Tez özetleri Astronomi ve Uzay Bilimleri Anabilim Dalı



Yüklə 2.23 Mb.
səhifə1/48
tarix06.05.2017
ölçüsü2.23 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   48
YÜKSEK LİSANS

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ

1.BÖLÜM


TEZ ÖZETLERİ

    1. Astronomi ve Uzay Bilimleri Anabilim Dalı

    2. Fizik Anabilim Dalı

    3. Biyoloji Anabilim Dalı

    4. Matematik Anabilim Dalı

    5. Moleküler Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı

    6. Orman Mühendisliği Anabilim Dalı

    7. Orman Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı

    8. Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı

    9. Kimya Anabilim Dalı

    10. Kimya Mühendisliği Anabilim Dalı

    11. Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı

    12. Jeofizik Mühendisliği Anabilim Dalı

    13. Makine Mühendisliği Anabilim Dalı

    14. Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı

    15. Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği Anabilim Dalı

    16. Çevre Mühendisliği Anabilim Dalı

    17. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Anabilim Dalı

    18. İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı

    19. Maden Mühendisliği Anabilim Dalı

    20. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Anabilim Dalı

    21. Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Anabilim Dalı

    22. Savunma Teknolojileri Anabilim Dalı

    23. Biyomedikal Mühendisliği Anabilim Dalı

    24. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Anabilim Dalı

    25. Su Ürünleri Temel Bilimleri Anabilim Dalı

    26. Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Anabilim Dalı

1.30 Enformatik...........................................................................................................................


ASTRONOMİ VE UZAY BİLİMLERİ ANABİLİM DALI

SEZEN Şebnem
Danışman : Doç. Dr. Füsun LİMBOZ

Anabilim Dalı : Astronomi ve Uzay Bilimleri

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Doç. Dr. Füsun LİMBOZ

Prof. Dr. H. Gökmen TEKTUNALI

Prof. Dr. H. Hüseyin MENTEŞE

Doç. Dr. Yüksel KARATAŞ

Prof. Dr. Çetin BOLCAL



Fotometrik Kırmızıya Kayma Yöntemi ile Lüminozite Fonksiyonu Hesabı

Galaksilerin kırmızıya kayma (z) değerlerinin bulunması geniş ölçekli evren çalışmaları açısından oldukça önemlidir. Kırmızıya kayma değerleri yardımıyla galaksilerin ve galaksi kümelerinin bizden uzaklaşma hızları yani bir başka deyişle evrenin genişleme hızı bulunabilir. Bu da gözlemsel kozmolojinin en önemli çalışma alanlarından biridir. Evrenin genişleme hızı bize evrendeki madde yoğunluğu ve buna bağlı olarak evrenin geleceği ile ilgili bilgi vereceğinden, kırmızıya kayma değerlerinin sağlıklı bir şekilde bulunabilmesi oldukça büyük önem taşımaktadır.

Bu tez çalışmasında galaksilerin kırmızıya kaymalarının tayininde kullanılan yöntemlerden fotometrik kırmızıya kayma yöntemi detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Yöntemin tarihçesi anlatıldıktan sonra günümüzdeki uygulanma şekli ile avantaj ve dezavantajları, spektroskopik yöntem ile karşılaştırılarak belirtilmiştir.

Abell 2040 galaksi kümesine ait fotometrik veriler (Ek 1’de verilmiştir) Sloan Digital Sky Survey (SDSS)’den alınarak Le PHARE programı ile kümeye ait fotometrik kırmızıya kayma değerleri bulunmuş ve literatürde yeralan spektroskopik kırmızıya kayma değerleri ile karşılaştırılmıştır. Sonuçta, Δz=0,051’lik bir hata ile kümenin kırmızıya kayması bulunmuştur. Bu kırmızıya kaymadan itibaren yapılan hesaplama ile kümenin Samanyolu galaksisinden uzaklığı yaklaşık olarak 424,3 Mpc’tir. (Abell 2040 galaksi kümesine ait galaksi resimleri Ek 2’de verilmiştir)

Abell 2040 kümesinin lüminozite fonksiyonu Mg = -20,5 kadire kadar tam olarak elde edilebilmiştir. Elde edilen lüminozite dağılımı literatürde verilen lüminozite fonksiyonları ile uyumludur. Sönük galaksilerin sayısının fazla olması grafiklerde belirgin bir şekilde görülmektedir. Lüminozite fonksiyonunun en parlak ucunda -23 kadirde çok parlak bir galaksi yer almaktadır. Bu galaksi muhtemelen Abell 2040 kümesinin merkezindeki hakim galaksidir. Dressler’in (1980) listesinde de bu galaksi D sınıfı olarak belirtilmiştir.

Estimation of Luminosity Functıon with Photometric Redshıft Method

Obtaining redshifts of galaxies plays an important role in cosmology studies. With help of redshift values, radial velocities of galaxies and galaxy clusters can be found. This leads to the expanding velocity of the universe. This is one of the most important subjects in observational cosmology. Expanding velocity of the universe gives us information about matter density which affect the fate of the universe. Therefore, estimating redshift values with a high accuracy is very important issue in cosmology.

In this thesis, photometric redshift estimation method as one of the methods for redshift estimation was described. After a brief history and development, application of the method was described. Advantages and disadvantages of the method were given comparing to the spectroscopic method.

Photometric data of Abell 2040 galaxy cluster are taken from Sloan Digital Sky Survey (SDSS) and using Le PHARE software photometric redshifts of the cluster are calculated. Comparing the results in the literature, redshift of the cluster is estimated with an error of Δz=0,051. According to this redshift, distance of the Abell 2040 is found as 424,3 Mpc.

Luminosity function of the cluster could be constructed up to Mg = -20,5 magnitude completely. Obtained luminosity function of the cluster is in well agreement with luminosity functions in the literature. Number of galaxies increase towards faint magnitudes can be seen clearly in the graphs. At the bright end of luminosity function of the cluster there is one galaxy which is probably the central dominated galaxy of the cluster. In Dressler’s (1980) list this galaxy was listed as the D type galaxy which is very concordant with this thought.
GÜNEŞ Orhan
Danışman : Doç.Dr. Yüksel KARATAŞ

Anabilim Dalı : Astronomi ve Uzay Bilimleri

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Doç.Dr. Yüksel KARATAŞ

Prof.Dr. H. Gökmen TEKTUNALI

Prof.Dr. H. Hüseyin MENTEŞE

Doç.Dr. A. Talat SAYGAÇ,

Yard.Doç.Dr. Saffettin YILDIRIM



Derin Gökyüzü Taramasında Yıldız Popülasyonları

Bu çalışamada, D4 alanının MEGACAM ug′r′i′z′ fotometrisi ile 17  i′  21 ve HLR  -2.82 kriterlerine göre yıldızların galaksilerden ayırımı yapılarak, F ve G spektrel tipten alan yıldızları için, yıldız popülasyonlarının ayırımı, metal bolluğu dağılımı, metal gradiyenti çalışılmıştır. 834 yıldızın metal bolluğu dağılımında yıldız popülasyonlarının ortalama metal bolluğu değeri, kalın diskin <[Fe/H] > = -0.72  0.39, yıldızlar halosunun -1.35  0.96 ve VMP yıldızlarının ise -2.22  0.66 olarak elde edilmiştir. Kalın diskin [Fe/H] = -0.72  0.39 değeri, (Trefzger ve diğ. 1989 ; [Fe/H]  -0.60), (Gilmore ve Wyse 1985; [Fe/H] = -0.60), (Allende Prieto ve ark. 2006; [Fe/H] = -0.70) dex değeri ile uyum içerisindedir. Kalın diskte ortalama metal bolluğunda bir metal gradiyenti tespit edilememiştir.

Yıldızlar halosu için elde edilen <[Fe/H]> = -1.35  0.96 değeri, (Allende Prieto ve ark. 2006; [Fe/H] = -1.40 ) değeri ile uyum içerisindedir.

z = [4, 8.5] kpc uzaklığında iç haloda -0.10 dex/kpc değerinde küçük bir metal gradiyent tespit edilmiştir. Metalce çok fakir VMP yıldızları için bulunan -2.22  0.66 dex bolluk değeri, Carollo ve ark. (2007) a ait SDSS DR5 verilerinden elde edilen [Fe/H] = -2.2 değeri ile oldukça uyum içerisindedir.

Şekil 4.13 deki yaş- [Fe/H]- (g′-r′) diyagramında, (1.55  [Fe/H]  -1.95 ; < 11 Gyr; (g′-r′) < 0.2; z  14 - 17 kpc) değerlerindeki 3 yıldız cüce galaksilerden galaksimize etkileşmesi sürecinde bırakılmış yıldızlar olabilir (Searle ve Zinn 1978).

(g′-r < 0.2; [Fe/H] = -0.73 ; < 6 Gyr; z  22 kpc) değerlerine sahip bir yıldız, Blue Straggler adayı olabilir (Carney ve diğ. 1994).

  
Stellar Populations in Deep Sky Survey

In this study we have separated stars from galaxies via the criterions HLR  2.82 and 17 < i’ < 21, by using MegaCam ug′r′i′z′ photometry in D4 field. We have studied the metal abundance and metallicity gradient of Galactic stellar populations in CFHTLS D4 field. Our mean abundance values, which are derived from the metallicty distribution of 834 distant F and G type stars are -0.72  0.39 dex for the thick disk, -1.35 0.96 dex for stellar halo, and -2.22  0.66 dex for VMP stars, respectively. Metal abundance value, -0.72 dex for the thick disk is in concordance well with the ones of (Trefzger et al. 1989 ; [Fe/H]  -0.60), (Gilmore and Wyse 1985; [Fe/H] = -0.60), (Allende Prieto et al. 2006; [Fe/H] = -0.70) . No vertical abundance gradient for the thick disk at the distance of z =[2.5, 6.5] kpc is detected.

Derived abundance value -1.35 dex for stellar halo is in agreement well with the one of(Allende Prieto et al. 2006; [Fe/H] = -1.40). There does not exist any change in mean metal abundance for inner halo, z = [4, 8.5] kpc. A metallicity peak around -2.22 dex for VMP stars is in good agreement with the -2.2 dex, given by Carollo et al. (2007) from the spectroscopic and kinematic data of SDSS DR5.

The two mean metal abundances -1.35 dex (inner halo) and -2.2 dex (outer halo) support an idea that halo is two broadly overlapping structural components - inner and outer halo.

As can be seen from Figure 4.13, which shows the relation of [Fe/H]- (g′-r′) in terms of age, three stars with the values of (1.55  [Fe/H]  -1.95 ; < 11 Gyr; (g′-r′) < 0.2; z  14 - 17 kpc) may be accreted via the collisional processes between dwarf galaxies such as Sagittarius, Carina and our Galaxy ( Searle ve Zinn 1978). Only one star with (g′-r < 0.2; [Fe/H] = -0.73 ; < 6 Gyr; z  22 kpc) may be Blue Straggler candidate, according to the work of Carney et al 1994.
ÖNAL Özgecan
Danışman : Doç. Dr. A. Talât SAYGAÇ

Anabilim Dalı : Astronomi ve Uzay Bilimleri

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Doç.Dr.A.Talat SAYGAÇ (Danışman)

Prof. Dr. Şehsuvar ZEBİTAY

Prof. Dr. Türker ÖZKAN

Doç Dr. A. Talât SAYGAÇ

Doç Dr. Serap Güngör AK

Doç Dr. Ersin GÖĞÜŞ

Süpernovalarla İlişkili Gama Işın Patlamalarının (GRB), Optik ve Gama-Işın Özellikleri Arasındaki İlişki

Gama-ışın patlamalarının (GIP’ların) çok büyük kütleli yıldızların felaketli sonları (bir süpernova; SN) ile olan ilişkileri gözlemsel olarak kanıtlanmış ve bazı teorik modeller tarafından öngörülmüş olsa da teorik temellerde bu iki olay arasındaki fiziksel bağlantılar bilinmemektedir. GIP/SN ilişkileri bulunan cisimlerin gözlenen mutlak parametreleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Belirlenen cisimlerde, GIP’lar öncül emisyonlar olarak SN’ler ise ardıl emisyonlar içerisinde kendilerini belli etmişlerdir. SN’lerin ardıl emisyon içerisinde gözlenebilmesi GIP bileşenin parlaklığı, SN’in ışıma gücü, yıldızın uzaklığı, bulunduğu galaksinin özellikleri ve sahip olunan teknik donanımlara bağlı olarak belirlenmektedir. Sayılan bu sebeplere dayanarak, GIP/SN’lerin optik ve gama-ışın parametreleri arasındaki olası ilişkiler mercek altına alınmıştır.

Bu çalışmada uzun süreli gama-ışın patlamaları ile geniş tayfsal çizgileri olan Tip Ic süpernovaların gözlenen ilişkilerinin altında yatan olası fiziksel ilişkiler incelenmiştir. Literatür taraması sonucunda bu ilişkiye uyumlu 10 cisim bulunmuştur. Çalışmayı iki bölüme ayırmak mümkündür. Birinci bölümde literatürde varolan öncül emisyon ilişkileri ve Li (2006)’da takdim edilen optik ve gama-ışın özellikleri arasında bulunan ilişkiler birleştirilerek optik ve gama-ışın parametreleri arasında yeni ilişkiler bulunmuştur. Bu ilişkiler optik ışın parametresi (maksimumdaki bolometrik ışıma gücü) bilinen adayların elde edilen denklemlerde yerlerine konarak gama-ışın parametresinin hesaplanması ve gama-ışın parametreleri bilinen adaylar için ise denklemlerde yerlerine konarak optik ışın parametresinin (maksimumdaki bolometrik ışıma gücü) hesaplanmasyla belirlenmiştir. Böylece iki taraflı olarak hesaplanan değerler gerçek değerlerle kıyaslanarak elde edilen optik ve gama-ışın ilişkilerinin kalitesi incelenmiştir.

Çalışmanın ikinci bölümünde literatürden belirlenen 10 GIP/SN adayının gerçek optik ve gama-ışın parametreleri arasındaki parametrik ilişkilere bakılmıştır. Her bir optik ve gama-ışın parametre ikilisi düzlemlere taşınmış ve olası eğilimler incelenmiştir. Güçlü eğilimlerden doğrusal fitler geçirilerek fit denklemleri elde edilmiştir. Fit denklemlerinin kalitesi ise Spearman korelasyon katsayılarının hesabı ile belirlenmiştir.

Çalışmanın son kısmıda elde edilen sonuçlar adayların doğaları, sayılarının azlığı ve literatüdeki çalışmalar değerlendirilerek tartışılmış ve gelecekte bu çalışmanın nasıl geliştirilebileceği üzerinde durulmuştur.

GIP/SN ilişkisi gösteren adayların MNi, MSN,peak ve Eγ,peak parametrelerinin gama ve optik-ışın ilişkileri için kritik öneme sahip oldukları bulunmuştur. Bu sonuç ilk kez Li (2006) tarafından önerilmiştir.



Correlation Between Optical and Gamma-Ray Properties of Gamma-Ray Bursts Associated with Supernovae

Even relationship between gamma-ray bursts (GRBs) and catastropic deaths (a supernova explosion; SN) of very massive stars are proven by observations and predicted by some theoretical models, their physical processes are still unknown. So, studies of finding possible relations between observed intrinsic parameters must be encouraged. GRBs are observed as prompt emissions and SNe are emerged in the afterglow emission in those selected candidates. To observe possible SN emerge, there are several factors interfered. These are brightness of GRB component, luminosity of SN component, distance of the star (these objects are extra-galactic), properties of the host galaxy and technical capability of observations. Due to these reasonings, possible relations between optical and gamma-ray properties of GRB/SNe are taken under intense examination.

In this study possible underlying physical relations between long-duration gamma-ray bursts (GRBs) and broad lined supernovae (SNe) Type Ic is examined. As a result of literature search 10 compatible objects are found. This study can be divided into two parts. In the first part, existing prompt emission relations are combined with the only existing optical and gamma-ray relation presented by Li (2006). After combining relations several purely mathematical optic and gamma-ray relations are obtained. The resultant equations are tested by two ways. In one way candidates with known optical property (peak bolometric luminosity) are used to calculate possible gamma-ray properties. In the other way, candidates with known gamma-ray properties are used to calculate their possible optical property (peak bolometric luminosity). Then, the results obtained by two sided calculations are compared with real values and thus, qualities of relations are tested.

In the second part, parametric relations between optical and gamma-ray properties of 10 GRB/SN that are found from literature are examined. Every optical and gamma-ray parameter couple are moved into the parameter spaces and possible biases are analyzed. Strong biases are fitted by a linear functions and equations of the fits are obtained. Quality of the fit is tested by calculationg the Spearman correlation coefficient.

In the last part of the study, results are evaluated under the considerations like nature of GRB/SN candidates, their small number and existing literature and discuss how this study might evolve in the future.

General result is MNi, MSN,peak and Eγ,peak parameters have critical importance for relations between gamma-ray and optical properties. This result first suggested by Li (2006) with lesser GIP/SN candidates



YELKENCİ F. Korhan
Danışman : Doç. Dr. Tansel AK

Anabilim Dalı : Astronomi ve Uzay Bilimleri

Mezuniyet Yılı : 2009

Tez Savunma Jürisi : Doç. Dr. Tansel AK (Danışman)

Prof. Dr. H. Gökmen TEKTUNALI

Prof. Dr. H. Hüseyin MENTEŞE

Prof. Dr. M.Türker ÖZKAN

Prof. Dr. Dursun KOÇER



Spektrel Çizgi Derinlik Oranlarından Yıldız Sıcaklıklarının Ölçümü : Bir Kalibrasyon Çalışması

Yıldızların etkin sıcaklıklarının yeterli duyarlılıkla bilinmesi, yıldızların birçok özelliğinin belirlenmesinde önemlidir. Bu çalışmada, Okayama Astrofizik Gözlemevi’nde alınmış spektrumlardan yıldızların etkin sıcaklıklarının belirlenmesi için spektrel çizgi derinlik oranları (LDR) yöntemi uygulanmıştır.

Güneş civarındaki geç F, G ve erken K spektrel tipinden 160 cüce ve alt dev yıldız için, Okayama Astrofizik Gözlemevi’nin (OAO, Okayama Astrophysical Observatory) 188 cm’lik teleskobunun coude odağındaki yüksek çözünürlüklü (R~70000) HIDES (High Dispersion Echelle Spectrograph) spektrografı ile yeşil - sarı bölgede (“G”) 5000-6200 Å ve kırmızı bölgede (“R”) 5800-7000 Å aralığında alınan echelle spektrumlar kullanılmıştır. IRAF (Image Reduction and Analysis Facility) programının bazı harici paketleri ile, LDR yöntemi için 20 tane spektrel çizgi çifti belirlenmiş ve çizgi derinlikleri ölçülmüştür. Seçilen çizgi çiftlerinin derinlik oranlarıyla yıldızların etkin sıcaklıkları arasındaki ilişkiler bulunmuş ve en az saçılma gösteren ilişkilerden 15 kalibrasyon elde edilmiştir.

Bu çalışmada yapılan kalibrasyonlar ile OAO spektrumlarından yıldızların etkin sıcaklıklarının ±16-23 K’lik duyarlılıkla bulunabileceği görülmüş ve yöntemin etkin sıcaklık ölçümü konusundaki beklentilere verdiği yanıtlar tartışılmıştır.



Measurement of Stellar Temperatures From Spectral Line-Depth Ratıo : A Calibration Study

Precise effective temperatures are needed for determination of several parameters of stars. In this study, line depth ratio (LDR) method was applied to the spectra taken at Okayama Astrophysical Observatory (OAO) for the determination of effective temperature.

High resolution (R~70000) echelle spectra taken from OAO online archive, obtained by using HIDES (High Dispersion Echelle Spectrograph) at the coude focus of the at the 1.88 m telescope of OAO in the wavelength region (“G”) 5000-6200 Å and (“R”) 5800-7000 Å were used for 160 late F, G and early K type dwarfs and subgiants of the solar neighborhood. 20 line pairs were selected for LDR method and spectral line depths were measured by some of the external packages in IRAF (Image Reduction and Analysis Facility). Each line depth ratios were plotted against effective temperatures and only those pairs of lines that showed tight correlation were retained. 15 best calibrations showing the least scatter were adopted.

As a result of this study, it is shown that LDR method can be used to determine precise effective temperatures of stars with an uncertainty of ±16-23 K from OAO spectra and the expectance of LDR method for determining effective temperature has been discussed.



COŞKUNOĞLU K. Başar
Danışman : Doç. Dr. Serap AK

Anabilim Dalı : Astronomi ve Uzay Bilimleri

Mezuniyet Yılı : 2009

Tez Savunma Jürisi : Doç. Dr. Serap AK,

   Prof. Dr. Salih KARAALİ,

  Prof. Dr. Zeki EKER,

  Prof. M. Türker ÖZKAN,

  Doç. Dr. Selçuk BİLİR


RAVE Taramasındaki Anakol Yıldızlarının Kinematik Özelliklerinin İncelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı RAVE gökyüzü tarama programı ile Güneş civarındaki farklı spektrel tiplerden ince disk anakol yıldızlarının kinematik ve dinamik özelliklerini inceleyerek Galaksinin yapısı ve evrimi hakkında duyarlı sonuçlara ulaşmaktır. 82.850 yıldız içeren RAVE DR3’teki yıldızların atmosferik parametreleri, fotometrik duyarlılıkları, mutlak kadirleri, uzay hızlarındaki hatalar ve popülasyon ayrım kriterleri dikkate alınarak 19.649 yıldızdan oluşan bir ince disk anakol yıldız örneği elde edilmiştir.

İnce disk anakol örneğinin renk indeksi, spektrel tip, metal bolluğu ve galaktik yörünge parametrelerine göre kinematik değişimleri incelenmiştir. Kinematik analizlerden elde edilen LSR değerleri (U, V, W)LSR≈(8.8, 14.0, 6.5) km/s’dir. LSR düzeltmesi yapılan örnek, renk indeksi ve spektrel tiplere göre ayrılarak asimetrik sürüklenme, hız dispersiyonları, kinematik yaş ve verteks sapmalarına göre incelenmiştir. Hipparcos verilerinin analizinden görülen Parenago süreksizliği, RAVE DR3’te de tespit edilmiştir. Ayrıca, ince disk anakol yıldızlarının galaktik yörünge parametreleri de hesaplanmıştır. Galaktik yörünge parametreleri ile metal bolluğuna göre ayrılan ince disk anakol örneği hız dispersiyonlarıyla karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmaların sonucunda, hız dispersiyonlarının yörünge parametreleriyle uyumlu, metal bolluğuyla ise uyumsuz olduğu görülmüştür.

Çalışmada 1 kpc yarıçaplı kürenin içinde kalan uzay hacmindeki yıldızların kinematiklerinden elde edilen LSR değerleri, yeni indirgenmiş Hipparcos kataloğundan hesaplanan LSR değerlerine çok yakındır. RAVE DR3 örneğinden hesaplanan kinematik yaşları, Padova eş yaş eğrileri kullanılarak hesaplanan anakolda kalma süreleri ile uyumludur.

Tezde duyarlı radyal hız ve astrometrik verileri bir arada kullanıldığından, Güneş civarındaki yıldızların kinematik ve dinamik özellikleri daha hassas biçimde belirlenmiştir. Bunun sonucunda, Hipparcos verilerinden itibaren oluşturulan Güneş civarı kavramının sanılandan daha büyük olduğu, bu çalışmayla, gösterilmiştir.
Kinematic Properties of Main-sequence Stars in the RAVE Survey

The aim of this thesis is to obtain precise results about galactic structure parameters and evolution studying the kinematic and dynamic properties of RAVE sky survey stars with different spectral types in the solar neighbourhood. A thin disc main-sequence sample of 19.649 stars was selected from the RAVE DR3 consisting of 82.850 stars via applying several constraints: stellar atmospheric parameters, photometric accuracy, absolute magnitude, the errors in space velocities and population distinction criteria.

The kinematical properties of the thin disc main-sequence sample with respect to colour indices, spectral types, metal abundance and galactic orbital parameters were investigated. The LSR values obtained from kinematic analyses are (U, V, W)LSR≈(8.8, 14.0, 6.5) km/s. The LSR corrected sample was divided according to colour indices and spectral types; and its asymmetric drift, velocity dispersions, kinematic age and vertex deviations were examined. The Parenago discontinuity, which was observed from the analyses of Hipparcos data, was detected in RAVE DR3 too. Moreover, the galactic orbital parameters of thin disc main-sequence stars were determined. The thin disc main-sequence sample, which was divided according to galactic orbital parameters and metal abundance, was compared to velocity dispersions. As a result of these comparisons, the velocity dispersions were found to be consistent with galactic orbital parameters, whereas they were inconsistent with metal abundance.

The LSR values obtained from the stellar kinematics of stars within the volume of a sphere with 1 kpc radius are almost equal to the ones calculated from the newly reduced Hipparcos catalogue. The kinematic ages obtained from the RAVE DR3 sample are consistent with the main-sequence ages obtained from Padova isochrones.

Since precise radial velocity and astrometric data were used in conjunction with one another in the thesis, the kinematic and dynamic properties of stars in the solar neighbourhood were determined more precisely. As a result, this thesis shows that the solar neighbourhood concept, which was developed from Hipparcos data, is larger than the assumed size.
DANIŞAN Gaye
Birinci Danışman :Prof. Dr. Füsun LİMBOZ

İkinci Danışman : Prof. Dr. Feza GÜNERGUN

Anabilim Dalı : Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü

Mezuniyet Yılı :2009

Tez Savunma Jürisi :Prof. Dr. Füsun LİMBOZ

Prof. Dr. Mustafa KAÇAR

Prof. Dr. H. Hüseyin MENTEŞE

Prof. Dr. H. Gökmen TEKTUNALI

Prof. Dr. Atilla ÖZGÜÇ




  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   48


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə