Üst yüzey ama



Yüklə 0.79 Mb.
səhifə1/3
tarix05.12.2016
ölçüsü0.79 Mb.
  1   2   3


RAİF ÇUKUR


ÜST YÜZEY İŞLEMLERİ-1





ÜST YÜZEY AMAÇLARI

Üst yüzey işlemlerinin tanımı
Ağaçtan hazırlanan eşyalar üzerinde yapılan boya, cila, vernik işlemlerinin tümüne Üst
Yüzey İşlemleri adı verilir. Perdah gibi hazırlık çalışmaları da bu tanımlamaya girer. Oldukça geniş bir çalışma alanını kapsar. Ağaç işlerinin en çok değişen aralıksız yenileşen bölümlerinden birisidir.


Üst yüzey işlemlerinin amaçları
Ağaç Eşyayı Korumak:
Ağaçtan hazırlanan eşya nemden, havanın bozucu etkilerinden, kimyasal etkilerden, vurma, sürtünme, aşınma gibi fiziksel etkilerden bozulur. Kirlenme de ağaç eşyanın ömrünü kısaltır. Mikroorganizma adı verilen çok küçük canlılar ve bazı böcekler de yaşamlarını sürdürmek için ağacı yıkımlarlar.
Ağaç, ürün olarak bir milli değerdir. İşlenmesi ve eşya haline getirilmesi için gerekli işçilik de katılınca, yurt ekonomisindeki payı artar. Bunu korumak ve olabildiği kadar uzun süre yararlanılacak durumda kalmasını sağlamak gerekir. Ağaç eşyayı dış etkilerden korumak, açıklanan nedenlerden ötürü önem kazanır. Boya, cila, vernik gibi koruyucu ve güzelleştirici örtü gereçlerinin kullanılmasında amaçlardan biri de budur.
Ağaç eşyayı güzelleştirmek:
Her ağacın kendine özgü bir rengi vardır.
adı verilen boyar maddeler ağacın gözeneklerinde oluşur. Ağaca rengini veren boyar maddeler, yaşayan ağaçta, kabuk tarafın dan korunur. Yaşayan ağacın rengi havanın ve ışığın etkilerinden bozulmaz. Kesilen işlenen bu ağaçlar koruyucusunu kaybeder. Ağaçların rengi zamanla değişir, bazıları koyulaşır, bir kısmı da açılır. Üst yüzey işlemleri bu değişmeyi, bozulmayı az veya çok etkiler.
Boya, cila, vernik gibi üst yüzey işlemleri, ağacın doğadan gelen güzelliğini, renk ve desenini belirli hale getirir. Güzelliği belirlenen ve canlanan görüntünün devamı olmasını sağlar. Dengesiz ve kusurlu renk hataları, boya işlemleri ile giderilebilir. Ucuz ağaçlardan
hazırlanan mobilyalar boyanarak değerleri artırılabilir. Aynı mobilyada kullanılan değişik cins
ağaçların, kaplama ve masiflerin oluşturduğu karmaşıklığı giderebilir.
Mobilya ve dekorasyonda çizgiler gibi renkler de mimariye bağlı olarak değişir. Bazen ağaçta doğal olmayan renklerle hazırlanmış mobilyalarda olur. Örtücü olmayan veya örtücü boyalarla mobilya ve iç mimaride beğenilen renk uyumları sağlanır.


Üst yüzey atölyesinin genel yapısı
İyi düzenlenmiş bir üst yüzey atölyesinde şu bölümler bulunur:
 Tezgah odası,
 Püskürtme odası,
 Enerji odası,
 Kurutma odası,
 Vernik zımparalama odası.
İyi düzenlenmiş bir atölyede rahat çalışma akışı sağlanabilir. Verniklenecek veya boyanacak işlere uygun taşıma, aktarma ve iş arabalarını kullanma kolaylaşır ve iş akışı hızlanır. İşlerin bir yerde yığılması yüzünden olabilecek tıkanıklıklar önlenir.
Temizlik:
Boya ve vernik atölyeleri tozsuz olmalıdır. Atölyenin sık sık temizlenmesi yanında, tozlanması ve kirlenmeyi önleyen koşullarında yerine getirilmesi gerekir. Örneğin duvarlar fayans kaplanabilir veya yağlı boya yapılabilir. Yerler mozaik olabilir. Yerler her akşam mutlaka süpürülmeli ve kuru havalarda ıslak paspas yapılmalıdır. Duvar ve yerlerdeki vernik birikintileri kazınmalıdır. Vernik birikintilerini kazımak için, pirinç veya ağaç ıspatula faydalanılmalıdır, demirden sakınılmalıdır. Beton ve mozaik üzerinde demirle çalışmak, kıvılcım çıkmasına sebep olur. Cila ve vernikleme atölyelerinde bulunan vernik buharlarının, hava ile belli oranlardaki karışımları yanıcıdır. Böyle bir ortamda kıvılcım çıkarmak tehlikelidir.


Isıtma:
Üst yüzey işlemlerinin kusursuz yapılabilmesi için, çalışan atölyenin sıcaklığı en az 18 o C olmalıdır. Vernik püskürtülen odanın sıcaklığı ise 25 – 35 o C arasında tutulmalıdır. En ucuz ısı kaynağı sobadır. Ancak bakamı; zordur. Çıkardığı duman ve kül temizliği engeller. Devamlı olarak aynı sıcaklığı da vermez. Özellikle vernik püskürtülen odalarda sobalı ısıtmak tehlikelidir. Eğer zorunlu ise soba altlığı kum ile doldurulmalı ve ıslak tutulmalıdır. Akşam temizliği dikkatli bir şekilde yapılmalı, soba boşaltılıp temizlenmeli ve yerler ıslatılmalıdır.
Geliştirilmiş bir ısıtma yöntemi, atölyenin dışındaki bir düzenle ısıtılan havanın, vantilatör yardımı ile püskürtülmesidir. Sobadan daha temiz ve tehlikesiz olan sistemin bir sakıncası hava akımı yapması ve atölyedeki tozları devamlı hareket halinde tutmasıdır.
En temiz ve güvenilir ısıtma yöntemi kaloriferlerdir. Kapalı ısıtma sistemi olan
kaloriferler daha uygundur..


Havalandırma:
Boya ve vernik atölyelerindeki havalandırma, hem çalışanların sağlığı hem de yapılan işin kusursuz olması yönünden önemlidir. Oksijen eksikliği, fazla sıcaklık, karbondioksit gazı, üst yüzey işlemlerinden çıkan buharlar, toz, duman vb. sebepler verimi düşürür. İşin kalitesini bozar. Havalandırma ile, kirli hava dışarı atılmalıdır. Fakat havanın sıcaklığı, nemi yeteri düzeyde tutulmalıdır. Üst yüzey işlemleri atölyelerinde çalışanlar için gerekli hava, kişi başına

15 m3 `tür. Havanın bağıl nem derecesi % 50 – 60 arasında değişebilir. Havalandırmayı


sağlayan, havanın hareketidir. Havalandırma hızı; 0.6 m/s ile 1 m/s arasında değişir. Yaz kış havalandırma hızı değişmemelidir. Fazla sıcaklık havalandırmayı hızlandırır.
Aydınlanma:
Atölyenin iyi aydınlanması lüks bir konu olmaktan çok ekonomik bir sorundur.
En iyi aydınlanma gün ışığıdır. Bir atölyenin aydınlanma yüzeyi, ışık alan toplam alanın, taban alnının 1/5’ i kadar olmalıdır. Boya, vernik atölyelerinin düzenlenmesinde, ışık kaynağının yönü, çalışana göre karşıdan gelmelidir. Mat yüzey, parlak yüzeyden daha olumlu sonuç verir. Işığı daha çok yansıtır ve aydınlanmayı kuvvetlendirir. Işığı en iyi yansıtan gereçlerden biri beyaz badanadır. Yansıtma oranı %70 – 80’ dir. En az yansıtan renkler ise; koyu yeşil, kırmızı ve koyu kahverengidir. Koyu kahverenginin ışığı yansıtma oranı %15’ dir.


Yardımcı araçlar:
Masa ve Tezgahlar : Üst yüzey işlemleri atölyelerinde ki çalışma masaları ve tezgahları, elbise dolabı, masa tablası, büfe, lambri panosu iş parçalarını alabilecek büyüklükte olmalı üzerinin temiz kullanılabilmesi için kağıt veya kartonla kaplanmalıdır.
Seri üretim yapan işyerlerinde, çalışmayı pekiştiren özel iş tezgahları ve masaları kullanılır. Bunlar, üzerinde çalışılan işin büyüklüğüne, biçimine ve yapılacak işlerin türüne göre hazırlanır.
Reçete Defteri : Üst yüzey işlemleri atölyesinde tutulan ve unutulmaması gereken işlemlerin yazıldığı defterdir. Bu defterde en çok, boyaların hazırlanmasında kullanılan gereçlerin oranları, işlemlerdeki ayrıntılar yazılır. Reçete defterini tutan atölyelerde değişik zamanlarda, aynı renge boyanmış mobilyalar hazırlamak mümkün olur. Aşağıda reçete defterinin bir örneği verilmiştir.


BOYA VE VERNİK SÜRME ARAÇLARI


A – Fırçalar
Fırça, boya sürmede en çok kullanılan araçtır. Fırça ile vernik sürmede başarı, büyük ölçüde, bu amaca göre hazırlanmış vernik, yani fırça verniği kullanmaktır. Selülozik vernik yumuşak, yağlı vernik sert kıl fırça ile sürülür. Küçük işlere yağlı vernik sürmede de yumuşak vernik kullanılır.

Uzun sürede bir kutuda dikine duran fırçanın kılları bükülür. Böyle bir fırçayla düzgün vernik sürülemez. Saklamada en uygun yöntem fırçayı asmaktır. Fırça, selülozik vernik sürmede kullanılıyorsa, saklama sıvısı olarak selülozik tinerden faydalanılır. Yağlı vernik sürülen fırça temizlenmeden kurursa reçineleşir.


Fırça kıllarının yarısı ıslanacak şekilde verniğe daldırılır. Vernik ve boyalar fırçayla sürülecekleri zaman, kutularında yazılan açıklamaya uygun bir sıvıyla inceltilmelidir. Boya veya verniğe sürülen fırça, kutunun kenarına sürülerek sıvının fazlası alınır ve işe damlaması önlenir.
Verniği fırça ile kusursuz sürmek kolay değildir. Bu konuda uzmanlaşmayı gerektirir ve zaman alıcıdır. Biraz da ilkel bir teknik gibi görülür. Aslında modası geçmiş değildir. Birçok üstünlükleri de vardır. En belirgin özelliği fireyi azaltmasıdır. Püskürtme tekniğine göre, atelyenin havasını çok daha az kirletir. Fırçayla çalışırken, vernik ve boya sıvısı ağacın gözeneklerine ve derinliklerine doğru itilir. Vernik ve boya ile ağacın bağlantısı üstün bir nitelik kazanır.
Boyayı yuvarlak, verniği yatsı fırça ile sürmek daha olumlu sonuçlar verir. Kimyasal yönden duyarlı boyalarda, demir telli veya bandajlı fırça kullanmak hatalıdır. Baz veya asit etkili sıvılar bitkisel fırçalarla sürülmelidir.
İdeal bir fırça şu özelliklere sahip olmalıdır;
a-Sıvının yüzeye eşit yayılması için, fırça esnek olmalıdır.

b- Fırçaların yumuşaklığı normal düzeyde olmalıdır.


c- Yüzeyden kurtulan fırça, kıl uçlarının kendiliğinden toplanması gerekir.

d- İyi fırçanın kılları dökülmez.

(resim:4) de iyi ve kötü fırçaya örnek gösterilmiştir.

Fırçaları işi bitince dikkatle yıkanmalı, kurutulmalı ve kılların düzgün kalması için temiz bir kağıtla sarılmalıdır.


B – Doğal süngerler


En iyi boya sürme gereci doğal süngerdir. Bir deniz bitkisi olan sünger kumsuz ve temiz olursa, boya sıvısını bolca alır ve yüzeye eşit dağıtır. Boya işleminden sonra süngerin bol ılık suyla iyice yıkanması gerekir. Dikkatle yıkanmayan süngerdeki boya artıkları, daha sonraki boyalarda, renk bozucu etkiler yapar. Aynı süngerle çeşitli boyalar sürülmesi doğru değildir. Örneğin bir süngerle anilin boya, ilk boya, son boya sürmek yanlıştır.

Ayrı boya türleri için ayrı sünger


kullanmalıdır. Fakat bütün ilk boyalarda

iyi yıkanmış bir süngerde ve bütün son boyalar için bir süngerden faydalanmak hatalı değildir.





C – Suni köpük kauçuklar
Köpük kauçuk, sıvıyı çabuk alır ve çabuk verir. Bu sürme gereçlerinde istenmeyen bir özelliktir. Akıntı yapar. Bu nedenle köpük kauçuk dikkatle kullanılmalıdır.

Her cins boya ve vernik türlerinde, suni kauçuklarla yüzeylere sürülmesi mümkün olmayabilir. Çünkü; selülozik özellikli boya veya verniklerin eritici ve incelticileri, suni kauçuğun kısa zamanda deforme olmasına neden olacaklardır.


Sentetik özellikli boya ve verniklerde de kısa zamanda olmasa da belli bir çalışmadan sonra suni kauçuğun özellikleri değişmeye başlayacaktır. Özellikleri bozulan suni kauçukla yapılan boya veya vernik işlemleri de bozuk, dengesiz ve dalgalı olacaktır.

Kimyasal boya ve vernikler, poliüretan esaslı boya veya verniklerin de suni köpük kauçuklarını uzun süreli kullanıldığında ve kısa sürede olsa ara verildiğinde vernik veya boyanın kurumasıyla kauçuk sertleşir, kullanılamaz duruma gelir. Kauçuğu çabuk bozan boya ve verniklerle ancak az yüzeylerde ve kısa sürede bitecek işlerde kullanılabilir.


D – Merdaneler

Fırçalara nazaran daha az akıntı yapar. Merdanelerde, boya ve verniği sürme kısmı

yünden, kauçuktan veya pamuk türü gereçlerden yapılmaktadır.

Boyanacak veya verniklenecek yüzeyler merdaneler sayesinde daha çabuk ve az


masrafla halledilebilir. Merdaneler genellikle daha geniş yüzeylerde kullanılır.
Geniş ve düzgün yüzeyli cisimlerin ve mobilya parçalarının boya ve verniklerinin sürülmesinde kullanılır.

Geniş yüzeylere düzgün ve kolay bir şekilde boya ve verniklerin sürülmesinde silindirlerden merdanelerden faydalanılır. Bu amaçla kullanılmak için hazırlanan silindirlerin çevresine 3-4 mm. Kalınlığında kauçuk veya lastik yapıştırılır. Kauçuk veya lastik eritici ve inceltici sıvılardan etkilenmeyen üstün nitelikte bir malzemeden imal edilmelidir. Silindirler sap yardımıyla kullanılır. Merdaneler genellikle sentetik vernik ve boyların yüzeylere sürülmesiyle kullanılır. Çünkü bu boyalar geç kurur. Merdanelerin işi bitince iyice temizlenmeli, saplarından asılarak kurutulmalıdır.



E – Ispatulalar
Genellikle fırçayla sürülmeyecek kadar koyu kıvamda hazırlanan boyaların yüzeylere uygulanmasında kullanılır. Tek kat halinde yüzeye sürülecek özellikte hazırlanmış yağlı verniklerin yüzeye düzgün bir şekilde yayılmasında yararlanılır. 1-2 mm. Kalınlığında çelik veya plastikten düz veya dişli ağızlı olarak hazırlanılır. Çalışma sonunda vernik veya boya eriticisiyle iyice temizlenmelidir. Ağzı sert cisimlere çarpmayacak şekilde saklanmalıdır.

Ispatulalar, ayrıca onarma yapılacak yerlerin macunlanmasında kullanılan el aletidir. Yağlı boya yapılacak doğrama ve kapılarında yüzeylerine boya öncesi macun veya astar boyanın sürülmesinde kullanılan en ideal boya sürme aletidir.


F Pistoleler
Diğer adı, püskürtme tabancası da denir. Tabanca; boya ve vernik gibi sıvılar, küçük damlacıklar halinde parçalayıp püskürterek yüzeye sürülmelerini sağlar.
Basit bir püskürtme tabancası şu bölümlerden oluşur.: Tabanca gövdesi, vernik deposu, püskürtme ucu, sıvı iğnesi ayarlayıcısı hava ayar musluğu, püskürtme konisi ayarlayıcısı.

Püskürtme tabancalarının dış görünüşleri, kullanma amacına göre şekillendirilmiştir. Üst depolu tabancalarda, püskürtülen sıvı kendi ağırlığı ile tabanca ağzına gelir. Alt

depolu tabancalarda püskürtülecek sıvının hareketi, hava akımının emiş gücü ile sağlanır. Basit bir püskürtme tabancasının kesiti incelendiğinde, gövdesi boyunca iki kanal görülür. Kanalın birinden basınçlı hava, diğerinden püskürtülecek sıvı gelir. Basınçlı hava sıvıyı parçalar ve küçük damlacıklar haline getirir. Tabanca ucundan hava sıvı karışımı halinde fırlayan vernik ve benzeri sıvılar, hızla karşısındaki yüzeye yapışmış olur.

Tabanca ucundan fışkıran sıvı-hava konisinin taban çapı 30 cm.’ ye kadar ayarlanmalıdır. Ayarda rol oynayan en önemli etken, verniklenecek parçanın büyüklüğüdür. Küçük işlerde ve dar yüzeylerde koni daraltılır. Bir tabancaya, değişik amaçlarla kullanılacak farklı uçlar takılabilir. Dekor işlerinde 0.3-0.8 mm. Delikli uçlar, normal işlerde 1.5-2.5 mm. Delikli uçlar, koyu vernik ve macunlarda 3-6.mm. delikli uçlar kullanılabilir. Resim 56 da bir püskürtme tabancasının kesiti ve püskürtme konisinin değişik biçimlerde düzenlenmesi gösterilmiştir.

Geniş yüzeyler verniklenirken, çalışmaya yakın kenardan başlamalıdır. Selülozik vernik püskürtülürken bu kurala kesinlikle uyulmalıdır. Astarlanmış 1 m2 yüzeye kullanılan boya-vernik miktarı yaklaşık 200 gr olmalıdır.

Selülozik vernikler 3-4 atmosfer basınçla püskürtülür .Tabanca uç açıklığı 0.8 –1.5 mm kadar olabilir. Poliester verniklerde ve poliüretan vernik ve boyalarda basınç 1.5-2 atmosfer, tabana uç açıklığı basıncı 1.8-2 atmosferdir.



PERDAH VE ZIMPARALAMA

PERDAH
Vernik, boya, cila vb. gibi işlemlerin yapılacağı yüzeylere önceden yapılması gereken temizleme ve zımparalama işlemlerinin tümüne perdah işlemi denir.


Perdahın amacı boya, vernik ve cila gibi yüzeye tatbik edilen, parlatma ve koruma amaçlı işlemlere ön hazırlık yapmaktır.Bu ön hazırlık, yüzeyi temizlemek ve yüzeyi düzeltmek şeklinde yapılır.Amaç, yüzeye tatbik edilecek üst yüzey gereçlerinin eşit ve hatasız yayılmasını sağlamaktadır.
Perdah işlemleri kaba rendeleme, rendeleme, perdah rendelemesi, yüzeyin sistirelenmesi ve zımparalanması şeklindeki işlem basamakları ile yapılır. Perdahın işlem sırasındaki temel ilke, kaba talaştan ince talaşa doğru, gittikçe düzelen bir yüzeyi adım adım elde etmektir.


Perdah aşamaları
Kaplamalı işlerde perdah işlemlerine yüzeylerdeki, kaplamaların alıştırılmasında kullanılan bantların çıkarılması ile başlanır. Bantlar presten sonra özenle çıkartılmalıdır. Bantların kolay temizlenebilmesi için bant seçimi yapılırken ince olan tipleri tercih edilmelidir. Bantların çıkarılma işleminden sora zımpara işlemi yapılarak perdah işlemi tamamlanır.


Yüzeyin vernik miktarına etkisi
Perdahta işlem sırası aşağıdaki gibidir: Sistireleme (kazıma)

Kaba zımparalama (60-80-100 numaralı zımpara) Dolgu macunu ile onarma

Kaba zımparalama (100-120-150 numaralı zımpara) Nemlendirme (lifleri kabartma)

İnce zımparalama (180-220-240-280-320 numaralı zımpara)

SİSTİRELEME
Yüzeylerin sistire ile düzeltilmesine sistireleme işlemi denir. Yüzeyin düzgünlüğü, perdah rendesinin ve makine dalgalarının giderilmesi, sistire denen kazıma aleti ile yapılır. Bu alet ağaç işlerinde kullanılan el aletlerinin en basit olanıdır. Sistire ile çalışmak ve sistireyi bilebilmek ustalık gerektirir.


Düz ve eğmeçli sistireler
SİSTİRELERİN ÖZELLİKLERİ
Sistire, kaliteli çelikten yapılmış 08-1,2 mm kalınlığında, 8x15 cm boyutlarındaki dikdörtgen levhalardır. Paslanmaz olması aranan özelliktir. Çok sert ya da çok yumuşak olmamalıdır.Köşeleri 90 , kenarları çok düzgün olmalıdır.
Kollu sistirelerde kullanım rahatlığı vardır.Ayrıca kordonlu ve eğmeçli işler için eğmece ya da kordona uygun biçimlendirilmiş özel sistire kullanmak gerekir.

SİSTİRELERİN BİLEMESİ


Sistireler, çelik sertliğinde biraz daha fazla düzlem eğelerle sistirenin uzun kenarlarına 90 lik açıyla eğelendikten sonra eğe izleri tamamen kayboluncaya kadar yağ taşına, yine 90 dik konumda sürülmelidir. Pürüzsüz bir masatla kılağı verilmelidir.Sistire, kusurlu bilendiğinde ve iyi masat çekilmediğinde, yüzey üzerinde kaba bir kazıma yapar ve çizikler bırakır.

Sistre bileme şekli


SİSTİRELEMEDE DİKKAT EDİLECEK KURALLAR
Sistire yapılacak yüzeylerin elyaf yönünde çalışılması gerekir. Karmaşık desenli kaplamalarda çalışma yönü, en iyi şekilde parlaklık veren yöndür. Kök kaplama ve kuşgözü kaplamalarda sistire ile çalışmaz.
Sistirelemede önemli kurallardan biri de iğne yapraklı yumuşak ahşapların sistire ile kazınmamasıdır. Yumuşak özellikteki ahşap sistire yapmadan, doğrudan zımparalanarak düzeltilir.
KABA ZIMPARALAMA
Mobilya üretiminde makine kesicilerinin, rende ve sistirenin yaptığı kaçınılmaz bozuklukları gidermek, yüzeyi yağ, leke gibi maddelerden arındırmak için kullanılan kesici

aşındırıcı gereçlere zımpara denir. Zımparalar üzerindeki numarasına, biçimine (piyasada

bulunuş şekline göre) ve taşıyıcı gerecine göre adlandırılır ve piyasada bulunurlar.


Zımparalar ve kullanıldıkları yerler
Taşıyıcı gerecine göre zımparalar: Kâğıt zımparalar Bez zımparalar

Kâğıt-bez karışımı zımparalar Sentetik iplikli zımparalar


Piyasada bulunuş şekline göre zımparalar:
50 metrelik şerit zımparalar

23x28 cm’lik tabaka zımparalar

Dairesel tabaka zımparalar Top (Rulo) zımparalar Mop zımparalar

Palet zımparalar Sünger zımparalar Keçe zımparalar


Numarasına göre zımparalar:

8, 16, 20, 24, 30, 36, 40, 50, 60, 80, 100, 120, 150, 180, 220, 240, 280, 320,360, 400, 500,

600, 800, 1200 numaralı zımparalar
Kalın zımparalar, kaba zımparalamalarda ve daha bozuk yüzeylerde; ince zımparalar, hassas zımparalamalarda ve daha az bozuk yüzeylerde kullanılır. Çok ince zımparalar,vernikli ve boyalı yüzeylerin zımparalanmasında ve metal yüzeylerde kullanılırlar.
Kaba zımparalamanın amacı rende ve sitrenin yaptığı kaçınılmaz bozukluklukları gidermektir. Yüzeydeki son girinti ve çıkıntılar ancak zımpara ile giderilebilir. Zımparalama ağacın elyaf yönüne paralel yapılmalıdır. Kaba zımparalama, perdah rendesi ve sistire izleri, tutkal, yağ vb. lekeler kaybolana kadar yapılmalıdır. Kaba zımparalamanın gereğinden fazla yapılması daha pürüzsüz bir yüzey elde etmeyi sağlamaz. Sadece işgücü kaybına ve malzemenin zayıflamasına sebebiyet verir. Olabilecek en pürüzsüz yüzey ancak en son yapılan ince zımparalama ile sağlabilir.

  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə