Türkiye'de Nöroloji'nin Dünü Bugünü


TÜRKİYE NÖROLOJİ TARİHÇESİ



Yüklə 382,32 Kb.
səhifə4/6
tarix28.04.2017
ölçüsü382,32 Kb.
1   2   3   4   5   6

44


TÜRKİYE NÖROLOJİ TARİHÇESİ


27 Mayıs İhtilali'nin bir sonucu olan 147'ler olayından, en çok İstanbul Üniversitesi ve onun da içinden en çok İstanbul Tıp Fakültesi etkilenmiştir. Nöroloji Kürsüsü, bundan fazlası ile nasibini almıştır. Olayın çalkantıları akut bir tarzda, 60'lı yılların ilk yarısına kadar devam etmiştir. Bu kargaşa içinde dahi, Nöroloji Kürsüsü, çalışma ve ilerlemesine devam etmiş ve yarasını, mümkün olduğunca çabuk sarmaya muvaffak olmuştur. 1967'de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi kurulmuş, İstanbul Tıp Fakültesi'nin Nöroloji Kürsüsü de Çapa'daki Psikiyatri Kürsüsünün bir bölümünde, 20 yataklı bir klinikle çalışmasına devam etmiştir.

Bütün zor şartlara rağmen, EEG, EMG labaratuvarları kurulmuş, sonradan Edip Aktin dahiliye, damar cerrahisi ve göz klinikleri ile işbirliği yapmak sureti ile anjiografik tetkikleri geliştirmiştir. Bu nüve çalışmalarında kendisine yardım edenlerden Gencay ve Reha Tolun, bugünkü gelişmiş Nöroradyolojiyi kurmuşlardır. Böylece memleketimizin Nöroloji kliniklerinde EEG, EMG, Nöroradyoloji, Nöroşirürji rutin çalışma metodları haline gelmiştir. Nöropatoloji alanında ise bu konuda çalışmış başka kürsüye mensup arkadaşların bilgilerinden yararlanılmıştır.

Bu sırada İstanbul Tıp Fakültesi'nde uzmanlaşıp, sonraları Gülhane'de Nöroloji hocası olan Nihat Balkır'a bizim kürsüden Erhan Oğul katılarak Bursa Tıp Fakültesi'nin Nöroloji Kürsüsü'nü kurmuşlardır.

Nöroloji kürsülerinin, başka kürsülerin bir bölümünde sığıntı gibi çalışmasının mahzurlarını hepimiz görüp yaşıyorduk. Gayemiz Nöroloji için inşa edilip, organize olmuş bir binada çalışabilmekti. O sırada, İstanbul Üniversitesi'nin İmar Komisyonu, tıp fakültesine son çehresini verecek toplantıyı yapacaktı. Nöroloji kürsüsünü hiç kimse dikkate almamıştı. Rahmetli Prof. Dr. Osman Yemni, bu hususa dikkatimi çekti. Son toplantı günü, davetli olmadığım halde toplantıya katıldım ve epeyi de istiskale uğradım. Hocam ve dostluğunu kazanmış olduğum Ekrem Şerif Egeli bile, bana 'niye buradasın’der gibi oldu. Hele komisyonun bir üyesi vardı. Öyle şeyler söyledi, öyle jestler yaptı ki, biraz daha genç olsaydım, kendisini muhakkak tokatlardım. Kös dinlemiş gibi otarup, sıram gelince konuşmalar yaptım. Sonunda bir Nöroloji ve Nöroşirürji binasının yapılması plana konuldu. Konuldu ama Çapa kampüsünde binayı oturtacak yer kalmamıştı. Neyse, uzun çalışmalardan sonra Milli Eğitim Bakanhğı'ndan, Eğitim Enstitüsü'nün kampüsünden bir parça almaya muvaffak olduk. Prof. Hıfzı Özcan da Sakatlar Derneği'ni, işgal ettikleri toprak parçasını bize vermeleri hususunda ikna etti. Sonunda, uzun çalışmalar neticesi, Nörolojik Bilimler binası bitti ve hizmete girdi. Sanırım bina, üniversiteler içinde, Nöroloji ve Nöroşirürji olmak için inşa edilen bir 'ilk'tir.

70'li yılların sonu ve 80'li yılların başında memleketimiz Nörolojisinde iki mühim gelişme olmuştur. Birincisi 'Deneysel Nörofizyoloji’dalmdadır. Hacettepe Fizyoloji Enstitüsü'nden yetişen Prof. Dr. Üner Tan, bir süre Almanya'da çalıştıktan sonra yurda dönmüş ve çalışmalarını halen Erzurum'da Atatürk Üniversitesinde sürdürmektedir. Deneysel nörofizyoloji alanında, uluslararası çevrelerde iltifat gören çalışma ve yayınları vardır.



TÜRKİYE’DE NÖROLOJİNİN GELİŞMESİ


45


Bunlar kendisine, TÜBİTAK ve Albert Einstein ödülleri kazandırmıştır. Bana yazdığı bir mektupta, çalışmalarının arasıra engellerle karşılaştığını bildiriyor. Bu da bana, 35 sene evvelki günlerimi hatırlatıyor. Gelişmelerin İkincisi de bilgisayarlı beyin tomografisidir. Üniversitelerimizin, kliniklerimizin ve hekimlerimizin büyük teveccühüne mazhar olan bu teknik ve alet, yurt sathına hayret edilecek bir hızla yayılmaktadır. Tıpta her yenilik büyük bir coşku ile karşılanır. A- deta, kendisinden evvel gelenleri unutturur. Nitekim, şimdi bazı Amerikan merkezlerinde Nuclear Magnetic Resonance Scan uygulamasına başlanmıştır.

1899 yılından bu yana geçen mücadeleli ve çok zaman sancılı yılların toplayabildiğim ve hatırlayabildiğim hikayesi bundan ibarettir.




Referanslar

  1. BASLO.E, Cerrahpaşa Nöroloji Albümü- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, 1982

  2. BAYÜLKEM. F., (Editör) Bakırköyde 40 Yıl. 1967

  3. BAYÜLKEM. F., (Editör) Bakırköyde 50 Yıl. 1977

  4. DENKTAŞ. H., NÖROLOJİ- II Türkiyedeki Gelişmeler. Cerrahpaşa konferansları

  5. TÜKEL. K., Emekliliğe Ayrılma Töreninde Yapılan Konuşma. 17 Eylül, 1979

  6. UNAT, E.K., 50 Yıl Önce Ölen 8 Büyük Türk Hekimi İçin Anma Kitabı. 1986



46


Cerrahpaşa Nöroloji

Kliniği'nin Tarihçesi



Prof. Dr. Perihan Baslo


Bu konuya girmeden önce Saym Hocamız Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gö- kay’ın 1943 yılında Tıp Fakültesi Mecmuası yayınlarından, 1942-43 öğretim yılı Nöroloji açış dersi olarak sunulmuş olan “BİZDE VE DİĞER MEMLEKETLERDE NÖROLOJİNİN İNKİŞAFr’ başlıklı yazısından aldığım bilgileri orijinal şekliyle aktarmayı uygun buldum. Hocamız şöyle anlatıyordu :

“Memleketimizde asabiye tedrisatı mülki ve askeri tıbbiyelerde evvelce dahiliye hocaları tarafından yapılmakta idi, Merhum Fevzi Paşa’nm nuhayı şevki ve dimağ hastalıklarını kendine has bir selasetle anlattığını hocalarımız naklederler. Mülki tıbbiyesinde bu dersin ilk muallimi, resmi kayıtlara göre, Emrazı Asabiye Muallimi adile Lofçalı Derviş Bey olmuştur. 1277 tarihinde Lofça’da doğmuş, 1303 senesinde mektepten çıkarak bir müddet İnegöl ve Bursa’da belediye hekimliği yaptıktan sonra 1000 kuruş maaşla Haseki Hastanesi dahiliye mütahassıslığma, o- radan da Tıbbiye Mektebi Emrazı Dahiliye muallim muavinliğine tayin edilmiş ve bir müddet sonra Haseki hastanesinde Şehremini Rıdvan Paşa’nın hastaneye karşı alakasızlığını tenkit ettiği için, tenzili maaşla Toptaşı Bimarhanesi’ne memuriyeti nakledilen Derviş Bey bu hastanede büyük bir hızla kendisini ilmi tetkiklere vermiş ve bir müddet sonra açılan müsabaka imtihanını kazanarak emrazı asabiye muallimi olmuştur. Bundan sonra emrazı dahiliye muallim muavinliği vazifesinden ayrılarak yalnız emrazı asabiye tedrisatile meşgul olmuştur. Kendisine Meşrutiyetten biraz evvel Mirimiranlık rütbesiyle paşalık tevcih edilmiş ve Meşrutiyetin ilanı senesinde hocalık maaşı olarak kırk altın lira bağlanmıştı, iki mektebin birleştirilmesine kadar bu vazifede kalmıştır. Diğer taraftan evvela 1314 senesinde Almanya’dan avdet eden merhum Raşit Tahsin Hocamız Gülhane’de emrazı asabiye ve akliye şubesini tesis etmiş, ders ve poliklinikleri kurmuştur. 1919’da Haydarpaşa’da kurulan Tıbbiyeyi Askeriye’de nazari olarak emrazı asabiye ve akliye derslerini vermeye ve poliklinik yapmaya başlamıştır. Burada kendisini muallim muavini olarak Dr. Mazhar Osman’ı seçmiştir.



1918’de Fakülte ünvanmı alan Tıbbiyei Mülkiye bilahare 1919’da Askeri Tıbbiye ile birleştirilince Raşit Tahsin Bey hocamız seririyatı asabiye ve akliye muallimi



Türkiye’de Nörolojînîn Geüşmesî


47


evvelliği ünvam ile kadroda yer almış ve ilk akliye seririyatım
tesis etmiştir. 1903’de evvela Tıbbiyei Mülkiye’ye, 1910’da yeni
kurulan Fakülteye Dr. Pepo Akşiyote re’sen tedrise memur mü-
derris muavini ünvam ile müstakil asabiye seririyatım idari ve a-
sabiye tedrisatına memur edilmiştir. Büyük harp esnasında ti-
füsten vefat eden Pepo Akşiyote’nin yerine Haydarpaşa Askeri
Hastanesi Asabiye Mütehassısı ve Charcot ‘nun talebelerinden
Miralay Hilmi Kadri Bey asabiye tedrisatına memur edilmiştir.


Mütareke yıllarında vefat eden merhumdan sonra bir yıl bu der-
si vekaleten akliye müderris muavini hoca Dr. Rüştü Recep ida-
re etmiş, 1924’te bu ders tamamen müstakil bir kürsü haline ge-


tirilmiş ve bu kürsüye muallim ünvam ile Prof. Mustafa Hayrullah Diker intihap
edilmiş ve mumaileyh 1941 senesinde kanuni yaş haddini dolduruncaya kadar bu
vazifeyi yapmıştır. 1933’te üniversite kadrosu ile Hayrullah Diker’in yanma Mer-
hum Esat Raşit Doçent olarak verilmiştir. Esat Raşit 193 7’de vefatına kadar bu va-
zifede kalmıştır. Aziz arkadaşım Esat Raşit’in asabiye seririyatmda kıymetli çalış-
malarına şahit olduk. Hatırasını hürmetle anarım.


Memleketimizde Nöroloji şubesinin terakkisinde Gülhane’nin de büyük rol oynadığım işaret etmek isterim. 1315’de Raşit Tahsin hocamızın kurduğu klinik 1910’da fakülte teşkilatına intikal edince hocalık Mazhar Hoca’ya intikal etmiş, 1918 senesine kadar bu vazifede kaldıktan sonra mütarekeyi mütakip kurulan yeni Gülhane’de bu derse muallim Nazım Şakir seçilmiştir. Gülhane memlekete 30’dan fazla mütahassıs yetiştirmiştir.

Toptaşı Bimarhanesi ve Zeynep Kamil Hastanesi Emrazı Asabiye ve Akliye Hastanesi’nde bugüne kadar 30’a yakın mütahassıs yetişmiştir. Halen memleketin içerisinde üç asabiye hastanesi, Ankara, Erzurum ve İzmir Numune hastanelerinde ve şehir hastanelerinde asabiye mütahassısları mevcuttur.”

1933’de Üniversite Reformu’nda iki Nöroloji kliniği kurulmuş, birine Prof. Dr. M. Hayrullah Diker, diğerine Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay tayin edilmiştir.

1942’de Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay Ordinaryüs ünvam ile Nöroloji kürsüsünün başına geçmiş, yine aynı tarihte Doçentlik kadrosuna Doç. Dr. Necmettin Polvan getirilmiştir.

1945’de Kenan Tükel, 1950’de de Dr. Sabahattin Kerimsğlu Doçent olmuşlardır. 1949’da Ord.Prof.Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul valisi olup ayrılmış, Nöroloji kliniği de Bakırköy Akıl Hastanesi’nden Cerrahpaşa’ya nakledilmiştir.

1949-1950 arası yönetim Prof. Dr. İhsan Şükrü Aksel’de kalmıştır. Cerrahpaşa Nöroloji Kliniği’nin yerleşimi Cerrahpaşa kampusü içinde çeşitli binalarda olmuştur. ilk defa dahiliye bloğunun en alt katındaki küçük bir alanda (halen fizyoloji) faaliyete başlamıştır. Daha sonra Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’m valiliği


c:\users\galata~1\appdata\local\temp\rar.869\media\image35.jpeg



48


TÜRKİYE NÖROLOJİ TARİHÇESİ


döneminde başhekim lojmanında yapılan tadil ve eklemelerle nisbeten ihtiyaca cevap verecek bir binaya sahip olmuştur.

Fizik imkanların gelişmesine paralel olarak bilimsel gelişmenin icapları olan E- lektroensefalografi ve epilepsi ile serebralanjiografi ve Nöroradyoloji bölümlerinin kurulduğu görülmektedir. Bu sıralarda Doçent olan Dr. Kenan Tükel, 1947’de Paris’te Prof. Fischgold’un laboratuvarmda, 1950-1952 arasında Montreal’de Prof. Penfield ve Prof.J asper’in yanında Nörofizyoloji, Elektroansefalografi laboratuarının kurulmasını sağlamıştır.



1952-54 yılları arasında Doç. Dr. Sabahattin Kerimoğlu The National Hospi- tal’da Anjiografi geliştirme kurslarına katılmış ve Nöroloji kürsüsünün Nöroradyoloji laboratuvarmın kurucusu olmuştur.

1954 yıllarında Prof. Dr. Necmettin Polvan araştırma ve tanı yöntemleri bakımından organize olan kliniğe bir fırsatı kullanarak Nöroşirurjinin katılmasını sağlamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1946 ile 1951 yılları arasında çeşitli, merkezlerde Nöroşirurji alanında çalışan (Monte Fiore Hast. Nöroşirurji departmanında L. Davidoff’un yanında Nöroanotomi ve Nöropatoloji; St.-Lovis Üniversitelerinde Prof. Klemme yanında Nöroşirurji) Prof. Dr. Feyyaz Berkay kliniğe eklenen küçük bir ameliyathane ile Dr. Nazmi Özler ve Dr. Hadiye Büke’yi de beraberine alarak Nöroloji çatısı altına girmiş ve bu suretle Cerrahpaşa nöroloji kliniği Nörolojik bilimler alanında mediko-şirurjikal bir birim hüviyetini kazanmıştır.

Cerrahpaşa Nöroloji kliniğinin gelişim çizgisi yeni katdan öğretim üyeleri ile i- lerlemiş , 1954’de Dr.Bedriye Kot doçent olmuş ve 1 yıl sonra kendi isteği ile klinikten ayrılmıştır.

¡195 7’de Karabet Varvar Doçent olmuş ve klinikten ayrılmıştır.

1958’de doçent olan Dr. Nedim Zembilci EEG laboratuvarına katkılarda bulunmuştur. Aynı yıllarda o zamana kadar rutin incelemeler yapılan, klinik laboratu- varınm başına Uz. Dr. Erdoğan Özdamar getirilmiş ve bu suretle bilimsel bir düzey kazanan laboratuvarda Dr. Özdamar’ın çalışmaları ve gayretleri ile hem rutin çalışmalar hem de araştırmalar sağlanmıştır.


  1. yıllarında Dr. Edip Aktin’in gayretleri ile klinikte bir hayvan laboratuva- n kurulmuş ve bu suretle sınırlı da olsa deneysel araştırmalar yapılmaya başlanmıştır.

  2. ile 1963 yılları arasında kliniğin yönetimi Prof. Dr. Sabahattin Kerimoğlu tarafından yürütülmüştür. 1960’da Doçent olan Dr. Edip Aktin 1961’de kadroya geçmiştir.



Türkiye’de Nörolojinin Gelişmesi


49


1963 yılındaki reorganizasyon sonucu Çapa’da yeni bir Nöroloji kliniği kurul- muştur. Bu klinikte görev alan Prof. Dr. Kenan Tükel, Doç. Dr. Edip Aktin ve Uz. Dr. Aynur Baslo ve Dr. Erhan Oğul Cerrahpaşa’dan ayrılmışlar, Çapa’ya geçmişlerdir. Aynı organizasyon icabı olarak Cerrahpaşa’da da bir psikiyatri kliniği kurulmuş ve Doç. Dr. Ayhan Songar, Uz. Dr. Adnan Ziyalar ve Dr. Oğuz Arkonaç Çapa Psikiyatri’den Cerrahpaşa’ya gelmişlerdir.

Bu dönemde Cerrahpaşa’da Nöropsikiyatri kürsüsünün oluşturulduğu ve başkanındı Prof. Dr. Necmettin Polvan olduğunu görüyoruz. Nöroloji seksiyonu başına Prof. Dr. Sabahattin Kerimoğlu, Nöroşirurjinin başına Doç. Dr. Feyyaz Ber- kay, EEG seksiyonu başına Doç. Dr. Nedim Zembilci, Psikiyatri seksiyonu başına Doç. Dr. Ayhan Songar getirilmiştir.Kürsiye bağlı laboratuvarlar Uz. Dr. Erdoğan Özdamar yönetiminde Nörobiyoloji ve Uz. Dr. Erdoğan Altuğ yönetiminde Nöro- radyolojiden oluşmaktadır.

Bu dönemde yatak sayısı Nöroloji 38, Nöroşirurji 12, psikiyatri 20 idi. 1966 yılında Nöroşirurji ve psikiyatri seksiyon şefleri profesör olmuşlardır. Aynı yılda Doç. Dr. Nedim Zembilci profesör olmuş, Doç. Dr. Erdoğan Özdamar kadroya geçmiştir.

1967 yılında Ist.Un. Tıp. Fakültesi’nin Çapa ve Cerrahpaşa’da olmak üzere i- kiye ayrılması üzerine kürsü şu kadro ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne katılmıştır: Kürsü Profesörü Dr. Necmettin Polvan, Nöroloji seksiyonu şefi Prof. Dr. Sabahattin Kerimoğlu, Doç.Dr. Erdoğan Özdamar,Psikiyatri seksiyon şefi Prof. Dr. Nedim Zembilci, Nöroşirurji seksiyon şefi Prof. Dr. Feyyaz Berkay; kürsüye bağlı labora- tuvar ve yöneticileri: Nörobiyoloji laboratuvarı Doç. Dr. Erdoğan Özdamar; Nö- roradyoloji laboratuvarı Dr. Erdoğan Altuğ .

1968-1969 arası Dr. Perihan Baslo Oslo’da Rikshospital, Prof. S. Refsum’un kliniğinde yabancı ülke elemanları için düzenlenmiş olan 1 yıllık Nörofizyoloji EMG-EEG kursunu bitirip yurda döndüğünde, EMG laboratuvarının başına getirilmiştir.

1970’de Dr. Hayrünisa Denktaş ve Dr.Feridun Denktaş Doçent olmuşlardır.

1971’de Nöroloji, Nöroşirurji, Psikiyatri seksiyonları ayrı birer kürsü haline gelmişlerdir.

1972 yılında Doç. Dr. Hayrünisa Denktaş, 1973 yılında da Doç. Dr. Perihan Baslo kadroya geçmişlerdir. Bu yıllarda binaya uygulanan ek inşaatla yatak sayısı 38’den 45’e yükselmiş, EEG ve Biokimya laboratuvarı için uygun alanlar ve kürsüye ait 80 kişilik bir dershane sağlanmıştır. Bu ilave edilen bölümde EEG lahora- tuvarı çalışmaları daha da genişletilerek, Prof. Dr. Nedim Zembilci’nin teşvikleri, Dr. Esat Eşkazan, Dr. Ayhan Arguner, Dr. Atilla Altınel’in gayret ve katkıları ile gece uyku, traseleri alınmaya başlanmış. Ülkemizde ileri düzeyde bir deneysel ça-





50 Türkiye Nöroloji Tarihçesi


lışma laboratuvarına sahip olunmuştur. Kürsü başkanlığından 1973’te Prof.Dr.Necmettin Polvan ayrılmış, yerine Prof. Dr. Nedim Zembilci geçmiştir.

1976’da Doç. Dr. Feridun Denktaş ve Dr. Ayhan Arguner doçentlik kadrusuna geçmişlerdir. Yine 1976’da Doç. Dr. Hayrünisa Denktaş ve Doç. Dr. Perihan Baslo Profesör olmuşlardır.

Sınırlı imkanlara sahip bir nöroloji kliniğinin başkanı olarak kliniğin her yönden gelişmesinde büyük gayret göstermiş olup, çeşitli laboratuvarlar ve onları yönetecelc insan gücünü yönlendirmiş olan Prof.Dr.Necmettin Hocanın 1977 yılın- da emekli olarak ayrıldığını görüyoruz.

1979 yılında nöroloji kliniğinde Nöroradyoloji laboratuvarını kuran çeşitli dönemlerde yönetim görevi almış olan Prof. Dr. Sabahattin Kerimoğlu emekli olmuş-

1981 yılı başlarında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin yeni yerleşim planı içinde nöroloji ilk önceleri rahmetli Prof. M. Şevki Yener zamanında fizyoloji daha sonra da geçici olarak temel bilimlerin kullandıkları binayı Fizik Tedavi Rehabilitasyon Kürsüsü ile paylaşarak yerleşmiştir. Ancak bu planın uygulanması ve gerçekleşmesinde Prof. Dr. Nedim Zembilci’nin büyük emeği geçmiştir.

Bu yeni binada bütün seksiyonlar kendilerine gerekli olan alana sahip olabilmiş , poliklinik ve laboratuvarlara gerekli yer ayrılmıştır.

Burada Nöroloji kliniği ve laboratuvarları da kapsayan 5 seksiyon halinde çalışmaya başlamıştır.


  1. Klinik Nörofizyoloji ve EEG seksiyonu, Prof. Dr. Nedim Zembilci, Doç. Dr.

Ayhan Arguner,

  1. Genel Nöroloji ve Biyoloji laboratuvarı, Prof. Dr. Erdoğan Özdamar, Doç.

Dr. Atilla Altmel.

  1. Serebrovasküler hastalıklar ve Nöroradyoloji, Prof. Dr. Hayrünisa Denktaş.

  2. Nöro-Müsküler hastalıklar ve EMG, Prof. Dr. Perihan Baslo

  3. Dejeneratif ve demiyelinizan hastalıklar, Prof. Dr. Feridun Denktaş.

Nöroloji kliniğinde yatak sayısı 7O’e yükseltilmiştir. Genel Nöroloji, Epilepsi,

Serebrovasküler hastalıklar, kas ve periferik sinir hastalıkları, Baş ağrısı poliklinik çalışmaları ile kamu hizmetinde bulunmaktadır.

Yukarıda kısaca gelişim çizgisi verilen Cerrahpaşa Nöroloji kliniği birçok değerli insanlar yetiştirmiştir.

Bunların bazıları gelişmelerinin çeşitli dönemlerinde yuvadan ayrılarak yurdumuzun çeşitli yerlerindeki yeni üniversitelerde Nörolojinin ilk defa nüvesini daha sonrada kliniklerini kurmuşlardır.

Doç. Dr. Bedriye Kot Ege Üniversitesi’ndeki Nöroloji kliniğine 1958 yılında katılmış, 1960 yılında kürsü profesörü olarak gelişmiş bir klinik oluşturmuştur.



Türkiye’de NörolojininGelişmesi


51


Dr. Turgut Zileli ve Dr. Orhan Kalabay Hacettepe Üniversitesi’nde Nörolojinin tohumunu atmış ve Dr. Turgut Zileli biriminin başkanlığını alarak bugünkü bilim dalma kadar gelişimini sağlamıştır.

Türk Silahlı kuvvetleri’ndeki görevi sırasında Cerrahpaşa Nöroloji Kliniği’nde uzmanlığını yapmış olan Dr. Balkır kendi kuruluşu içinde görevini sürdürürken, doçent ve profesör olmuş, sonra ayrılarak Bursa Üniversi’nde Nöroloji Kliniğini kurmuş olup halen Bursa Üniversitesi Rektörlüğü’nü sürdürmektedir.

Bu arada kısa tarihçede bahsedildiği gibi Prof. Dr. Kenan Tükel, Prof. Dr. Edip Aktin, Prof. Dr. Aynur Baslo da Çapa’da Nöroloji Kliniği’ni kurmuşlardır.

Doç. Dr. Karabet Varvar, Yedikule Ermeni Hastanesi, Vakıf Gureba Hastanesi Asabiye şefliklerinde bulunmuş İ.İ.T.İ.A. Tıp ve Eczacılık Fakültelerinde öğretim üyesi olarak çalışmış, profesör olmuştur.

Prof. Dr. Hıfzı Özcan 1968’lerde Çapa Nöroloji kürsüsüne Doçent olarak katılmış olup, halen kliniğin yöneticisi durumundadır.

Dr. Erdem Tunçbay Nöroşirurjide, Dr. Türe Tuçbay da Nörolojide uzmanlık dönemlerini tamamlamarma kısa bir süre kaldığı halde ABD’ne gitmişler , uzun yıllar orada çalışmalarına devam etmişler ve yurda döndüklerinde Ege Üniversite- si Tıp Fakültesi’nin öğretim üyeliğini seçmişlerdir. Halen Erdem Tunçbay Nöroşirurji, Türe Tunçbay da Nöroloji kürsülerinde Profesör olarak görevlerini sürdürmektedirler.

Dr. Erhan Oğul Çapa Nöroloji Kliniği’nde uzmanlığını tamamlamış daha sonra Bursa Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne katılmış olup, halen aynı fakültenin Nöroloji kliniğinde profesör olarak görevini sürdürmektedir.



52


Cerrahpaşa'da Möroloji*

Prof. Dr.Edip Akti

Prof. Erbil Gözükırmızı, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'mn 35. Yıldönümü Töreni'nde bir konuşma yapmamı isteyince sevinçle kabul ettim. Kendisine ve bu toplantıyı düzenleyen arkadaşlarına teşekkür ederim.

Sevindim. Çünkü ben de bir Cerrahpaşalıyım. Anadolu'da Frengi Savaş Tabibi olarak geçen 5 yıllık çetin bir mecburî hizmet devresinden sonra, o zamanki adıyla İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Nöroloji Kliniği'ne volonter asistan olarak başvurmuştum. Yani, maaşsız asistanlık, üstelik ihtisas süresinden de sayılmıyor, resmî bir tarafı yok. Tarih, 15 Mayıs 1953, neredeyse 50 yıl kadar önce.

Ben konuşmamda, bu Klinikte çalıştığım 10 yıl boyunca, kendilerinden Nöroloji öğrendiğim hocalarımdan ve birlikte ihtisas yaptığımız arkadaşlarımın da ancak bir bölümünden söz edebileceğim. Tarihçe ile ilgili daha geniş bir sunuşu, Prof. Dr. Erdoğan Özdamar yapacak. (Bkz. s. 56)

Cerrahpaşa'ya geldiğimde, Nöroloji Kliniği'nin Direktörü Prof. Dr. Necmettin Polvan'dı. Profesör Polvan, asker kökenli idi. Nöroloji ihtisasından önce bir süre dâhiliyede çalıştığından, genel tıp kültürü genişti. Olaylara ve hastalara bakışında, adeta felsefî bir yaklaşımın izlerini görürdünüz. Necmi Bey, birkaç yıl önce Amerika'dan dönmüştü ve bize öğrettiği Nöroloji de o günlerin modern Nörolojisi idi.

Polvan Hoca, etrafındakilere mesafeli bir insandı. Ama zaman zaman hayatından söz ederken, birdenbire canayakm ve içtenlikli olurdu. Meselâ bir yerde hayatını şöyle anlatıyor:

"1907 yılında Sinop'ta doğdum. Babam Bahriye Kolağası idi. Ben doğduğum zaman, o güne kadar alamadığı 17 aylık maaşını almış ve bu yüzden, bana 'uğurlu çocuk' demişti. İlkokulu bitirdikten sonra, horoz döğüştürmeye başladım. Samsun'a geldiğimiz zaman, Birinci Dünya Harbi henüz başlamıştı. Rus Filosu gelir, Samsun'u adamakıllı bombardıman ederdi. Bu sırada, mektep tatil olur, ben de sahile koşar, top atışlarını seyrederdim".

Yiğit adamdı Necmettin Bey. Tutulduğu akciğer kanserinden yıllar sonra, beyin metastazıyla hastalandığı zaman, paniğe kapıldığına, şikâyet ettiğine şahit olmadım. Sükûnetle bekledi ölümü. Yeğeni Prof. Dr. Özgür Polvan'dan dinlemiştim. Necmi Bey hastalığı sırasında Özgür'den, aile kabristanında kendisi için bir mezar



Türkiye’de Nörolojinin Gelişmesi


53


hazırlatmasını ister. Bitince, birlikte gidip görürler. Necmi Bey, 'tamam' det. Polvan Hoca'yı 1980 yazının sıcak bir günü oraya defnettik.

O yılların Nöroloji Kliniği'nin büyük şanslarından biri de Prof. Dr. Kenan Tükel'dir. Kenan Bey de, önce Fransa, sonra da Kanada Montreal Nöroloji Enstitüsü'nde verimli çalışmalar yapıp Cerrahpaşa'ya dönmüştü. Türkiye'ye düzeyli bir elektroansefalografi (EEG) uygulamasını Kenan Hoca getirmiştir. Güzel bir Nörofizyoloji formasyonu almıştı. Bunu, Nörolojik olayların yorumuna uygulayınca, klinik Nöroloji bilimsel bir tabana oturtulmuş oluyordu. Hele epilepsi konusu, bıkıp usanmadan işlediği bir konuydu. Montreal Nöroloji Enstitüsü'nde Penfield, Jasper ve arkadaşlarının bu konuya getirdikleri anatomo-fizyolojik yaklaşım onu çok etkilemişti. Öğrendiklerini, cömertçe etrafına yayıyordu. Kenan Bey, bildiklerini gerçekten ustaca anlatan bir hocaydı. Çok parlak bir hafızası olduğunu da eklemeliyim.

İyi bir raslantı, Prof. Dr. Sabahattin Kerimoğlu birkaç yıl sonra (50'li yılların ortalarında) Londra'ya, serebral anjiyografi çalışmaya gitti. Dönüşünde, ilk anjiyoları hep birlikte, Çapa Radyoloji Kliniği'nde yaptığımızı hatırlıyorum.

Sabahattin Bey, biz asistanların koruyucu ağabeyi idi. Kardeş ruhlu, sevgi dolu bir insandı.

Yine 50'li yılların, ortalarında, Prof. Dr. Feyyaz Berkay, Nöroşirürji hocası olarak bize katıldı. Feyyaz Bey'in, sınıfının en önde gelenlerinden olduğu söylenir. Parlak bir genel cerrah olarak tanınırdı. Çok geniş genel tıp bilgisi vardı. Bildiğini de iyi bilirdi. Ondan çok şey öğrendim. Bu sağlam bilgileri, itina ile kafama yerleştirdim.

Burada, kısa bir muhasebe yapmak uygun olacak. Cerrahpaşa'da, o yıllarda, bir Türk Nöroloji ekolünün gelişip serpildiğini söylemek mümkün. 1955'den sonraki yaklaşık 10 yıl içinde, Nöroloji ye psikiyatri dallarında bu ekolden etkilenen 15-20 kadar akademisyen yetiştiğini söylersem, o yılların ne kadar verimli geçtiği ortaya çıkar.

Bu ekolün, tüm Türkiye yüzeyinde etkili olduğunu düşünüyorum. Gerçekten de Cerrahpaşa, İstanbul, Ege, Hacettepe ve Uludağ Tıp Fakülteleri Nöroloji ana- bilim dallarını ve bunlardan filizlenen, Dokuz Eylül (İzmir), Gazi (Ankara), On- dokuz Mayıs (Samsun), Karadeniz Teknik Üniversitesi (Trabzon), Cumhuriyet (Sivas), Marmara (İstanbul) ve Çukurova (Adana) Tıp Fakülteleri Nöroloji ana- bilim dallarını, o yılların Cerrahpaşa Nöroloji Kliniği'nin birer uzantısı ve devamı olarak kabul edebiliriz. Bu klinikleri ya Cerrahpaşa'dan ihtisas alanlar veya onların öğrencileri kurup geliştirdiler. Cerrahpaşa pınarı, 19. yüzyılın sonlarına doğru başlayan Türk Nöroloji eğitim ve öğretiminin harmanlandığı ana kaynaktır, diye düşünüyorum.




Yüklə 382,32 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə