T. C. MĠLLÎ EĞĠTĠm bakanliğI



Yüklə 300,18 Kb.
Pdf görüntüsü
səhifə2/4
tarix05.05.2017
ölçüsü300,18 Kb.
1   2   3   4

UYGULAMA FAALĠYETĠ 

 

10 


 

 

ÖLÇMEVE DEĞERLENDĠRME 



AĢağıdaki soruları dikkatlice okuyunuz ve doğru seçeneği iĢaretleyiniz. 

 

1.



 

AĢağıdakilerden  hangisi,  belirli  mesajların  kodlanarak  bir  kanal  aracılığıyla  bir 

kaynakta kanal bir hedefe / alıcıya aktarılması sürecidir?  

A)

 



Kanal 

B)

 



Mesaj 

C)

 



Alıcı 

D)

 



ĠletiĢim 

E)

 



Geri bildirim 

 

2.



 

AĢağıdakilerden hangisi, iletiĢimin ögelerinden değildir? 

A)

 

ĠletiĢim 



B)

 

Bağlam 



C)

 

Dönüt 



D)

 

Mesaj 



E)

 

Alıcı 



 

3.

 

AĢağıdakilerden hangisi,

 iletiĢimin özelliklerinden 

değildir?   

A)

 

 ĠletiĢim dinamik bir olgudur. 



B)

 

ĠletiĢimin canlılığını koruması için kendini yenilemesi gerekir. 



C)

 

ĠletiĢim belirli kalıplara bağlıdır. 



D)

 

Ġnsan, iletiĢim ihtiyacını sürekli duymuĢtur ve duymaya devam edecektir. 



E)

 

ĠletiĢim her zaman yazılı olmalıdır. 



 

4.

 

AĢağıdakilerden hangisi, insanların karĢılıklı konuĢmalarını hatta mektuplaĢmalarını 

tanımlar?

 

A)



 

Sözlü iletiĢim 

B)

 

Yazılı iletiĢim 



C)

 

Sözsüz iletiĢim 



D)

 

Görsel iletiĢim 



E)

 

Duygusal iletiĢim 



 

5.

 

AĢağıdakilerden hangisi, kiĢinin, yalnız söylediklerini değil yüz, el, kol ve bedeniyle 

yaptıkları iletiĢimde neyi tanımlar? 

A)

 



Yazılı iletiĢim 

B)

 



Sözlü iletiĢim 

C)

 



Sözsüz iletiĢim 

D)

 



Görsel iletiĢim 

E)

 



Duygusal iletiĢim 

 

DEĞERLENDĠRME 

 

Cevaplarınızı  cevap  anahtarıyla  karĢılaĢtırınız.  YanlıĢ  cevap  verdiğiniz  ya  da  cevap 



verirken  tereddüt  ettiğiniz  sorularla  ilgili  konuları  faaliyete  geri  dönerek  tekrarlayınız. 

Cevaplarınızın tümü doğru ise bir sonraki öğrenme faaliyetine geçiniz. 



ÖLÇMEVE DEĞERLENDĠRME 

 

11 


 

 

 



ÖĞRENME FAALĠYETĠ–2 

 

 



Hayatın  her  alanında  engellilerin  özelliklerine  uygun  iletiĢim  tekniklerini  kullanarak 

iletiĢim kurabileceksiniz.  

 

 

 



 

 



Çevrenizdeki engelli insanların engel çeĢitlerine dikkat ederek rapor hazırlayıp 

arkadaĢlarınızla tartıĢınız. 

 

Bölgenizde bulunan farklı dallardaki engelli bakım merkezlerine giderek onlarla 



sağlık personellerinin arasındaki iletiĢimi gözleyip topladığınız sonuçları rapor 

hâline getiriniz. 

 

2. ENGELLĠ VE ENGELLĠ ÇEġĠTLERĠ 

 

2.1. Engellilik 

 

Engellilikle  en  çok  bilinen  teorik  yaklaĢımlar  medikal,  sosyal, politik,  kültürel bakıĢ 



açılarıdır.  Bu  yaklaĢımların  yanı  sıra  engelliliğe  ilgili  olarak  duygu  ve  düĢüncelerin 

geliĢtirilmesine  yönelik  model  çalıĢması  da  bulunmaktadır.  Engellilikle  ilgili  ilk  teorik 

yaklaĢım olan medikal modelin tıpta kullanılan hastalık bakıĢından doğduğu bilinmektedir. 

Bu görüĢ engelliliği bireysel bozukluklar ve biyolojiye bağlı olarak açıklamaktadır. Özellikle 

“normal”  olmanın  çok  yaygın  olduğu  bir  dönemde  ortaya  çıkan  bu  görüĢ,  engellilerin 

“normal” olması için gerekenler üzerinde durur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) engelliliği üç 

ayrı kategoride ele almaktadır. 

 



 

Yetersizlik (ımpairment): Sağlık bakımından psikolojik, fizyolojik ve anatomik 

(fiziksel) yapı veya fonksiyonlardaki eksikliği ve anormalliği ifade eder. 



 

 



Özürlülük  (disability):  Bir  aktiviteyi  normal  tarzda  veya  normal  kabul  edilen 

sınırlar içinde gerçekleĢtirmekteki kısıtlılık veya yetersizliktir. 

 



 



Engellilik  (handicap):  Bir  yetersizlik  veya  özür  nedeni  ile  yaĢa,  cinsiyete, 

sosyal ve kültürel faktörlere bağlı olarak kiĢiden beklenen rollerin kısıtlanması 

veya yerine getirilememesidir. 

ÖĞRENME FAALĠYETĠ–2

 

AMAÇ 



ARAġTIRMA 

 

12 


 

 

Resim 2.1: Engelli aktiviteleri 

Dünya  Sağlık  Örgütünün  bu  tanımı  engelli  kiĢilerin  “kısıtlılığı”  ve“normal” 

olmama durumunu vurgulamaktadır. Medikal modelin temelinde yatan “kısıtlılık” ve 

bireysel patoloji görüĢünün temelinde bu tanımın önemli etkileri olmuĢtur.  

 

BirleĢmiĢ Milletler Genel Kurulunun Ġnsan Hakları Bildirgesi’ne ek 3447 Sayılı Sakat 



KiĢilerin  Hakları  Bildirisi’nin  1.  maddesine  göre  engelli  “Normal  bir  kiĢinin  kiĢisel  ya  da 

sosyal  yaĢantısında  kendi  kendisine  yapması  gereken  iĢleri,  bedensel  veya  ruhsal 

yeteneklerindeki  kalıtımsal  ya  da  sonradan  olma  herhangi  bir  noksanlık  sonucu 

yapamayanlar  sakattır.”  Ģeklinde  tanımlanmaktadır.  Uluslararası  düzeyde  kullanılan  bu  iki 

tanıma  bakıldığında  normal  ve  kısıtlanma  konusunun  vurgulandığı  görülmektedir.  Aynı 

zamanda engelli ve engelliliğe iliĢkin birden fazla kavram kullanılmaktadır. 

 

Özellikle  son  zamanlarda  özel  ihtiyaç  grupları  kavramı  kullanılmaya 



çalıĢılmaktadır.  Ancak  bu  kavram  yoksul,  korunmaya  muhtaç,  engelli,  istismara 

uğramıĢ  bütün  ihtiyaçları  da  kapsadığı  için  çok  büyük  bir  genelleme  yapılmıĢ 

olmaktadır. 

 

2.2. Engelli ÇeĢitleri 

 

Engellilik  hafif  ve  ağır  engel  durumu  olarak  ifade  edilir.  Hafif  engelli,  kendi  özel 



ihtiyaçlarını  (yemek,  tuvalet  vs.)  karĢılayabilen  engelliler,  ağır  engelli,  özel  ihtiyaçlarını 

(yemek,  tuvalet  vs.)  bir  baĢkası  yardımıyla  veya  yaĢamsal  ihtiyaçlarını  tamamen  bir 

baĢkasının yardımıyla karĢılayabilen engellilerdir. 

 

Farklı  nedenlere  bağlı  olarak  oluĢan  engellilik  temel  olarak  aĢağıdaki  baĢlıklar  gibi 



incelenir. 

 

2.2.1. ĠĢitme Engelliler 

 

Tek veya iki kulağında doğuĢtan ya da sonradan herhangi bir sebeple çevreden gelen 



sesleri  algılamayan  /  az  algılayan  kiĢiler  iĢitme  engelli  olarak  tanımlanır.  ĠĢitme  cihazı 

kullananlar da bu gruba girer. ĠĢitme engelliliğin en önemli sebepleri Ģunlardır: 

 


 

13 


 

 



Kronik hastalıklar, 

 



Psikolojik ya da fiziksel travma, 

 



Enfeksiyonlar, 

 



Ani patlama ve kronik yüksek sese maruz kalmadır. 

 

2.2.1.1. ĠĢitme



 

Engellilerle ĠletiĢim

 

 

ĠĢitme engellilerle iletiĢimde kurarken genel olarak Ģu durumlara dikkat edilir: 



 

 



ĠĢitme  engelli  ile  konuĢmaya  baĢlarken  konuĢmaya  baĢlandığı  fark  ettirilir. 

Duruma göre iĢaret dili kullanılır ya da kiĢinin omzuna dokunulur.

 



 



ĠĢitme engelli kiĢilerle iĢaret diliyle mi, jestle mi, yazılı ya da sözlü olarak mı 

anlaĢmayı  tercih  edileceğine  karar  verilir.  ĠĢitme  engelli  kiĢinin  konuĢmasını 

anlamakta güçlük çekiyorsanız bunun ona bildirilmesi gerekir. 

 



Uzun  ve  karmaĢık  konuĢmalar  gerektiren  durumlarda  iĢ  görüĢmesi,  doktor 

muayenesi ya da hukuki görüĢmeler gibi durumlarda bir iĢaret dili / tercümanı 

kullanılması önerilir. Daha basit diyaloglarda yazıyla anlaĢmak yeterli olabilir. 

 



ĠĢitme  engelli  kiĢiyle  iĢaret  dili  tercümanı  aracılığıyla  konuĢuluyorsa  iĢitme 

engelli kiĢiye bakarak konuĢulmalı ve onunla göz teması kurulmalıdır.  

 

Pencere  gibi  bir  ıĢık  kaynağının  önündeyseniz  ve  sırtınız  ıĢık  kaynağına 



dönükse  ıĢık  karĢınızdaki  insanın  gözünü  kamaĢtırabilir  ve  dudaklarınızı 

okumaya  çalıĢan  engellinin  yüzünüzü  seçmesini  zorlaĢtırabilir.  Böyle  bir 

durumda ıĢık kaynağına sırt dönülmemelidir. 

 



KiĢinin  anlamadığı  cümleleri  tekrarlamak  yerine,  söylemek  istenilen  farklı 

Ģekilde ifade edilmelidir.  

 

Açık  anlaĢılır  kelimelerle  tane  tane  konuĢulmalıdır.  Böylece  engelliler  dudak 



okuyabilir. 

 



KonuĢurken  sakız  çiğnenmemeli,  sigara  içilmemeli  ya  da  elle  ağız 

kapatılmamalıdır. 

 

ĠĢitme engellilerle bağırarak konuĢulmamalı, iĢitme cihazı kullanıyorsa normal 



ses düzeyi duyması için yeterli olur. Bağırmanız rahatsızlığa sebep olabilir. 

 



ĠĢitme  engelliler  için  konferans  salonlarının  ön  sıralarından  yer  ayrılmasına 

özen gösterilir. 

 

Salonun ıĢıklandırmasının iyi olmasına dikkat edilmelidir.  



 

Jest  ve  mimikler,  iĢitme  engellilerin  mesajları  doğru  algılamaları  açısından 



önemlidir.  Bu  nedenle  jest  ve  mimikler  iyi  ve  yerinde  kullanılmaya  gayret 

edilmelidir. 

 

2.2.2. KonuĢma Engelliler 

 

ÇeĢitli  sebeplerle  konuĢmada  duraklama,  kekeleme,  konuĢmanın  dinleyenler 



tarafından  anlaĢılamaması  konuĢma  engelli  olarak  tanımlanabilir.  KonuĢma  engelliliğine 

sebep olan durumları Ģöyle sıralayabiliriz: 

 



 



Felç olanlar ya da felç geçirmiĢ kiĢiler, 

 



ĠĢitme güçlüğü çekenler, 

 



Fiziksel veya ruhsal travmaya maruz kalanlar

 

14 


 

 



Ağız  ve  boğaz  anatomisi  doğuĢtan  veya  sonradan  herhangi  bir  sebeple 

bozulmuĢ olanlar, 

 

Ağız, boğaz tümör kanserleri ve diğer kronik hastalıklar, 



 

KonuĢma cihazı kullananlardır.



 

 

2.2.2.1. KonuĢma Engellilerle ĠletiĢim 

 

KonuĢma engellilerle iletiĢim kurarken aĢağıdaki hususlara dikkat edilir: 



 

 



Engelli  kiĢilerle  göz  seviyemizi  eĢit  tutmaya  ve  ismiyle  hitap  etmeye  özen 

gösterilmelidir. 

 

KarĢınızdaki kiĢi dikkatle dinlenmeli, sözü kesilmemeli ve bitirmesi için acele 



edilmemelidir. 

 



Özellikle telaffuzda zorlandığı kelimelerde müdahale edilmemeli, bunun yerine 

refakat eden kiĢiden yardım istenmelidir. 

 

Anlamakta  güçlük  çekiliyorsa  anlamıĢ  gibi  davranılmamalı  söylediklerinin 



tekrarlanması istenmelidir.  

 



KiĢinin ne söylediği hâlâ anlaĢılamadıysa bir kâğıda yazması istenmelidir. 

 



Anlamakta güçlük çekiliyorsa sessiz ortamlarda konuĢma sağlanmalıdır. 

 



KonuĢma  engelli  bireyin  konuĢmasına  gülünmemelidir.  Etkili  iletiĢim  kurmak 

ve ciddiye alınmak herkes için önemlidir. 

 

 

Resim 2.2: KonuĢma engellilerle iletiĢim 

2.2.3. Görme Engelliler 

 

Tek veya iki gözünde tam veya kısmi görme kaybı veya bozukluğu olanların yanı sıra, 



görme kaybıyla birlikte göz protezi kullananlar, renk körlüğü ve gece körlüğü olanlar görme 

engelli olarak değerlendirilir. 



 

 

15 


 

 

Resim 2.3: Görme engelliler

 

2.2.3.1. Görme Engellilerle ĠletiĢim 

 



 

Bağımsız  hareket  etme  eğitimi  almıĢ  bir  görme  engelli,  sokakta  nasıl  hareket 

edeceğini  bilir  ve  yardıma  ihtiyaç  duymayabilir.  Ġhtiyaç  duyduklarını  fark 

ettiğinizde yardım teklif edilebilir. 

 

Görme engelli bireylerle iletiĢime geçmeden önce birey kendini tanıtmalı, grup 



içindeyse diğer kiĢilerle tanıĢtırılmalıdır. 

 



Görme  engelliler  kollarından  destek  aldıklarından  kol  kola  girilmemeli  onun 

sizin kolunuza girmesine izin verilmelidir. 

 

Görme  engelli  bireyin  hızına  uyum  sağlanmalı  ve  yol  göstermek  amacıyla  bir 



adım  önden  yürünmelidir.  Yürürken  önünüze  çıkan  merdiven,  çukur  gibi 

engeller karĢısında uyarılmalıdır. 

 

Yön  tarif  edilecekse  “Ģuradaki”,  “ötedeki”,  “yandaki”  gibi  ifadeler  yerine 



“sağındaki”, “solundaki” gibi ifadeler kullanılmalıdır. 

 



Görme  engelli  ortamda  yalnız  bırakılacaksa  önce  ona  söylemeli  ve  çıkıĢın 

nerede  olduğu  tarif  edilmelidir.  Duvar,  masa  gibi  dokunabileceği  bir  Ģeyin 

yanında bırakılmalıdır.  

 



Görme  engelli  kiĢinin  bastonuna  dokunulmamalı,  baston  yere  bırakılırsa 

bastonun yeri değiĢtirmemeli, değiĢtirilirse söylenmelidir.  

 

Görme  engelli  müĢterilere,  restoran  menüleri,  duyurular  gibi  yazılı  metinleri 



okunmalı bu konuda duyarlı davranılmalıdır. 

 



Görme  engelli  birine  yemek  servisi  yapıldığında  tabakta  hangi  yiyeceklerin 

nerede bulunduğu söylenmelidir.  

 

Az gören kiĢilerin rahat okuyabilmeleri için satır aralıkları geniĢ olmalı, uygun 



bir  zemin  üzerine  kolay  okunabilir  yazı  karakterleri  kullanılmalı,  tabela  ve 

iĢaretlerde birbirine zıt renkler kullanılmalıdır. 

 

IĢıklandırmada parlak ıĢık kullanılmamalıdır. 



 

Görme  engellilerin  çalıĢtığı  iĢyerinde  yapılan  fiziksel  değiĢiklikler  hakkında 



bilgilendirilmelidir. 

 


 

16 


 

2.2.4. Tekerlekli Sandalyeye Bağlı Engelliler 

 

DoğuĢtan  veya  sonradan  oluĢan  sebeplerle  bireyin  özellikle  alt  eklemlerini 

kullanamamasıdır.  Tekerli  sandalye  kullananlar  farklı  özür  derecelerine  ve  kabiliyetlere 

sahiptir. 



 

Resim 2.4: Tekerlekli sandalyeye bağlı engelli 

2.2.4.1. Tekerlekli Sandalyeye Bağlı Engelliler ile ĠletiĢim 

 



 

Engelli kiĢilerle göz seviyesinde iletiĢim kurulmalı ve ismiyle hitap edilmelidir.  

 

Tekerlekli sandalye kullanan bireylerin kiĢisel alanına saygı gösterilmelidir.  



 

Tekerlekli  sandalye  kullanan  engelli  bireyden  izin  alınmadan  bireye  yardım 



edilmemelidir. 

 



Engelli birey baĢka bir özründen dolayı konuĢamıyorsa kaldırım, merdiven gibi 

yerlerden  çıkarırken  ya  da  yokuĢ  aĢağı  indirirken  sandalyenin  ön  tekerlekleri 

yukarı kaldırılmalıdır.  

 



Tekerlekli  sandalyeli  bireylerin  kullanacakları  araç  gereç  ulaĢabilecekleri 

yerlere  konmalıdır.  DolaĢtıkları  yollar  üzerinde  onları  engelleyecek  eĢyalar 

bırakılmamalıdır. 

 



Tekerlekli  sandalye  kullanan  birey  ile  konuĢurken  sandalye  onunkiyle  aynı 

seviyeye  getirilmeli,  mümkün  değilse  biraz  mesafe  bırakarak  göz  kontağı 

kurulabilecek noktaya gelinmelidir.  

 



Binalarda  tekerlekli  sandalye  kullanıcıları  için  hazırlanmıĢ  yol  ve  rampalara 

bireyleri yönlendirmek üzere iĢaretler konmalıdır. Gerektiğinde kendilerine bu 

konuda yol gösterilmelidir. 

 



Koltuk  değneği  kullananlara  yardım  etmeye  çalıĢırken  kollarından 

tutulmamalıdır.  

 

Hareket zorluğu çeken kiĢiye oturacağı yeri gösterirken sandalyenin tutacak yeri 



olmasına ve yüksek olmamasına dikkat edilmelidir. 

 



Yerler  yıkandığında  ya  da  silindiğinde  zemin  kayganlaĢacağından  hareket 

zorluğu olan kiĢiler düĢmemeleri için uyarılmalıdır.  

 


 

17 


 

2.2.5. Kısa Boya Bağlı Engelliler 

 

KiĢinin,  kalıtıma  veya  sonradan  çeĢitli  hastalıklara  bağlı  olarak  emsallerine  ve 



ortalamaya göre boyunun kısa olmasıdır. Toplumdaki kısa boylu bireyleri iki kategoride ele 

alabiliriz. 

 

Normal kısa boyluluk: Toplumdaki kısa boyluların %80-85’i kalıtımsaldır. Bu 



durum “normal kısa boyluluk” olarak adlandırılır. 

 



Patolojik kısa boyluluk: Toplumdaki kısa boyluların %10-15 oranında görülen 

kısa  boyluluk  çeĢitli  hastalıklara  bağlıdır  ve  buna  “patolojik  kısa  boyluluk” 

denmektedir. 

 

Hastalığa bağlı boy kısalıklarında boy uzunluğu kadınlarda 130 ile 140 cm, erkeklerde 



140  ile  150  cm  arasında  değiĢmektedir.  Türkiye’de  görülen  kısa  boyluluğun  baĢta  gelen 

sebebi, uzun süreli beslenme bozukluğudur. 

 

2.2.5.1. Kısa Boya Bağlı Engellilerle ĠletiĢim 

 

Kısa boya bağlı engellilerde iletiĢimde aĢağıdaki hususlara dikkat edilmelidir. 



 

 



Günlük  hayatta  kullanılan  malzemelerin  kısa  boylu  insanların  uzanabileceği 

yerlerde olmasına dikkat edilmelidir. 

 

Kısa boylu insanların baĢı okĢanmamalı ya da öpülmemelidir. 



 

Kısa  boylu  biriyle  konuĢurken  onunla  aynı  seviyeye  gelmek  ve  göz  kontağı 



kurmaya özen gösterilmelidir. 

 

2.2.6. Spina Bifida (Omurgaya Bağlı) Engeller  

 

Spina bifida, insanda omurgayı oluĢturan kemiklerin omurgada bir boĢluk veya açıklık 



oluĢturacak Ģekilde geliĢimlerini tamamlayamama durumudur. 

 

DoğuĢtan  gelen  ve  sık  görülen  hastalıklardan  biridir.  Spina  bifida,  ana  rahminde 



bebeğin omurgası geliĢirken bir ya da daha fazla omur kemiği ve omuriliğin bir kısmının iyi 

geliĢmemesi  sonucunda,  görülür.  Bu  durumlarda  omurilik  ve  sinir  sisteminde  değiĢik 

derecelerde  hasar  oluĢur.  Bacaklara,  idrar  kesesine  ve  kalın  bağırsaklara  giden  sinirlerin 

çalıĢmaması nedeni ile yaĢam boyu sürecek kısmi bir felç görülür. 



 

Resim 2.5:

 

Spina bifida 

 

18 


 

2.2.6.1



Spina Bifidalı Engellilerle ĠletiĢim 

 

Spina bifidalı bireylerin bacak hareketlerinde zayıflık görülebilir. Bunun için onlardan 



fazla hareketli olmalarını beklememek gerekir. Bu kiĢilerin; 

 



 

Üzerlerine  doğru  eğilerek  tokalaĢma  ve  benzeri  aktiviteleri  yapmamaya  özen 

gösterilmelidir.

 

 



Spina bifidalı bireyler koltuk değneği kullanırken kollarından tutulmamalıdır.

 

 



Koltuk değneği kullananlara yardım etmeden önce izin istenmelidir.

 

 



Spina  bifidalı  çocukların  çoğunda  aynı  zamanda  mesane  ve  bağırsak 

problemleri  gözlenir.  Bu  durum  normal  karĢılanmalı,  küçümseyici,  alaycı  bir 

tavır içine girilmemeli, tedavisine yardımcı olunmalıdır.

 

 



Ġdrar  ve  mesane  problemlerinde  düzenli  tıbbı  kontrollerine  ve  tedavisine 

yardımcı olunmalıdır.



 

 



 Spina bifidalı çocukların zekâsı normal hatta bazen normalin üstündedir. Ancak 

beyinde su birikmesi (hidrosefali) olan çocuklar tedavi edilmezse bir süre sonra 

zekâ  geliĢimi  geri  kalabilir.  Bu  nedenle  çocuğun  toplum  hayatına  katılması 

teĢvik edilmeli ve ev ortamına mahkûm edilmemelidir. 



 

 

2.2.7. Serebral Palsi 

 

Serebral  palsi,  beyinde  oluĢan  bir  hasara  bağlı,  kalıcı  duruĢ,  hareket  ve  denge 



bozukluğudur. Beyindeki zedelenme ilerleyici değildir. Ancak çocuğun yürüme, hareket ve 

dengesindeki problemler ilerleyebilir. Bu çocuklarda; 

 



 



Hareket güçlüğü, 

 



Spastisite, 

 



Kaslarda güçsüzlük, 

 



Ġstem dıĢı hareket, 

 



Denge bozukluğu

 



Zekâ problemleri, 

 



Havale, 

 



Görme bozukluları, 

 



ġaĢılık, 

 



ĠĢitme problemleri, 

 



KonuĢma bozuklukları, 

 



Beslenme bozuklukları, 

 



Büyüme geriliği, 

 



Salya akması ve dıĢ çürükleri görülebilir. 

 

Serebral  palsiye  neden  olan  beyin  hasarı,  hamilelik  esnasında  annenin  geçirdiği 



hastalıklara,  kullandığı  ilaçlara,  anne  baba  arasındaki  kan  uyuĢmazlığına,  doğum  sırasında 

bebeğin oksijensiz kalmasına, doğumdan sonra geçirilen beyin kanaması, sarılık veya baĢka 

hastalıklara  bağlı  olabilir.  Serebral  palsi  tanısı  konan  çocuk,  eğitim  ve  rehabilitasyon 

çalıĢmalarından mümkün olduğunca erken yararlandırılmalıdır. 


1   2   3   4




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə