Tibbi ve aromatik biTKİlerin allelopatik etkileri ve organik biTKİ ve hayvan üretiMİnde kullanim alanlari



Yüklə 124 Kb.
tarix29.05.2017
ölçüsü124 Kb.
TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERİN ALLELOPATİK ETKİLERİ VE ORGANİK BİTKİ VE HAYVAN ÜRETİMİNDE KULLANIM ALANLARI

Reyhan BAHTİYARCA BAĞDAT¹ Ünal KARIK²

¹ Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü, Ankara

reyhanbagdat@yahoo.com

²Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü



karikunal@yahoo.com
ÖZET

Entansif tarımın zaman içerisinde ekolojik dengeyi bozucu etkileri alternatif sistem arayışlarını ve organik tarımı cazip hale getirmiş, uygulamaya aktarılabilir araştırılmaları yoğunlaştırmıştır. Tıbbi ve aromatik bitkiler alternatif ekim nöbeti sistemleri içerisine alınabilecek potansiyel bitkiler olarak görülmekle birlikte, allelopatik etkileri yabancı otları kimyasal mücadele gerektirmeksizin baskı altına alabilmekte, ekstrakt ve uçucu yağları çeşitli larva ve böceklere karşı mücadelede kullanılabilmektedir. Bu bitkilerin sanayi atıkları organik gübre olarak değerlendirilebilmektedir. Antimikrobiyal ve –bakteriyal özellikleri organik hayvancılıkta da yem rasyonlarına antelmintik (solucan düşürücü) ve antibiyotik amaçlı ilave edilebilmektedir. Hatalı uygulamalar sonucu doğal dengenin yeniden tamiri, toprak ve su kaynaklarının muhafazası, hastalık ve zararlılarla ekolojik mücadele, üretimde verimle birlikte kalitenin de arttırılması bakımından organik tarım gelecekte ümitvar görülmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkilerin ileride bu zincirde önemli bir halka oluşturacağı düşünülmektedir.



Anahtar Kelimeler: Tıbbi ve aromatik bitkiler, organik tarım ve hayvancılık, allelopatik etki, ekim nöbeti, yabancı ot kontrolü.
THE USE OF MEDİCİNAL AND AROMATİC PLANTS İN ORGANİC CROPS AND LİVESTOCK PRODUCTİON AND THEİR ALLELOPATHİC EFFECTS

ABSTRACT

Organic farming aplications different of kinds gain importance after detrimental effects of intensive farming. Due to their allelopathic effectscertain medicinal ad aromatic plants may play an active role in ecologic weed control. Their essential oil and extract contents may act as insecticides. However; recent researches revealed that, industrial remains of these plants can also be used as organic manure. The use of another field these plants is organic livestock, an important brunch of organic farming, in which some of these plant extract and essential oils can be used as natural antibiotic, -microbial and –bacterial as feeding material. It has been expected that organic farming will repair the ecolgical balance with improving the soil and enhancing plant resistant with not only increasing the yield but also enriching the quality, in advance. In this circle, medicinal and aromatic plants are assumed to one of the most important link of this ecological chain.



Keywords: Medicinal and aromatic plants, organic farming and livestock, allelopathic effect, rotation, weed control.
1. Giriş

Biyokimya ve mühendisliklerdeki hızlı gelişmeler tarla tarımında büyük yenilik ve değişikliklerin olmasına neden olmuştur. Mekanizasyonun yaygınlaşmasıyla tarım alanları genişlemiş, ürün deseni farklılaşmıştır. Sulama, ağır toprak işleme, hibrit yetiştiricilik, kimyasallarla mücadele birim alandaki verimi artırmış ancak çeşitli çevre sorunlarını da beraberinde getirmiştir (Anonim, 2005).

Organik tarım bilindiği üzere, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermekte olup, esas olarak sentetik kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve mineral gübrelerin kullanımını yasaklaması yanında, organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin direncini artırma, doğal düşmanlardan faydalanmayı tavsiye eden, bütün bu imkanların kapalı bir sistemde oluşturulmasını öneren, üretimde sadece miktar artışının değil aynı zamanda ürün kalitesinin de yükselmesini amaçlayan, biyolojik çeşitliliği, döngüyü ve toprak biyolojik aktivitelerini zenginleştiren bir üretim şeklidir. Bu yönüyle Organik tarım entansif tarıma alternatif bir tarım olarak gelişmektedir (Benvenuti ve Macchia, 2003).

Tıbbi ve aromatik bitkiler, günümüzde kullanımları her sanayi dalında giderek artan potansiyel bitkiler olarak görülmektedir. Tıp ve ilaç sanayinin yanı sıra, gıda va kozmetik sanayindeki çok yönlü kullanımları gün geçtikçe artmakla birlikte, çalışmalar rotasyon sistemlerinde de etkili olabileceklerini göstermiştir. Bu bitkilerin gelecekte, diğer ve güncel kullanım alanlarından biriside organik tarım olarak görülmektedir. Bu bitkilerin bir kısmının sanayi atıkları direk gübre olarak kullanılabildikleri gibi, allelopatik etkileri sayesinde yabancı otlarla mücadelede alternatif ekim nöbeti sistemleri içersine alınabilecek ümitvar bitkiler olarakta görülebilmektedir. Yine bu bitkilerin bazılarının ekstrakt ve uçucu yağları organik mücadelede çeşitli böcek ve zararlıların larvalarına karşı kullanılmaktadır.

Bununla birlikte; hayvan beslenmesinde antibiyotiklerin kullanımının sınırlandırılması, organik ürünlerin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edilmesi, bilim adamlarını alternatif antimikrobiyal maddeler kullanımıyla ilgili çalışmalar yapmaya yönlendirmiştir. Mide ve bağırsakta sindirim sıvılarının sentezini uyarıcı etkilere sahip olan aromatik bitkiler ve uçucu yağları alternatifleri oluşturmaktadırlar (Wallace ve ark, 2002). Son yıllarda yapılan çeşitli çalışmalar bu bitkilerin bir kısmının (kekik, reyhan, adaçayı vb) yem rasyonlarında antibiyotik amaçlı ve parazit kontrolünde kullanılabileceklerini göstermiştir. Yine kanatlılarda kekik uçucu yağıyla desteklenmiş yem rasyonunun besleme değerini yükselttiği, çörekotu ve kakao kabuğu ilaveli rasyonların günlük yem alımını artırdığı kaydedilmiştir (Halle ve ark, 2004).

Tıbbi ve aromatik bitkilerin Organik tarımdaki farklı kullanım alanlarını aşağıdaki başlıklar halinde kategorize edebiliriz,




  1. Yabancı ot Kontrolünde

    1. Ekolojik yabancı ot kontrolünde, rotasyonla ya da allelopatik etkilerinden faydalanarak

Ekolojik yabancı ot kontrolünde organik tarımla uğraşan çiftçilerin en çok izledikleri entegre sistemler; rekabetçi (arpa gibi) ve allelopatik etkiye sahip ürünlerin (çeltik ve yulaf gibi) ekim nöbeti sistemleri içersine alınarak yabancı otların baskı altına alınması, türler arası ve melezleme ile dayanıklı çeşit ıslahı, biyolojik kaynaklı gübrelerin kullanımıyla kültür bitkilerinin yabancı otlara karşı rekabet güçlerinin artırılması olmuştur. Kompost içersindeki yüksek organik maddedeki humic ve fulvic asit patojenlerle birleştiğinde yabancıot tohumlarının çimlenmesini azaltıcı etkide bulunması, kompost uygulamasını yabancı otların baskı altına alınmasında faydalı bir uygulama olarak görülmüştür (Putnam ve Duke, 1974; Onoğur ve Çetinkaya, 1999; Ahn ve Chung, 2000; Kaya ve Algur, 2000; Karaltın ve ark, 2001; Anonim, 2000).

Karadeniz Bölgesi’nin endemiklerinden olan Iris histrioides Foster, fenolojik ve ekolojik amaçlarla incelenmiş, bitkinin yetiştiği toprağın üst ve alt kısımlarından vejetatif ve generatif büyüme dönemlerinde çeşitli elementler analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre toprak üstündeki kısmın vejetatif büyüme dönemindeki % N, P ve K bileşenleri yüksek bulunmuştur (Kandemir ve Engin, 2000). Yine Balak ve Misra (2004) tarafından yürütülen bir çalışmada alman papatyasının toprak ıslahında önemli rol oynadığı tespit edilmiştir.

Diğer taraftan, allelopati bilindiği üzere; bir bitkinin kendi türünden ya da diğer türlerden bitkilere: doğrudan veya dolaylı yoldan zarar veren kimyasal bileşikler salgılaması olarak tanımlanmaktadır. Allelopatik bir bitkiden ortama bırakılan fitotoksik maddeler bitkilerde çimlenme ve fide gelişmesini yavaşlattığı için bitkilerin yerleşmesini zorlaştırmakta olup, tarımsal ekosistemlerle ilgili allelopatik çalışmalar son yıllarda hız kazanmıştır (Temel ve Tan, 2004). Aşağıda çeşitli tıbbi bitkilerdeki allelopatik etkilere ait çalışmalara yer verilmiştir;

Mısır’ın önemli tıbbi bitkilerden kabul edilen Cleome droserifolia ‘nın sürgün ekstraktının tohum ve fide gelişimine olan etkisi araştırılmış ve toprak florasına muhtemel allelopatik etkisi incelenmiştir. Bitki sulu ekstraktının çimlenme ve fide oluşumuna olumsuz etkide bulunduğu, C. Droserifolia’nın toksik olduğu tespit edilmiştir. Allolepatik etki sonucu, mantar türlerinin sayısı havada topraktakinden daha az bulunmuştur. Aspergillus niger gibi nispeten çok sayıda koloni oluşturan türlerin sulu ekstraktan az etkilenmelerine karşın, Penicillium chrysogenum ve P. Funiculosum türü mantarlar C. droserifolia’nın allelopatik etkisine en hassas türler olmuştur. Rhizopus stolonifer allelopatik etkiye dayanıklı tek tür olarak izole edilmiştir (Hegazy ve ark, 1995).


    1. Uçucu yağ ya da ekstraktların çimlenme ve fide gelişimini önleyici olarak kullanılmasıyla

Kimyasal herbisitlerin kullanımı zamanla bunlara karşı dayanıklı ırkların ortaya çıkmasına neden olmuş, adeta doğal flora güçlü bir savunma sistemi geliştirmeye başlamıştır. Organik tarımın kimyasallara karşı olumsuz yaklaşımı doğal herbisit arayışlarını ve çalışmalarını yoğunlaşmıştır. Çeşitli tıbbi aromatik bitkiler keskin koku, uçucu yağ ekstrakları sayesinde bazı yabancı otlarla mücadelede etkin rol oynamaktadırlar. Aşağıda konuyla ilgili çalışmalara yer verilmiştir.



Hyptis suaviolens’ [H. suaveolens] in sulu ekstraktının tik ağacı tohumlarınının çimlenmesini ve fide oluşumunu engelleyici, toz halinin ise bazı ayrık türleri üzerinde herbicidal etkide bulunduğu laboratuar ve tarla denemeleriyle tespit edilmiştir (Totey ve ark, 1994).

Dudai ve ark’ nın (1999)’nın yapmış oldukları bir çalışmada 32 aromatik bitkiden ekstraktle edilen uçucu yağlar allelopatik etkilerinin incelenmesi amacıyla değerlendirilmişlerdir. Origanum syriacum, Micromeria fruticosa ve Cymbopogon citratus türeri ileriki çalışmalar için ayrılmışlardır. 20-80 ppm’ lik uygulamaların buğday dahil çeşitli türlerin çimlenmesini önemli derecede önlediği kaydedilmiştir. Toprak yüzeyindeki 0.5 cm’lik kısma C. citratus uçucu yağ uygulamasının buğday ve Amaranthus türü tohumlarının çimlenmesini önemli derecede etkilediği kaydedilmiştir. Toprak tipi ve uçucu yağda etken olan aldehitin de bu konuda etkili olduğu belirtilmiştir.

Önen 2003, uçucu yağların farklı bitkilerin çimlenme ve fide gelişimine olan inhibitor etkisini araştırmak amacıyla Tokat yöresinden topladığı 5 farklı türün [Artemisia vulgaris L. (pelin), Mentha spicata L. subsp. Spicata (bahçe nanesi), Ocimum basilicum L. (reyhan), Salvia officinalis L.(tıbbi adaçayı) ve Thymbra spicata L. subsp. Spicata (karabaşkekik)] ekstrakt ve uçucucu yağlarını incelemiştir. Elde ettiği uçucu yağların bioherbisidal etkisini petri kaplarında pelin (A. vulgaris L.), domuz pıtrağı (Xanthium strumarium L.), yonca (Medicago sativa L.) ve İngiliz çimi (Lolium perenne L.) tohumlarına karşı 5 farklı konsantrasyonda test etmiştir. Denemede kullanılan tüm uçucu yağlar test bitkilerine ait tohumların çimlenmesi ve fide gelişimi üzerinde yüksek oranda engelleyici etkide bulunmuşlardır. Uçucu yağ miktarındaki artışa bağlı olarak çimlenme ve fide gelişimine olan olumsuz etki de artmıştır. T. spicata ve M. spicata uçucu yağları tohumların çimlenmesi ve fide gelişimi üzerine en yüksek düzeyde engelleyici etki gösterirken, S. officinalis uçucu yağının engelleyici etkisi en düşük düzeyde bulunmuştur. Ancak, S. officinalis uçucu yağı diğer uçucu yağ uygulamalarından farklı olarak fidelerde kısalma yanında kalınlaşmaya da neden olmuştur. A. vulgaris uçucu yağı uygulamalarında da benzer semptonlar saptanmıştır. Uçucu yağların engelleyici etkilerinde test bitkilerine göre de farklılıklar belirlenmiştir. Diğer bitkilerle karşılaştırıldığında ingiliz çimi kullanılan uçucu yağlara daha hassas, pıtrak ise daha dirençli olarak bulunmuştur.

Qasem ve Hassan’ın (2003) 15 familyadan 20 tıbbi türünün Malva sylvestris (ebegümeci) ve Portulaca oleracea (semizotu)’na herbisidal etkisini araştırmışlardır. Alhagi maurorum, Capparis spinosa (kebere), Citrullus colocynthis (acıkarpuz), Lavandula officinalis [L. angustifolia] (İngiliz lavantası), Origanum syriacum, Rhus coriaria (sumak), Ricinus communis (hintyağı), Rosmarinus officinalis (biberiye) ve Teucrium polium (acı yavşan) her iki yabancı ot türüne karşı hayli etkili bulunmuşlardır. Kök, yaprak ve gövde ekstraktlarının her biri her iki türün çimlenme ve fide oluşumlarını önlemiş, ekstrakt konsantrasyonu arttıkça etki de artmıştır.

Tran-Dang-Khan ve ark ‘nın (2005) Güneydoğu Asya çeltik tarlalarında yabancı otların kontrolü amacıyla dört tıbbi bitki ve iki baklagil türüyle yürüttükleri çalışmada en etkili allelopatik etkiyi gösteren bitki Nerium oleander (zakkum) olmuştur. Allelopatik etki sırasıyla yaprak>kök>gövde şeklinde seyretmiştir. Sadece Alocasia cucullata’da gövde en potansiyel kısım olmuştur. Echinochloa crus-galli (darıcan) ve Monochoria vaginalis ‘in tohumlarının çimlenmelerini yine en çok yer elması ve zakkum önlemiştir.
1.2. Pest Kontrolünde
Bitki ekstraktları yaklaşık olarak 4000 yıldır zararlılara karşı insektisit olarak kullanılmaktadır. Bitki ekstraktlarının kullanımına ait ilk belgeler Hindistan’da yazılmış “Klasik Hinduizm” kitabında yer almıştır. O zamandan bu yana en az 700 bitki türü eklembacaklılara karşı kullanılagelmiştir (Thacker, 1999). Günümüzde yaklaşık 2000 bitki türünün böceklerle mücadelede kullanılabilme özelliğine sahip olduğu, fakat bunlardan sadece 26’sının bu amaca oldukça uygun olduğu bildirilmektedir. Bu bitkilerden en yaygın olanları Azadirachta indica, Derris eliptica, Annona squamosa, Acarus calamus, Rhyania speciosa, Quassia amara, Melia spp., Chrysanthemum cinerariifolium’dur (Ahmed ve ark. 1984). Azadirachtin ekstraktı ile birçok böcek türü üzerinde çalışmalar yapılmıştır. İlk ayrıntılı çalışma Hindistan’da gerçekleştirilmiş olup Çöl çekirgesi [(Schistocerca gregaria) Forskal Acrididae: Orthoptera]’ne karşı neem yaprak ekstraktlarının etkisi araştırılmıştır. Bu çalışma sonucunda neem ekstraktının S. gregaria üzerinde güçlü bir beslenme engelleyici etkiye sahip olduğu ortaya konulmuştur (Chopra 1928). Organik tarım içersinde organik mücadele önemli bir yer kaplamakta olup, çalışmalar tıbbi ve aromatik bitki extrakt ve uçucu yağlarının bu konuda büyük çapta etkili olabileceklerini göstermiştir.

Larcher (1995), Lamiaceae familyası bitkilerinin allelopatik terpenler ve suda eriyebilir fenolik maddeler çıkardığını kaydetmiştir. Örneğin; Thymus (kekik), Salvia (adaçayı) gibi bitki türlerinin toprak üstü organlarından terleme suretiyle buharlaşarak etrafa yaydıkları kimyasallar bazı bitkilerin gelişmesi üzerine olumsuz etkilerde bulunduğu bilinmektedir (Karaltın ve ark., 2001). Pavela (2004) sekiz tıbbi bitkinin metanol ekstraktlarını mısır pamuk kurdu (Spodoptera littoralis) larvalarına insektisit etkisini test etmek amacıyla uygulamış, tüm ekstraktların larvalar üzerine toksik etkide bulunduğu sonucuna varmıştır. Reyhan (Ocimum basilicum), mercanköşk (Origanum majarona) ve tıbbi adaçayı (Salvia officinalis) ekstraktlarının larval toksisitelerinin oldukça yüksek olduğu kaydedilmiştir.

Bazı bitki ekstraktları ve artıklarının bitki koruma sorunlarının çözümünde kullanılma imkanlarının belirlenmesi amacıyla, Başpınar, Öncüer, Boz, Kaşkavalcı ve Çakmak, 1998-2001 yılları arasında yürüttükleri laboratuvar ve survey çalışmalarında Meka azedarach L., Liquidambar orientalis Miller, Datura stramonium L.’un Asymmetrasca decedens (Paoli)' e herhangi bir uzaklaştırıcı etkide bulunmadığı buna karşın Tetranychus cinnabarinus Boisd' a karşı iseoldukça etkili olduğunu belirlemişlerdir.

Boyd ve ark (2000), labaratuvar koşullarında T. urticae üzerine sarmısak ekstraktlarının kovucu etkilerini araştırmışlardır. Bunun için 60 ml mineral yağ 125 g sarmısak tozuna eklenerek 24 saat bekletilmiştir. Sarmısak tozu ve yağ karışımı 500 ml’lik ve 15 ml’lik balık emilsiyonuna eklenerek karıştırılmıştır. Daha sonra bir tülbentden geçirilerek filtre edilmiştir. Sarmısak karışımı, kontrol olarak balık emilsiyonunun kullanılması ile %10, %64 ve %2’lik konsantrasyonlar hazırlanmıştır. Fasulye yaprakları her bir konsantrasyon içerisine daldırılmış ve 2 saat kurutulmuştur. Denemeler ardışık günlerde 3 kez tekrarlanmıştır. Deneme sonuçları, sarımsak karışımının kovucu etkiye sahip olduğunu fakat balık emülsiyonunun olmadığını göstermiştir.

Madanlar ve ark (2000), 1999 yılında bazı doğal pestisitlerin (sarmısak, acı biber, organik neem yağı, Neem Azal T/S, arap sabunu, şap, nişasta, sodyum bikarbonat, ısırgan otu ve tütün) seralarda önemli zararlılar olan yaprakbitleri, beyazsinekler ve kırmızı örümceklere karşı insektisit etkisini labaratuvar koşullarında araştırmışlardır. Bunlardan organik neem yağı, Neem Azal T/S, arap sabunu ve tütün’ün en etkili, sodyum bikarbonat’ın ise ümitvar olduğu belirlenmiştir. Yine T.cinnabarinus ‘la mücadele üzerine yapılan bir çalışmada en yüksek toksik etkiyi M. azedarach’ın alkol ekstraktının (% 89.58) gösterdiği onu M. azedarach’ın sulu ekstraktının (% 54.16) ve Neem Azal T/S (% 25)’ın izlediğini arap sabununun ise (% 0.0) herhangi bir toksik etki göstermediği tespit edilmiştir. T. cinnabarinus’un larva dönemine en yüksek etkiyi M. azedarach su ve alkol ekstraktları (%100) gösterdiğini ve bunu Neem Azal T/S (% 30,6) ve arap sabununun (% 14.28) izlediğini, ergin dönemine en yüksek toksik etkiyi M. azedarach’ın sulu ekstaktının (% 95.91) gösterdiğini bunu alkol ekstraktı (% 93.87), arap sabunu (% 75.51) ve Neem Azal T/S’nin (% 55.1) takip ettiğini belirtmiştir (Çakmak, 2002).

Diğer benzer bir çalışmada, Knapp ve ark (2003), 4 değişik neem formülasyonu (Neemros(R), Neemroc EC(R), Neemroc Combi ve Saroneem), Neemros(R) ve sentetik akarisit (Mitac(R) kombinasyonunu domates yapraklarında T. urticae’ ya karşı denenmişlerdir. Sentetik akarisit (Mitac(R) ve Neemros(R) kombinasyonu 24 saat sonra en yüksek ölüm oranını (% 83.0) göstermiş, bunu Neemroc EC(R) (% 78,3), Saroneem % 53,4, Mitac(R) (% 50,8), Neemroc Combi (% 38,9) ve kontrol (% 4,5) izlemiştir. Neemros(R)’de ölüm olmamış ve bütün Neem formülasyonlarının uzaklaştırıcı etki gösterdiğini ve yumurtlamaya karşı etkili olduğunu saptamışlardır. Akarlara karşı Mani ve ark (2003)’ nın yürüttükleri bir çalışmada, T. urticae erginlerine karşı 1500 ppm azadirachtin % 50.0 oranında ölüme neden olmuş, Neem, mahua ve pungum yağlarında bu oranın en fazla % 30.0 olduğu tespit edilmiştir.

Nas 2004, tanence zengin bazı doğal içeceklerin iki önemli bitki hastalık etmeni, Erwinia amylovora ve Curtobacterium flaccumfaciensis subsp. poinsettiae, üzerindeki antibakteriyal aktivitelerini araştırmıştır. Siyah çay, yeşil çay ve tannic asit, Erwinia amylovora ve Curtobacterium flaccumfaciensis subsp. poinsettiae'nın çoğalmalarını engellemiştir. Kahve ve kakaonun bakteri kütürlerinin büyümesi üzerinde engelleyici herhangi bir etkisi görülmemiştir. Siyah çay ile muamele edilen Erwinia amylovora ve tannic asit ile muamele edilen Curtobacterium flaccumfaciensis subsp. poinsettiae' nın koloni oluşturan ünite sayısı, kontrolün koloni oluşturan ünite sayısından daha düşük bulunmuştur. Bulgular çay ekstraktının bazı önemli bitki hastalıklarına karşı etkili bir potansiyel kimyasal olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Ayrıca, sentetik pestisitlerin yerine çay ekstraktının kullanılmasının organik yetiştirilen ürün talebini karşılamada önemli bir rol oynayabileceği ve sentetik kimyasal kullanımının sebep olduğu bazı çevresel problemleri ortadan kaldırabileceği sonucuna varmıştır.

Son zamanlarda yapılan bir çalışmada, halk hekimliğinde önemli bir yere sahip olan otsu yapıdaki Petiveria alliacea’ nın insektisit ve akarisit olarak etkili olduğu bildirilmiştir. Araştırmanın amacı tohumların Triticum aestivum, Oryza sativa, Lactuca sativa ve Amaranthus hypochondriacus’a karşı allelopatik etkilerinin değerlendirmesi olmuş, testler farklı sulu konsantrasyonlarda, metanolik ve diclorometanik yaprak ekstraktları denenerek gözlemlenmiştir. Araştırma sonunda organik ekstraktların marul ve amaranthus türlerine karşı sulu ekstraktlardan daha toksik etkide bulunduğu belirlenmiştir (Perez, Garcia-Mateos, Vasquez-Rojas ve Colinas-Leon, 2005).



2. Organik Hayvancılıktaki Kullanımları
Organik tarımın en önemli kolu ve verimlilik kaynağı olan organik hayvancılık bilinçli üretici ve tüketicilerle giderek yaygınlaşmaktadır. Yem rasyonlarındaki antibiyotiklerin ve parazit kontrolünde kullanılan ilaçların yerini zamanla tıbbi ve aromatik bitkilerin dolduracağı beklenmektedir. Son zamanlarda konuyla ilgili ümitvar sonuçlar elde edilmiştir.

Altug ve Kaptan 2002, Türkiye’de organik tarımda parazit kontrolünde ve kurt düşürücü olarak kullanılabilecek tıbbi bitkileri araştırmışlar en önemlilerini; sarmısak (Allium sativum, Ascaris ve Enterobius’a karşı etkili, pelin (Artemisia vulgaris, Protostrongylus, Dictyocaulus ve Bunostomum’a karşı etkili), çayotu (Chenopodium ambrosioides ve C. anthelminthicum), ardıç (Juniperus communis, ascariasis’ lere karşı), kabaklar (Cucurbita pepo ve C. maxima, Haemonchus contortus’a karşı), erkek eğrelti (Dryopteris filix-mas, Dicrocoelium kontrolünde), solucanotu (Tanacetum vulgare, nematod kontrolünde), fındık (Corylus avellana, Ascaris kontrolünde) ve ak acıbakla (Lupinus albus, Trichuris, Strongyloides ve Ascaris kontrolünde) olarak bildirmişlerdir. Yine bazı turpgilleri, (Raphanus sativus, R. raphanistrum ve Brassica rapa [B. campestris] ve tütünü (Nicotiana sp.) listedeki diğer antelmintik bitkiler arasında sıralamışlardır.

Broiler (erkek piliçler, n=960) sağlığı ve yetiştiriciliği’ne etkilerinin araştırılması amacıyla coccidiosis’e karşı antibakteriyal bir organik bileşim hazırlanmıştır. Kekik destekli ilave yemin 48 günlük piliçlerde canlı ağırlığı artırmış ancak yem alım oranına etkide bulunmamıştır. Aşılanan hayvanlarda canlı ağırlık artışı aşılanmayanlara kıyasla 34 ve 48 gün arasında en yüksek bulunmuştur. Her iki muameledeki lezyon skorları arasında önemli bir farklılık bulunmamıştır. Kekik desteğinin Clostridium perfringens ‘e karşı 31 günlükken etkili olduğu ancak 52 günden sonra olmadığı, anticoccidial aşılamanın bakteri sayısına etkili olmadığı kaydedilmiştir. Sonuçlar kekik destekli ilave yemle beslemenin piliçlerde coccidiosis’e karşı aşılamada alternatif bir bağırsak sağlığı koruma metodu olarak kullanılabileceğini göstermiştir (Waldenstedt, 2003).

Halle ve ark’nın (2004) 35 günün üzerindeki erkek broilerle yürüttükleri diğer bir çalışmada yem rasyonuna ilave edilen uçucu yağ ve çeşitli bitkilerin (kekik, kakao kabukları ve çörekotu) karkas ve gelişmeye olan etkileri araştırılmıştır. Kontrollerle kıyaslandığında kekik ilaveli rasyonun, günlük yem alımını azaltmasına karşın kakao kabukları ve çörekotu ilaveli rasyonda artış kaydedilmiştir. Uçucu yağlarla desteklenen rasyonda yem etkinliğinin arttığı vurgulanmıştır.


SONUÇ
Tıbbi ve aromatik bitkiler uçucu yağ ve ekstraktlarındakim fenolik bileşikler organik tarımında; ekolojik yabancı ot kontrolünde, rotasyonlarda, doğal herbisit ve insektisit olarak kullanılabilmekte, organik hayvancılıkta yem rasyonlarının terkibinde antibiyotik, -mikrobiyal ve parazit düşürücü amaçlarla yer alabilmektedirler. Allelopatik etkiye sahip olanlar topraktaki yabancı ot tohumlarının çimlenme ve gelişimlerini önleyerek onların kontrol ve baskı altına alınmalarında etkili olabilmekte, bu fonksiyonu görürkende çevrede ve yer altı sularında herhangi bir kalıntı ve kirlilik etmenine neden olmamaktadırlar. Bu bitkilerin aynı zamanda toprak mikroaktivitesini zenginleştirdiği, flora ve faunaya da olumlu katkılarda bulunduğu belirtilmektedir (Mäder ve ark, 2002). Bitkisel çay sanayi ve baharat sanayindeki bitki kalıntılarının organik gübre amaçlı kullanılabilmeleri de mümkün olmaktadır. Zararlı böcek ve larvalarına karşı ve hastalıklarla mücadelede ekstrakt ve uçucu yağlarının başarıyla kullanılabildiğine dair çok sayıda araştırma mevcuttur. Tüm bunların sonucu olarak ekolojik dengenin korunması ve bozulan zincirin onarılmasında tıbbi ve aromatik bitkilerin ileride potansiyel rol oynayabilecekleri görülmektedir.

KAYNAKLAR
Aerts,-R-J; Snoeijer,-W; Meijden,-E-van-der; Verpoorte,-R, 1991. Allelopathic inhibition of seed germination by Cinchona alkaloids. Phytochemistry-. 1991; 30(9): 2947-2951.

Anonim, 2000. http://extension.agron.iastate.edu/sustag/pubs/weedmanagement.doc

Anonim, 2005. http://en.wikipedia.org/wiki/Organic_farming

Altug,-A-M; Kaptan,-C, 2002. Organik hayvanclkta ic parazit kontrolunde: sifal bitkilerden yararlanma olanaklar.Turktarm-. 2002; (148): 71.

Balak-Ram; Misra, P N, 2004. Nutrient accumulation and sodicity reclamation potential of German chamomile (Chamomilla recutita) under varying sodicity and fertility levels. Journal-of-Medicinal-and-

Aromatic-Plant-Sciences. 2004;



Başpınar, H;Öncüer, C;BOZ, Ö;Kaşkavalcı,G;Çakmak, İ, devam ediyor. Bazı bitki ekstraktları ve artıklarının bitki koruma sorunlarının çözümünde kullanılma olanakları üzerinde çalışmalar. TÜBİTAK TOGTAG TARP Proje No. 1930, : 1-54.

Benvenuti, S; Macchia, M, 2003. Weed community dynamics in perennial medicinal crops of organic agricultural systems. Advances in Horticultural Science. 2003; 17(4): 207-214.

Boyd Dawid, W. and Alverson David, R. 2000. Repellence Effects of Garlic Extracts on Twospotted Spider Mite, Tetranychus urticae Koch. J. Entomol. Sci., 35(1); 86-90.

Çakmak, İ. 2002. Aydın ili örtü altı çilek alanlarında zararlı akar türleri ile doğal düşmanlarının belirlenmesi, popülasyon yoğunluklarının saptanması ve zararlı akar türleri ile mücadele olanakları.Yayınlanmamış Doktora Tezi, AYDIN:2002

Dudai,-N; Poljakoff-Mayber,-A; Mayer,-A-M; Putievsky,-E; Lerner,-H-R, 1999. Essential oils as allelochemicals and their potential use as bioherbicides. Journal-of-Chemical-Ecology. 1999; 25(5): 1079-1089.

Halle, I; Thomann, R; Bauermann, U; Henning, M; Kohler, P, 2004.Effects of a graded supplementation of herbs and essential oils in broiler feed on growth and carcass traits. Einfluss einer gestaffelten Supplementierung von Krautern oder atherischen Olen auf Wachstum und Schlachtkorpermerkmale beim Broiler. Landbauforschung Volkenrode. 2004; 54(4): 219 229.

Hegazy,-A-K; Fadl-Allah,-E-M, 1995. Inhibition of seed germination and seedling growth by Cleome droserifolia and allelopathic effect on rhizosphere fungi in Egypt. Journal-of-Arid-Environments. 1995; 29(1): 3-13.

İlisulu, K., 1992. Ankara Üni. Ziraat Fakültesi Yayınları: 1256. İlaç ve Baharat Bitkileri.

Kandemir, N;Engin, A, 2000. Orta Karadeniz Bölgesinde yayılış gösteren Iris histrioides Foster (Iridaceae) üzerinde otekolojik bir araştırma. Turkish Journal of Botany, 2000,24(6):347-354.

Knapp, M. Kashenge, SS. and Knapp, M. 2003. Effects of different neem formulations on the twospotted spider mite, Tetranychus urticae Koch, on Tomato (Lycopersicon esculentum Mill.) Novel approaches to tick and mite management in Africa. Second African Acarology Symposium, Nairobi, Kenya, 3-9 December 2001. Insect-Science-and-its-Application. 2003, 23: 1, 1-7; 20 ref.

Larcher, W. 1995. Physiological Plant Ecology (3rd Edition). Springer-Verlag Berlin Heidelberg. pp.20-21, Germany.

Nas, M N, 2004. Bazı doğal içeceklerin Erwinia amylovora ve Curtobacterium flaccumfaciensis subsp. Poinsettiae' ye karşı botanik pestisit olarak kullanımı üzerine in vitro çalışmalar. Turkish Journal of Agriculture and Forestry, 2004,28(1):57-61.

Madanlar, N., Yoldaş, Z. ve Durmuşoğlu, E. 2000. Laboratory investigations on some natural pesticides for use against pest in vegatable greenhouses. Integrated Control in Protected Crops, Mediterranean Climate, IOBC wprs Bulletion, 23 (1):281-288.

Mani, C., Kumar, S. and Singh, RN. 2003. Efficacy of acaricides and botanicals against two spottedmmite, Tetranychus urticae Koch on okra. Annals-of-Plant-Protection-Sciences. 2003, 11: 1, 153-154; 3 ref.

Mäder, P, Fliebach, A., Dubois, D, Gunst, L, Fried, P, Niggli, U, 2002. Soil Fertility and Biodiversity in Organic Farming. Science v.296, n.5573, 31 May 02.

Önen, H., 2003. Bazı bitkisel uçucu yağların biyoherbisidal etkileri. Türkiye Herboloji Dergisi,

2003,6(1):39-47.



Perez-Leal,-R; Garcia-Mateos,-M-R; Vasquez-Rojas,-T-R; Colinas-Leon,-M-T, 2005. Allelopathic potential of Petiveria alliacea L. Agronomy-for-Sustainable-Development. 2005; 25(2): 177-182.

Qasem,-J-R; Hassan,-A-A, 2003. Herbicidal properties of some medicinal plants against Malva sylvestris and Portulaca oleracea. Dirasat-Agricultural-Sciences. 2003; 30(1): 84-100.

Sidorenko,-O-D; Gorbunova,-E-O; Voronina,-E-P, 1995. Allelopathic action of lavender on soil microorganisms. Biology-Bulletin-of-the-Russian-Academy-of-Sciences. 1995; 22(1): 101-103.

Tran-Dang-Khanh; Nguyen-Huu-Hong; Tran-Dang-Xuan; Chung-IllMin, 2005. Paddy weed control by medicinal and leguminous plants from Southeast Asia. Crop-Protection. 2005; 24(5): 421-431.

Waldenstedt,-L, 2003. Effect of vaccination against coccidiosis in combination with an antibacterial oregano (Origanum vulgare) compound in organic broiler production. Acta-Agriculturae-Scandinavica-Section-A,-Animal-Science. 2003; 53(2): 101-109.

Temel, S ve Tan, M, 2004. Allelopathy in forage crops and its effects on agroecosystems. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2004,35(1 2):105 109.

Thacker, J.R.M. 1999. Identification of a Plant Phytosterol with Toxicity against Arthopod Pests. Agricultural Sciences, 4(2);13-17.

Totey,-N-G; Shadangi,-D-K; Khatri,-P-K, 1994. Allelopathic effects of van-tulsi (Hyptis suaviolens) on germination and growth of teak (Tectona grandis) seedlings. Indian-Journal-of-Forestry. 1994; 17(2): 137-141.

Wallace, R. J., Mcewan,N. R., Mcıntosh,M., Teferedegne,B. Ve Newbold, C. J. 2002. Natural Products as Manipulators of Rumen Fermantation. Asian-Aust. J. Anim. Sci. Vol,(15), No;10, 1458-1468.
Kataloq: browse
browse -> TÜRKĠye cumhurġyetġ ankara üNĠversġtesġ sağlik bġLĠmlerġ enstġTÜSÜ
browse -> TÜRKİye cumhuriyeti ankara üNİversitesi BİLİmsel araştirma projesi kesin raporu
browse -> ÇÖlyak hastaliğI ve glutensiz diyet araş. Gör. Emine alkin yrd. Doç. Dr. Duygu GÖÇmen
browse -> T. C. Ankara üNİversitesi BİLİmsel araştirma projesi kesin raporu
browse -> Bazı spesifik moleküller doku hasarını uyarırlar;bunlar iki ana gruba ayrılır: Bazı spesifik moleküller doku hasarını uyarırlar;bunlar iki ana gruba ayrılır
browse -> 2013 New Zealand Disability Survey
browse -> Kalbin yeterli kanı pompalama gücünü kaybettiği, sistemik ve/veya pulmoner venöz dönüş kanının kalp tarafından yeterli dağıtılamadığı ve vücudun metabolik gereksinimlerinin karşılanamadığı klinik bir sendromdur
browse -> Kanser hücrelerin anormal ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıdır

Yüklə 124 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə