Bağimsiz cumhuriyetin temsiLİ: azerbaycanli aydin ali merdan topçubaşOV’un (1865-1934) hayati ve dönemi


F İbrahim Türk: Memduh Bey’e geri döneceğim. Üç Ar-



Yüklə 461,41 Kb.
Pdf görüntüsü
səhifə9/27
tarix02.01.2022
ölçüsü461,41 Kb.
#2425
1   ...   5   6   7   8   9   10   11   12   ...   27
F

İbrahim Türk: Memduh Bey’e geri döneceğim. Üç Ar-

kadaş’ın başarısının ardından, size gerek sinema ya-

zarlarından, gerek camiasından farklı bir bakış gelmiş 

 



 

Fatma Girik-Memduh Ün 

11

olmalı. Bu durum sonraki meslek hayatınızı olumlu ya 

da olumsuz etkiledi mi? O başarının altında kalmak ya 

da onu aşmak şeklinde? 

emduh Ün: Ondan sonra Ateşten Damla (1960) diye 

milli bir film çektim ve iflas ettim. O film bana paha-

lıya mal oldu. Yüz bin liraya film çekilirken; ben iki yüz bin 

liraya çektim. Bir de oyuncunun ayağı kırıldı. Film iki yüz 

elli iki bin liraya çıktı. O film beni sıfırladı. Sonra kendi 

kredimle yeniden başladım. Dışarıya sıfırladığımı belli et-

medim.  İyi işler yapmaya çalıştım. Beni tüm bunlara Üç 

Arkadaş yönlendirdi. Bir süre sonra tekrar yapımcılığım 

ağır bastığı için, bu doğrultuda filmler ürettim. Yönetmen-

liğimi ikinci plana bıraktım. “Bu nasılsa cepte var, şimdi 

bir sermaye yapayım, Uğur Film’i ayakta tutayım” diye dü-

şündüm. Ondan sonra ancak ticari başarı düşüncesiyle 

filmler yapmaya başladım. Bana dışarıdan da teklifler geli-

yordu. Kırık Çanaklar’ı (1960) çektim. Film, En İyi Film, En 

İyi Yönetmen, İki tane En İyi Oyuncu Ödülü (İstanbul Be-

lediyesi’nin düzenlemiş olduğu Yerli Filmler Yarışması) ka-

zandı. Sonra Berlin Film Festivalinin yarışmalı bölümüne 

katıldım. 

M

Sonraları polisiye filmler çektim, Shakespeare uyar-

lamaları yaptım. Ayhan’a, Fatma’ya uygun, piyasanın iste-

yeceği neler olabilir diye bir sürü filmler çektim. Bazıları-

nın üzerine daha çok eğildim. Mesela Yaprak Dökümü 

(1967). Yine Namusum İçin (1961) diye polisiye bir intikam 

hikayesi çektim, Halit Refiğ tretmanını, Kemal Tahir de di-

yaloglarını yazdı. Ondan da En İyi Yönetmen Ödülü’nü 

(Antalya Altın Portakal Film Festivali) aldım. Böyle çıkışla-

rım oldu. Ama hep yapımcılığımı ön planda tutarak işleri 

götürdüm. Yapımcılığım yönetmenliğimi törpüledi diyebili-

rim. Çünkü yapımcı olarak hiçbir zaman özgür değiliz. 

Türkiye’de sinema hiçbir zaman endüstri haline gelmiş de-

ğil. O dönemlerde Türkiye’nin belli yerlerinde işletmeler 

vardı. Karadeniz, Adana, İzmir, Ankara, Zonguldak Bölgesi 

diye bölgeler var. Bu bölgelerde birtakım kurumlar mey-

dana çıkıyor. Bunlar bizim filmlerimizi sinemalara koyu-

 



Mithat Alam Film Merkezi Söyleşi, Panel ve Sunum Yıllığı  2004 

 

12



yorlar. Kendi bölgelerinde %25 komisyon alıyorlar, paranın 

geri kalanını da bize gönderiyorlar. Buna karşılık, serma-

yesiz bir iş yaptıkları için, bize avans para veriyorlar. Film-

leri böyle yapıyoruz. Diyelim ki altı tane film yapıyorum. 

Altı filmin maliyeti de altı yüz lira. O kadar param yok

ama işletmelerden aldığım senetler, bonolar, paralarla filmi 

yapacağım. Dolayısıyla bir anlamda işletmeciler belirliyor 

filmleri. Dört tane filmi var, iki tanesi Ayhan Işık olacak, 

biri polisiye olacak, bunu sen çekeceksin, birinde Fatma 

Girik olacak, köy filmi olacak... Biz senelerce bu baskıların 

altında çalıştık. Hiçbir zaman özgür olamadık.  Namusum 

İçin  dışında yaptığım, filmografimde çok önemli sayılan 

filmler hep ya başkasınındır, ya da başka ortağı vardır.  




Yüklə 461,41 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   5   6   7   8   9   10   11   12   ...   27




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin