Denetleyici ve düzenleyici sistemler



Yüklə 65.33 Kb.
tarix21.04.2017
ölçüsü65.33 Kb.
DENETLEME VE DÜZENLEME
.Tüm canlılar çevresindeki uyaranlara karşı özelleşmiş hücre yada organlar yoluyla tepki oluştururlar.Bu özelleşmiş yapılar canlıların vücut bütünlüğünü korur,iç ve dış ortamda meydana gelen değişikliklere karşı canlının iç dengesinin korunmasını (homeostasi) sağlar.Homeostasi sinir sistemi ve endokrin sistem denetimi ile sağlanır.Bu nedenle sinir sistemi ve endokrin sisteme denetleyici ve düzenleyici sistemler adı verilir.

CANLILARDA SİNİR SİSTEMİ


A-Difüz (Ağsı) Sinir Sistemi
açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%2812%29.jpg

  • Hidralarda görülür. İlk özelleşmiş sinir sistemidir.

  • İlk özelleşmiş hücreler (Nöronlar) bu sistemde görülür.

  • Merkezileşme yoktur. Tek tip nöronlardan oluşur. Ancak getirici götürücü roller üstlenir.

  • Nöronlar arası sinaps bölgesi bulunmaz., impuls hücreden hücreye fiziksel temas bölgelerinden geçer.

  • İmpulslar hücreler arasında zayıflayarak taşınır.

  • Uyartının şiddeti önemlidir. Zayıf uyarana lokal şiddetli uyarana genel tepki verirler.

  • Anlamlı tepkiler yoktur. Değişik uyarana tek tip tepki verirler.

  • Tepki tüm vücut a verilir. (Uzaklaşma , Trikositlerin açılması vb.)

  • Nöronlarda impuls her yönde iletilir. (Uyartı vücudun her yönüne yayılır.)

B-Radyal (Halkasal) Sinir Sistemi
açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%2813%29.jpgMedüzlerde görülür.

  • Halkasal ve ışınsal olarak bağımsız organize olan iki sistemden oluşur.

  • Ektodermal sistemle beslenme sağlanır. (Multipolar nöronlar.)

  • Işınsal ve radyal sistemle ritmik hareket sağlanır. (Bipolar nöronlar.)

  • İlk sinaps oluşumu bu canlılarda görülür ve iletim (impuls) tek yönde iletilir.

  • Beslenme ve hareket birbirinden bağımsız şekilde gerçekleşebilir.

  • Merkezi sinir sistemi bulunmaz.

C-İp Merdiven Sinir Sistemi
açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%2814%29.jpg açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%2815%29.jpg

  • Planaryalardan itibaren tüm organizmalarda görülür.

  • Organizmanın ventral (karın) bölgesinde yer alır.

  • Sistem sağ ve sol iki sinir kordonu ve bunları enine bağlayan sinirlerden oluşur.

  • Baş bölgesinde merkezi ganglion (beyin görevi görür) ve her halkada bir çift ganglion bulunur. (omurilik görevi görür.)

  • Reseptör (alıcı hücreler)ve efektörler (tepki hücreleri-kaslar ve salgı bezleri gibi)gelişkindir. Bu nedenle sinir sisteminde ilk kez nöronlar yapı ve işlevsel olarak duyu, ara ve motor nöronları şeklinde organize olmuşlardır.

  • İlk merkezileşme bu sistemle başlar.

  • İlk öğrenme bu sistemle başlar.

  • İlk anlamlı tepkiler (uyarıya göre değişen) bu sistemle ortaya çıkar.

  • Baş ganglion unun (beyin işlevli) diğer gangliyonlara (omurilik işlevli) baskınlığı omurgalıların beyninin omuriliğe baskınlığına göre daha azdır.

Sinir sisteminde iki çeşit hücre vardır.Bu hücreler nöronlar ,schwan hücreleri ve yardımcı nöroglia hücreleridir.

1-Nöronlar
Uyarılma , uyarıyı değerlendirme , uyarıyı taşıma (iletme) ve diğer hücreleri uyarma Yeteneği vardır. Sinir sisteminin esas hücreleridir. Sinir hücresinde hücre gövdesi,akson ve dendritler gibi üç temel kısım bulunur.
Uyarıyı alma : Kimyasal veya fiziksel etkilerle dendrıt , hücre gövdesi ve ranvier boğumlarından olur.
Uyarıyı İletme (taşıma) : Elektriksel etkiyle gerçekleşir.
Uyarma : Kimyasal olarak gerçekleşir.
Morfolojilerine göre üçe ayrılır.
açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir.jpg
1-Uni polar (tek kutuplu) : Daha çok omurgasızlarda , omurgalılarda embriyonal gelişiminde görülür.
2-Bi polar (iki kutuplu) : Kulakta (korti organında) duyma , burunda koklama , retinada ve sinir merkezinde görülür.
3-Multi polar (çok kutuplu) : Sinir sisteminin çoğu hücreleri böyledir.
- Uni polar ve bi polar nöronlar sensorik (duyu nöronu)karakterindedir.
- Multi polar nöronlar ise ara ve motor nöronları karakterindedir.
Görevlerine göre nöronlar üç çeşittir.
1-Duyu nöronları:Reseptörlerden aldığı uyarıları ara nöronlar taşıyan nöronlardır.

2-Ara nöronlar: Duyu nöronlarından aldıkları uyarıları değerlendirip ilgili davranışın oluşması için efektörle ilgili motor nöronlara aktaran ve M.S.S yi oluşturan nöronlardır


3-Motor nöronlar:Ara nöronlardan aldıkları uyarıları ilgili efektörlere taşıyan nör



açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%282%29.jpg
2-Nöroglia Hücreleri

  • Nöronların beslenmesi .

  • Artık maddelerin uzaklaştırılması .

  • Nöronların izolasyonu ve İmpulsların düzenli iletimi .

  • Nöronların desteklenmesi .

  • Ortamdaki iyon konsantrasyonunu kontrol ederek nöronların metabolizmasını ve faaliyetlerini düzenler.

  • Sistemin toksin ve mikro organizmalara karşı korunması .

  • Dokusal dejenerasyonda dejenere olan bölgenin doldurulması ve yamanmasında .

  • Merkezi sistemde nöronlarda miyelin kınını oluşturma (beyin ve omurilik ak maddesinde) rol oynar.

3-Schwann Hücreleri

  • Periferik (çevresel)sinirlerde miyelin kınını oluşturmak.

  • Miyelin sinirlerde aksonu kuşatmak.

  • Periferik aksonların İşlevliliğinin devamını sağlarlar.

  • Periferik sinirlerde aksonların regenerasyon’ unu sağlar.

açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%283%29.gif
Miyelin Kını

  • Aksonlarda izolasyonu sağlayarak uyartı iletim hızını arttırır.

  • Miyelinsiz nöronlarda aksonlar schwann hücreleri ile örtülüdür.

  • Nörona ait oluşum değildir.

  • Ranvier boğumlarında bulunmaz.

  • Merkezi sistemde glia hücreleri perifer sistemde schwann hücreleri oluşturur.

  • Merkezi sinir sisteminin çoğu hücreleri ve otonom sisteminin postganglionik nöronları miyelinsizdir.

  • Miyelin izolasyon görevi gördüğü için impulsun iletimi ranvier boğumları arasında sıçramalarla (Saltotorik) gerçekleşir ve ileti hızı artar.

  • Nöronlarda enerji tasarrufu sağlar.

açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%284%29.jpg
Miyelin Kınını Taşıyan Yapılar
1-Somatik sinirler
2-merkezi sinir sisteminin bazı hücreleri
3-Otonom sistemin preganglionik nöronları
İmpuls Oluşumu ve İletimi
Sinir Hücresi Uyarıldığında (İmpuls oluştuğunda),

  • O2 tüketimi artar.

  • Glikoz tüketimi artar.

  • CO2 artar.

  • Isı artar.

  • Na iyonları hücre içerisine alınır.

  • ATP tüketimi artar.

  • K iyonları hücre dışına çıkar.

açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%287%29.gif
Uyarılan sinir hücresinde elektriksel polarizasyonda gerçekleşen değişimler:
açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%286%29.jpg


açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%2811%29.jpg

Sinir telinden geçen impuls sayısı


1-Uyartının kuvveti
2-Uyartının şiddeti
3-Uyartının tekrarlanma sıklığı
4-Uyartının süresine bağlıdır
.
İmpulsun hızı
1-Aksonun miyelinli olup olmaması (Miyelinli sinirlerde daha hızlı)
2-Ranvier boğum sayısı (Sayı azaldıkça hız artar) (Arasındaki mesafe arttıkça hız artar.)
3-Akson çapı (Çap büyüdükçe hız artar.)
NOT : Ranvier boğumları arasındaki mesafenin uzaması iletimi hızlandırır.

İmpulsların Özelliği ve Sonuçları (Etkileri)



  • Eşik şiddeti altındaki uyarılar sinirde tepki oluşturmaz.

  • Eşik şiddetindeki uyartı sinirde bir veya birkaç impuls oluşturur. Bu impulslar sinir boyunca ilerler. İmpulslar sinapsları geçse bile efektör yapıda tepki zayıf ve bölgesel olur.

  • Eşik şiddetinden fazla uyarı sinirde

    • İmpuls sayısının artmasına

    • Sinapstan geçen impuls sayısının artmasına

    • Tepkinin şiddetinin artmasına

    • Daha fazla efektörle cevap verilmesine neden olur.

  • Uyartının şiddeti impulsun hızını ve etkisini değiştirmez.

  • Uyartının şiddeti oluşan impuls sayısıyla doğru orantılıdır.

  • İmpuls sayısı uyartının şiddeti ve süresine bağlıdır.

  • Uyartının şekli (Kimyasal veya Fiziksel) impuls özelliklerini etkilemez.

  • İmpuls sinapslardan daha yavaş geçer.(Kimyasal yol)

  • İmpulsların sinapslarda engellenmesi veya desteklenmesi (kolaylaştırılması) diğer sinapslarla salgılanan nörotransmiter maddeler veya kimyasal alıcılarla olur.

  • Farklı resöpterlerden alınan farklı uyaranlar sinir hücrelerinde aynı mekanizma ile taşınır.

Tepkinin Derecesinde

  • Nöronların sayısı

  • Dizilişleri

  • İmpuls sayısı

  • Uyartı süresi

Nöronlar arasındaki bağlantı sayısı önemlidir

Omurgalılarda Merkezi Sinir Sisteminin Karşılaştırılması


açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%2816%29.jpg

  • Koklama lobu memelilere doğru beyindeki oranı küçülür.



  • Orta beyin memelilere doğru beyimdeki oranı küçülür.



  • Ön beyin memelilere doğru büyür.



  • Arka beyin memelilere doğru büyür.



  • Beyinin vücuda oranı memelilere doğru büyür.



  • Ön beyin balıklarda tek diğer omurgalılarda iki parçadır.



  • Ön beyin girintileri memelilerde görülür.



  • Nasırlı cisim memelilerde görülür.



  • Beyincik En gelişkin şeklini memelilerde almıştır.



  • Beyin üçgeni sürüngen , kuş ve memelilerde görülür.



  • Beyinciğin beyne oranı en fazla kuşlarda görülür.



  • En fazla beyin kıvrımı insandadır.



  • Beyinin; omuriliğe ve vücuda oranı en fazla insandadır.



  • Memelilerde gelişkin ve kıvrımlı korteks görülür.

III. İNSANDA SİNİR SİSTEMİ

İnsanda sinir sistemi merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sistemi olmak üzere iki kısımda incelenir.



açıklama: http://www.derszamani.net/resim/5b47420b839504e9d7eb1bef710e3a1e.gif

A. MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ

Beynin kısımlarını ve omuriliği içine alır.Beyin ve omurilik dış ve iç ortamdan gelen çeşitli uyartıları alır ve değerlendirir.Merkezi sinir sisteminin yapısı motor nöronların hücre gövdeleri ve ara nöronlardan oluşmuştur.



1. Beyin ve Kısımları

Sinir sisteminin esas merkezini oluşturan beyin, omurilik soğanı ve omurilik isimli yapılar ,üç katlı bir bağ dokusu ile sarılmıştır. Buna meninges (beyin zarı) denir. Menenjit hastalığı bu zarların iltihaplanması olayıdır.



Beyin zar üç kısımdan oluşur:

  • Sert Zar : Kafatası kemiklerine yapışmış olan kalın, dayanıklı bir zardır.

  • Örümceksi Zar : Ortada olup ince bağ dokusu iplikleriyle, iki zarı birbirine bağlar.

  • İnce Zar : Beyni besleyen kan damarlarıyla donatılmış, hem beyne hem de omuriliğe sıkı sıkıya bağlı bir zardır.

Örümceksi zar ile ince zar arasındaki boşluklarda beyin sıvısı (beyin omuriliksıvısı = BOS) bulunur. Bu sıvı kan basıncı etkisi ile kılcaldamarlardan çıkan sıvıdan oluşur.BOS sıvısı, beynin şiddetli sarsıntı ve çarpmalara karşı korunmasında yardımcı olurken,merkezi sinir sistemindeki iyon değişiminin dengede kalmasındada etkilidir. Omurilikteki zar yapısı da beyindeki gibidir.

Gelişimini tamamlamış bir insan beyni,ön beyin,uçbeyin ve arabeyin olmak üzere üç bölümde incelenir.Beynin en büyük ve geniş kısmı ön beyin adını alır. Ön beyin, uç beyin ve ara beyin olmak üzere iki kısımdan oluşur.

  1. Uç Beyin (Beyin Yarımküreleri): Uç beyin önden arkaya doğru uzanan bir yarıkla sağ ve sol yarım küreler olarak ikiye ayrılır.Bu yarım küreler birbirine üstten nasırlı cisim ,alttan beyin üçgeni ile birbirine bağlıdır.Bu bağlar nöronların aksonlarından oluşur.Beyn yarım kürelerini enine ayıran derin yarığa ROLANDA YARIĞI adı verilir.Önbeyinden enine bir kesit alındığında dışta boz madde ,içte ak madde kısımları bulunur.Boz madde kısmı kabuk (SEREBRAL KORTEKS) adını alır.Kabuk kısmının dış yüzeyi çok sayıda kıvrıma sahiptir.Bu kıvrımlar yüzey alanını arttırır.Buda insan beyninin diğer omurgalılara göre daha gelişmiş olmasını sağlar.

Beyin kabuğunu oluşturan boz maddenin altında ak madde adı verilen bir tabaka daha bulunur.Ak madde,miyelinli sinirlerin aksonlarından oluşur.Miyelin,beyaz ve yağlı bir tabaka olduğundan bu kısmın beyaz görünmesine yardımcı olur.Beyin kabuğunda bilinç, hafıza, zeka,düşünme,yazma ,bilerek hareket etme, sağduyu ve beş duyunun alınıp değerlendirilmesi gibi çeşitli merkezler vardır.Bu amaçla yapılan deneylerde beyin yarım küreleri çıkartılmış bir güvercin itilirse,yürüyebildiği,uyarılmadıkça,uçamadığı,havaya atılırsa uçabildiği,açlık hissetmediği,önüne konulan yiyeceği yemediği,ağzına besin verilirse yediği,yanına kedi ve köpek yaklaştığında tepki göstermediği,dış etkenlere karşı duyarlı olmadığı görülmüştür.Bu canlının hareketlerinin tümünün bilinçsiz olduğu gözlemlenmiştir.

Beyin yarım küreleri birbirinden farklı aktiviteleri kontrol eden loplara ayrılmıştır.Örneğin bu loplardan ;

- ön lop: yazma ve konuşma

-,parietal lop(yan kafa) :dokunma

-oksipital lop(arka kafa): görme

-temporal lop(şakak):Duyma ,koklama,hafızamerkezi(ses,koku ve görülen şeylerin kaydedilmesi),konuşulan kelimelerin manasının anlaşılması

-açıklama: http://www.felsefeekibi.com/forumtablolar/anl/beyin1.gif

b. Ara beyin : Ara beyin, talamus ve hipotalamusu arka bölgesini içine alır. Bitkisel hayatın kontrol merkezi veya bütün otomatik hareketler ile metabolizmada dengelerin kurulması bu merkez sayesinde olur.

  • Talamus : Talamusun büyük bir kısmı beyin yarım kürelerine gelen ve giden sinirlerin geçiş bölgesidir. Koku hariç tüm duyusal impulslar büyük beyne giderken talamustan geçer. Acı, sıcaklık ve belirli diğer duyusal impulslar talamus içerisinde duyu olarak benlik kazanır.Talamus beynin diğer bölgelerinden gelen impulslarla uyku ve uyanıklık durumunu düzenler.Daha sonra beyin korteksinin ilgili merkezlerine iletilir.

  • Hipotalamus : Hipotalamus otomatik işlevlerin denetlenmesi için önemli bir merkezdir.

  • Vücut sıcaklığı, su dengesi, iştah, heyecan bu merkezin önemli işlevleridir. Hipotalamus, salgı yapan sinir hücrelerinin de bulunduğu bir merkezdir. Bu salgılar hipofiz bezinin ön lobundan hormon salgılanmasını uyarır. Eşeysel yönelme ve olgunlaşma merkezleri de hipotalamusda bulunur.

  • Ayrıca bu bölgede hipofiz bezide bulunur.Hormonal salgıların kontrol merkezidir. Hipofizin endokrin bezleri etkilemesi sinir ve salgı sisteminin yakın ve fonksiyonel ilişkisini gösterir.

c. Orta Beyin : Ponsun üzerinde, beyincik ve ara beyin arasında kalan kısımdır.Bundan dolayı ön ve arkabeyin arasında köprü görevi görür. Fazla ışıkta göz bebeklerinin küçülmesi,irisin büyümesi gibi refleks merkezleri kontrol edilir. Orta beyinde kas tonusunu(dinlenme halinde kasların azda olsa kasılı halde bulunması) ve vücudun duruşunu düzenleyen merkezler bulunur.

d. Arka Beyin : Arka beyin beyincik ve omurilik soğanından meydana gelir.

  • Beyincik: Beynin arka alt kısmında omurilik soğanın üzerinde bulunur.İki yarım küreden oluşur.Beyincikten enine kesit alınıp incelendiğinde dışta boz,içte ak maddeden oluştuğu görülür.Ak madde ,boz madde içine dallanmalar yapar.Bu görünüm bir ağacı andırdığı için hayat ağacı adıda verilir.Beyincik motorik (hareket)düzenleme ve denge merkezidir. Duyu organlarından, kaslardaki almaçlardan, kulağın denge ile ilgili kısımlardan gelen uyarılar bu organa ulaşır.Görme,işitme ve kas hareketleri arasında koordinasyonu sağlar.

Beyincik vücudun duruşunu ve kasların tonus halini düzenler. Beyincik zedelenirse insanda kas hareketleri düzensizleşir(yürümede bozukluk,titreme ve denge kaybı ortaya çıkar..Bebekler beyincik gelişimini tamamlamadan oturamaz,ayakta duramaz ve yürüyemezler.

açıklama: http://www.derszamani.net/resim/32a07013682ea223b6f393bdff6450e2.gif

Şekil : Merkezi Sinir Sisteminin Kısımları

  • Omurilik Soğanı : Beyinciğin altında,omurilik ile pons arasında yer alır.Omuriliksoğanında önbeyin ve beyinciğin tersine ,dışta ak içte boz madde bulunur ve omuriliğin devamı niteliğindedir.Birçok yönüyle omuriliğe benzer. Beyin yarım kürelerinden çıkıp ,vücuda giden motor sinirler omurilikte çaprazlanır.Böylece beynin sağ yarım küresinden çıkan sinirler ,vücudun sol tarafını,sol yarım küreden çıkan sinirlerde ,vücudun sağ tarafını kontrol eder.Omuriliğe inen ve çıkan sinir demetlerinin bazıları buradan doğrudan doğruya geçer bazıları da burada çaprazlaşır. Omurilik soğanındaki sinir merkezleri, solunum, sindirim, dolaşım, boşaltım, salgılanma ve üreme gibi önemli olayları düzenler. Omurilik soğanında, soluma, yutma, çiğneme, öksürme, hapşırma, kusma, kan damarlarının büzülmesi ve gevşemesi, kalp atışı, tükrük salgılanması gibi reflekslerin kontrol edildiği merkezler bulunduğundan omurilik soğanına hayat düğümü adıda verilir.

  • Pons(Varoli köprüsü):Arka beynin bir parçası olan pons,ortabeyin ile omuriliksoğanı arasında bulunan kalın sinir demetlerinden oluşur.Pons,omuriliksoğanı ve ortabeyin ile birlikte beyin sapı olarakta ifade edilir.Pons sadece omurgalı hayvanlar içerisinde memelilerde bulunur.Varoli köprüsü olarakta ifade edilen bu yapı beyinciğin iki yarım küresi arasındaki impuls iletimini sağlar.Vücudun sağ ve sol tarafındaki farklı kasların çalışmasını ve solunum merkezlerini düzenler.

2. Omurilik

Omurilik, omurganın ortasındaki boşluğa yerleşmiştir. Omurilikte beyinde olduğu gibi 3 zarla çevrilidir veBOS sıvısı bulunur.Omuriliğin dış tarafı beyindekinin tersi bir yapıda olup ak maddeden, iç kısmı ise boz maddeden meydana gelmiştir. Omurilikten 31 çift duyu ve hareket siniri yani karma sinir çıkar.Boz maddeden iki çift sinir çıkar.Sırt tarafından çıkanlar duyu,karın tarafından çıkanlar motor nöronları bulunduran sinirlerdir.



açıklama: http://www.derszamani.net/resim/d2c50b4c873fcf3c02701904baec042b.gif

Şekil : Omuriliğin Enine Kesiti ve Sinirlerin Durumu

Omuriliğin temel görevleri şöyle sıralanabilir :

  • Beyne gelen ve beyinden çıkan impulsları iletmek

  • Bir refleks merkezi olarak çalışmak yani refleksleri yönetmek ve kontrol etmek

  • Alışkanlık hareketlerini denetlemek

açıklama: http://www.lisebiyoloji.com/resim/lisebiyoloji-sinir%20%2817%29.jpg

Refleks : Reseptörlerin (alıcıların) uyarılması ile kas ve bez gibi organlarda meydana getirilen istek dışı aktivitedir. Omurilik refleksleri çizgili kasların kasılmasıyla gerçekleşen istemsiz hareketlerdir.

  • Elimize iğne battığında aniden çekilmesi,

  • Diz kapağına vurulduğunda ayağın öne fırlaması,

  • Beyni çıkarılmış bir hayvanın bazı uyartılara reaksiyon göstermesi birer refleks hareketidir.

açıklama: http://www.derszamani.net/resim/2b3738c384f0c43c331de878cb1ac507.gif

Şekil : Bir Refleks Yayının Çalışması(Refleks yayında duyu,ara ve motor nöron vardır)

İnsanlarda doğuştan gelen bazı ortak refleksler vardır. Bunlara kalıtsal refleksler denir. Örneğin; yeni doğmuş bir bebekteki emme refleksi, göz kapağının kırpılması ve parlak ışıkta göz bebeklerinin küçülmesi,öksürük,hapşırma,göz kırpma gibi. Daha sonra öğrenilmiş bazı davranışların sürekli yapılması ile oluşan refleksler de vardır. Bunlara da şartlı refleksler (kazanılmış)denir.

Örgü örmek, güzel yazmak, tören yürüyüşü, yüzmek, araba kullanmak, müzikle dans etmek, limon görünce tükrük salgılamak birer koşullu reflekstir.Bu reflekslerde hata yapıldığında tekrar devreye beyin girer.Yani davranış omurilik tarafından yönetilse bile beyin herzaman bilgilendirilir.

Beyin, gerektiğinde refleksleri baskılayabilir ve yönlendirebilir.



B. ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ

Beyin ve omurilikten çıkan, onları vücuttaki bütün alıcı ve uyarılan dokulara bağlayan sinirlere çevresel sinir sistemi denir. Sinirler ve bazı küçük sinir düğümlerinden oluşmaktadır.



  • Beyin (kafa)Sinirleri : İnsan beyninin değişik bölgelerinden 12 çift sinir çıkar.Bu sinirlerin çoğu duyu ve motor nöronları içerir.Bu sinirler baştaki ve gövdenin üst kısmındakş organlara dağılır.Bu sinirlerden 10.kafa siniri olan vagus siniri göğüs ve karın boşluğundaki iç organların çalışmasını denetler.

  • Omurilik Sinirleri : Omuriliğin arka ve ön kökler olarak adlandırılan bölgelerinden 31 çift sinir çıkar ,duyu ve motor nöronlar içerir. Omurilikteki ön kökten çıkan sinirlerin tahrip olması, hangi bölgeyi besliyorsa o bölgenin felç olmasına neden olur.

Çevresel sinir sistemi görev ve işleyiş bakımından somatik sinir sistemi ve otonom sinir sistemi olarak ikiye ayrılır.

1. Somatik Sinir Sistemi

Merkezi sinir sisteminden iskelet kaslarına giden motor nöronlardan oluşmuştur.. Bu nöronların hücre gövdeleri merkezi sinir sisteminde bulunur. Aksonları ise doğrudan iskelet kaslarına gider ve isteğimizle çalışan organları (iskelet kaslarını) idare eder.

Koşma, zıplama, bağırma, resim yapma gibi beynin kontrolünde olan hareket ve davranışlarımızı bu sistem yardımıyla yürütürüz.



2. Otonom Sinir Sistemi

Otonom sinir sisteminde sadece miyelinsiz motor sinirler vardır. Bu motor sinirler organların hızlı çalışmasını veya yavaşlamasını sağlar. Beyin şuurumuz dahilinde otonom sinir sistemine hükmedemez. Ancak otonom sinir merkezlerini kontrol eder.

Bu sistem birbiriyle zıt çalışan sempatik ve parasempatik sinirlerden meydana gelir.

a. Sempatik Sistem : Sempatik sistem, özellikle organizma zor durumlarda kaldığı zaman etkilidir. Hızlandırıcı etki yapar.

Sempatik sistemin çalışmasıyla kan basıncı ve kan glikozu yükselir, kalp atışları hızlanır, kıllar dikleşir, kan damarları daralır, bronşlar genişler ,terleme artar ve göz bebekleri genişler; idrar kesesini gevşetir,idrar birikir,genellikle vücutta bir stres doğmasına neden olur. Bu durum uzun sürerse vücudun direnci azalır ve zayıflar. Sadece sindirim sistemi faaliyetleri yavaşlar.



b. Parasempatik Sistem : Sempatik sistemin aksine organların faaliyetlerini yavaşlatıcı bir etkiye sahiptir. Ayrıca sindirim sisteminin peristaltik hareketlerini hızlandırır. Parasempatik sinirlerden olan vagus siniri asetil kolin hormonu salgılayarak kalp atışlarını yavaşlatır ve kan basıncını düşürür.Bronşları daraltır,göz bebekleri küçülür,kan damarlar genişler,idrar kesesi kasılır,idrar atılır.


Поделитесь с Вашими друзьями:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə