Cennet : Âl-i İmrân Suresi



Yüklə 3,33 Mb.
səhifə32/36
tarix29.03.2017
ölçüsü3,33 Mb.
#12849
1   ...   28   29   30   31   32   33   34   35   36

Vâkı’a Suresi
14


وَقَلِيلٌ

ve birazı da



مِنَ الْآخِرِينَ

sonrakilerden





Türkçe Transcript (*)

Ve kalîlun mine-l-âḣirîn(e)

Ali Bulaç Meali

Birazı da sonrakilerden.

Edip Yüksel Meali

Küçük bir kısmı da sonraki nesillerdendir.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Birazı da sonrakilerden.

Süleyman Ateş Meali

Birazı da sonrakilerden (olan bu insanlar),

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Az bir kısmı da sonrakilerden.

Yusuf Ali (English)

And a few from those of later times.

M. Pickthall (English)

And a few of those of later time

Vâkı’a Suresi
15


عَلَىٰ

üzerindedirler



سُرُرٍ

tahtlar


مَوْضُونَةٍ

altın ve cevahirle işlenmiş





Türkçe Transcript (*)

‘Alâ sururin mevdûne(tin)

Ali Bulaç Meali

'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.

Edip Yüksel Meali

Lüks mobilyalar üzerinde,

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

Süleyman Ateş Meali

Altın ve cevahirle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Süslü, nakışlı tahtlar üzerinde,

Yusuf Ali (English)

(They will be) on Thrones(5229) encrusted (with gold and precious stones), *

M. Pickthall (English)

On lined couches,

Vâkı’a Suresi
16


مُتَّكِئِينَ

yaslanırlar



عَلَيْهَا

onların üzerinde



مُتَقَابِلِينَ

karşılıklı





Türkçe Transcript (*)

Mutteki-îne ‘aleyhâ mutekâbilîn(e)

Ali Bulaç Meali

Karşılıklı yaslanmışlardır.

Edip Yüksel Meali

Karşılıklı yaslanmışlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Karşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar.

Süleyman Ateş Meali

Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlar üstünde karşılıklı yan gelip yaslanırlar.

Yusuf Ali (English)

Reclining on them, facing each other.(5230) *

M. Pickthall (English)

Reclining therein face to face.

Vâkı’a Suresi
17


يَطُوفُ

dolaşır


عَلَيْهِمْ

çevrelerinde



وِلْدَانٌ

gençler


مُخَلَّدُونَ

ebedi yaşamağa erdirilmiş





Türkçe Transcript (*)

Yatûfu ‘aleyhim vildânun muḣalledûn(e)

Ali Bulaç Meali

Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır;

Edip Yüksel Meali

Onlara ölümsüz gençler servis yaparlar.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Çevrelerinde, ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dolaşırlar.

Süleyman Ateş Meali

Çevrelerinde, ebedi yaşamağa erdirilmiş gençler dolaşır;

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Gencecik uşaklar dolanır çevrelerinde. Sürekli hizmete adanmışlardır.

Yusuf Ali (English)

Round about them will (serve)(5231) youths of perpetual (freshness), *

M. Pickthall (English)

There wait on them immortal youths

Vâkı’a Suresi
18


بِأَكْوَابٍ

testilerle



وَأَبَارِيقَ

ve ibrikler



وَكَأْسٍ

ve kadehlerle



مِنْ مَعِينٍ

kaynağından doldurulmuş





Türkçe Transcript (*)

Bi-ekvâbin ve ebârîka veke/sin min ma’în(in)

Ali Bulaç Meali

Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,

Edip Yüksel Meali

Kaynaktan doldurulmuş bardaklar, sürahiler ve kadehlerle.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.

Süleyman Ateş Meali

Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sürahiler, ibrikler ve öz kaynağından içkilerle doldurulmuş kadehler eşliğinde.

Yusuf Ali (English)

With goblets, (shining) beakers, and cups (filled) out of clear-flowing fountains:

M. Pickthall (English)

With bowls and ewers and a cup from a pure spring

Vâkı’a Suresi
19


لَا يُصَدَّعُونَ

başları ağrıtmayan



عَنْهَا

ondan


وَلَا يُنْزِفُونَ

ve akılları gidermeyen





Türkçe Transcript (*)

Lâ yusadde’ûne ‘anhâ velâ yunzifûn(e)

Ali Bulaç Meali

Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

Edip Yüksel Meali

Ne ara verirler ne de yorulurlar.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Süleyman Ateş Meali

(Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.

Yusuf Ali (English)

No after-ache will they receive therefrom, nor will they suffer intoxication:(5232) *

M. Pickthall (English)

Wherefrom they get no aching of the head nor any madness,

Vâkı’a Suresi
20


وَفَاكِهَةٍ

ve meyva(lar)



مِمَّا

şeylerden



يَتَخَيَّرُونَ

beğendikleri





Türkçe Transcript (*)

Ve fâkihetin mimmâ yeteḣayyerûn(e)

Ali Bulaç Meali

Arzulayıp-seçecekleri meyveler,

Edip Yüksel Meali

Ve beğendikleri meyveler...

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Beğendikleri meyvalar,

Süleyman Ateş Meali

Beğendikleri meyva(lar),

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ve meyveler, gönüllerince seçtiklerinden.

Yusuf Ali (English)

And with fruits, any that they may select:

M. Pickthall (English)

And fruit that they prefer

Vâkı’a Suresi
21


وَلَحْمِ

ve eti


طَيْرٍ

kuş


مِمَّا يَشْتَهُونَ

canlarının çektiği





Türkçe Transcript (*)

Ve lahmi tayrin mimmâ yeştehûn(e)

Ali Bulaç Meali

Canlarının çektiği kuş eti.

Edip Yüksel Meali

Canlarının çektiği kuş etleri...

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Canlarının çektiği kuş etleri,

Süleyman Ateş Meali

Canlarının çektiği kuş et(ler)i,

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ve kuş eti iştahlarınca beğendiklerinden.

Yusuf Ali (English)

And the flesh of fowls, any that they may desire.

M. Pickthall (English)

And flesh of fowls that they desire

Vâkı’a Suresi
22


وَحُورٌ

ve huriler



عِينٌ

iri gözlü





Türkçe Transcript (*)

Ve hûrun ‘în(un)

Ali Bulaç Meali

Ve iri gözlü huriler,

Edip Yüksel Meali

Güzel eşler...

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İri gözlü hûriler,

Süleyman Ateş Meali

İri gözlü huriler,

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ve genç kadınlar, iri ve siyah gözlü.

Yusuf Ali (English)

And (there will be) Companions with beautiful, big, and lustrous eyes,-(5233) *

M. Pickthall (English)

And (there are) fair ones with wide, lovely eyes,

Vâkı’a Suresi
23


كَأَمْثَالِ

gibi


اللُّؤْلُؤِ

inciler


الْمَكْنُونِ

saklı




Türkçe Transcript (*)

Ke-emśâli-llu/lui-lmeknûn(i)

Ali Bulaç Meali

Sanki saklı inciler gibi;

Edip Yüksel Meali

Korunmuş inciler gibi...

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Saklı inciler gibi,

Süleyman Ateş Meali

Saklı inciler gibi;

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Titizlikle korunan inciler misali;

Yusuf Ali (English)

Like unto Pearls(5234) well-guarded. *

M. Pickthall (English)

Like unto hidden pearls,

Vâkı’a Suresi
24


جَزَاءً

karşılık olarak



بِمَا

nedeniyle



كَانُوا يَعْمَلُونَ

yaptıkları





Türkçe Transcript (*)

Cezâen bimâ kânû ya’melûn(e)

Ali Bulaç Meali

Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur);

Edip Yüksel Meali

Yapmış olduklarına bir karşılık olarak verilir.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Yaptıklarına karşılık olarak verilir.

Süleyman Ateş Meali

Yaptıklarına karşılık olarak.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yaptıklarına karşılık olarak.

Yusuf Ali (English)

A Reward for the deeds of their past (life).

M. Pickthall (English)

Reward for what they used do.

Vâkı’a Suresi
25


لَا يَسْمَعُونَ

işitmezler



فِيهَا

orada


لَغْوًا

boş bir söz



وَلَا تَأْثِيمًا

ve ne de günaha sokan bir laf



Yüklə 3,33 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   28   29   30   31   32   33   34   35   36




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azkurs.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin