Tez özetleri Astronomi ve Uzay Bilimleri Anabilim Dalı


PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALI



Yüklə 3 Mb.
səhifə11/48
tarix06.05.2017
ölçüsü3 Mb.
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   48

PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALI

ÇELİK Deniz
Danışman : Prof. Dr. Yahya AYAŞLIGİL

Anabilim Dalı : Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Yahya Ayaşlıgil

Prof. Dr. Kamil Şengönül

Prof. Dr. Ömer Karaöz

Prof. Dr. Adnan Uzun

Prof.Dr. Hakan Altınçekiç



Çim Alanlarının Tesisinde ve Bakımında Ortaya Çıkabilecek Sorunlar Üzerine Araştırmalar.

Günümüzde çim alanlarının fonksiyonlarına ve işlevselliğine bağlı olarak peyzaj alanlarında kullanımı hızlı bir şekilde artmaktadır. Çim alanlarının yaygınlaşması sorunlarını da beraber getirmektedir. Bu sorunlar, genelde çim alanlarının tesisinde yapılan yanlışlıklardan ve bakım tekniklerinin doğru bir şekilde uygulanmamasından kaynaklanmaktadır. Bu tür hatalardan dolayı zaten yüksek olan çim alanlarının maliyeti daha da yükselmektedir.

Bu çalışmada, çim alanlarının tesisinde ve bakımında ortaya çıkabilecek sorunlar ve bu sorunların giderilmesi için yapılması gerekenler, seçilmiş örnek alanlarda uygulamalı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada İstanbul’dan 4 adet ve Bodrum Türkbükü’nden 1 adet örnek alan seçilmiştir. Bu örnek alanlarda karşılaşılabilecek sorunlar belirlenmiş ve gerekli ölçümler yapılmıştır. Bu ölçümler sonucunda alanlarda tekniğine uygun bakım çalışmaları yapılmıştır

Studies on Problems Concerning The Establisment and Care of Lawn Areas

Nowadays, using turfgrass in landscape plans considering their functionality is very popular. The popularity of using turfgrass may also bring some problems due to the unappropriate turfgrass designs and improper applications of maintenance techniques. These missapplications cause increase in initial costs.

In this study, the inaccuracies due to the turfgrass building and maintenance, and rehabilitation techniques are studied on 4 pilot gardens in İstanbul and one pilot garden in Bodrum-Turkbuku. The misapplications that may be observed in these areas are indicated and the necessary measurements are done as well. The proper maintenance studies are also applied considering the measurement results. At the end of the maintenance applications, remarkable changes are observed as well.

TIKTIK Başak

Danışman : Prof. Dr. Yahya AYAŞLIGİL

Anabilim Dalı : Peyzaj Mimarlığı

Mezuniyet Yılı : 2009

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Yahya AYAŞLIGİL

Prof. Dr. Hakan ALTINÇEKİÇ

Prof. Dr. Asuman EFE

Prof. Dr. Kamil ŞENGÖNÜL

Prof. Dr. Hüseyin DİRİK

İstanbul İlinde Doğal Olarak Yetişen Bahçe ve Peyzaj Düzenlemelerinde Kullanılabilecek Pereniyallerin Habitatları Üzerine Araştırmalar

Çalışma alanı olarak seçilen İstanbul İli’nin coğrafi konumu, jeolojik, jeomorfolojik ve klimatik özellikleri ile bitkilerin gelişmesine çok elverişli olduğu görülmektedir. Bu nedenle İstanbul, olağanüstü bir bitki çeşitliliğine sahiptir. Bu kadar büyük bir zenginliğin değeri ise bilinmemekte ve her geçen gün biraz daha yok edilmektedir.

Peyzaj çalışmaları açısından uzun bir geçmiş ve deneyimi olan ülkeler doğadaki bitkilerini kültüre almış ve yeni türler ıslah etmişlerdir. Ülkemizde ise doğal bitkiler yeterince tanınmadığından peyzaj düzenlemelerinde kendilerine kullanım alanları bulamamaktadır.

Bu çalışmada; İstanbul İli’nde doğal yayılış gösteren bitkilerin yarısına yakın kısmını oluşturan pereniyallerin bahçe ve peyzaj düzenlemelerinde kullanılabilecek olan türlerinin saptanması, bu bitkilere uygun bahçe habitatlarının belirlenmesi, habitatlarına göre peyzaj düzenlemelerindeki kullanım olanaklarının ortaya konulması ve bu doğrultuda yeni yaklaşım ve öneriler getirilmesi amaçlanmıştır

 
Studies on the Habitats of the İstanbul provinces Native Perennials to be used in Garden and Landscape Design

Istanbul, the workspace is chosen for this thesis, is a very suitable place for plant’s growing with its geographical, geologic, climatic and geomorphologic properties. Therefore, Istanbul has an extraordinary plant variety. This abundance, which is wide this much, is not appreciated and it is destroyed more and more.

The countries which have a long past and experience in terms of landscape studies cultivated their native plants and improved new plant species. In our country, native plants are not known sufficiently so they cannot come into landscape designs.

In this study, determination of the Istanbul provinces’ native perennial species which are suitable for the garden and landscape designs, designation of the proper garden habitats for these perennials, introducing of their usage in landscape designs according to their habitats and representing new approaches and suggestion is aimed.




KARTAL Betül
Danışman : Prof. Dr. Hakan ALTINÇEKİÇ

Anabilim Dalı : Peyzaj Mimarlığı

Mezuniyet Yılı : 2009

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Hakan ALTINÇEKİÇ

: Prof. Dr. Aytuğ AKESEN

: Prof. Dr. Yahya AYAŞLIGİL

: Yrd. Doç. Dr. İ. Müge ÖZGÜÇ ERDÖNMEZ

: Yrd. Doç. Dr. Sanem ÇINAR



İstanbul’daki Tarihi Saray Bahçelerinin Peyzaj Mimarlığı Açısından İncelenmesi

Tüm dünyada benzeri bulunmayan kaynaklar olan tarihi eserler, ait oldukları uluslara birer hazine olmalarının yanı sıra, tüm insanlığa da hayran kalınan kültür anlatımları sunmuşlardır. Mimari yapılar ve onları çevreleyen bahçeleri de bu etkide büyük paya sahiptir. Bu yapılar, ait oldukları dönemin kültürlerini yansıtmakla birlikte, mekânları kullananların yaşamlarına ait bilgileri ile sahip oldukları zevkleri ayrıntılara gizlemiş ve dönemin sanatsal bütünlük içindeki uygulama tekniklerini yansıtmaktadırlar.

Bu bağlamda tüm bahçe düzenlemeleri arasında, dün-bugün ve yarın ile ilişki kuran, biyolojik temele dayalı canlı kültür anıtları olarak öne çıkan tarihi bahçeler böylelikle tarihi sanat eserleri arasındaki önemli yerini almıştır. Yaşayanların istekleri doğrultusunda yorumlanarak, içinde bulunulan kültürün ve önde gelen sanat akımlarının etkisinde yapılandırılan bu mekânların ilk ve en güzel örnekleri tarihi saray bahçelerinde görülmektedir.

Tarihi saray bahçeleri, doğanın güzelliği ve gizemini yakalayabilmek amacı doğrultusunda, çevresel, iklimsel ve manzara etkileri göz önünde bulundurularak fonksiyonel olarak yapılandırılmıştır. XVIII. yüzyıldan önce inşa edilen tarihi saray bahçeleri daha sonraki inşa edilenlere göre çok daha sade ve alçak gönüllü yapılandırılmış, geometrik formda iç ve serbest düzende dış avlular olarak tasarlanmıştır. Tarihi saray bahçeleri XVIII. yüzyıldan itibaren Rönesans ve Barok bahçe sanatından etkilenerek formel bir düzenleme anlayışına yönelmiştir. XIX. yüzyıl ortalarında bu sanat akımı tüm düzenlemelere hakim olmuş, XIX. yüzyıl sonu ve sonrasında, tarihi saray bahçeleri Natüralist akımın etkisiyle pitoresk düzenlemelerle karşımıza çıkmıştır.

Bu çalışmanın amacı, geçmişteki yaşam alanlarından dış mekanı canlı materyal eşliğinde günümüze taşımakla kalmamış, şimdilerde kullanım açısından kent olgusuna rekreasyon alanı olarak katılan ve zevkle vakit geçirilen alanlar haline gelen saray bahçelerinin öneminin belirtilmesi, tasarım özelliklerinin araştırılması, mevcut durumunun ortaya konulması, peyzaj mimarlığı adına tasarım ilkeleri ve tüm donatı elemanları ile yorumlanması olmuştur.

Bu amaç doğrultusunda öncelikle tasarımları etkileyen dönemsel farklılıklar gözetilerek İstanbul Metropolü’nde yer alan Topkapı Sarayı ve bahçesi, Dolmabahçe Sarayı ve bahçesi, Beylerbeyi Sarayı ve bahçesi, Yıldız Sarayı ve bahçesi araştırma alanları olarak seçilmiştir. Çalışmada, tarihi saray bahçelerinin tarihsel gelişimi öncelikle literatür araştırması konularak, güncel durumları fotoğraflarla saptanmıştır. Bahçelerin güncel kullanımlarını gösteren vaziyet planları hazırlanarak, peyzaj mimarlığına ait tüm materyal kullanımları incelenmiş, araştırma alanlarına ilişkin genel değerlendirmeler yapılmıştır. Kent içinde kültürel ve turistik faaliyetler için öncelikli hale gelen tarihi bahçelerin, bilinçli koruma ve restorasyonunun önemi belirtilmiş ve çözüm önerileri getirilmiştir.

Birer kültür ve tarih hazinesi olan tarihi saray bahçelerinde öncelik, sahip oldukları özellikleri gelecek kuşaklara en doğru şekilde aktarmak ve böylelikle tarihi bilinci oluşturmak olmalıdır. Yalnızca sahip olunan ülkede değil, tüm dünyada önem kazanan saray bahçeleri, kendini anlatan tasarımları ile en doğru şekilde korunmalıdır. Geçmişten günümüze yenilenerek ulaşmış saray bahçelerinde yapılacak olan bakım, onarım ve yenilenme çalışmalarında peyzaj tasarım ilkelerine uyma ve tarihsel dokuya aykırı düşmemeye özen gösterilmelidir.


Examination of the Historical Palace Gardens in İstanbul from the Point of Lanscape Architecture

As well as they are unprecedented resources all over the world, historical artifacts presented illustrious culture expressions to all humankind. Architectural structures and their gardens cover them have an essential contribution in this impact. As well as these structures reflect the culture of the period where they belong to, they concealed the information belonging to their residents’ lives into details and reflected the period’s application techniques that were in artistic holistic.

In this context, historical gardens that interrelate yesterday, today and tomorrow amongst all garden arrangements, that come into prominent qua biological based live culture monuments, took their places among the historical artworks. The first and the most beautiful samples of these places that were configured under the sway of outstanding art movements by interpreting with respect to the residents’ desires, appear in historical palace gardens.

Historical palace gardens were configured functionally by considering the climatic and panorama effects toward the aim of capturing the beauty and mystery of the nature. Historical palace gardens constructed before eighteenth century were configured more plain and modest than the ones constructed later, were designed as inner court in geometric form and as outer court in free arrangement. Beginning from eighteenth century, historical palace gardens canalized to a formal arrangement conception by being influenced from Renaissance and Baroque garden art. In the midst of nineteenth century, this art movement dominated all arrangements, at the end of nineteenth century and later, historical palace gardens appeared with picturesque arrangements by the effect of Naturalist movement.

The purpose of this study is specifying the importance of palace gardens that did not only carry the outer place from the past living areas in company with live material to present-day, but also attended as a recreation place to city phenomenon in terms of usage nowadays, investigating their design characteristic, presenting the current situation, interpreting with design principles and all equipage elements in behalf of landscape architecture.

In accordance with this purpose, firstly by considering periodical differences that affect the designs, Topkapı Palace and its garden, Dolmabahçe Palace and its garden, Beylerbeyi Palace and its garden, Yıldız Palace and its garden that are located in Istanbul Metropolis, were selected as sample places. In the study, by introducing literature resources of historical development of historical palace gardens, their current situation was supported by photographs. By preparing layout plan that shows current usage of the gardens, all material usage belongs to landscape architecture was examined. By making general assessments with respect to sample places, the importance of conscious protecting and restoration of the gardens that became of first priority in the city in behalf of cultural and touristic activities were stated and solutions were offered.

The priority in historical palace gardens that became a culture and history treasure should be to transfer the characteristics that they possess to the future in a most accurate way and thus, to build up the historical consciousness. Historical palace gardens that do not only gain importance in their home country but also all over the world should be protected with self expressive designs in a most accurate way. It should be taken care of not to be incongruous with landscape design principles and historical make up in maintenance, restoration and renewal operations of palace gardens that arrived from past to today by regeneration.

AKARSU Esra
Danışman : Prof. Dr. Yahya AYAŞLIGİL

Anabilim Dalı : Peyzaj Mimarlığı

Mezuniyet Yılı : 2009

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Yahya AYAŞLIGİL

: Prof. Dr. Ünal ALPTEKİN

: Prof. Dr. Adnan UZUN

: Prof. Dr. Asuman EFE

: Yrd. Doç. Dr. İ. Müge ERDÖNMEZ



İstanbul Örneğinde Mimari Yapıların Bitkilendirilmesi Üzerine Araştırmalar

Mimari yapılar bir kentin ana kimliğini oluşturan temel ögelerdir. Kentler; kültürel alanlar, sosyal alanlar, kentiçi açık yeşil alanlar ve rekreasyon alanları gibi birçok alan kullanım türünü içerir. Günümüzde gittikçe gelişen, büyüyen ve hızlı bir nüfus artışına sahip olan kentlerde karşımıza çıkan süreç; doğal alanların, kent içi açık yeşil alanların daralmasına ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olmaktadır.

Gittikçe azalan kentiçi açık yeşil alanların karşısında gün geçtikçe artan mimari yapılar kentlerin yavaş yavaş beton kitleleri haline gelmesine sebep olmaktadır. Gelişen kentlerde geri dönüşümü olmayacak şekilde yükselen beton yapılar, asfalt yollara dönüşen doğal alanlar, betonlaşan yeşil alanlar ortaya çıkarmaktadır. Plansız olarak yapılaşan kentlerdeki yapı adalarını yıkıp yerine, doğal alanlar ile uyumlu ve kent içi yeşil alanlara önem verilmiş yeni yaşam alanları oluşturmak çok zordur. Bu nedenle; yatay düzlemde yeşillendirme yapmanın gittikçe zorlaştığı kentlerde, düşey düzlemde yapı yüzeyleri bitkilendirmesi alternatif bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yapı yüzeylerinin (cephelerin) yeşillendirilmesi kent estetiğine ve ekolojisine katkıda bulunacak, insan sağlığına olumsuz pek çok etkisi bulunan çevre sorunlarının azaltılmasını sağlayacaktır.

Dünya geneline bakıldığında uzun süredir gündemde olan yapı yüzeyi bitkilendirmesi üzerine çalışmalar, ülkemiz kentleri için çok yeni ve üzerinde durulması gereken önemli bir mevzudur. Bu sebepten dolayı tez çalışması olarak bu konu seçilmiştir.

Yapı yüzeyleri bitkilendirmesi tasarımı normal bahçe düzenlemesinden farklı olarak sarılıcı ve tırmanıcı bitkiler ile yapılmaktadır. Sarılıcı ve tırmanıcı türler peyzajda, özellikle dar mekanların sıkışık yapılanma ile çevrelendiği kentsel alanlardaki bitkilendirmelerde vazgeçilmez türler arasındadır. Bu tip bitkilendirmenin en önemli tarafı; çok az bir toprak alanın bitkilendirme için yeterli olmasıdır. Yapı yüzeyi bitkilendirmesi; bina yüzey yapısı, binanın taşıma kapasitesi, güneş alma konumu ve bitkinin büyüme gücü gibi birçok konu hakkında bilgi sahibi olunmasını gerektirir.

Tez kapsamında; yapı yüzeylerinde kullanılabilecek bitkiler, bu bitkilerin dikim-bakım teknikleri, bu tip bitkilendirmenin avantajları–dezavantajları, kullanılabilecek destek materyalleri ve yapı yüzeyleri hakkında bilgiler verilmiştir. Yapılaşma sonucu doğal olarak yetişen bitkilerin yaşam alanlarının yok olması ve bu mekanların yeniden canlandırılabilmesi için yapılması gereken çalışmalar üzerinde durulmuştur. İstanbul ili yapı yüzeyi bitkilendirmesi üzerine araştırmalar yapılarak, bu bitkilendirme çalışmalarının doğru ve yanlış tarafları ortaya konulmuştur.

Bu araştırma ile; konu hakkında yapılmış olan çalışmalarla ilgili literatürlerin değerlendirilmesi, yapı yüzeyi bitkilendirmesinde önemli olan konuların (ekolojik, hortikültürel ve teknik) ortaya konulması ve bütün bunların göz önünde bulundurularak İstanbul’ a uygulanabilecek cephe yeşillendirmelerine öneri projeler oluşturulması amaçlanmıştır.

 

Studies on The Planting of Architectural Buildings at The Example of İstanbul

Architectural buildings are the main elements of a city where the city’s identity is reckoned. Cities obtain a lot of areas as cultural and social areas, as well as greenbelts inside the city and recreation areas. Nowadays, the cities are rapidly developing and growing in size. So, the population is on a high increase in those big metropolis cities. In contrast, natural areas and greenbelts are decreased and ecological balance has been damaged by many environmental reasons. Somehow, some improvements need to be done in order to have more greenbelts and natural areas.

In the inner cities, greenbelts have been disappearing gradually because of many different reasons although; architectural buildings have been on increase slowly. So, the metropolis cities become to look like a big concrete blocks. In developing cities; more concrete buildings are in sight, and they are constructed without recycling, and natural areas have turned into an asphalt pavement so concreted green areas have been appeared. It seems quite illogical and difficult to create new life areas without well structured city plans which can provide more green and compatible areas instead of the construction of city blocks which are at the center of the cities. It has been hard, consequently to create green areas at horizontal platform. For that reason, planting of building surface at the vertical platform is inevitable solution as an alternative method.

Planting of building surface is thought to contribute to cities ecology and quality, as well as to have less environmental problems which has potential bad effect on health of human beings.

Many different studies have been done on planting of building surface in the global World. Also, in our country, it is a new and very important subject. So, this topic is chosen as thesis of investigation.

Planting of building surface design is different from normal garden design. This method uses climbing and scrambling plants. Climbing and scrambling species are indispensable plants at the dense of planting areas for landscape. For these planting methods, a small size of soil is enough. Planting of building surface is needed lots of details and subject to structure of building surface and its carrying capacity.

In addition, growing strength of plant and building’s location are some important aspects to achieve best result.

This thesis aims to challenge information about plants which will be used on building surfaces, for sewing and caring methods of these plants. Moreover, advantages and disadvantages of this planting type via support materials and building surface are given in detail. Some urgent studies which needs to be done are mentioned for best result about structures. There are some other points mentioned which regard to disappearing life areas of naturally growing plants and refreshing areas henceforward, some studies are explained regarding to concern to city of Istanbul where planting of building surfaces, no matter true or false the explanations are presented in a part of this study.

With outcomes of this project, it has been aimed that all related information to planting of building surface are explained. The architectural buildings in Istanbul thought to be illustrated as a material regardless to any planting right or wrong were suggested along some supportive materials. And it has been aimed that suggestion projects must be done.

YÜKSEL KARAKAYA ÖZGE

Danışman : Yrd. Doç. Dr. İ. Müge ÖZGÜÇ ERDÖNMEZ

Anabilim Dalı : Peyzaj Mimarlığı

Mezuniyet Yılı : 2009

Tez Savunma Jürisi : Yrd. Doç. Dr. İ. Müge ÖZGÜÇ ERDÖNMEZ

: Prof. Dr. Adnan UZUN

: Prof. Dr. Aytuğ AKESEN

: Prof. Dr. Kamil ŞENGÖNÜL

: Prof. Dr. Yahya AYAŞLIGİL

Tatil Köylerindeki Açık Alanların Peyzaj Planlama Ve Tasarım İlkeleri Açısından İrdelenmesi: Antalya Örneği

II. Dünya Savaşının ardından insanlara kent yaşamının yoğun temposundan uzak bir tatil sunma amacı ile ilk olarak Club Med tarafından 1950 yılında İspanya’da hayata geçirilen Tatil köyleri, günümüzde de insanların doğa ile iç içe olabileceği ve aynı zamanda çeşitli aktivitelerde bulunabileceği, bunu yaparken de gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak birtakım faydalar edinebileceği mekânlar olarak her zaman önemli bir yeri olmuştur.

Bu tez çalışması ile tatil köylerinin açık alanlarının planlama ve tasarım ilkelerinin belirlenmesi, seçilen örnek alanların bu ilkeler açısından irdelenerek, kullanıcı memnuniyetinin tespit edilmesi ve daha sonra bu konuda yapılacak olan çalışmalara kaynak olması amaçlanmıştır.

Bu çalışmada tatil köylerinin açık alan peyzaj planlama ve tasarım ilkeleri doğrultusunda Antalya kentinde bulunan iki örnek otel incelenmiştir. Bu incelemede bir tatil köyü planlamasında göz önünde bulundurulması gereken planlama ve tasarım ilkelerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Genel olarak tatil köyü planlama ve tasarım konseptinin oluşumundan bahsedilerek, bu amaçların belirlenmesi ve tasarımcının benimsediği genel amaçlara göre planlama ve tasarım yaklaşımları ele alınarak, bütüne yönelik bir genellik göstermesinin yanı sıra birim mekânlara yönelik ayrıntıları da kapsamaktadır.

Birinci bölüm konuya giriş niteliği taşımaktadır.

İkinci bölümde turizm kavramı, turizmin gelişimi, açık alan kavramı, tatil köyü ve tatil köyü planlama ve tasarım ilkeleri, Türkiye’de tatil köyü gelişimi hakkında bilgi ve dünyadan tatil köyü örnekleri verilmiştir.

Üçüncü bölümde materyal ve yöntem belirlenmiştir. Antalya’nın doğal ve kültürel özellikleri ortaya konmuştur.

Dördüncü bölümde örnek alanlarla ilgili gözlemlere dayanarak, tesis özellikleri, mimari tasarımı, peyzaj tasarımı incelenmiştir. Örnek alanlara ait anket sonuçları ve değerlendirmeleri yapılmıştır.

Beşinci bölümde yapılan analiz çalışmaları sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda örnek alanların tatil köyü peyzaj planlama ve tasarım ilkeleri açısından değerlendirmesi yapılarak niteliksel sonuçlara ulaşılmıştır.

Altıncı bölümde ise tüm bu çalışmalar ve anket sonuçları doğrultusunda ortaya çıkan bulgular değerlendirilerek birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Tez sonucunda varılan sonuçları kısaca özetlersek;

Her iki tatil köyü de yerleşim merkezlerinden uzak, doğa ile iç içe ve doğal güzelliklerin yanı sıra arkeolojik değerlerin de egemen olduğu çevrelerde tesis edilmiştir.

Bu tatil köylerinin planlama ve tasarım ilkelerinin ziyaretçiler tarafından da desteklendiği yapılan anketler sonucu ortaya çıkmıştır.

Örnek olarak seçilen tatil köylerinde doğal bitki örtüsü korunarak bitkisel tasarıma önem verilmiştir.

Ulusoy ve Robinson Club Pamfilya Tatil Köylerinin her ikisinde de insanların doğal güzelliklerin içinde rekreasyonel faaliyetlerini gerçekleştirebilecekleri yeterli açık alan planlanmıştır.

Günümüzde Tatil Köylerinin eski “köy tipi yaşam” felsefesinden uzaklaşmakta olduğu görülmektedir. Yatak sayısını çoğaltmak için açık alanlardan feragat edilmektedir. Yeşil alanlar gittikçe betonlaşmakta doğaya ve çevreye saygın tesisler azalmaktadır. Bu anlamda Ulusoy Tatil Köyü ve Robinson Club Pamfilya Tatil Köyü diğer tatil köylerine planlama ve tasarım ilkeleri açısından iyi bir örnek teşkil etmektedir.

 
Investigation of Open Spaces in Holiday Villages From The Point of Landscape Planning and Desing Principles: Antalya Example.”

Resorts which were first put into practice by Club Med, in 1950 in Spain in order to provide a holiday opportunity which is free from intensive tempo of city life after II. World War, still have importance today as the places where people can be with the nature as well as take part in various activities and where people can gain advantage of both psychological and physical use while participating those activities.

In this thesis study, determining planning and designing principles of open places of resorts, ascertaining customer satisfaction by examining sample places based on those principles and providing a base for subsequent researches, have been targeted.

In this research, two sample hotels from Antalya have been examined in line with open place landscape planning criteria of resorts. Determining planning and design criteria, which is needed to be considered in a resort planning, is targeted. This examination includes the details of unit space and the brief history of development of resort planning and design criteria concept as well as determining this criteria, considering planning and design approaches according to the designer’s general purpose.

First section is introductory.

Second section provides consideration of tourism and open place concept, development of tourism, resort and resort planning criteria, development of resorts in Turkey and resort samples all over the world.

In the third section, material and methodology are determined. Antalya’s natural and cultural qualities are presented.

In the fourth section, facility features, architectural design and landscape design are examined based on the observation of sample places. Survey results from sample places and their evaluation are provided.

Inn the fifth section, a qualitative conclusion is presented evaluating sample places in terms of resort landscape planning and design criteria by using findings obtained from analyses.

Finally, in the sixth section, some results are provided evaluating those examinations and findings from survey results. The brief summary of the results are as the following

Both resorts are established on the locations where archeological and natural values dominate and both resorts are far from city centers.

It is concluded from the survey results that visitors approve resort planning and design criteria

In the sample resorts botanical design is given importance and natural vegetation is protected.

Both in Ulusoy and Robinson Club Pamfilya Resorts, the open places, where people perform recreational activities in natural beauty, are planned sufficiently.

Today, resorts are diverging from old “the land” philosophy thus they relinquish open places in order to increase number of beds. Green is replacing concrete buildings and the numbers of environment friendly facilities are decreasing. In this sense, Ulusoy Resort and Robinson Club Pamfilya Resort serve as a model for other resorts.

  



Yüklə 3 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   48




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə