Tez özetleri Astronomi ve Uzay Bilimleri Anabilim Dalı


Turbo Equalization in Wireless Systems



Yüklə 3 Mb.
səhifə36/48
tarix06.05.2017
ölçüsü3 Mb.
1   ...   32   33   34   35   36   37   38   39   ...   48

Turbo Equalization in Wireless Systems

In this thesis, in order to view the error performance of a digital communication system in which Low Density Parity Check Codes (LDPC) are used a channel encoder are used a channel encoder and Orthogonal Frequency Division Multiplexing (OFDM) system is explained. And error performance analysis has been made on different types of fading channels.

While designing a mobile radio and satellite communication system the most important points are reliable communication and transmitting the message with least lost. Since LPDC codes are very large Euclidean distance and use iterative decoding algorithms, they have high error correcting capacity and very close performances to Shannon limit.

OFDM signaling is proven to be an effective way to combat the negative effects of fading and multi path by dividing the frequency selective channel into a number of flat fading sub channels corresponding to the OFDM sub carriers’ frequencies. When compared to single carrier systems, channel equalization is less complex, and sensitivity to channel estimation. However, OFDM systems are more sensitive carrier frequency offsets than single carrier systems are. Further, desirable properties of OFDM are heavily conditioned upon the availability of accurate channel. There has been much research done on channel estimation.

Furthermore to reduce intersymbol interference is used equalizer. This equalizer use different estimation methods.

In this study, Low Density Parity Check codes and OFDM with estimation theory, the cannel and coda is estimated. The main goal is; estimative channel and code are annihilated the noise and multi paths along the channel.

Thus, transmitter, generate the code, provide that in the receiver decode it correctly and the code isn’t much distortion.

In this study, regular LDPC codes with minimum Least Square estimation and Maximum Likelihood estimation estimated the channel and the code.



KARA Sarper
Danışman : Prof. Dr. Aydın AKAN

Anabilim Dalı : Elektrik Elektronik Mühendisliği

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Aydın AKAN

Prof. Dr. Sıddık YARMAN

Prof. Dr. Hakan Ali ÇIRPAN

Prof. Dr.Ahmet SERTBAŞ

Prof. Dr. Osman Nuri UÇAN



Sayısal Yayın Sistemleri İçin Kodlanmış Ofdm Yöntemleri

Günümüzde gezgin iletişim sistemleri, internet, video ve çoklu ortam uygulamalarını destekleyebilmek için, verilerin yüksek hızlarda ve düşük hata olasılıklarında iletimini sağlayan modülasyon ve çeşitleme tekniklerine ihtiyaç duyar. Bu tezde, modülasyon tekniği olarak tercih edilen dikgen frekans bölmeli çoğullama ve gezgin iletişim kanalının sınırlamalarının üstesinden gelmek için kullanılan kanal kodlama yöntemleri konu alınmıştır.

Yeni nesil gezgin iletişim sistemlerinin, yüksek hızdaki verilerinin gezgin iletişim kanallarından, istenen servis kalitesinde iletilebilmesi için etkili modülasyon ve çeşitleme teknikleri geliştirilmektedir. Modülasyon tekniklerine en iyi aday olarak çok taşıyıcılı bir modülasyon tekniği olan OFDM gösterilmektedir. Gezgin iletişim kanalının sınırlamalarının üstesinden gelmek için ise verici ve alıcı anten çeşitleme teknikleri ve kodlama ön plana çıkmaktadır. OFDM ve kodlama birleştirilerek elde edilen kodlanmış OFDM sistemleri ile kablosuz iletişim kanallarında yüksek veri hızlarında hareketliliği sağlayan uygulamalarda düşük hata olasılıklarına ulaşılabilmektedir.

Bu çalışmada farklı iki kanal kodlama tekniği ile OFDM yöntemi birlikte kullanılarak gerçekleştirilen kablosuz iletişim sistem modelinde kanal kestirimi ve alıcı başarımı incelenmiştir. Çok Seviyeli Turbo Kodlama ve Düşük yoğunluklu Parite kontrol kodlanmış veri sembolleri OFDM yöntemiyle modüle edildikten sonra zamanla değişen iletişim kanalı parametreleri kestirilmiş ve bit hata oranı gözlenmiştir. Her iki kanal kodlama yönteminin de kodlamasız OFDM iletişim sistemine göre hata başarımının iyileştiği tespit edilmiştir.

 
Coded Ofdm Methods For Digital Broadcasting Systems

Nowadays, mobile communication systems require modulation and diversity techniques that ensure data transmission with high rate and low bit error in order to support internet, video and multimedia applications. In this thesis orthogonal frequency division multiplexing OFDM and coding used as a modulation technique in order to cope with mobile communication channel constraints are constraints.

OFDM is a multi-carrier modulation technique in which a single high rate data-stream is divided into multiple low rate data-streams that are modulated using subcarriers which are orthogonal to each other. OFDM has commonly been utilized to transform a frequency selective fading channel into multiple flat fading subchannels. One of the main advantages of OFDM is its multipath delay spread tolerance and efficient spectrum use by allowing overlapping in the frequency domain. Coded OFDM systems are obtained by combining OFDM and channel coding technique and help to achieve high data rates and low bit error rates in mobile communication systems.

In this study the channel estimation and receiver performance of a wireless communication system which is the combination of two channel coding methods and OFDM are investigated. Mutli Level Turbo Coded (MLTC) and Low Density Parity Check (LDPC) coded data symbols are modulated with OFDM method, then the parameters of a wireless time varying channel are estimated and the bit error rate (BER) is calculated. After all, it was concluded that the bit error rate of a coded OFDM system is much better than that of an uncoded OFDM system.



BAŞAK Muhammed Emin
Danışman : Prof. Dr. Ayten KUNTMAN

Anabilim Dalı : Elektrik Elektronik Müh.

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Prof.Dr. Ayten KUNTMAN (Danışman)

Prof. Dr. Hakan Ali ÇIRPAN

Prof. Dr. Aydın AKAN

Prof. Dr. Osman Nuri UÇAN

Prof. Dr. Ali ZEKİ




Genetik Algoritma ile MOS Parametrelerinin Belirlenmesi ve Optimizasyonu

Günümüz teknolojisinde çok önemli bir yere sahip olan MOS transistörler için uygun bir parametre seti belirlemek güç bir problemdir. Geleneksel yöntemler parametrelerin çözüm uzayındaki yerel noktalara yakınsamasından dolayı optimum çözümden başka sonuçlar verebilmektedirler. Genetik algoritmalar düzensiz dağılmış parametrelerin bulunması için çok uygundur.

Bu çalışmada, genetik algoritma ile MOS transistörün parametreleri belirlenmiş ve optimizasyonu yapılmıştır. İlk olarak MOS modellerinin tarihi gelişimi ve MOSFET’in çalışma ilkesi ele alınmış, BSIM3V3 modeli ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Daha sonra genetik algoritmanın tarihi gelişimi, özellikleri ve parametreleri ele alınmıştır.

Sonraki bölümde ise BSIM3V3 MOSFET model parametresi belirlenirken uygulanan adımlar açıklanmıştır. Parametrelerin genetik algoritma ile belirlenme süreci bir örnek ile açıklanarak belirlenen parametrelerin SPICE’da uygulaması yapılmıştır. Parametre çıkartımında ilk once MOS BSIM3V3 modelinde C35 üretim sürecinde kullanılan 0.35μm üretim teknolojisi ile belirlenen SPICE parametre sonuçları kullanılmış daha sonra da 0.7μm üretim teknolojisi ile TÜBİTAK laboratuarlarında elde edilen test transistörleri kullanılmıştır.

Son bölümde belirlenen parametrelerin karakteristiklerine ilişkin sonuçlar ile gerçek karakteristiklere ilişkin sonuçlar karşılaştırılmıştır. Ayrıca populasyon miktarı, çaprazlama oranı ve nesil sayısı gibi genetik algoritma parametrelerinin farklı değerlerine ait sonuçlar da karşılaştırılmıştır.

 
MOS Parameter Extraction and Optimization with Genetic Algorithm

Extracting an optimal set of parameter values for a MOS device is great importance in contemporary technology is a complex problem. Traditional methods of parameter extraction can produce far from optimal solutions because of the presence of local optimum in the solution space. Genetic algorithms are well suited for finding near optimal solutions in irregular parameter spaces.

In this study, MOS Parameters extracted and optimized with genetic algorithm. First of all, historical development of the MOS models and operation basis of MOS transistors are introduced. BSIM3V3 is explained in details. Thereinafter historical development, properties and parameters of genetic algorithms are explained.

In the following section, applied strategies of extracting BSIM3V3 MOSFET model parameters are defined. After defined the parameter extraction with genetic algorithm The SPICE simulations are performed using extracted parameters. The results of experimental studies for parameter extraction firstly obtained 0.35μm fabricated by C35 process and then 0.7μm fabricated test transistors which produced in TUBITAK Laboratories were used.

Extracted parameters characteristic data results have been compared with measurement results in the last section. Different values of parameters of genetic algorithm, such as population size, crossover rate ,and generation size are compared by different tests.




ÖZER Emre
Danışman : Prof. Dr. Aydın AKAN

Anabilim Dalı : Elektrik-Elektronik Mühendisliği

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Aydın AKAN

Prof. Dr. Sıddık YARMAN

Prof. Dr. Hakan Ali ÇIRPAN

Prof. Dr. Ayten KUNTMAN

Prof. Dr. Ahmet SERTBAŞ



Enerji Dağıtım Şebekelerinde Harmonik Sorunlarının Çözümü

Elektrik enerjisine olan talebin gün geçtikte artması beraberinde güç kalitesi kavramını doğurmuştur. Elektrik enerji sisteminin ve bu sisteme bağlanan yüklerin arızasız ve güvenli bir şekilde çalışabilmesi için gerekli koşullardan biri de dalga şeklinin sinüsoidal olmasıdır. Ancak sisteme bağlanan bazı elemanların lineer olmayan akım-gerilim karakteristikleri sistemde istenmeyen harmoniklerin doğmasına neden olur.

Güç sistemindeki elemanların zarar görmesine, güç kayıplarının artmasına, dolayısıyla ekonomik kayıplara neden olan harmonikleri filtrelemek için kullanılan en güncel yöntem aktif güç filtreleridir. Aktif güç filtreleri; şebekedeki harmoniklerin elde edilmesi ve şebekeye zıt fazda enjekte edilmesi esasına dayanır.

Bu çalışmada elektrik şebekelerinde lineer olmayan yüklerden kaynaklanan harmonikleri filtrelemek amacıyla literatürde var olan aktif güç filtreleri için referans işaretler olan şebekedeki akım veya gerilimlerin harmoniklerini elde etmemizi sağlayan bir devre önerilmiştir. Bu devrede kullanılmak üzere sinüs çıkış distorsiyonu çok küçük olan ve referans işaretinin yalnız fazını ve frekansını değil aynı zamanda genliğini de izleyen bir faz kilitli çevrim devresi tasarlanmıştır. Faz kilitli çevrim ile üretilen temel bileşen şebeke işaretinden çıkarılarak harmonikler elde edilmiştir. Yapılan deneylerle harmonikli işaretlerin temel bileşeni ve harmonik bileşenlerin birbirinden ayrılmaları başarılmıştır.



Solution of Harmonic Problems in Power Distribution Network

Increasing demand of electrical energy has been caused by power quality concept. One of the required conditions for safely operating electric power system and connected loads is sinusoidal waveform. However, nonlinear characteristic of loads causes undesired harmonics.

The active power filters are current method for reducing the harmonics that causes technical and economic problems in power systems. Obtaining current or voltage harmonics called reference signals and injecting produced harmonics to power system are steps of operating active power filters.

In this study, the circuit obtaining harmonics caused by nonlinear loads, is proposed. This circuit is an alternative method of reference signal estimation technique used in active power filter technology. Firstly, Phase Locked Loop (PLL) which has a low distortion sine wave output has been designed in this study. This PLL can follow not only phase of reference signal but also amplitude of input signal. Then harmonics have been obtained by subtracting produced fundamental component with PLL from distorted signal. In experimental studies, fundamental and harmonics components of distorted signals have been successfully seperated.



EREN Tuncay
Danışman : Prof. Dr. Hakan Ali ÇIRPAN

Anabilim Dalı : Elektrik Elektronik Mühendisliği

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Hakan Ali ÇIRPAN

Prof. Dr. Sıddık YARMAN

Prof. Dr. Ayten KUNTMAN

Prof. Dr. Aydın AKAN

Prof. Dr. Ahmet SERTBAŞ



Radar Görüntülerinde İstenmeyen Yankıları Yok Etme Metodları

Radar; kara, hava ve deniz uygulamalarında cisimlerin görüntülenmesi işlemlerinde kullanılmaktadır. Görüntülemede, hedeflerin otomatik olarak tanınması işleminde karşılaşılan önemli sorunlardan biri, hedef sinyalleri ile karışan istenmeyen yankı (clutter) sinyalleridir ve bu sinyaller hedef sinyallerinin yanında önemli bir enerjiye sahiptirler. Görüntü işlemede hedef sinyallerini ayırt etmek oldukça zordur. İstenmeyen yankı sinyallerini radar görüntülerinden ayırt etmek için; dalgacık paket dönüşümü, direk eşikleme ve istatistiksel modele dayalı teknikler kullanılmaktadır.

Bu çalışmada radar görüntülerinde istenmeyen yankıları yok etme metodları araştırılmış ve bu metodlardan direk eşikleme ve istatistiksel modele dayalı metodlar gerçek Yapay Açıklıklı Radar (SAR) görüntülerine uygulanmış ve bunların performansları karşılaştırılmıştır. Gerçek veri olarak MSTAR data verisi kullanılmıştır.

Yapılan calışma sonunda istatistiksel modele dayalı tekniğin daha iyi sonuç verdiği görülmüştür.



Clutter Cancellatıon Methodes in Radar Images

Radar is the fundamental devices used in land, air and sea applications. In the imaging process, one of the important problem faced in the automatic recognition of targets in radar images is that the clutter signals which interfere with target signals, have significant energy levels. In the imaging processes, it is difficult to discriminate target signals because of the clutters. In order to depress the clutter signals in radar images, different kind of clutter cancellation techniques are used such as Adaptive Wavelet Packet Transform (AWPT), direct thresholding and statistical modelling.

In this thesis, clutter cancellation techniques in Synthetic Aperture Radar (SAR) images were investigated and these techniques were implemented to real Synthetic Aperture Radar (SAR) data. The methods which are direct thresholding and statistical modelling were implemented to SAR images and their performances were compared. As real image data, MSTAR SAR data set was used and the methods were implemented to MSTAR target images for target detection.

In terms of the target clutter cancellation performance, it is seen that the method statistical modelling gives better results than direct thresholding method.



MERAL Onur ,
Danışman : Prof. Dr. Osman Nuri UÇAN

Anabilim Dalı : Elektrik Elektronik Mühendisliği Anabilim Dalı

Mezuniyet Yılı : 2008

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Osman Nuri UÇAN

Prof. Dr. Sıddık YARMAN

Prof. Dr. Aydın AKAN

Prof. Dr. Ahmet SERTBAŞ

Prof. Dr. Ayten KUNTMAN



Doğrusal Öngörülü Kodlama ve Adaptif Algoritma Tabanlı Konuşmacı Tanıma

Yapılan bu çalışmada, konuşmacı belirleme problemi için yüksek mertebeden istatistiğe bağlı ve adaptif yaklaşımla öznitelik çıkarım yöntemi önerilmiştir. Konuşmacı tanıma işlemi için kişilerin doğrusal öngörülü kodlama ve adaptif algoritma katsayıları hesaplanmış ve bir veritabanı oluşturulmuştur. Daha sonra bu kişilerden seçilen herhangi birisinin istenen metoda göre katsayıları hesaplanmış ve veritabanındaki katsayılar ile Euclid mesafesi yöntemiyle kıyaslanmıştır. Böylece kişi tanımlama işlemi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca her bir metod için başarı yüzdesi hesaplanmıştır.

Çalışmanın Genel Kısımlar bölümünde ses, konuşma ve konuşmacının tanımları yapılmıştır. Konuşmacı tanıma yöntemleri, açık ve kapalı küme kavramları incelenmiştir. Malzeme ve Yöntem bölümünde analizler sırasında kullanılan doğrusal öngörü ve adaptif metodlar detaylı olarak irdelenmiştir.

Bulgular bölümünde konuşmacı tanıma uygulamasına yer verilmiştir. Konuşmacı katsayılarının elde edilmesi, sonuçların karşılaştırılması ve bu uygulamaların ne ölçüde başarılı oldukları sonuçlarına Tartışma ve Sonuç kısmında yer verilmiştir.


 

The Speaker Recognition Based on Linear Predictive Coding and Adaptive Algortihms.

In this study, feature extraction method by way of adaptive approximation and feature extraction method by way of high level statistics method are suggested for speaker identification. Each Coefficients of the Linear Predictive Coding and Adaptive Algorithm has been computed for each participants in order to use in ‘speaker recognition process’ and then a database has been created with these related data. Then, the LPC coefficients of one participant have been computed with intended method and have been compared with related coefficients, which had been stored in the database, by the method of Euclid Distance. Thus, personal description process has been accomplished. Also, the probability of success has been calculated for every single method.

In the General Parts of this study, the definitions of voice, speech and speaker have been given. The methods of speaker recognition and the concepts of open and closed sets have been examined. In the part of Material and Method, linear predictive and adaptive methods, which had been used in the analysis, have been scrutinized.

In the Evidences Part, application of speaker recognition has been indicated. Obtaining of speaker recognition coefficients, comparing of its results and success ratio of performed applications have been evaluated in the part of Argument and Result.



TOMBAZ Sibel
Danışman : Prof. Dr. Hakan Ali ÇIRPAN

Anabilim Dalı : Elektrik-Elektronik Mühendisliği

Mezuniyet Yılı : 2009

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Hakan Ali ÇIRPAN

Prof. Dr. Aydın AKAN

Prof. Dr. Sıddık YARMAN

Prof. Dr. Ahmet SERTBAŞ

Doç Dr. Halim ZAİM




Üstün Üçüncü Nesil Gezgin İletişim Sistemlerine Yönelik İleri Sinyal İşleme Algoritmalarının Geliştirilmesi

Bu çalışmada, üstün üçüncü nesil gezgin sistemler ele alınmıştır. OFDM tabanlı olmaları sebebiyle senkronizasyon hatalarına karşı, tek taşıyıcılı sistemlere göre daha duyarlı olan bu sistemlerde, çok kullanıcılı senaryoda zamanlama senkronizasyonu problemi incelenmiştir.

Ele alınan problemde, fiziksel katmanlarında OFDMA kullanan iki kablosuz haberleşme sistemi ele alınmaktadır. Bu sistemlerden bir tanesi makro hücre, diğeri ise makro hücre sisteminin uygun spektrum fırsatlarını kullanan femto hücre sistemidir. Bu amaçla femto hücre sistemi, diğer sistemin UL’ine hava yolu üzerinden gözü kapalı olarak senkronize olmak zorundadır. Bu probleme yönelik olarak, tek kullanıcılı senaryo için mevcut olan gözü kapalı senkronizasyon metotlarında kullanılan korelasyon aralığının arttırılarak, performansının geliştirilmesi önerilmiştir.

Tezi genel olarak iki bölümde oluşmuş gibi düşünebiliriz. Birinci bölümde, genel anlamda üstün üçüncü nesil gezgin iletişim sistemleri ve OFDM teknolojisi ile ilgili bilgi verilmiş, OFDM’in avantajları ve dezavantajları anlatılmış ve senkronizasyon problemi için ön-eke’ye dayalı gözü kapalı yöntemler incelenmiştir. Bu yöntemlerin performans karşılaştırılması yapılmış, bu tezde önerilen ortalama alma yöntemi ile performanslarının arttırıldığı simülasyonlar ile gösterilmiştir.

İkinci bölümde ise, tezin ana konusu olan femto hücre ile makro hücre arasındaki zamanlama senkronizasyonu problemi ele alınmış, bu problemin önemi ve femto hücreye etkisi anlatılmıştır. Var olan gözü kapalı tekniklerin, probleme uygun hale getirilmesi ile oluşturulan yeni metod için, hata analizi matematiksel olarak gerçekleştirilmiş bu iyileştirilme bilgisayar simülasyonları ile gösterilmiştir.

 

 



Development of Advanced Signal Processing Algorithms for Super Third Generation Systems

In this study, super third generation systems are handled. Because of, this systems are OFDM based, they are more sensitive to synchronization errors than single carrier systems. So the timing synchronization problem is presented and found a new method or this problem.

We consider two cognitive wireless networks both of which utilize orthogonal frequency division multiple access (OFDMA) in their physical layers. One of these networks (e.g., a femtocell network) utilizes the spectrum opportunities available in the other wireless network (e.g., a macrocell network). For this purpose, the former network needs to blindly synchronize to the uplink of the latter network over the air. We propose an improvement on the existing blind synchronization techniques in such a scenario by extending the correlation window length.

This thesis is separated in two parts. In the first part, super third generation systems and OFDM technology is discussed generally. Advantage and disadvantage of OFDM systems are given and CP based blind synchronization methods for single user scenario is studied. Performance comparison of these methods is done and performance improvement with averaging methods is shown with computer simulations.

On the other hand, the timing synchronization problem between femtocell and macrocell is handled in of second part and the importance of problem and affects to femtocell is discussed. Blind time synhronization methods for single user scenario is improved for this problem and the RMSE analysis and computer simulations are given.


KARAP Serhat
Danışman : Prof. Dr. Aydın AKAN

Anabilim Dalı : Elektrik Elektronik Mühendisliği Anabilim Dalı

Mezuniyet Yılı : 2009

Tez Savunma Jürisi : Prof. Dr. Aydın AKAN

Prof. Dr. Sıddık YARMAN

Prof. Dr. Hakan Ali ÇIRPAN

Prof. Dr. Osman Nuri UÇAN

Prof. Dr. Ahmet SERTBAŞ



Kablosuz Algılayıcı Ağlar İçin Kanal Modelleme ve Kestirimi

Gelişen teknolojiyle birlikte küçük boyutlarda, düşük güç tüketen, çok fonksiyonlu algılayıcı elemanlar tasarlanabilmektedir. Bu elemanlar; algılama, veri işleme ve kendi aralarında haberleşme yaparak Kablosuz Algılayıcı Ağları’nın gerçekleştirilmelerine imkan tanımaktadır.

Kablosuz bir algılayıcı ağdaki iletişim kanalı, toplamsal kanal gürültüsü ve boğucu işaretler gibi olumsuz etkilere maruz kalır. Ayrıca çoklu yol sönümlemesi nedeniyle girişe gelen işaret gecikme ve zayıflamaya uğrar. Bunun yanında ortamdaki hareketten kaynaklanan Doppler frekans kaymaları ortaya çıkar. Tüm bu bozucu etkiler zamanla rasgele değişmektedir. Bu nedenle, zamanla değişen bu iletişim kanalının modellenmesi ve kanal parametrelerinin kestirimi, sistem performansını arttıracak alıcıların tasarımında önemli bir rol oynamaktadır.

Bu tez çalışmasında, Çok Taşıyıcılı Yayılı İzge (ÇTYİ) tekniği kullanan kablosuz algılayıcı sistemlerde, zamanla değişen iletişim kanalının modellenmesi ve kestirimi ele alınmıştır. Problemin çözümüne özgün bir yaklaşım olarak zaman-frekans gösteriminin kullanılması önerilmiştir. Kablosuz haberleşme kanalı; zayıflama katsayısı, Doppler frekans kayması ve gecikme parametreleri cinsinden modellenmiştir. Kanala ait parametreler bir zaman-frekans analiz yöntemi olan Ayrık Evrimsel Dönüşüm (AED) ile hesaplanan yayma fonksiyonundan kestirilmiş ve bunlar kanal denkleştirme amacıyla kullanılmışlardır. Önerilen yöntemin başarımını incelemek amacıyla farklı seviyelerde kanal gürültüsü, boğucu işaret ve Doppler frekans kayması değerleri için benzetimler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, önerilen zamanla değişen kanal modelinin alıcı başarımını iyileştirdiğini ortaya koymuştur.



Channel Modeling and Estimation For Wireless Sensor Array Networks

Advances in technology make it possible to design multi-functional sensor elements with small size and low power consumption. These elements, which are able to make sensing, data processing and communicating with each other, constitute Wireless Sensor Array Networks.

The wireless communication channel in a sensor network is exposed to corruptive effects like additive noise and jammer interferences. Also, the signal at the receiver is delayed and attenuated due to multipath fading. In addition, Doppler frequency shifts occur due to mobility. All these impediments change randomly over time. Therefore, modeling and estimation of this time varying communication channel has become an important issue in the design of the receivers that improve the performance of communication systems.

In this study, we investigated how to model and estimate the time varying channel of wireless sensor networks with multi-carrier spread spectrum (MC-SS). Time-frequency representation has been proposed as a unique approach to the solution of the problem. Wireless communication channel was modeled in terms of attenuation factor, Doppler frequency shifts and delay parameters. The channel parameters have been estimated via a spreading function using the discrete evolutionary transform (DET) as a time-frequency analysis method, and used to equalize the channel. In order to illustrate the performance of the proposed method, simulations with different levels of channel noise, jammer interference and Doppler frequency shifts are provided. The results we obtained show that the proposed time varying channel model improves the receiver performance.





Yüklə 3 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   32   33   34   35   36   37   38   39   ...   48




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə