Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroşirürji Anabilim Dalı, Rize, Türkiye



Yüklə 343 Kb.
Pdf görüntüsü
tarix11.12.2016
ölçüsü343 Kb.

54

1

 Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroşirürji Anabilim Dalı, Rize, Türkiye 

2

 Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim, Dalı Rize, Türkiye

Correspondence: Başar Erdivanlı, 

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi EAH, Anesteziyoloji ve Reanimasyon AD, Rize, Türkiye     Email: berdivanli@gmail.com

Received: 17.07.2013,  Accepted: 21.11.2013

Copyright © JCEI / Journal of Clinical and Experimental Investigations 2014, All rights reserved

JCEI /  

2014; 5 (1): 54-58

Journal of Clinical and Experimental Investigations  

doi: 10.5799/ahinjs.01.2014.01.0359



ÖZGÜN ARAŞTIRMA /ORIGINAL ARTICLE

Spinal anestezi altında yapılan lomber disk cerrahilerinin retrospektif değerlendirmesi

Retrospective evaluation of outcomes in lumbar disc surgery with spinal anesthesia

Vaner Köksal

1

, Ahmet Şen



2

, Başar Erdivanlı

2

, Bülent Özdemir



1

ABSTRACT

Objective: We investigated feasibility, possible advan-

tages and disadvantages of spinal anesthesia in lomber 

disc surgery.

Methods: We retrospectively analyzed a total of 100 pa-

tients operated for elective lomber spinal surgery under 

spinal anesthesia.

Results: Spinal anesthesia was sufficient for lumbar disc 

surgery in 97 of 100 patients. Three patients received 

general anesthesia due to insufficient spinal block. Aller-

gic reaction was observed in one patient receiving gen-

eral anesthesia, and treated with intravenous steroid and 

antihistaminic drugs. We observed bradycardia and hy-

potension necessitating ephedrine administration in eight 

patients, post dural puncture headache in 10 patients 

(two patients were discharged at 4 and 7 days later there-

fore), who received spinal anesthesia. Following spinal 

anesthesia, patients required first analgesic at 10th hour. 

Patients receiving general anesthesia demanded first an-

algesic in the post operative care unit.

Conclusion: We are of the opinion that spinal anesthe-

sia may be safely used in lumbar disc surgeries, provided 

that patients are not positioned until sufficient anxiolytic 

and spinal block are established. J Clin Exp Invest 2014; 



5 (1): 54-58

Key word: Spinal anesthesia, spinal surgery, intraopera-

tive complications, postoperative pain 



ÖZET

Amaç: Lomber disk cerrahisinde spinal anestezinin uygu-

lanabilirliğini, olası avantaj ve dezavantajlarını inceledik.



Yöntemler: Spinal anestezi altında elektif olarak spinal 

cerrahi  yapılan  toplam  100  hasta  retrospektif  olarak  in-

celendi.

Bulgular: Yüz hastanın 97’sinde lomber spinal cerrahi ba-

şarıyla gerçekleştirilmiş. Üç hastaya yetersiz spinal blok 

sağlanamaması nedeniyle genel anestezi uygulanmıştır. 

Genel anestezi uygulanan bir hastada roküronyum uygu-

laması  sonrası  alerjik  reaksiyon  gözlenmiş,  intravenöz 

steroid ve antihistaminik ilaçlar ile tedavi edilmiştir. Spinal 

anestezi uygulanan sekiz hastada efedrin uygulanmasını 

gerektiren  bradikardi  ve  hipotansiyon,  10  hastada  dural 

ponksiyona  bağlı  baş  ağrısı  (iki  hastanın  taburculuğu  4 

ve 7 güne uzadı) gözlenmiş. Spinal anestezi uygulanan 

hastalarda postoperatif ilk analjezik ihtiyacı ortalama 10. 

saatte oldu. Genel anestezi uygulanan hastaların üçü de 

derlenme odasında iken ek analjezik talebinde bulunmuş.

Sonuç: Hastalarda anksiyoliz ve yeterli spinal blok sağ-

landıktan sonra pozisyon vermek koşuluyla, spinal anes-

tezinin lomber disk cerrahilerinde güvenle uygulanabile-

ceği kanaatindeyiz.



Anahtar kelimeler: Spinal anestezi, spinal cerrahi, intra-

operatif komplikasyonlar, postoperatif ağrı 



GİRİŞ

Lomber disk cerrahileri alışılagelmiş şekilde genel 

anestezi  ile  yapılmaktadır.  Pron  pozisyonda  ya-

pılan  bu  ameliyatlarda,  genel  anestezi  ile  dolaşım 

bozukluğu, eklem ve sinir hasarı, entübasyon, eks-

tübasyon ve derlenme dönemlerinde bir çok komp-

likasyon  görülebilmektedir.  Buna  karşılık  rejyonel 

anestezi  ile  postoperatif  solunumsal  problemler 

başta  olmak  üzere,  analjezik  gereksinimi  ve  derin 

ven trombozu gibi riskler azalmakta ve buna yönelik 

yayınlara ilgi artmaktadır [1].

Yazımızda  yaklaşık  bir  yıllık  sürede  spinal 

anestezi  uyguladığımız  lomber  disk  cerrahilerinde 

karşılaştığımız komplikasyonları ve avantajları lite-

ratür ışığında tartıştık.

YÖNTEMLER

Kliniğimizde Aralık 2011 – Kasım 2012 tarihleri ara-

sında lomber disk hernisi tanısıyla spinal anestezi 

altında elektif operasyon yapılan hastalar, yerel etik 

kurul  onayı  alınarak  retrospektif  olarak  incelendi. 


Köksal ve ark. Spinal anestezi altında yapılan lomber disk cerrahisi

55

J Clin Exp Invest  



www.jceionline.org  

Vol 5, No 1, March 2014

ASA (American Society of Anesthesiologists) skoru 

III üzeri olgular, alerji öyküsü olanlar, solunum veya 

kalp yetmezliği olan hastalar veya uzun operasyon 

süresi nedeniyle genel anestezi uygulanan olgular 

değerlendirmeye alınmadı. Hastalara spinal ponksi-

yon öncesi intravenöz yolla (i.v.) 5-7 ml/kg izotonik 

sodyum  klorür  ile  sıvı  replasmanı  uygulandığı  gö-

rüldü. Lomber disk hernilerinde spinal anestezinin, 

oturur veya yatar pozisyonda, L3-4 aralığından 26G 

Quincke spinal iğne ile, ortalama 15 mg intratekal 

hiperbarik  bupivakain  ile  uygulandığı  görüldü.  Ön 

aksiller  hat  üzerinde  değerlendirilen  blok  seviyesi, 

uygulanan  disk  operasyonu  için  yeterli  olduğunda 

motor blok seviyesi kaydedilerek hastaların yüzüstü 

çevrildiği ve cerrahi pozisyon verildiği anlaşıldı. Has-

tada ajitasyon gözlenmesi halinde 0.02-0.04 mg/kg 

i.v.  midazolam  uygulandığı  dosyadaki  kayıtlardan 

anlaşıldı. Yeterli  blok  gözlenmez  ise  ikinci  ponksi-

yonun yapıldığı, takibeden dakikalarda yeterli blok 

gözlenmez ise genel anestezi uygulandığı anlaşıldı. 

Genel anestezide 2 mg/kg i.v. fentanil ve 2 mg/kg 

i.v.  propofol  ile  indüksiyonu  takiben  0,6  mg/kg  i.v. 

roküronyum ile kas gevşemesi sağlandığı, anestezi 

idamesinin %40-%60 oksijen-azot protoksit ve %2 

sevofluran ile sağlandığı kayıtlardan anlaşıldı. Ope-

rasyon süresince 30 dakikada bir 1 µg/kg i.v. fenta-

nil uygulandığı, operasyon bitimine 15 dakika kala 

20 mg tenoksikam i.v. uygulandığı öğrenildi.

Spinal  blok  seviyesi  postoperatif  derlenme 

odasında  anestezi  teknisyeni  tarafından  takip  edi-

lerek, L5 seviyesine gerilediğinde hastaların servi-

se gönderilmesinin sağlandığı gözlendi. Hastaların 

ayaklarını oynatabildikleri ve ayakta dengede dura-

bildikleri zaman servisten taburcu edildikleri dosya 

incelemelerinden anlaşıldı.



BULGULAR

Toplam  100  (82’  si  erkek)  hastanın  verileri  değer-

lendirildi. Hastaların demografik verileri Tablo 1’de 

verilmiştir. Operasyonların tür, adet ve vaka başına 

ortalama süreleri Tablo 2’de verilmiştir.

Tüm  spinal  blokların  oturur  pozisyonda  uygu-

landığı,  yeterli  blok  seviyesinin  T10  olarak  hedef-

lendiği  anlaşılmıştır.  Fakat  herniasyon  seviyesinin 

daha aşağıda olduğu operasyonlarda, bloğun T10 

seviyesine  ulaşması  beklenmeden  operasyona 

başlandığı anlaşılmıştır. Spinal bloklara ait bulgular 

Tablo 3’te verilmiştir.



Tablo 1. Hastaların demografik verileri

Yaş ortalaması (yıl)

30,4±7,8

Cinsiyet (kadın/erkek)

18 / 82

ASA skoru (I/II/III) (hasta sayısı)



57 / 39 / 4

Veriler ortanca±SD ve sayı olarak verilmiştir.

Tür

Adet


Süre

L3-4 lomber disk hernisi (mikrodiskektomi)

1

75

L4-5 lomber disk hernisi (mikrodiskektomi)



35 82,2±14,3

L5-S1 lomber disk hernisi (mikrodiskektomi)

29 87,2±13,8

L4-5, L5-S1, 2 seviye lomber disk hernisi (mikrodiskektomi)

9

113,4±3,7



L4-5 dar kanal, tek taraflı hemilaminektomi, bilateral flavektomi

5

118,6±4,6



L4-5, L5-S1, 2 seviye dar kanal, tek taraflı key hole foraminotomi

1

135



L4-5 nüks lomber disk hernisi (mikrodiskektomi)

6

117,2±5,8



L5-S1 nüks lomber disk hernisi (mikrodiskektomi)

4

114,6±7,8



L3 seviyesinde stabilizasyon sisteminin çıkarılması

1

45



Siyatik sinir lezyonu tamiri (ateşli silah yaralanması)

3

58,8±4,5



Peroneal sinir derin dal tuzaklanması

1

45



L4 laminar ekzofitik kitle rezeksiyonu

1

90



Lomber BOS fistülü tamiri

1

50



Erişkin lomber meningosel kesesi tamiri

1

80



İliak kanattan kitle rezeksiyonu 

1

60



Sural sinir kaynaklı schwannoma rezeksiyonu

1

45



Veriler ortalama±SD olarak verilmiştir

Tablo 2.  Operasyonların 

türlerine göre ayrıntıları



Köksal ve ark. Spinal anestezi altında yapılan lomber disk cerrahisi

56

J Clin Exp Invest  



www.jceionline.org  

Vol 5, No 1, March 2014

Tablo 3. Spinal blok uygulanan hastaların motor ve duyu-

sal blok özellikleri

Maksimum duyusal blok seviyesi (segment)

T10±1


Maksimum motor blok seviyesi (segment)

T12±1


Yeterli blok seviyesine ulaşma süresi (dakika)

6±1,1


Duyusal bloğun L3 seviyesine gerileme süresi (dak.) 161±14

Motor bloğun sonlanma süresi (dakika)

336±37

Operasyon sırasında Ramsay sedasyon skoru



2±0,4

Veriler ortanca±SD olarak verilmiştir.

Dokuz hastaya, ikinci kez spinal blok uygulan-

dığı ve bunların üçünde yeterli blok sağlanamaması 

üzerine genel anesteziye geçildiği görüldü.

Genel  anestezi  uygulanan  bir  hastada  rokü-

ronyum uygulaması sonrası ciltte alerjik reaksiyon 

gözlendiği,  steroid  ve  antihistaminik  uygulanarak 

gerilediği anlaşıldı. Peroperatif hemodinamik komp-

likasyon  gözlenmeyen,  postoperatif  sinir  bloğu 

saptanmayan bu hastada, derlenme odasında bu-

lantı ve kusma gözlenmesi üzerine deksametazon 

ve  ondansetron  uygulanmış.  Bulantısı  serviste  de 

devam eden hasta postoperatif ikinci gününde (40. 

saat) oral diklofenak sodyum ve ondansetron tablet 

reçete edilerek taburcu edilmiş.

Spinal anestezi uygulanan 97 hastanın 42’sin-

de (%43) sistolik kan basıncının 100 mmHg’nın al-

tında seyrettiği gözlendi. Bu hastalardan sekizinde 

(%8)  500  ml  i.v.  kolloid  yüklemesi  ile  tansiyonun 

yükselmemesi üzerine 10 mg efedrin i.v. uygulan-

mış. Sekiz hastanın beşinde kalp atım hızı dakikada 

50’nin altına düşmüş fakat efedrin uygulaması son-

rası yükselmiş, bir hastada kalp atım hızının daki-

kada 40’ın altına düşmesi üzerine 1 mg atropin i.v. 

uygulanmıştır. Genel anestezi uygulanan hastalar-

da sistolik kan basıncı, preoperatif değerlere yakın 

seyretmiştir. Kanama miktarının ortalama 200 ml ol-

duğu kayıtlardan anlaşılmıştır. Hiç bir operasyonda 

kan transfüzyonuna ihtiyaç olmamıştır. Hemodina-

mik veriler Tablo 4’te verilmiştir.

Spinal anestezi Genel anestezi p değeri

Preoperatif ortalama arter basıncı (mmHg)

113,6±5,3

113,1±5,1

>0,05


Preoperatif kalp tepe atımı (/dakika)

82,7±8,8


83,7±9,3

>0,05


Perioperatif ortalama arter basıncı (mmHg)

81,6±11,9

112,7±5,3

0,004


Perioperatif kalp tepe atımı (/dakika)

71,2±16,9

87,4±8,2

0,02


Perioperatif kanama miktarı (ml)

190±43


200±60

>0,05


Veriler ortalama±SD olarak verilmiştir.

Tablo 4.  Operasyon 

öncesinde servis taki-

binde işlenen ve ope-

rasyon süresince kay-

dedilen  hemodinamik 

veriler


Spinal  anestezi  uygulanan  40  hastada  (%41) 

üriner  retansiyon  gözlenmiş,  bunlardan  18’inde 

(%19) mesane, üriner kateterizasyon yoluyla boşal-

tılmıştır.

On hastada dural ponksiyona bağlı baş ağrısı 

gözlenmiştir. Bunlardan yedisinde i.v. izotonik, pa-

rasetamol ve kafeinle şikayetleri geçmiş. İki hastada 

4 gün boyunca baş ağrısı devam etmiştir. Bir hasta-

nın ise baş ağrısı 7 gün sürmüştür. Hiç bir hastada 

nörolojik  defisit  veya  epidural  kan  yaması  ihtiyacı 

olmamıştır.

Spinal anestezi uygulanan hastalarda postope-

ratif ilk analjezik ihtiyacı ortalama 10. saatte olması-

na karşın genel anestezi uygulanan hastaların üçü 

de derlenme odasında ek analjezik talebinde bulun-

muştur. Analjezik tedavileri, 24 saatte 200 mg’ı geç-

memek koşuluyla 100 mg tramadol 100 ml izotonik 

içinde  i.v.  infüzyon  veya  intramusküler  diklofenak 

sodyum enjeksiyonu ile sağlanmıştır. Spinal anes-

tezi uygulanan hastaların postoperatif 1. gün saba-

hına kadar olan analjezik ihtiyaçları, genel anestezi 

uygulanan hastalara göre anlamlı derecede düşük 

bulunmuştur (p=0.01). Postoperatif analjezik ihtiya-

cına dair veriler Tablo 5’te verilmiştir.

Spinal anestezi Genel anestezi p değeri

Postopertif ilk analjezik zamanı (dakika)

609±122

7±1,5


0,01

Postoperatif toplam analjezik miktarı

Contramal (mg)

Diklofenak sodyum (mg)

4,6±20,5

66,5±24


166,7±57,6

150


0,001

0,039


Veriler ortalama±SD olarak verilmiştir.

Tablo 5. Operasyon sonrası 

analjezik  ihtiyacının,  uygu-

lanan  anestezi  türüne  göre 

dağılımı 



Köksal ve ark. Spinal anestezi altında yapılan lomber disk cerrahisi

57

J Clin Exp Invest  



www.jceionline.org  

Vol 5, No 1, March 2014

Dural ponksiyona bağlı baş ağrısı 4 ve 7 gün 

süren iki hastanın, baş ağrılarının sonlanması son-

rasında, diğer tüm hastaların 24 saatlik takip sonun-

da taburcu edildikleri dosya incelemelerinden anla-

şılmıştır.



TARTIŞMA

Lomber  disk  patolojileri  nedeniyle  spinal  anestezi 

uygulamaya çalıştığımız 100 olguyu geriye yönelik 

incelediğimizde,  sadece  3  hastada  genel  aneste-

ziye  ihtiyaç  duyduğumuzu  gördük.  Bunun  nedeni 

başarılı  spinal  bloğun  ameliyata  yeterli  olmaması 

değil,  spinal  ponksiyon  sağlanamaması  idi.  Ben-

zer şekilde entübe edilemediği için genel anestezi 

uygulanamayan  hastalara  da  rastlandığından,  bu 

durumu  rejyonel  anestezinin  bir  yetersizliği  olarak 

değerlendirmedik.

Spinal blokajın yeterli olduğu 97 hasta incelen-

diğinde cerrahi girişim ile ilgili sıkıntı ve komplikas-

yon yaşanmadığını gördük. Spinal anestezi altında 

yapılan lomber laminektomi operasyonlarında ciddi 

komplikasyon oranının az olduğunu gösteren ben-

zer  çalışmalar  mevcuttur  [2].  Ciddi  komplikasyon 

olarak iki hastada, hastanede yatış süresini uzatan 

baş ağrısı dikkati çekti.

Solunumsal problemler, bulantı, kusma ve de-

rin ven trombozu benzeri komplikasyonların spinal 

anestezide genel anesteziye göre daha seyrek ge-

liştiği bilinmektedir [3]. İnhalasyon ajanları ve opio-

idler  postoperatif  bulantı  ve  kusmayı  artırır.  Genel 

anestezi uyguladığımız bir hastada hastanede yatış 

süresini  uzatan  mide  bulantısı  bu  nedenle  kayda 

değerdir. Hastalar pron pozisyonda opere edildiğin-

de atelektazi, göz ve sinir basıları sıkça görülebilir. 

Spinal anestezi uygulandığında ise hasta kendisini 

bu tür komplikasyonlardan koruyabilir.

Rejyonel  anestezi,  cerrahi  travmaya  endokrin 

yanıtın  baskılanması,  cerrahi  esnasında  kan  kay-

bının az olması, postoperatif derlenme döneminde 

ağrı  skorlarının  düşük  olması,  analjezik  gereksini-

minin  az  olması  ve  postoperatif  komplikasyonları-

nın daha düşük olması nedeniyle genel anesteziye 

üstünlük  sağlamıştır.  Lomber  spinal  olgularda  bu 

nedenlerle  rejyonel  anestezi  güvenle  uygulanabil-

mektedir [3,4]. 

Benzer şekilde epidural anestezi altında yapı-

lan  spinal  cerrahilerde  perioperatif  kanamanın  az 

olması yanında, derlenme döneminin daha kısa ve 

komplikasyonsuz olduğu gözlenmiştir [5].

Spinal anestezide genel anesteziye göre hipo-

tansiyon görülme oranı daha yüksektir. Hem spinal 

anestezi etkisi hem de pron pozisyonun etkisiyle hi-

potansiyon gelişebilir. Fakat hastaya sıvı replasma-

nı, uygun cerrahi pozisyon ve cerrahinin süresinin 

uzun  tutulmaması  gibi  önlemlerle  bu  durumla  baş 

etmek mümkün olabilir. Spinal anestezi uyguladığı-

mız vakalarımızın %43’ünde, cerrahi görüşü önemli 

ölçüde artıran hipotansiyon gözledik. Buna karşılık 

hastaların sadece %8’inde i.v. mayi veya vazopre-

sör verildiğini, sadece 1 hastada i.v. atropin uygu-

lamak  zorunda  kalındığını  gördük.  Bunlar,  yapılan 

operasyon türünden bağımsız olarak, spinal anes-

tezi sırasında gözlenebilecek olaylar olarak değer-

lendirildi.

Spinal  anestezi  uyguladığımız  hastaların 

%41’inde  üriner  retansiyon  gözledik.  Hastaların 

%19’unda  mesanenin  boşaltılmasını  gerektirecek 

derecede uzun sürdü. Fakat hiç bir hastada tabur-

culuk  süresini  uzatmadı.  Spinal  anesteziye  bağlı 

üriner retansiyonun görülme sıklığının daha yüksek 

olduğu söylenmesine rağmen yapılan çalışmaların 

bazısında sıklığın benzer olduğu gösterilmiştir [6,7].

Çalışmamızın başlıca kısıtlılığı, retrospektif ya-

pısından  dolayı,  farklı  lomber  cerrahilerin  incelen-

miş olmasıdır. Ayrıca, bu heterojen hasta grubunda, 

bupivakain  gibi  nisbeten  eski  bir  lokal  anesteziğin 

kullanılması da bradikardi ve üriner retansiyon gibi 

bazı  komplikasyonların  sık  görülmesine  neden  ol-

muş olabilir. Bupivakain ile karşılaştırıldığı çalışma-

larda,  levobupivakainin  daha  az  motor  bloğa  ne-

den olduğu [8] ve daha düşük dozlarda benzer etki 

sağlayabildiği [9] göz önüne alınırsa, bu çalışmanın 

yeni  lokal  anesteziklerle  ve  adjuvanlarla,  homojen 

hasta gruplarında tekrarlanmasının faydalı olacağı 

kanaatindeyiz. 

Spinal cerrahilerde hasta operasyon esnasında 

pron pozisyonda kalacağı ve operasyon süresi de-

ğişken olabileceği için preoperatif dönemde rejyonel 

anestezi uygulaması hakkında yeterince bilgilendi-

rilmeli  ve  onamı  alınmalıdır.  Bu  hastalarda  spinal 

veya epidural anestezi uygulanabilir fakat bu karar 

hastanın psikolojik durumu, cerrahinin tahmini süre-

si göz önünde bulundurularak alınmalıdır. Rejyonel 

işlem  veya  pozisyon  verilirken  sedasyon  uygula-

yarak  hastanın  anksiyetesi  giderilmelidir.  Hastaya 

uygulanan rejyonel tekniğe bağlı bloğun tam olarak 

oluştuğunu gözlemledikten sonra pozisyon verilme-

lidir. Tam olarak yerleşmemiş bir blokla hasta ciddi 

bir travma yaşayacağı gibi, derin sedasyonda hava 

yolu  güvenliğini  sağlamak  zor  olacak  ve  cerrahın 

çalışmasını da zorlaştıracaktır.

Sonuç olarak, lomber disk cerrahilerinde, her-

hangi bir nedenle genel anestezi yapılamayan has-

talarda, anksiyoliz ve yeterli spinal blok sağlandık-

tan sonra pozisyon vermek koşuluyla, spinal anes-

tezinin güvenle uygulanabileceği kanaatindeyiz.



Köksal ve ark. Spinal anestezi altında yapılan lomber disk cerrahisi

58

J Clin Exp Invest  



www.jceionline.org  

Vol 5, No 1, March 2014

KAYNAKLAR

1.  Rodgers A,  Walker  N,  Schug  S,  et  al.  Reduction  of 

postoperative mortality and morbidity with epidural 

or spinal anaesthesia: results from overview of ran-

domised trials. BMJ 2000;321:1493-1505.

2. Mclain RF, Bell GR, Kalfas I, et al. Complications asso-

ciated with lumbar laminectomy: a comparison of spi-

nal versus general anesthesia. Spine 2004;29:2542-

2547.

3. Demirel CB, Kalayci M, Ozkocak I, et al. A prospec-



tive randomized study comparing perioperative out-

come variables after epidural or general anesthesia 

for  lumbar  disc  surgery.  J  Neurosurg  Anesthesiol 

2003;15:185-192.

4. Mclain RF, Kalfas I, Bell GR, et al. Comparison of spi-

nal and general anesthesia in lumbar laminectomy 

surgery: a case-controlled analysis of 400 patients. J 

Neurosurg Spine 2005;2:17-22.

5. Attari MA, Mirhosseini SA, Honarmand A, and Safavi 

MR. Spinal anesthesia versus general anesthesia for 

elective lumbar spine surgery: A randomized clinical 

trial. J Res Med Sci 2011;16:524-529.

6. Jellish WS, Thalji Z, Stevenson K, and Shea J. A pro-

spective randomized study comparing short- and 

intermediate-term perioperative outcome variables 

after spinal or general anesthesia for lumbar disk and 

laminectomy surgery. Anesth Analg 1996;83:559-564.

7. Smrcka M, Baudysova O, Juran V, et al. Lumbar disc 

surgery  in  regional  anaesthesia-40  years  of  experi-

ence. Acta Neurochir (Wien) 2001;143:377-381.

8. Çelik F, Tüfek A, Yıldırım ZB, et al. Spinal anestezide 

uygulanan bupivakain ve levobupivakainin etkinlikle-

rinin  karşılaştırılması.  J  Clin  Exp  Invest  2011;2:388-

391.


9. Doğan E, Kavak GÖ, Çelik F, et al. Apendektomi ope-

rasyonlarında  iki  farklı  intratekal  levobupivakain  do-

zunun etkinliğinin karşılaştırılması. J Clin Exp Invest 

2012;3:33-37.




Yüklə 343 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə