlu hastalarda 

eliminasyon uzar. Levobupivakain, sitokrom p 450 sistemi tarafından metabolize edilir. 

Esas olarak CYP1A2 ve CYP3A4 izoformları tarafından metabolize edilir (36-39).  

 

Etki mekanizması 

Levobupivakain nöronal membranlarda voltaj sensitif iyon kanallarının blokajıyla 

sinir impluslarının geçişini önleyerek etki gösterir. Na

+

 kanallarının açılmasını azaltarak 



lokalize ve geri dönüşlü anestezi oluşturur (36,37,39,42,46). 

 

 

 

 

26

Kardiyovasküler sisteme etkileri 

İzole perfüze tavşan kalpleriyle yapılan çalışmalarda, levobupivakainin 

bupivakainden daha az toksik etkiye sahip olduğu, QRS genişlemesi ve aritmi görülme 

sıklığının daha düşük olduğu gösterilmiştir (36,42,43,47). Toksisite durumlarında kardiyak 

Na

+



 ve K

+

 kanallarının blokajı, depolarizasyon hızını maksimal düzeyde azaltır, 



atriyoventriküler iletimi ve QRS interval süresini uzatır. Bu etkisi göz önüne alındığında 

levobupivakaininin daha az toksik etkiye sahip olduğu belirtilmektedir (38,43,45).  



 

Santral sinir sistemine etkileri  

Levobupivakainin konvülziyon oluşturan dozu koyunlarda 103 mg iken 

bupivakainin 85 mg’dır. SSS uyarı bulguları bupivakain ile daha geç başlar ve daha uzun 

sürer. Gönüllülerde ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, SSS toksisite riskinin 

levobupivakainde bupivakaine göre daha az olduğu gösterilmiştir (47,48). Hayvan 

çalışmalarında konvülsiyon ve apne oluşturma olasılığının daha düşük olduğu 

gösterilmiştir (42,45,47). Gönüllülerde ve hayvanlarda iv 40 mg levobupivakain ve 

bupivakain verilmiş, levobupivakain verilen grupta daha az EEG depresyonu yaptığı 

gösterilmiştir (49,50). 

 

Vazoaktivite  

Levobupivakainin vazokonstriktör etkisinin fazla olması nedeni ile ortaya çıkan 

duyusal blok daha uzun sürer ve SSS toksisitesi daha düşüktür (38). 

 

Terapötik kullanımı  

Levobupivakain etki başlangıcı epidural yoldan verildiğinde 15 dk’dan kısa olan 

uzun etkili bir lokal anesteziktir. Etki süresi doz bağımlıdır ve anestezik tekniklere göre 

farklılık gösterir (38). 

Epidural, periferik sinir bloğu (supraklaviküler, aksiler, brakiyal pleksus), lokal 

infiltrasyon ve peribulber yollardan verilen dozları içeren karşılaştırmalı çalışmalarda, 

levobupivakainin anestezik ve/veya analjezik etkilerinin aynı dozlardaki bupivakain ile 

büyük ölçüde benzerlikler gösterdiği belirtilmiştir (36,38,41). 

Levobupivakain duyusal blok zamanını bupivakaine göre daha fazla uzatıyor gibi 

görünse de bu farklılık istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Levobupivakain epidural 



 

27

yoldan verildikten sonra duyusal blok zamanı % 0.75 konsantrasyonda (112.5 ile 202.5 



mg) 8-9 saat, % 0.5 konsantrasyonda (150 mg) 7.5 saat iken % 0.5 konsantrasyondaki (75 

mg) bupivakain ile 6 saattir (25). Levobupivakainden 15 mg intratekal verildikten sonra 

duyusal blok zamanı 6.5 saattir, % 0.5’lik levobupivakainin (2 mg/kg) periferik sinir 

bloğunda verildikten sonra ise duyusal blok zamanı 17 saattir. Levobupivakainin epidural 

yoldan verildiğinde duyusal bloktan daha kısa motor blok zamanı oluşturur. Bu farklılıklar 

periferik sinir bloklarında görülmez (36,38,41,51). 



 

Ağrı tedavisinde kullanımı 

Doğum analjezisi için epidural yoldan verilen % 0.25’lik konsantrasyonda 

levobupivakain ve bupivakainin benzer şekilde analjezi oluşturduğu rapor edilmiştir (16). 

Ağrı hafiflemesinin ortalama 12 dk’da başladığı ve ağrının hafifleme süresinin yaklaşık 

olarak 5 dk sürdüğü ve sonlandığı bildirilmiştir (36,46,52,53). 

 

Dozaj ve verilişi 

Levobupivakain için endikasyonlar; erişkin hastalarda epidural, intratekal, periferik 

sinir bloğu, peribulber ve cerrahi anestezi için lokal infiltrasyon şeklinde veriliş yollarını 

içerir (36,38,41). Levobupivakain aynı zamanda erişkinlerde doğum analjezisi ve 

postoperatif ağrı tedavisi için epidural yoldan kullanılır. Çocuklarda levobupivakain 

illioinguinal ve iliohipogastrik sinir bloklarında endikedir (38,54). Diğer hastalarda ve 

sezeryan ameliyatlarında maksimum % 0.5’lik (150 mg) konsantrasyonda kullanılır 

(51,54-58). 

Yetişkinlerde cerrahi anestezi için önerilen maksimum tek doz genel olarak 

epidural yol ile 150 mg’dır. Maksimum 24 saatlik kullanım dozu 400 mg’dır. Ek dozlar 

uzun prosedürler için gerekli olabilir. İntratekal veriliş için maksimum tek doz 15 mg’dır. 

Doğum analjezisi için maksimum 50 mg dozlarında verilebilir ve postoperatif analjezi 

amaçlı maksimum 25 mg/saat verilmelidir (38,52,54). Yetişkinlerde postoperatif ağrı 

tedavisi için doz 18.75 mg/saat geçmemelidir. İlioinguinal/iliohipogastrik blok yapılan 

çocuklar için maksimum doz 1.25 mg/kg’dır (36,38,41,43,51,59,60). Levobupivakain için 

önerilen doz şeması Tablo II’de verilmiştir (51,52,59,61-68). 



 

 

 

28

 



Levobupivakainin % 0.75’lik konsantrasyonunun kontrendike olduğu durumlar; 

•  Obstetrik hastalarda, sezeryan ameliyatlarında. 

•  Amid tipi lokal anestezikler ile bilinen hipersensitive reaksiyonlarında 

•  Şiddetli hipotansiyon hastalarında 

•  İntravenöz rejyonel anestezide 

•  Obstetride paraservikal blok 

 

Levobupivakain bozuk kardiyovasküler fonksiyonlu, karaciğer hastalığı veya 



azalmış karaciğer kan akımı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Bütün lokal 

anesteziklerde olduğu gibi epidural levobupivakain hipotansiyon, bradikardi ve belki de 

kardiyak arreste neden olabilir (36,38,41). 

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

29

3. GEREÇ VE YÖNTEM 

 

Çalışmamız; Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Haziran-



Kasım 2006 tarihleri arasında Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği ameliyathanelerinde 

etik kurul izni alınarak yapıldı.  

Çalışmaya elektif histerektomi ameliyatı planlanan, 25-70 yaşları arasında, ASA I-

II toplam 50 hasta dahil edildi. ASA III ve üzeri, periferik nöropati, nöromusküler veya 

nöropsikiyatrik hastalığı olan, alkol ya da ilaç bağımlısı, obez (vücut kitle indeksi>30), 

lokal anestezik maddelere aşırı duyarlılık hikayesi, skolyoz,  bel ağrısı ya da bel 

bölgesinden operasyon geçirmiş, kanama pıhtılaşma bozukluğu, enfeksiyon, sık analjezik 

kullanım öyküsü olan, 150 cm'den kısa, 180 cm'den uzun olgular çalışma dışı  bırakıldı. 

Dahil edilen hastalar ameliyat öncesi bilgilendirilerek; bilgilendirilmiş onam formlarına 

imzalı onayları alındı. Olgular kullanılan lokal anestezik ajana göre; levobupivakain grubu 

(Grup L) ve bupivakain grubu (Grup B) olmak üzere 25’er kişilik rasgele iki gruba ayrıldı.  

Her iki gruptaki hastalara el sırtından 20 gauge kanül ile damar yolu açıldı. 

Premedikasyon amacıyla 0,03 mg/kg midazolam intravenöz yoldan yapıldı. Epidural blok 

öncesi 30 dakika süresince gidecek şekilde 10 ml/kg % 0.9 izotonik NaCl infüzyonu 

uygulandı. Hastalar ameliyathaneye alınarak standart DII derivasyonunda 

elektrokardiyografi (EKG), kalp atım hızı (KAH), noninvaziv sistolik arter basıncı (SAB), 

diastolik arter basıncı (DAB), ortalama arter basıncı (OAB) ve periferik oksijen 

satürasyonu (SpO2) monitörizasyonu (CAMS II Comprehensive Anesthesia Monitor) 

yapıldı. Epidural blok öncesi, epidural başlangıç, 5.dk, 10.dk, 15.dk, 30.dk, 45.dk, 60.dk, 

90.dk, 120.dk, operasyon bitimi 15.dk ve 30.dk’ lardaki değerleri kaydedildi. 

Tüm hastalara oturur pozisyon verildi. Ponksiyon bölgesi % 10 povidon iyot 

antiseptik çözeltici (İsosol  ®)  ile dezenfekte edilerek steril delikli kompres ile örtüldü. 

(Doğru aralığı bulmak için, iki iliak çıkıntı arasından elde edilen ve Touffier çizgisi olarak 

adlandırılan çizgi L

3-4 

aralığına denk gelerek hata oranını %3’ e düşürmektedir) (69). 



Uygun pozisyonda L

3-4 


aralığından girilerek 3 ml (60mg) prilokain ile infiltrasyon 

anestezisi uygulandı. Epidural aralık 18 gauge Tuohy iğnesi ile serum fizyolojik 

kullanılarak “direnç kaybı” yöntemleri ile tesbit edilerek kateter kranial yönde ilerleyecek 

şekilde epidural boşlukta 2-3 cm ilerletildi. Test dozu 3 ml olarak her gruba kendi çalışma 

ilacı ile uygulandı. Beş dakika beklendikten sonra intravenöz ve intratekal enjeksiyon 


 

30

semptomları saptanmadığında kateterin kalan kısmı uygun şekilde cilde tespit edildi. 2 



dakikalık ara ile 5’er ml’lik dozlarla Grup B hastalara 17 ml (85 mg) izobarik bupivakain 

(Marcaine %0.5–Astra Zeneca), Grup L hastalara 17 ml (85 mg) izobarik levobupivakain 

(Chirocaine % 0.5-Abbott) uygulandı. Enjeksiyonu takiben hastalar supin pozisyona 

getirildi ve başları yükseltildi. Sempatik blok buz testi ile, duyusal blok seviyesi orta 

klaviküler hatta bilateral "pin-prick" testi ile, motor blok seviyesi ise Modifiye bromage 

skalası ile, lokal anestezik verilmesi sonrası, her iki dakikada bir değerlendirildi (Tablo 3). 

Bu takiplerle duyusal blok başlama, duyusal bloğun T

6

’ya ulaşma süresi, motor blok 



başlama, gerileme, kalkma süresi, iki segment gerileme süresi, ilk analjezik ihtiyaç süresi, 

bulantı-kusma, hipotansiyon, bradikardi gibi yan etkiler, hasta ve cerrah memnuniyeti, 

analjezi kalitesi kaydedildi. 

Olgularımızda istenilen anestezi düzeyi T

6

 olarak belirlendi ve bu seviyede yeterli 



anestezinin oluştuğu "pin-prick" testi ile kontrol edilip operasyon başlatıldı. 

 

Tablo 3. Modifiye Bromage skalası 

 

 

Motor blok yok  



Fleksiyondaki dizi kaldırır  

2  

Ayak bileğini kaldırır  



Tam blok, ayağını kımıldatamaz  

 

Duyusal bloğun başlama zamanı olarak T



10

 dermatomundaki duyu kaybı olduğu 

an, iki segment gerileme zamanı olarak da duyusal bloğun ulaştığı en yüksek 

dermatomdan iki dermatom gerilediği zaman kabul edildi. 

Motor blok üst seviyesi; iki grupta da Bromage 3’e ulaşma süresi olarak belirlendi. 

Motor blok geri dönüşüm zamanı olarak hastanın ulaştığı en yüksek motor blok 

skalasından bir puan gerilediği zaman değerlendirildi. Cerrahi işlem başladıktan sonra ağrı 

şiddetini belirlemek amacıyla Vizüel analog skala (VAS) kullanıldı. Hastalardan ağrı 

şiddetleri için 0'dan 10'a kadar bir numara vermesi istendi. 

Bu değerlendirme; 0-4: iyi, 5-7: orta, 8-10: kötü olarak gruplandırıldı.  

Hastaların postoperatif dönemde ilk analjezik ihtiyacına kadar geçen süre 

kaydedildi. Hastaların analjezik ihtiyacı VAS değeri 4 ve üzeri olduğu zaman kabul edildi. 



 

31

Hastaların analjezik ihtiyacı olduğunda 1 µg /kg



-1

 fentanil iv bolus olarak verildi ve 

epidural kateterden gruplarına uygun % 0.125 10 ml lokal anestezik ajan uygulandı. 

Hipotansiyon sınırı; anestezi öncesi ortalama arter basıncında % 25 ve üzerinde 

düşme, hipertansiyon sınırı; anestezi öncesi ortalama arter basıncında % 25 ve üzerinde 

artma ve bradikardi sınırı; KAH 50 atım/dk.’nın altı olarak kabul edildi. Hipotansiyon 

geliştiğinde 5 mg efedrin, bradikardi geliştiğinde 0.5 mg atropin intravenöz yapılması 

planlandı. Desatürasyon sınırı ise SpO

2

 % 95 ve aşağısı olarak kabul edildi. SpO2 % 95’in 



altına indiğinde hastalara maske ile 2 lt/dakika oksijen verildi. 

Hasta ve cerrah memnuniyeti, cerrahi işlem bitiminde hastaya ve cerraha 

memnuniyet skoru sorularak değerlendirildi (Tablo 4).  

 

Tablo 4. Hasta ve cerrah memnuniyet değerlendirme skoru 

 

Skor 

Hasta ve cerrah değerlendirmesi 

0 Yetersiz 

1 Memnun 

değil 


2 Memnun 

3 Çok 


memnun 

 

Analjezi kalitesi, dereceli skala (4-mükemmel, 3-çok iyi, 2-iyi, 1-orta, 0-yetersiz) 



kullanılarak değerlendirildi. 

 

•  Postoperatif komplikasyonlardan parestezi, enfeksiyon, nörolojik defisit ve 



postspinal başağrısı (3 gün süreyle izlenerek) kaydedilmiştir

•  20 dk içinde gerekli analjezi sağlanamayan olgular çalışmadan çıkarılmıştır. 

•  24 saat sonra epidural kateter çıkarıldı. 

 

İSTATİSTİKSEL DEĞERLENDİRME 

Bu çalışmada istatistiksel analizler GraphPad Prisma V.3 paket programı ile 

yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel metotların (ortalama, 

standart sapma) yanı  sıra grupların takipli ölçümlerinde tekrarlayan tek yönlü varyans 


 

32

analiz testi, alt grup karşılaştırmalarında Newman Keuls çoklu karşılaştırma testi, ikili 



grupların karşılaştırmasında bağımsız t testi ve nitel verilerin karşılaştırmalarında ki-kare 

testi kullanılmıştır. Sonuçlar, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
1   2   3   4   5   6




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə