Türkiye'de Nöroloji'nin Dünü Bugünü



Yüklə 382,32 Kb.
səhifə2/6
tarix28.04.2017
ölçüsü382,32 Kb.
1   2   3   4   5   6

25


departmanı şefleri aynı zamanda fa-
kültenin hocaları. Nöroloji tedris bakı-
mından fakülteye Nöroloji enstitüsün-
den maada mont, Sinai ve Montefiore
hastanelerinin Nöroloji departmanları
da bağlı bulunmakta ve bü kısımların
şefleri de fakültenin hocaları sayılmak-
tadır.

Profesör Salmon’un idaresi altında


bulunan Nöroloji Polikliniği (Vander-
bilt Poliklinik binasında 1-Umumi Nö-
roloji, 2-Nöroşirurji Departmanı, 3-A-
dele hastalıkları departmanı, 4-Multipl
Scleroz departmanı, 5-Muhiti sinir
hastalıkları departmanı, 6-Ekstramidal
sistem hastalıkları departmanı, 7-Ço-
cuk Nörolojisi departmanı, 8-Epilepsi
departmanı olmak üzere 8 kısımdan
müteşekkil.”

1950 basımı olan Nöroloji Kliniği yıl-


lığı ise Fahrettin Kerim Gökay’ın bir yıl
önce çekilen fotoğrafı ile başlamakta, anı

fotoğrafları ile devam etmekte, hal tercümesi ile hocanın kendi ağzmdan öz yaşam


öyküsünü vermektedir. (8)

Bütün eserlerinin (206 adet) dökümü de yazıya eklenmiştir. O yılın Nörolojide yeniliklerini Amerika’dan dönen Doç. Dr. Necmettin Polvan yazmıştır.

Yine 40’lı yılların kitaplarından biri de İhsan Şükrü Aksel’in Nörotrop Virüs- lü Ansefalitler isimli kitabı 1944 yılında basılmıştır. İhsan Şükrü Aksel’in Bakırköy Emrazı Asabiye hastanesindeki 10 yıllık Nöropatoloji çalışmalarına da yer verdiği bu kitap, döneminin ulusal ve uluslararası çalışmalarından önemlileri arasında yer bulmuştur. Aynı yıl (1944), İstanbul Tıp Fakültesi hocalarının yazdığı İç Hastalıkları Ders Kitabı’nm 8. fasikülü Sinir Hastalıklarına ayrılmış olup, Bakırköy Emrazı Asabiye Hastanesi Nöroloji klinik şeflerinden Dr. Şükrü Hazım Tiner tarafından yazılmıştır. Şükrü Hazım Tiner, İç Hastalıkları bölümünden Ord. Prof. Dr. Akil Muhtar’m kendi kürsüsünde Nöroloji dersleri de verdiğini, Faruk Bayül- kem kendi anılarında anlatmaktadır. Prof. Dr. Coşkun Özdemir de Frank’m Ti- ner’e nöroanatomi anlattırdığını nakletmektedir. (Türkiye Nöroloji Tarihçesi Sayfa 85)

Bu kitap 500 sayfa olup, 1948’de basılmıştır. Ağırlıkla Nöroanatomi ve Nöro- fizyolojiye yer verilmiş olan bu kitapta, dönemin Nörolojiye ait bilgilerinin en son




c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image17.jpeg



TÜRKİYE NÖROLOJİ TARİHÇESİ


geldiği nokta çok iyi görülebilmektedir.
Farmakoloji bugünkü düzeyde değil,
görüntülemede bırakınız bilgisayar
teknolojisini X-ray bile yer yer kulla-
nılabilmekte, tanı tamamen klinik ve-
rilerle konabilmektedir. Frengi gibi
hastalıkların Nörolojik ve psikiyatrik
sonuçları çok görülmekte, kitaplarda
bu konunun ağırlıklı olması da doğal.
Örneğin bu kitapta Alzheimer hastalı-
ğı bu bölümde olduğu kadar yer alır.


...Bu tabloyu Alzheimer yazmış fa-
kat ayrı bir hastalık olarak almamıştı.
Onu ayıran ve ismini koyan Kraepelin
olmuştur.


Anatomi bakımından ihtiyarların
kortikal atrofisinden pek farkı olmadı-
ğı için buna vaktinden önce beyinsel
ihtiyarlama; presenil psychosisde de-
nilmektedir. En ziyade L. frontaliste
olmak üzere kortelcsin bütün tabakala-
rında yaygın ve ilerleyici bir değene-


rescence senil plaklar ve intranörol fibriller; beyinde atröpi görünür. Basal gangli-
onlarla cerebellum sağlamdır.


Evvelce sanıldığı gibi vasküler değil degenerativ bir hastalık olduğu için (Spatz, vam Bogaert v.s.) bu bahiste ve kısaca yazmayı uygun bulduk.

Hastalık 40-55 yaşları arasında ve presbyophrenie gibi başlar. Evvela yeni şeyleri unutur. Konuşurken kelimeleri bulamaz. İlerledikçe zaman ve mekan mefhumlarını kaybeder. Bilmeden ve farkında olmadan sokak sokak dolaşır, hatıra ve hafıza siir’atle geriye doğru silindiği için gittikçe (mazisinde yaşayan insan) halini a- lır. Bunlara aphasie ve apraxide eklenir. Cerebral arterio skleroziste olduğu gibi fo- kal belirtiler, fokal konvulsiyonlar; fundusta “gümüş tel” manzarası görülebilir. Genel olarak 2-3 sene sürer. Daha uzun sürdüğü de vardır. Bunaklık ve spastiside ile yahut araya karışan bir hastalıkla sona erer. Ailesel şekli de görülmüştür. Tedavisi yoktur. Cemiyetin ve ahlakın müsaade etmeyeceği şeyleri yaparak haysiyet ve şerefini kırabilir. Kanunun suç saydığı hareketlerde bulunabilir. O sebeple bir hastaneye kapatmak daha doğru olur.” (10)

1951’de vefat eden Mazhar Osman’ın ardından İstanbul Klinik Dersleri’nin A- ğustos-Eylül 1951 Cilt 5, Sayı 25 Mazhar Osman Uzman özel sayısı yayınlanmıştır. Mazhar Osman’ın kurucusu olduğu “İstanbul Serriyatı’nın özel sayı hazırladı-


26


c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image18.jpeg



Türkiye’de Nörolojİnîn Gelişmesi


27


c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image19.jpeg


ğı bildirilmekte, bu sayıda Dr. Necmettin Polvan, Mazhar Osman Uzman’m ölümü ile ilgili olarak:.

“Mazhar hoca’yı asistanlığımdan itibaren tanıyorum, insanda hayranlık uyandıran bir şahsiyeti vardır. İlim uğruna bitmez tükenmez gayretleriyle hepimize örnek olmuştur.

Hoca olarak eşsiz bir kabiliyeti vardır. Gayet natuktur. En güç mevzulara kolaylıkla giriverir, mükemmel şekilde öğretir ve daima öğrenirdi. Yakın zamana kadar bütün ilmi yenilikleri takipten vazgeçmemiştir.

Genç yaşta hocalık liyakati göstermiş, benim hocama bile hocalık yapmıştı. Bugün memleketin ileri gelen akliyecilerini yetiştirmekle inkar edilmez emekleri vardır.

Alaka ve şefkatiyle bir baba, ilim ve irfaniyle bir üstad, şefkat ve nezaketiyle hakiki bir centilmendi. İnce ve esprili idi.

Diyebilirim ki, temenni ettiği şekilde ebediyete intikal etti. Hürmetle andığım hatırası, içimde gıpta hissini uyandırıyor.”

Bu yıllarda Nöroloji, Nöroşirurji ve psikiyatri bağımsız yollarında yürüse de, yollar sık sık kesişmektedir. Prof. Dr. Necmettin Polvan aynı dergide yazdığı “Nö- ropsikiyatri ve Psikonöroşirurji’nin Bugünkü durumu” isimli makalede Nörofizyo- loji’nin temel prensiplerini ve Talamus’un Nöroanatomisi, fonksiyonlarını anlat



28


TÜRKİYE NÖROLOJİ TARİHÇESİ


tıktan sonra Frontal lob ve Frontal lob
lezyonu ile ilgili psikozları şöyle tanım-
lamaktadır:


  1. Hipomani-

  2. Can sıkıntısı hali

  3. Moria ve seksüel erotizm

  4. Depresiv hal

  5. Apatik, akinetik hal ve kararsızlık
    halleri

  6. Katatonik hal

  7. Psikopatik ve histerik haller

  8. Epileptik tezahürleri

  9. Hezeyan halleri

10' Entelektüel bozukluklar


  1. Obsesyon nevrozu

Lobotomi caniler, seksüel perversionu olanlarda, Toksikomanide, postansefalik karakter bozukluklarında denenmektedir. Kronik alkolizmde bir rolü yoktur. Her nevi gayri kabili tehammül ağrılarda çok faydalıdır.

Şimdiye kadar en büyük sayıda lobotomi ve trans orbital lökotomi yapan Walter-Friemann ve Watts, ameliyattan sonra hastaların pek azında altürist hisler ve içtimai duyunun mahfuz kaldığını ve. her iki ameliyat tarzının da ibda kabiliyetini tamamen ortadan kaldırdığını beyan etmişlerdir. (11)

Döneminin ünlü hocalarından Fahrettin Kerim Gökay’m 2. baskısını 1951’de yaptığını öğrendiğimiz Sinir Hastalıkları (Nöroloji) kitabının önsözünde Gökay şöyle devam etmektedir:

“Bugün kitabımın 2. baskısını talebelerime verirken onlardan maddeten ayrı olmaktan mütevellit üzüntümü saklayamayacağım. Fakat onlarla manevi alakam devam etmektedir. Senenin muayyen zamanlarında yaptığım derslerle bu alakamı devam ettiriyorum. Hocalığa intisap ettiğim günden beri kliniği şehre nakletmek benim için samimi bir idealdi. Bu idealimin bugün tahakkuk etmiş olduğunu görmekle bahtiyarım. Birlikte çalıştığım değerli arkadaşlarımın başarılı mesaileri ile




c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image20.jpeg



Türkiye’de Nörolojinîn Gelişmesi


29


kliniğimiz ve şubemiz her gün yeni bir gelişme göstermektedir.

Klasik bilgileri ve Nöroloji sahasındaki yenilikleri hülasa şeklinde ihtiva eden kitabımız öğretme ve teşhis bakımından bir anahtar vazifesini gördüğü için alaka ile karşılandı. Bu alaka bana



  1. baskı cesaretini verdi. Değerli doçentimiz, kıymetli talebem Sabahattin Kerimoğlu’nun gayreti ile ortaya koyduğum 2. baskı hakkında da yegane temennim aziz meslektaşlarımın rastlayacakları hatalar hakkında kıymetli i- kazlarım esirgememeleridir.” (12)

İstanbul’da Cerrahpaşa’da Tıp Fakültesi Nöroloji Necmettin Polvan’nm yönetiminde gelişirken, Şükrü Hazım Tiner Bakırköy’den Haseki’ye geçerek


c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image21.jpeg


Nöroloji’yi kurmuştur. Daha önce de belirtildiği gibi Gülhane Tıp Fakülte- si’nde Nazım Şakir Şakar ve onun takipçilerinin yönettiği Nöroloji, Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji de Şükrü Yusuf Sarıbaş’m (1927-1945 arası Ankara Numune Hastanesi Şefliğini yapmıştır) direktörlüğünde gelişmektedir. İzleyen yıllarda Prof. Dr. Sami Gür’ün yönetiminde Nöroloji, Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji ABD’nin bugünkü yapısını oluşturmuştur. Gülhane’nin hocalarından Doç. Dr. Selahattin Doğulu “Klinikte Elektroansefalografi” kitabını 1954’te yazmıştır. Aynı yıllarda Doçent olan Bedriye Kot ise 1 yıl sonra Cerrahpaşa’dan ayrılarak yeni kurulmakta olan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji kliniğine geçmiştir. E-


c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image22.jpeg



30


TÜRKİYE NÖROLOJİ TARİHÇESİ


ge Tıp Nörolojinin temellerini atan, 2000’li yıllara taşınmasına büyük katkılar
sağlayan Prof. Dr. Bedriye Kot, bu hizmetleri nedeniyle, tüm Nöroloji camiasının
takdirlerini toplamıştır.


Cerrahpaşa’da nörojinin gelişiminin temellerini atan ve 2000’li yıllara taşın-
masında büyük emek ve katkıları olduğunu hocalarımızdan öğrendiğimiz Prof. Dr.
Necmettin Polvan, 1956’da yayınlanan Nöroloji kitabının önsözünde kitabıyla il-
gili şunları söylemektedir:


Nöroloji esas itibariyle anatomi ve fizyolojiye istinat eden bir tıp şubesidir. Bu
itibarla kitabın birinci kısmı araz ve sendromların anlaşılmasına yarıyacak tarzda,
kısa anatomo-fizyolojik bilgiye, ikinci kısım ise, sebepler gözönünde bulundurula-
rak, hastalıklara tahsis edilmiştir.


Birinci Cihan Harbi’nde patlak verip bütün dünyaya yayılan epidemik ansefa-
lit, o zamana kadar nevroz gibi kabul edilen birçok hastalıkların mahiyetini orta-
ya koymuş ve bu tarihten itibaren derin araştırmalara zemin olan Nöroloji büyük
bir gelişmeye mazhar olmuştur.


Beyin urları, periferik ağrılı sendromlar ve elektro-fizyoloji bakımından sinir
cerrahisinde mesnet teşkil eden Nöroloji, metabolizma merkezlerinin hipotala-
musta keşfinden sonra, dahili tıp gibi, bio-şimik metodlarla kesif bir araştırma


devresine girmiş ve nöro-hormonal a-
landaki çalışmalar ise Nörolojiyi bu-
günkü tababetin belli başlı dayanak
noktalarından biri haline getirmiştir.


Birçok eserlere başvurmak sureti i-
le bütün bu gelişmeleri hülasa etmeye
çalıştığım bu kitapta, imkan nisbetinde
anahatlardan inhiraf etmemekle bera-
ber, tıbbın bütün ihtisas şubelerine ait
hastalıklar arasında büyük bir yekun
tutan psikonevrozları nöro-fizyolojik
ve psiko-analitik bakımından gözden
geçirmeği de bir zaruret telakki ettim.
Bu sebeple psikonevrozlara tahsis edi-
len sahifeler, kitabın hacmi göz önüne
alınırsa, biraz fazla yer işgal eder gibi
görünmektedir.” (13)


İstanbul’da ihtisas yapıp „ Ameri-
ka’da çalışma ve araştırmalarda bulu-
nan Dr. Turgut Zileli ve Dr. Orhan Ka-
labay yurda döndükten sonra, Hacet-



c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image23.jpeg



Türkiye’de Nörolojînin Gelişmesî


31


tepe Tıp Fakültesi Nörolojinin kurul- masında ve gelişmesinde yer almışlardır. Prof. Dr. Turgut Zileli’riin de Hacettepe Tıp Fakültesi Nöroloji kliniğinin 2000’li yıllara taşınmasında büyük emek ve katkıları olmuştur.

Cerrahpaşa’dan ayrılıp Çapa’ya Nöroloji Kliniği kurmak üzere giden Prof. Dr. Kenan Tükel, bugünkü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD’nin, Şükrü Yusuf Sarıbaş’m (1962) vefatından sonra klinik direktörlüğüne geçen Prof. Dr. Sami Gür Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD’nin temellerini atarken, GATA’da Selahattin Doğulu’dan boşalan yere önce Nihat Balkır, Balkır’m Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geçmesi ile Ş. Akpmar, M. Yar




c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image24.jpeg


Prof. Dr. Sami Gürün’ün Nöroloji Kitabının kapağı.

image25
dım ve Ökay Vural sırası ile klinik direktörlüğüne gelerek bayrağı yüksekte tutmuşlardır. Erzurum’da Mehmet Öz- topçular, Fikret Ünsal GATA’dan ayrıldıktan sonra önce Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji kliniğinde, sonra da Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji kliniğinde çalışmalarını sürdürmüştür. Sezer Komsuoğlu önce Karadeniz Teknik Ü- niversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji kli- niği’ni, sonra Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji’yi kurarak bugünlere getirmiştir. İzmir’de yeni kurulan 9 Eylül Tıp Fakültesi Nöroloji’yi, Ege Tıp Nöroloji beslemiştir. Önce Şakir Fadıloğlu kurucu olarak geçmiş, sonra İdimanlar (Fethi ve Egemen) kadroyu takviye ederek bugünlere gelmiştir.



32


TÜRKİYE NÖROLOJİ TARİHÇESİ


Bursa Uludağ Tıp Fakültesi Nihat Balkır hoca ile beraber İstanbul kökenli Prof. Dr. Erhan Oğul’la güçlenmiş 2000’li yıllara taşınmıştır. Antalya’da Prof. Dr. Korkut Yaltkaya hocamızı anmadan Nörolojiden bahsedilemez. Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji kliniğinde Doçent olan Prof. Dr. Korkut Yaltkaya, bugünlerde var olan kliniğin de temel taşlarını koymuş oldu.

Önceleri Ankara, İstanbul ve İzmir’de sınırlı olan tıp fakülteleri, sırasıyla Erzurum, Diyarbakır, Bursa, Adana, Antalya, Trabzon ve tüm Türkiye’ye yayılmış, başlangıçta gelişmiş tıp fakülteleri, patronajında kurulan bu tıp fakülteleri Nöroloji ABD’leri (birçokları Cerrahpaşa kökenli olup, Prof. Dr. Perihan Baslo Cerrahpaşa’da Nörolojide bunun öyküsünü çok güzel anlatmaktadır.) zamanla kendi kadrolarını geliştirmişlerdir. Bu kitapta bu serüven anlatılmaktadır.

Benzer bir serüven de eğitim hastanelerinde görülür. Toptaşı Bimarhanesi’nin Bakırköy’e taşınması ile Mazhar Osman ekibinden, Hamburg’da Nonne’nin yarında kendisini geliştiren Şükrü Hazım Tiner’i 9 ve 35. servis şefi olarak görüyoruz. Şükrü Hazım Tiner sonra Haseki ve Şişli Etfal’de Nöroloji şefliği’ne devam e- der. Arkasından A. Şükrü Emed aynı yolu izleyerek kısa bir süre Vakıf Gureba sonra Haseki ve daha sonra da Şişli Etfal hastanesi Nöroloji şefliklerine atanır. Bakırköy’de sırasıyla Dr. Faruk Bayülkem, Dr. Yıldırım Aktuna Nöroloji şefi ve başhekim olarak yerlerini almışlardır. Haydarpaşa Numune’de Dr. Nevzat Eşref Bengisu ile başlayan Dr. Ethem Vassaf Akan ile devam eden, Dr. Rasim Hatipoğlu ile gelişen Nörolojide 1962’de Dr. Fettah Demirhan’la beraber asistan, başasistan, şef yardımcısı olarak birçoklarımızın hocası olan Dr. Ahmet Çalışkan’ı görüyoruz. 1976 yılında klinik şefliğine Dr. Necati Ay dinel gelir. Bugünkü kadronun çoğu Dr. Necati Aydmel döneminde yetişir, gelişir.

Haseki’de ise A. Şükrü Emed’den sonra o zaman Doçent olan Dr. Coşkun Öz- demir’i şef olarak görmekteyiz. Dr. Özdemir bu görevde 6 yıl kalmış, 1968’de İstanbul üniversitesi Tıp fakültesi Nöroloji Kürsüsü’ne geçmiştir. Boşalan şefliğe kısa bir aradan sonra Dr. Fevzi Aksoy ve onu takiben de Kemal Bayülkem gelir. Dr. Dursun Kırbaş’ın 3.5 yıl vekaletinden sonra klinik şefliğine Dr. Feriha Özer atanır. Şişli Etfal’de Raşit Tahsin ile başlar, Ahmet Şükrü Emed’le devam eder. 1960’lardan sonra ise Dr. Ahmet Kürşat, Dr. Yıldırım Aktuna ve Dr. Bahattin Yardımcı olarak 1990’lara gelir. Bu köklü gelenek Doç. Dr. Hulki Forta ile devam e- derken, Sağlık Bakanlığı politik bir kararla 2. kliniği kurmuştur. Bu ikinci kliniğin şefi ise Doç. Dr. Münevver Çelik’tir. Benzer bir uygulama, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (burada son günlerde 3. Kliniğin, atamayla kurulduğu bilgisine de ulaştık) Ankara Numune Hastanesi’nde yeni Nöroloji Klinikleri açılacak, Bakırköy’de ise şartları uygun olmayan bir devlet hastanesi politik bir kararla eğitim hastanesi haline getirilmiş, bu hastanenin var olmayan Nöroloji Kliniği’ne açılan Şef Yardımcısı sınavında Bakırköy Hastanesi’nden 2 uzman atanmıştır.





TÜRKİYE’DE NÖROLOJİNİN GELİŞMESİ


33


Ankara’da ise GATA ekibinden
Prof. Dr. Şükrü Yusuf Sarıbaş’ı Anka-
ra Numune’de 1927-1945 arası klinik
şefi olarak görmekteyiz. Ankara Nu-
mune’de Nörolojinin gelişmesine kat-
kılarda bulunan Dr. Münif Sanan’ı on-
lardan sonra yakın zamanlarda emekli
olan Dr. Sabahat Gürçay’ı anmadan
geçemeyiz. Ankara Hastanesi’nde
Prof. Dr. Sami Gür’ün’e ek görev veri-
lerek Nöroloji kliniği eğitimi başlatıl-
mış, Dr. Nazmi Barlas, Dr. Mukadder
Sengir Okan, Dr. Muhlis Yurdakul’un
şefliğinde bugünlere taşınmıştır.

İzmir Devlet Hastanesi’nde (Bu-


günkü adıyla İzmir Atatürk Eğitim ve
Araştırma Hastanesi) 1939 yılında ilk
Nöropsikiyatri (Emrazı Akliye ve Asa-
biye) uzmanı olarak Dr. İsmail Ziya Ti-
regöl’ü görmekteyiz. 1960’lara kadar
Dr. Kemal Osman Bozkurt (Ege Tip Karabet Varvar’ın kitabı

Fakültesi Nöroloji ABD’nin ilk kuruluş aşamasında büyük katkılar sağladığını ifade eden Prof. Dr. Bedriye Kot, Kemal Osman Bozkurt’a vefasını E. U.’de bir dersaneye onun adını vererek yerine getirmiştir.), 1960’lardan sonra 1979’a kadar Dr. Bekir Urfalı ve Urfalı’dan sonra da Dr. Mustafa Başoğlu’nu şef olarak görmekteyiz.

Kurumlara ait hastanelerde (SSK, PTT) Nöroloji eğitimi kısmen yenidir. SSK Samatya (İstanbul) Hastanesinde Nöroloji eğitimi sanatçı kimliğiyle de tanınan (Soyut dergisi ve çevresinde çok iyi bilinen) Dr. Halil İbrahim Bahar’ı (1960-1989) görüyoruz. SSK Okmeydanı Nörolojinin eğitimi kısmen yenidir. SSK Göztepe’de ise 1981’den itibaren Dr. Güngör Turhan’ın şefliğinde eğitim yapıldığını biliyoruz. 1996’dan itibaren ise Dr. Nihal Işık bayrağı devralmıştır. Şimdilerde SSK’ya ait bir kurum olan Bezmi Alem Valide Sultan Vakıf Guireba Hastanesi’nde ilk asabiye uzmanı olarak, Dr. Ahmet Şükrü Emed kısa bir süre, 1932’de ise Dr. Rıfat Çağıl poliklinik hizmeti vererek 33 yıl hizmet etmiştir. 1969 yılında Doç. Dr. B. Karabet Varvar Nöroloji şefi olarak atanmıştır. 1981’den sonra Doç. Dr. Arif Çelebi klinik şefi olarak hizmete devam etmiştir. SSK Ankara Eğitim hastanesinde Nöroloji e- ğitimi nisbeten eskidir. 1964’de iki Nöroloji kliniği vardır. 1. klinikte Dr. Ali Ihsan Şahinalp, 2. klinikte Dr. Suzan Taner klinik şefidir. EEG’nin ilklerinden sayılabilen Dr. Şahinalp bu konuda bir de kitap yazmıştır. Dr. Şahinalp’ten sonra Dr. Şe- nay Özbakır ve Özbakır’m Numune Hastanesi’ne geçmesi ile Doç. Dr- Fevzi Öz-


c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image26.jpeg



34 TÜRKİYE NÖROLOJİ TARİHÇESİ


telcin şefliğe geçmiştir. SSK Tepecik Hastanesi’nde Dr. Fatma Türkan Alatan’m Nöroloji şefi olarak (1978) atanması ile Nöroloji eğitimi başlamıştır. Şefin ayrılması ile eğitim uzunca bir süre aksamıştır. 1993’te Dr. Yaşar Zorlu’nun klinik şefi olması ile eğitim tekrar başlamıştır. SSK İzmir Eğitim Hastanesi’nde (Buca) eğitim faaliyeti 1982’de Doç. Dr. Nezihe Ertekin ile başlamakla beraber, Nöroloji faaliyetleri 1958’de Dr. Faruk Dursunoğlu ile başlamıştır. Günümüzde ise Doç. Dr. M. Gedizlioğlu ile eğitim faaliyeti devam etmektedir.

KAYNAKLAR:



  1. Perihan Baslo, Cerrahpaşa Nöroloji Albümü, İstanbul (1982)

  2. Dr. Fethi Erden, Türk Hekimleri Biyografisi, İstanbul 1948

  3. Kenan Tükel, Türkiye Nöroloji Tarihçesi.

  4. Faruk Bayülkem, Türkiye Nöroloji Tarihçesi.

  5. Mazhar Osman Uzman, Sinir Hastalıkları, Cilt 2, İstanbul (1936)

  6. L. Rimbaud, Hayrullah Diker, Sinir Hastalıkları, İstanbul (1940)

  7. Nöroloji Kliniği, 1946-1947 ve 1947-1948 Ders Yılları Çalışma ve Araştırma

ları ile Klinik ve Poliklinik İstatistikleri, 4. İstanbul (1949)

  1. Nöroloji Kliniği, 1948-1949 Ders Yılları Çalışma ve Araştırmaları ile Klinik ve

Poliklinik İstatistikleri, İstanbul (1950)

  1. Nöroloji Kliniği, 1945-1946 Ders Yılları Çalışma ve Araştırmaları ile Klinik ve

Poliklinik İstatistikleri, İstanbul (1947)

  1. Şükrü Hazım Tiner, İç Hastalıkları Ders Kitabı. 8. Fasikül Sinir Hastalıkları, İstanbul (1948)

  2. İstanbul Klinik Dersleri, Cilt 5, Sayı 25, (1951)

  3. Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, Sinir Hastalıkları, Nöroloji, İstanbul (1951)

  4. Prof. Dr. Necmettin Polvan, Nöroloji, İstanbul (1956)

35


Türkiye’de Nöroloji'ninGelişmesi

Prof.Dr. Kenan TÜKEL




Yüklə 382,32 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə