Yenidoğanın hemorajik hastalığı k vitamini eksikli



Yüklə 64,59 Kb.
Pdf görüntüsü
tarix05.03.2017
ölçüsü64,59 Kb.

162

ÖZET

Yenidoğanın hemorajik hastalığı K vitamini eksikli-

ğine bağlı olarak oluşur. Erken, klasik ve geç tip ola-

rak üçe ayrılır. K vitaminine bağlı faktörlerin eksik-

liğinde hastalar ciddi morbidite ve mortaliteye yol 

açan  nazal,  umblikal,  ürogenital,  gastrointestinal 

ve intrakraniyal kanamalarla başvurabilir. Doğum-

da yapılan tek doz 1 mg intramusküler K vitamini 

genellikle  yenidoğanın  erken  ve  klasik  tip  hemo-

rajik hastalığına karşı etkili olsa da, geç hemorajik 

hastalığı önlemekte yetersiz kalabilmektedir. 

Bu makalede doğumda tek doz K vitamini profilak-

sisi yapılmasına rağmen, geç hemorajik hastalık ge-

lişen iki olgu, konuyu gündeme getirmek amacıyla 

sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: hemorajik hastalık, intrakraniyal 

kanama, K vitamini, yenidoğan

SUMMARY

Is Single Dose of Vitamin K Prophylaxis Sufficient 

in Newborn Infant for the Prevention of Hemorr-

hagic Disease? Two Case Report

Hemorrhagic disease of newborn occurs in vitamin K 

deficiency. The condition is grouped into three cate-

gories; early onset, classic disease and late onset. In 

case of deficiencies in vitamin K dependent factors, 

patients may suffer from bleeding that tends to be 

nasal, umblical, urogenital, gastrointestinal and int-

racranial hemorrhage which causes serious morbidity 

and mortalitiy. Intramuscular 1 mg vitamin K proph-

ylaxies which is administered in newborn period pro-

tects early onset and classic hemorrhagic disease but 

is  not  sufficient  in  preventing  the  late  onset  disea-

se and to emphasize this fact, we present here two 

infants who had late onset intracranial hemorrhage 

even though they had single dose vitamin K proph-

ylaxis at birth.

Key  words:  hemorrhagic  disease,  intracranial 

hemorrhage, newborn, Vitamin K

Tek Doz K Vitamini Yenidoğanın Geç Hemorajik 

Hastalığını Önlemede Yeterli Bir Profilaksi mi? 

İki Olgu Sunumu

Yelda Türkmenoğlu*, Burcu Tufan Taş*, Emine Türkkan**, Fatma Nesil Aydınol*, İhsan Kafadar***, 

Servet Erdal Adal*

*S.B. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, **Çocuk Hematoloji, 

***Çocuk Nöroloji

Olgu

Alındığı Tarih: 21.08.2011 

Kabul Tarihi: 06.02.2012 

Yazışma adresi: Dr. Burcu Tufan Taş, S.B. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, 

İstanbul

e-posta: drburcutufan@hotmail.com



GİRİŞ

K vitamini karaciğerde gama karboksilasyon-

la pıhtılaşma faktörleri II, VII, IX ve X’u aktive 

ederek koagülasyonda rol oynar. Eksikliğinde 

ise doğumdan sonraki ilk aylarda yenidoğanın 

hemorajik hastalığı olarak bilinen tabloya ne-

den olur. Erken (0-1 gün), klasik (2-7 gün) ve 

geç (2-12 hafta) olmak üzere üç tipte görülür 

(1,2)

. K vitamininin plasentadan geçişi az, anne 



sütünde düzeyi yetersiz ve bağırsak florası he-

nüz gelişmemiş olduğundan yenidoğan döne-

minde düzeyi normalden düşüktür. K vitamini 

eksikliğinde  hastalar  nazal,  umblikal,  üroge-

nital, gastrointestinal veya ciddi morbidite ve 

mortaliteye yol açan kafaiçi kanamaları ile de 

başvurabilir 

(1,2)


.

Bu makalede, Sağlık Bakanlığı Okmeydanı Eği-

tim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği’nde 

tedavi edilen, doğumda tek doz intramuskü-

ler (i.m) K vitamini profilaksisi uygulanmasına 

rağmen,  K  vitamini  eksikliğine  bağlı  kafaiçi 

kanaması olan iki olgu sunulmuştur. 

Okmeydanı Tıp Dergisi 28(3):162-166, 2012

doi:10.5222/otd.2012.162



163

Y. Türkmenoğlu ve ark., Tek Doz K Vitamini Yenidoğanın Geç Hemorajik Hastalığını Önlemede Yeterli Bir Profilaksi mi?

OLGU 1

Üç  aylık  kız  hasta  tarafımıza  kusma,  ishal  ve 

emmede  azalma  nedeni  ile  getirildi.  Öykü-

sünden  sağlıklı  anne  ve  babanın  ikinci  çocu-

ğu olarak hastanede normal spontan vaginal 

yolla  3650  g  olarak  doğduğu  ve  1  mg  i.m  K 

vitamini  profilaksisi  uygulandığı  öğrenildi. 

Hastanın doğumunda sorun yaşanmadığı, yal-

nızca  anne  sütü  ile  beslendiği,  herhangi  bir 

ilaç kullanmadığı ve travmaya maruz kalmadı-

ğı belirtildi. Soygeçmişinde kanama bozuklu-

ğu olmayan hastanın annesi herhangi bir ilaç 

kullanmıyordu.  Fizik  muayenede;  kalp  tepe 

atımı: 180/dk., solunum sayısı: 46/dk., aksiller 

ateş: 36,2ºC saptandı. Solukluk, hipotoni, ref-

lekslerde  azalma,  ön  fontanel  bombeliği  ve 

pulsasyonu tespit edildi. Vücut ağırlığı, boy ve 

baş  çevresini  içeren  antropometrik  ölçümleri 

normal  sınırlar  içindeydi.  Tetkiklerinde  löko-

sit sayısı: 25.730/mm

3

, hemoglobin: 5,73 g/dL, 



hematokrit: % 17,6, trombosit: 457.000/mm

3



protrombin  zamanı  (PT)  >120  sn  (10.7-13.4), 

Uluslararası  normalleştirilmiş  oran  (INR)  >8 

(0.91-1.20),  aktive  parsiyel  tromboplastin  za-

manı (aPTT): 130,7 sn (21-34) bulundu. C Re-

aktif Protein (Crp): negatif saptanan hastanın 

fibrinojen düzeyi, karaciğer fonksiyon testleri 

ve  rutin  kan  biyokimyasal  testlerinde  özellik 

yoktu.  Periferik  kan  yaymasında  trombosit-

lerin  yeterli  ve  kümeli  olduğu  görüldü.  Taki-

binde 15 mL/kg eritrosit süspansiyonu, 15 mL/

kg taze donmuş plazma ve 1 mg iv K vitamini 

uygulanan hastanın 4 saat sonra bakılan INR 

değeri 1.10 (0.91-1.20) olarak saptandı. Bilgi-

sayarlı  beyin  tomografisinde  subdural  hema-

tom saptandı (Şekil 1). Beyin cerrahisi kliniği 

tarafından hematom drenajı yapılan hastanın 

izleminde konvulziyonlarının olması nedeniy-

le antiepileptik tedavi olarak difenilhidantoin 

başlandı. Hasta halen çocuk nörolojisi tarafın-

dan konvülziyonları ve nöromotor gelişim ge-

riliği yönünden takip edilmektedir.

OLGU 2

İki buçuk aylık erkek hasta tarafımıza huzur-

suzluk,  halsizlik  ve  emmeme  nedeni  ile  geti-

rildi. Öyküsünden sağlıklı anne ve babanın ilk 

çocuğu olarak hastanede, zamanında normal 

spontan vaginal yolla 2800 g doğan hastanın 

doğumda  sorunu  olmadığı,  doğum  sonrasın-

da  1  mg  i.m  K  vitamini  yapıldığı,  postnatal 

dördüncü  gününde  hiperbilirubinemi  nede-

niyle  fototerapi  aldığı  öğrenildi.  Öyküsünde 

ailede  kanama  bozukluğu  ve  ilaç  kullanımı 

saptanmadı.  Yalnızca  anne  sütü  ile  beslenen 

hastanın  ilaç  kullanım  ve  travma  öyküsü  de 

yoktu. Fizik muayenede; kalp tepe atımı: 178/

dk., solunum sayısı: 54/dk., aksiler ateş: 36,4°C, 

Şekil 1.


164

Okmeydanı Tıp Dergisi 28(3):162-166, 2012

solukluk,  hipotoni,  reflekslerde  azalma,  ön 

fontanel  bombeliği  ve  pulsasyonu  saptan-

dı. Vücut ağırlığı, boy ve baş çevresini içeren 

antropometrik  ölçümleri  normal  sınırlar  için-

deydi. Hastanın yapılan tetkiklerinde lökosit: 

18.800/mm

3

, hemoglobin: 3,7 g/dL, hematok-



rit: %11,8, trombosit: 307.000/mm

3

, PT: 27,9 sn 



(10.7-13.4), INR: 2,8 (0.91-1.20) ve aPTT: 37 sn 

(21-34)  saptandı.  Crp:  negatif,  fibrinojen  dü-

zeyi  karaciğer  fonksiyon  testleri  ve  diğer  bi-

yokimyasal  değerleri  normal  sınırlar  içindey-

di. Periferik kan yaymalarında trombositlerin 

yeterli ve kümeli olduğu saptandı. K vitamini 

1  mg  intravenöz  (i.v),  15  mL/kg  eritrosit  süs-

pansiyonu ve 15 mL/kg taze donmuş plazma 

uygulanan  hastaya  4  saat  sonra  bakılan  INR 

değeri  1.0  (0.91-1.20)  olarak  bulundu.  Bilgi-

sayarlı beyin tomografisinde Subdural hema-

tom saptandı (Şekil 2). Beyin cerrahisi kliniği 

tarafından hematom drenajı yapıldı. Hastanın 

izleminde komplikasyon gelişmedi.



TARTIŞMA

Yenidoğanın hemorajik hastalığı ilk defa 1894 

yılında  Townsend  tarafından  tanımlanmıştır 

(3)


.  Yenidoğan  ve  sütçocukluğu  döneminde 

pıhtılaşma  faktörleri  II,  VII,  IX  ve  X’u  karaci-

ğerde  gama  karboksilasyonla  aktive  eden  K 

vitamininin  eksikliğinde  yenidoğanın  hemo-

rajik  hastalığı  oluşur.  K  vitamini  eksikliğine 

bağlı kanamalar üç tipte görülür.

a)  Erken  tip:  İlk  24  saat  içinde  ortaya  çıkar. 

Difenilhidantoin  veya  fenobarbital  kullanan 

epileptik  anne  çocuklarında  ve  daha  sık  ola-

rak izoniazid veya rifampisin ile tedavi edilen 

tüberkülozlu  anne  çocuklarında  görülür.  Bu 

tipte intrakranial kanama sıktır. 

 

b)  Klasik  tip:  K  vitaminin  plasental  geçişi  az-



dır. Tüm yenidoğanlarda doğumdan sonra 48-

72. saatlerde faktör II, VII, IX ve X’da hafif bir 

azalma  vardır  ve  7.-10.  günlerde  normal  dü-

zeye  erişir.  Bunun  nedeni  bağırsak  florasının 

gelişmemiş olmasıdır. 

 

Anne  sütü  ile  beslenen  bebeklerde  menaki-



non  üretmeyen  laktobacillus  bifidus  florası 

hâkimdir.  Ayrıca  anne  sütündeki  K  vitamini 

düzeyi 1 µcg/L iken, formül mamalarda daha 

fazla olabilmektedir. Bu nedenle klasik hemo-

rajik hastalık riski anne sütü ile beslenenlerde 

ve ağızdan beslenmesi iyi olmayan bebekler-

de artar 

(5)


.

 

c)  Geç  tip:  İlk  haftadan  sonra  ve  genellikle 



2.-12.  haftalarda  görülür,  bazen  6  aya  kadar 

uzayabilir.  Genellikle  intrakraniyal  kanama 

şeklindedir.  Anne  sütünün  yetersiz  K  vitami-

ni içermesi, yetersiz K vitamini profilaksisi, K 

vitamini  malabsorpsiyonuna  neden  olan  ko-

lestatik  karaciğer  hastalıkları  (kistik  fibroz, 

koledok  kisti,  alfa-1  antitripsin  eksikliği)  ve 

antibiyotik kullanımı nedeniyle gelişmektedir. 



Şekil 2.

165

Y. Türkmenoğlu ve ark., Tek Doz K Vitamini Yenidoğanın Geç Hemorajik Hastalığını Önlemede Yeterli Bir Profilaksi mi?

4-10/10000  sıklıkta  ve  Güney  Doğu  Asya’da 

daha sık görülmektedir 

(1-4,6,7)

.

 

K vitamini eksikliğine bağlı intrakraniyal kana-



ma çoğunlukla hiçbir uyarıcı belirti olmadan, 

aniden gelişebilmektedir. Hastalar sıklıkla so-

lukluk, konvülziyon, bilinç bulanıklığı, kusma 

veya  emmede  azalma,  ishal,  ön  fontanelde 

bombelik ve pulsasyon gibi semptomlarla baş-

vurmaktadır 

(8)

. Bizim hastalarımızda da soluk-



luk, kusma, ishal ve ön fontanelde bombelik 

önde gelen yakınmalardı.

 

K  vitamini  eksikliği  olgularında  PT,  aPTT’de 



uzama ve normal trombosit sayısı saptanır 

(9)


Yenidoğanın  hemorajik  hastalığı  için  özgün 

bir  test  olmamasına  rağmen,  K  vitamininin 

i.m  veya  i.v  verildikten  24  saat  sonra  PT  ve 

aPTT’nin normale dönmesi bu tanıyı doğrular 

(9)


. Bizim hastalarımızda da K vitamini sonrası 

PT ve aPTT’nin normale gelmesi bu tanıyı des-

teklemektedir.

K  vitamini  eksikliğine  bağlı  kanamalardan 

korumak  için  doğumda  profilaktik  K  vitami-

ni uygulanması önerilmektedir 

(1-4)

. Amerikan 



Pediatri Akademisi (AAP) de doğumda 1 mg K 

vitamini i.m olarak önermektedir. K vitaminin 

i.m uygulanmasının lokal travma, damar, sinir 

zedelenmesi,  apse,  osteomiyelit  ve  kanama 

gibi komplikasyonlara ender olarak da yol aç-

ması oral tedavi uygulanmasını gündeme ge-

tirmiştir. Oral tedavi için ise AAP doğumda 2 

mg uygulayıp, ikinci dozu ikinci, üçüncü dozu 

ise dördüncü haftada önermektedir 

(10)


.

Pek  çok  çalışmada  tek  doz  K  vitaminin  i.m 

kullanımının  kas  dokusunun  yavaş  salınan  K 

vitamini  deposu  olması  nedeniyle  klasik  ve 

geç tipi önlemede yeterli olduğu, tek doz oral 

tedavinin ise klasik tipe etkili olduğu düşünül-

mektedir 

(4,10)


 

Alternatif bir kullanım şekli ise 25 µcg/gün ol-



mak üzere verilen profilaksidir, ancak etkinliği 

tartışmalıdır. Tıraş ve ark.’ının ülkemizde yap-

tığı çalışmalarda, tek doz K vitaminin oral ve 

i.m olarak etkinliği araştırılmış ve arada fark 

saptanmamıştır 

(10)


.

Danimarka  ve  Hollanda’da  bilier  atrezili  va-

kaların  retrospektif  olarak  değerlendirildiği 

bir  çalışmada,  farklı  K  vitamini  profilaksisi 

uygulanmış  hastalar  karşılaştırılmıştır 

(11,12)


Danimarka’da  2000  yılına  kadar  her  bebeğe 

doğumda 2 mg oral K vitamini tek doz uygu-

lanmakta,  ancak  yalnızca  anne  sütü  ile  bes-

lenenlere haftalık 1 mg oral K vitamini anne 

sütü  beslenmenin  %  50’sinden  fazla  olduğu 

sürece  önerilmekte,  komplike  doğumlarda  K 

vitamini  2  mg  i.m  uygulanmakta  iken,  2000 

yılından sonra tüm bebeklere doğumda 2 mg 

oral  K  vitamini  uygulamasına  geçilmiştir 

(11)



Hollanda’da ise 1990’dan beri doğumda 1 mg 



oral  profilaksi  ve  anne  sütü  ile  beslenenlere 

25 µcg/gün K vitamini 12 hafta boyunca öne-

rilmiştir. K vitamini eksikliğine bağlı kanama-

ların en sık bu grupta olduğu görülmüş, i.m K 

vitamini ve haftalık oral K vitamini alanlarda 

daha az sıklıkta, formula ile beslenenlerde ise 

en az kanama riski görülmüştür 

(12)


. Son yıllar-

da oral profilaksi dozunun 2 mg olmasının iyi 

sonuçlar verdiği bildirilmektedir 

(11,13)


 

İntrakraniyal kanamaya bağlı mortalite % 19 



ve nörolojik hasar % 21 olarak bildirilmektedir. 

Literatürde K vitamini eksikliğine bağlı oluşan 

kafaiçi  kanama  sonrası  sağ  kalan  hastalarda 

ciddi  psikomotor  retardasyon,  serebral  palsi, 

hidrosefali, mikrosefali ve konvülziyonlar gö-

rüldüğü  bildirilmiştir 

(14)

.  Bir  yaşına  gelen  ilk 



olgumuzda  halen  antiepileptik  kullanımı  ve 

motor retardasyon mevcuttur. 

Sonuç olarak, yalnızca anne sütü ile beslenen 

bebeklerin doğumda K vitamini almış olsalar 

dahi  ilk  aylarda  ek  bir  doz  daha  K  vitamini 

almalarının  yenidoğanın  geç  başlangıçlı  he-

morajik hastalığınının neden olduğu intrakra-

niyal  kanamaları  ve  buna  bağlı  gelişebilecek 

hidrosefali,  konvülziyon,  ciddi  psikomotor 

retardasyon ve serebral hasara bağlı sekeller 

gibi komplikasyonları büyük ölçüde azaltaca-

ğını düşünmekteyiz. 



KAYNAKLAR

1.  Korkut  M,  Özgen  Ü.  Yenidoğanın  geç  başlan-

gıçlı  hemorajik  hastalığına  bağlı  intrakraniyal 

kanama vakalarının sunumu. İnönü Üniversitesi 



166

Okmeydanı Tıp Dergisi 28(3):162-166, 2012

Tıp Fakültesi Dergisi 2001;8(4):197-199.

2.  Per  H,  Kumandaş  S,  Ozdemir  MA,  ve  ark.  Int-

racranial  hemorrhage  due  to  late  hemorr-

hagic  disease  in  two  siblings.  J  Emerg  Med 

2006;31(1):49-52.

 

http://dx.doi.org/10.1016/j.jemermed.2005.09.007



 

PMid:16798155

3.  Bozaykut A, Karaman S, Akyıldız B, ve ark. Yeni-

doğanın hemorajik hastalığı: Retrospektif çalış-



ma Ege Pediatri Bülteni 2002;9(2):65-67.

4.  Puckett RM, Offringa M. Prophylactic vitamin K 

for vitamin K deficiency bleeding in neonates. 

Cochrane Database Syst Rev 2000;(4):2776.

5.  Greer  FR.  Vitamin  K  status  of  lactating  mot-

hers  and  their  infants.  Acta  Pediatr  Suppl 

1999;88(430):95-103.

 

http://dx.doi.org/10.1111/j.1651-2227.1999.



tb01308.x

6.  Ngo B, Van Pelt K, Labarque V, ve ark. Late vita-

min K deficiency bleeding leading to a diagno-

sis of cystic fibrosis: a case report. Acta Clin Belg 

2011;66(2):142-3.

 

PMid:21630615



7.  Krstovski N, Janic D, Dokmanovic L, ve ark. Late 

vitamin  K  deficiency  bleeding  in  an  infant  with 

choledochal cyst. Turk J Pediatr 2010;52(6):652-4.

 

PMid:21428201



8.  Pirinccioglu AG, Gurkan F. Intracranial hemorr-

hage: Clinical and demographic features of pa-

tients with late hemorrhagic disease. Pediatr Int 

2010; 4.


9.  Turgut  M,  Yılmaz  E.  Yenidoğanın  hemorajik 

hastalığı ve intrakraniyal kanama: Dört vakanın 

değerlendirilmesi. T Klin J Pediatr 2001;10:213-

218.


10. Tıraş Ü, Aral ZY. Yenidoğanın hemorajik hastalı-

ğını önlemede intramuskuler ve oral K vitamini 

etkinliğinin karşılaştırılması. Gülhane Tıp Dergi-

si 2001;4:395-8.

11. Hansen KN, Minousis M. Oral vitamin K prophyla-

xis in Denmark. Acta Pediatr 2003;92(7):802-5.

 

http://dx.doi.org/10.1111/j.1651-2227.2003.



tb02536.x

12. Van Hasselt Pm, Kvist N. Netherlands study gro-

up  for  Biliary  Atresia  registry.  Prevention  of 

vitamin  K  deficiency  bleeding  in  breastfed  in-

fants. Pediatrics 2008;121(4):857-63.

 

http://dx.doi.org/10.1542/peds.2007-1788



 

PMid:18381514

13. Von  kries  R,  Hachmeister  A,  Göbel  U.  Oral  2 

mg doses of vitamin K effectively prevent late 

vitamin  K  deficiency  bleeding.  Eur  J  Pediatr 

1999;158(3):183-6.

 

http://dx.doi.org/10.1007/PL00014352



 

PMid:10650866

14. Sahni  R,  Weinberger  J.  Management  of  intra-

cerebral hemorrhage. Vascular Health and Risk 



Management 2007;3(5):701-709.

 

PMid:18078021    PMCid:2291314




Yüklə 64,59 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə