Cennet : Âl-i İmrân Suresi



Yüklə 3,33 Mb.
səhifə28/36
tarix29.03.2017
ölçüsü3,33 Mb.
#12849
1   ...   24   25   26   27   28   29   30   31   ...   36



Türkçe Transcript (*)

Fevâkih(u)(s) vehum mukramûn(e)

Ali Bulaç Meali

Çeşitli-meyveler. Onlar ikram görenlerdir.

Edip Yüksel Meali

Meyvelerle ağırlanacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

42,43. Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.

Süleyman Ateş Meali

(Türlü türlü) Meyvalar.Ve onlar ağırlanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Çeşit çeşit meyveler vardır. İkramla karşılanan kişilerdir onlar.

Yusuf Ali (English)

Fruits (Delights);(4062) and they (shall enjoy) honour and dignity, *

M. Pickthall (English)

Fruits..And they will be honoured

Sâffât Suresi
43


فِي جَنَّاتِ

cennetlerinde



النَّعِيمِ

Ni'met




Türkçe Transcript (*)

Fî cennâti-nna’îm(i)

Ali Bulaç Meali

Nimetlerle donatılmış (naim) cennetlerde.

Edip Yüksel Meali

Nimet cennetlerinde.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

42,43. Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.

Süleyman Ateş Meali

Ni'met cennetlerinde.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Nimetlerle dolu cennetlerdedirler.

Yusuf Ali (English)

In Gardens of Felicity,

M. Pickthall (English)

In the Gardens of delight,

Sâffât Suresi
44


عَلَىٰ

üzerinde


سُرُرٍ

tahtlar


مُتَقَابِلِينَ

karşılıklı otururlar





Türkçe Transcript (*)

‘Alâ sururin mutekâbilîn(e)

Ali Bulaç Meali

Birbirlerine karşı, tahtlar üzerinde (otururlar).

Edip Yüksel Meali

Karşılıklı koltuklar üzerinde.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.

Süleyman Ateş Meali

Tahtlar üzerinde, karşılıklı otururlar.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Karşılıklı koltuklar üzerindedirler.

Yusuf Ali (English)

Facing each other on Thrones (of Dignity):

M. Pickthall (English)

On couches facing one another

Sâffât Suresi
45


يُطَافُ

dolaştırılır



عَلَيْهِمْ

önlerinde



بِكَأْسٍ

kadehler


مِنْ مَعِينٍ

akan kaynaktan





Türkçe Transcript (*)

Yutâfu ‘aleyhim bike/sin min me’în(in)

Ali Bulaç Meali

Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.

Edip Yüksel Meali

Onlara pınarlardan doldurulmuş kadehler sunulur.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

45,46. İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.

Süleyman Ateş Meali

Önlerinde akan kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kaynaktan doldurulmuş kadehler dolandırılır çevrelerinde.

Yusuf Ali (English)

Round will be passed to them a Cup from a clearflowing fountain,

M. Pickthall (English)

A cup from a gushing spring is brought round for them,

Sâffât Suresi
46


بَيْضَاءَ

berrak


لَذَّةٍ

lezzetli


لِلشَّارِبِينَ

içenler için





Türkçe Transcript (*)

Beydâe leżżetin lişşâribîn(e)

Ali Bulaç Meali

Bembeyaz; içenlere lezzet (veren bir içki).

Edip Yüksel Meali

Durudur, içenlere zevk ve lezzet verir.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

45,46. İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.

Süleyman Ateş Meali

Berrak, içenlere lezzet veren bir içki.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bembeyaz, içenlere lezzet sunan kadehler.

Yusuf Ali (English)

Crystal-white, of a taste delicious to those who drink (thereof),

M. Pickthall (English)

White, delicious to the drinkers,

Sâffât Suresi
47


لَا

yoktur


فِيهَا

onda


غَوْلٌ

sersemletme



وَلَا

ve olmazlar



هُمْ

onlar


عَنْهَا

onunla


يُنْزَفُونَ

sarhoş



















Türkçe Transcript (*)

Lâ fîhâ ġavlun velâ hum ‘anhâ yunzefûn(e)

Ali Bulaç Meali

Onda ne bir gaile vardır, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

Edip Yüksel Meali

Onda ne başağrısı ne de sarhoşluk vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.

Süleyman Ateş Meali

Onda ne sersemletme var, ne onunla sarhoş olurlar.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sersemletme/baş ağrısı yok onda. Sarhoş da olmazlar ondan.

Yusuf Ali (English)

Free from headiness;(4063) nor will they suffer intoxication therefrom. *

M. Pickthall (English)

Wherein there is no headache nor are they made mad thereby.

Sâffât Suresi
48


وَعِنْدَهُمْ

ve yanlarında (vardır)



قَاصِرَاتُ

kendilerini hapsetmiş



الطَّرْفِ

bakışlarıyla



عِينٌ

iri gözlü (eşler)





Türkçe Transcript (*)

Ve ’indehum kâsirâtu-ttarfi ‘în(un)

Ali Bulaç Meali

Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

Edip Yüksel Meali

Yanlarında da, gözlerinin içine bakan güzel eşler...

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.

Süleyman Ateş Meali

Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş iri gözlü eşler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yanlarında, gözlerini onlara dikmiş, iri gözlü dilberler vardır.

Yusuf Ali (English)

And besides them will be chaste women, restraining their glances, with big eyes(4064) (of wonder and beauty). *

M. Pickthall (English)

And with them are those of modest gaze, with lovely eyes,

Sâffât Suresi
49


كَأَنَّهُنَّ

onlar gibi (eşlerdir)



بَيْضٌ

bembeyaz yumurta



مَكْنُونٌ

saklı




Türkçe Transcript (*)

Keennehunne beydun meknûn(un)

Ali Bulaç Meali

Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz).

Edip Yüksel Meali

Kornumuş yumurtalar gibidirler.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.

Süleyman Ateş Meali

Saklı yumurta gibi bembeyaz eşler.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Korunmuş yumurtalar gibidir onlar.

Yusuf Ali (English)

As if they were(4065) (delicate) eggs closely guarded. *

M. Pickthall (English)

(Pure) as they were hidden eggs (of the ostrich).

Sâffât Suresi
50


فَأَقْبَلَ

dönmüş


بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ

birbirine



يَتَسَاءَلُونَ

soruyorlar





Türkçe Transcript (*)

Feakbele ba’duhum ‘alâ ba’din yetesâelûn(e)

Ali Bulaç Meali

Böyleyken, kimi kimine yönelmiş olarak, birbirlerine soruyorlar:

Edip Yüksel Meali

Birbirlerine dönüp soruşurlar.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Derken birbirine dönüp sorarlar:

Süleyman Ateş Meali

Bunlar birbirine dönmüş soruyorlar:

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Birbirlerine dönüp bir şeyler sorarlar.

Yusuf Ali (English)

Then they will turn to one another and question one another.(4066) *

M. Pickthall (English)

And some of them draw near unto others, mutually questioning.


Sâffât Suresi
51


قَالَ

dedi


قَائِلٌ

bir sözcü



مِنْهُمْ

onlardan


إِنِّي

şüphesiz


كَانَ لِي

benim vardı



قَرِينٌ

bir arkadaşım























Türkçe Transcript (*)

Kâle kâ-ilun minhum innî kâne lî karîn(un)

Ali Bulaç Meali

Bir sözcü der ki: 'Benim bir yakınım vardı.'

Edip Yüksel Meali

İçlerinden biri der ki, "Benim bir arkadaşım vardı."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."

Süleyman Ateş Meali

Onlardan bir sözcü: "Benim, dedi, bir arkadaşım vardı."

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İçlerinden bir sözcü şöyle der: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Yusuf Ali (English)

One of them will start the talk and say: "I had an intimate companion (on the earth),(4067) *

M. Pickthall (English)

A speaker of them saith: Lo! I had a comrade

Sâffât Suresi
52


يَقُولُ

derdi ki


أَإِنَّكَ

sen


لَمِنَ الْمُصَدِّقِينَ

Doğrulayanlardan mısın ?





Türkçe Transcript (*)

Yekûlu e-inneke lemine-lmusaddikîn(e)

Ali Bulaç Meali

'Derdi ki: Sen de gerçekten (dirilişi) doğrulayanlardan mısın?'

Edip Yüksel Meali

"Şöyle konuşurdu, 'Sen de doğruluyor musun?' "

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"

Süleyman Ateş Meali

Derdi ki: 'Sen doğrulayanlardan mısın?

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Derdi ki: "Sen gerçekten şunu tasdik edenlerden misin?"

Yusuf Ali (English)

"Who used to say, ´what! art thou amongst those who bear witness to the Truth (of the Message)?

M. Pickthall (English)

Who used to say: Art thou in truth of those who put faith (in his words)?

Sâffât Suresi
53


أَإِذَا

zaman mı?



مِتْنَا

biz öldüğümüz



وَكُنَّا

ve olduğumuz



تُرَابًا

toprak


وَعِظَامًا

ve kemik


أَإِنَّا

biz mi?


لَمَدِينُونَ

cezalanacağız


















Yüklə 3,33 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   24   25   26   27   28   29   30   31   ...   36




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin