Kurşunun yutulması elimine edilmiş



Yüklə 117.2 Kb.
səhifə1/3
tarix05.12.2016
ölçüsü117.2 Kb.
  1   2   3
DİŞ MACUNU

Sözlük anlamalarına bakacak olursak dentifrice kelimesi dent (diş ) ve fricare (ovalamak) kelimelerinin birleşmesinden oluşmaktadır. Basit tanım olarak ise diş fırçası ile birlikte diş yüzeyinde kullanılan karışımdır. Diş macunlarının tarihsel yönü ise Fischman tarafından rapor edilmiştir (1).

Diş macunları; diş tozları, diş pastaları ve jelleri olarak piyasaya sunulmuştur. Bunların tümü kozmetik veya terapötik malzemeler olarak satılmaktadır. Eğer bir diş macunu terapötik olarak kullanılacaksa ağız içerisinde hastalık ile bağlantılı olayları engellemelidir. Genel olarak gerçek ve iddia edilen terapötik etkisi çürük insidansı, gingivitisi ve diş hassasiyetini azaltmaktır. Buna rağmen bir ürünün satış stratejisinde tadı ve köpürme özelliği de ön plandadır.

1970’de,diş macunu sektörü 355 milyon dolar, 1988 1 milyar dolar, 1996 da 1.5 milyar dolar, 2000 de 1.9milyar dolarve 2005 ise 2.2 milyar dolar piyasa değerine ulaşmıştır.

PAKETLEME

1857de diş fırçasının gelişimiyle ticari olarak diş macunları da piyasaya sürülmüştür. Diş tozları kutu ve tenekelerle dağıtıldığından daha popülerdir. Formüllerinde biraz daha fazla su,sabun ve tatlandırıcı bulunmaktadır.

Diş macunları paketlemede kurşun tüplerin kullanılmasının gelişmesiyle marketlerde satışları başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı süresince plastik paketlemeye geçiş spontan olarak gerçekleşmiştir. Böylece ;

Kurşunun yutulması elimine edilmiş

Tüp ile pat içerikleri arasındaki uyumsuzluk ihtimalinin azaltılmış

Tüplerin üretiminin daha kolay ve ekonomik olmuş

Bilgilendirme ve dekoratif dizaynlar için daha uygun bir yüzey elde edilmesi sağlanmıştır.

Plastik tüplerin ilk kullanılmaya başladığındaki dezavantajları geçirgenlik ve paketlemeye karşınlık tat kaybının oluşmasıdır. Bu sorunlar yeni plastik materyallerin kullanılmasıyla ve lamine ve katmanlı paketleme yapılmasıyla çözülmüştür.

1984’te, Colgate ilk pompalı aletleri piyasaya sürmüştür. Günümüzde Colgate Total Stripe ve Aquafresh de kullanılan, Lever Brothers tarafından piyasaya sürülen değişik renkleri barındıran şeritli diş macunları kullanılmıştır. Cheseborough Pond iki ayrı bölmesi olan pompalı diş macunlarıyla peroksit ve kabartma tozunu diş macunlarına katmıştır.

Diş macunu içerikleri

Diş macunları orijinalinde kozmetik etki ve hoş bir tadı olduğundan geliştirilmiştir. Diş macunları özelliklerine ve içeriklerine göre ‘kozmetik’ yada ‘ilaç’ olarak sınıflandırılmaktadır.

Kozmetik yarar olarak diş macunları dişleri temizlemek için kullanılır. Diş eti hastalıklarını önlemek, bakterilere karşı savaşmak, diş çürüğünü engelleme gibi özelliklerin hepsi kozmetik yararlarıdır. Kozmetik ürünlerin düzenleyici kurum olmadan satışı yapılabilir ancak üretici firmanın herhangi bir zararı olmadığını ve normal kullanımda sağlığa karşı tehdit oluşturmadığından emin olması bir zorunluluktur. EEC Cosmetic Directive üretici firmaların içeriğinin tümünü açıklama zorunluluğunu getirmektedir.

İlaç özelliğindeki diş macunları ise hassasiyet azaltan, dişeti iltihabını önleyen, diş eti kanamasını azaltan,çürükleri tedavi eden diş macunlarıdır. Ve bu tür diş macunları Medicines and Healthcare Products Regulatory Agency (MHRA) tarafından onay almak zorundadır. Bu tür diş macunları için 3 tip lisans vardır:



  1. Genel satış lisansı (GSL)

  2. Eczanede satılabilir (P)

  3. Sadece reçete ile satılan (POM)

1500ppm’e kadar florür içeriği olan florüridli diş macunları kozmetik yada ilaç kategorisinde olurken, 1500 ppm’den fazla florüra sahip olanları otomatik olarak ilaç kategorisine girmektedir.

Diş macunları, diş yüzeyinde oluşan dış kaynaklı renklenmeleri geçirmek için kullanılır. Bu renklenmeler bakteri metabolizmasının son ürünleri olarak açığa çıkarlar ve renkleri yeşilden, sarı ve siyaha kadar değişkenlik gösterir. OTC tip diş macunları florürozis sonrası görülen beyazdan kahverengi arasında değişkenlik gösteren ve tetrasiklin alımı sonrası gri mavi renkler arasında değişen iç kaynaklı renklenmeleri geçirmez. Ayrıca diş macunları yaşın artmasıyla birlikte oluşan diş sararmalarına da etkisiz kalmaktadır.

Diş macunlarının yanında jel şeklindeki diş macunları da piyasaya sürülmüştür. Jel şeklindeki diş macunlarının içeriği aynı olmasına rağmen yoğunlaştırıcı ajanların yüzdesi daha fazladır. Diş jelleri ve diş macunların her ikisi de plak uzaklaştırmada etkilidir.

DİŞ MACUNU İÇERİK

Bulunma yüzdesi

Abrazivler

20-40

Su

20-40

Kayganlaştırılar

20-40

Köpürme ajanları

1-2

Birleştirici

2

Tatlandırıcı

2

Şekerli tatlandırıcı

2

Terapötik ajanlar

5

Renklendirici koruyucu

1

Tablo 1: Diş macunları içerikleri



1. Abrazivler

Diş macunlarının abraziv etkileri abraziv partiküllerin boyutuna, sertliğine ve partiküllerin şekline bağlıdır. Diş macununun aşındırıcı derecesini başka faktörlerde etkilemektedir. Bunlar fırçalama tekniği, fırçaya uygulanan baskı, fırça kıllarının sertliği, vuruşların yönü ve sayısıdır. Tükürük karakteristiği de diş macunu aşındırmasını da etkilemektedir.



Kalsiyum karbonat (Kireç taşı) ve kalsiyum fosfat ilk ve en çok kullanılan abraziv materyallerdir. Bunların yanısıra kabartma tozu (sodyum bikarbonat) da diş macunlarını abraziv içeriklerindendir. Günümüzde silika, silikon oksidler ve aluminyum oksidler diş macunu formüllerine katılmaya başlanmıştır (2-5).

Dişmacunu firmaları kendi ürünlerinin abraziv özelliğini ölçmektedirler. Bu değer FDA izni için gereklidir. Abrazivite değerleri RDA( rölatif dentin abraziivite veya radyoaktif dentin abrazyonu) olarak adlandırılmaktadır.

Laboratuvar ortamında RDA değerini ölçmek için testlerde çekilmiş diş veya sığır dişleri kullanılmaktadır. Dişler nötron akışı ile ışınlanıp akrillere gömülür. Daha sonra dişlerin mineleri fırçalama makinasına yerleştirilip ADA standartlarına göre fırçalanır (150 g basınç altında,1500 darbe olacak şekilde su diş macunu oranı 4/1). Yıkama suyundaki radyoaktivite ölçülür ve kaydedilir.

RDA tablosu şu şekildedir:



0-70

Düşük aşındırıcı

70-100

Orta düzey aşındırıcı

100-150

Yüksek aşındırıcı

150-250

Zararlı limit

FDA önerilen limit 200 iken ADA limiti ise 250’dir.

Günümüzde sıkça kullanılan diş macunlarının değerleri şu şekildedir:

R.O.C.S. baby tooth paste.................19

Colgate Regular................................. 68

Colgate Total..................................... 70

Sensodyne......................................... 79

Aim.................................................... 80

Colgate Sensitive............................... 83

Sensodyne Ekstra Beyazlık................ 104

Colgate Herbal.................................. 110

Colgate Whitening............................. 124

Colgate Tartar Control....................... 165



2. Nemlendiriciler

Diş macunları istenmeyen özellikleri olan diş tozu ve su karışımından oluşmaktadır. Zamanla birlikte, katı materyaller solusyondan ayrılır ve su buharlaşır. Bu da diş macununda topaklaşmaya neden olur. 1930 lara kadar bu sorun yüzünden diş macunlarının kısa raf ömrü vardı. Tüp ilk açıldığında macun çok sıvı daha sonra ise kullanılması zor sertlik kazanmaktaydı. Bu problemi çözmek için , nemi koruyabilmek için nemlendiriciler kullanılmaya başlandı.

Başlıca kullanılan nemlendiriciler; sorbitol, mannitol, propilen glikoldür. Bu nemlendiriciler toksik değildir ancak küf ya da bakteriyel büyüme gerçekleşmesi olasıdır. Bu nedenle sodyum benzoat gibi koruyucular eklenmiştir. Nemlendiriciler diş macununun sertliğini korumakta, ancak bulunmalarına rağmen katı materyaller pattan uzaklaşma eğilimindedirler. Bunu engelleyebilmek için pata kalınlaştırıcılar ve bağlayıcı ajanlar eklenmiştir. İlk kullanılanlar sakızlardır. Bunu izleyen ise deniz yosunundan elde edilen kolloidlerdir. Ve takiben sentetik selülozlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu selülozlar düşük konsantrasyonda nemlendirici olarak yüksek konsantrasyonda ise jel dişmacunlarının içerisindeki jelleştirici ajanlar olarak görev yaparlar. Yüksek konsantrasyonlarda( %40dan fazla) nemlendiriciler koruyucu olarak görev yaparlar.

3. Sabun ve Deterjanlar

Dişfırçası kılları yemek artığı ve plağı çözerken, sabunun köpürme etkisi de bu gevşemiş materyalin uzaklaşmasında yardımcıdır. Bununla birlikte bazı dezavantajları da vardır. Birincisi müköz membranlarda irritasyona neden olabilir, tadını maskelemek zordur,çoğunlukla mide bulantısına neden olur,ve çoğu zaman kalsiyum gibi diğer içeriklerle uyumlu değldir.

Deterjanlar marketlerde piyasaya sürüldükçe sabunlar dişmacunlarından çıkarılmaya başlanmıştır. Günümüzde sodyum lauril sülfat (SLS) en yaygın kullanılan deterjandır. Stabil ve bazı antibakteriyel özelliklere sahiptir ve düşük yüzey gerilimi sayesinde diş yüzeyine macunun yayılması kolaydır. SLS nötral pH’da aktiftir,tadını maskelemek kolaydır ve diğer dişmacunu içerikleriyle uyum gösterir. Barkvoll oral mukozal hastalıkları olan kişilerin SLS içeren diş macunlarından uzak durmalarını önermiştir. Düşük SLS içerikli diş macunları (%1.25) düşük oral ülser insidansı sebebiyle marketlerde piyasaya sürülmüştür.

4. Tatlandırıcı ajanlar

Bir dişmacununun tadı ,kokusu,rengi ve sertliği insanlar tarafından kabul edilebilirliğinde önemlidir. Tadının kabul edilebilir olması için hoş, ortalama tad duyarlılığı oluşturması ve tadı uzun süreli olması gereklidir. Sentetik tatlandırıcılar kabul edilebilir bir tat sağlarlar. Nane, nane şekeri, pirola, tarçın ve diğerleri tat,aroma ve ferahlatıcılık sağlar. Bazı üreticiler timol ve mentol gibi esanslı tatlandırıcılar katarak medikal bir tat amaçlarlar. Buna ek olarak bu tür yağllar antibakteriyel etki sağlarlar.

Diş macunları ilk üretilmeye başlandığında tatlandırıcı olarak şeker, bal ve tatlandırıcılar kullanılmıştır. Ancak bu tür maddeler ağızda yıkıldığında asit açığa çıkmasıyla pH’yı düşürdüğünden çürüklere neden olmaktaydı. Bu sebeple bu maddeler karyojenik olmayan sakarin,siklamat,sorbitol ve mannitolle yer değiştirilmiştir. Sorbitol ve mannitol tatlandırıcı ve nemlendirici olarak iki role sahiptir. Nemlendirici olarak davranan gliserin bir miktarda olsa tat vermektedir. Bazı diş macunlarında yeni kullanılan tatlandırıcı ise ksilitoldür. İnsan çalışmaları ksillitol eklenen sakız ve yiyeceklerin karyojenik özelliği olmadığını göstermektedir. Buna ek olarak başlangıç çürük lezyonlarında remineralizasyonu kolaylaştırdığından çürük karşıtı özelliği vardır.

DİŞ MACUNU ÇEŞİTLERİ

1. Kabartma tozu içeren diş macunları

Kabartma tozu (sodyum bikarbonat) oral hijyen olarak kullanılan eski bir maddedir. Kabartma tozunun icadı olan Church ve Dwight ilk kabartma tozlu diş macununun da üreticisidir. 1998de yayınlanan makaleler serisinde, sodyum bikarbonatlı diş macunlarının plak karşıtı etki, gingivitis azaltma, renklendirmeleri uzaklaştırma ve koku azaltma etkisi olduğu dökümante edilmiştir (2).

Bazı dişhekimleri ticari diş macunlarına alternatif olarak peroksitle kabartma tozu karışımını önermektedir. Hatta bazı kullanıcılar bu karışımların yararlarından bahsetmişlerdir. Bu durum bu materyallerin diş macununa eklenmesini kaçılnılmaz hale getirmiştir. Tüm hidrate silikalar florürler ile uyumludur. Birkaç kabartma tozu ve florür içeren diş macunları çürük kontrolünde etkili bulnmuştur. Bu tür kabartma tozu içeren diş macunları standart florür içeren abrazivlere ek olarak çok az miktarda kabartma tozu içermektedir. Bu ürün ADA Seal of Acceptance taşımaktadır

2. Esansiyel yağ içeren diş macunları

Listerinli gargaralarda bulunan esansiyel yağ içerikleri bazı diş macunlarındada yer almaktadır. Klinik ve laboratuvar kayıtları bu materyallerin dişeti sağlığı ve plak oluşumunu azaltmada etkin olduğunu göstermiştir. Bu ürün ADA Seal of Acceptance taşımamaktadır.



3. Terapötik diş macunları

Diş macunlarına eklenen en çok kullanılan terapötik ajan çürük kontrolünde yardımcı olan florürdür. 1960’da ADA’nın Dental terapötik konseyi birçok çalışmaya dayanarak flörürün etkinliğini bildirmiş ve çürük profilaktik diş macunu olarak kalay florürlü Crest diş macunlarını sınıflandırmıştır. İlk olarak terapötik dişmacunları ‘Geçici kabul mühürü ‘ kazanmıştır. 1964’te ileriki yeni ve uygun kayıtların ışığı altında sınıflandırma tüm kabul kazanmıştır (6). Geleneksel OTC diş macunları ve jellerinin orjinal florür seviyesi 1000-1100 ppm arasında sınırlandırılmış ve tüp başına en fazla 120 mg florür içerecek şekildedir.

Terapötik diş macunları ise reçete ile satılmakta ve tüp başına 260 mg florür içermektedir. OTClerdeki etkili ve güvenilir florürler şöyledir: 1100 ppm sınırında %0.22lik sodyum florür (NaF), 1000ppmlik %0.76lık monoflorofosfat (MFP),1000ppmlik %0.4lük kalay florür( SnF2). Florür miktarları OTCde satılan ekstra güçlendirilme amacında 1500 ppme ulaşan monoflorofosfat içermektedir. Bu ürün 1100 ppmlik NaF’lerden %10 daha etkilidir. Yeni piyasaya sürülen ve reçete edilebilen diş macunu Colgate Prevident 5000, 5000 ppm florür içermektedir.

Kabartma tozu- peroksid- florür içeren tek bir diş macununun (Mentadent) paketlemesi farklıdır. Mentadent sodaya ek olarak %0.75lik stabil peroksid jel ve 1100ppm sodyum florür içermektedir. Materyaller kullanılma sırasında florür jel ile soda-peroksid jeli karıştıracak şekilde iki odalı pompa halinde paketlenmektedir. Bu ürün güvenli olarak rapor etdilmiştir ve erken hayvan çalışmalarında düşük hidrojen peroksidin alerji yaratmadığını göstermektedir (7).

Stabil formulasyona sahip uyumlu abraziv içerikli NaF,MFP,SnF2 içeren florüridli diş macunları hakkında bir çok klinik çalışma yürütülmüş ve ADA tarafından kabul edilmiştir. Scientific Affairs of American Dental Assosiation konseyi tarafından kabul edilen florürlü diş macunlarına ADA’nın web sitesi http://www.ada.org/adasealproducts.aspx ‘dan ulaşılabilmektedir. Her florür içeren diş macununun çürüğe karşı koruyucu etkisi yoktur. Diş macunlarındaki florür içerikleri yeterli ve saklama süresi boyunca stabil olmalıdır.

4. Kalay tuzu içeren diş macunları

Kalay florür (SnF2) özellikle kalay iyonu çürük,plak ve gingivitis karşıtı olarak rapor edilmiştir. Hernekadar SnF2’ün uzun çürük karşıtı etkisi olsa da, klinik antimikrobiyal aktiviteler sadece su içermeyen ürünlerle test edildiğinden diş macunları ve gargaralardaki uzun dönem stabilitesi hakkında soru işaretleri mevcuttur (8). Stabil haldeki SnF2 diş macunları ile ilgili gelişmeler ve son dönemdeki klinik ve laboratuar sonuçlar rapor edilmiştir. Bu dişmacunu diş eti bakımı ile ilgili Crest Gum Care Procter& Gamble tarafından ABD’de satılmaktadır.



5. Erozyon karşıtı diş macunları

Diyet erozyonuna karşıt koruyucu sistem olarak en yaygın kullanılan yöntemden bir tanesi çürük karşıtı florür kullanımıdır. NaF gibi florür kaynakları, sert dokuların eroziv kaybı karşısında belirli bir düzeyde koruyuculuk şağladığı rapor edilmiştir (9, 10).

Literatürde erozyondan korunmak için kullanılan ikinci bir yöntem ise kalay florürid (SnF2) gibi kalay bileşiklerin kullanımıdır (11, 12). Ancak halen SnF2’in etki mekanizması tam olarak açıklanamamıştır. Mikro-kalınlıktaki kalay florofosfat tabakasının sert dokudaki oluşumu açıklansa da, diğer çalışmalar minenin ilk birkaç mikronunda kalay katmanı oluştuğunu rapor etmişlerdir (13). Bu çalışmaların ışığı altında kalay (Sn+2 ) ve florür (F-) iyonunun tek başlarına orta düzeyde etkileri varken, kombine kullanıldıklarında daha fazla etkili olduğu rapor edilmşitir (12).

Günümüzde hem erozyona hemde plak kontrolüne karşı birden savaşan diş macunları daha çok tercih edilmektedir (Sensodyne_ ProNamelTM; GlaxoSmithKline, Istanbul, Turkey). Yapılan çalışmalarda SnCl2/NaF içeren diş macunları kullananlarda NaF kullananlara oranla %25-26 daha az plak oluştuğu rapor edilmiştir. SnCl2/NaF’ün plak inhibisyonundaki yararı florür iyonu arlığında kalay iyonunun biyouyumluluğudur (14). Bunun yanında yapılan in vivo çalışma sonucunda %67’lik sitrik asite maruz bırakılmış mine yüzeyine SnF2 uygulandığında mine çözünmesinin azaldığı rapor edilmiştir (15). Diğer bir çalışmada ise günde bir kez SnCl2 ve NaF ile gargara yapıldığında mine ve dentindeki eroziv aşınma miktarları sırasıyla % 73-50 oranında azalmıştır (15).

Dişmacunlarındaki SnF2 ‘ün erozyon önleyici etkisi ile ilgili çok az bilgi bulunmaktadır. Diş macunlarındaki SnF2 konsantrasyonu solusyonlarda kullanılandan daha düşüktür ve diş macununun abraziv etkisi, koruyucu etkiyi etkileyebilmektedir. Mine çözünmesinin SnF2 içeren diş macununun 4 dakika uygulanması sonrası azaldığı ile ilgili çalışma rapor edilmiştir (11).

Bunlar kalay florürür (ProExpert) , nanohidroksiapatit ve biopolimerlerdir. Bundan önce yapılan çalışmaların sonucunda Sn/F içeriğinin erozyona karşılık geleneksel NaF dişmacunlarına kıyasla daha etkili olduğu ile ilgili kanıtlar mevcuttur (11, 12). NaF ve %5 KNO3 içeren eroziv karşıtı olduuğunu iddia eden diş macunları için, aşınmış mine yüzeylerinin sertleştirdiğine dair veriler bulunmaktadır ancak eroziv mine kaybı miktarı ile ilgili yapılan çalışmalarda çelişkili sonuçlar ortaya atılmıştır (16-19).



6. Hassasiyet karşıtı ürünler

Birçok hasta özellikle sement mine birleşimindeki kök yüzeyinde açıklık olduğunda sızı ve soğukda ağrı hissetmektedir. Bu sorunu çözmek için ADA, Ad Hoc Committee on Dentinal Sensitivity’i kurmuştur. Bu tür diş macunları iki yolla hassasiyete karşı koymaktadır



  1. Nöral impulsların iletimini engellemek

  2. Dentinal tübülleri tıkamak

%5 lik potasyum nitrat, %3.75lik potasyum klorid ve %5.5 lik potasyum sitratlar % 2 lik potasyum iyonu yardımıyla nöral iletimi inhibe eder. Klinik çalışmalar bu tür diş macunlarının ölçülebilir oranda hassasiyeti önlemesinin en az 2 hafta boyunca günde 2 kez kullanımla sağlanabileceğini rapor etmiştir. Klinik çalışmalar ise florüridli diş macunlarına kıyasla potasyumun her üç türünün hassasiyeti engellemede daha etkin olduğunu vurgulamıştır.

Stronsiyum klorid ve kalay klorid ise tübül tıkama ilkesine dayalıdır. Bu ürünler ise günde 2 kez kullanımla 4 hafta sonra etkinlik göstermektedir. Dentinal tübülleri tıkayan ayrıca yeni bir formül ortaya atılmıştır. Bu ürün % 8 arjinin, kalsiyum karbonat ve 1450 ppm florür içeren diş macunudur. Bir çok çalışma bu ürünün etkinliğini kanıtlamıştır.

The American Dental Association’s Council on Dental Therapeutics aktik içerik kombinasyonu olan ve hassasiyet ve çürük önleme özelliği olan bir diş macununu (Sensodyne F) onaylamıştır.

7. Beyazlatıcı diş macunları

Bu tür diş macunları diş lekeleri üzerinde iki tip yolla etkilidir: 1. Fiziksel method (abrazivler) 2. Kimyasal mekanizma ( yüzey aktif ajanları,beyazlatma ve oksidize ajanlar)

Beyazlatıcı diş macunlarındaki belirlenmiş içeriklerden bazıları: enzimler, peroksit, sürfaktan, sitratlar, pirofosfataz ve hekzametafosfatlar.


  1. Enzimler ( doğal meyve enzimleri içeren Janina Diamond ve
    Opale diş macunu, ve sitroksain içeren Rembrandt diş macunu )

  2. Peroksitler ( Colgate Simply White Toothpaste )

  3. Sodyum hekzametafosfat (polipirofosfat)

  4. Sodyum tripolifosfat

Diş beyazlatmalı ajanlar beyazlatma ajanı olarak genellikle hidrojen peroksid veya karbamid peroksit içerir. Bu ürünlerin laboratuvar çalışmalarınca etkinliği kanıtlansa da leke uzaklaştırmadaki klinik yararları tartışmalıdır. %0.5 kalsiyum peroksit içeren diş macunu 6 haftalık kullanım sonrası lekeleri azaltmaktadır. Karbamid peroksit yıkıldığında üre ve hidrojen peroksite dönüşür. Hidrojen peroksid ise aktif beyazlatma molekülü olan oksijen içeren serbest radikallere dönüşür.

Peroksitlerin veya yan ürünlerinin düzenli kullanımı istenmeyen organizmların üremesine neden olabilir örnek olarak mantar üremesiyle kıllı dil oluşumuna sebep olurlar. Buna ek olarak perioksitler pulpayı ve ağızdaki yumuşak dokuları tahrip edebilir. Güçlü oksijenize ajanların kullanımı yara iyileşmesini de geciktirebilir. Bu nedenle bu tür ajanların kullanımı için ADA peroksit içeren ürünler için bir guideline açıklamıştır.

Crest Extra Whitening isimli ürün leke özellikli yumuşak doku teknolojisine sahiptir. Bu ürün, NaF içerirve bunu yanında diş taşı oluşumunu ve çürüğü önlerken lekeleride uzaklaştırır.

8. Bitkisel diş macunları (Çay ağacı yağı içeren diş macunu )

Çay ağacı yağı (Melaleuca alternifolia) içeren diş macunları antimikrobiyal aktivitesi, biyouyumluluğu, anti inflamatuar ve antioksidan özellikleri nedeniyle diş macunlarına katılmaya başlanmıştır (20, 21). Bu madde antiseptik, antifungal ve az da olsa uçucu özellik göstermektedir. Yapılan araştırmalar TTO’ların S.aureus, E.coli, C. Albicans, P.gingivalis, P.intermedia ve A. Actinomycetemcomitans’a karşı antibakteriyel etkisi olduğunu göstermiştir (22). Günümüzde birçok ürün içeriğinde TTO kullanılmaktadır. Ayrıca bu ürünün dental plağa karşı etkili olduğu rapor edilmiştir.



9. Aloe Vera içeren diş macunları

Aloe Vera antiinflamatuar, antikoagülan, skar oluşumunu azaltan ve yara iyileşmesini arttıran özelliklere sahiptir (23-25). Aloe vera içeren diş macunlarının antimikrobiyal etkileri in vitro olarak çalışılmış ve S. Mutans, S. Sangius, C. Albicans’ların büyümesini inhibe ettiği rapor edilmiştir (26). Aloe vera içeren gargaralar da gingivitis ve plak birikimini azalttığı gösterilmiştir . Ancak çalışmalar florür içeren diş macunlarıyla kıyaslandığında daha etkili bulunamamıştır (27).



Diş macunlarındaki plak karşıtı ajanlar

Triklosan

Triklosan iyonik olmayan klorlu bisfenol bileşiğidir.Triklosan Irgacare adı altında üreticisi Ciba-Geigy tarafından piyasaya sunulmuş geniş spektrumlu antibakteriyel bir ajandır. Geniş spektrumdaki bakterilere karşı etkili olmasının yanında güvenilir etkili ve kolay tolere edilmesiyle antibakteriyel vücut fırçaları ve deodorant sabunlarının içerisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Ulaşılabilinen farmakolojik ve toksikolojik bilgiler triklosanın diş macunu ve gargaralardaki florür ve sürfaktanlarla uyumlu olduğunu ve siklooksijenaz ve lipoksijenaz yollarını inhibe etmesi nedeniyle antiinflamatuar özelliği olduğunu kanıtlamıştır (28).

Triklosan bakterilerin sitoplazmik membran yapısını bozarak etki gösterir.

Avrupa’da birçok diş macunun ve gargaralar satışa sunulmaktadır. Amerika’da Colgate-Palmolive tarafından geliştirilen triklosan, patentli kopolimer ‘Gantrez’ ve florür içeren tek bir diş macunu vardır. Bir kopolimer olan Gantrez triklosana daha çok etkileşim olanağı ve antibakteriyel özelliği arttıran uzun süre diş yüzeyinde kalmasını sağlar. Bu ürün olan Colgate Total güvenilirlik ve klinik etkinlik testlerine maruz bırakılmıştır ve 1997 de piyasaya sunulmuştur (28). Bu ürün dişeti çizgisinde plak formasyonunu dolayısıyla gingivitisi azaltır. Ancak periodontitis üzerindeki etkileri tanımlanmamıştır.



Klorheksidin

Her nekadar klorheksidinli diş macunlarının plak karşıtı aktivitesi onaylansa da, formulasyondaki diğer ürünlerle etkileşim sonucu etkinliğini kaybetmektedir.



Diş macunlarındaki çürük karşıtı ajanlar

Florür (F) : Florürlü diş macunları uygulanmasından sonra florür iyonları ve kalsiyum iyonları birleşerek kalsiyum florür (CaF2) oluşur bu yapı florürün yavaş salınımına neden olur ve tükürük florür seviyesini sabit tutar. Florürün değişik formları mevcuttur; kalay florür, sodyum florür, sodyum monoflorofosfat, amin florür. Bu florür eşitlerinin herbirinden değişik miktarlarda kalsiyum florür oluşur ve bu durum tükürükteki florür biyouyumluluğunu ve mine remineralisazyon demineralizasyon sürecini etkiler.

Yapılan bir in vitro çalışmada mine remineralizasyonunda en çok amin florür sonrasında ise sırasıyla sodyum monoflorrofosfat ve sodyum florü etkilidir. Yüzeysel mine tabakasının amin florür uygulaması sonrasında daha stabil olduğu rapor edilmiştir (29). Amin florür içeren ürünlere örnek olarak GABA’nın Elmex(®) diş macunlarını gösterebiliriz. Elmex erozyona karşıt dişmacunlarında stannöz kloridin yanısıra amin florür yardımıyla diş yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluştmaktadır.

1500 ppm’den fazla florür içeriği olan diş macunları sadece reçete ile satılmaktadır ve 10 yaş üzeri çocuklarda uygulanmalı, ağız kuruluğu, kök yüzey çürüğü bulunan yüksek çürük riski olan hastalarda kullanılması önerilmektedir.

Florürlü diş macunlarının çocuklarda kullanımı miktarı açısından farklı görüşler mevcuttur. Ericson ve Forsman ilk olarak bezelye büyüklüğünde kullanımını önermiştir (30). Buna karşılık Rock ise bu miktarın çok fazla olduğunu ve sadece küçük miktardaki sürüntünün yeterli olacağını iddia etmiştir (31). Florozis için en kritik zaman aralığı çocukların 19 – 26 ay arasıdır. 2005’te yapılan bir çalışmada Malezyalı çocukların fırçalama sırasında yuttuğu macun miktarları araştırılmıştır. Sonuç olarak çocukların yuttuğu diş macunlarındaki florür miktarları her bir fırçalamada 131.9 mikrogram olmuştur. Ayrıca fırçaya konulan diş macunu ile yutulan dişmacunu miktarı arasında bir korelasyon olduğu ve annebabaların fırçalama esnasında çocuklarını gözlemlemeleri ve düşük florür içeren (500ppm) macunların kullanılması gerektiğini rapor etmişlerdir (32).

Florürlü diş macunlarının hem yutulma riski hemde florozis riski olduğundan araştırmacılar yeni arayışlar içerisine girmiştir ve florür içermeyen bitkisel ekstratlar ve enzimler içeren organik diş macunları piyasaya sürülmüştür. First Teeth’in mekanizması laktoperoksidaz enzim sistemine sahip olmasıdır. Bu sayede bakteriyel metabolik sisteminde bozulmaya neden olmaktadır. First teeth’in içeriği su,gliserol,sorbitol,doğal muz, doğal elma ekstresi, xylitol, laktoferrin, laktoperoksidaz, glukoz oksidaz, pektin, propilen glikol ve aloe vera’dır.

Amin florürlerin mine remineralizasyonundaki etkisi deneysel ve klinik olarak çalışılmış ve sodyum florürle aynı etkiye sahip olduğu rapor edilmiştir .



Florür içermeyen çürük karşıtı ajanlar : Kalsiyum, fosfor ( fosfatlar, trimetafosfatlar, pirofosfat ve gliserofosfatlar) ve metaller ( çinko, kalay, aluminyum, demir, mangan, molibden) içeren diş macunları bulunmaktadır. Hernekadar bu kadar çok ajan tanımlansa da ancak bunların birkaçı insanlarda klinik çalışmalarda kullanılmıştır. Bunun yanında kalsiyum karbonatlarda diş macunlarına dental plak pHsını ve plak kalsiyum seviyesini arttırma özelliği vererek remineralizasyon oluşumuna yardımcı olur.

Diş macunlarındaki diştaşı karşıtı ajanlar

Supragingival diştaşı mineralize bir plak olduğundan bununla en etkili başa çıkma yüntemi de kristal büyüme inhibitörleri yardımıyla mineralizasyonunun engellenmesidir. Bu inhibitörler pirofosfataz, fosfanatlar, çinko tuzları, metil vinil eter ve maleik anhidritlerdir. Birçok çalışma %3.3 çözünebilen pirofosfataz içeren diş macunlarının diş taşı oluşumunu belirli oranda azalttığını kanıtlamıştır.



Dişmacunlarının olası yan etkileri

Diş macunu içerikleri özellikle çocuklar tarafından yutulması halinde sert ve yumuşak dokularda hasara yol açabilir.



Florürler : Florür içeren diş macunları özellikle küçük çocuklar tarafından yutulduğunda florozise neden olabilir. Florozis riski yutulan florürun dozuyla ilişkilidir. Bunun yanında yutulan diş macunu miktarı florürun dozundan daha fazla riske yol açmaktadır bu nedenle aileler diş fırçalama sırasında çocuklarını gözlemlemeli az miktarda diş macunu sürülmeli ve fırçalama sonrası artık macun tükürülmelidir. Bu nedenle 3 yaş ve altı çocuklara 1000 ppmlik 3-6 yaş arası çocuklara ise 1350-1500 ppmlik florür içeren diş macunları önerilmektedir.
  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə