Derleme (Review Article) uyku ve uykunun düzenlenmesi Sleep and Regulation of Sleep Leyla ŞAHİN 1



Yüklə 213,78 Kb.
Pdf görüntüsü
tarix09.04.2020
ölçüsü213,78 Kb.
#30803
Bes Zihin, 37-48, 469963, Kindî ve Felsefesi[980]-sayfalar-1-5,9-10,119-127, lobsang rampa Üçüncü Göz, Lobsang Rampa - Antiklerin Mağarası, 37-48, 438874245-Dv, dimdikemeksiz pelin

93

Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 22(1) 93-98, 2013

Şahin L, Aşçıoğlu M

DERLEME (Review Article)

UYKU VE UYKUNUN DÜZENLENMESİ

Sleep and Regulation of Sleep

Leyla ŞAHİN

1

,  Meral AŞÇIOĞLU

2

Özet:  Uyku;  kişinin  ses,  ışık  vb.  uyaranlarla 

uyanabileceği  bir  bilinçsizlik  durumu  olarak 

tanımlanmaktadır.  Ancak  uyku  bilinç  açısından 

farklı  bir bilinç  düzeyi, farklı  bir bilinçlilik  durumu 

olarak  da  açıklanabilir.  Uykunun  başlatılması  ve 

sürdürülmesi  kortikal  ve  subkortikal  birçok  beyin 

bölgesinin 

işlevi 

ile 

gerçekleşir.

Uykunun 

başlatılmasında  öncelikle  ön  hipotalamustan  gelen 

döngüsel  girdiler  ve  endojen  kimyasal  uyarılar 

doğrultusunda  hipotalamusta ventrolateral  preoptik 

çekirdeğin  rol  aldığı  kabul  edilir.  Uyanıklığın 

oluşmasında  ise  lateral  hipotalamustan  gelen 

oreksinerjik;  beyin  sapından  gelen  kolinerjik, 

noradrenerjik, 

serotonerjik; 

posterior 

hipotalamustan  gelen  histaminerjik  uyarıların  rol 

aldığı  kabul  edilir.  Uyku,  belirli  aralıklarla  tekrar 

eden  ve  hızlı  göz  hareketlerinin  eşlik  etmediği 

NREM (Non-Rapid Eye Movement) uyku dönemi ile 

hızlı göz hareketlerinin eşlik ettiği REM (Rapid Eye 

Movement)  uyku  dönemlerinden  oluşmaktadır  ve 

uykuyu  oluşturan  NREM-REM  döngüsü  beyin 

sapındaki mezopontin çekirdekler tarafından kontrol 

edilir.

Anahtar  kelimeler:  Uyku,  uykunun  düzenlenmesi, 

REM uykusu, Non-REM uykusu

Summary:  Sleep  is  defined  as  a  state  of 

unconsciousness  that  one  may  wake  up  with  a 

stimulus such as sound or light. However, in terms 

of  consciousness;  sleep  can  be  explained  as  a 

different  level  of  consciousness  or  as  a  different 

state  of  consciousness.  Sleep  initiation  and 

maintenance take place with the function of  a lot of 

cortical and subcortical region of the  brain. In the 

initiation  of  sleep,  it  is  accepted  that    primarily 

cyclic  inputs  from  the  hypothalamus  and  anterior 

hypothalamus,  ventrolateral  preoptic  nucleus  with 

the  signals  of  endogenous  chemical.  In  the 

formation  of  the  sleep,  alertness  from  the  lateral 

hypothalamus  orexinergic,  from  the  brainstem  the 

cholinergic, 

noradrenergic, 

serotonergic, 

histaminergic 

stimuli 

from 

the 

posterior 

hypothalamus  is  accepted  to  be  involved.  Sleep  is 

consisted  of  NREM  (Non-Rapid  Eye  Movement) 

sleep  period  that  repeats  at  certain  intervals  and  

not  accompanied  with    rapid  eye  movements  and 

REM  (Rapid  Eye  Movement)  sleep  period  that  is 

accompanied  by  rapid  eye  movements.  It  is  known 

that NREM-REM cycle is controlled by mezopontin 

nuclei in the brainstem.

Keywords:  Sleep,  regulation  of  sleep,  REM  sleep, 

Non-REM sleep

1

Yrd.Doç.Dr.Mersin Ün,Tıp Fakültesi, Fizyoloji AD



Prof.Dr.Erciyes Ün,Tıp Fak, Fizyoloji AD, Kayseri

Geliş Tarihi : 20.10.2011

Kabul Tarihi : 11.04.2013

*Derlememizde kaynak gösterilen 14,15,16 numaralı referanslara ait çalışmalar Erciyes Üniversitesi Bilimsel Araştırma 

Projeleri Birimi tarafından SBT-07-54 nolu proje ile desteklenmiştir.

12-16 yaş grubu çocuklarda atletik performansın belirlenmesinde fiziki ve kardiyorespiratuar özelliklerin etkisi 

Uyku ve uykunun düzenlenmesi

Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 22(1) 93-98, 2013

94

Uyku;  tüm  memelilerde  enerjinin  korunmasını, 



sinir sisteminin gelişim  ve  onarımını sağlayan do-

ğal bir süreç olup; uyarılmışlığı, otomatik işlevleri, 

davranışı, bilişsel işlevleri ve hücre içi mekanizma-

ları  kontrol  eden  sinir  sistemi  başta  olmak  üzere 

biyolojik  yapının  birçok  bileşeni  ile  ilişkilidir  (1-

3).  


Berger (4) tarafından 1929 yılında gerçekleştirilen 

elektroensefalografi  (EEG)  uygulamaları  uykunun 

araştırılmasında  önemli  bir  yer  tutmuştur.  Uyku 

sırasındaki EEG kayıtları ile ilgili çalışmalar 1937 

yılında Loomis ve arkadaşları (5) tarafından yapıl-

mıştır. Araştırmacılar bu çalışmaları sonunda uyku-

nun beş dönemi olduğunu belirlemişler fakat beşin-

ci  dönemi  hızlı  göz  hareketlerinin  (Rapid  Eye 

Movement)  eşlik  ettiği  REM  dönemi  (paradoksal 

uyku=desenkronize  uku)  olarak  tanımlayamamış-

lardır.  Uykunun  REM  dönemini  1957  yılında 

Dement ve Kleitman (6) tanımlamışlar ve uykunun 

periyodik  olarak  birbirini  izleyen  dönemlerden 

oluştuğunu göstermişlerdir.



Uyku ve Uyanıklığın Oluşumu

Uyku-uyanıklık  siklusu;  biyolojik  ritme  bağlı  ola-

rak  oluşur  ve  oluşumunda  24  saat  süren  evrelerin 

tekrarlaması  ile  oluşan  sirkadiyen ritm  belirleyici-

dir. Sirkadiyen ritm anterior hipotalamusta bulunan 

suprakiyazmatik nükleus tarafından düzenlenir. Bu 

ritmin oluşumunda rol alan en güçlü uyaran güneş 

ışığıdır. 

Işık 

uyaranlarının 



suprakiyazmatik 

nükleusu etkilemesi retinal fotoreseptörler aracılığı 

ile  sağlanır.  Bu  uyaranlara  bağlı  olarak  oluşan  bir 

diğer  işlev  ise  melatonin  sentezidir.  Melatonin 

suprakiyazmatik nükleusun ritmik aktivitesine bağ-

lı olarak salgılanır ve karanlıkta en yüksek düzeye 

ulaşarak  geri  besleme  mekanizmasıyla  bu 

nükleusun aktivitesini düzenler. Işığın olmaması ile 

hipotalamusta  nöroendokrin  düzenlemeler  değişir 

ve  başta  melatonin  olmak  üzere  bazı  hormonların 

salgılanması  ya  da  bazılarının  baskılanması  uyku-

nun başlatılmasına katkıda bulunur (7-10).

Uyanıklık  boyunca  rafe  çekirdeklerinden  başlayan 

serotonerjik  aktivite  talamus,  hipotalamus  ve 

frontobazal  bölgeye  yayılır.  Özellikle  posterior 

hipotalamusun  ventrolateraline  ulaşan  bu  aktivite, 

uykunun  oluşumunu  sağlayan  peptit  yapıdaki  bir 

dizi hipnojen nitelikli maddenin sentezine ve birik-

mesine  yol  açar.  Uzun  süre  uyanık  bırakılan  hay-

vanların  kanında  ve  beyin  omurilik  sıvısında 

(BOS)   bazı  ensefalinler,              β-endorfin, α-

melanosit, delta oluşturan peptid (DSIP) gibi mad-

deler izole edilmiş, tanımlanmış ve bu maddelerin 

bir başka hayvanın kanına ya da BOS'una verilme-

sinin uykuya neden olduğu gözlenmiştir.

Uyku, eş zamanlı olarak gelişen bir dizi fizyolojik 

olay  sonucunda  oluşur.  Uykunun  başlatılması  ve 

sürdürülmesinde  kortikal  ve  subkortikal  birçok 

beyin  bölgesi  rol  alır.  Ancak  öncelikle  ön 

hipotalamustaki döngüsel girdiler ve endojen kim-

yasal  uyarılar  ile  hipotalamusta  ventrolateral 

preoptik  çekirdeğin  (VLPO)  uykuyu  başlattığı  ka-

bul  edilir.  Uyanıklığı  lateral  hipotalamustan  gelen 

oreksinerjik,  beyinsapından  gelen  kolinerjik, 

noradrenerjik, serotonerjik aktivasyonun artması ve 

arka  hipotalamustan  gelen  histaminerjik  uyarılar 

sağlamaktadır.  Bunların  azalması  da  uykuyu  baş-

latmaktadır. REM uyku dönemi sırasında serotonin 

ve  norepinefrin  salınması  en  az  seviyededir,  bu 

dönemde  tek  başına  asetilkolin  baskındır.  NREM 

uyku  dönemi  sırasında  ise  tüm  nöroregülatörler 

düşük düzeyde salınmaktadır (11,12).  

Beyin  sapından  gelen  eksitatör  uyarıların  neden 

olduğu kortikal aktivasyonun  ise uyanıklığı sağla-

dığı kabul edilir. Beyin sapından gelen bu uyarıla-

rın  ana  kaynağı  retiküler  aktive  edici  sistem 

(RAS)’dir.  RAS;  talamus,  ön  beynin  orta  kısmı, 

hipotalamus,  tegmentum,  rafe  çekirdeği,  locus 

seruleus  gibi  uykuda  rolü  olan anatomik  bölgeleri 

birbirine  bağlar  ve  bileşenleri  uykunun  oluşturul-

masında,  sürdürülmesinde  ve  uyku-uyanıklık  du-

rumlarının  oluşturulmasında  kritik  öneme  sahiptir. 

RAS’dan  talamusa  ve  talamustan  talamokortikal 

yolla  kortekse  iletilen  bu  uyarıların uyanıklığı  de-

vam ettirdiği ancak RAS’ın tahrip edildiği deneysel 

çalışmalarda  geri  dönüşlü  bir  uyanıklık  kaybının 

olabildiği gözlenmiştir. Bu nedenle uyanıklığı sağ-

layan başka ek sistemlerin de varlığı  kabul edilir. 

Bu kapsamda kolinerjik bazal ön beyin çekirdekle-

rinin  ve  RAS’ın rostralinde  yer  alan histaminerjik 

nöronların  uyanıklığın  oluşmasına  katkıda  bulun-

duğu bildirilmektedir (8,9).



95

Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 22(1) 93-98, 2013

Şahin L, Aşçıoğlu M

Beyin  sapındaki  mezopontin  çekirdekler  ise  uyku 

süresindeki  NREM  ve  REM  döngüsünün  kontro-

lünde rol alırlar. Uykunun NREM döneminin kont-

rolü  basal  önbeyin  alanı,  talamus,  hipotalamus, 

dorsal rafe nukleusu ve traktus solitarius tarafından 

sağlanır Arka hipotolamus ve hipotolamusa komşu 

olan intralaminar ve anterior talamik çekirdeklerde 

bulunan diensefalik uyku bölgesinin uyarılması ve 

uyarı  sıklığının  8/sn‘den  fazla  olması  uyanmaya 

neden  olur.  Traktus  solitarius  çekirdeği  düzeyinde 

medulla  oblangata’daki  retiküler  formasyonda  yer 

alan medullar senkronizasyon bölgesinin uyarılma-

sı  ise  uyarı  sıklığı  düşükse  uykuya,  uyarı  sıklığı 

yüksek ise uyanmaya neden olur. NREM uykusu 3. 

ve  4.  döneminin  oluşumunu  sağlayan  bölge  bazal 

ön  beyin  uyku  bölgesi  olup  preoptik  alan  ile 

Broca’nın  diagonal  bölgesini  kapsar.  Bu  bölgenin 

diğer  iki  bölgeden  farkı, uyarı  sıklığı  ister  yüksek 

ister düşük olsun uykuya sebep olmasıdır (9). 

REM uyku döneminin kontrolünü sağlayan anato-

mik bölgenin ise beyin sapının orta noktaları oldu-

ğu  kabul  edilir.  NREM  ve  REM  uykularının 

nörotransmitterler  düzenlenmesi  ise  oldukça  karı-

şıktır.  Dopaminerjik,  noradrenerjik,  histaminerjik, 

glutaminerjik  ve  kolinerjik  transmitterlerin  karşı-

lıklı  etkileşimleri  söz  konusudur.  Kolinerjik 

agonistler  REM  uykusunu  artırırlar.  Genellikle 

rafenin  serotonerjik  aktivasyonun  azalması  uyku-

nun  başlatılmasında,  asetilkolin  sürdürülmesinde, 

noradrenalin  ve  dopamin  uyanıklıkta  etkilidir.  

Beynin 


serotonerjik 

çekirdeği 

olan 

rafe 


nükleusunun hayvanlarda  tahrip  edilmesi uyumayı 

güçleştirir.  İlgili  yolaklarda  noradrenerjik  ve 

dopaminerjik  aktivitenin  artışı  aşırı  uyarılmışlık 

benzeri  bir  durum  ile  uykusuzluğa  neden  olur 

(Şekil 1), (7-9).

Şekil 1. Uykunun düzenlenmesinde görev alan beyin bölgeleri (13)


12-16 yaş grubu çocuklarda atletik performansın belirlenmesinde fiziki ve kardiyorespiratuar özelliklerin etkisi 

Uyku ve uykunun düzenlenmesi

Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 22(1) 93-98, 2013

96

Uyku-uyanıklık  döngüsünün  ortadan  kalkması  ve 



uyku  yoksunluğu  santral  sinir  sistemi  işlevlerini 

etkiler. Uzun süreli uykusuzluğun; vücut ısısı kont-

rolünde,  beslenme  ve  metabolizmada,  bağışıklık 

sisteminde ve düzenleyici diğer sistemlerde bozul-

maya yol açtığı bilinmektedir (14-16).

1968  yılında  Rechtschaffen  ve  arkadaşları  (4,5) 

insanda  uyku  dönemlerinin  standart  terminoloji, 

teknik  ve  skorlama  el  kitabını  hazırlamışlardır. 

Uyku  dönemleri  halen  bu  grubun  açıkladığı  pren-

sipler esas alınarak belirlenmektedir (4,5,7,17).

Memelilerde  uyku,  belirli  aralıklarla  tekrar  eden 

hızlı göz hareketlerinin eşlik etmediği NREM  uy-

ku  dönemi  ve  hızlı  göz  hareketlerinin  eşlik  ettiği 

REM    uyku  döneminden  oluşmaktadır.  Uyku  dö-

nemleri  EEG,  göz  hareketleri  ve  kas  tonusundaki 

değişiklikler  değerlendirilerek  belirlenmiştir.  İn-

sanlarda  genellikle  uyanık  olunan  başlangıç  döne-

minden sonra NREM uykusunun sırasıyla 1., 2., 3. 

ve 4. dönemi oluşur. Uykunun başlamasından yak-

laşık 90 dakika sonra ilk REM dönemi oluşur. Uy-

kunun başlangıcından ilk  REM uykusunun sonuna 

kadar olan süre bir uyku siklusudur. Bu siklus kişi-

den  kişiye  90–120  dakika  arasında  değişir  ve 

NREM+REM şeklindeki siklusu bir gecede 4-6 kez 

tekrarlanır. İlk  REM dönemi genellikle daha  kısa-

dır  ve  yaklaşık  5–15  dakika  sürer.  Süre  açısından 

gecenin  ilk  yarısında  NREM,  ikinci  yarısında  ise 

REM  uykusu  ağırlık  kazanmaktadır.  Kişinin,  kısa 

süre uyusa bile bu döngünün bittiği anlarda uyandı-

rıldığında  daha  dinlenmiş  şekilde  kalktığı  bildiril-

mektedir (18, 19).   

Non-REM Uyku Dönemi=NREM Uykusu

Kendi içinde 4 dönemden oluşur.

NREM uykusu 1.dönemi:  Tüm gece uykusunun %

1-5’ini oluşturur. 

NREM uykusu 2.dönemi: Tüm gece uykusunun %

40-50’sini oluşturur. 

NREM uykusu 3.dönemi: Tüm gece uykusunun %

3-8’ini oluşturur. 

NREM uykusu 4.dönemi:  Tüm gece uykusunun %

10-15’ini oluşturur.    

Ancak  NREM  dönemlerinin  süreleri  yaşla  değiş-

kenlik  gösterir.  Erişkinlere  kıyasla  çocuklar  ve 

yaşlılar daha fazla NREM 3. dönem uykusu uyurlar 

(4).


Kendi  içinde  4  dönemden  oluşan  NREM  uykusu-

nun  1.ve  2.dönemleri  yüzeyel  uyku,    3.ve 

4.dönemleri  ise  yavaş  dalga  uykusu:  derin  uyku: 

derin yavaş uyku olarak bilinir. NREM uykusunun 

1. döneminde düşük genlikli yüksek frekanslı EEG 

aktivitesi  karakterizedir,  2.  döneminde  EEG’de 

uyku iğcikleri  belirir, 3. döneminde ise düşük fre-

kanslı  yüksek  genlikli  dalgalar  hakimdir.  Yüksek 

voltajlı  geniş  EEG  dalgalarının  eşlik  ettiği  doruk 

yavaşlama 4. dönemde görülür (4,8,9,20).

Uykunun yarısını oluşturan NREM uykusu 1. ve 2. 

döneminin işlevleri halen bilinmemektedir. NREM 

uykusu 3. ve 4. dönemi olan derin uyku dönemi ise 

fiziksel  dinlenmeyi  sağlar.  Bu  dönemde  kişiyi 

uyandırmak zordur. Çocuklarda büyüme hormonu 

özellikle  NREM  uykusu  3.- 4. döneminde  salgıla-

nır. NREM uykusu 3. ve 4. döneminin erişkinlerde 

hücre yenilenmesini ve onarımını hızlandırdığı ileri 

sürülmektedir. Uyku sırasında vücut ısısındaki düş-

me de özellikle NREM döneminde oluşur. Bu dö-

nemde kalp hızı, solunum sayısı azalır ve düzenli-

dir (4,7,13,21). 



REM Uyku Dönemi=REM Uykusu=Paradoksal 

Uyku 

EEG  etkinliğinin  hızlı  olduğu  ve  genellikle  aktif 

düş görme ile birlikte oluşan uykuya REM uykusu

paradoksal  uyku:desenkronize  uyku denir.  NREM 

uykusu 4. döneminden sonra  oluşur. İlk REM uy-

kusuna giriş süresi REM latansı, olarak  bilinir, bu 

süre  normalde  90  dakikadan  uzundur.  Kısa  REM 

latansı  depresyon  durumlarında  veya  yaşlılarda 

görülebilir.  Uykunun  REM'le  başlaması  (sleep 

onset REM: SOREM) genellikle narkolepside, uza-

mış REM latansı ise daha çok uyku laboratuvarına 

yatırılanlarda  “ilk  gece  etkisi”  olarak  görülür.  İn-

sanda  REM  uykusu  dönemleri  5-30  dakika  sürer, 

REM  uyku  dönemlerinin  arası  ise  90-120  dakika 

olup REM uykusu gece boyunca 4-6 kez tekrarlanır 

ve  REM  uykusu  tüm  gece  uykusunun  %25’ini 

oluşturur. Farelerde ise REM uyku dönemleri arası 



97

Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 22(1) 93-98, 2013

Şahin L, Aşçıoğlu M

lir.  İnsanların  uyku  süresinin  kısaltıldığı  çalışma-

larda  öncelikle  uykunun  1.,  2.  ve  3.dönemlerinin 

sürelerinin azaldığı REM uyku süresinin ve NREM 

uykusu 4. dönem  süresinin olabildiğince korundu-

ğu gözlenmiştir (25).

REM  uykusunun  diğer  bir  özelliği  ise,  ponstan 

kaynaklanan ve hızla genikulat cisme geçen, daha 

sonra oksipital kortekse ulaşan, 3-5’li geniş ponto-

genikulo-oksipital  (PGO)  fazik  potansiyellerin 

oluşumudur.  Bu  potansiyellere  PGO  dikenler adı 

verilir.  Ponto-genikulo-oksipital  potansiyeller  te-

mel olarak algı ya da uyarılmayla ilişkilidir. Ponto-

genikulo-oksipital  potansiyeller,  REM  uyku  döne-

mi  sırasında  bir  tür  uyarılmışlığa  yol  açarak 

oksipital  bölgeyi  uyarmakta  ve  görsel  kayıtların 

harekete geçmesini sağlamaktadır. Bunun yanı sıra 

PGO potansiyeller, REM uyku döneminde kortikal 

düzensizliğe  (desenkronizasyona)  yol  açarak  rüya 

imajlarının oluşumunda rol  oynamaktadır. Bu yol-

la, bireysel anlamda kendine özgü bir biçimde olu-

şan  rüyaların  gerekli  olmayan  kayıtlarını  silerek, 

gerekli olanlarını düzenleyerek duygusal ve bilişsel 

dengeye hizmet ettiği ileri sürülmektedir (4,8,9).



KAYNAKLAR

1. Miro  E,  Cano  MC,  Espinozo  FL,  et  al.  Time 

estimation during prolonged  sleep deprivation 

and  its  relation  to  activation  measures. J  Hu-

man  Factors  and  Ergonomics  Society  2003; 

45: 148-159.

2. Koban  M,  Swinson  KL.  Chronic  REM-sleep 

deprivation of rats elevates metabolic rate and 

increases  ucp1  gene  expression  in  brown 

adipose tissue. Am J Physiol Endocrinol Metab 

2005; 289: 68-74.

3. Ertuğrul A, Rezaki M. Uyku nörolojisi ve bel-

lek  üzerine  etkileri.  Türk  Psikiyatri  Dergisi 

2004; 15: 300-308.

4. Aydın  H,  Yetkin  S.  Uyku:  Yapısı  ve  İşlevleri. 

Kitap: Karakaş S. Kognitif Nörobilimler.  No-

bel Tıp Kitabevleri, Ankara 2008; ss 282-299.

10 dakikadan azdır. Canlılarda beyin büyüklüğü ile 

ilişkili olarak REM uyku dönemleri arasındaki süre 

de değişir (4,17).

Uyanıklıktakinden  ve  NREM  uykusundakinden 

farklı  olarak REM süresince genelde tonik  ve ara-

lıklı  olarak  fazik  fizyolojik  değişiklikler  gözlenir. 

Düşük  voltajlı  desenkronize  EEG  dalgaları  ve 

hipokampal teta ritmi, beyin ısısında artış, olfaktör 

bulbus  aktivasyonu,  artmış  penil  tumesans  gözle-

nen tonik değişikliklerdir. Hızlı göz küresi hareket-

leri, dil hareketleri, kas seyirmeleri, otonomik akti-

vite  değişikliği  ve  EEG’de  gözlenen  ponto-

genikulo-oksipital  dikenler  (PGO)  ise  REM  uyku 

dönemi  içerisinde  görülen  fazik  değişikliklerdir 

(10,22). 

Derin yavaş uykuda EEG de gözlenen yüksek gen-

likli dalgalar REM uykusu sırasında yerlerini hızlı 

ve düşük voltajlı EEG dalgalarına bırakır ve REM 

uyku  döneminde  başlangıç  uykusunda  görülen 

EEG  dalgalarına  benzer  düşük  voltajlı  ‘testere-

dişi’(sawtooth  waves)  dalgalar  görülür.  REM  uy-

kusu  sırasında  boyun  iskelet  kaslarının  tonusunda 

belirgin bir azalma vardır (4).

REM uykusu nöronlarda membran stabilizasyonu-

nu  sağlar  ve  türe  has  özelliklerin  öğrenilmesini 

sağlayan genetik hafızanın programlanmasında rol 

oynar.  Bu  dönemden  yoksun  bırakılan  bireylerde 

psikiyatrik bozuklukların daha sık görülmesi nede-

niyle ruhsal dinlenmeyi sağlayan bir dönem olduğu 

düşünülmektedir. Ancak bunun tam tersini savunan 

görüşler de vardır. Rüyalar en çok REM dönemin-

de  görülür  ve  kişi  bu  dönemde  uyandırıldığında 

rüyasını en ince detayına kadar anlatabilir. Sempa-

tik  sinir  sisteminin  aktive  olması  nedeniyle  REM 

döneminde  kalp  hızı,  solunum  sayısı,  kan  basıncı 

artar ve düzensizleşir (23,24).   

Seçici  olarak  REM  ya  da  NREM  3.  ve  4.  dönem 

ortadan  kaldırıldığında  rebound  fenomeni olarak 

bir sonraki gecede insanların neredeyse bir önceki 

gecenin eksikliğini tamamlarcasına yoğun REM ya 

da NREM 3. ve 4. dönem uykusu uyudukları izle-

nir. Bir anlamda organizma uyku açığını kapatma-

ya  çalışmaktadır. Sadece REM ve NREM 3. ve 4. 

dönem uykusunda rebound fenomeninin olması bu 

dönemlerin  öneminin  göstergesi  olarak  kabul  edi-



12-16 yaş grubu çocuklarda atletik performansın belirlenmesinde fiziki ve kardiyorespiratuar özelliklerin etkisi 

Uyku ve uykunun düzenlenmesi

Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 22(1) 93-98, 2013

98

5. Rechtschaffen  A,  Kales  A.  A  Manual  of 



Standardized  Terminology,  Techniques,  and 

Scoring  System  for  Sleep  Stages  of  Human 

Subjects.  (3  th  ed),  Los  Angeles  Brain 

Research Institute 1973; pp 1-13.

6. Kryger  MH,  Roth  T,  Dement  WC.  Principles 

and Practice of Sleep Medicine. W.B. Saunders 

Company, Philadelphia 2000; pp 1-168.

7. Chaudhary  BA,  Blanchard  AR.  Sleep 

mechanics.  In:  Collop  NA,  Phillips  BA  (Eds). 

Sleep Medicine 2002; pp 1-11.

8. William  FG.  Textbook  of  Medical  Physiology 

(20  th  ed).    Çeviri:  Türk  Fizyolojik  Bilimler 

Derneği.  Bölüm  Çeviri:  Babar  E.  Uyanma 

işlergeleri, Uyku ve beynin elektriksel etkinliği. 

Kitap:  Tıbbi  Fizyoloji.  Nobel  Tıp  Kitabevleri, 

Ankara 2002; ss 739-743.

9. Guyton  AC.  Textbook  of  Medical  Physiology 

(11 th  ed). Bölüm Çeviri:  Demiralp  T.  Beynin 

etkinlik  durumları,  uyku,  beyin  dalgaları,  epi-

lepsi, psikozlar.  Kitap: Tıbbi Fizyoloji. Merck 

Yayıncılık, İstanbul 2001; ss 689-691.

10. Aydın  H,  Özgen  F.  Psikiyatrik  bozukluklarda 

uyku  çalışmaları.  Klinik  Psikiyatri  Dergisi 

1998; 2: 89-97.

11. Mc Commirck DA. Neurotransmitter actions in 

the thalamus and cerebral cortex and their role 

in neuromodulation of thalamocortical activity. 

Prog Neurobiol 1992; 39: 337-388.

12. Siegel  JM.  Do  all  animals  sleep?  Neurosci 

2008; 31: 208-213.

13. Norman  WM,  Hayward  LF.  The  neurobiology 

of sleep. In: Carney PR, Berry RB, Geyer JD, 

eds.  Clinical  Sleep  Disorders.  Lippincott  Wil-

liams & Wilkins, Philadelphia, USA, 2005: 38–

55.

14. Şahin  L.  Uyku  yoksunluğu  oluşturulan  sıçan-

larda  elektrodermal aktivite  ve  davranış  deği-

şikliklerinin incelenmesi. Doktora Tezi, Erciyes 

Üniversitesi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Kayse-

ri, Şubat 2010.

15. Süer C, Dolu N, Artis AS, et al. The effects of 

long-term  sleep  deprivation  on  the  long-term 

potentiation  in  the  dentate  gyrus  and  brain 

oxidation  status  in  rats.  Neurosci  Res  2011; 

70: 71-7.

16. Sahin L, Ascioglu M, Taskin E, et al. Chronic 

sleep  deprivation  and  pain  perception.  Euro-

pean  Neuropsychopharmacology  Sept  2009; 

19: S247-S248.

17. Chokroverty  S.  Sleep  Disorders  Medicine. 

Butterworth-Heineman,  Boston;  1999;  pp  1-

147.

18. Pagel  JF,  Barnes  BL.  Medications  for  the 

treatment  of  sleep  disorders:  An  overview.  J 

Clin Psych 2001; 3: 118–125.

19. What 

is 

sleep?. 

Erişim: 

[http://

www.sleephomepages.org/sleepsyllabus/

a.html.], Erişim Tarihi: 14 Temmuz 2008.

20. Özkan  P.  Uyku  Apne  Sendromu  Hastalarında 

Bozulmuş  Otonom  Sinir  Sistemi  Fonksiyonu 

Üzerine  Apap’ın  Düzeltici  Etkisinin  Sabit  Ba-

sınçlı Cpap İle Karşılaştırması, Uzmanlık Tezi,  

T.C.  Sağlık  Bakanlığı  Yedikule  Göğüs  Hasta-

lıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma 

Hastanesi  7.Göğüs  Hastalıkları  Kliniği,  İstan-

bul 2006; ss 8-20.

21. Köktürk O. Normal uyku. Tüberküloz ve Toraks 

Dergisi 1999; 47: 372-80.

22. Siegel  JM.  Brainstem  mechanisms  generating 

REM  sleep.  In:  MH  Kryger,  T  Roth,  WC 

Dement (eds), Principles and Practice of Sleep 

Medicine. (2 nd ed),  W.B. Saunders Company, 

Philadelphia 1997; pp 125-144.

23. Aydın  H,  Sütçügil  L.  Uykuda  bilişsel  işlevler. 

Türk  Klinikleri  Psikiyatri  Dergisi  2001;  2(2): 

75-78

24. Carskadon,  MA,  Dement  WC.  Normal  human 

sleep:  An  overview.  In:  Kryger  MH,  Roth  T,  

Dement  WC  (eds),  Principles  and  Practice  of 

Sleep  Medicine.  W.B.  Saunders  Company, 

Philadelphia 1994; pp 16-26.

25. Özgen F. Uyku ve uyku bozuklukları. Psikiyatri 

Dünyası 2001; 5: 41-48.

Yüklə 213,78 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə