Üst yüzey ama



Yüklə 0.79 Mb.
səhifə2/3
tarix05.12.2016
ölçüsü0.79 Mb.
1   2   3

DOLGU MACUNU İLE ONARMA

İlk kaba zımparalama bittikten sonra yüzeyde var olan veya zımparalama sonrası net olarak açığa çıkan birleşme yerlerindeki ve ağaç yüzeyindeki derin oyuklar, çatlaklar, hatalar, onarma macunları ile doldurularak kapatılır.


Dolgu macunu ile yüzey doldurulurken zımparalanan ağacın tozlarından elde edilen macun ya da aynı ağaç renginde piyasada satılan hazır dolgu macunları kullanılmalıdır.
Farklı ağaç tozundan yapılmış veya farklı renkte satın alınmış dolgu macunları yüzeyde renk değişiklikleri yapar. Hazır alınan dolgu macunlarında ağacın rengini tam olarak tutturmak zordur. Eğer böyle bir sorunla karşılaşılırsa zımpara aşamasında elde edilen ağacın kendi tozlarından dolgu macunu hazırlamak en doğru olanıdır.
Zımpara tozları, tutkal ya da vernik ile karıştırılarak iki şekilde dolgu macunu hazırlanabilir. Tutkal ile hazırlanana tutkal macunu, vernik ile hazırlanana vernik macunu denir.
NEMLENDİRME
İkinci kere kaba zımparalaması yapılan parçanın, perdahının tam ve eksiksiz yapılması için ince zımparalama yapmadan ahşap yüzey nemlendirilir. Islatma da denilen bu işlemde amaç yumuşak ilkbahar halkalarının sistire ve kaba zımparalama esnasında oluşan baskıdan dolayı ezilen liflerini tekrar kabartmaktır.
Nemlendirme işleminde yüzeyin ıslatılması abartılmamalı, ağaç yüzeyler ılık suyla ıslatılmış ve suyu sıkılarak nemlendirilmiş bir bezle silinerek kabartılmalıdır. Kabartma işlemi için ağacın durumuna göre birkaç dakika bekledikten sonra son zımparalama olan ince zımparalamaya geçilir. Zımparalama işlemi için uzun süre beklenirse ağaç oda sıcaklığından etkilenerek kurumaya başlayacak ve bünyesindeki nemi atarak tekrar eski formuna dönecektir. Nemlendirme işlemi için lekesiz, boya vermeyen temiz bir bez kullanılmalıdır.


İNCE ZIMPARALAMA
Nemlendirilerek lifleri kabartılan tekne, sap ve kapak yüzeyleri son kez zımparalanır. Perdah işleminin de son basamağı olan bu aşama ince zımparalamadır. İnce zımparalamadaki amaç yüzeyde oluşan kalın zımpara izlerini ve onun alamadığı hassas yüzeyleri aşındırarak temizlemek ve düzeltmektir. İnce zımparalama için 180, 220, 240, 280, 320 numara zımparalar kullanılabilir. Daha iyi bir yüzey kalitesi elde edebilmek için 180 veya 220 ile başlanılan ince zımparalama işlemine, 240 veya 280, 320 numara zımpara ile devam edilebilir. Zımpara tanecikleri küçüldükçe yüzey kalitesi artacaktır.
Uygulama videosu

ASİTLERLE RENK AÇMA

Asit sulu çözeltilerinin tadı ekşi olan, bazı indikatörlerin (belirteçlerin) rengini değiştiren (mesela mavi turnusolu kırmızılaştıran) maddelerin ortak adıdır.




Özellikleri
Ağaç işleri endüstrisinde asitler ağaç malzemeye üst yüzey işlemleri yapılmadan önce veya yapıldıktan sonra renk açmada kullanılır. Asitler çok önemli renk açıcı özelliğe sahiptir. Renk açma ağaçta bir, (genellikle) iki çözeltinin uygulanmasıyla yapılır. İki çözelti birbiriyle karıştırılarak uygulandığı gibi biri diğerinin ardından da uygulanabilir.
Asit etkili kimyasallar, renk açıcı, ağartıcı koyulaşmayı gideren veya azaltan özelliklere sahiptir. Renk açma işleminde kullanılacak asitler uçucu olmalıdır. Yüzeye uygulanan asitler suyun buharlaşması sonucunda hücre boşlukları ve gözeneklerde kristalleşmeler oluşturur.
Uygulama şekilleri
Doğada yetişen ağaç odunlarının renkleri birbirinden farklıdır. Hatta aynı ağaç türüne ait malzemelerinde farklı bölümlerinde renk farkı vardır. Tomruk hâlinde kesilmiş ağaçların uzun süre açık havada bekletilmesi sonucu doğal rengin koyulaştığı görülür.

Mobilya üretiminde iş parçalarında farklı renklerin bir arada kullanılması mobilya estetiğine uygun değildir. Renk farklılığının giderilmesi ve önceden kesilmiş ağacın doğal rengini tekrar bulması için renk açma işlemine gerek duyulmuştur. Renk açma, bir veya iki çözeltinin uygulanmasıyla ağaç malzeme yüzeyinin rengini koyu hâlden daha açık hâle getirmektir.


Gerekli kalınmadığı sürece renk açma işlemi ağaç malzemede genellikle tavsiye edilmez. Çünkü rengi açılan ağaç doğal güzelliğinden çok şey kaybeder.
Oksalik asit (COOH2) ile renk açma
Karışım 1 litre sıcak su veya alkole 30–50 g oksalik asit eritilerek hazırlanır. Arzu edilen ağartma yapılıncaya kadar yüzeye bitkisel fırça ile uygulanır. Genellikle yüzeye 80–

100 g/m2 olacak Şekilde sürülür. Oluşacak asit kristalleşmelerini temizlenmesi için asetik asit eriyiği ile nötrleştirilir, kurutulur ve zımparalandıktan sonra vernikleme işlemine geçilir. En iyi sonucu meşe ağacında verir.


Hidroklorik asit (HCl) ile renk açma
Hidroklorik asitle renk açma işleminde 1 bölüm asite 10 bölüm su karıştırılarak kullanılır. Renk açma sıvısı hazırlanırken asidin su ile ani reaksiyona girmesi tehlikeli olacağından önce su bir kaba boşaltılır. Daha sonra asit ince bir iplik şeklinde dökülerek hazırlanmalıdır.
Rengi açılacak yüzeye bitkisel bir fırça yardımıyla uygulanır. Uçucu olmasına rağmen yine de bir miktar asit kırıntıları kalır. Renk açma işleminden sonra yüzey ılık su ile iyice yıkanmalıdır. Uygulanan yüzey kuruması için 24 saat bekletilir ve hafif zımparalamadan sonra vernikleme içlemine geçilir.


Sodyum bisülfit (NaHSO3) ile renk açma
Çözelti, 1 litre kaynamış suda 50 g sodyum bisülfit eritilerek hazır hâle getirilir. Renk açma uygulaması eriyik sıcakken ve oksalik asitteki uygulama gibi yapılır.
Asetik asit (CH3COOH) ile renk açma
Asetik asit ağaç yüzeylerde renk açma işleminde kullanılan bir diğer asit çeşidi olup genellikle diğer renk açma gereçlerinin ağaç yüzeyde bıraktığı asit kırıntılarını nötrleştirmede kullanılır.

AMONYAKLA RENK AÇMA
Amonyak renksiz, bazik özellikte olup çok keskin kokulu ve havadan hafif bir gazdır. Doğada doğal olarak da bulunabildiği gibi genellikle imalat sanayisinde sentetik olarak üretilmektedir.
Özellikleri
Amonyak moleküler, yapısı piramit şeklinde olan polar bir moleküldür. Piyasada satılan amonyaklar genellikle % 25 – 28 oranında suda eritilmiş hâlde bulunur. Sudaki eriyiğinin kimyasal adı amonyum hidroksittir. Sıvı amonyak su gibi çözücü özelliğe sahiptir.

Ağaç işleri endüstrisinde amonyak ağaç malzemeye üst yüzey işlemleri yapılmadan önce veya yapıldıktan sonra renk açmada kullanılır. iki çözelti birbiriyle karıştırılarak uygulandığı gibi biri diğerinin ardından da uygulanabilir.

Ayrıca asit lekelerinin giderilmesinde, metallerin parlatılmasında ve yağlı eşyaların temizlenmesinde de kullanılır. Çok keskin kokulu olduğundan solunum organlarının tahriş olmasına neden olur. Bu nedenle amonyakla çalışanların pamuklu maske ile çalışmasında yarar vardır. Çok iyi kapatılmış şişelerde ve serin yerlerde saklanır.
Uygulama şekilleri
Amonyakla renk açma işlemi diğer kimyasallarla renk açma işlemine göre daha ucuzdur. Yüzeyde artık bırakmadığı için de başka bir işlem gerektirmeden vernikleme işlemine geçilebilir. Atölye ve laboratuvar deneylerine göre belirtilen oranlarda karıştırılmalıdır. Oksijen çıkışının hızlandırılması için amonyağın fazla miktarda konulması renk açma işlemini azaltır. Fazla amonyağın bir diğer etkisi de ağacın türüne göre, yeşil ve kahverengi lekelerin oluşmasıdır.
Amonyakla renk açma
Amonyakla renk açma işlemi daha önce de belirttiğimiz gibi iki çözeltili şekilde uygulanır. Uygulama şekli 0,5 litre amonyak 1litre su ile karıştırılır. Rengi açılacak olan yüzeye sürülerek biraz beklenir. Daha sonra % 30’luk perhidrolle işleme devam edilir. Bu işlem renk açma sıvısının ağaca derinlemesine işlemesinde çok etkilidir. Kimyasal artık bırakmayan en uygun ayrıştırıcı amonyaktır. Nötürleşme olmaz, temizlemek için gerekirse hafif bir zımpara yapılır.

Ayrıca bu tür renk açma işleminde en uygun sonuç, genellikle akçaağaç, kayın, Dişbudak, ceviz, huş, kiraz ve çınar gibi açık renk ağaç malzemelerde elde edilir.


.

AHŞAP KORUYUCU MADDELER İLE RENKLENDİRME YAPMA


1. Boyalar
Renk vermek veya dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli veya renksiz maddeye boya denir.
Boya uygulandığı yüzeyleri güzelleştiren ve o yüzeyler üzerinde koruyucu tabaka

meydana getiren dekoratif bir malzemedir.


Boyanın değişik tekniklerle yüzeylere uygulanmasına boyama çalışması yapmak, işlemi yapana da boyacı denir.
2. Çeşitleri
Piyasada çok değişik yapı ve özellikte boyalar mevcuttur ve hepsinin yapısı, özellikleri ve kullanıldığı yerler farklılıklar gösterir. Ancak ahbap yüzeylerin boyanmasında kullanılan boyaları iki ana grupta incelemek mümkündür.
Örtücü boyalar: Bu tür boyalar ağacın renk ve dokusunu örten ve değiştiren boyalardır. Bu tür boyalarla boyanan ağacın doğal yapısı görünmez ancak hem havanın bozucu etkilerinden korunmuş hem de beğenilen bir renge boyanmış olur. Firmalar rekabet ortamında sürekli araştırma yapmakta ve farklı tür ve özellikte boyalar geliştirmektedir. Örtücü boyalarla yapılan ahşap boyama işlemleri lake boya diye adlandırılır.

Lake boya örnekleri

Lake boyalı mobilya örnekleri

Lake boyalı elbise dolabı
Örtücü olmayan boyalar: Yine farklı firmaların farklı isim ve özellikte piyasaya sürtükleri bu boyalar ağacı boyayan ancak desen ve dokusunu örtmeyen boyalardır. Bu boyalar ağacın rengini değiştirir ancak özışın, damar gibi yapısal özellikleri görülür.

Örtücü olmayan boyalı iş paası

Örtücü olmayan boyalı bir konsol


Boyalar imal edilirken kullalan reçine türlerine göre şöyle de isimlendirilir:

Boyaların üretiminde kullanılan bağlayıcı (reçine, yağ vs.), pigment (renklendirici), kimyasal katkı malzemeleri (kurutucular), solventler (çözücü ve incelticiler) oranları değişik Şekillerde formüle edilerek astar, yarı mat ve parlak boya çeşitleri elde edilir ve piyasaya sürülür.




Özellikleri
Boyalarda aranan ve olmagereken temel özellikler şunlardır:


Mobilyaları korumak
Ağaç malzemeden hazırlanan eşya nemden, havanın bozucu etkilerinden, kimyasal etkilerden, vurma, sürtünme, aşınma gibi fiziksel etkilerden bozulur. Bazı mikroorganizmalar da yaşamlarını sürdürmek için ağaca zarar verir. Boya, cila ve vernik gibi koruyucuların kullanılmasındaki amaç, ağacı yıpratan ve bozan etkilere karşı ağaç malzemeyi korumaktır.


Mobilyalara estetik bir görünüm kazandırmak
Ağaç malzemelere rengini veren boyar maddeler, yaşayan ağaçta kabuk tarafından korunur. Kesilen ve işlenen ağaç malzemeler bu koruyucusunu kaybeder. Ağaç malzemenin rengi zamanla açılır veya koyulaşır.
Boya, cila ve vernik gibi üst yüzey işlemleri, ağaç malzemenin doğadan gelen güzelliğini, renk ve desenini belirli hâle getirir. Bu görüntünün devamlı olmasını sağlar.
Mobilyaların değerini arrmak
Ucuz ağaçlardan hazırlanan mobilyaların değeri boyanarak arttırılabilir. Aynı türdeki mobilyalara, farklı üst yüzey işlemleri uygulanarak çeşitleri artırılabilir.
Havanın bozucu etkilerine dayanıklılık
Hiçbir boya ve vernik havanın bozucu etkilerine karşı dayanıklı değildir. Mutlaka bu etkiler karşısında boya yıpranır ve solar. Kullanılan boyada önemli olan boyanın mümkün olduğunca uzun süre dayanmasıdır.
Ağacın derinliğine girme özelliği
Yüzeyde kalan boyalar çabuk aşınacağı için boyanın ağacın gözeler arasındaki boşluklardan ağacın derinliklerine inebilecek nitelikte olması gerekir. Ağaç boyalarının etki derinliği 0,1-0,5 mm arasında değişir. Bu derinlik dayanıklı bir boyama için yeterlidir. Boya molekülleri ne kadar küçükse boya sıvısı o kadar ağacın derinliğine işler.
Yüzeyde dengeli dılma özelliği
Değişik boyama teknikleri ile boyanan ağaç malzemesinde boya her yerde aynı renklendirme yapamayabilir. Bu nedenle yapılacak işlerde kusursuz ağaç ve yüzeyi dengeli bir Şekilde kapatabilen boyalar kullanılmalıdır.
Sıvıda iyi erime özelliği
Boyalar sıvıda iyi eridiği oranda ağaç malzemenin derinliğine girebilir. iyi erimeyen

boya, tanecikler hâlinde ağaç yüzeyinde kalır.


Kullanıldığı Yerler
İnsanoğlu sürekli bir arayış içerisindedir. Piyasada hep aynı tür ve renkte eşyalar bulunursa insanlar seçmekte zorluk çeker veya aynı şeyleri sürekli görmek bıkkınlık getirir. Bu nedenle farklı şeyler piyasaya sürmek hem üretici için farklı ürünler ortaya çıkarmak imkânını yaratır hem de tüketici beğenisine farklı şeyler sunulur.
Farklı ürün ortaya çıkarmak farklı ürün, farklı model, farklı malzemelerle yaratılabildiği gibi boyalarla da çok farklı renklerde ürün piyasaya çıkarmak mümkündür. Böylece daha çok değişik ürünler piyasaya çıkarılarak rekabet ortamında daha çok Müşteri çekmek anlamına gelir.
Boyalar genel olarak inşaat sektöründe duvar, ahşap, beyaz eşyaların boyanmasında, otomotiv sektöründe ve metal yüzeylerin boyanmasında dekoratif amaçlı kullanılır. Özellikle örtücü boyalar nemli ve ıslak zeminlerde koruyucu özelliğinden dolayı kullanılır. Örneğin konutlarda mutfak ve banyo dolaplarının korunmasında, özellikle dış pencere ve kapılarda kullanılır.


Depolanması
Tanıtılması
Boyalar ve incelticiler kimyasal bileşiklerle oluşturulmuş yanıcı ve parlayıcı gereçlerdir. Bu nedenle bu tür sıvıların depolandığı yerler dikkatlice seçilmelidir. Havalandırılmasına dikkat edilmeli ve yangına karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
Depoların özellikleri
Bu depolar atölyenin diğer birimlerinden uzak, serin bir yerde olmalıdır. Depoların yakınında yangın söndürme cihazları bulundurulmalıdır. Otomatik yangın algılama ve söndürme sistemleri ile donatılmış olmaları büyük önem taşır. Boyaların stoklandığı raflardan deprem vb. gibi nedenlerle düşmemeleri için gerekli önlemlerin alınması gerekir. Depoların sorumlular haricinde kullanılmasına izin verilmemelidir. Depoların ısısı 5 ile 18 0C olmalıdır. Depolara kesinlikle ateşle yaklaşılmamalıdır. Depolarda havalandırma düzenli olarak yapılmalıdır. Depolardaki boyaların ve incelticilerin ağızları sürekli olarak kapalı tutulmalıdır. Depoda aynı tür boyalar ve incelticiler ayrı ayrı düzenlenmelidir. Mümkün mertebe ısı ve ışık kaynaklarından uzak olmalıdır. Mümkünse çıkabilecek bir yangında zararın az olabilmesi için diğer binalardan uzak olmalıdır.
Ambalajlama
Boyalar 1/2, 1, 3, 5, 20 litre olarak piyasaya sürülür. Metal kovalara doldurulur. Kapakları her kullanımdan sonra tekrar kapatılabilir olarak yapılır. Boyaların büyük çoğunluğunun 1 yıl içinde kullanılması gerekir. Pigmentli boya kapları, her ay veya iki ayda bir sert bir çökeltme yapmalarını önlemek için alt üst edilmelidir. Boya kutularının üzerindeki uyarılara dikkat edilmelidir.
AĞ BOYALARI

Boya Türleri
1. Selülozik Boyalar
Selülozik boyanın selülozik astar boyadan farkı, içerisinde bol miktarda örtücü nitelikte renk ve dolgu gerecinin (pigment) olmasıdır. Renk sayısı yönünden zengindir. Selülozik boya parlak katman verir. Katman yapma oranı %20-35 olup bir litresi ile 6-8 m² yüzey boyanabilir. Kuruması için 20 ºC sıcaklıkta 20 dakika beklenir. İki saatte zımparalanma sertliğine ulaşır. Kimyasal etkilere dayanımı 10-20 saat kurutulduktan sonra başlar. Boyayı inceltmek için selülozik tiner kullanılır.
Boya işini profesyonelce yapan kişilerin kullandığı boya türleri bu gruba girer. Boyanın uygulanması özel bilgi ve beceri gerektirir. Kuruma süresinin kısa oluşu tercih nedenidir. Ancak kısa sürede kurumalarının olumsuz bir yönü vardır. Fırça ile tatbik edilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle boya tabancası denilen sistemlerden yararlanılarak kullanılmaları gerekir. Selülozik boyalar; akrilik esaslı, parlak ve poliş pasta ile parlatılanlar olmak üzere üç grup altında toplanırlar. Akrilik esaslı olanlar poliş pasta ve cila gerektirmez. Bu türde olanların üzerine vernik uygulanır. Diğer türde olanlar ise poliş pasta ve cila ile parlatılmalıdır.
Modelleri boyamanın sağlayacağı faydalar
• Dökümden çıkacak parçaların yüzeylerinin mümkün olduğu kadar pürüzsüz ve düzgün olması istenir. Bu düzgünlük model yüzeylerinin iyi macun ve zımparadan sonra kusursuz bir şekilde boyanması ile mümkündür.
• Ayrıca modellerin boyanması, kum kalıplardan daha kolay çıkmalarını da sağlar.

• Model üzerine atılan boya, modeli dış etkenlerden koruyarak ölçü ve şekil değişikliğini önler.


• Modelleri boyamak, modellerin uzun süre saklanmasında da faydalıdır.
2. Sentetik Boyalar
En fazla kullanılan boyalardan biridir. Her işe elverişli olup doğa tesirlerine karşı diğer boyalara göre daha dayanıklıdır. Diğer bir farkı ise iyi kapatıcı ve düzgün bir yüzey meydana getirmesidir. Sentetik boyalar normal bir sıcaklıkta 24 saatte kemik gibi sertleşirler.
Sentetik: Tabii bir madde değil; o maddenin yerine yapılan suni bir maddedir. Örneğin; tabii reçine, sentetik reçine; tabii boya, sentetik boya gibi. Sentetik maddeler daima tabii maddelere göre daha ucuzdur.
Sentetik boyalar, fırça ile model ve maça sandıklarının üzerine sürülür. Fırça ile çalışmalarda bazı hususlara dikkat edilir. Boyama işlemi bittikten sonra boya kutusunun kapağı iyice kapatılmalıdır. Sentetik boyaların incelticisi sentetik tinerlerdir. Sentetik boyalarla büyük yüzeylerin boyanmasında pistole kullanılırsa daha kaliteli boyama işlemi yapılır.


3. Astar Boyalar
Astar boyada aranan özellikler şu şekilde sıralanabilir:

• Boyanacak yüzeye iyi bir yapışma sağlaması.

• Önemsiz çizgileri kapatarak yüzeyin pürüzlerini gidermesi.

• Üzerine atılacak son kat boyaya parlaklık verecek yüzeyi hazırlaması.

• Kolay zımpara yapılabilir olması.

• Oksitlenmeyi önleyici özelliklere sahip olması.

Rulo ile boyama


3.1. Antipas Boyalar
Genellikle oksitlenmeye karşı metal yüzeylerde son kat boyama işleminden önce kullanılan yüksek vasıflı boyalardır. Her türlü boyama aracı ile tatbik edilebilmesi, yüzeye çok çabuk ve iyi şekilde yapışması tercih edilme sebeplerindendir. Piyasada birçok firmanın değişik adlarla tüketiciye sunduğu antipas boyalar; kırmızı, yeşil ve gri renklerin yanında sipariş üzerine değişik renklerde de bulunabilir.
3.2. Fırın Astarları
Fırın boya atılacak gereçlerde kullanılır. Fırın boyaların yaklaşık 120 ºC’de kurutuldukları düşünülecek olursa bu tür astarların bu ısı altında son kat boyaya sert bir zemin azırlaması istenir.
3.3. Selülozik ve Sentetik Astarlar
Son kat boyanın bileşimine uygun vasıftaki astarlardır. Seçim son kat boyanın bileşimine ve rengine göre yapılır. Yani son kat boya selülozik boya ise astar boya da selülozik olmalıdır. Renk seçimi de son kat boyanın renginin açık tonları olabilir.
3.4. Çinko Esaslı Astarlar
Bünyesinde çinko bulunan astarlardır. Yüksek korozyon dayanımı istenen metal yüzeylerin son kat boyadan önce kaplanmasında kullanılır.

1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə