Hücrelerin anormal, kontrolsüz büyümesi,yayılması ve normal dokuyu istila etmesi ile karakterize bir grup hastalıktır



Yüklə 445 b.
tarix26.11.2016
ölçüsü445 b.



Hücrelerin anormal, kontrolsüz büyümesi,yayılması ve normal dokuyu istila etmesi ile karakterize bir grup hastalıktır.

  • Hücrelerin anormal, kontrolsüz büyümesi,yayılması ve normal dokuyu istila etmesi ile karakterize bir grup hastalıktır.



GENEL ANLAMIYLA;

  • GENEL ANLAMIYLA;

  • VÜCUDU SARAN MİKROORGANİZMALARI ,

  • KONAKÇIYA ZARAR VERMEDEN ÖLDÜREN ,

  • VEYA GELİŞMELERİNİ DURDURAN ,

  • İLAÇLARLA YAPILAN TEDAVİ ŞEKLİNE KEMOTERAPİ DENİR.



Radyoizotoplar

  • Radyoizotoplar

  • İmmünoterapi

  • Biyolojik yanıt modifiye ediciler ve diğer İmmünoterapötikler



  •  

  • Kemoterapi kanser tedavisinde, neoplastik hastalığın sürecini yavaşlatmak, geriletmek ya da durdurmak amacıyla antineoplastik ilaç kullanımını içermektedir.

  • Kanser kemoterapisinde hastalarının tedavisinde tam yanıt elde etmek, kanserin tam olarak tedavi edilemeyeceği durumlarda yaşam kalitesini arttırmak ve yaşam süresini uzatmak için ve hastalığın tedavisi yada kontrol altına alınmasının olanaksız olduğu durumlarda hastanın rahatlığını sağlamak amaçlanmaktadır.

  •  



Kemoterapinin Kontrendikasyonları

  • Kemoterapinin Kontrendikasyonları

  • Enfeksiyon

  • Cerrahi

  • Böbrek ve Karaciğer Fonksiyon Bozuklukları

  • Yakın Zamanda Radyoterapi Almış Hasta

  • Kemik İliği Depresyonu



SİTOTOKSİK İLAÇLAR

  • SİTOTOKSİK İLAÇLAR

  • Alkilleyici ajanlar

  • Antrasiklinler ve diğer sitotoksik antibiyotikler

  • Antimetabolitler

  • Vinka alkoloidleri ve Etopozid

  • Platin Bileşikleri

  • Taksanlar



Glukokortikoidler

  • Glukokortikoidler

  • Estrojenler,Projestorenler ve Estrojen Reseptör Antagonistleri

  • Gonadorelin (GnRH) Analogları

  • Antiandrojenler

  • Somatostatin



Azotlu hardallar

  • Azotlu hardallar

  • Etileminler ve Metilmelaminler

  • Alkil sülfonatlar

  • Nitrozoüreler

  • Triazenler ve Hidrazin türevleri



Siklofosfamid

  • Siklofosfamid

  • İfosfamid

  • Mekloretamin

  • Klorambusil

  • Melfalan



Karmustine

  • Karmustine

  • Lomustin

  • Semustin

  • Estramustin



Dakarbazin

  • Dakarbazin

  • Prokarbazin



1. Folik asid Antimetabolitleri

  • 1. Folik asid Antimetabolitleri

  • Metotreksat

  • Kalsiyum folinat

  • Raltitreksed

  • Pemetreksed



Merkaptopürin

  • Merkaptopürin

  • Tioguanin

  • Fludarabin

  • Kladribin



Fluorourasil

  • Fluorourasil

  • Tegafur

  • Sitarabin ( Ara – C )

  • Gemsitabin

  • Kapesitabin



Vinblastine

  • Vinblastine

  • Vinkristine

  • Vinorelbin

  • Vindesin

  • Etopozid

  • Tenipozid



Daktinomisin

  • Daktinomisin

  • Daunorubisin

  • Doksorubisin

  • Mitoksantron

  • Bleomisin



Sisplatin

  • Sisplatin

  • Karboplatin

  • L- Asparajinaz

  • İrinotekan

  • Topotekan



1- Acil ve erken dönem yan etkiler

  • 1- Acil ve erken dönem yan etkiler

  • 2- Orta süreli yan etkiler

  • 3- Geç dönem yan etkiler



Allerjik Reaksiyonlar

  • Allerjik Reaksiyonlar

  • Kardiyak Aritmi

  • Aşırı Kusmalar

  • Enjeksiyon yerinde ağrı ve kızarıklık

  • Ateş

  • İdrarın kırmızı renkte gelmesi

  • Fotosensitivite

  • Ekstravazasyon



2- Orta Süreli Yan Etkiler

  • 2- Orta Süreli Yan Etkiler

  • - Kemik İliği Depresyonu

  • - Bulantı- Kusma

  • - İştahsızlık

  • - Diyare ve Konstipasyon

  • - Stomatit

  • - Yorgunluk-Halsizlik:

  • - Alopesi (Saç Dökülmesi)

  • - Kaşıntı

  • - Emosyonel Değişiklikler



Kardiyak etki

  • Kardiyak etki

  • Gonodal etki

  • Nörolojik etki

  • Pulmoner etki

  • Renal etki



Bulantı ve kusma genellikle kemoterapi tedavisi nedeniyle görülür. Bulantı tedaviden sonraki ilk 6 saat içinde ortaya çıkmaktadır.

  • Bulantı ve kusma genellikle kemoterapi tedavisi nedeniyle görülür. Bulantı tedaviden sonraki ilk 6 saat içinde ortaya çıkmaktadır.

  • Amaç, sıvı ve elektrolit dengesini sürdürmek, yeterli beslenmesini sağlamak, oral mukozayı korumak ve bulantının azaldığının ifade edilmesidir.



İştahsızlık, yiyeceklerin sindirimi, besin alımı yetersizliği, kullanılan ilaçlar ve aktivite azlığı, bulantı, kusma, stomatit, depresyon ve bazı kemoterapötik ilaçlar nedeniyle görülmektedir. Yemek yemede isteksizlik ve sonuçta kilo kaybı söz konusudur.

  • İştahsızlık, yiyeceklerin sindirimi, besin alımı yetersizliği, kullanılan ilaçlar ve aktivite azlığı, bulantı, kusma, stomatit, depresyon ve bazı kemoterapötik ilaçlar nedeniyle görülmektedir. Yemek yemede isteksizlik ve sonuçta kilo kaybı söz konusudur.

  • Amaç; bulantı ve kusmanın önlenmesi, yeterli yeme içmenin sağlanmasıdır.



Kemoterapi ve/veya radyoterapiye bağlı kemik iliği baskılanması, immünosüpresyona bağlı oluşan ve enfeksiyon gelişme riskine yol açan önemli bir semptomdur.

  • Kemoterapi ve/veya radyoterapiye bağlı kemik iliği baskılanması, immünosüpresyona bağlı oluşan ve enfeksiyon gelişme riskine yol açan önemli bir semptomdur.

  • Amaç; enfeksiyon ile ilgili risk faktörlerini bilmesi ve enfeksiyonlardan korunmak için uygun önlemleri aldığını göstermesi, enfeksiyon belirti ve bulgularının gözlenmemesidir



Kemik iliği depresyonu, kemoterapi, DİC ve pıhtılaşma faktörlerinin yetersiz yapımı nedeniyle kanamaya eğilimin artmasıdır. Hastada peteşi, ekimoz, hematüri, hipotansiyon, taşikardi, anemi ve trombosit sayısında (150000/ mm³) azalma vardır.

  • Kemik iliği depresyonu, kemoterapi, DİC ve pıhtılaşma faktörlerinin yetersiz yapımı nedeniyle kanamaya eğilimin artmasıdır. Hastada peteşi, ekimoz, hematüri, hipotansiyon, taşikardi, anemi ve trombosit sayısında (150000/ mm³) azalma vardır.

  • Amaç; kanama belirti bulgularını gözlemlemek ve erken belirlemek, travmaya bağlı kanamayı önlemek, kanamayı değerlendirmek ve kontrolünü sağlamaktır.



Kemik iliği depresyonu, kemoterapi, DİC’e bağlı olarak gelişen bir tablodur. Özellikle cisplatin alan hastalarda, tedaviden üç ay sonra anemi görülme ihtimali çok fazladır.

  • Kemik iliği depresyonu, kemoterapi, DİC’e bağlı olarak gelişen bir tablodur. Özellikle cisplatin alan hastalarda, tedaviden üç ay sonra anemi görülme ihtimali çok fazladır.

  • Amaç; anemi belirti bulgularını gözlemek, erken belirlemek ve gerekli tedbirleri almaktır.



Ağız ve orafarenksteki ülseratif lezyonlar, oral inflamasyon, kemoterapi (immünosupresyon), bulantı kusma, oral hijyen yetersizliği, nötropeni, trombositopeni ve dehidratasyon nedeniyle gelişebilir. Oral kavitede eritem, ödem, ağız kuruluğu, dudaklarda yanma duygusu, travma, kuru sert yiyecekler ya da sert fırça kullanımına bağlı sekonder hemorajik ülserasyonlar

  • Ağız ve orafarenksteki ülseratif lezyonlar, oral inflamasyon, kemoterapi (immünosupresyon), bulantı kusma, oral hijyen yetersizliği, nötropeni, trombositopeni ve dehidratasyon nedeniyle gelişebilir. Oral kavitede eritem, ödem, ağız kuruluğu, dudaklarda yanma duygusu, travma, kuru sert yiyecekler ya da sert fırça kullanımına bağlı sekonder hemorajik ülserasyonlar

  • Amaç; oral mukozada ağrının ve enfeksiyonun görülmemesidir.



  • Kemoterapötik ilaçların dozuna bağlı olarak saç, aynı zamanda kaş, kirpik ve tüm vücut kıllarının kaybıdır. Saç folikülleri hızla büyüyen hücreler içerdiği için, kemoterapik ilaçlardan 2-4 hafta sonra başlar ve tedavi bittikten 4-6 hafta sonra tekrar çıkmaya başlamaktadır. Alopesi, beden bilinci fazlaca gelişmiş hastalarda ciddi psikolojik sorunlara neden olabilir bunun için gerekirse psikolojik yardım

  • sağlanabilir.

  • Amaç; vücudundaki bu önemli değişikliği kabullenmesini sağlamak ve oluşabilecek bu yan etkiyi en aza indirmektir



Kemoterapi, anksiyete, stres gibi nedenlerle GİS’in aktif olarak bölünen epitelyal hücrelerinin hasarıdır. Dehidratasyon, malnitrüsyon ve elektrolit dengesizliği gibi hayatı tehdit edici komplikasyonları vardır.

  • Kemoterapi, anksiyete, stres gibi nedenlerle GİS’in aktif olarak bölünen epitelyal hücrelerinin hasarıdır. Dehidratasyon, malnitrüsyon ve elektrolit dengesizliği gibi hayatı tehdit edici komplikasyonları vardır.

  • Amaç; diyarenin önlenmesi, yeterli ve dengeli bir beslenme ile vücudun gereksinimlerinin karşılanması, sıvı elektrolit dengesinin normal seviyede olmasının ve normal kilonun sürdürülmesinin sağlanmasıdır.



Kemoterapinin nörotoksik etkisi, narkotik ajanların kullanımı, hareketsizlik, yeme alışkanlığında değişiklikler, dehidratasyon, hipokalsemi nedenleri ile gelişebilir. Kanserli hastaların %50 ‘si konstipasyonu deneyimlemekte olup bunun %78’i terminal dönem kanserli hastalardır. Dışkı tıkacı, ciddi ağrı, bulantı kusmaya neden olabilen konstipasyon hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.

  • Kemoterapinin nörotoksik etkisi, narkotik ajanların kullanımı, hareketsizlik, yeme alışkanlığında değişiklikler, dehidratasyon, hipokalsemi nedenleri ile gelişebilir. Kanserli hastaların %50 ‘si konstipasyonu deneyimlemekte olup bunun %78’i terminal dönem kanserli hastalardır. Dışkı tıkacı, ciddi ağrı, bulantı kusmaya neden olabilen konstipasyon hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.

  • Amaç; normal sıklıkta ve kıvamda gaita yapılması, defekasyonda ağrı olmaması, laksatif lavman ya da supozituvara gereksinimin azalmasıdır.



Kanserli hastalarda sık görülen sorunlardan biri olan yorgunluk, kemoterapinin yan etkisi olarak ortaya çıkan bulantı, kusma, diyare, ağrı, immobilite, anemi ve malnütrisyon gibi faktörlerle ilişkili olarak ortaya çıkan bir semptomdur.

  • Kanserli hastalarda sık görülen sorunlardan biri olan yorgunluk, kemoterapinin yan etkisi olarak ortaya çıkan bulantı, kusma, diyare, ağrı, immobilite, anemi ve malnütrisyon gibi faktörlerle ilişkili olarak ortaya çıkan bir semptomdur.

  • Yorgunluk; kanserli hastaların hayatlarında çok önemli bir sorun olabilmekte, hastaların kendileri hakkındaki hislerini, günlük aktivitelerini, diğer kişilerle ilişkilerini etkileyebilmekte ve tedaviyi sürdürmelerine engel olabilmektedir.

  • Amaç; hastanın yorgunluğunun nedenlerini anlatabilmesi, yaşam üzerine yorgunluğun etkilerine ilişkin duygularını paylaşabilmesi, günlük ve haftalık aktiviteleri için önceliklerini belirleyebilmesi, aktivite düzeyinde tatmin edici sonuçlar elde edebilmesidir



  • Kemoterapi ve radyoterapinin etkisiyle vücudun deri tabakasındaki iritasyon, kızarıklık, kaşıntı ile kendini gösteren değişimdir.

  • Amaç; tedavi alanını değerlendirerek deri reaksiyonlarını en aza indirmek ve deri bütünlüğünü sürdürerek enfeksiyon gelişimini önlemektir.



Hastalık veya tedavinin etkilerinin yüze yansıması olarak ifade edilir.

  • Hastalık veya tedavinin etkilerinin yüze yansıması olarak ifade edilir.

  • Amaç, ağrı düzeyinin tolere edebilecek düzeye getirilmesini sağlamak, hastanın ağrısının azaldığını veya yok olduğunu ifade etmesidir.



Kanserin herhangi bir evresinde görülen davranışlarda aşağıdaki faktörler etkili olmaktadır; geçmiş hastalık deneyimleri ve uyum yetileri, gelecek planlarının tehdit edilme derecesi, hastalığa ilişkin sosyal ve kültürel tutumlar ve dini inanışlar, genel kişilik özellikleri, aile içinde üstlenilen rol modelleri, yaşam şekli ve sosyo ekonomik durumları, sosyal destek sistemleri ve bunlara ulaşılabilirlik düzeyleri, hastalığın boyutu ve semptomların varlığı, duygu düşüncelerini açıklama yetenekleri, tanının konduğu yaş ve gelişim düzeyleri.

  • Kanserin herhangi bir evresinde görülen davranışlarda aşağıdaki faktörler etkili olmaktadır; geçmiş hastalık deneyimleri ve uyum yetileri, gelecek planlarının tehdit edilme derecesi, hastalığa ilişkin sosyal ve kültürel tutumlar ve dini inanışlar, genel kişilik özellikleri, aile içinde üstlenilen rol modelleri, yaşam şekli ve sosyo ekonomik durumları, sosyal destek sistemleri ve bunlara ulaşılabilirlik düzeyleri, hastalığın boyutu ve semptomların varlığı, duygu düşüncelerini açıklama yetenekleri, tanının konduğu yaş ve gelişim düzeyleri.

  • Amaç; risk faktörlerine yönelik düzenlenen planın kabulu, uygulanacak tedavi planın katılım sorumluluğunu alma, etkili baş etme yöntemleri geliştirmedir.




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə