1 Fizyolojide temel kavram ve terimleri



Yüklə 1,26 Mb.
səhifə13/17
tarix21.01.2017
ölçüsü1,26 Mb.
#6076
1   ...   9   10   11   12   13   14   15   16   17

Hücre etkinlik gösterdiği sırada, yani aldığı uyan sonucunda aksiyon potansiyeli oluşması esnasında, hücre membranının Na+ geçirgenliği 500 kat artar ve Na+ hızla içeri girer. Na+'nm içeriye girmesiyle, denge durumu bozulur ve membranın dinîenim dönemindeki potansiyeli değişerek pozitif değere ulaşır. Na**nın içeriye girmesiyle polarİze durum bozulur. Membran potansiyelinin pozitif değere ulaştığı bu döneme, depolarizasyon dönemi adı verilir. Depolarizasyon döneminde iyon dağılımı değişir. Na+ iyonlarının hücre içine girmesiyle, hücre içinde Na+ ve K+ iyonları bulunur. Bunun sonucunda elektriksel yük durumu da değişir ve hücre içi pozitif değere, hücre dışıysa negatif değere ulaşır.

  • Hücre etkinlik gösterdiği sırada, yani aldığı uyan sonucunda aksiyon potansiyeli oluşması esnasında, hücre membranının Na+ geçirgenliği 500 kat artar ve Na+ hızla içeri girer. Na+'nm içeriye girmesiyle, denge durumu bozulur ve membranın dinîenim dönemindeki potansiyeli değişerek pozitif değere ulaşır. Na**nın içeriye girmesiyle polarİze durum bozulur. Membran potansiyelinin pozitif değere ulaştığı bu döneme, depolarizasyon dönemi adı verilir. Depolarizasyon döneminde iyon dağılımı değişir. Na+ iyonlarının hücre içine girmesiyle, hücre içinde Na+ ve K+ iyonları bulunur. Bunun sonucunda elektriksel yük durumu da değişir ve hücre içi pozitif değere, hücre dışıysa negatif değere ulaşır.



Depolarizasyon döneminden sonra repolarizasyon dönemi başlar. Bu dönemde, Na* geçişi durdurulur ve K* geçirgenliği artırılır. Sonuçta K* hücre dışına difüze olur. İçeriye giren Na+ kadar K+ dışarıya çıkar. Bunun sonucunda iyon dağılımı, dinlenim durumundakinin tersine döner. Yani K* dışarıda, Na* ise içeridedir. İyon dağılımı ters olmasına rağmen, elektriksel yük durumu dinlenim potansiyeli değerini kazanır. Bir başka deyişle hücre içi negatif, hücre dışı pozitif olur. Repolarizasyon dönemi böylece tamamlanır. Buraya kadar meydana gelen olaylar (depolarizasyon ve repolarizasyon), enerji, sarfı gerektirmez.

  • Depolarizasyon döneminden sonra repolarizasyon dönemi başlar. Bu dönemde, Na* geçişi durdurulur ve K* geçirgenliği artırılır. Sonuçta K* hücre dışına difüze olur. İçeriye giren Na+ kadar K+ dışarıya çıkar. Bunun sonucunda iyon dağılımı, dinlenim durumundakinin tersine döner. Yani K* dışarıda, Na* ise içeridedir. İyon dağılımı ters olmasına rağmen, elektriksel yük durumu dinlenim potansiyeli değerini kazanır. Bir başka deyişle hücre içi negatif, hücre dışı pozitif olur. Repolarizasyon dönemi böylece tamamlanır. Buraya kadar meydana gelen olaylar (depolarizasyon ve repolarizasyon), enerji, sarfı gerektirmez.



Bundan sonra hücrenin eski durumuna (dinlenim potansiyeline) dönüş süreci başlar. Na+'nın tekrar hücre dışına çıkması ve K+,nın hücre içine girmesiyle, hem iyonik dağılım hem de elektriksel yük dağılımı bakımından dinlenim potansiyeline geçilmiş olur. Na* dışarıda, K* içeride olmak üzere hücre içi negatif, hücre dışıysa, pozitif değer taşır. Na*‘nın dışarı çıkması ve K+‘nın içeri girmesi, sodyum-potasyum pompa sistemi sayesinde olur. Bu sistemin çalışması için metabolik enerjiye ihtiyaç duyulur. Hücre dinlenim durumuna geçtikten sonra, tekrar uyarılmaya hazırdır (10. Şekil).

  • Bundan sonra hücrenin eski durumuna (dinlenim potansiyeline) dönüş süreci başlar. Na+'nın tekrar hücre dışına çıkması ve K+,nın hücre içine girmesiyle, hem iyonik dağılım hem de elektriksel yük dağılımı bakımından dinlenim potansiyeline geçilmiş olur. Na* dışarıda, K* içeride olmak üzere hücre içi negatif, hücre dışıysa, pozitif değer taşır. Na*‘nın dışarı çıkması ve K+‘nın içeri girmesi, sodyum-potasyum pompa sistemi sayesinde olur. Bu sistemin çalışması için metabolik enerjiye ihtiyaç duyulur. Hücre dinlenim durumuna geçtikten sonra, tekrar uyarılmaya hazırdır (10. Şekil).



Görülüyor ki, yaptığımız en basit hareketlerde bile milisaniyeler içerisinde, hücrelerde moleküler düzeyde, birçok karmaşık fakat muazzam biyokimyasal olay cereyan etmektedir. Farkına bile varamadığımız bu olayların sayesinde, hayatî organlarımız çalışır ve istediğimiz hareketleri yapabiliriz, kısacası yaşamımızı sürdürebiliriz.

  • Görülüyor ki, yaptığımız en basit hareketlerde bile milisaniyeler içerisinde, hücrelerde moleküler düzeyde, birçok karmaşık fakat muazzam biyokimyasal olay cereyan etmektedir. Farkına bile varamadığımız bu olayların sayesinde, hayatî organlarımız çalışır ve istediğimiz hareketleri yapabiliriz, kısacası yaşamımızı sürdürebiliriz.



Bölünme yeteneğine sahip olan hücrelerde bulunur. Genellikle hücrenin orta kısmında yerleşmiştir. Şekli yuvarlak, elips ya da dikdörtgen şeklinde olabilir. Hücrelerden bazıları bir veya birden çok çekirdeğe sahip olabilirken, bazılarında hiç çekirdek bulunmaz. Örneğin eritrositlerin çekirdeği yoktur. Bununla birlikte normal lökositlerde bir, karaciğer hücreleri ve kemik iliğinin polikaryositlerindeyse birden fazla çekirdek bulunabilmektedir.

  • Bölünme yeteneğine sahip olan hücrelerde bulunur. Genellikle hücrenin orta kısmında yerleşmiştir. Şekli yuvarlak, elips ya da dikdörtgen şeklinde olabilir. Hücrelerden bazıları bir veya birden çok çekirdeğe sahip olabilirken, bazılarında hiç çekirdek bulunmaz. Örneğin eritrositlerin çekirdeği yoktur. Bununla birlikte normal lökositlerde bir, karaciğer hücreleri ve kemik iliğinin polikaryositlerindeyse birden fazla çekirdek bulunabilmektedir.



Sitoplâzmadan çift katlı bir zarla (çekirdek zan) ayrılmıştır. Bu zarın İç kısmını dolduran sitoplâzmaya benzer sıvıya nükleoplâzma denir. Bazen üzerinde çok küçük gözenekler bulunur. Endoplazmik retikuluma bağlantılı ve sanki devamı gibidir. İçerisinde bir ya da birden fazla çekirdekçik bulunur.

1   ...   9   10   11   12   13   14   15   16   17




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin