227 İntertisiyel Sistit/Ağrılı Mesane Sendromunda Semptom



Yüklə 78.39 Kb.
Pdf просмотр
tarix25.03.2017
ölçüsü78.39 Kb.

İ.Ü.F.N. Hem. Derg (2012) Cilt 20 - Sayı 3: 227-232

ISSN 1304-4869

Derleme Yazısı

227

İntertisiyel Sistit/Ağrılı Mesane Sendromunda Semptom 

Yönetimi ve Hemşirenin Rolü*

Symptom Management and Nurses’ Role in Interstitial Cystitis/ Painful Bladder Syndrome

Ayfer ÖZBAŞ**, Gülay ALTUN UĞRAŞ***

İletişim/ Correspondence: Gülay ALTUN UĞRAŞ Adres/ Adress: İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi, Abide-i 

Hürriyet Cad. 34381 Şişli/ İstanbul Tel: 0212 440 00 00 (27036) Faks: 0212 224 49 50 E-mail: gulaltun@istanbul.edu.tr

ÖZ

İntertisiyel sistit ya da ağrılı mesane sendromu, kronik pelvik ağrı, idrar sıklığı ve sıkışmanın görüldüğü alt üriner sistemin 

kronik  ve  ilerleyici  bir  hastalığıdır.  Hastanın  yaşam  kalitesini,  cinsel  ve  mental  durumunu  olumsuz  yönde  etkileyen 

ve  günlük  aktivitelerini  yerine  getirmesini  önleyen  bu  hastalıkta,  uygun  tedavi  yöntemlerinin  kullanılması  ve  gelişen 

semptomlar ile etkin şekilde baş edilebilmesi önemlidir. Bu derlemenin amacı, hemşirelere interstiyel sistit/ağrılı mesane 

sendromu ile ilgili güncel bilgileri aktarmak ve hastaların yaşamını olumsuz yönde etkileyen hastalığın semptomlarının 

kontrolünde kullanılan yöntemleri ve hemşirenin rolünü ortaya koymaktır.

Anahtar Kelimeler: İntertisiyel sistit, ağrılı mesane sendromu, semptom yönetimi, hemşire.

Abstract

Interstitial cystitis or painful bladder syndrome is a chronic and progressive disease of the lower urinary tract, characte-

rized by chronic pelvic pain, urinary frequency and urgency. The selection of appropriate treatment methods and effective 

management of the symptoms are of great importance in this syndrome which has a negative effect on patients’ quality of 

life, sexual and mental well-being and which interferes with daily activities of the individual. The purpose of this review 

is to provide nurses with updated information on interstitial cystitis/painful bladder syndrome and to elucidate the nurses’ 

role and the methods used in the management of the symptoms which negatively affect patients’ lives.

Key Words: Interstitial cystitis, painful bladder syndrome, symptom management, nurse.

* 19. Ulusal Üroloji Kongresi’nde (Uluslar Arası Katılımlı) sözel bildiri olarak sunulmuştur (10-15 Haziran 2006, Antalya), ** Yard. Doç. Dr. İstanbul 

Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi, ***Araş. Gör. Dr. İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi

Yazının gönderilme tarihi: 01.08.2011

Yazının basım için kabul tarihi: 11.06.2012

GİRİŞ

İntertisiyel  sistit  (İS)  ya  da  ağrılı  mesane  sendromu 

(AMS),  ilk  kez  1887  yılında Alexender  Skene  tara-

fından kompleks boşaltım semptomları olarak tanım-

lanmıştır. “Hunner ülseri” olarak da bilinen İS/AMS, 

kronik pelvik ağrı (>6 ay), idrar sıklığı ve sıkışmanın 

görüldüğü alt üriner sistemin kronik ve ilerleyici has-

talığıdır (Dell 2007; Hanno ve ark. 2010; Heck 2007; 

IICPN Foundation 2004; International Painful Bladder 

Foundation 2009; Leyley ve Henderson 2000; Ottem, 

Carr, Perks, Lee ve Teichman 2007; Shorter, Lesser, 


Ayfer ÖZBAŞ, Gülay ALTUN UĞRAŞ

228

Moldwin ve Kushner 2007; Temml ve ark. 2007; Yoon 

ve Yoon 2010; Warren 2006).

Literatürde  İS/AMS’nin  prevelans  oranı  çeşitlilik 

göstermektedir.  Amerika’daki  yetişkin  kadınlarda 

görülme  sıklığı  60/100.000  olarak  öngörülürken, 

son çalışmalarda bu oranın daha yüksek olduğu/ola-

cağı  bildirilmektedir  (Warren  2006).  Temml  ve  ark. 

(2007) Viyana’da gerçekleştirdiği prevalans çalışma-

sında,  oranı  306/100.000  olarak  bulmuş,  bu  oranın 

orta yaşlı kadınlarda (40-59 yaş) daha yüksek değerde 

(464/100.000)  olduğu  sonucuna  varmıştır.  İS/AMS, 

kadın ve erkek her iki cinsiyette de görülmesine karşın 

kadınları daha fazla oranda etkilemektedir (tanı konu-

lan  hastaların,  %90’ı  kadındır).  Özellikle  40-60  yaş 

arasındaki kadınlarda çok yaygın olarak görülmekte-

dir (Atuğ ve Canoruç 2005; Heck 2007; IICPN Foun-

dation 2004; International Painful Bladder Foundation 

2009; Leyley ve Henderson 2000; Warren 2006; Win-

kelman 2006).



İS/AMS’nin Semptomlarının Hastaların Yaşamı 

Üzerine Etkileri

İS/AMS, semptomların alevlendiği ve hafiflediği dö-

nemlerle karakterize bir hastalıktır (Heck 2007). Sık 

idrara  çıkma,  sıkışma,  idrar  kaçırma,  mesane  bölge-

sinde  ağrı,  gece  idrara  çıkma  İS/AMS’nin  başlıca 

semptomları olarak görülmektedir (Atuğ ve Canoruç 

2005;  Heck  2007;  IICPN  Foundation  2004;  Interna-

tional  Painful  Bladder  Foundation  2009;  Leyley  ve 

Henderson 2000; Ottem ve ark. 2007; Shorter ve ark. 

2007; Temml ve ark. 2007; Warren 2006; Winkelman 

2006).

Ağrı, sürekli ya da aralıklarla gelişebilir, tüm pelvik 



tabana  ve  sırtın  alt  bölümlerine  yayılabilir.  Yaygın 

olarak suprapubik bölgede hissedilen ağrı, kadınlarda 

üretra,  vajina  ya  da  diğer  pelvik  bölümlerde,  erkek-

ler de ise, peniste, tetislerde, skrotumda ve perinede 

olabilir. Ağrı,  mesanede  yanma  hissi,  mesane  ya  da 

çevresinde spazm veya batıcı tarzda bir vaginal ağrı 

şeklinde olabileceği gibi mesanede basınç şeklinde de 

hissedilebilir (Atuğ ve Canoruç 2005; Hanno ve ark. 

2011;  Heck  2007;  IICPN  Foundation  2004;  Interna-

tional  Painful  Bladder  Foundation  2009;  Leyley  ve 

Henderson 2000; Ottem ve ark. 2007; Shorter ve ark. 

2007; Temml ve ark. 2007; Warren 2006; Warren ve 

ark.  2008;  Winkelman  2006).  İS/AMS’li  hastalarla 

gerçekleştirilen  bir  çalışmada,  hastaların  %63’ünün 

ağrısı olduğu bildirilmiştir (Tincello ve Walker 2005). 

Ağrı, mesane volümündeki değişiklikler ile ilgili ola-

bilir. Mesane doldukça ağrı artarken, idrara çıkma ge-

nellikle ağrıyı azaltmakta ve rahatlık hissi vermekte-

dir (Hanno ve ark. 2011; Heck 2007; Warren ve ark. 

2008). Koziol (1994) çalışmasında, hastaların büyük 

çoğunluğu  (%73),  idrara  çıkma  ile  birlikte  ağrının 

azaldığı ya da hafiflediğini bildirmiştir.

Literatürde,  belirli  yiyecek  ya  da  içeceklerle  birlikte 

ağrının kötüleştiği bildirilmektedir (Atuğ ve Canoruç 

2005; Forrest ve Dell 2007; Hanno ve ark. 2011; Heck 

2007; IICPN Foundation 2004; International Painful 

Bladder  Foundation  2009;  Koziol  1994;  Leyley  ve 

Henderson 2000; Ottem ve ark. 2007; Shorter ve ark. 

2007; Temml ve ark 2007; Warren 2006; Winkelman 

2006).  Shorter  ve  ark.  (2007)  çalışmalarında,  hasta-

ların  (%90,2)  semptomlarını  en  az  bir  içecek  ya  da 

yiyeceğin  kötüleştirdiğini  saptamış,  bazı  ilaçların  da 

(antibiyotikler,  aspirin,  ibuburufen,  dekonjestan  vb.) 

semptomların şiddetlenmesine neden olduğunu bildir-

miştir. Warren ve ark. (2008), 2004-2006 yılları ara-

sında İS/AMS ile ilgili yapılan vaka kontrol çalışma-

larını incelemiş, hastaların %97’sinde bazı yiyecek ya 

da içeceklerle ve/veya mesanenin dolmasıyla ağrının 

kötüleştiği,  idrara  çıkma  ile  birlikte  ağrının  azaldığı 

sonucuna ulaşmışlardır.

İS/AMS’li hastalar da cinsel aktivitenin de ağrıya ne-

den olabileceğinden söz edilmektedir (Atuğ ve Cano-

ruç  2005;  Forrest  ve  Dell  2007;  Heck  2007;  IICPN 

Foundation  2004;  International  Painful  Bladder  Fo-

undation 2009; Leyley ve Henderson 2000; Ottem ve 

ark. 2007; Shorter ve ark. 2007; Temml ve ark 2007; 

Warren 2006; Winkelman 2006; Yoon ve Yoon 2010). 

İS/AMS’li kadınların cinsel yaşamı üzerinde, bu has-

talığın etkilerini inceleyen çalışmalarda, cinsel sorun-

ların yaygın biçimde yaşandığı, kadınların sıklıkla dis-

paroni (cinsel birleşme sırasında ya da sonrasında şid-


İntertisiyel Sistit/Ağrılı Mesane Sendromunda Semptom Yönetimi ve Hemşirenin Rolü

229

detli ağrı), cinsel birleşme sonrası semptomlarda artış 

(pelvik ağrı gibi), cinsel istekte, uyarım ve orgazm sık-

lığında azalma gibi semptomları deneyimledikleri bu-

lunmuştur (Bogart, Suttorp, Elliott, Clemens ve Berry 

2011; International Painful Bladder Foundation 2009; 

Nickel ve ark. 2009; Ottem ve ark. 2007; Tincello ve 

Walker 2005; Yoon ve Yoon 2010).

Sık idrara çıkma ve sıkışma, hastalarda yaygın olarak 

görülen  diğer  semptomlardır  (Hanno  ve  ark.  2011). 

Tincello  ve  Walker  (2005)  çalışmasında,  hastaların 

%92’sinin sık idrara çıktığını, %84’ünün ise sıkışma 

deneyimlediğini bildirmişlerdir. Sürekli idrara çıkma 

isteğinin,  çalışma,  gezi,  arkadaş  ziyareti  veya  basit 

bir  alışverişe  gitmeyi  engellediği  belirtilmiştir  (In-

ternational  Painful  Bladder  Foundation  2009).  Sık 

idrara  çıkma  isteği  nedeniyle  hasta  geceleri  de  idrar 

yapmak için kalkmak zorunda kalmaktadır. İS/AMS’li 

kadınların günde 60 kez, gecede her 20-30 dakikada 

bir idrar yaptığı kaydedilmektedir (IICPN Foundation 

2004; International Painful Bladder Foundation 2009; 

Leyley ve Henderson 2000; Warren 2006; Winkelman 

2006). İS/AMS’li kadınlarda uyku kalitesini inceleyen 

bir  çalışmada,  hastalar  arasında  yaygın  olarak  uyku 

kalitesinin kötü olduğu (%81) ve gece saatlerinde id-

rara çıkmanın bu sonuç üzerinde etkili olduğu bildiril-

miştir (Tsai, Ouyang, Tsai, Hong ve Lin 2010).

Ağrı, sık idrara çıkma, sıkışma, cinsel fonksiyon bo-

zukluğu gibi hastalığın semptomları ile yaşamanın, İS/

AMS’li  hastalarda,  yaşam  kalitesinin  düşmesine  ne-

den olduğu bildirilmektedir (Atuğ ve Canoruç 2005; 

Bogart ve ark. 2011; Heck 2007; Koziol 1994; Nickel 

ve ark. 2009; Temml ve ark. 2007; Warren 2006; Yoon 

ve Yoon 2010).



İS/AMS’nin Tanısı

İS/AMS’li hastalarda tanı koymanın oldukça zor oldu-

ğu belirtilmekte ve henüz bu hastalığa özgü kesin bir 

tanı testi bulunmamaktadır. Hastaların doğru tanı için, 

ortalama 4-5 yıl geçirdikleri ve tanı koyulmadan önce 

birden fazla hekime başvurdukları ifade edilmektedir 

(Atuğ ve Canoruç 2005; Dell 2007; Heck 2007; Ley-

ley ve Henderson 2000; Warren 2006).

Dikkatli bir öykü, fizik muayene ve laboratuvar değer-

lendirmeleri yapılarak, semptomlar ve belirtiler kay-

dedilmeli ve İS/AMS’nin diğer hastalıklardan ayrımı 

yapılmalı, diğer hastalıklar kapsam dışı bırakılmalıdır 

(Dell 2007; Hanno ve ark. 2010; Hanno ve ark. 2011; 

Heck 2007; Forrest ve Dell 2007).



İS/AMS’nin Tedavisi

Literatürde İS/AMS hastalığının henüz kesin bir teda-

visinin bulunmadığı belirtilmekte, bu bağlamda bireye 

özgü planlanan tedavide amacın semptomları hafiflet-

mek/azaltmak  olduğu  bildirilmektedir  (International 

Painful Bladder Foundation 2009; Warren 2006).

İS/AMS’nin başlangıç tedavisini, hastanın eğitimi, di-

yet uygulaması, analjezikler ve pelvik taban gevşeme 

tekniklerinin  uygulanması  oluşturmaktadır.  Hastaya 

ilk önerilen tedavi, diyet uygulamasıdır. Ağrı kontrolü 

amacıyla,  narkotik  ve  antikonvülsan  ilaçlar  kullanıl-

maktadır.  Pelvik  taban  fonksiyon  bozukluğuna  yö-

nelik fizik tedavi yöntemlerinden yararlanılmaktadır. 

Bu yöntemlerle, tedavi sağlanamaz ya da semptomlar 

şiddetlenirse,  hastaya  oral  ilaçlar  ya  da  intravezikal 

tedavi  önerilmektedir  (Atuğ  ve  Canoruç  2005;  Dell 

2007; Forrest ve Dell 2007; Hanno ve ark. 2010; Heck 

2007; IICPN Foundation 2004; International Painful 

Bladder Foundation 2009; Leyley ve Henderson 2000; 

Warren  2006).  Bu  tedavi  yöntemleri  yeterli  olmadı-

ğında, anestezi altında sitotoskopi ile mesane distan-

siyonu yapılabileceği belirtilmektedir. Distansiyonun, 

hastaların üçte birinde birkaç aya kadar semptomların 

hafifletilmesi/azaltılmasında  yararlı  olabileceğinden 

söz edilmektedir (Atuğ ve Canoruç 2005; Hanno ve 

ark.  2010;  Hanno  ve  ark.  2011;  IICPN  Foundation 

2004; International Painful Bladder Foundation 2009; 

Leyley ve Henderson 2000; Warren 2006).

İnatçı İS/AMS’de ise, hekim tarafından sakral sinire 

uyaran  implante  edilerek  nöroelektrik  stimülasyon 

uygulanabilir (Atuğ ve Canoruç 2005; Forrest ve Dell 

2007; Hanno ve ark. 2010; IICPN Foundation 2004; 

International Painful Bladder Foundation 2009; Ley-

ley ve Henderson 2000; Warren 2006). Diğer tedavi-

lerle  hastaların  yaşam  kalitesi  ve  semptom  kontrolü 


Ayfer ÖZBAŞ, Gülay ALTUN UĞRAŞ

230

yeterince sağlanamadığında, siklosporin A, botulinum 

toksin A gibi ajanlar da kullanılabilmektedir (Hanno 

ve ark. 2010; Hanno ve ark. 2011).

Hastalığın  tedavisinde  en  son  yöntem  olarak,  hasta-

ların  çok  küçük  bir  oranına,  sistektomiyi  de  içeren 

farklı cerrahi tekniklerin (üriner diversiyon, mesaneyi 

genişletme vb.) uygulanacağı vurgulanmaktadır. Cer-

rahi tedavideki amaç, fonksiyonel mesane kapasitesini 

arttırmak  ya  da  üriner  akışı  değiştirmektir  (Atuğ  ve 

Canoruç 2005; Forrest ve Dell 2007; Hanno ve ark. 

2010; Hanno ve ark. 2011; IICPN Foundation 2004; 

International Painful Bladder Foundation 2009; Leyley 

ve Henderson 2000; Warren 2006).



İS/AMS’de Semptom Yönetimi ve Hemşirenin Rolü

İS/AMS, hastanın yaşam kalitesini, cinsel ve mental 

durumunu olumsuz yönde etkileyen ve günlük aktivi-

telerini yerine getirmesini önleyen bir hastalık olduğu 

bilinmektedir (Warren 2006). Hemşireler, İS/AMS’li 

hastalara bakım veren ekibin önemli bir üyesi olarak, 

İS/AMS’nin  başarılı  biçimde  yönetimi  için  gerekli 

bireysel bakımın verilmesinde yaşamsal rol oynarlar. 

Hemşireler, bu hastalığın, tanı ve tedavi aşamaların-

da  gerçekleştirilen  girişimler  sırasında  ve  hastaların 

semptom  yönetiminde  aktif  rol  üstlenebilirler.  İS/

AMS/li hastaların diyetine uyumu ve mesane eğitimi 

gibi  yaşam  tarzında  gerçekleştirdikleri  değişiklikler 

ile ağrı kontrolüne yönelik uygulamalara uyum sağla-

maları için desteklenmesi ve eğitim verilmesi, hemşi-

relerin önemli sorumluluklarındandır (Forrest ve Dell 

2007).

Hasta eğitimi tüm kronik hastalıklarda önemli rol oy-



namaktadır (International Painful Bladder Foundation 

2009). Hasta, İS/AMS ile ilgili bildikleri (doğru/yan-

lış/hatalı)  ve  bilmedikleri,  uygun  tedavi  seçenekleri, 

yararları ve riskleri, semptom kontrolü için yöntemler 

hakkında eğitilmelidir (Hanno ve ark. 2011). Yanı sıra 

hasta  destek  grupları  hakkında  bilgilendirilmelidir, 

böylece  hastalığını  kabullenmesi  ve  kendisini  yalnız 

hissetmesi  engellenebilecektir  (International  Painful 

Bladder Foundation 2009). Etkili bir semptom yöne-

timinin, haftalar hatta aylarca sürebileceği konusunda 

bilgilendirilmelidir. Düzenli izlem ziyaretleri planlan-

malı,  bu  ziyaretlerde  semptomlar  yeniden  değerlen-

dirilmeli  ve  semptomların  azaltılması  için  hastayla 

açık hedefler saptanmalıdır. Hastanın tedaviye uyumu, 

hastalığın tedavi ve semptomlarının kontrolünde çok 

önemlidir (Dell 2007).



Semptom yönetiminde hastalara verilecek eğitim kap-

samında:

Diyet  düzenlemesi:  Ağrıyı  daha  da  arttıracağından 

hastaların; çikolata, kahve, çay, alkollü içecekler, asitli 

içecekler, elma/elma suyu, turunçgiller (limon, misket 

limonu, greyfurt, portakal ve diğerleri)/turunçgil suyu, 

çilek,  şeftali,  ananas,  avokado,  muz,  yaban  mersini, 

üzüm/üzüm suyu, kuru üzüm, erik (taze/kuru), fındık, 

badem, yer ve çam fıstığı, mercimek, soğan, domates, 

baharatlı yiyecekler, mayonez, peynir, yoğurt, sığır eti, 

tavuk ciğeri, çavdar ekmeği, soya sosu, sirke gibi be-

sinleri mümkün olduğunca az tüketmesi önerilmekte-

dir. Aspartam, sakarin gibi suni tatlandırıcı içeren be-

sinler ya da içeceklerin alımından sonra bazı hastala-

rın semptomları kötüleşmektedir. Bu nedenle mümkün 

olduğunca suni tatlandırıcı içeren besinler ve içecek-

ler tercih edilmemelidir. Sigaranın semptomları daha 

da kötüleştirdiği bildirilmekte bu nedenle bırakılma-

sı önerilmektedir (Dell 2007; Fall ve ark. 2007; Han-

no ve ark. 2011; International Painful Bladder Foun-

dation 2009; Koziol 1994; Shorter ve ark. 2007; War-

ren 2006; Winkelman 2006). Yanı sıra İS/AMS’li has-

taların  daha  lifli,  daha  az  kalorili,  daha  az  yağlı,  az 

kahve ve daha fazla bitki çayı tüketmesi önerilmek-

tedir (Temml ve ark. 2007). Hastalığın semptomları-

nın şiddetlenmesine neden olan yüksek asitli gıdalar, 

baharatlar ya da potasyum gibi besinlerin azaltılması 

yönünde hastalar eğitilmelidir (Dell 2007; Forrest ve 

Dell 2007; Heck 2007; International Painful Bladder 

Foundation 2009).



Ağrı kontrolü: Hafif esneme egzersizleri, mesane üze-

rine soğuk ya da sıcak uygulama, ılık duş alma, semp-

tomları azaltmaya yardım etmektedir (Dell 2007; Han-

no ve ark. 2011; Winkelman 2006). Bu teknikler daha 

çok mesane dolduğunda ortaya çıkan hafif ağrısı olan 


İntertisiyel Sistit/Ağrılı Mesane Sendromunda Semptom Yönetimi ve Hemşirenin Rolü

231

hastalar  için  uygundur. Ayrıca  fizik  tedavi  ve  geribil-

dirim,  spazmı  olan  hastalarda  pelvik  taban  kaslarının 

gevşemesinde kullanılabilir (Dell 2007; Heck 2007; In-

ternational Painful Bladder Foundation 2009). Hastalar, 

pelvik kas güçlendirme egzersizlerinden kaçınması ge-

rektiği yönünde bilgilendirilmelidir (Kegel egzersizleri 

gibi) (Hanno ve ark. 2011; Heck 2007).



Mesane  eğitimi:  Bu  yöntem  ile  sık  idrara  çıkma  ve 

sıkışma hissi azaltılabilir. Bu eğitimin çeşitli şekilleri 

olmasına  karşın,  temelinde  bireyin  kendine  özgü 

bir  program  belirlemesine  dayanmaktadır.  Hasta 

mesanesini boşaltacağı zamana karar vermeli ve bunu 

yaparken  dikkati  dağıtma  ve  gevşeme  tekniklerini 

kullanmalıdır.  Hasta  program  arasındaki  zaman 

dilimini gittikçe uzatmaya çalışmalıdır. Süreci izlemek 

için genellikle günlük kayıt tutulmalıdır (Fall ve ark. 

2007; Hanno ve ark. 2011; Heck 2007; International 

Painful Bladder Foundation 2009; Winkelman 2006).

Stres  yönetimi:  İS/AMS’li  hastada  sıkışma,  sık 

idrara  çıkma,  ağrı  ve  gece  idrara  çıkma  psikososyal 

strese  neden  olmaktadır  (International  Painful 

Bladder  Foundation  2009;  Temml  ve  ark.  2007). 

Strese  bağlı  artan  semptomları  kontrol  etmesi  ve 

stresle  baş  etme  yöntemlerini  uygulaması  için  hasta 

cesaretlendirilmelidir (Dell 2007; Hanno ve ark. 2011; 

International Painful Bladder Foundation 2009). Stresi 

azaltmada,  yoga,  meditasyon,  solunum  egzersizleri, 

düzenli  egzersiz,  yürüyüş,  yüzme,  ılık  banyo, 

hayal  kurma  gibi  gevşeme  yöntemleri  kullanılabilir 

(International Painful Bladder Foundation 2009).



Sağlıklı  bağırsak  alışkanlığının  sürdürülmesi:  İS/

AMS’li hastanın ağrı kontrolünde kullanılan bazı ilaç-

ların (opioidler, antidepresanlar gibi) yan etkisi olarak 

konstipasyon gelişebilmektedir. Konsitipasyon pelvik 

tabana  baskı  yapacağından,  hastaların  bu  durumdan 

kaçınması gerekmektedir. Bu amaçla, yeterli sıvı alımı 

ve egzersiz yapmaları hastalara önerilmelidir (Interna-

tional Painful Bladder Foundation 2009).



Kıyafetler ve hijyen: İS/AMS’li hastalar, daha rahat his-

sedecekleri geniş kıyafetler giymeleri, pamuklu çamaşır-

ları tercih etmeleri ve sentetik iç çamaşırı kullanmamaları 

konusunda bilgilendirilmelidir. Parfüm içeren yumuşatıcı 

ve yıkama ürünlerinin iritasyona neden olabileceği ve bu 

nedenle iç çamaşırların yıkamasında kullanılan ajanlara 

dikkat etmeleri konusunda bilgi verilmelidir. Ürogenital 

bölgenin  yakınına  parfüm,  sabun  ya  da  banyo  köpüğü 

kullanmaması gerektiği anlatılmalıdır (International Pa-

inful Bladder Foundation 2009).

Sonuç olarak, görülme oranı giderek artan ve çoğun-

lukla kadınları etkileyen İS/AMS kronik bir hastalık 

olarak  kabul  edilmekte,  ancak  henüz  kesin  tanı  ve 

tedavi  yöntemlerinin  olmadığı  belirtilmektedir.  Bu 

nedenle,  hastanın  yaşam  kalitesini,  cinsel  ve  mental 

durumunu  olumsuz  yönde  etkileyen  ve  günlük  ak-

tivitelerini  yerine  getirmesini  önleyen  bu  hastalıkta, 

semptom  yönetimi  önem  kazanmaktadır.  Semptom 

yönetiminde, sağlık ekibinin önemli bir üyesi olarak 

hemşire, hastanın diyetine uyumu ve mesane eğitimi 

gibi yaşam şeklindeki değişiklikler ile ağrı kontrolüne 

yönelik uygulamalara ilişkin desteklenmesi ve eğitil-

mesi konusunda sorumluluk alarak, hastalıkla başede-

bilmelerine yardımcı olur.



KAYNAKLAR

Atuğ, F., Canoruç, N. (2005). İnterstisyel sistit: Kronik pelvik ağrı 

sendromu. Dicle Tıp Dergisi, 32(4): 204-210.

Bogart, L. M., Suttorp, M. J., Elliott, M. N., Clemens, J. Q., Berry, 

S.  H.  (2011).  Prevalence  and  correlates  of  sexual  dysfunction 

among  women  with  bladder  pain  syndrome/ınterstitial  cystitis. 

Urology, 77: 576–580.

Dell,  J.  R.  (2007).  Interstitial  cystitis/painful  bladder  syndrome: 

Appropriate diagnosis and management. Journal of Women’s He-

alth, 16(8): 1181-1187.

Fall, M. ve ark. (2007). Kronik pelvik ağrı kılavuzu. European As-

sociation  of  Urology,  http://www.uroturk.org.tr/files/choronic.pdf 

(01.06.2011).

Forrest, J. B., Dell, J. R. (2007). Successful management of intersti-

tial cystitis in clinical practice. Urology (Suppl 4A): 82-86.

Hanno,  P.  ve  ark.  (2010).  Bladder  pain  syndrome  international 

consultation on incontinence. Neurourology and Urodynamics, 29: 

191–198.


Hanno, P. M. ve ark. (2011). AUA guideline for the diagnosis and 

treatment of interstitial cystitis/bladder pain syndrome. The Journal 

of Urology, 185: 2162-2170.


Ayfer ÖZBAŞ, Gülay ALTUN UĞRAŞ

232

Heck, B. N. (2007). Interstitial cystitis: Enhancing early identification 

in primary care settings. The Journal for Nurse Practitioners, 509-519.

IICPN Foundation. (2004). İnterstisyel sistit, ağrılı mesane sendromu, 

www.iicpn-foundation.org (04.06.2006).

International Painful Bladder Foundation (2009). Interstitial cysti-

tis (IC) (painful bladder syndrome, bladder pain syndrome, hyper-

sensitive  bladder  syndrome),  http://www.painfulbladder.org/pdf/

IPBF%20Publ%2004%20UK.pdf (15.06.2011).

Koziol, J. A. (1994). Epidemiology of interstitial cystitis. Urol Clin 

North Am., 21: 7–20.

Leyley, J., Henderson, R. N. (2000). Evidence is conflicting regarding 

whether interstitial cystitis is an autoimmune disorder in diagno-

sis, treatment and lifestyle changes of interstitial cystitis. AORN Jour-

nals, 71(3): 525-538.

Nickel, J. C. ve ark. (2007). Sexual function is a determinant of 

poor quality of life for women with treatment refractory interstitial 

cystitis. The Journal of Urology, 177: 1832-1836.

Ottem, D. P., Carr, L. K., Perks, A. E., Lee, P., Teichman, J. M. H. 

(2007). Interstitial cystitis and female sexual dysfunction. Urology, 

69: 608–610.

Shorter, B., Lesser, M., Moldwin, R. M., Kushner, L. (2007). Effect of 

comestibles on symptoms of interstitial cystitis. J Urol., 178: 145–152.

Temml,  C.  ve  ark.  (2007).  Prevalence  and  correlates  for  interstiti-

al cystitis symptoms in women participating in a health screening 

project. European Urology, 51: 803–809.

Tincello,  D.  G.,  Walker, A.  C.  (2005).  Interstitial  cystitis  in  the 

UK: Results of a questionnaire survey of members of the inters-

titial cystitis support group. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol., 

118(1): 91-5.

Tsai, C. F., Ouyang, W. C., Tsai, S. J., Hong, C. J., Lin, T. L. (2010). 

Risk factors for poor sleep quality among patients with interstitial 

cystitis in Taiwan. Neurourology and Urodynamics, 29: 568–572.

Yoon, H. S., Yoon, H. (2010). Correlations of interstitial cystitis/pa-

inful bladder syndrome with female sexual activity. Korean J Urol., 

51: 45-49.

Warren,  J.  (2006).  Interstitial  cystitis/painful  bladder  syndrome: 

An  update  for  clinicians,  http://www.medscape.org/viewarticle/ 

535821 (06.06.2011).

Warren, J. W. ve ark. (2008). Evidence-based criteria for pain of 

interstitial cystitis/painful bladder syndrome in women. Urology, 

71: 444-448.

Winkelman, C. (2006). Interventions for clients with urinary prob-

lems. Ignatavicius, D. D., Workman, M. L. (Eds.). Medical Surgical 

Nursing, Critical Thinking for Collobrative Care. 5. baskı, Elsevıer 

Saunders, St. Louis, Volume 2, 1678-1684.



Document Outline

  • 1-8.pdf
  • 177-183
  • 184-192
  • 193-199
  • 200-209
  • 210-218
  • 219-226
  • 227-232
  • 233-238
  • 239-246
  • 247-256



Поделитесь с Вашими друзьями:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə