Derleme malign Plevral Sıvıların Yönetiminde Medikal Torakoskopi Medical Thoracoscopy in the Management of Malignant Pleural Effusion Özet



Yüklə 393,79 Kb.
Pdf görüntüsü
tarix16.12.2016
ölçüsü393,79 Kb.

DERLEME

Malign Plevral Sıvıların Yönetiminde Medikal Torakoskopi

Medical Thoracoscopy in the Management of Malignant Pleural 

Effusion

ÖZET

Malign plevral sıvılar günlük pratikte göğüs hastalıkları uzmanları-

nın karşılaştığı en sık problemlerden biridir. Malign plevral sıvı-

ların  tanısı  malign  hücrelerin  plevral  sıvı  veya  dokuda  gösteril-

mesini  gerektirir.  Medikal  torakoskopi  plevral  yüzeylerin  direkt 

gözlemlenmesine,  uygun  alanlardan  plevral  biyopsi  alınmasına, 

sıvının  çıkarılmasına  ve  talkın  püskürtülmesi  ile  plöredezis  ya-

pılmasına olanak sağlar. En yaygın kullanım alanı nedeni bilin-

meyen  eksüdatif  vasıftaki  plevral  sıvıların  değerlendirilmesidir. 

Deneyimli ellerde iyi tolere edilen ve güvenli bir yöntemdir. 

Anahtar Kelimeler: Plevral efüzyon, malign, plöroskopi

ABSTRACT

Malignant pleural effusion is one of the most common problems that 

chest physicians face  in their everyday practice. The diagnosis of 

malignant  pleural  effusion  requires  either  a  histological  or  cyto-

logical  demonstration  of  malignant  cells  in  the  pleural  tissue  or 

pleural fluid. Medical thoracoscopy allows direct visualization of 

the pleural surfaces, allowing pleural biopsies, removal of pleural 

fluid and pleurodesis, often using talc insufflation. The most com-

mon indication for thoracoscopy is  evaluation of  the undiagnosed 

exudative pleural effusions. When performed by well-trained per-

sonnel, thoracoscopy is a safe and well tolerated procedure.

Keywords: Pleural effusions, malignant, pleuroscopy



Alındığı tarih / Received date: 08.11.2012; Kabul tarihi / Accepted date: 22.01.2013   

Yazışma adresi / Address for correspondence: Hüseyin Yıldırım, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Meşelik 26480 Eskişehir, Türkiye; 

E-posta: heylul2002@yahoo.com

© 2013 Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) • © Copyright 2013 Turkish Respiratory Society (TRS) 

Solunum 2013;15(2):77-81  •  DOI: 10.5152/solunum.2013.014

Makalelerin tam metinlerine www.solunum.org.tr/dergi adresinden ulaşabilirsiniz  •  Available online at www.solunum.org.tr/dergi

Hüseyin Yıldırım 

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Eskişehir

GİRİŞ

Medikal  torakoskopi  son  yıllarda  göğüs  hastalıkları  uzman-

larınca yaygın olarak uygulanmaya başlanılan lokal anestezi ve 

intravenöz bilinçli sedasyon altında uygulanan minimal invaziv 

bir yöntemdir. Plöroskopi veya lokal anestezik torakoskopi olarak 

da isimlendirilir. Bu yöntem plevral alanın direkt gözlemlenme-

sine ve değerlendirilmesine olanak sağlar. Ayrıca malign plevral 

sıvıların tedavisi için plöredezis yapmak amacı ile de kullanılır.

Son  20  yılda  endoskopik  video  sistemlerinin  ve  aletlerin 

gelişimine  paralel  olarak  dünya  genelinde  yaygın  olarak  kul-

lanılmaya  başlanmıştır. Video  eşliğinde  uygulanan  cerrahi  to-

rakoskopiden (VATS) belirgin farklılıkları vardır. Medikal to-

rakoskopi  genellikle  endoskopi  odasında  nondisposibl  aletler 

kullanarak lokal anestezi ve bilinçli sedasyon altında uygulanır. 

Genel olarak tanısal amaçlı yapılır. Buna karşın VATS ameli-

yathane koşullarında disposibl aletler kullanılarak tek akciğer 

ventilasyonu  sağlanarak  genel  anestezi  altında  gerçekleştirilir 

ve temel olarak tedavi amaçlıdır (1).

Malign  plevral  sıvılar  (MPS)  eksüda  vasfındaki  plevral  sı-

vıların önemli nedenlerinden biridir. Malign hücrelerin plevral 

sıvıda  bulunması  ya  da  malign  hücrelerin  perkütanöz  plevral 

biyopsi,  torakoskopi,  torakotomi  ya  da  otopsi  ile  elde  edilen 

plevral  dokuda  gösterilmesi  ile  tanımlanır  (Resim  1).  Malign 

plevral sıvılar dünya genelinde kanser insidansındaki artışa pa-

ralel  olarak  önümüzdeki  yıllarda  göğüs  hastalıkları  rutininde 

sıklıkla karşımıza çıkacak bir problemdir. Geniş serilerde tüm 

plevral sıvılar içinde malign plevral sıvıların oranı %14-15’dir. 

Genel olarak bakıldığında Türkiye için malign plevral sıvıların 

insidansı  ve  prevalansı  hakkında  geniş  epidemiyolojik  veriler 

yoktur. İlave olarak malign mezotelyoma vakalarında da 2020 

yılına kadar bir artış beklenmektedir. 

Solunum 

Hüseyin Yıldırım

77


Eksüdatif vasıflı plevral sıvıların %42-77’sinin nedeni malig-

nensidir. Otopsi serilerinde kanser nedeni ile ölenlerin yaklaşık 

%15’inde plevral sıvı tespit edilmiştir. Malign plevral sıvı ileri 

evre hastalığın ve sınırlı yaşam süresinin göstergesidir (~3-12 

ay).  Tüm  kanserlerin  plevrayı  tutabileceği  gösterilmiştir. Ak-

ciğer ve meme kanserleri ile lenfomalar tüm MPS’ların %80-

85’ini oluşturur. Malign plevral sıvıların %7-15’inde ise primer 

odak bulunamaz (2,3).

Kontrastlı toraks bilgisayarlı tomografisi (BT) malignite şüp-

hesi bulunan, sitoloji negatif plevral sıvılı hastalarda önerilen ilk 

tanısal basamaktır. Bu görüntüleme yöntemi ile plevral kalınlaş-

ma ve nodülarite alanları belirlenebilir ve bu alanlardan yüksek 

tanısal  kazanç  ile  biyopsi  alınabilir.  Toraks  BT‘de  malignite 

kaygısı yaratan radyolojik bulgular çepeçevre plevral tutulum, 

plevral  nodülarite,  mediastinal  plevral  tutulum  ve  1  cm’den 

daha fazla plevral kalınlaşma varlığıdır (4). Bununla birlikte to-

raks BT anormal plevral alanları göstermede her zaman yeterli 

olmayabilir. Toraks BT hastalık tanısı konulduktan sonra sıvının 

kontrolü ve tedaviyi yönlendirmede de faydalı olabilir. 

Basit aspirasyon ile elde edilen plevral sıvıların sitolojik incele-

melerinde tanı oranları düşüktür. Toplam 1370 vakalık seride ma-

lignensi için pozitif sitolojik tanı oranı %60 olarak raporlanmıştır. 

İkinci örnekleme ile tanı oranında %15’lik tanısal kazanç sağlan-

mıştır. Üçüncü örneklemenin ise tanısal faydası olmadığı gösteril-

miştir (5). Plevral sıvı sitolojik değerlendirmesinin malign mezo-

telyomalı hastalarda tanısal kazancı çok daha düşüktür (%32) (6).

Geleneksel olarak kör plevral biyopsi (kapalı plevral biyop-

si, Abrams iğne biyopsisi) nedeni bilinmeyen eksüdatif plevral 

sıvılarda tanısal çalışmanın bir sonraki basamağıdır. Bu işlem 

rölatif olarak ucuz ve kullanımı kolaydır. Bununla birlikte MPS 

tanısında BT-eşliğinde yapılan biyopsi veya medikal torakosko-

piye oranla düşük duyarlılığa sahiptir. Malign plevral sıvılarda 

tutulumun yamalı tarzda ve diafragmaya yakın alt kısımlarda ol-

ması nedeni ile bu anlaşılabilir bir durumdur. Malign plevral sı-

vılarda kör plevral biyopsinin sitolojik değerlendirmeye ilavesi 

tanısal kazancı %7-27 oranında arttırır. Malign mezotelyomada 

bu oran toplamda %50’lere ulaşır (5). 

Son  yıllarda  BT  veya  ultrasonografi  rehberliğinde  gerçek-

leştirilen plevral biyopsiler gibi, alternatif tanısal stratejiler ge-

liştirilmiştir. Malignite kaygısı bulunan hastalarda yapılan ran-

domize  kontrollü  bir  çalışmada,  kapalı  kör  biyopsinin  tanısal 

oranı  %47,  BT-rehberliğinde  yapılan  biyopsinin  tanısal  oranı 

%87 olarak bulunmuştur (7). BT rehberliğinde gerçekleştirilen 

biyopsi ile torakoskopinin tanısal kazançlarının karşılaştırıldığı 

kliniğimizde yapılan randomize çalışmada BT-rehberliğinde bi-

yopsinin tanı oranı %87,5, torakoskopinin tanı oranı %94,1 ola-

rak bulunmuştur (8). Toraks BT rehberliğinde gerçekleştirilen 

plevral biyopsinin tanı oranları yüksek olmakla birlikte birçok 

hastanede radyoloji bölümlerinin iş yükü fazladır ve her hasta-

nede bu işlem yapılamayabilir.

Toraks  ultrasonografisi  plevral  alanın  değerlendirilmesine 

olanak sağlayan kullanımı kolay tanısal bir yöntemdir. Malign 

plevral sıvılı hastalarda tanının güçlenmesinde ve biyopsi alanı-

nın belirlenmesinde son derece faydalıdır. Plevral veya diafrag-

matik yüzeyde kalınlaşma ya da nodülarite varlığı ile malignite 

öyküsü  bulunan  hastalarda  ekojenik  kayma  paterninin  bulun-

ması malign plevral sıvı olasılığını düşündüren ultrasonografik 

bulgulardır (9).

Video  eşliğinde  uygulanan  cerrahi  torakoskopi  genellikle 

göğüs cerrahlarınca genel anestezi altında uygulanır. Bu neden-

le eşlik eden şiddetli komorbiditelere sahip, malignite kaygısı 

yüksek zayıf hastalar için uygun değildir. Malign plevral sıvılar 

için tanısal kazancı %95’in üzerindedir. Medikal torakoskopide 

olduğu gibi işlem esnasında plöredeze olanak sağlaması nede-

niyle diğer tanısal yöntemlere göre avantaj sağlar (10). 

Medikal Torakoskopi Genel Görünüm 

Torakoskopi hem tanısal hem de tedavi amacıyla uygulanabi-

lir. Tanısal torakoskopi için en sık endikasyon tanı konulamamış 

plevral sıvılardır. Bunun yanı sıra pnömotoraks nedenini tespit 

edebilmek bir diğer endikasyondur. Malign plevral sıvıların te-

davisinde plevral sıvıların tekrarını önleyebilmek amacı ile uy-

gulanan plöredez de torakoskopik yöntemle uygulanabilir (1). 

Torakoskopi için standart ekipman trokar, optikal teleskop, 

ışık kaynağı ve biyopsi forsepslerinden oluşmaktadır. Torakos-

kopun optimal çapı 7 mm olup daha geniş çaplı aletler (10-12 

mm) sıklıkla cerrahlarca kullanılır. Geniş çaplı torakoskopların 

interkostal alanda manevraları daha ağrılı olduğu için, işlem es-

nasında daha fazla lokal anestezik uygulanmasına gereksinim 

duyulur. Bu durum anestezik ajanlara bağlı komplikasyon ola-

sılığını arttırır. Bu nedenle lokal anestezi altında kullanılmaları 

uygun değildir.

İşlem öncesi hastaya anksiyeteyi azaltmak ve sedasyon oluş-

turabilmek amacı ile premedikasyon uygulanır. Bu amaçla en 

sık  benzodiazepinler  kullanılır.  Oluşabilecek  vazovagal  reak-

siyonları  önlemek  amacı  ile  işlem  öncesi  0,4-0,8  mg  atropin 

uygulanır.  İşlem  sırasında  mutlaka  hastanın  Oksijenizasyonu 

sağlanmalı  ve  hasta  monitorize  edilmelidir.  İşlem  öncesi  uy-

gulama alanını da içerecek şekilde tam sterilizasyon önlemleri 

alınmalıdır. 

Medikal torakoskopi için hastaya sağlam akciğer altta kala-

cak  şekilde  pozisyon  verilir.  Optimal  giriş  noktası  altta  yatan 

hastalığa  göre  değişebilmektedir.  Örneğin  pnömotoraks  olgu-

Medical Thoracoscopy

Solunum 2013; 15(2):77-81

78

Resim 1. Uygun alandan görerek biyopsi alınması medikal torakoskopinin 

en önemli avantajıdır. 



Medikal Torakoskopi

Solunum 

Hüseyin Yıldırım

79

larında, blep ve büllerin daha çok akciğerlerin apeksine yakın 



alanlara yerleşmesi nedeniyle daha yüksek giriş noktaları tercih 

edilebilir  (5-5.  interkostal  aralık).  Malignite  kaygısı  bulunan 

plevral  sıvılı  hastalarda  ise  giriş  alanları  tutulum  alanlarının 

plevranın alt kısımlarında daha fazla olması itibarı ile daha aşa-

ğıdan yapılabilir (6.-7. interkostal aralık). Optimal giriş noktası 

mid-aksiller hattır. Çünkü trokarın girişi esnasında daha az kas 

dokusu  ile  temas  sağlanır.  Son  yıllarda  yapışıklıkların  varlığı 

nedeni ile akciğer parankimine zarar vermenin önlenmesi amacı 

ile giriş yerinin belirlenmesinde toraks USG kullanılmaktadır. 

İşlemden birkaç saat önce giriş güvenliğini ve optimal görü-

şü sağlayabilmek amacı ile iatrojenik pnömotoraks yapılır. Bu 

amaçla hastadan yaklaşık 500 mL sıvı boşaltılır ve aynı miktar-

da hava içeriye verilir. Giriş noktası %1’lik 15-30 mL lidokain 

kullanılarak sırasıyla cilt, cilt altı dokusu, interkostal kaslar ve 

pariyetal plevrayı içerecek şekilde lokal anestezi ile uyuşturulur. 

Trokarın geçeceği kadar yaklaşık 1 cm’lik bir kesi yapılır. Tro-

karın göğüs duvarını geçişi sonrası tüm plevral yüzeyler dikkat-

lice gözden geçirilmeli ve uygun alanlardan biyopsi alınmalıdır. 

İşlem sonrası gerekli kontroller (kanama odakları) yapıldıktan 

sonra göğüs tüpü yerleştirilerek işlem sonlandırılır. 

Torakoskopi nispeten güvenli bir yöntemdir. Bununla birlikte 

güvenli giriş için yeterli plevral aralığa sahip olmayan hastalar, 

hipoksemik  ve  tip  2  solunum  yetmezliği  varlığı,  stabil  olma-

yan kardiovasküler hastalık, kanama diatezi, pulmoner arteriyel 

hipertansiyon ve terminal dönem parankimal fibrozis bulunan 

hastalar torakoskopi için kontraendikasyon grubunu oluşturur-

lar.  En  sık  karşılaşılan  komplikasyonlar  subkutanöz  amfizem, 

aritmiler, ateş, ampiyem gelişimi, kanama, uzamış hava kaçak-

ları ve hava embolisidir. Mortalite oranları %0,01-%0,24 olarak 

bildirilmiştir (1,11). 



MEDİKAL TORAKOSKOPİNİN MALİGN PLEVRAL 

SIVILARDA TANISAL AMAÇLI KULLANIMI

Son  yayınlanan  British Thoracic  Society  rehberinde,  eksü-

datif vasıftaki plevral sıvıların tanısal yaklaşımında torakosko-

pinin yeri açıkça belirlenmiştir. Abrams kapalı plevra biyopsi 

kullanımı öncelikle tüberküloz insidansının yüksek olduğu böl-

gelerde önerilmektedir. Malignite kaygısı yüksek olan hastalar-

da ise BT-rehberliğinde biyopsi veya torakoskopi önerilmekte-

dir. Bu tercihte kliniklerin olanakları yol gösterici olmaktadır. 

Bu  rehbere  uygun  olarak  kliniğimizin  eğilimi,  malign  plevral 

sıvı kuşkusu olan hastalarda, toraks BT’de nodülarite varsa ilk 

yaklaşımın BT-rehberliğinde biyopsi olması buna karşın  sade-

ce plevral sıvı varlığında ilk yaklaşımın torakoskopi olmasıdır. 

Lenfosit  hakimiyetinde  eksüdatif  plevral  sıvılarda  tüberküloz 

dışı bir tanı düşünüldüğünde malignite olasılığını dışlamak adı-

na torakoskopi yapılmaktadır (8,10). 

Medikal torakoskopi, plevranın direkt olarak gözlemlenme-

sine  ve  maksimum  kazanç  ile  uygun  alanlardan  biyopsi  alın-

masına  olanak  sağlar  (Resim  1).  Yirmi  iki  farklı  çalışmadan 

elde  edilen  veriler  temelinde  medikal  torakoskopinin  malign 

plevral sıvılar için toplam tanı oranı %92,6 olarak bulunmuştur 

(2). Medikal torakoskopinin diğer işlemlere oranla yüksek tanı-

sal kazancının nedeni anormal alanların gözlemlenerek, yeterli 

miktarda ve büyük boyutta örnekler elde etmesidir. Büyük bo-

yutlu örnekler elde edilmesi meme kanseri gibi reseptör analiz 

işlemlerinin gerekli olduğu hastalıklarda ayrıca önemlidir. Me-

dikal torakoskopinin VATS ile direkt karşılaştırmalı çalışmala-

rı olmamakla birlikte genel kanı her ikisinin de benzer tanısal 

kazanca sahip oldukları yönündedir. Blanc ve ark. (11) yaptığı 

149 vakalık retrospektif seride kör biyopsi ile inflamasyon tanı-

sı alan 66 vakanın 32’sinde spesifik tanıya ulaşılmıştır (16 ma-

lign mezotelyoma, 13 karsinom ve 3 tüberküloz). Ayrıca kapalı 

plevral biyopsi ile tanı konulan 30 malign hastanın 11’inde tanı 

torakoskopi sonrası değişmiştir. 

Bununla beraber bir başka açıdan bakıldığında medikal tora-

koskopide fibrinöz plörit tanısı konan hastaların uzun dönem ta-

kiplerinde malignite için hastaların %5-25,5’inde yanlış negatif-

lik oranları tespit edilmiştir. Yanlış negatiflik oranları özellikle 

malign mezotelyomalı hastalarda belirgindir. Bu durum plevral 

yapışıklıklara bağlı sınırlı gözlem, torakoskopistin deneyimsiz-

liği ile sadece submezoteliyal alana yayılımı olan ve torakosko-

pik görünüm olarak plevrada belirgin değişiklikler oluşmamış 

erken dönem mezotelyoma vakaları nedeni ile ortaya çıkar. Gö-

rünüm olarak torakoskopistin malign kaygısı, toraks BT’de ma-

lignite düşündüren bulguların varlığı ve plevral sıvının bulun-

duğu hemitoraksta ağrı bulunması torakoskopide fibrinöz plörit 

tespit edilen hastalarda ileri tanısal işlem yapılmasını gerektiren 

bulgulardır (12). 

Tüm  bunlara  rağmen  malign  mezotelyomalı  olgularda  me-

dikal torakoskopinin tanısal kazancı kapalı plevral biyopsisi ve 

sitolojik değerlendirmelere göre oldukça yüksektir. Malign me-

zotelyomalı 188 vakanın retrospektif değerlendirilmesinde tora-

koskopinin  tanı  oranları  %90’ların  üzerinde  bulunmuştur  (13). 

Hastalığın genel karakteristiği olan göğüs duvarına lokal invaz-

yon özelliğinin yüksek olması nedeni ile tekrarlanan işlemlerden 

kaçınmak önemlidir. 

Yarı rijid (semi-rijid) veya fleksibl torakoskopi plevral has-

talıkların  tanısında  kullanıma  giren  yeni  bir  alettir. Yapılan  4 

çalışmanın verilerinin toplamına göre malign plevral sıvılar için 

tanı oranı %85 olarak bulunmuştur (2). Fleksibl bronkoskopi ile 

benzer yapıda olması itibarı ile göğüs hastalıkları uzmanların-

ca kolayca uygulanabilir. Plevral kavitede manevrası kolaydır. 

Standart ışık kaynakları, işlemciler ve biyopsi forcepsleri kul-

lanılabilir. Bununla birlikte biyopsi örneklerinin boyutları rijit 

torakoskopiye oranla daha küçüktür (14). 



MEDİKAL TORAKOSKOPİNİN MALİGN PLEVRAL 

SIVILARDA TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI

Tanı ve tedavinin hızla gerçekleştirilmesinin oldukça önem-

li olduğu malign plevral sıvılı hastalarda medikal torakoskopi 

bu olanağı sağlar. Hem tanı hem de sıvının kontrolüne yöne-

lik işlem (plöredez) aynı oturumda yapılabilir. Tanısal kazancı 

yüksek  olmakla  birlikte  BT-rehberliğinde  biyopsi  işlemi  son-

rası tanı konulsa bile sıvının kontrolü ve semptom palyasyonu 

sağlayabilmek için ikinci bir işlemin yapılması gerekmektedir. 



Medical Thoracoscopy

Solunum 2013; 15(2):77-81

80

Bu amaçla en sık kullanılan yöntem, göğüs tüpü yerleştirilmesi 



sonrası çeşitli sklerozan ajanların intraplevral uygulanması ile 

gerçekleştirilen  plöredezdir.  Göğüs  tüpü  takılarak  sklerozan 

ajanların kullanıldığı plöredezin başarı oranları %60’ların üze-

rindedir. Bu işlemler hastane yatışı ve ikinci bir invaziv işlem 

gerektirir, zaman kaybı ve maliyet artışına neden olur. Malign 

mezotelyoma  gibi  biyopsi  alanlarından  lokal  tümör  invazyo-

nunun  ve  olasılıkla  takibinde  lokal  radyoterapi  gerekliliğinin 

olduğu hastalıklarda, tanı ve tedavi işlem sayısının en aza in-

dirilmesi önemlidir. Medikal torakoskopi esnasında gerçekleş-

tirilen direkt gözlemde malignite kaygısı yüksek hastalara aynı 

oturumda talk uygulaması (talk pudraj) yapılabilir. Direkt göze-

tim ile talk partiküllerinin plevranın tüm yüzeylerine dağılması 

sağlanabilir. Malign plevral sıvılarda talk pudrajın uygulandığı 

11 çalışmanın toplam verilerinde 1 aylık başarı oranı %84 ola-

rak bildirilmiştir (2). Göğüs tüpü takılan hastalarda kullanılan 

Talk slurry yöntemi ve talk pudraj yönteminin başarı oranlarının 

direkt karşılaştırıldığı meta-analizde rölatif risk oranı talk poud-

rage lehine 1,19 olarak hesaplanmıştır. Bununla birlikte konu ile 

ilgili gerçekleştirilen en geniş vaka serisinde her iki yöntemin 

başarı  oranları  arasında  istatistiksel  farklılık  saptanmamıştır 

(talk pudraj için %78, talk slurry için %71) (15). Aynı çalışmada 

yapılan alt grup analizinde tuzaklanmış akciğerin bulunmadığı 

akciğer veya meme kanserli hastalarda talk pudraj’ın etkinliği-

nin daha yüksek olduğu bulunmuştur (talk pudraj için %82, talk 



slurry için %67). 

Malign plevral sıvıların kontrolü için torakoskopi esnasında 

en sık uygulanan sklerozan ajan talktır (Resim 2). Optimum doz 

5 gramdır. Daha düşük dozlar plöredezis etkinliğini azaltırken 

yüksek dozlarda komplikasyon riski artar. En sık gözlemlenen 

yan etkiler ateş ve göğüs ağrısıdır. Ateş genellikle 72 saat içinde 

müdahaleye gerek olmaksızın geriler. Ancak ARDS, aritmiler, 

myokard infarktüsü, hipotansiyon, ampiyem ve ölüm gibi daha 

ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Genel olarak komplikasyon 

gelişiminin nedenleri, talkın neden olduğu sistemik inflamatu-

var yanıt, talkın aşırı dozajı, küçük partikül boyutlarında talk 

kullanımı,  talkın  bakteriyel  kontaminasyonu  ve  işlem  öncesi 

aşırı medikasyondur (16). 

SONUÇ

Medikal torakoskopi, endoskopi odasında, lokal anestezi ve 

ılımlı sedasyon ile malign plevral sıvıların hem tanı hem de te-

davisinde uygulanan minimal invaziv bir işlemdir. İşlem esna-

sında uygulanan talk plöredezis semptom kontrolünde minimal 

yan etki ve yüksek başarı oranları ile etkin bir tedavi yöntemidir. 



Çıkar Çatışması

Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması bildirmemişlerdir.



Hakem değerlendirmesi: Dış bağımsız.

Conflict of Interest 

No conflict of interest was declared by the authors.



Peer-review: Externally peer-reviewed.

KAYNAKLAR

1.   Rodriguez-Panadero F, Janssen JP, Astoul P. Thoracoscopy: general 

overview  and  place  in  the  diagnosis  and  management  of  pleural 

effusion. Eur Respir J 2006; 28: 409-22. 



[CrossRef]__Resim_2.'>[CrossRef]

2.  Rahman NM, Ali NJ, Brown G, Chapman SJ, Davies RJ, Downer NJ, et 

al. Local anaesthetic thoracoscopy: British Thoracic Society Pleural Di-

sease Guideline 2010. Thorax 2010; 65(Suppl 2): ii54-ii60. 



[CrossRef]

3.   Rodrîguez-Panadero F, Borderas Naranjo F, López Mejîas J. Pleural 

metastatic tumours and effusions. Frequency and pathogenic mec-

hanisms in a post-mortem series. Eur Respir J 1989; 2: 366-9.

4.   Metintas M, Ucgun I, Elbek O, Erginel S, Metintas S, Kolsuz M, et al. Com-

puted tomography features in malignant pleural mesothelioma and other 

commonly seen pleural diseases. Eur J Radiol 2002; 41: 1-9. 

[CrossRef]

5.   Maskell  NA,  Butland  RJ;  Pleural  Diseases  Group,  Standards  of 

Care  Committee,  British  Thoracic  Society.  BTS  guidelines  for  the 

investigation of a unilateral pleural effusion in adults. Thorax 2003; 

58(Suppl 2): ii8-17. 

[CrossRef]

6.   Renshaw AA, Dean BR, Antman KH, Sugarbaker DJ, Cibas ES. The 

role of cytologic evaluation of pleural fluid in the diagnosis of ma-

lignant mesothelioma. Chest 1997; 111: 106-9. 



[CrossRef]

7.   Maskell NA, Gleeson FV, Davies RJ. Standard pleural biopsy ver-

sus CT guided cutting-needle biopsy for the diagnosis of malignant 

disease in pleural effusions: a randomised controlled trial. Lancet 

2003; 361: 1326-30. 

[CrossRef]

8.   Metintas M, Ak G, Dundar E, Yildirim H, Ozkan R, Kurt E, et al. 

Medical thoracoscopy vs CT scan-guided abrams pleural needle bi-

opsy for diagnosisof patients with pleural effusions: a randomized, 

controlled trial. Chest 2010; 137: 1362-8. 

[CrossRef]

9.   Havelock T, Teoh R, Laws D, Gleeson F; BTS Pleural Disease Gui-

deline Group. Pleural procedures and thoracic ultrasound: British 

Thoracic  Society  pleural  disease  guideline  2010.  Thorax  2010;  65 

Suppl 2: ii61-76. 

[CrossRef]

10.   Hooper C, Lee YC, Maskell N; BTS Pleural Guideline Group. Investigati-

on of a unilateral pleural effusion in adults: British Thoracic Society Pleu-

ral Disease Guideline 2010. Thorax 2010 65 Suppl 2: ii4-17. 



[CrossRef]

11.   Blanc FX, Atassi K, Bignon J, Housset B. Diagnostic value of medical 

thoracoscopy in pleural disease: a 6-year retrospective study. Chest 

2002; 121: 1677-83. 



[CrossRef]

Resim 2. Torakoskopi esnasında uygulanan talkın görünümü.

Medikal Torakoskopi

Solunum 

Hüseyin Yıldırım

81

12.   Metintas  M, Ak  G,  Cadirci  O, Yildirim  H,  Dundar  E,  Metintas  S. 



Outcome of patients diagnosed with fibrinous pleuritis after medi-

cal thoracoscopy. Respir Med 2012; 106: 1177-83. 



[CrossRef]

13.   Boutin C, Rey F. Thoracoscopy in pleural malignant mesothelioma: 

a prospective study of 188 consecutive patients. Part 1: Diagnosis. 

Cancer 1993; 72: 389-93. 



[CrossRef]

14.   Lee P, Colt HG. Rigid and semirigid pleuroscopy: the future is bri-

ght. Respirology 2005; 10: 418-25. 

[CrossRef]

15.   Dresler CM, Olak J, Herndon JE 2nd, Richards WG, Scalzetti E, Fle-

ishman SB, et al. Phase III intergroup study of talc poudrage vs talc 

slurry sclerosis for malignant pleural effusion. Chest 2005; 127: 909-

15. 

[CrossRef]

16.   Antony  VB,  Loddenkemper  R,  Astoul  P,  Boutin  C,  Goldstraw  P, 

Hott J, et al. Management of malignant pleural effusions. Eur Respir 

J 2001; 18: 402-19. 



[CrossRef]


Yüklə 393,79 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə